Alacak Kanun veya Mahkeme Kararıyla Devredilirse Yazılı Sözleşme Gerekir mi? TBK 185 | 2026
Kısa ve net cevap: Hayır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 185. maddesine göre alacağın devri kanun veya mahkeme kararı gereğince gerçekleşmişse, bu devir özel bir şekle ve önceki alacaklının ayrıca rıza açıklamasına gerek olmaksızın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir. Bu kural, TBK m.184’te iradi alacak devri için öngörülen yazılı şekil şartından farklıdır.
Dolayısıyla önce “devir tarafların sözleşmesiyle mi yapıldı, yoksa kanundan veya mahkeme kararından mı doğdu?” sorusu cevaplanmalıdır. İradi temlikte yazılı şekil geçerlilik şartıdır; yasal veya yargısal devirde ise TBK m.185 özel bir istisna getirir.

TBK 185’in Temel Kuralı Nedir?
Türk Borçlar Kanunu m.185, “yasal veya yargısal devir ve etkisi” başlığı altında özel bir devir türünü düzenler. Hüküm, alacağın kanun veya mahkeme kararı gereğince başka kişiye geçmesi hâlinde iki kolaylık sağlar: özel şekil aranmaz ve önceki alacaklının rıza açıklaması aranmaz.
Madde ayrıca bu devirlerin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceğini açıkça belirtir. Böylece iradi devirde tarafların yazılı sözleşmeyle kurduğu hukuki sonuç, burada doğrudan kanunun veya mahkeme kararının sonucu olarak meydana gelir.
Bu ayrım uygulamada önemlidir; çünkü yanlış devir türüne yanlış şekil şartı uygulanması hem gereksiz işlemlere hem de hatalı “devir geçersizdir” iddialarına yol açabilir.
İradi Alacak Devri ile Kanuni/Yargısal Devir Arasındaki Fark Nedir?
İradi alacak devrinde taraflar kendi iradeleriyle bir devir sözleşmesi kurar. TBK m.184 açık biçimde, alacağın devrinin geçerliliğini yazılı şekle bağlar. Bu nedenle sıradan temlik sözleşmesi sözlü yapılamaz.
TBK m.185’te ise devir sözleşmesi kurucu sebep değildir. Alacak ya doğrudan bir kanun hükmü gereğince ya da mahkeme kararının hukuki sonucu olarak geçer. Bu yüzden ayrıca TBK m.184 formatında yeni bir temlik sözleşmesi yapılması aranmaz.
| Devir türü | Hukuki kaynak | Yazılı devir sözleşmesi | Önceki alacaklının rızası |
|---|---|---|---|
| İradi devir | Tarafların sözleşmesi | TBK m.184 gereği zorunlu | Devreden zaten sözleşmenin tarafıdır |
| Kanuni devir | Kanun hükmü | TBK m.185 gereği özel şekil aranmaz | Aranmaz |
| Yargısal devir | Mahkeme kararı | TBK m.185 gereği özel şekil aranmaz | Aranmaz |
İradi devirdeki yazılı şekil şartı hakkında ayrıntılı bilgi için Alacağın Devri Yazılı Olmak Zorunda mı? TBK 184 rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Kanun Gereği Alacağın Devri Ne Demektir?
Kanuni devirde alacak, tarafların ayrıca bir temlik sözleşmesi kurmasına ihtiyaç olmadan belirli bir kanun hükmünün gerçekleşen şartları nedeniyle yeni hak sahibine geçer. Devrin hukuki sebebi taraf iradesi değil kanunun kendisidir.
Bu nedenle kanuni devir iddiasında bulunan kişinin yalnız “alacak bana geçti” demesi yeterli değildir. Hangi kanun hükmünün bu geçişi öngördüğü ve o hükmün somut olayda aradığı şartların gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmelidir. TBK m.185 genel etkiyi düzenler; alacağın hangi durumda kanunen geçtiğini belirleyen maddi hüküm ayrıca bulunmalıdır.
Özel kanun veya özel hüküm, devir için ek şartlar, kapsam veya sonuçlar öngörmüş olabilir. TBK m.194 de bazı hakların devrine özgü özel düzenlemeleri saklı tutar. Bu nedenle m.185 “bütün kanuni devirler aynı prosedüre tabidir” şeklinde okunmamalıdır.
Mahkeme Kararıyla Alacağın Devri Ne Demektir?
Yargısal devirde alacak hakkının geçişi bir mahkeme kararına dayanır. TBK m.185, böyle bir devir gerçekleştiğinde ayrıca özel şekle ve önceki alacaklının rızasına ihtiyaç olmadığını düzenler.
Burada mahkeme kararının hüküm fıkrası önemlidir. Bir kararın yalnız belirli bir paranın ödenmesine hükmetmesi ile alacağın hak sahibinin değişmesine yol açması aynı şey değildir. “Mahkeme kararı var” denilerek her karar otomatik biçimde yargısal alacak devri sayılmaz; kararın gerçekten alacağın geçişini doğurması gerekir.
Kararın kesinleşmesinin gerekip gerekmediği, kararın niteliği ve özel düzenleme çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. TBK m.185 tek başına bütün yargısal devirlerde aynı kesinleşme kuralını belirleyen usul hükmü değildir.
Kanuni veya Yargısal Devirde Neden Yazılı Şekil Aranmaz?
TBK m.184’teki yazılı şeklin işlevi, tarafların alacağın devrine yönelik iradelerini belirli ve ispatlanabilir hâle getirmektir. Kanuni devirde geçiş doğrudan kanundan, yargısal devirde ise mahkeme kararından kaynaklandığından aynı kurucu irade açıklamasına ihtiyaç yoktur.
Bu, “hiç belge gerekmez” anlamına gelmez. Kanuni devirde hangi kanun hükmünün ve hangi olayın geçişi doğurduğunun; yargısal devirde ise hangi mahkeme kararının ne yönde hüküm kurduğunun ispatlanması gerekir. Yani özel temlik şekli aranmaz fakat hakkın yeni sahibini gösterecek hukuki dayanak belge önemini korur.
Özellikle tahsil, dava veya icra aşamasında yeni alacaklının aktif husumet ve alacaklı sıfatını ispatlayabilmesi gerekir. Bu ispatın aracı devir sözleşmesi yerine kanun hükmü ve gerçekleşen olay ya da mahkeme kararıdır.
Önceki Alacaklının Rızası Gerekir mi?
Hayır. TBK m.185 açıkça, kanun veya mahkeme kararı gereğince gerçekleşen alacak devrinin önceki alacaklının rızasını açıklamasına gerek olmaksızın üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceğini düzenler.
Bunun sebebi, devrin kaynağının önceki alacaklının iradesi olmamasıdır. Kanuni geçişte kanun, yargısal geçişte mahkeme kararı alacağın hak sahibini değiştirir. Önceki alacaklının ayrıca “kabul ediyorum” demesi kurucu unsur değildir.
Ancak bu sonuç, önceki alacaklının devir öncesi yaptığı işlemlerin veya borçlunun savunmalarının hiçbir önem taşımadığı anlamına gelmez. Alacağın geçişinden önce borcun sona erip ermediği ve borçlunun hangi savunmalara sahip olduğu ayrıca değerlendirilir.
Kanuni veya Yargısal Devir Üçüncü Kişilere Karşı Nasıl İleri Sürülür?
TBK m.185, özel şekil ve önceki alacaklının rızası aranmaksızın devrin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceğini belirtir. Bununla birlikte üçüncü kişiye karşı hakkın kullanılması için devir sebebinin somutlaştırılması gerekir.
Kanuni devirde ilgili kanun hükmü ve geçiş şartlarını gösteren kayıtlar; yargısal devirde mahkeme kararı ve gerektiğinde kararın kesinleşme/uygulanabilirlik bilgisi önem taşır. Tapu, sicil, icra veya başka resmî kayıt sisteminde ayrıca işlem yapılması gereken özel haklar bakımından ilgili özel mevzuat uygulanır.
TBK m.185’in amacı genel alacak devrinde yeni bir temlik belgesi zorunluluğunu kaldırmaktır; özel sicil veya bildirim yükümlülüklerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Borçlunun Durumu Nasıl Etkilenir?
Alacağın hak sahibinin değişmesi, borçlunun borcunu kendiliğinden ağırlaştırmaz. Borçlu, yeni alacaklının kim olduğunu ve talebin hukuki dayanağını doğrulamak isteyebilir. Ayrıca alacağın devrine ilişkin borçlu koruma hükümleri somut olaya uygun düştüğü ölçüde önemini korur.
TBK m.188, borçlunun devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebileceğini düzenler. Bu konuda TBK 188 – Borçlunun Savunmaları rehberini inceleyebilirsiniz.
Borçlunun kime ödeme yapacağı bakımından devir bilgisinin kendisine ulaşması da önemlidir. İradi devirde bildirilmeyen temlik bakımından TBK m.186’nın iyi niyetli ifa kuralı ayrıntılı şekilde TBK 186 rehberimizde açıklanmıştır. Kanuni veya yargısal devirde somut devir sebebinin niteliği ayrıca dikkate alınmalıdır.
Kanuni/Yargısal Devir ile Alacak Haczi Aynı Şey mi?
Hayır. Bir alacağın haczedilmesi, alacağın mülkiyetinin veya hak sahipliğinin her durumda haciz koyduran alacaklıya geçtiği anlamına gelmez. Haciz, icra hukukuna özgü cebri icra işlemi ve tasarruf kısıtlaması doğurur; tahsil ve ödeme süreci İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yürür.
Bu nedenle “mahkeme/icra kararı var, alacak otomatik bana devredildi” sonucu kurulmadan önce işlemin hukuki niteliği belirlenmelidir. TBK m.185 ancak gerçekten kanun veya mahkeme kararı gereğince alacağın hak sahibini değiştiren durumlarda uygulanır.
Devirden Sonra Senet ve Belgeler Kime Verilir?
Alacak yeni hak sahibine geçtiğinde tahsil ve ispat için gerekli belgelerin kimde bulunacağı önem kazanır. İradi alacak devrinde TBK m.190 devredene, alacak senedini ve elindeki ispat belgelerini devralana teslim etme ve gerekli bilgileri verme yükümlülüğü getirir.
Kanuni veya yargısal devirde belge ve kayıtların intikali, devir sebebini düzenleyen özel hüküm ve usule göre ayrıca ele alınabilir. Uygun düştüğü ölçüde yeni hak sahibinin alacağı ileri sürebilmesi için gerekli belge ve bilgilerin erişilebilir olması gerekir. Belge teslimi hakkında ayrıntılı bilgi için TBK 190 rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Dosyada Hangi Belgeler Bulunmalıdır?
- Kanuni devirde: devri doğuran kanun hükmü ve şartların gerçekleştiğini gösteren belgeler.
- Yargısal devirde: mahkeme kararının tam örneği ve gerekiyorsa uygulanabilirlik/kesinleşme kaydı.
- Asıl alacak belgeleri: sözleşme, borç ikrarı, fatura, teslim belgesi ve hesap kayıtları.
- Önceki ödemeler: borçlunun devir öncesinde yaptığı ödemelerin belgeleri.
- Bildirim kayıtları: borçluya yeni hak sahibinin bildirildiğini gösteren evrak.
- Dava veya takip evrakı: alacağa ilişkin devam eden uyuşmazlık varsa dosya bilgileri.
- Teminat belgeleri: alacağa bağlı rehin, kefalet veya diğer güvence kayıtları.
Uygulama Örnekleri
Örnek 1: Taraflar sözleşmeyle devir yapmak istiyor
A, B’den olan alacağını kendi isteğiyle C’ye geçirmek istemektedir. Devir kanundan veya mahkeme kararından doğmamaktadır. Bu durumda TBK m.185 değil, iradi devir hükümleri uygulanır ve TBK m.184 gereği yazılı şekil zorunludur.
Örnek 2: Kanun doğrudan hak sahibini değiştiriyor
Belirli bir kanun hükmü, şartları gerçekleştiğinde alacağın başka kişiye geçmesini öngörüyorsa geçişin kurucu sebebi tarafların temlik sözleşmesi değildir. TBK m.185 gereği ayrıca özel bir temlik şekli ve önceki alacaklının rıza açıklaması aranmaz; ancak özel kanundaki şartların gerçekten gerçekleşmiş olması gerekir.
Örnek 3: Mahkeme kararı alacağın geçişini sağlıyor
Bir mahkeme kararı hukuki sonucu itibarıyla alacağın yeni hak sahibine geçmesini sağlıyorsa TBK m.185 kapsamında ayrıca önceki alacaklının temlik sözleşmesi imzalaması aranmaz. Kararın kapsamı ve uygulanabilirliği hüküm fıkrasından belirlenir.
Örnek 4: Yalnız ödeme hükmü var
Mahkeme yalnız “davalı X TL ödesin” şeklinde hüküm kurmuşsa bu kararın varlığı tek başına m.185 anlamında alacağın başka kişiye devredildiğini göstermez. Kararın gerçekten hak sahibini değiştiren yargısal devir niteliğinde olması gerekir.
Sık Sorulan Sorular
1. Kanun gereği alacak devrinde yazılı temlik sözleşmesi zorunlu mu?
Hayır. TBK m.185, kanun gereğince gerçekleşen devirde özel şekil aranmayacağını açıkça düzenler.
2. Mahkeme kararıyla devirde eski alacaklının imzası gerekir mi?
Hayır. TBK m.185 uyarınca önceki alacaklının rıza açıklaması aranmaz.
3. İradi temlikte de aynı kural mı geçerli?
Hayır. Tarafların kendi iradeleriyle yaptığı alacak devri TBK m.184 gereği yazılı şekilde yapılmalıdır.
4. Kanuni devirde hiç belge gerekmez mi?
Özel temlik şekli aranmaz; ancak devri doğuran kanun hükmünün ve şartların gerçekleştiğinin ispatı için ilgili belgeler gerekir.
5. Mahkeme kararının her türü yargısal devir sayılır mı?
Hayır. Kararın alacağın hak sahibini gerçekten değiştiren hukuki sonuç doğurması gerekir. Yalnız ödeme hükmü verilmesi başka bir konudur.
6. Yargısal devirde kararın kesinleşmesi şart mı?
Bu, kararın niteliği ve uygulanabilir usul/özel mevzuat hükümlerine göre belirlenir. TBK m.185 bütün kararlar için tek başına genel bir kesinleşme kuralı koymaz.
7. Borçlunun itirazları ortadan kalkar mı?
Hayır. Devir borçlunun mevcut savunmalarını kendiliğinden yok etmez; TBK m.188 ve somut devir türüne ilişkin özel hükümler birlikte değerlendirilir.
8. Kanuni devir borçluya bildirilmek zorunda mı?
Bildirim ve borçlunun kime güvenli ödeme yapacağı, devir türü ve ilgili özel hükümlere göre değerlendirilmelidir. TBK m.185 esas olarak devrin şekli ve rıza şartını düzenler.
9. Haciz alacağın kanuni devri midir?
Haciz tek başına alacağın hak sahibini haciz koydurana geçiren sıradan bir temlik değildir. İcra hukuku kuralları ayrıca uygulanır.
10. Kanuni devirde özel kanun varsa hangisi uygulanır?
TBK m.194 bazı hakların devrine özgü özel hükümleri saklı tutar. Özel düzenleme varsa önce onun şartları dikkate alınır.
11. Yeni alacaklı borcun tamamını isteyebilir mi?
Ancak hukuken kendisine geçen alacağın mevcut kapsamını isteyebilir. Borçlunun ödeme, takas, geçersizlik veya diğer savunmaları varsa bunlar ayrıca incelenir.
12. Kanuni/yargısal devirde noter şart mı?
TBK m.185 özel bir noter veya başka şekil şartı öngörmez. Ancak devir sebebini ispatlayan resmî belge ve özel mevzuat gereklilikleri ayrı konudur.
Resmî Kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu güncel metni.
- TBMM — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kabul metni.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi
Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 184, 185 ve 194. maddeleri esas alınarak hazırlanmıştır. İradi devir ile kanuni/yargısal devir birbirinden ayrılmış; her mahkeme kararının otomatik olarak alacak devri oluşturmadığı açıkça belirtilmiştir.
Hazırlayan: Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin — Mersin Barosu Sicil No: 5507
Büro: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu — Mersin merkezli, Türkiye geneli dosya yönetimi.
İlgili içerikler: TBK 184 Yazılı Şekil · TBK 188 Borçlunun Savunmaları · Hukuki Bilgilendirme · İletişim.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
