B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Alman GmbH’nin Türk Limited Şirkete Verdiği Avro Borç Nasıl Geri Alınır? TBK 392

Kısa ve net cevap: Alman GmbH’nin Türk limited şirkete gönderdiği avro, taraflar arasında geri ödeme yükümlülüğü doğuran tüketim ödüncü ise Türk hukukunun uygulandığı durumda TBK m.386–392 esas alınır. Sözleşmede vade yoksa TBK m.392’nin ilk istemden itibaren altı haftalık kuralı önemlidir. Ancak yurt dışı döviz kredilerinde 32 sayılı Karar m.17 ve bankacılık düzenlemeleri; ispatta HMK m.199–202; görev ve arabuluculukta TTK m.4–5/A ayrıca kontrol edilir. Banka dekontu tek başına ödünç sözleşmesini ve muacceliyeti kanıtlamaz.

Almanya’daki şirketin Türkiye’deki ticari iş ortağına gönderdiği paranın geri alınamaması, sıradan bir tahsil sorunu değildir. Transferin ödünç mü, sermaye mi, mal avansı mı olduğu, imzaları atan yöneticilerin temsil yetkileri, döviz kredisi düzenlemeleri ve uygulanacak ülke hukuku birlikte ele alınmalıdır. Bu rehber bilhassa Alman şirketlerinin Türkiye’deki limited borçlulara açabileceği alacak davası ve icra takibi için hazırlanan belge dosyasını inceler.

Kısa Özet

Dosya sorusuKanuni dayanakKontrol
Para ödünç mü?TBK m.386Sözleşme, borç ikrarı, havale açıklaması
Vade yoksa ne olacak?TBK m.392İlk istem ve altı haftalık süre
Döviz kredisi uygun mu?32 sayılı Karar m.17; Tebliğ m.11Banka, döviz gelirleri ve kullanım tarihi
İspat aracı nedir?HMK m.199–202Senet, dekont, e-posta, defter
Hangi hukuk uygulanır?MÖHUK m.24Hukuk seçimi ve en sıkı ilişki
Dava öncesi yol?TTK m.5/ADava şartı arabuluculuk denetimi
Alman GmbH'nin Türk limited şirkete verdiği ödünç borcun sözleşme ve banka kayıtları üzerinden incelenmesi

Uyuşmazlığın niteliği: bir para transferinden neden dava doğar?

Almanya merkezli GmbH’nin Türkiye’deki limited şirkete gönderdiği avro, taraflar arasında tüketim ödüncü, sermaye taahhüdü, mal veya hizmet avansı ya da başka bir borç ilişkisinin ifası olabilir. Banka dekontunda yalnızca ödeme miktarının görünmesi, geri verme borcunun hangi sebepten doğduğunu tek başına belirlemez. Davacı Alman şirketinin önce para transferi ile onu doğuran yazışmayı, ardından Türk şirketinin kabulünü ve geri ödeme yükümlülüğünü birbirine bağlaması gerekir. Bu ayrım yapılmadan açılan dava, karşı tarafın paranın yatırım bedeli olduğu savunmasıyla karşılaşabilir.

Dosyanın ilk sorusu paranın gerçekten borç olarak verilip verilmediğidir; ikinci soru bu borcun ne zaman geri istenebileceği, üçüncü soru ise Türk mahkemesinin yetkisi ve uygulanacak hukukudur. Bu üç mesele farklı belgelere ve kurallara dayanır. Sözleşmede Almanya hukukunun seçilmesi, Türkiye’deki banka kayıtlarını veya Türk mahkemesinin yetki kurallarını ortadan kaldırmaz. Tersine Türkiye’ye para gönderilmiş olması da her uyuşmazlıkta otomatik Türk maddi hukukunu uygulamak için yeterli değildir.

TBK m.386 kapsamındaki tüketim ödüncü hangi edimlerden oluşur?

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.386, tüketim ödüncü sözleşmesinde ödünç verenin bir miktar parayı veya tüketilebilen şeyi devretmeyi, ödünç alanın aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiğini düzenler. Bu tanım, şirkete gönderilen paranın neden belirli koşullarda geri ödeme borcu doğurduğunu açıklar. Hukuki nitelendirmede öncelikle ödünç verme iradesi, devredilen miktar, iade borcu, tarafların kimliği ve varsa vade ile faiz hükümleri araştırılır.

Sözleşmenin Almanca başlığında Darlehen veya Gesellschafterdarlehen yazması önemli bir delildir fakat tek başına yeterli değildir. Sözleşme şartları, tarafların gerçekten neyi kararlaştırdığı ve paranın hangi hesaba gönderildiği okunur. Ödünç alan şirketin bilançosunda ilgili tutarı finansal borç olarak göstermesi sözleşmeyle uyumlu bir veri oluşturabilir. Bununla birlikte muhasebe kayıtları ile imzalı anlaşmanın aynı hukuki ağırlıkta olmadığı, kayıtların kendi bağlamında değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Ortaklık sermayesi, avans ve ödünç birbirine karıştırılmamalıdır

Türk limited şirketine bir ortağın sermaye koyması, Alman GmbH’nin ticari alacağını geçici olarak finanse etmesi veya sözleşmeye dayalı tüketim ödüncü vermesi farklı işlemlerdir. Sermaye artırımı için gönderilen para, hukuki sebebi itibarıyla şirketten her zaman ödünç gibi geri istenebilecek bir tutar değildir. Mal siparişi için ödenen avans ise teslim, sözleşmeden dönme veya mahsup koşullarına göre değerlendirilir. Ayrım bakımından ticaret sicili kayıtları, ortaklar kurulu kararı, fatura ve sözleşmenin ödeme maddeleri birlikte kontrol edilir.

Özellikle her iki şirkette aynı kişinin yönetici olması, transferin kendiliğinden sermaye veya karşılıksız destek olduğunu göstermez. Aynı kişinin her iki tüzel kişiyi temsil ettiği işlemlerde şirket organlarının kararları, temsil yetkisi ve olası menfaat çatışması daha da önem kazanır. Bir şirketin kasasından çıkan paranın yöneticinin şahsi alacağı gibi takip edilmesi de doğru değildir; alacaklı kim ise talep onun adına kurulmalıdır. Şirketler arası borçtan pay sahibinin bireysel alacağına geçiş için ayrıca geçerli bir hukuki işlem aranır.

Almanya’daki GmbH’yi kim temsil eder? GmbHG §35

Alman GmbHG §35 uyarınca şirket, kural olarak Geschäftsführer tarafından mahkemede ve mahkeme dışında temsil edilir. Birden fazla müdür bulunuyorsa şirket sözleşmesinin aksine düzenlemesi yoksa müşterek temsil kuralı önem taşır. Borç sözleşmesine tek kişinin attığı imza görülerek temsilin daima tam olduğu kabul edilmemelidir. Sözleşme tarihindeki Handelsregister bilgileri, temsil şekli, varsa özel vekâlet veya şirket kararı dosyaya konur. Yetki incelemesi, kredi veren şirket adına talepte bulunacak kişinin gerçekten şirketi bağlayıp bağlamadığını gösterir.

Türk şirketi bakımından da sözleşme tarihinde sicilde kayıtlı müdür ve temsil tarzı incelenir. Sonradan müdür değişikliği yapılmışsa imza günündeki yetki ile bugünkü yetki farklı olabilir. Alman GmbH’nin Türkiye’de alacak davası açarken kullanacağı vekâletnamenin ayrı bir işlem olduğu unutulmamalıdır. Şirket adına imzalanmış kredi sözleşmesi, avukata dava açma yetkisi verildiğinin kendiliğinden kanıtı sayılmaz; mevcut sicil ve vekâlet belgeleri ayrıca hazırlanır.

32 sayılı Karar m.17: yurt dışından avro kredi neden özel denetime tabidir?

Alman GmbH’nin verdiği paranın gerçekten Türkiye’de yerleşik şirkete sağlanan döviz kredisi olması hâlinde Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar m.17 uygulanma alanına girer. Hüküm, yurt dışından temin edilen kredilerin bankalar aracılığıyla kullanılması ve döviz kredisine ilişkin şartları düzenler. Türkiye’de yerleşik borçlunun döviz gelirinin bulunmaması kural olarak kredi kullanımını sınırlar; m.17’de düzenlenen istisnalar ayrıca incelenir. Bu nedenle para transferini yalnız TBK ile açıklamak, düzenleyici hukuk boyutunu eksik bırakır.

2008-32/34 sayılı Tebliğ’in kredi kullanımına ilişkin m.11 hükmü ve Sermaye Hareketleri Genelgesi, kredi sözleşmesi, aracı banka, vade, faiz ve borçlu bildirimleri bakımından önemlidir. Sözleşmenin kurulduğu ve paranın kullanıldığı tarihte yürürlükte bulunan kurallar kontrol edilir. Döviz kredisi yasağı veya şekil ve bildirim eksikliği iddiasından hareketle özel hukukta borcun bütünüyle hiç var olmadığı sonucu otomatik çıkarılmaz; düzenleyici yükümlülük ile iade talebinin hukuki sebebi ayrı ayrı incelenmelidir.

15 milyon ABD doları eşiği ve döviz geliri açıklaması

32 sayılı Karar’ın yurt dışı döviz kredilerine ilişkin sisteminde kullanım tarihindeki kredi bakiyesi ve son üç mali yılın döviz gelirleri belirli durumlarda önemlidir. Tebliğ m.11/5, kredi bakiyesi 15 milyon ABD dolarının altında olan borçlularda kredi talebi ile mevcut borç toplamının son üç mali yıl döviz gelirini aşmaması kuralını öngörür; Karar’da istisnalar vardır. Bu bir dava kazanma veya kaybetme ölçütü değil, kredi kullanımının düzenleyici koşuludur. Şirketin 2019’daki transferine 2026 finansal rakamı doğrudan taşınmaz.

Dosyada paranın aktarıldığı tarihteki mevcut döviz kredisi bakiyesi, şirketin döviz kazandırıcı faaliyetleri, kredi amacı ve bankaya sunulan sözleşme araştırılır. Borçlu şirketin yalnız “küçük işletme” olması 15 milyon eşiğinin hangi yönden uygulandığını göstermez. İstisna ileri sürülecekse bunun mevzuattaki karşılığı ve tarihli belgeleri dosyada olmalıdır. Aracı bankanın kredi kaydını kapatmış olması da şirketin Alman alacaklıya sözleşmeden doğan borcunu ödemiş olduğu anlamına gelmez.

SWIFT ve banka hesap hareketleri hangi hususu kanıtlar?

SWIFT mesajı veya Alman bankasından gelen transfer talimatı paranın gönderilmesini; Türk bankasının alacak hesap ekstresi ise hangi tarihte hangi hesaba girdiğini gösterir. Bankalar arası masraflar, aracı banka kesintileri ve değer tarihi nedeniyle gönderilen tutarla hesaba geçen tutar farklı olabilir. Bu farkların ödünç verilen anapara mı yoksa transfer masrafı mı olduğu sözleşmede ve hesap dökümünde açıkça karşılaştırılır. Tek bir ekran görüntüsündeki sayı yerine karşılıklı bankaların dönem kayıtları kullanılmalıdır.

Bankacılık kayıtları transferin maddi olgusunu güçlü biçimde ortaya koysa bile bir para havalesinin neden yapıldığını her zaman kesin olarak açıklamaz. Açıklama satırında loan veya Darlehen yazması ispat bakımından yararlıdır; ancak muhatap şirketin bu açıklamayı kabul edip etmediği ayrıca değerlendirilir. Türk şirketinin banka işlemine ilişkin muhasebe fişi, borç teyit yazısı ve varsa geri ödeme dekontlarıyla delil zinciri tamamlanır. Gönderen hesabın gerçekten davacı GmbH’ye ait olması da kontrol edilmelidir.

Birden fazla transferde tek borç mu, ayrı ödünçler mi vardır?

Alman GmbH aynı Türk şirkete bir yıl içinde birkaç kez para gönderdiğinde her transferin mutlaka ayrı sözleşme olduğu varsayılmaz. Çerçeve ödünç sözleşmesinde kredi limiti, çekiliş dönemleri ve geri ödeme takvimi belirlenmiş olabilir. Böyle bir anlaşma varsa her transferin hangi çekilişe ait olduğu sözleşmedeki hesabın içine yerleştirilir. Ayrı şirket kararlarıyla verilmiş farklı ödünçler varsa da tek bir toplu tutara dönüştürülerek vade ve faiz farkları gizlenmemelidir.

Çoklu transferlerde bankanın valör günü, Alman tarafındaki çıkış günü, Türk tarafındaki giriş günü, para birimi ve dönüşüm işlemi ayrı kolonlarda gösterilir. Taksit veya kısmi iade yapılmışsa hangi anaparaya ve hangi dönem faizine mahsup edildiği belgelenir. Karşı tarafın sonradan ileri sürdüğü başka hizmet bedeliyle mahsup iddiası, ödünç bakiyesiyle aynı şey değildir. Talep cetveli tarih bazında kapatılabildiğinde ihtilaflı ve kabul edilen ödemeler açıkça ayrılır.

Vade belirlenmemişse TBK m.392 altı hafta kuralı

TBK m.392, ödüncün geri verilmesinde belirli gün, bildirim süresi veya geri istendiği anda muacceliyet kararlaştırılmamışsa ödünç alanın ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe geri vermekle yükümlü olmadığını düzenler. Bu kural, “para gönderildi, aynı gün geri istenir” yaklaşımını geçersiz kılan belirli bir kanuni düzenlemedir. Yazılı talep ve muhataba ulaştığı tarih bu yüzden kritik delildir. Sözleşmede açık ve geçerli geri ödeme günü varsa m.392’nin tamamlayıcı kuralı doğrudan o vadenin yerine geçirilmez.

Almanya’daki şirketin e-posta ile ödeme hatırlatması yapması ile usulüne uygun borç iade talebinin aynı belge olup olmadığı metnine ve ulaştığının ispatına bağlıdır. Talebin muhatabı, geri ödenmesi istenen tutar, para birimi, dayanak sözleşme ve banka bilgileri açık yazılmalıdır. Altı haftalık sürenin hesabında ilk istemin muhataba ulaştığı tarih belirlenir; yalnız Alman şirketinin kendi bilgisayarında oluşturduğu ihtar tarihiyle son gün hesaplanmaz.

TBK m.389’un altı aylık süresi geri ödeme alacağına uygulanır mı?

TBK m.389, ödünç alanın ödünç konusunun teslimine ve ödünç verenin teslim alınmasına ilişkin istemlerinin karşı tarafın temerrüdünden başlayarak altı ay geçmekle zamanaşımına uğramasını düzenler. Bu hüküm para ödüncünün geri ödenmesi için genel ve mutlak altı aylık dava açma süresi değildir. Sözleşmedeki geri verme borcu değerlendirilirken m.392’deki muacceliyet düzeniyle m.389’daki farklı talepler karıştırılmamalıdır.

Zamanaşımı itirazında geri ödeme borcunun türü, sözleşmeye uygulanan hukuk, alacağın muacceliyet tarihi, varsa taksit yapısı ve kesme veya durma nedenleri incelenir. Türk hukukunun uygulandığı genel sözleşme alacaklarında TBK m.146’nın on yıllık genel zamanaşımı hükmü önem taşıyabilir; özel süre veya başka hukukun uygulanması ihtimali ayrıca araştırılır. Sözleşmedeki tarih belli değilken sırf transfer gününe bakılarak kesin zamanaşımı son günü yazılması isabetli değildir.

Ticari ödünçte anapara faizi ve temerrüt faizi ayrımı

TBK m.387, ticari olmayan ödünçte aksi kararlaştırılmadıkça faiz istenemeyeceğini; ticari ödünçte anlaşma olmasa bile faiz istenebileceğini düzenler. Faiz oranının kararlaştırılmadığı hâller için m.388’de ayrıca ölçü bulunmaktadır. Bu düzenlemeler, borcun vadesinde ödenmemesinden kaynaklanan temerrüt faiziyle aynı kalem değildir. Hesap cetvelinde sözleşme faizi, temerrüt faizi, anapara ve varsa masraf talepleri birbirine karıştırılmamalıdır.

Faiz hesabında sözleşmenin hangi hukuka tabi olduğu ve hangi tarihte temerrüt oluştuğu belirleyicidir. TBK m.117, muaccel borçta borçlunun kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşmesini, belirli ifa gününde özel durumu düzenler. EUR alacağı bakımından yabancı paraya uygulanabilecek faiz esasları ayrıca incelenir. Tek bir ticari faiz oranının her döneme ve her döviz borcuna doğrudan uygulanması kanunun öngördüğü hesap sistemini yansıtmaz.

TBK m.99: avro borcu Türk lirası üzerinden mi istenir?

TBK m.99, para borcunun ülke parasıyla ödenmesini temel kural olarak koyarken yabancı parayla ifa kararlaştırılan borçta aynen ödeme kaydının bulunmasına göre farklı ifa seçenekleri düzenler. EUR sözleşmesindeki aynen ödeme hükmü, yalnız transferin euroyla yapılmış olmasıyla eşit değildir. Alacaklı, hukuken tanınan seçim hakkını ve istem biçimini talep sonucunda açıkça göstermelidir. Kur hesabı da sözleşme metni görülmeden yalnız dava tarihinin kuru üzerinden yapılamaz.

Kur farkı, anapara ve faiz tek kalem hâlinde yazılmamalıdır. Döviz borcu için muhasebe tarihinde yapılmış TL karşılığının kayıtta görünmesi, her durumda borcun sonradan TL’ye dönüştürüldüğü anlamına gelmez. Sözleşme değişikliği veya açık kabul varsa ayrıca incelenir. Özellikle banka ara hesaplarında otomatik döviz çevirisi yapılmışsa bunun banka işlemi mi yoksa tarafların borcu farklı para birimine çevirmeyi kabul etmesi mi olduğu ayrılır.

Hukuk seçimi ve MÖHUK m.24

5718 sayılı MÖHUK m.24, sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde tarafların açık olarak seçtikleri hukuk veya tereddütsüz şekilde anlaşılan hukuk seçimine öncelik tanır. Tarafların Alman ve Türk şirketleri olması tek başına iki hukuk düzeninden birinin mutlak uygulanacağını göstermez. Sözleşmede uygulanacak hukuk belirtilmişse hükmün kapsamı; belirtilmemişse m.24/4’teki en sıkı ilişki ve karakteristik edim bağlantıları incelenir. Mahkemenin Türk olması, maddi hukuk bakımından otomatik Türk hukuku seçimi sayılmaz.

Türk mahkemesinde yabancı hukukun uygulanması gereken durumda MÖHUK m.2’nin yabancı hukukun tespitine ilişkin düzenlemesi önem taşır. Seçilen hukukun içeriği ve sözleşmeye etkisi araştırılmadan TBK maddelerinin doğrudan her davaya uygulanacağı ilan edilmemelidir. Bununla birlikte Türk hukukunun uygulandığı ödünç ilişkisinde TBK m.386–392, 99 ve 117 ayrıntılı hukuki çerçeveyi oluşturur. Davanın başında uygulanacak hukuk gerekçesinin açık yazılması sonraki delil ve faiz uyuşmazlıklarını azaltır.

Yabancı hukuk ile Türkiye’deki bankacılık düzenlemesi ayrı meselelerdir

Alman hukukunun seçilmesi, Türkiye’de yerleşik şirketin döviz kredisi kullanımına ilişkin Türk düzenleyici hükümlerinin hukuki önemini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 32 sayılı Karar m.17’nin uygulama alanı, MÖHUK m.24’teki borç sözleşmesi statüsünden ayrı denetlenmelidir. Sınır ötesi finansman işleminin bir ülkede sözleşmesel olarak geçerli görünmesi, borçlunun Türkiye’de bankaya veya yetkili makamlara karşı hiçbir yükümlülüğü olmadığı anlamına gelmez.

Uygunluk incelemesinde Almanya’daki kreditörün niteliği, Türk borçlunun yerleşikliği, kredinin türü ve transfer gününün düzenlemeleri kullanılır. Alman şirketin banka veya finansal kuruluş olmaması, döviz kredisi koşullarının tümünün ortadan kalktığı anlamına gelmez. Bankalar dışındaki yurt dışı kreditörlere ilişkin bilgiler TCMB Sermaye Hareketleri Genelgesi’nde de ele alınmaktadır. Bu başlığın amacı özel hukukta iade talebiyle bankacılık uyumu arasındaki sınırı açık tutmaktır.

HMK m.199 ve m.200: dekont mu senet mi?

6100 sayılı HMK m.199, elektronik veriler dahil vakıaları ispata elverişli bilgi taşıyıcılarını belge olarak kabul eder. Bu nedenle banka dekontu, şirket e-postası, taranmış sözleşme ve muhasebe kaydı davada tamamen değersiz değildir. Ancak her belge m.200’deki senetle ispat zorunluluğunu karşılayan senet değildir. Parasal sınırlar ve istisnalar dikkate alındığında alacağın hukuki işleminin hangi araçla ispatlanacağı ayrıca belirlenir. Tarafların çok sayıda yazışması olması, geçerli imzalı ödünç sözleşmesi bulunduğuna eşit kabul edilemez.

HMK m.202’deki delil başlangıcı kavramı, iddia edilen hukuki işlemi bütünüyle kanıtlamasa da onu muhtemel gösteren ve karşı taraftan veya temsilcisinden gelen belgeyi ifade eder. Türk şirketinin ödünç borcunu kabul ettiği e-posta, uygun koşullarda bu bakımdan önem kazanabilir. Mesajın gerçekliği, gönderenin şirketi temsil edip etmediği ve bütün yazışma zinciri kontrol edilir. 2026 için geçerli parasal ispat sınırı yıllık yeniden değerleme dikkate alınmadan sabit bir rakamla sunulmamalıdır.

Defter, bilanço ve hesap mutabakatı nasıl kullanılır?

Türk şirketinin bilançosunda Alman GmbH’ye karşı borç kaydı, eğer sözleşme ve banka hareketiyle uyumluysa önemli tamamlayıcı delildir. Farklı muhasebe dönemlerinde hesabın başka kodlara taşınması veya kapanış fişi düzenlenmesi, borcun maddi olarak ödendiğini tek başına göstermez. Muhasebe fişlerinin dayanağı ve karşı hesabı incelenmelidir. Alman GmbH’nin kendi defterindeki alacak bakiyesi ile Türk şirketin defterindeki borç bakiyesinin karşılaştırılması, kayıtların hangisinin nerede ayrıştığını gösterir.

Yılsonu hesap mutabakatı, tarafların bakiye konusunda düzenlediği ayrı bir ticari yazı olabilir; ancak metnin kim tarafından imzalandığı ve hangi borçları kapsadığı önem taşır. Yalnız bir şirketin kendi hazırladığı tabloya dayanarak diğer tarafın borcu açıkça kabul ettiği söylenemez. HMK m.219–221 kapsamındaki belge ibrazı kuralları, uyuşmazlık konusu ticari kayıtların mahkemeye getirilmesi açısından değerlendirilir; saklanması veya ibraz edilememesi de usulüne göre gerekçelendirilir.

Kısmi ödeme borcu ikrar anlamına gelir mi?

Borçlu Türk şirketin Almanya’ya 10.000 EUR iade ettiği bir dosyada bu ödemenin hangi borca ilişkin olduğu belgelenmelidir. Kısmi geri ödeme, ödünç ilişkisi iddiasını destekleyen güçlü bir veri oluşturabilir; fakat birden fazla mal, hizmet veya ortaklık ilişkisi varsa tek başına tüm iddia edilen bakiye tutarının kabul edildiğini kanıtlamaz. Ödeme açıklamasındaki referans, gönderen hesap ve tarafların ödeme öncesi yazışmaları birlikte okunur.

Alacaklı GmbH’nin tahsil ettiği tutarı hangi kaleme mahsup ettiği, varsa faiz hesabı ve gönderilen ödeme bildirimleri dosyada bulunmalıdır. Şirketin kısmi ödemeyi farklı döviz birimiyle yapması, EUR borcunun hangi kurdan kapatıldığını tartışmalı hâle getirebilir. Para girişinin tespit edildiği gün ile mahsup sözleşmesi farklı şeylerdir. Hesapta daima ilk anapara, tahakkuk eden hukuken istenebilir faiz, kabul edilen ödemeler ve talep edilen bakiye farklı satırlarda tutulur.

GmbH’nin Türk şirkete ihtar göndermesi nasıl yapılır?

İhtarın amacı iade borcunu belirlemek, muacceliyet veya temerrüt için gerekli bildirimi gerçekleştirmek ve borçluya hangi alacağın talep edildiğini göstermektir. Sözleşmede kararlaştırılan tebligat adresi ve iletişim yolu öncelikle okunur; Türk şirketinin güncel ticaret sicili adresiyle karşılaştırılır. Alman şirketin yalnız kendi yönetim kuruluna hazırladığı bir iç yazı, Türk borçluya ulaşmış talep niteliğinde değildir. Bildirimin metni ve ulaşma kanıtı birlikte saklanmalıdır.

TBK m.392’nin altı haftalık tamamlayıcı süresinin uygulandığı ilişkide ilk istem tarihi açıkça belirlenmelidir. Geçerli vade veya bildirim süresi kararlaştırılmışsa farklı sonuç ortaya çıkar. İhtar tutarı hesaplarken henüz doğmamış veya henüz muaccel olmayan kalemler ayıklanır. Almanca ve Türkçe metinler hazırlanıyorsa aynı borcu farklı faiz veya farklı döviz tutarıyla ifade etmemelidir. Eşit olmayan iki versiyon gereksiz bir delil uyuşmazlığı üretir.

Hangi mahkeme ve hangi takip yolu incelenir?

Şirketler arası para ödüncünden doğan bir dava ticari dava niteliğinde olabilir; TTK m.4–5 görev açısından incelenir. Ancak bir tarafın yabancı şirket olması, Türkiye’de her asliye ticaret mahkemesinin kendiliğinden yetkili olduğu anlamına gelmez. MÖHUK m.40, milletlerarası yetkide iç hukuk yetki kurallarına gönderme yapar. Borçlu şirketin merkezi, ifa yeri ve geçerli sözleşmesel yetki kayıtları ayrı değerlendirilir. Yetki ve görev birbirinin yerine kullanılan kavramlar değildir.

Türk şirketine karşı genel haciz yoluyla takip, alacak davası veya koşulları varsa ihtiyati haciz gibi yolların her biri farklı şartlar taşır. İcra takibinde dayanak para borcunun türü, ödeme emrinin tebliği ve borçlunun itirazı önemli olacaktır. Daha sonra açılabilecek itirazın iptali davasının kapsamı da ilk takipteki alacakla ilişkilidir. Bu nedenle belgeleri eksik bir toplam üzerinden doğrudan takip başlatmak yerine borcun dayanağı ve hesabı önce sabitlenmelidir.

TTK m.5/A dava şartı arabuluculuk ne zaman zorunludur?

6102 sayılı TTK m.5/A, ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvurmayı dava şartı olarak düzenler. Türk şirkete karşı ticari ödünç para alacağının tahsili isteniyorsa bu hüküm dosyada ciddi biçimde değerlendirilmelidir. Alman GmbH’nin yabancı şirket olması arabuluculuk şartını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Arabuluculuk toplantısına kimlerin hangi şirket adına katılabileceği ve uzlaşma yetkisi ayrıca belirlenir.

Arabuluculukta teklif edilen indirim, taksit ve para birimi değişikliği şirket adına bağlayıcı sonuçlar doğurabileceğinden temsil yetkisi kontrol edilmelidir. Arabuluculuk son tutanağındaki uyuşmazlık tanımı daha sonraki dava talebiyle uyumlu olmalıdır. Birden çok ödünç sözleşmesi ve farklı para birimleri varsa bunların hangilerinin görüşmeye konu edildiği açık yazılır. Başvuru yapılmış olması, alacaklıya borcun varlığının mahkemece kabul edildiği yönünde kendiliğinden bir hak sağlamaz.

Borçlu varlıklarını devrediyorsa ihtiyati haciz

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.257–259, koşulları oluşan para alacaklarında ihtiyati haciz kurumunu düzenler. Alman GmbH’nin elinde sözleşme ve dekont bulunduğu için her durumda doğrudan ihtiyati haciz kararı verilmesi zorunlu değildir. Alacağın rehinle temin edilip edilmediği, muacceliyet ve varsa vadesi gelmemiş alacaklara ilişkin özel şartlar denetlenir. Teminat, mahkemenin değerlendirmesi ve kararın icrası için farklı usul adımları bulunduğu dikkate alınır.

İhtiyati haciz başvurusunda Türk şirketin malvarlığına dair hukuka uygun biçimde elde edilen bilgiler kullanılır. Borçlu hakkında yalnız söylentiye dayanan ‘mal kaçırıyor’ iddiasını kesin olgu gibi yazmak hukuki temsil açısından doğru değildir. Ticaret sicili değişikliği, tapu kaydı, haciz veya rehin belgeleri gibi tarihli kayıtlar somutlaştırılmalıdır. Geçici koruma için hazırlanan talep, ana para alacağına ilişkin dava ve arabuluculuk takviminden bağımsız biçimde takip edilmemelidir.

Alman ve Türk şirket belgeleri için dosya kontrolü

Alman GmbH’nin Handelsregister kaydı, şirket sözleşmesindeki temsil bilgisi, yetkili organ kararları ve ödeme yapan banka hesabının şirketle bağlantısı ilk gruptur. Türk limited şirketin sicil kaydı, temsil tarzı ve kredi kullanım tarihinde yürürlükte olan şirket kararı ikinci gruptur. Ödünç sözleşmesi, ek protokoller, SWIFT dekontları, Türk banka girişi ve tarafların yazışmaları üçüncü gruptur. Her belgenin düzenlenme tarihi ve hangi hukuki unsur için kullanıldığı ayrı bir listede gösterilir.

Belgelerin Türkiye’de kullanılabilmesi için gereken tercüme ve tasdik işlemi, belgenin resmi veya özel belge olmasına göre belirlenir. Alman sicil çıktısını, özel şirket yazışmasını ve noter onayını tek bir apostil kalıbına sokmak uygun değildir. Davaya sunulan belgenin tamlığı, imza yetkisi ve çeviri doğruluğu kontrol edilir. Belgeler daha önce başka bir Alman veya Türk dosyasında kullanılmışsa o dosyada hangi amaçla sunulduğu da çelişkili anlatımın önüne geçmek için kaydedilir.

Alacak hesabı örneğinde hangi hatalar önlenir?

Temsili bir hesapta Alman GmbH’nin üç tarihte toplam 120.000 EUR verdiği, Türk şirketin 30.000 EUR ödediği varsayılsın. Bu durumda yalnız iki tutarın farkını yazmak 90.000 EUR tutarındaki alacağın her koşulda muaccel, faiziyle birlikte talep edilebilir olduğu anlamına gelmez. Her çekilişin vadesi, ödeme ve mahsup anlaşması, ara bankacılık kesintileri ve faiz dönemi ayrı incelenir. Bu örneğin amacı kazanılacak davanın sonucunu öngörmek değil yanlış hesap yöntemini göstermektir.

Yabancı para borcunda kur değişimini tutarın iki kez hesaplanmasına neden olacak biçimde kullanmamak gerekir. Sözleşmedeki aynen ödeme şartı, borçluya tanınan seçenekler ve alacaklının TBK m.99 kapsamındaki istem hakkı değerlendirilir. Türk şirketin zaten yaptığı bir ödemenin hem EUR toplamından hem TL karşılığından tekrar düşülmesi yanlış sonuç doğurur. Dava harçları ve vekâlet ücreti için yapılan değer hesapları ile maddi hukukta talep edilen ödeme para birimi ayrı tutulur.

Almanya’daki müvekkil dosyayı Türkiye’ye gelmeden nasıl başlatır?

Alman GmbH adına Türkiye’de hukuki temsil kurulurken öncelikle şirketi temsil yetkisi olan kişi belirlenir. İmzalanan vekâletnamenin kapsamı, yabancı ticaret siciliyle uyumu ve Türkiye’de kullanılacak resmî belge şartları incelenir. Türk borçlunun adresi, sözleşme, banka dekontları ve varsa yazılı borç teyidi dijital olarak ön dosyaya alınabilir. Ancak istenen asıl belge veya usulüne uygun tasdik yerine yalnız cep telefonu fotoğrafı sunulması her işlemde yeterli değildir.

Arabuluculuk, ihtar, icra ve dava yolları birbirinin yerine geçmediği için iş akışı alacağın muacceliyetine göre hazırlanır. Almanya’da yaşayan şirket yöneticisinin Türkiye’ye her aşamada seyahat etmesi gerekmez; buna karşılık yetkili kişi imzasının aranması veya resmî makam huzurunda düzenlenmesi gereken bir işlem varsa ilgili şekil koşuluna uyulur. Büro Türkiye genelindeki dosyaları İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerinden koordine eder; ikinci bir fiziki ofis bulunduğu izlenimi verilmez.

Sık Sorulan Sorular

Alman GmbH Türk limited şirkete sözleşmesiz borç verebilir mi?

Sırf yazılı sözleşme bulunmaması borç ilişkisinin hukuken hiç kurulamayacağını göstermez; ancak HMK m.200’deki senetle ispat kuralları ve 32 sayılı Karar m.17 kapsamında banka aracılığıyla kullanım şartları ayrıca incelenir.

SWIFT dekontu ödünç sözleşmesini tek başına ispatlar mı?

SWIFT paranın gönderilmesine ilişkin delildir. Geri verme borcunun varlığı için anlaşma, borç ikrarı, şirket kayıtları ve diğer belgelerle birlikte değerlendirilir.

Sözleşmede geri ödeme tarihi yoksa avro ne zaman istenebilir?

Türk hukuku uygulanıyorsa TBK m.392’deki tamamlayıcı kurala göre ilk istemden itibaren altı hafta geçmedikçe geri verme borcu doğrudan talep edilebilir hâle gelmez.

TBK m.389 geri ödeme için altı aylık zamanaşımı mı getirir?

Hayır. m.389’un kapsamı ödünç konusunun teslimine ve kabulüne ilişkin istemlerdir; geri verme alacağında ayrı zamanaşımı incelemesi gerekir.

Ticari ödünçte anlaşma olmadan faiz istenir mi?

TBK m.387 ticari ödünçte kararlaştırılmamış olsa bile faiz istenebileceğini düzenler; uygulanacak hukuk, oran ve temerrüt dönemi ayrıca belirlenir.

Euro borcu Türk lirası olarak mı istenir?

TBK m.99 aynen ödeme kaydı ve temerrüde göre farklı ifa seçenekleri tanır. Sözleşme ve talep sonucundaki seçim açıklığa kavuşturulmalıdır.

Türk limitedin döviz geliri yoksa Almanya’dan kredi alması serbest mi?

32 sayılı Karar m.17 döviz kredisi kullanımını sınırlamaktadır. Döviz geliri şartının istisnaları ve borçlunun kredi bakiyesi kullanım tarihine göre değerlendirilir.

Bir alacak davası öncesi ticari arabuluculuk gerekir mi?

TTK m.5/A kapsamındaki para alacağı niteliğinde ticari davalarda arabuluculuğa başvuru dava şartıdır.

Alman şirket Türk mahkemesinde dava açabilir mi?

Yabancı tüzel kişi gerekli temsil ve dava koşullarını yerine getirerek Türkiye’de dava açabilir; yetki MÖHUK m.40 ve ilgili usul kurallarına göre belirlenir.

Alman GmbH müdürünün her imzası şirketi bağlar mı?

GmbHG §35, Geschäftsführer temsilini ve birden fazla müdürün müşterek temsil kuralını düzenler; güncel sicil ve imza tarihindeki temsil yetkisi incelenir.

Şirket bilançolarında kredi görünmüyorsa alacak düşer mi?

Bilanço kaydının yokluğu tek başına alacağın sona erdiğini kanıtlamaz. Sözleşme, banka girişi ve borçlunun kabul beyanı birlikte incelenir.

Türkiye’de borçlu mal devrediyorsa hemen haciz koydurulabilir mi?

İİK m.257–259 çerçevesinde ihtiyati haciz şartlarının oluşması ve mahkeme kararı gerekir; alacaklı olmak otomatik haciz hakkı vermez.

Resmî dayanaklar ve ilgili rehberler

Resmî kaynaklar: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu – TBK m.99, 117, 386–392; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu – HMK m.190, 199–202, 219–221; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu – m.4–5/A; 5718 sayılı MÖHUK – m.2, 24, 40; Hazine ve Maliye Bakanlığı – 32 sayılı Karara ilişkin Tebliğ m.11; Alman resmî mevzuatı – GmbHG §35.

İlgili site yazıları: Alman şirketin Türkiye’ye sermaye transferi; Alman şirketi için avans iadesi ile ödünç arasındaki fark; Almanya’dan gönderilen paranın hukuki sebebi; Yurt dışından Türkiye’de icra takibi; Yabancı şirketin Türkiye’de dava belgeleri.

Mevzuat kontrol tarihi: 30 Ekim 2026. Yabancı şirketten para transferinin niteliği, döviz kredi mevzuatı ve uygulanacak hukuk belgelere göre ayrı değerlendirilir.

Yazar

— Mersin Barosu sicil 3472, Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Almanya–Türkiye şirketler arası borç ve tahsil dosyalarında sözleşme, kambiyo mevzuatı ve yargılama usulü birlikte incelenmelidir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi

Fiziksel ofislerimiz İstanbul ve Mersin’dedir. Türkiye genelindeki dava ve takipler İstanbul ve Mersin ofislerinden yönetilir ve koordine edilir. İletişim.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – İstanbul Ofisi

Maslak, Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No: 21, Kat: 9, 34475 Sarıyer / İstanbul. İletişim ve ulaşım bilgileri.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp