Alman GmbH Türk Tedarikçiye Avans Ödedikten Sonra Konkordato İlan Edilirse: Alacak Kaydı ve CISG
Kısa ve Net Cevap
Türk tedarikçi konkordato ilan etti diye Alman GmbH’nin avansı otomatik iade edilmez ve mal satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermez. İİK m.294 takip yasağını, m.296 önemli sözleşmelerin devamını, m.299 komiserin ilanından itibaren 15 günlük alacak bildirimini, m.308/c tasdik edilen projenin alacaklılara etkisini düzenler. Uygulanıyorsa CISG m.71–72, 47–49 ve 81–84 ile teslim, ifanın askıya alınması, sözleşmeden kaçınma ve avans iadesi ayrı değerlendirilmelidir.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor

Kısa Özet
| Uyuşmazlık | Alman GmbH’nin Türk tedarikçiye mal siparişi için ödediği avans ve konkordato |
|---|---|
| Hukukî ayrım | CISG sözleşmesel haklar; İİK Türkiye’de alacak kaydı ve takip rejimi |
| Ana maddeler | İİK 285–288, 294, 296, 299–302, 308/c; CISG 26, 47–49, 71–72, 81–84 |
| Alacak bildirimi | İİK 299: komiser ilanından itibaren 15 gün |
| İlk belgeler | Sözleşme, sipariş, SWIFT/IBAN kayıtları, fatura, teslim ve mahkeme kararı |
| Temel risk | Konkordatoyu otomatik fesih ve doğrudan haciz sebebi sanmak |
| 2026 perspektifi | Türk ve Alman ticari işletmelerine özgü sınır ötesi delil ve tahsilat |
İçindekiler — Bölümleri aç
1. Sorunun hukuki çerçevesi: sipariş, avans, mühlet
Alman GmbH, Türkiye'de yerleşik bir üreticiye seri halde teslim edilmek üzere endüstriyel parça siparişi verip sipariş bedelinin bir kısmını önceden ödemiş olabilir. Teslimden önce Türk üreticinin konkordato talep etmesi, ödemenin kendiliğinden iade edileceği veya sözleşmenin hemen sona ereceği anlamına gelmez. Önce ürünün niteliği, siparişin hangi aşamada bulunduğu, avansın hukuki sebebi, teslim tarihi ve konkordato mahkemesinin hangi kararı verdiği birlikte okunur. Uluslararası satımdan kaynaklanan sözleşmesel haklar ile Türkiye'deki toplu icra usulü birbirinden ayrılmalıdır. Sözleşme dış dünyadaki alıcı ve satıcı borçlarını belirlerken konkordato, alacağın Türkiye'de ne ölçüde ve hangi usulle tahsil edilebileceğini etkiler.
2. Üç ayrı belge olmadan strateji kurulmaz
İlk gün edinilecek üç temel belge; Alman alıcının imzalı sipariş veya çerçeve sözleşmesi, banka dekontuyla eşleştirilen ticari avans faturası ve konkordato dosyasında verilmiş mahkeme kararıdır. Birinci belge tarafların neyi ne zaman üstlendiğini, ikinci belge hangi tüzel kişinin hangi borca karşılık para gönderdiğini, üçüncüsü de takip yasağı ve alacak bildiriminin hangi safhada bulunduğunu gösterir. Salt şirketin konkordato hazırladığına ilişkin telefon bilgisi ile mahkemenin geçici mühlet kararı aynı şey değildir. Sipariş numarası, proforma, kesin fatura, SWIFT UETR, IBAN sahibi, teslim planı ve varsa e-posta eki teknik resimleri tek kronolojik dosyada birleştirmek daha sonra doğabilecek ispat tartışmasını azaltır.
3. CISG kapsamı: her fason üretim otomatik uluslararası satım değildir
Alman ve Türk ticari işletmelerinin sınır ötesi mal alım satımında Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (CISG) uygulanma koşulları öncelikle incelenir. CISG m.1 tarafların iş yerlerinin farklı âkit devletlerde bulunmasını esas alır; m.6 taraflara uygulamayı sözleşmeyle dışlama imkânı verir. Siparişe göre imal edilen mal da m.3/1 çerçevesinde satım sayılabilir; ancak gerekli malzemenin esaslı kısmını alıcının sağlaması farklı değerlendirme gerektirir. Satıcının üstlendiği edim ağırlıklı olarak işçilik veya başka bir hizmetse m.3/2 nedeniyle CISG kapsamı dışında kalabilir. Bu ayrım, bir üretim avansını otomatik olarak TBK eser sözleşmesi hükümlerine taşımamak için gereklidir.
4. Avansın niteliği ve hesaplaşma tutarı
Ön ödeme, teminat depozitosu, kapora, aşamalı üretim bedeli veya iade edilmeyen rezervasyon ücreti aynı hukuki kavram değildir. Banka açıklamasında yalnız “advance” yazması, sözleşmede açıkça kararlaştırılan koşulların yerine geçmez. Alman GmbH'nin kısmi üretime onay vermiş olması, hangi dönemde ve ne karşılığında ödeme yapıldığına ilişkin delillerle birlikte yorumlanır. Alıcı, avansın tümünün karşılıksız kaldığını ileri sürüyorsa satıcının gerçekten teslim ettiği ve kabul edilen edimleri ayrıca hesaplamak zorundadır. Kalan borç, iskonto, fiyat güncellemesi ve iade öncesi teslim edilip edilmemiş mallar bir mutabakat tablosunda ayrılmalı; henüz doğmamış varsayımsal zarar kalemleri kesin alacak gibi yazılmamalıdır.
5. Konkordato başvurusu ile mühlet kararını ayırmak
İİK m.285–286 kapsamında yapılan konkordato başvurusu tek başına karşı tarafın bütün edimlerinin durduğu anlamına gelmez. Mahkemenin geçici mühlet kararı, komiser görevlendirilmesi, varsa kesin mühlet kararı ve daha sonra tasdik yahut ret kararı farklı usul sonuçları doğurur. İİK m.287 geçici mühletin temel rejimini, m.288 ilan ve bildirim kanallarını düzenler. Alman alıcı için ilk kontrol, mahkeme kararının tarihi kadar ilan metni, dosya numarası, komiserin iletişim bilgisi ve süre uzatımlarının tespitidir. Her aşamada alacak miktarı ve sözleşmeden çıkış hakkı aynı mantıkla değerlendirilmez; bu nedenle eski tarihli bir ilan fotoğrafına dayanarak güncel süre hesabı yapılmamalıdır.
6. İlan ve tebligat Almanya adresine gelmediyse
İİK m.288 ve 299 kapsamındaki ilan süreçleri, yalnız Alman şirketin posta kutusuna bir yazı gelip gelmediği ile sınırlı değildir. Özellikle İİK m.299 alacaklıları ilan tarihinden itibaren on beş gün içinde alacaklarını bildirmeye davet eder; adresi belirli alacaklılara ayrıca ilan örneğinin postayla gönderilmesini öngörür. Yabancı alıcının Türkiye'deki ticaret sicilini, ilan platformunu ve konkordato dosyasındaki komiser duyurularını aktif takip etmesi gerekir. Posta ulaşmadığı gerekçesi, ilanla başlayan süreye kayıtsız kalmanın güvenli bir nedeni sayılmamalıdır. Ayrı bir uyuşmazlıkta eksik bildirim iddiasının sonuçları değerlendirilebilir; ancak öncelik süresinde, kanıtlanabilir ve ayrıntılı bildirim yapmaktır.
7. İİK m.294: bireysel takip neden durur?
Kesin mühletin alacaklılar bakımından etkisini düzenleyen İİK m.294, mühlet süresince kural olarak borçlu aleyhine yeni takip yapılamayacağını, başlamış takiplerin duracağını ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanamayacağını öngörür; kanundaki istisnalar saklıdır. Geçici mühlet bakımından İİK m.288'in gönderme hükümleri de ayrıca kontrol edilmelidir. Dolayısıyla Alman GmbH'nin daha önce gönderdiği ödeme emri, konkordato kararı sonrasında otomatik tahsilat sağlamaz. Bir uyuşmazlığın mahkemede tespiti ile para alacağının haciz yoluyla cebren tahsili de aynı işlemler değildir. Alıcı mevcut takip numarasını, varsa haciz ve teminat kayıtlarını ve kararın tarihini yan yana koyarak izlenecek yolu belirlemelidir.
8. Rehinli ve imtiyazlı alacak ile adi alacak ayrımı
İİK m.294, 295 ve 308/c birlikte değerlendirildiğinde bütün alacakların eşit tahsil imkânına sahip olmadığı görülür. Rehnin paraya çevrilmesine ilişkin belirli takipler ile satış ve muhafaza işlemleri arasındaki fark, teminatın türüne ve kanuni sınırlara bağlıdır. Alman alıcının sipariş avansı yalnız adi para alacağı ise şirkete ait bir makinenin varlığı tek başına bu alacağı rehinli hâle getirmez. Banka teminat mektubu, üçüncü kişi garantisi veya taşınır rehni varsa her birinin lehtarı, garantörü, geçerlilik ve başvuru koşulu ayrı incelenir. Teminatın borçludan bağımsız hukuki niteliği veya üçüncü kişiye karşı talep olanağı varsa konkordatodan farklı bir yol gündeme gelebilir.
9. Para dışındaki teslim talebi nasıl bildirilecek?
Sipariş konusu malın aynen teslimi mi yoksa ödenen bedelin geri verilmesi mi istendiği netleştirilmelidir. İİK m.294, konusu para olmayan alacağın alacaklı tarafından eşit kıymette para alacağına çevrilerek komisere bildirilmesini düzenler; borçlu komiserin onayıyla aynen ifayı üstlenebilir. Bunun sonucu, “teslim edilmeyen 500 ürün” gibi soyut bir kayıt yerine siparişin miktarı, ürün kodları, ekonomik değeri ve ödeme bağlantısının yazılmasıdır. Değer tespitinde sözleşmenin dövizi, kur tarihi, varsa kısmi teslim ve alternatif piyasa alımının niteliği delille açıklanmalıdır. Bu kayıt yapılırken yalnız talep türü değiştiği için alıcının malın mülkiyetini kazanmış olduğu varsayılmamalıdır.
10. İİK m.299 on beş günlük alacak bildirimi
Komiserin alacaklıları davet eden ilanı, İİK m.299 uyarınca ilan tarihinden itibaren on beş günlük bildirim süresini başlatır. Alacak kaydının mahkeme kalemine gönderilmiş genel bir e-postayla değil, ilanda belirtilen usul ve muhataba uygun şekilde yapılması önemlidir. Belgelerde şirket unvanının Almanca tam yazılışı, Handelsregister bilgisi, sipariş ve avans dekontları, doğum tarihi değil şirket kimliği, imza yetkisi ve avansın hukuki açıklaması bulunmalıdır. Alacağın bilançoda kayıtlı olması ve başvurunun yapılmaması hâlindeki müzakereye katılım sonuçları m.299 metninde düzenlenmiştir. Sürenin nasıl hesaplanacağı ve tatil günleri bakımından somut ilan tarihi ile kanuni süre kuralları ayrı doğrulanmalıdır.
11. Alacak kaydı reddedilirse: İİK m.300–302
Komiser alacak kaydından sonra borçluyu alacaklar hakkında beyanda bulunmaya davet eder; İİK m.300 bu aşamanın temel hükmüdür. Türk tedarikçi “avansın bir kısmına karşılık mal üretildi” veya “alıcı sözleşmeyi haksız iptal etti” savunmasını ileri sürebilir. Böylece miktar veya hukuki sebep çekişmeli hâle gelir. İİK m.302, çekişmeli alacakların konkordato nisabındaki yerine ilişkin mahkeme kararını ve müzakere sürecini düzenler. Alacağın oy hesabına katılması konusundaki değerlendirme, esas bakımından kesin tahsil kararıyla eş tutulmamalıdır. Alman şirket hem alacak kayıt dosyasını hem çekişmeye dayanak sipariş ve teslim tutanaklarını ayrı tasnif ederek hak kaybı olasılığını azaltmalıdır.
12. Konkordato tasdiki Alman alacaklıyı bağlar mı?
İİK m.308/c uyarınca bağlayıcı hâle gelen konkordato, kanundaki istisnalar dışında konkordato talebinden önce yahut komiser izni olmadan mühlet içinde doğan alacaklar için mecburi olabilir. Bu nedenle Alman şirketin projeye evet oyu vermemiş olması, uygun kapsamdaki bir alacağı kendiliğinden korumaz. Tasdik kararı, ödeme planı, vade, tenzilat oranı ve kesinleşmeye ilişkin özel düzenleme tek tek okunur. Geçici mühlet sonrasında komiserin izniyle kurulan borçlar bakımından m.308/c/4'teki ayrı rejim ise bazı alacakların konkordato şartlarına tabi tutulmamasını sağlayabilir. Avansın hangi tarihte ve hangi hukuki işlem nedeniyle alacak hâline geldiği sınıflandırmada belirleyicidir.
13. İİK m.296: konkordato tek başına fesih sebebi mi?
İİK m.296, borçlunun işletmesinin faaliyetinin devamı için önem taşıyan sözleşmelerde konkordato başvurusunun başlı başına haklı fesih veya borcu muaccel kılan bir neden sayılmasını sınırlamıştır. Sözleşmeye “konkordato talebi halinde otomatik fesih” maddesi yazılması, bu kanuni sınırlamayı ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte satıcının mal teslim etmemesi, üretimin durmuş olması veya sözleşmenin başka bir esaslı ihlali, konkordato başvurusunun kendisinden ayrı bir hukuki olgudur. Alıcı m.296'nın kapsamındaki sözleşme niteliğini, ihlal tarihini ve uygulanacak CISG yahut ulusal sözleşme hükümlerini birlikte değerlendirmelidir. “Konkordato var, sözleşme otomatik bitti” biçimindeki bildirim hem ticari hem usuli açıdan risklidir.
14. CISG m.71: karşı tarafın ifa gücü sarsıldığında
CISG m.71, sözleşme kurulduktan sonra karşı tarafın edimlerinin esaslı bir bölümünü yerine getiremeyeceğinin açıkça anlaşılması ve kanunda sayılan göstergeler bulunması durumunda ifanın askıya alınmasına ilişkin imkân düzenler. Alman GmbH kalan bedeli sevkiyattan önce ödemekle yükümlüyse, yalnız piyasa söylentisine değil mali durum, davranış ve teslim hazırlığına ilişkin somut kayıtlara dayanarak bu maddeyi incelemelidir. Askıya alan tarafın bildirim yükümlülüğü ve yeterli ifa güvencesinin verilmesi halinde devam etme gereği önemlidir. Konkordato talebi otomatik fesih yetkisi vermediği gibi m.71 de müşteriye gerekçesiz ve süresiz ödeme yapmama serbestisi sağlamaz; şartlar belgeyle gösterilmelidir.
15. CISG m.72: gelecekteki esaslı ihlal
Teslim tarihi henüz gelmemişken satıcının temel teslim borcunu ihlal edeceği açık hale gelirse CISG m.72 kapsamında ileriye dönük esaslı ihlal bakımından sözleşmeden kaçınma şartları gündeme gelebilir. Bu kuralın CISG m.71'deki geçici askıya alma imkânıyla aynı olmadığı özellikle belirtilmelidir. Durum gerekli zamanı bırakıyorsa karşı tarafa makul bildirim yapılması ve güvence sunma olanağı tanınması düzenlenmiştir; karşı tarafın ifa etmeyeceğini ilan etmesi gibi kanuni ayrı hâller ayrıca değerlendirilir. Alman alıcının muhataba göndereceği yazıda yalnız “şirketiniz konkordato ilan etti” değil, sevkiyatın neden gerçekleşemeyeceği ve hangi takvim veya üretim delilinin bu sonucu gösterdiği anlatılmalıdır.
16. CISG m.47 ve m.49: teslim yapılmadığında ek süre
Siparişin teslim vadesi geçtiyse, CISG m.47 uyarınca satıcıya yükümlülüğünü ifa için ek makul süre tanınması gündeme gelir. CISG m.49 ise esaslı ihlal veya uygun koşullarda ek süre içinde teslim yapılmaması nedeniyle alıcının sözleşmeden kaçınmasını düzenler. Ek süre verilmesi zorunluluğu ve sonuçları somut ihlal türüne göre değişir; her gecikmeyi kendiliğinden esaslı ihlal kabul etmek doğru değildir. Bildirimin sözleşmedeki tebligat kanalından, imza yetkilisine, sipariş ve teslim tarihi belirtilerek gönderilmesi gerekir. Üreticinin mühlet içindeki faaliyetini sürdürüyor olması hâlinde yeni teslim planı, komiser görüşü ve alıcının sonraki ödeme yükümlülüğü birlikte ele alınmalıdır.
17. Kaçınma bildirimi: CISG m.26
CISG m.26 uyarınca sözleşmeden kaçınma, karşı tarafa bildirimle hüküm doğurur. Bu nedenle iç yazışmada “sipariş iptal edildi” denilmiş olması, Türk satıcıya yöneltilmiş açık ve ispatlanabilir bir beyanın yerini tutmayabilir. Alman alıcı fesih, dönme, iptal ve sadece teslimatı askıya alma ifadelerini gelişigüzel birbirinin yerine kullanmamalıdır. Bildirim, hangi siparişin hangi borç ihlali nedeniyle hangi hukuki sonuca bağlandığını açıklamalı; kısmi teslim varsa kapsamı ayrı göstermelidir. CISG kapsamında kullanılacak hakkın ayrıca İİK m.296 ile çatışmayacak şekilde yorumlanması gerekir. Bu koordinasyon yapılmadığında para alacağının doğum tarihi ve konkordato kayıt miktarı hakkında gereksiz itirazlar ortaya çıkabilir.
18. CISG m.81–84: avans iadesi ve faiz
Sözleşmeden geçerli biçimde kaçınılması durumunda CISG m.81 tarafların ifa ettiklerini geri istemesine ilişkin esasları düzenler. Alıcı ödemiş fakat satıcı teslim etmemişse avansın iadesi talebi bu çerçevede değerlendirilebilir. CISG m.84, satıcının satış bedelini geri vermekle yükümlü olması hâlinde ödeme tarihinden itibaren faiz yükümlülüğüne ilişkin hüküm içerir. Ancak faiz isteminin kanunen mevcut olması, bunun konkordato boyunca sınırsız büyüyeceği veya tamamının tahsil edileceği anlamına gelmez; İİK m.294'te adi alacak faizi bakımından farklı sonuçlar doğabilir. Bu nedenle avans anaparası, ödeme tarihi, fesih bildirimi, faiz talebi ve konkordato kesim tarihi ayrı sütunlarda gösterilmelidir.
19. Üretimi başlamış mallar gerçekten alıcıya mı ait?
Türk tedarikçinin deposundaki hammadde, yarı mamul veya ambalajlara Alman alıcının adı yazılmış olabilir. Böyle bir etiket tek başına malın hukuken Alman GmbH'nin mülkiyetine geçtiğini göstermez. CISG m.4 mülkiyetin geçişini genel olarak kendi düzenleme alanının dışında bırakır; taşınırlar üzerindeki ayni haklar bakımından uygulanacak hukuk ve somut eşyanın bulunduğu yer ayrıca değerlendirilir. Ayırt edilebilir belirli ürün, teslim veya devir işlemi, üçüncü kişi hakkı ve varsa mülkiyeti saklı tutma hükümleri incelenmelidir. Bu konu, daha önce sitede yayımlanan tamamlanmamış makinenin iflasındaki mülkiyet tartışmasından farklı olarak, konkordato mühletinin teslim ve alacak kaydına eşzamanlı etkisine odaklanır.
20. İflas ile konkordato aynı olay değildir
İflas kararında tasfiye organlarının mallar üzerindeki yetkisi ve iflas masası alacaklarının değerlendirilmesi önem taşır. Konkordatoda ise borçlu, İİK m.297 ile belirlenen gözetim ve sınırlar içinde faaliyetlerine devam edebilir; mahkeme ve komiserin denetimi ön plana çıkar. Bu nedenle “üretici battı, sipariş malları hemen alacağız” gibi bir karar somut dosyayla bağdaşmayabilir. Alman şirket üretim tesisine girerek kendi seçtiği malları izinsiz alamaz. Aynen ifa talebi, depo envanteri, ayrılmış mallar, satıcının temsil yetkisi ve komiserle kurulacak kayıtlı iletişim birlikte incelenmelidir. Aynı olaya ait eski iflas rehberi yardımcı bir karşılaştırma sunar; burada değerlendirme konkordato rejimine özgüdür.
21. Kısmi teslim edilen siparişin hesabı
Siparişin 2.000 biriminden 600'ü Almanya'ya ulaşmış olabilir. Bunların kabul edilip edilmediği, ayıplı olup olmadığı ve belgelerinin tamlığı ön ödeme hesabını değiştirir. Alman GmbH'nin kalan 1.400 birim için hangi edimi talep ettiği, ödenmiş avansın hangi partiye mahsup edildiği ve daha önce sunulan faturaların tutarlılığı ayrı tutulmalıdır. CISG m.51 kısmi teslim ve kısmi uygunsuzluk bakımından farklı çözümler öngörür; her kısmi teslimde tüm sözleşmeden dönme hakkı otomatik ortaya çıkmaz. Sipariş bölünebilirliği, faturaların kesinleşme tarihi ve tarafların e-postayla yaptığı tadiller alacak bildiriminin miktarına doğrudan etki eder.
22. EUR alacağının konkordatoda kayda geçirilmesi
Alman alıcının ticari kaydı avro cinsindense, komisere sunulacak alacak hesabı para birimini, ödeme ve vade tarihini, varsa kur farkı veya faiz talebinin sözleşme ile ilişkisini göstermelidir. Oylama için parasal karşılığın nasıl belirlendiği, konkordato projesindeki hesap tarihi ve yabancı para alacağına ilişkin somut uygulama ayrıca incelenir; tüm avro alacaklarının her aşamada aynı sabit kurla çevrileceği iddia edilmemelidir. Bankadan alınan transfer yazısı, ara banka kesintisi, Türk lehtar hesabına geçen net tutar ve satıcının aldığı kısmı onaylayan kayıtlar önemlidir. Bu belgeler aynı zamanda avansın gerçekte hangi gruba veya farklı bir bağlı şirkete gönderildiği ihtilafını önler.
23. Takas ve mahsup mümkün mü?
Alman GmbH'nin Türk satıcıya henüz ödemediği bakiye bulunuyorsa “avans alacağımı ödenmemiş faturaya otomatik mahsup ettim” açıklaması yeterli olmayabilir. İİK m.294 takas için İİK m.200 ve 201 hükümlerine gönderme yapar ve geçici mühlet ilan tarihini esas alan özel bir çerçeve kurar. Tarafların karşılıklı alacaklarının doğum ve muacceliyet tarihleri ile borçluların kimliklerinin aynı olup olmadığı belgelenmelidir. Sözleşme altındaki tek bir hesap bakiyesi ile birbirinden bağımsız iki şirketin grup içi alacakları karıştırılmamalıdır. Usul şartları bilinmeden yapılacak tek taraflı muhasebe kaydı, konkordato alacak listesiyle çelişen bir hesap tablosu ortaya çıkarabilir.
24. Komiser izniyle kurulan yeni siparişin farkı
Geçici mühlet sonrasında Türk üreticiye ek bir sipariş verilmişse, bu siparişin eski avansın devamı mı yoksa yeni bir borç ilişkisi mi olduğu hayati önem taşır. İİK m.308/c/4 komiserin izniyle akdedilen borçları ve belirli sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimleri adi konkordato bakımından farklı rejime tabi tutabilir. Buna rağmen sırf sözleşmeye “new order” yazılması veya ödeme açıklamasında “öncelikli” denilmesi komiser iznini ispatlamaz. Alman alıcı yazılı izin, hangi işlem ve bedeli kapsadığı, yeni üretimin geçmiş borçlarla mahsup edilip edilmediği ve malların teslim sırasını bir protokolde ortaya koymalıdır. Yeni para gönderilmeden bu kontrolün yapılması müzakere gücünü korur.
25. Teminat mektubu ve üçüncü kişi garantisi
Alman alıcı avansı güvencelemek üzere bir bankadan teminat mektubu almış olabilir. Bu durumda banka ödeme talebinin süresi, lehtar tanımı, ibraz belgeleri ve mektubun bağımsızlık niteliği satıcının konkordatosundan ayrı hukuki inceleme gerektirir. Türk satıcı adına başka bir ortak veya ana şirket garanti vermişse garantinin hukuki niteliği ve geçerlilik şartları farklıdır. Her teminat türü konkordato alacağıyla aynı yola tabi değildir; bankanın veya üçüncü kişinin sorumluluğu, düzenlenen belgenin tam metnine göre belirlenir. Alman alıcı, komisere bildirim yaparken teminat haklarını da saklı tuttuğunu gösterebilir; fakat çift tahsilata yol açacak bir hesaplama veya aynı bedelin iki kez istenmesi doğru değildir.
26. Faiz, zarar ve tazminatta nedensellik
CISG m.74, sözleşme ihlali nedeniyle ortaya çıkan zarar bakımından gerçekleşen zarar, kaybedilen kâr ve öngörülebilirlik sınırlarına ilişkin çerçeve çizer. Alman şirket aynı parçaları başka tedarikçiden daha pahalı almışsa alternatif satın alma faturası, gerekli taşıma bedeli, gecikme nedeniyle belgelendirilen müşteri kesintisi ve fiyat farkının hangi siparişe ilişkin olduğu açıklanır. CISG m.77 zarar azaltma yükümlülüğüyle birlikte okunmalıdır. Her müşteri iptali otomatik olarak Türk satıcıya yöneltilebilecek zarara dönüşmez. Ayrıca sözleşme ihlalinin oluşup oluşmadığı ve CISG m.79 çerçevesinde sorumluluktan kurtulma iddiası ayrı araştırılır. Konkordato prosedüründe bu kalemlerin alacak niteliği ve ispat eşiği farklı usuli değerlendirmeler gerektirebilir.
27. Delil tespiti ve HMK belge ibrazı
Üretim kayıtları, stok kartları ve fabrikanın ERP ekranları satıcının fiili kontrolünde bulunabilir. Alman alıcı yalnız WhatsApp ekran görüntüsüne dayanarak tüm üretimin yapıldığını veya yapılmadığını kanıtlamakta zorlanabilir. HMK m.219 ve devamı kapsamındaki belge ibrazı ile koşulları varsa HMK m.400 ve devamı delil tespiti hükümleri, dava stratejisinin ispat ayağında değerlendirilebilir. Delil tespiti ile doğrudan cebri tahsil aynı şey değildir; mühlet ve mahkeme kararının koruma rejimiyle çatışma riski ayrıca incelenmelidir. Bağımsız kalite denetimi raporları, depo fotoğraflarının tarihi, numune mühürleri ve e-imzalı yazışmalar delillerin birbirini doğrulamasını sağlar.
28. Almanca belgenin Türkçe dosyaya kazandırılması
Handelsregisterauszug, GmbH temsilcilerinin imza yetkisi, Alman banka dekontu ve varsa noterden alınan şirket kararı Türkiye'de sunulurken belgenin niteliğine göre tercüme ve tasdik gereklilikleri kontrol edilir. Her PDF'ye otomatik apostil gerekeceği veya her e-posta çıktısının resmî belge niteliği taşıdığı söylenemez. Sözleşmenin Almanca aslı, Türkçe çevirisi ve teknik ekleri sayfa sayfa aynı tarihli bir dizinle tutulmalıdır. Yabancı şirketin Türkiye'de avukatla temsilinde yetkili organ ve imza usulüyle düzenlenen vekâletname, konkordato dosyasındaki başvurunun usulen uygun yapılabilmesi için önemlidir. Ticaret sicil numarasının ödeme dekontundaki şirketle aynı tüzel kişiye ait olduğu ayrıca kontrol edilmelidir.
29. Uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme ayrımı
CISG'nin uygulanması, Türkiye'de açılacak her uyuşmazlığın mutlaka Türk mahkemesinde görülmesi anlamına gelmez. Yetki kaydı, tahkim şartı, satıcının yerleşimi, borcun ifa yeri ve uyuşmazlığın niteliği incelenir. Türk mahkemesinin bakacağı sözleşmesel uyuşmazlıkta MÖHUK m.24'ün hukuk seçimi ilkeleri ve CISG'nin doğrudan uygulanma şartları birlikte değerlendirilir. Buna karşılık Türk tedarikçinin konkordato dosyasındaki toplu takip, alacak kaydı ve mühlet etkileri, Türkiye'deki usul rejimiyle bağlantılıdır. Bir Alman mahkemesinde sözleşme davası açılmış olsa dahi konkordato komiserine bildirimin gerekip gerekmediği bundan bağımsız olarak ele alınmalıdır.
30. Görevli mahkeme, ticari dava ve arabuluculuk
Konkordato tasdiki ve mühlet işinin görevli mahkemesi İİK m.285 ile bağlantılı asliye ticaret mahkemesidir; yetki ve yer bilgisi borçlunun somut durumuna göre incelenir. Alman alıcının ayrı bir alacak davasında ise TTK m.4 ve 5 ve para alacağına ilişkin ticari dava şartı arabuluculuğu düzenleyen m.5/A değerlendirilebilir. Ancak komiser önündeki alacak bildirimi, çekişmeli alacağın oy hesabına katılması ve klasik alacak davası aynı başvuru değildir. Bu nedenle “önce arabulucuya gitmeden hiçbir konkordato hakkı kullanılamaz” gibi bir yaklaşım doğru değildir. Hangi talebin hangi yola tabi olduğuna ilişkin usuli karar, başvuru dilekçesi hazırlanırken somut olarak verilmelidir.
31. İhtiyati haciz zamanlaması neden kritiktir?
Alman GmbH, satıcının ödeme güçlüğünü konkordato kararından önce öğrenmiş olabilir. İİK m.257 ve devamı kapsamında ihtiyati haciz şartları, yetkili mahkeme ve teminat yükümlülüğü karar tarihine göre incelenebilir. Ancak mühlet kararı verildiğinde İİK m.294'ün uygulama yasağı gözden kaçırılmamalıdır. Aynı alacak için daha önce alınmış bir ihtiyati haciz kararının artık serbestçe uygulanabileceği sonucu çıkarılamaz. Tersine, sırf gecikme korkusu kesin haciz şartlarının oluştuğunu da göstermez. Hukuki strateji ilan tarihi, mevcut koruma kararları, malvarlığı bilgileri ve alacak delilleriyle belirlenmelidir; mal kaçırma iddiası somut kayıt olmadan kesin vaka gibi yazılmamalıdır.
32. Konkordato projesine oy vermek tahsil garantisi değildir
İİK m.302'deki konkordato müzakere ve çoğunluk hesabı, alacaklının ne kadar ve ne zaman tahsil edeceğinden ayrı bir mekanizmadır. Alman GmbH ödeme teklifini incelerken vade, iskonto oranı, teminat yapısı, üretimin devamından beklenen gelir ve faaliyet raporlarındaki tutarsızlıkları tespit etmelidir. Projeye olumlu oy vermek, gelecekteki tahsilatın kesin olacağına dair bir güvence oluşturmaz; olumsuz oy da kanunen bağlayıcı hale gelmiş projeden otomatik çıkış sağlamaz. Komiser raporuna süresinde görüş bildirilmesi, çekişmeli alacak hakkında gerekli başvuruların değerlendirilmesi ve tasdik kararının sonradan ortaya çıkabilecek sonuçlarının takip edilmesi, oy kullanmaktan daha kapsamlı bir süreçtir.
33. Alacak bildirimi için kontrol edilecek belgeler
Pratik dosya hazırlanırken ticaret sicili özeti, şirket yetkilisinin temsil belgesi, imzalı satış sözleşmesi, teknik şartname, proforma ve kesin faturalar, SWIFT dekontu, EUR hesap ekstresi, satıcının avans alındı teyidi, üretim zaman çizelgesi, teslim tutanağı, tedarikçi e-postaları, alternatif satın alma faturaları ve varsa teminat belgeleri tek bir numaralı dizine alınmalıdır. Bunun yanında konkordato ilanı, komiser daveti ve dosya numarasının ekran görüntüsü yerine mümkün olduğunca doğrulanabilir kopyası saklanır. Belgelerin düzenlenme tarihini değiştirmek veya olmayan bir teslimi belge varmış gibi göstermek hukuki riski ağırlaştırır. Her iddianın yanına delil numarası yazılması, hem komiser yazışmasını hem olası uyuşmazlık dosyasını daha denetlenebilir kılar.
34. İlk 72 saatlik dosya yönetimi
Türk tedarikçinin konkordato haberinin öğrenildiği ilk aşamada, Alman satın alma ve hukuk ekibi tek bir olay sorumlusu belirlemelidir. Önce ödeme veya yeni sevkiyat talimatları kontrol edilir; ardından mahkeme kararı ve komiser ilanı resmi kaynaklardan doğrulanır. Daha sonra alacağın hangi hukuki sebebe dayandığı, teslim edilmemiş malların miktarı ve teminatın bulunup bulunmadığı bir tabloya yazılır. Bu çalışma “herkese aynı sert ihtar” şeklinde değil, sözleşmenin olağan ifasını korumaya veya alacak kaydını hazırlamaya yönelik ayrışan iki hukuki yol üzerinde yürütülmelidir. İlan tarihi yaklaşmışsa süresinde bildirim hazırlığı, uzun pazarlık yazışmalarının önüne geçer; süre hesabı dosya özelinde yapılır.
35. İki farklı sözleşme senaryosu
Birinci örnekte Alman alıcı beş taksitlik seri mal siparişinde yalnız birinci taksiti almıştır. Diğer taksitlerin vadesi henüz gelmemişse CISG m.71 veya m.72 koşulları ile mevcut teminat değerlendirilir; tüm sipariş bedeli tek kalemde dönme alacağına çevrilmez. İkinci örnekte tek seferde teslim edilecek malın vadesi aylar önce geçmiş, satıcı açıkça üretim yapmayacağını bildirmiştir. Bu olayda CISG m.47, 49 ve 26 bakımından bildirim, kaçınma ve iade talebinin doğumu değerlendirilebilir. Her iki olayda da komiser ilanı, alacak kaydının zamanı ve konkordatoya tabi alacak miktarı ayrıca kontrol edilir. Benzer görünen dosyalar farklı usuli başvuru gerektirebilir.
36. Yabancı alıcı için maliyet ve tahsilat gerçekçiliği
Alman GmbH'nin Türkiye'de başlatacağı hukuk sürecinde temsil, çeviri, dosya harcı, uzman raporu ve olası tahsilat maliyetleri hesaplanmalıdır. Bu masraflar ödenen avansın büyüklüğü, teminatın tahsil kabiliyeti ve konkordato teklifindeki beklenen ödeme yüzdesiyle karşılaştırılır. Anlaşma önerisi değerlendirilecekse yeni teslimin güvenilirliği, komiser onayı, yazılı ödeme güvencesi ve karşılıklı ibra kapsamı açık olmalıdır. Yabancı şirkete, yalnız belge gönderdiği için alacağının bütünüyle kurtulacağının söylenmesi doğru değildir. Hedef, süreleri koruyarak ölçülebilir tahsilat imkânı yaratmak ve hukuki giderlerin ekonomik uyuşmazlıkla orantılı olmasını sağlamaktır.
37. Dava açmadan önce ihtara ne yazılmalı?
Bir ihtarda sipariş numarası, tarafların tam ticaret unvanları, ödenen avansın banka kaydı, teslim vadesi, karşı taraftan talep edilen somut işlem ve cevap için tanınan sürenin hukuki dayanağı gösterilmelidir. İhtarın, konkordato ilanının sözleşmeyi otomatik sona erdirdiği veya tüm paranın aynı gün koşulsuz iade edileceği gibi temelsiz ifadeler içermemesi gerekir. Gerekli ise CISG m.71, 72 veya 47–49 hükümlerindeki şartlar olaya özgü açıklanır. Komiserin ayrı bildirime davet ilanı bulunduğunda ihtar göndermek, İİK m.299 bildiriminin yerini kendiliğinden tutmaz. Her iki işlemin alındı kaydı ve gönderi tarihi saklanmalıdır.
38. Tasdikten sonraki ödeme ihlalinde farklı haklar
Konkordato tasdik edilip bağlayıcı hâle geldikten sonra ödeme planındaki taksitler yerine getirilmezse uygulanacak haklar yeni bir değerlendirme gerektirir. İİK m.308/e kapsamında konkordatonun kısmen feshi gibi kurumlar belirli koşullarla gündeme gelebilir; bu düzenleme, ilk alacak bildirimi aşamasından farklıdır. Tasdik kararı, ödeme vadesi, borçlunun yaptığı kısmi tahsilatlar ve varsa projenin bağlayıcılık tarihi incelenmeden doğrudan haciz talimatı verilmemelidir. Alman alıcı için proje sürecindeki tutanakların düzenli saklanması bu nedenle yalnız bugünkü kayıt amacıyla değil, sonraki olası ihlal taleplerinin ispatı için de önemlidir.
39. Son değerlendirme: iki hukuk katmanını birlikte yönetmek
Türkiye'deki konkordato kararı, Alman alıcının mal satımından doğan haklarını her durumda ortadan kaldırmaz; ancak bu hakların ne şekilde kullanılacağını ve tahsil edilebileceği zamanı etkileyebilir. Doğru dosya yönetimi, önce sözleşmesel talebin CISG veya uygulanacak diğer hukuka göre niteliğini, sonra İİK m.294, 296, 299 ve 308/c kurallarına göre alacağın usuli statüsünü belirlemektir. Avansın iadesi, kalan malın teslimi, teminatın paraya çevrilmesi ve tazminat talepleri birbirinin eş anlamlısı değildir. Bunların her biri için ayrı olay kronolojisi ve ayrı delil paketi hazırlanır. Böylece yabancı alıcı bakımından gereksiz ikinci dava, mükerrer talep veya kaçırılmış komiser bildirim süresi riskleri daha kontrollü yönetilebilir.
İlgili Yazılar ve Uygulama Rehberleri
Bu içerikteki konkordato ve CISG değerlendirmesi, aynı sitedeki aşağıdaki ayrı hukuki konuları tamamlar; aynı uyuşmazlık niyetinde yeniden yazılmış içerik değildir.
- Almanya–Türkiye mal satışında CISG uygulanması
- Avans verilen makine üreticisinin iflasında mülkiyet
- Konkordato alacaklı listesinin hazırlanması
- Konkordato davasında görevli ve yetkili mahkeme
- Çekişmeli alacağın konkordato oylamasına katılması dilekçesi
- Yurt dışındaki alacaklının Türkiye’de ihtiyati haciz koşulları
- Alman GmbH’nin Türk yazılım projesindeki avansının iadesi
Resmî Mevzuat ve Birincil Kaynaklar
Madde metinleri ve değişiklikler her somut işlem tarihinde resmî kaynaktan yeniden kontrol edilmelidir.
- 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu — resmî mevzuat tam metni
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — resmî metin
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — resmî metin
- 5718 sayılı MÖHUK — resmî metin
- UNCITRAL, Viyana Satım Antlaşması (CISG) resmî tanıtım ve metin
- Türkiye İlan Portalı — konkordato ilanları
- UYAP Vatandaş Portalı — dosya kontrolü
Bu rehber 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlükteki ilgili düzenlemelerin kontrol edildiği bir genel bilgilendirme metnidir; alacak miktarı ve süreler somut ilan ve sözleşme olmadan kesinleştirilemez.
Sık Sorulan Sorular (12 SSS)
Türk tedarikçi konkordato ilan edince Alman GmbH avansını hemen geri alır mı?
Hayır. Avansın iade edilebilir olup olmadığı önce sözleşme ve uygulanıyorsa CISG m.47–49, 81–84 kapsamında belirlenir; tahsilatın zamanı ve usulü İİK konkordato hükümlerinden etkilenebilir.
Konkordato ilanı satış sözleşmesini kendiliğinden fesheder mi?
Hayır. İİK m.296 işletmenin devamı için önem taşıyan sözleşmeler bakımından yalnız konkordato başvurusuna dayalı feshi sınırlar. Ayrı bir sözleşme ihlali varsa kendi koşulları incelenir.
Alacak bildirimi için süre kaç gündür?
İİK m.299 uyarınca komiserin alacaklıları davet eden ilanından itibaren 15 gündür. Somut ilanın tarihi ve belirtilen başvuru yolu kontrol edilmelidir.
Almanya adresine posta gelmemişse bekleyebilir miyim?
Yalnız postayı beklemek güvenli değildir. İlan ve mahkeme dosyası takip edilerek İİK m.299 gereğince gereken başvuru süresinde yapılmalıdır.
CISG m.71 kapsamında kalan bedel ödenmeyebilir mi?
Karşı tarafın esaslı ifa yetersizliğinin açık olduğu ve m.71 koşullarının oluştuğu durumlarda askıya alma değerlendirilir; bildirim ve yeterli güvence kuralları uygulanır.
CISG m.72 sözleşmeyi otomatik bitirir mi?
Hayır. Gelecekteki esaslı ihlalin açık olması, gerekli bildirim ve diğer şartlar incelenir; kaçınma beyanının CISG m.26 çerçevesinde yapılması gerekir.
Konkordato varken yeni icra takibi açılabilir mi?
İİK m.294 kural olarak takip yasağı getirir; imtiyazlı, rehinli ve yeni izinli borçların özel rejimi ayrıca değerlendirilmelidir.
Avro cinsinden avans hangi kurla bildirilir?
Alacak dövizi ve TL karşılığına ilişkin hesap, komiser ilanı, konkordato projesi ve somut talep dönemine göre belgeli biçimde belirlenmelidir; tek bir kurun bütün dosyalara uygulanacağı söylenemez.
Alman GmbH depodaki kendi logolu malları alabilir mi?
Logo tek başına mülkiyet kazandırmaz. Malın belirlenmesi, ayni hak durumu, teslim koşulları ve İİK m.294, 297 kapsamındaki sınırlamalar incelenir.
Komiser izniyle verilen yeni sipariş eski avansı korur mu?
İİK m.308/c/4 yeni izinli borçları belirli koşullarla farklı rejime tabi tutabilir; eski avans kendiliğinden bu yeni rejime geçmez.
Konkordato alacaklı listesinde alacak reddedilirse ne olur?
İİK m.300–302 çerçevesinde alacağın çekişmeli durumu ve oy hesabına katılım değerlendirilir; bunun esas tahsil davasıyla farkı gözetilir.
Türkiye’de hangi avukatlık ofisiyle iletişim kurulabilir?
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu Mersin ve İstanbul fizikî ofisleri üzerinden Almanya–Türkiye ticari sözleşme, konkordato ve alacak dosyalarının hukuki değerlendirilmesi için iletişim kurulabilir.
Fizikî Ofislerimiz
Mersin Ofisi
İstanbul Ofisi
Maslak Ahi Evran Caddesi Polaris Plaza No: 21 Kat: 9, 34475 Sarıyer/İstanbul
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
BAKIRCI & KESKİN HUKUK BÜROSU sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
