Kira Sözleşmesinde Kefilin Sorumluluğu 2026 | TBK m.583-598
Güncel 2026 • Kira ve Kefalet Hukuku

Kira Sözleşmesindeki Kefaletin Geçerli Olması İçin Ne Gerekir?
Kira sözleşmesine “kefil” başlığı açılıp bir kişinin imzasının alınması tek başına her zaman geçerli kefalet yaratmaz. Kefalet sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu’nun özel şekil hükümlerine tabidir. TBK m.583’e göre kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz.
Bu düzenleme emredici nitelikte bir koruma mekanizmasıdır. Amaç, kefil olacak kişinin belirsiz ve sınırsız bir borç altına girmesini önlemektir. Bu nedenle kira sözleşmesinin kendisi geçerli olduğu hâlde kefalet kaydı şekil eksikliği nedeniyle geçersiz olabilir.
Kira sözleşmesinin noterlikte yapılması da kefaletin TBK m.583 şartlarını kendiliğinden tamamlamaz. Noter onayı başka, kanunun kefalet için aradığı el yazısı ve içerik şartları başkadır. Kira sözleşmesinde noter zorunluluğunu ayrıntılı olarak Kira Sözleşmesi Noter Zorunlu mu? rehberinde açıklıyoruz.
Kefilin El Yazısıyla Yazması Gereken Hususlar Nelerdir?
TBK m.583, kefilin sorumlu olduğu azamî miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefil olması hâlinde bu sıfatı veya bu anlama gelen ifadeyi kefilin kendi el yazısıyla belirtmesini öngörür. Dolayısıyla yalnız hazır bilgisayar çıktısının altına imza atılması kanunun aradığı bütün unsurları karşılamayabilir.
Azamî miktarın açık rakamla gösterilmesi gerekir. “Kiracının tüm borçlarından sınırsız sorumludur” gibi belirsiz bir kayıt, kefili kanunun korumasından çıkarmaz. Kefalet tarihi de el yazısıyla belirtilmelidir. Müteselsil kefalet iradesi varsa bunun da kanundaki şekle uygun olarak açıkça ortaya konulması gerekir.
Bu unsurların amacı kefilin hangi tarihte, hangi üst sınıra kadar ve hangi kefalet türüyle sorumluluk üstlendiğini bilmesidir. Uyuşmazlık çıktığında ilk incelenmesi gereken belge, kira sözleşmesindeki kefalet bölümünün aslıdır.
Kira Kefaletinde Eş Rızası Ne Zaman Gerekir?
TBK m.584’e göre eşlerden biri, mahkemece verilmiş ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, kural olarak diğer eşin yazılı rızasıyla kefil olabilir. Rızanın sözleşmenin kurulmasından önce veya en geç kurulması anında verilmesi gerekir.
Kanun belirli ticari ve mesleki kefaletlerde istisnalar öngörür. Bu nedenle her evli kefil bakımından “mutlaka eş rızası gerekir” veya “ticaret varsa hiç gerekmez” şeklinde genelleme yapılmamalıdır; TBK m.584’te sayılan istisnaların somut olaya uyup uymadığı kontrol edilmelidir.
Eş rızası, kefaletin azamî miktarı veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesi gibi sonradan ağırlaşan değişiklikler yönünden de kanundaki sınırlar içinde önem taşır. Kefilin borcunu artıran değişikliklerde şekil şartlarının yeniden değerlendirilmesi gerekir.
Müteselsil Kefil Ne Demektir?
Adi kefalet ile müteselsil kefalet aynı değildir. Adi kefalette alacaklının asıl borçluya yönelmeden kefile başvurabilmesi kanundaki daha sıkı koşullara tabidir. Müteselsil kefalette ise TBK m.586’daki şartlar çerçevesinde alacaklı, borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açık ödeme güçsüzlüğü gibi durumlarda kefile daha doğrudan başvurabilir.
Bu nedenle kira sözleşmesine “müteselsil kefil” yazılması önemli sonuç doğurur. Fakat bu sıfatın basılı olması yetmez; TBK m.583’ün el yazısı şartı gözetilmelidir. Kefilin neye imza attığını bilmesi ve sorumluluk türünü açıkça üstlenmesi gerekir.
Kiraya veren açısından da yanlış düzenlenmiş kefalet kaydına güvenerek sözleşme kurmak risklidir. Sonradan alacak doğduğunda şekil eksikliği nedeniyle kefile başvurulamaması mümkündür.
Kefilin Sorumluluğunun Kapsamı Nedir?
TBK m.589, kefilin her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azamî miktara kadar sorumlu olduğunu düzenler. Bu üst sınır, kefaletin temel korumasıdır. Asıl borcun büyümesi, kefilin sınırsız borç altına girmesi sonucunu doğurmaz.
Kanundaki koşullara göre kefilin sorumluluğu asıl borç, borçlunun kusur veya temerrüdünün kanuni sonuçları, takip ve dava giderleri ile belirli faiz kalemlerini kapsayabilir. Ancak hangi kalemin istenebileceği kefalet sözleşmesi, azamî miktar ve TBK m.589 çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Kira ilişkisinde bu kapsam; ödenmeyen kira bedelleri, sözleşmeden doğan bazı yan borçlar ve şartları oluşmuş masraflar bakımından gündeme gelebilir. Kiraya verenin her türlü zarar iddiasını kefile otomatik yüklemesi mümkün değildir. Her talebin asıl borçla bağlantısı ve kefalet kapsamı gösterilmelidir.
Kira Kefaleti Kaç Yıl Sürer?
Gerçek kişi tarafından verilmiş kefaletlerde TBK m.598 özel bir azamî süre öngörür. Gerçek kişi tarafından verilmiş her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.
Kefalet daha uzun bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmamışsa gerçek kişi kefilin sorumluluğu on yıllık sürenin sonunda sona erer. Kanun, sürenin uzatılmasını da sınırlandırmıştır. Kefalet, en erken sürenin sona ermesinden bir yıl önce ve kefalet sözleşmesinin şekline uygun olarak azamî on yıllık yeni dönem için uzatılabilir.
Bu düzenleme özellikle yıllarca devam eden kira ilişkilerinde önemlidir. Kira sözleşmesinin fiilen on beş yıl sürmesi, gerçek kişi kefilin ilk günkü kefaletinin kendiliğinden on beş yıl sürmesi sonucunu doğurmaz.
Kira Sözleşmesi Bir Yıl Uzayınca Kefalet de Otomatik Uzar mı?
Konut ve çatılı işyeri kira sözleşmeleri TBK m.347 gereği belirli koşullarda birer yıllık dönemlerle uzar. Ancak kira sözleşmesinin uzaması ile kefaletin kapsam ve süresinin uzaması aynı mesele değildir. Kefalet ayrı şekil ve süre kurallarına tabidir.
Kefalet belgesinde hangi borç dönemlerinin güvence altına alındığı, azamî miktar ve süre açıkça incelenmelidir. Süresiz veya belirsiz ifadeler TBK’nın kefili koruyan emredici hükümleri karşısında sınırsız sorumluluk yaratmaz.
Kira ilişkisinin çok uzun sürmesi hâlinde TBK m.598’deki on yıllık azamî süre ayrıca kontrol edilmelidir. Tarafların kira sözleşmesini otomatik uzatması, kanunun kefalete ilişkin azamî süresini ortadan kaldırmaz.
Kira Artışı Kefilin Sorumluluğunu Otomatik Artırır mı?
Kira bedelinin yıllar içinde artması, kefalet metninde yazılı azamî miktarı kendiliğinden sınırsız biçimde artırmaz. Kefilin sorumluluğu TBK m.583’te yazılı azamî miktar ve kefaletin kapsamıyla sınırlandırılmıştır.
Kefalet sözleşmesinden sonra yapılan ve kefilin sorumluluğunu ağırlaştıran değişiklikler bakımından kefilin açık iradesi ve şekil şartları önemlidir. Kiracı ile kiraya verenin kendi aralarında yaptığı her değişiklik, kefili otomatik olarak daha ağır bir borca sokmaz.
Bu nedenle her kira artışından sonra kefaletin hukuki kapsamı ayrı okunmalıdır. Özellikle yüksek kira artışlarının olduğu uzun süreli sözleşmelerde ilk kefalet metnindeki azamî tutar belirleyici olabilir.
Depozito ile Kefalet Aynı Güvence midir?
Hayır. Depozito TBK m.342 kapsamında kiracının verdiği güvencedir; kefalet ise üçüncü kişinin kiracının borcu için kişisel güvence üstlenmesidir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında güvence bedeli üç aylık kira bedelini aşamaz. Kefalette ise TBK m.583 uyarınca azamî sorumluluk tutarı yazılır.
Kiraya veren hem kanuna uygun depozito hem de geçerli kefalet alabilir; ancak her iki güvence kendi emredici hükümlerine tabidir. Depozito sınırını aşmak için “kefalet” adı altında gerçekte ek nakit güvence alınması hukuken farklı değerlendirmelere yol açabilir.
Depozitonun sona erme ve iade rejimi ile kefilin borcunun doğması ayrı süreçlerdir. Sözleşme sona erdiğinde önce asıl borçlar ve varsa zararlar belirlenmeli, güvence araçları buna göre değerlendirilmelidir.
Kiraya Veren Kefile Ne Zaman İcra Takibi Yapabilir?
Kefile başvurunun zamanı kefalet türüne bağlıdır. Adi kefalette TBK m.585’teki önce asıl borçluya başvurma kuralı ve istisnalar dikkate alınır. Müteselsil kefalette TBK m.586’nın şartları çerçevesinde daha doğrudan başvuru mümkündür.
Her hâlükârda alacağın muaccel olması, kefaletin geçerli olması, azamî miktarın aşılmaması ve kefaletin sona ermemiş bulunması gerekir. Kiraya verenin yalnız kira sözleşmesinde bir imza bulunmasına dayanarak kefil hakkında takip yapması, şekil eksikliklerini ortadan kaldırmaz.
Takip öncesinde kira borcu hesap dökümü, ödeme dekontları, sözleşme, kefalet metni ve ihtarlar birlikte incelenmelidir. Müteselsil kefalet kaydının kanuni biçimde yazılmadığı bir sözleşmede takip stratejisi farklılaşabilir.
Kefil Kira Sözleşmesini Tek Başına Feshedebilir mi?
Kefil, kira sözleşmesinin kiracı tarafı değildir. Bu nedenle yalnız kefil sıfatıyla kiracının yerine kira sözleşmesini sona erdirme yetkisi yoktur. Kefilin kendi kefalet ilişkisinden kurtulma imkânları ise kefaletin türüne, süresine ve TBK hükümlerine göre değerlendirilir.
Belirsiz süreli veya gelecekte doğacak borçlar için verilen kefaletlerde kanunun kefile tanıdığı özel haklar bulunabilir. Ancak bunlar kira sözleşmesinin feshi ile aynı şey değildir. Kiracı kira ilişkisinde kalırken kefaletin sona ermesi ayrı bir hukuki sonuçtur.
Kira Sözleşmesinde Kefalet Kontrol Listesi
Kefilin adı ve kimlik bilgileri doğru yazılmalıdır. Kefalet tarihi kefilin el yazısıyla yer almalıdır. Azamî sorumluluk tutarı rakam ve mümkünse yazıyla açık olmalı ve kefilin el yazısıyla yazılmalıdır. Müteselsil kefalet isteniyorsa bu irade de TBK m.583’e uygun biçimde el yazısıyla gösterilmelidir.
Kefil evliyse TBK m.584 kapsamında eş rızası gerekip gerekmediği kontrol edilmelidir. Rıza gerekiyorsa yazılı ve zamanında alınmalıdır. Gerçek kişi kefalette TBK m.598’deki on yıllık azamî süre unutulmamalıdır.
Son olarak kira artışı veya sözleşme değişikliği yapılırken kefilin sorumluluğunu ağırlaştıran bir değişiklik olup olmadığı kontrol edilmelidir. Geçerli bir kefalet için şekil, tutar, kapsam ve süre birlikte değerlendirilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Kira kontratında kefilin sadece imza atması yeterli mi?
Hayır. TBK m.583’teki yazılı şekil, el yazısı, tarih ve azamî miktar şartları yerine getirilmelidir.
2. Kefil en fazla ne kadar sorumlu olur?
Kefalet sözleşmesinde kanuna uygun biçimde gösterilen azamî miktara kadar sorumluluk söz konusu olabilir.
3. Kefalet tarihi el yazısıyla mı olmalı?
Evet. TBK m.583 kefalet tarihinin kefilin kendi el yazısıyla belirtilmesini arar.
4. Müteselsil kefil ifadesi basılı olsa yeterli mi?
Hayır. Müteselsil kefalet iradesinin kanunun öngördüğü biçimde kefilin el yazısıyla gösterilmesi gerekir.
5. Evli kefilde eş rızası zorunlu mu?
TBK m.584 kural olarak yazılı eş rızası arar; kanunda sayılan istisnalar ayrıca kontrol edilir.
6. Kira arttıkça kefilin borcu da sınırsız artar mı?
Hayır. Kefilin sorumluluğu azamî miktar ve kefalet kapsamıyla sınırlıdır.
7. Kefalet kaç yıl geçerlidir?
Gerçek kişi kefaletinde TBK m.598 uyarınca kural olarak en fazla on yıl; kanundaki koşullarla uzatma mümkündür.
8. Kira sözleşmesi uzayınca kefalet otomatik uzar mı?
Kefalet ayrı süre ve şekil hükümlerine tabidir; kira uzaması tek başına kefaletin sınırsız uzaması anlamına gelmez.
9. Depozito varsa kefil alınabilir mi?
Evet, ancak depozito ve kefalet farklı güvence araçlarıdır ve her biri kendi kanuni sınırlarına tabidir.
10. Kiraya veren doğrudan kefile icra yapabilir mi?
Kefalet türüne göre TBK m.585 veya m.586 uygulanır. Geçerlilik, muacceliyet ve takip şartları ayrıca kontrol edilir.
11. Kefil sözleşmeyi tek başına feshedebilir mi?
Kefil kiracı değildir; kira sözleşmesini sırf kefil sıfatıyla feshedemez.
12. Noterde yapılmış kefalet otomatik geçerli midir?
Noter işlemi TBK m.583 ve m.584’teki maddi ve şekli şartların yerine geçmez; tüm koşullar ayrıca bulunmalıdır.
Resmî Kaynaklar
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu – m.581-603 Kefalet Sözleşmesi
Mevzuat Bilgi Sistemi
e-Devlet Kapısı
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
