B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Alacak Borca Mahsup Edilmek Üzere Devredilirse Ne Olur? TBK 192 | 2026

Kısa ve net cevap: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 192. maddesine göre bir alacak, mevcut bir borcun ifasına yönelik olarak devredilmiş ve borca mahsup edilecek miktar taraflarca ayrıca belirlenmemişse, devralan kişi yalnız borçludan gerçekten tahsil ettiği veya gereken özeni gösterseydi tahsil edebileceği miktarı kendi alacağına mahsup etmek zorundadır. Dolayısıyla devredilen alacağın nominal tutarı, taraflar aksini açıkça kararlaştırmadıkça kendiliğinden devredenin borcundan aynı tutarda düşülmez.

Örneğin 500.000 TL borcu olan kişi, üçüncü kişiden olan 400.000 TL alacağını alacaklısına ifaya yönelik olarak devretmişse ve “borçtan 400.000 TL düşülecektir” şeklinde ayrıca miktar belirlenmemişse, TBK m.192 gereği esas alınacak tutar devralanın fiilen tahsil ettiği veya gereken özeni gösterseydi tahsil edebileceği tutardır. Bu nedenle temlik sözleşmesinde devir amacı ve mahsup yöntemi açık yazılmalıdır.

Alacağın borca mahsup edilmek üzere devri ve TBK 192
TBK m.192’de ifaya yönelik devirde mahsup, tarafların sabit bir tutar belirlememesi hâlinde tahsil edilen veya özenle tahsil edilebilecek miktara göre yapılır.

TBK 192’nin Açık Kuralı Nedir?

Türk Borçlar Kanunu m.192, bir kişinin kendi borcunu ödemek amacıyla üçüncü kişideki alacağını alacaklısına devretmesi hâlinde mahsup hesabını düzenler. Kanun metni, borca mahsup edilecek miktar taraflarca belirlenmemişse devralanın yalnız borçludan aldığı veya gereken özeni gösterseydi alabilecek olduğu miktarı kendi alacağına mahsup etmek zorunda olduğunu söyler.

Bu hükmün amacı, nominal değeri yüksek fakat tahsili düşük veya güç olan bir alacağın sırf temlik edilmesiyle devredenin borcunun otomatik olarak nominal tutarda sona erdiği sonucunu önlemektir. Tarafların sabit bir mahsup miktarı kararlaştırmadığı durumda ekonomik sonuç tahsil kabiliyetine bağlanır.

Alacağın devrinin genel şartları TBK m.183–190’da düzenlenir. Yazılı şekil için TBK 184 rehberine; borçlunun savunmaları için TBK 188 rehberine bakabilirsiniz.

İfaya Yönelik Alacak Devri Nedir?

İfaya yönelik devirde devredenin devralana karşı mevcut bir borcu vardır. Devreden, bu borcun ödenmesine hizmet etmek üzere üçüncü kişiden olan alacağını devralana geçirir. Devralan da devredilen alacağı tahsil ederek elde ettiği ekonomik değeri kendi alacağına mahsup eder.

Burada iki farklı borç ilişkisi bulunur. Birinci ilişki, devreden ile devralan arasındaki borçtur. İkinci ilişki, devredenin üçüncü kişi borçludan olan ve temlik edilen alacağıdır. TBK m.192, ikinci ilişkiden ne kadar tahsil edilebilirse birinci ilişkide ne kadar mahsup yapılacağını belirler.

Bu yapı sıradan bir “alacak satışı” ile aynı değildir. Devralanın amacı yalnız yeni bir alacak edinmek değil, mevcut alacağını tahsil etmektir. Bu nedenle tarafların devir sözleşmesinde işlemin amacını açıkça yazması, sonradan “borç tamamen mi sona erdi, yoksa tahsil edilen miktar kadar mı azaldı?” tartışmasını önler.

Borca Hangi Miktar Mahsup Edilir?

TBK m.192’nin cevabı iki basamaklıdır. Önce tarafların borca mahsup edilecek miktarı belirleyip belirlemediğine bakılır. Miktar açıkça belirlenmişse tarafların anlaşması esas alınır. Miktar belirlenmemişse kanuni ölçüt devreye girer.

Kanuni ölçüt şudur: devralan, borçludan aldığı veya gereken özeni gösterseydi alabilecek olduğu miktarı kendi alacağına mahsup etmek zorundadır. Bu nedenle yalnız fiilî tahsil değil, ihmalle kaçırılan tahsil imkânı da önem taşır.

Durum Mahsup hesabı Dayanak
Taraflar mahsup tutarını açıkça belirledi Kararlaştırılan tutar esas alınır Taraf anlaşması
Tutar belirlenmedi, devralan tahsil yaptı Fiilen alınan miktar mahsup edilir TBK m.192
Tutar belirlenmedi, devralan özen göstermedi Gereken özen gösterilseydi alınabilecek miktar da dikkate alınır TBK m.192
Alacağın bir kısmı tahsil edilebildi Kural olarak tahsil/tahsil edilebilir kısım kadar mahsup TBK m.192

Fiilen Tahsil Edilen Miktar Nasıl Hesaplanır?

Devralanın üçüncü kişi borçludan aldığı para veya diğer edim, ilk ve en açık mahsup kalemidir. Tahsilat taksitlerle yapılıyorsa her tahsilatın tarihi ve miktarı kayda geçirilmelidir. Faiz, masraf ve fer’i haklardan yapılan tahsilatın hangi kaleme sayılacağı ise temel alacak ve devir sözleşmesine göre ayrıca hesaplanır.

Örneğin 300.000 TL nominal alacak devredilmiş fakat üçüncü kişi borçludan yalnız 180.000 TL tahsil edilmişse ve daha fazlasının tahsil edilememesi devralanın özen eksikliğinden kaynaklanmıyorsa, taraflar başka tutar kararlaştırmadıkça m.192 bakımından temel mahsup 180.000 TL üzerinden değerlendirilir.

Haricen tahsil, icra dosyası üzerinden tahsil veya kısmi ödeme yapılması hâlinde hangi tutarın net tahsil olduğu açık tutulmalıdır. İcra dosyası içinde faiz, harç ve vekâlet ücreti gibi kalemler bulunuyorsa yalnız toplam kasa girişine bakılarak ana borç mahsubu yapılması hatalı sonuç verebilir.

“Gereken Özeni Gösterseydi Alabilecek Olduğu Miktar” Ne Demektir?

TBK m.192, devralanın hiçbir tahsil çabası göstermeden “ben bir şey alamadım, o hâlde mahsup da yok” demesini engeller. Kanun fiilî tahsilin yanında, gereken özen gösterilseydi tahsil edilebilecek miktarı da hesaba katar.

Gereken özen somut alacağın niteliğine göre belirlenir. Vadesi gelmiş ve borçlunun ödeme teklif ettiği alacağın sebepsiz yere alınmaması ile ciddi hukuki takip gerektiren tartışmalı bir alacağın tahsil edilememesi aynı değildir. Devralanın zamanında bildirim yapması, vade ve zamanaşımı sürelerini takip etmesi, gerekli tahsil girişimlerini yapması ve açık tahsil fırsatlarını kaçırmaması beklenir.

Örneğin borçlu ödeme yapmaya hazır olduğunu yazılı olarak bildirmiş fakat devralan uzun süre banka hesabı vermemiş ve sonrasında borçlunun ödeme gücü ortadan kalkmışsa, yalnız fiilen tahsil edilen sıfır liraya bakılması m.192’nin ikinci ölçütünü görmezden gelir. Somut olayda özen gösterilseydi ne kadar tahsil edilebileceği delillerle belirlenir.

Devralan Mutlaka Dava veya İcra Takibi Açmak Zorunda mı?

TBK m.192 belirli bir takip yöntemini isim olarak zorunlu tutmaz; “gereken özen” ölçütünü kullanır. Bu nedenle her dosyada mutlaka icra takibi açılması gerektiği veya her ihtimalde dava açılmasının zorunlu olduğu söylenemez.

Alacak tartışmasız ve borçlu gönüllü ödeme yapıyorsa gereksiz takip masrafı doğurmak özenli davranış sayılmaz. Buna karşılık borçlu haksız şekilde ödemeyi reddediyor, zamanaşımı süresi yaklaşıyor veya malvarlığının hızla elden çıkarıldığı somut biçimde görülüyorsa gerekli hukuki işlemlerin hiç yapılmaması m.192 bakımından önem kazanabilir.

Devralan yaptığı tahsil girişimlerini belgelemelidir: ihtar, ödeme talebi, görüşme kayıtları, icra takip evrakı, dava dilekçeleri ve tahsilat belgeleri sonradan mahsup hesabında delil işlevi görebilir.

İfaya Yönelik Devir ile Normal Alacak Temliki Arasındaki Fark Nedir?

Normal alacak devrinde devralan yeni alacağı kendi malvarlığına kazanır ve bunun karşılığında tarafların kararlaştırdığı bedeli ödeyebilir. İfaya yönelik devirde ise devredenin devralana olan mevcut borcunun ödenmesi hedeflenir; devredilen alacak bu borcun tahsil aracı işlevi görür.

TBK m.191’de bedelli devirde devredenin garanti sorumluluğu; m.192’de ise ifaya yönelik devirde borca mahsup edilecek miktarın hesabı düzenlenir. Aynı işlemde şartları varsa her iki hüküm farklı yönlerden gündeme gelebilir. Garanti sorumluluğu hakkında TBK 191–193 rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Temlik Sözleşmesinde Hangi Maddeler Açık Yazılmalı?

İfaya yönelik devirde en büyük uyuşmazlık kaynağı, tarafların mahsup yöntemini açık yazmamasıdır. Sözleşmede en az şu hususların belirlenmesi yararlıdır:

  • Devredenin devralana olan mevcut borcunun kaynağı ve tutarı.
  • Devredilen üçüncü kişi alacağının borçlusu, tutarı ve vadesi.
  • Devrin amacının mevcut borcun ifasına yönelik olduğu.
  • Borca sabit bir miktarın mı, yoksa tahsil edilen tutarın mı mahsup edileceği.
  • Tahsil masrafı ve giderlerin hangi tarafa ait olduğu.
  • Tahsilatların hangi sırayla ana para, faiz ve giderlere yazılacağı.
  • Borçluya bildirim işlemini kimin yapacağı.
  • Senet ve ispat belgelerinin ne zaman teslim edileceği.
  • Devredenin garanti sorumluluğuna ilişkin hükümler.
  • Tahsil mümkün olmazsa tarafların bildirim ve hesaplaşma yöntemi.

Belge teslim yükümlülüğünün ayrıntıları için TBK 190 – Senet ve Belgelerin Teslimi rehberine bakabilirsiniz.

Mahsup Uyuşmazlığında Hangi Belgeler Önemlidir?

Mahsup hesabı yalnız temlik sözleşmesine bakılarak yapılamaz. Devreden ile devralanın asıl borç ilişkisi, devredilen alacak, üçüncü kişi borçlunun ödeme hareketleri ve tahsil girişimleri birlikte incelenmelidir.

  • Devreden ile devralan arasındaki asıl borç sözleşmesi.
  • Alacağın devri sözleşmesi ve ekleri.
  • Borca mahsup tutarının belirlenip belirlenmediğini gösteren kayıt.
  • Üçüncü kişi borçluya gönderilen temlik bildirimi.
  • Banka dekontları ve tahsilat makbuzları.
  • İcra veya dava dosyası kayıtları.
  • Ödeme teklifleri ve borçlunun cevapları.
  • Vade ve zamanaşımı tarihlerini gösteren belgeler.
  • Tahsil edilemeyen kısım için yapılan girişimlerin kayıtları.

Uygulama Örnekleri

Örnek 1: 400.000 TL alacak devredildi, 250.000 TL tahsil edildi

A’nın C’ye 600.000 TL borcu vardır. A, B’den olan 400.000 TL alacağını borcunun ifasına yönelik olarak C’ye devreder. Taraflar borca mahsup edilecek sabit miktarı belirlememiştir. C gereken özeni göstererek B’den 250.000 TL tahsil edebilmiştir. TBK m.192 uyarınca kural olarak bu 250.000 TL C’nin A’dan olan alacağına mahsup edilir.

Örnek 2: Devralan açık ödeme teklifini kabul etmedi

B, C’ye “300.000 TL borcu hemen ödemeye hazırım” şeklinde ispatlanabilir teklif yapmış; C haklı neden olmadan tahsil işlemini yürütmemiş ve daha sonra B’nin ödeme gücü kaybolmuştur. Mahsup hesabında yalnız sıfır lira fiilî tahsile bakılmaz; gereken özen gösterilseydi alınabilecek tutar da m.192 gereği değerlendirilir.

Örnek 3: Taraflar sabit mahsup miktarı belirledi

A ve C, temlik sözleşmesinde “B’den olan alacağın devri karşılığında A’nın C’ye borcundan 300.000 TL kesin olarak düşülecektir” şeklinde açık bir mahsup tutarı kararlaştırmıştır. TBK m.192’nin “miktar belirlenmemişse” diye başlayan yedek kuralı yerine öncelikle tarafların açık anlaşması değerlendirilir.

Örnek 4: Devredilen alacak borçlunun savunması nedeniyle düşük çıktı

C, B’den 400.000 TL talep etmiş; B, devirden önce 150.000 TL ödeme yaptığını dekontla ispatlamıştır. Borçlunun TBK m.188 kapsamındaki savunması alacağın gerçek tutarını etkiler. C’nin mahsup hesabında hukuken tahsil edilebilecek gerçek alacak ve kendi tahsil özeni birlikte dikkate alınır.

Borçluya Bildirim Yapılmaması Mahsup Hesabını Etkiler mi?

Devir borçluya bildirilmemişse TBK m.186 ayrı bir risk doğurur. Borçlu devirden habersiz olarak önceki alacaklıya iyi niyetle ödeme yaparsa borcundan kurtulabilir. Bu durumda devralanın tahsil edebileceği tutar azalabilir ve devreden ile devralan arasındaki hesaplaşma etkilenebilir.

Bu nedenle ifaya yönelik devirde borçluya bildirim geciktirilmemelidir. Bildirim ve ödeme tarihi hakkında ayrıntılı bilgi için TBK 186 – Temlik Bildirilmeden Ödeme rehberini inceleyebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

1. Alacak borca karşılık devredilince borç hemen tamamen biter mi?

Hayır. TBK m.192 kapsamında taraflar mahsup tutarını belirlememişse devralanın tahsil ettiği veya gereken özenle tahsil edebileceği miktar kadar mahsup yapılır.

2. Devredilen alacağın nominal tutarı kadar borçtan düşülür mü?

Taraflar bunu açıkça kararlaştırmışsa anlaşma değerlendirilir; tutar belirlenmemişse TBK m.192 nominal değeri değil tahsil/tahsil edilebilir miktarı esas alır.

3. Devralan hiç tahsilat yapamazsa mahsup sıfır mı olur?

Her zaman değil. Kanun gereken özen gösterilseydi alınabilecek miktarı da hesaba kattığı için devralanın tahsil davranışı incelenir.

4. Devralan borçluyu takip etmek zorunda mı?

Belirli bir takip türü her durumda zorunlu değildir; ancak gereken özen somut dosyada gerekli ve makul tahsil girişimlerinin yapılmasını gerektirebilir.

5. Borçlu kısmi ödeme yaparsa ne olur?

Fiilen tahsil edilen kısım m.192 kapsamında mahsuba girer; kalan kısım için tahsil imkânı ve gereken özen ayrıca değerlendirilir.

6. Tahsil masrafları mahsup tutarından düşülür mü?

Masrafların kime ait olduğu sözleşme ve uygulanabilir hukuk hükümlerine göre belirlenir. Mahsup hesabında brüt tahsilat ile tarafların üstlendiği giderler açıkça ayrılmalıdır.

7. Temlik bildirimi yapılmazsa borçlu eski alacaklıya ödeyebilir mi?

Devir bildirilmemiş ve borçlu devirden habersizse, TBK m.186 şartlarıyla eski alacaklıya iyi niyetli ödeme borcu sona erdirebilir.

8. Devredilen alacak gerçekte yoksa ne olur?

Bedelli devirde TBK m.191’deki alacağın varlığı garantisi ve m.193’teki sorumluluk hükümleri gündeme gelebilir.

9. Borçlu temlike itiraz ederse devralan ne yapar?

Borçlunun TBK m.188 kapsamındaki savunmasının hukuki dayanağı incelenir. Devralan ancak hukuken mevcut alacağı tahsil edebilir.

10. Mahsup miktarının önceden yazılması zorunlu mu?

TBK m.192 bunu geçerlilik şartı olarak zorunlu tutmaz; miktar belirlenmezse kanunun tahsil edilen veya özenle tahsil edilebilecek tutara ilişkin yedek kuralı uygulanır.

11. Temlik sözleşmesi yine de yazılı olmak zorunda mı?

Evet. İradi alacak devrinin geçerliliği TBK m.184 uyarınca yazılı şekle bağlıdır.

12. İfaya yönelik devirde belge teslimi gerekir mi?

Evet. TBK m.190 uyarınca devreden alacak senedini, elindeki ispat belgelerini ve gerekli bilgileri devralana vermelidir.

Resmî Kaynaklar

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi

Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun özellikle 192. maddesi esas alınarak hazırlanmıştır. Nominal alacak tutarı ile tahsil/özenle tahsil edilebilir tutar ayrılmış, m.192’nin yalnız mahsup miktarı belirlenmemiş ifaya yönelik devirlerdeki yedek kuralı olduğu açıklanmıştır.

Hazırlayan: Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin — Mersin Barosu Sicil No: 5507
Büro: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu — Mersin merkezli, Türkiye geneli dosya yönetimi.

İlgili içerikler: TBK 190 Belge Teslimi · TBK 191–193 Garanti Sorumluluğu · Hukuki Bilgilendirme · İletişim.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp