B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Boşanmadan Sonra Tazminat ve Nafaka Ne Zamana Kadar İstenir? TMK 178 (2026)

Kısa ve net cevap: Türk Medenî Kanunu m.178 uyarınca evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Yargıtay uygulamasında bu bir yıllık süre özellikle TMK m.174 kapsamındaki maddi ve manevi tazminat ile TMK m.175 kapsamında boşanmadan sonra ilk kez istenen yoksulluk nafakası için uygulanır. Süre, karar tarihinden değil boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten başlar. Bu süre hak düşürücü süre değil, zamanaşımıdır; davalı zamanaşımı def’inde bulunmazsa hâkim kural olarak kendiliğinden uygulayamaz. Buna karşılık çocuk için iştirak nafakası ve mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı aynı bir yıllık sisteme tabi değildir. Katılma alacağında güncel Yargıtay uygulaması TBK m.146 uyarınca 10 yıllık zamanaşımını kabul etmektedir.

TMK m.178 Boşanmadan Sonraki Hangi Davaları Bir Yıla Bağlar?

Türk Medenî Kanunu’nun “Zamanaşımı” başlıklı 178. maddesi tek cümlelik fakat uygulamada son derece önemli bir hükümdür: “Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.”

Bu hükmün en tipik uygulama alanı, boşanma davasında hiç istenmemiş veya usulüne uygun biçimde karara bağlanmamış maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talepleridir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da TMK m.178’in boşanmadan sonra açılan maddi-manevi tazminat ve yoksulluk nafakası davalarında bir yıllık zamanaşımı getirdiğini açıkça kabul etmektedir.

Buradaki kritik nokta şudur: “Boşanmadan sonra her parasal talep bir yıl içinde açılır” şeklindeki genelleme doğru değildir. Mal rejiminin tasfiyesi, katılma alacağı, çocuğa ilişkin iştirak nafakası veya başka bağımsız hukuki taleplerin süreleri kendi maddi hukuk kurallarına göre belirlenir. TMK m.178, boşanmanın fer’î sonucu niteliğindeki belirli dava haklarına uygulanır.

Boşanma davasının genel yapısı için Çekişmeli Boşanma Davası 2026 rehberimizi; tazminat talebinin dilekçe yapısı için Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Talep Dilekçesi yazımızı inceleyebilirsiniz.

Bir Yıllık Zamanaşımı Ne Zaman Başlar?

TMK m.178 sürenin başlangıcını doğrudan boşanma hükmünün kesinleşmesine bağlamıştır. Dava açma tarihi, kararın verildiği duruşma tarihi, gerekçeli kararın yazıldığı tarih veya kararın taraflardan birine tebliğ edildiği tarih tek başına bir yıllık zamanaşımını başlatmaz. Önce boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir.

Örneğin aile mahkemesi boşanma kararını 10 Ocak 2026’da vermiş, gerekçeli karar daha sonra tebliğ edilmiş ve tarafların kanun yolu süreci tamamlandıktan sonra karar 15 Mart 2026’da kesinleşmişse, TMK m.178 kapsamındaki bir yıllık sürenin başlangıcında 15 Mart 2026 tarihi esas alınır.

Kesinleşme tarihini yalnız UYAP ekranındaki dosya durumundan tahmin etmek yerine mahkeme dosyasındaki kesinleşme şerhi ve tebligat/kanun yolu kayıtlarıyla doğrulamak gerekir. Kararın ne zaman kesinleştiğine ilişkin ayrıntılar için Karara Çıkmış Dosya Ne Zaman Kesinleşir? rehberimize bakabilirsiniz.

Önemli ayrım: TMK m.178’deki süre kararın kesinleşmesinden başlar. “Boşanma kararı verileli bir yıl oldu” cümlesi tek başına zamanaşımının dolduğunu göstermez. Kesinleşme tarihi mutlaka tespit edilmelidir.

Boşanma Davasında İstenmeyen Maddi ve Manevi Tazminat Sonradan İstenebilir mi?

TMK m.174, boşanmaya sebep olan olaylarda kusursuz veya daha az kusurlu olup boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen tarafın uygun maddi tazminat; kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın ise manevi tazminat talep edebilmesini düzenler.

Bu talepler boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi, şartları bulunuyorsa boşanma hükmü kesinleştikten sonra ayrı dava konusu da yapılabilir. Ayrı dava açılacaksa TMK m.178’deki bir yıllık zamanaşımı dikkate alınmalıdır.

Sonradan açılan davada boşanma davasında belirlenmiş kusurlu davranışlar yeniden baştan kurulmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun uygulamasına göre boşanma hükmünde taraflara yüklenen ve kesinleşen kusur belirlemesi sonraki TMK m.178 davasında önem taşır; hâkim aynı boşanma olayları için yeni ve bağımsız bir kusur dağılımı yapamaz.

Bu nedenle ayrı tazminat davası hazırlanırken boşanma dosyasındaki dava ve cevap dilekçeleri, tanık beyanları, gerekçeli karar, istinaf/temyiz kararları ve kesinleşme şerhi birlikte incelenmelidir. Sonradan yeni olaylar ekleyerek boşanma hükmündeki kusur tablosunu değiştirmek mümkün değildir.

Maddi tazminat için hangi şartlar aranır?

TMK m.174/1 bakımından talep eden eşin kusursuz veya diğer eşten daha az kusurlu olması, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatlerinin zedelenmesi ve karşı tarafın kusurlu olması gerekir. Tazminat miktarı otomatik bir tarifeye bağlı değildir; tarafların sosyal-ekonomik durumları, kusurun ağırlığı, zedelenen menfaat ve hakkaniyet birlikte değerlendirilir.

Manevi tazminat için hangi şartlar aranır?

TMK m.174/2 kişilik hakkı boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden saldırıya uğrayan tarafın uygun miktarda manevi tazminat istemesine imkân verir. Fiziksel şiddet, ağır hakaret, sadakat yükümlülüğünün ihlali veya somut olayda kişilik hakkını ihlal eden başka davranışlar değerlendirilir. Ancak her kusurlu boşanma davranışı otomatik olarak manevi tazminat doğurmaz; kişilik hakkı ihlali şartı ayrıca incelenir.

Yoksulluk Nafakası Boşanmadan Sonra İlk Kez İstenebilir mi?

TMK m.175’e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.

Yoksulluk nafakası boşanma davasında istenmemişse, kural olarak boşanma kesinleştikten sonra ayrı dava ile talep edilebilir; fakat bu bağımsız dava TMK m.178’in bir yıllık zamanaşımına tabidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 2. Hukuk Dairesi uygulaması bu yöndedir.

Ancak boşanma davasında yoksulluk nafakası hakkında kesin hüküm oluşmuşsa durum farklıdır. Örneğin talep esastan reddedilmiş, açıkça feragat edilmiş veya anlaşmalı boşanma protokolünde geleceğe etkili biçimde düzenlenmişse yalnız “bir yıl henüz geçmedi” denilerek aynı talep yeniden açılamaz. Kesin hüküm, feragat ve protokol hükümleri ayrıca incelenir.

Yoksulluk nafakasının şartları ve güncel tartışmalar için Yoksulluk Nafakası 2026 Güncel Durum yazımızı inceleyebilirsiniz.

TMK 178’deki Bir Yıl Hak Düşürücü Süre mi, Zamanaşımı mı?

Zamanaşımıdır. Kanun maddesinin başlığı da açıkça “Zamanaşımı”dır. Bu ayrım usulen önemlidir. Hak düşürücü süreyi hâkim koşulları varsa kendiliğinden gözetebilirken zamanaşımı kural olarak bir def’î niteliğindedir.

Türk Borçlar Kanunu m.161’e göre zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz. Dolayısıyla boşanmanın kesinleşmesinden sonra bir yıldan uzun süre geçmiş olsa bile davalı zamanaşımı savunmasını usulüne uygun ileri sürmezse mahkeme sırf dosyadaki tarihlere bakarak davayı kendiliğinden zamanaşımından reddetmez.

Buna karşılık davalı cevap dilekçesinde açıkça zamanaşımı def’inde bulunursa, mahkeme önce sürenin başlangıcını ve kesilme/durma sebeplerinin bulunup bulunmadığını değerlendirir. Zamanaşımı savunmasının ne zaman ileri sürülebileceği, cevap dilekçesinin süresi ve iddia-savunmanın genişletilmesi yasağı bakımından HMK hükümleri de dikkate alınır.

Konu TMK 178 sonucu
Sürenin türü Zamanaşımı
Başlangıç Boşanma hükmünün kesinleşmesi
Süre 1 yıl
Hâkim kendiliğinden uygular mı? Kural olarak hayır; zamanaşımı def’i gerekir.
Tipik talepler TMK 174 maddi/manevi tazminat ve TMK 175 yoksulluk nafakası

İştirak Nafakası da Bir Yıllık Süreye Tabi midir?

Hayır, iştirak nafakası TMK m.178’deki bir yıllık zamanaşımıyla aynı şekilde sınırlandırılmaz. İştirak nafakası eşin kişisel boşanma fer’î hakkından çok, velayeti kendisine verilmeyen anne veya babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğüne dayanır.

TMK m.182 ve m.327 ve devamı hükümleri çocuğun bakım, eğitim ve korunma giderlerine katılmayı düzenler. Çocuğun ihtiyaçları ve anne-babanın mali gücü zaman içinde değişebileceğinden iştirak nafakası sonradan istenebilir veya mevcut nafaka şartları oluştuğunda artırılabilir.

Yargıtay uygulamasında da boşanmadan yıllar sonra açılan davada yoksulluk nafakası yönünden TMK m.178 zamanaşımı tartışılırken, aynı dosyadaki iştirak nafakasının artırılması talebinin ayrıca esas bakımından değerlendirilebildiği görülmektedir. Bu ayrım, “nafaka” kelimesinin tek başına yeterli olmadığını gösterir; nafakanın türü mutlaka belirlenmelidir.

İştirak nafakasının artırımı için Nafaka Artırım Dilekçesi ve Şartları sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Mal Rejimi ve Katılma Alacağı Bir Yıllık Süreye Tabi midir?

Hayır. Güncel Yargıtay uygulamasında mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı yönünden TMK m.178’deki bir yıllık süre değil, TBK m.146’daki 10 yıllık genel zamanaşımı uygulanmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.04.2013 tarihli, 2013/8-375 E., 2013/520 K. sayılı kararı, daha önceki bir yıllık uygulamayı değiştirerek katılma alacağında on yıllık zamanaşımını benimsemiştir. Bu yaklaşım sonraki daire kararlarında da sürdürülmüştür. Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/9988 E., 2024/7884 K. sayılı kararında mal rejiminin tasfiyesi davalarının boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımına tabi olduğu kabul edilmiştir.

Bu nedenle “boşanmanın üzerinden bir yıl geçti, artık mal paylaşımı davası açılamaz” cümlesi güncel uygulamaya göre yanlıştır. Mal rejimi tasfiyesinde hangi alacağın istendiği, rejimin ne zaman sona erdiği, boşanma hükmünün kesinleşmesi, önceki davalar ve zamanaşımını kesen/durduran işlemler ayrıca değerlendirilmelidir.

Malvarlığı sonuçları hakkında genel bilgi için Boşanmada Ev Kimin Olur? Mal Paylaşımı 2026 rehberimize bakabilirsiniz.

Boşanma Davasında Tazminat veya Nafaka Talep Edilmişse Sonradan Yeniden Dava Açılabilir mi?

Bir yıllık zamanaşımının mevcut olması, boşanma davasında zaten kesin hükme bağlanmış bir talebin yeniden dava edilebileceği anlamına gelmez. Önce önceki kararın hüküm fıkrası ve talebin nasıl sona erdiği incelenmelidir.

Boşanma davasında maddi veya manevi tazminat talep edilmiş ve mahkeme bu talebi esastan reddetmişse, karar kesinleştiğinde aynı taraflar arasında aynı sebep ve konu yönünden kesin hüküm ortaya çıkabilir. Aynı talep yeniden açılırsa HMK m.114-115 çerçevesinde dava şartı niteliğindeki kesin hüküm engeli gündeme gelir.

Talep hiç karara bağlanmamışsa, tefrik edilmişse, usulden sonuçlanmışsa veya davada hiç ileri sürülmemişse ayrı dava ihtimali farklı değerlendirilir. Özellikle boşanma kararının hüküm fıkrası okunmadan yalnız dava dilekçesine bakılarak sonuca varılmamalıdır.

Feragat Edilmişse Bir Yıl İçinde Yeniden Talep Edilebilir mi?

Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir ve HMK m.311 gereğince kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu nedenle boşanma davasında tazminat veya yoksulluk nafakası talebinden usulüne uygun şekilde feragat edilmişse, sırf TMK m.178’deki bir yıllık süre henüz dolmadı diye aynı talebin yeniden ileri sürülmesi kural olarak mümkün değildir.

Ancak “talep etmiyorum”, “şimdilik istemiyorum”, “protokolde karşılıklı nafaka yoktur” veya duruşmadaki beyanların hukuki niteliği her dosyada aynı değildir. Feragatin açık, kesin ve tereddütsüz olması gerekir. Anlaşmalı boşanma protokolünün metni, hâkimin onayı ve hüküm fıkrasına nasıl geçtiği birlikte incelenmelidir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında, boşanma davasında yoksulluk nafakasından vazgeçilmiş veya nafaka hakkında kesin hüküm oluşmuşsa sonraki talebin yalnız zamanaşımı açısından değil kesin hüküm ve feragat yönünden de incelenmesi gerektiği görülmektedir.

Anlaşmalı Boşanmada Protokol Sonradan Tazminat ve Nafaka Talebini Etkiler mi?

TMK m.166/3 kapsamında anlaşmalı boşanabilmek için tarafların boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu konusunda düzenleme yapması ve hâkimin bu düzenlemeyi uygun bulması gerekir. Protokolde maddi-manevi tazminat ve yoksulluk nafakasına ilişkin açık hükümler bulunabilir.

Tarafların “birbirimizden maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talebimiz yoktur” şeklindeki açık iradeleri hükme geçirilmişse, sonradan TMK m.178’e dayanarak yeni talep ileri sürülmesi yalnız bir yıllık süre meselesi değildir. Anlaşma, feragat/kesin hüküm ve protokolün yorumlanması öncelikle değerlendirilir.

Buna karşılık çocuk için iştirak nafakası bakımından anne-babanın protokolü çocuğun üstün yararı ve değişen koşullar karşısında mutlak bir geleceğe dönük feragat etkisi yaratmaz. Çocuğun hakkı eşlerin kişisel tasarruf alanından farklıdır.

Yabancı Mahkeme Boşanma Kararında Bir Yıllık Süre Nasıl Hesaplanır?

Yurt dışında verilen boşanma kararlarında süre hesabı daha teknik hâle gelir. 5718 sayılı MÖHUK m.59’a göre yabancı ilamın kesin hüküm veya kesin delil etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder. Tanıma veya tenfiz kararı yabancı kararın Türkiye’de hukukî etki kazanmasını sağlar; ancak süre hesabı bakımından yabancı kararın kesinleşme tarihi önemini korur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu yabancı boşanma kararından sonra TMK m.178 kapsamında açılan tazminat ve yoksulluk nafakası davalarında yabancı kararın kesinleşmesi, tanıma/tenfiz ve zamanaşımı ilişkisini ayrıntılı değerlendirmektedir. Bu nedenle yabancı kararın kesinleşme belgesi, apostil/tasdik, tanıma kararı ve Türkiye’deki nüfus kaydı birlikte incelenmelidir.

Yabancı boşanma kararının Türkiye’deki tescil/tanıma süreci hakkında Yurt Dışı Boşanma ve Türkiye’de Tanıma 2026 rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?

Boşanmadan sonra açılan maddi-manevi tazminat ve yoksulluk nafakası davaları aile hukukundan kaynaklandığından görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerde belirlenen asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar.

Yoksulluk nafakası bakımından TMK m.177 özel yetki kuralı içerir: boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Tazminat taleplerinde ise davanın niteliğine uygun genel ve özel yetki kuralları ayrıca değerlendirilmelidir. Tazminat ve nafakanın birlikte açıldığı dosyada yetki sorunu somut talepler üzerinden kurulmalıdır.

Dava açılmadan önce boşanma kararının kesinleşme tarihi, önceki talep/hüküm durumu, zamanaşımı def’i riski ve tarafların güncel yerleşim yerleri kontrol edilmelidir.

Bir Yıllık Süreyi Hesaplarken Kontrol Listesi

Kontrol Neden önemli?
Boşanma hükmünün kesinleşme tarihi TMK 178 süresinin başlangıcıdır.
Talebin türü Tazminat/yoksulluk nafakası mı, iştirak nafakası veya mal rejimi mi?
Önceki hüküm Aynı talep hakkında kesin hüküm var mı?
Feragat/protokol Sonraki talebi engelleyen açık irade beyanı bulunuyor mu?
Zamanaşımı def’i Davalı tarafından usulüne uygun ileri sürülmüş mü?
Yabancı karar Kesinleşme, tanıma/tenfiz ve MÖHUK m.59 ilişkisi
Mal rejimi talebi TMK 178 değil, güncel Yargıtay uygulamasındaki 10 yıllık sistem ayrı değerlendirilir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Boşandıktan sonra tazminat davası kaç yıl içinde açılır?

TMK m.174 kapsamındaki boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat için, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren TMK m.178 uyarınca bir yıllık zamanaşımı uygulanır.

2. Bir yıl karar tarihinden mi kesinleşme tarihinden mi başlar?

Kesinleşme tarihinden başlar. Mahkemenin boşanmaya karar verdiği gün tek başına süre başlangıcı değildir.

3. Boşanmada nafaka istemedim, sonra isteyebilir miyim?

Yoksulluk nafakası bakımından diğer şartlar ve önceki dosyada kesin hüküm/feragat engeli yoksa, boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı dava gündeme gelebilir.

4. Bir yıl geçince hâkim davayı kendiliğinden reddeder mi?

Kural olarak hayır. TMK m.178 süresi zamanaşımıdır; TBK m.161 uyarınca zamanaşımı ileri sürülmedikçe hâkim kendiliğinden dikkate alamaz.

5. İştirak nafakası için de bir yıllık süre var mı?

Hayır. İştirak nafakası çocuğun bakım ve eğitim hakkına dayandığından TMK m.178’deki yoksulluk nafakasıyla aynı bir yıllık sisteme tabi değildir.

6. Mal paylaşımı davası bir yılda mı açılmalıdır?

Hayır. Güncel Yargıtay uygulamasında mal rejiminin tasfiyesinden doğan katılma alacağı TBK m.146 uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabidir.

7. Boşanma davasında tazminat reddedildiyse bir yıl içinde tekrar dava açılır mı?

Talep esastan karara bağlanıp hüküm kesinleşmişse kesin hüküm engeli doğabilir. Bir yıllık sürenin dolmamış olması aynı talebi yeniden açma hakkı vermez.

8. Nafakadan feragat ettiysem sonra isteyebilir miyim?

Usulüne uygun ve açık feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Beyanın gerçekten feragat olup olmadığı dosya ve protokol metnine göre değerlendirilmelidir.

9. Anlaşmalı boşanmada “nafaka istemiyorum” yazıyorsa TMK 178 yine uygulanır mı?

Önce protokolün ve hüküm fıkrasının bağlayıcı etkisi değerlendirilir. Açık feragat veya kesin hüküm varsa mesele yalnız zamanaşımı değildir.

10. Yabancı boşanma kararında bir yıl ne zaman başlar?

MÖHUK m.59 ve kararın kesinleşme/tanıma durumu birlikte incelenir. Yabancı kararın kesinleşme tarihi kritik olduğundan nüfus tescilini beklemenin süreyi otomatik durdurduğu varsayılmamalıdır.

11. Maddi ve manevi tazminat aynı davada istenebilir mi?

Evet. TMK m.174’ün ayrı şartları gösterilerek aynı dava içinde her iki talep ileri sürülebilir.

12. Boşanmadan sonra nafaka davası nerede açılır?

TMK m.177 uyarınca boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir; görevli mahkeme aile mahkemesidir.

Resmî Kaynaklar

Boşanmanın mali sonuçları ve zamanaşımı için 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.174, m.175, m.177 ve m.178; zamanaşımının hâkimce kendiliğinden uygulanmaması için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.161 ve mal rejimi alacaklarında genel süre için m.146; yabancı kararlar bakımından 5718 sayılı MÖHUK m.50-59 güncel metinleri esas alınmalıdır. İçtihat ayrımı bakımından Yargıtay HGK 2013/8-375 E., 2013/520 K.; Yargıtay HGK 2022/187 E., 2023/444 K. ve Yargıtay 2. HD 2023/9988 E., 2024/7884 K. kararları kontrol edilmiştir.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihinde TMK m.174-178, TBK m.146 ve m.161 ile güncel Yargıtay uygulaması birlikte incelenerek hazırlanmıştır. TMK 178 kapsamındaki tazminat/yoksulluk nafakası; iştirak nafakası ve 10 yıllık mal rejimi zamanaşımından açıkça ayrılmıştır.

Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin · Tel/WhatsApp: +90 552 224 43 66

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp