Almanya’daki Mirasçı Türkiye’de Terekenin Resmî Tasfiyesini Nasıl İster? TMK 632–636
Kısa ve net cevap
Evet. Almanya’da yaşayan mirasçı, TMK m.632’nin şartlarıyla Türkiye’deki terekenin resmî tasfiyesini talep edebilir. Birlikte mirasçılardan biri mirası kabul etmişse bu istem dikkate alınmaz. Resmî tasfiye hâlinde mirasçılar tereke borçlarından sorumlu olmaz. Görevli mahkeme, tasfiye memuru, ilan, satış ve yedi günlük şikâyet kuralları TMK m.632–636 ile ilgili Tüzükte düzenlenmiştir.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Kısa özet
| Başlık | Açık dayanak | Sonuç |
|---|---|---|
| İsteme yetkisi | TMK 632 | Mirasçı, kabul engeli saklı kalmak üzere isteyebilir |
| Alacaklının talebi | TMK 633 | Şartlar ve üç aylık süre |
| Defter ve ilan | TMK 634 | Mahkeme veya tasfiye memuru |
| Satış | TMK 635 | Açık artırma / bütün mirasçıların kabulüyle pazarlık |
| Borca batıklık | TMK 636 | İflas usulü |
| Türkiye’de yetki | MÖHUK 43 | Son yerleşim yeri veya tereke malı bağlantısı |
Bu rehber Almanya’da yaşayan kişilerin Türkiye’deki mirasın borç ve varlıklarının resmî mahkeme süreciyle tasfiye edilmesine ilişkin talep, delil ve usul adımlarını anlatır.

Güncel mevzuat ve görev tablosu
| Kanun | İlgili maddeler |
|---|---|
| 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu | 605–610, 619–636, özellikle 632–636 |
| Türk Medenî Kanunu Uygulama Tüzüğü | 45 ve 46 |
| 5718 sayılı MÖHUK | 20 ve 43 |
| 6100 sayılı HMK | 11 ve 74 |
Resmî tasfiye hangi hukuki ihtiyacı karşılar?
Türkiye’deki terekenin içinde taşınmaz, banka mevduatı, kira geliri veya şirket alacağı bulunurken aynı zamanda kredi, vergi, kefalet ya da ticari borçların yer alması mirasçı için önemli bir karar gerektirir. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.632, mirası ret veya resmî deftere göre kabul etme yerine resmî tasfiye isteme hakkı verir. Bu mekanizma sıradan mal paylaşımı değildir. Terekenin aktifi ve pasifi resmî bir süreçte belirlenir, borçlar karşılanır ve kalan malvarlığının durumu açıklığa kavuşturulur.
Almanya’da yaşayan mirasçı bakımından sorun genellikle Türkiye’deki daire veya ticari işletmenin değerini bilmesine rağmen murisin borçlarını, takiplerini ve diğer alacaklılarını tam bilememesidir. Resmî tasfiye, kanunda sayılan şartlar gerçekleştiğinde mahkeme denetiminde yürütülen ayrı bir tasfiye yoludur. Bu yazı mirasın reddi veya yalnız tapu intikali konularını tekrar etmeden tasfiye isteminin şartlarını, usulünü ve delillerini ele alır.
TMK 632/1: Mirasçının talep hakkı ve sınırı
TMK m.632/1 açıkça her mirasçının, mirası reddedeceği veya resmî deftere göre kabul edeceği yerde terekenin resmî tasfiyesini isteyebileceğini belirtir. Dolayısıyla talep için bütün mirasçıların birlikte başvurması gerekmez. Fakat ikinci cümle belirleyicidir: Birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası kabul etmesi hâlinde bu istem dikkate alınmaz. Başvuru dosyasında mirasçı listesi ve diğer mirasçıların kabul beyanları bu yüzden araştırılır.
Almanya’daki mirasçının başvurusu, diğer mirasçıların davranışlarını hiç incelemeden kabul edilmesi zorunlu bir işlem değildir. Açık kabul beyanı, mirasın kabulüne ilişkin sonuç doğuran davranışlar ve kanuni sürelerin geçmesi dosyanın değerlendirilmesinde önem taşır. Talep hakkı değerlendirilirken m.632’nin hem birinci hem ikinci cümlesi uygulanır. Yalnız “bir mirasçı talep edebilir” kısmını alıp kabul engelini görmezden gelen rehber eksiktir.
Resmî tasfiyenin borç sorumluluğuna etkisi
TMK m.632 son cümle, resmî tasfiye hâlinde mirasçıların terekenin borçlarından sorumlu olmayacağını düzenler. Bu sonuç, resmî tasfiyenin mirasın kayıtsız şartsız kabulünden en önemli farkıdır. Ancak henüz başvuru yapılmış olması, tasfiyenin şartlarının gerçekten oluştuğu ve yasal sonuçlarının kesinleştiği anlamına gelmez. Öncelikle usulüne uygun talep ve mahkemenin incelemesi gerekir.
Almanya’daki mirasçıya yöneltilen banka veya ticari alacak tehdidinde borç gerçekten murise mi, bir limited şirkete mi, yoksa mirasçının ayrıca verdiği kişisel taahhüde mi aittir, ayrımı yapılmalıdır. Resmî tasfiye terekenin borçlarına ilişkindir; mirasçının şahsi olarak üstlendiği farklı borcu otomatik silen bir işlem olarak sunulamaz. Sorumluluk değerlendirmesinde sözleşmenin tarafı ve hukuki sıfat mutlaka belgelenir.
Almanya’da yaşamak resmî tasfiye hakkını kaldırır mı?
Kanunda mirasçının resmî tasfiye istemesi için Türkiye’de ikamet etmesi koşulu bulunmaz. Mirasçı Almanya’da yaşıyor olsa da Türkiye’de miras hukuku bakımından açılması gereken dosyada vekili aracılığıyla işlem yapabilir. Önemli olan tereke üzerinde Türk mahkemelerinin yetkisi, uygulanacak hukuk ve talep için gereken mirasçılık sıfatının belirlenmesidir. Almanya’da doğmuş veya uzun süredir yerleşmiş olmak tek başına Türkiye’deki miras hakkını ortadan kaldırmaz.
5718 sayılı MÖHUK m.20, mirasın ölenin millî hukukuna tabi olduğunu ve Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanacağını düzenler. Mirasbırakanın vatandaşlığı ve malların bulunduğu ülke tespit edilmelidir. Bir Alman Erbschein belgesinin varlığı, Türk mahkemesindeki resmî tasfiye prosedürünü kendiliğinden tamamlamaz. Hangi yabancı belgenin hangi konuda delil olduğu ayrıca açıklanmalıdır.
Mirasçının tasfiye başvurusu için süre
TMK m.632, tasfiye talebini mirası ret veya resmî deftere göre kabul etme yerine kullanılabilecek bir hak olarak düzenler. Adalet Bakanlığı eğitim materyallerinde, resmî defter süreci bulunmayan durumlarda mirasçının resmî tasfiye istemi için mirası ret süresi esas alınır; üç aylık ret süresinin başlangıcı TMK m.606’ya göre belirlenir. Mirasçı olduğunu sonradan öğrendiğini ileri süren kişi, bu durumu ve öğrenme tarihini belgelerle ortaya koymalıdır.
Resmî defter tutulduktan sonra seçeneklerden birini bildirmek için TMK m.626 uyarınca yapılan davet farklı bir zaman çizelgesi doğurur. Bu nedenle “her durumda ölümden itibaren üç ay” ifadesi doğru değildir. Başvurudan önce ölenin ölüm tarihi, mirasçının bilgi edinme tarihi, resmî defter talebi, mahkeme daveti ve varsa mirasın kabulüne ilişkin işlemler birlikte kontrol edilmelidir.
TMK 633: Mirasbırakanın alacaklısının talebi
Terekenin resmî tasfiyesini yalnız mirasçı istemez. TMK m.633, mirasbırakanın alacaklarını alamayacağından inandırıcı sebeplerle kuşku duyan alacaklıya da bir yol tanır. Alacaklı, talep ettiği hâlde alacağı ödenmemiş veya kendisine güvence verilmemişse ölümden ya da vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç ay içinde resmî tasfiye isteyebilir. Bu şartlar mirasçının m.632 kapsamındaki talebiyle karıştırılmamalıdır.
Alacaklı yönünden başvuru dosyasında sözleşme, borcun muacceliyeti, ödeme istemi, borcun karşılanmaması veya güvence verilmemesi ve alacağın tahsil edilemeyeceği kuşkusu somutlaştırılmalıdır. Vasiyet alacaklıları da aynı koşullar altında hakların korunması için gerekli önlemleri isteyebilir. Almanya’daki mirasçı bakımından alacaklı talebi üzerine yürüyen tasfiye, Türkiye’deki terekenin fiilî yönetimi üzerinde doğrudan sonuç doğurabilir.
Görevli mahkeme ve Tüzük m.45
Türk Medenî Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük m.45, resmî tasfiye başvurusunun mirasbırakanın yerleşim yerindeki sulh hâkimine yazılı veya sözlü beyanla yapılmasını düzenler. Sözlü beyan tutanağa geçirilir ve beyanda bulunan tarafından imzalanır. Başvurunun yalnızca bir konsolosluğa bildirilmesi, Türk sulh hukuk mahkemesindeki talebin kendiliğinden yapılmış sayılmasını sağlamaz.
Dosyada görev ve yetki birlikte ele alınır. Türkiye’de son yerleşim yeri bulunan muris için bu adresin kaydı, farklı illerde mallar olsa bile önem taşır. Sulh hukuk mahkemesi müracaatında mirasçılık belgesi, ölüm kaydı ve tereke hakkında mevcut bilgiler sunulur. Almanya’dan avukatla takip yapılacaksa talebin konusu vekâletname ve işlem evrakında açık olmalıdır.
Muris Almanya’da ikamet ediyorsa MÖHUK 43
5718 sayılı MÖHUK m.43, mirasa ilişkin davaların ölenin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde, son yerleşim yeri Türkiye’de bulunmuyorsa terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görüleceğini düzenler. Mirasbırakan Almanya’da son yerleşim yerine sahipse Türkiye’de mal bulunması yetki analizini değiştirebilir. Mirasçının kendi Almanya adresi ile mirasbırakanın son yerleşim yeri birbirine karıştırılmaz.
Örneğin Türkiye’de tereke malı bulunup bulunmadığı, tapu ve banka kayıtlarının hangi şehirlerle bağlantılı olduğu araştırılır. Kanundaki yetki kuralına dayanılmadan otomatik olarak yalnız Mersin, İstanbul veya Ankara mahkemesi yetkili gösterilemez. Avukat aracılığıyla uzaktan takip yürütülmesi, yetkili mahkemenin MÖHUK m.43 ve ilgili usul kurallarına göre belirlenmesi zorunluluğunu değiştirmez.
Tasfiye dosyasında hangi varlıklar araştırılır?
Terekenin envanteri yalnız tapudaki evden ibaret değildir. TMK m.634 çerçevesinde defter düzenlenirken Türkiye’deki banka ve finans hesapları, şirket payları, kira alacakları, taşıtlar, ticari stoklar, murisin üçüncü kişilerden alacakları ve aynı zamanda borçları tespit edilir. Taşınmazın üzerinde ipotek veya haciz bulunması, rayiç değerine bakılarak yapılan yüzeysel hesabı yanıltabilir. Mirasçılar ellerindeki belgeleri tasfiye dosyasına sunmalıdır.
Almanya’da yaşayan mirasçı e-Devlet erişimine sahip olmasa bile bilinen tapu, banka, vergi ve sözleşme bilgilerini vekiline iletebilir. Hesap bilgileri gerçeğe aykırı tahminlerle doldurulmaz; belgeler ve gerektiğinde resmî kurum cevapları esas alınır. Terekenin Almanya’daki varlıkları için ayrıca ilgili ülke hukukuna göre yürütülen işlemlerle koordinasyon gerekebilir. Türkiye’deki resmî tasfiye, başka ülkedeki bütün mallar üzerinde kendiliğinden sınırsız yetki yaratmaz.
TMK 634: Defter, ilan ve tasfiye memuru
TMK m.634 uyarınca resmî tasfiye sulh mahkemesince veya mahkemenin atayacağı bir ya da birkaç tasfiye memurunca yapılır. İşleme terekenin defterinin düzenlenmesiyle başlanır; aynı zamanda yapılacak ilanla mirasbırakanın alacaklı ve borçlularının belirtilen süre içinde alacaklarını ve borçlarını bildirmeleri istenir. Önceden resmî defter tutulmuşsa tasfiye o defterden yararlanılarak yürütülür.
Tasfiye memuru görevini sulh mahkemesinin gözetim ve denetimi altında yapar. Bu nedenle mirasçının “muhasebeyi aileden biri halletsin” diye seçtiği kişiye tasfiye yetkisini devretmesi doğru usul değildir. Alacak bildirimlerinin toplanması, işletme borçlarının incelenmesi ve malların korunması için tasfiye memurunun yazılı işlem ve hesapları takip edilir. Almanya’dan dosya takibinde ilan tarihleri ve memur tebligatları düzenli izlenmelidir.
Tasfiye memuruna karşı yedi günlük şikâyet
TMK m.634 son cümle, mirasçılara ve tereke alacaklılarına tasfiye memurunun yaptığı veya yapmayı tasarladığı işlemler hakkında, öğrendikleri tarihten başlayarak yedi gün içinde sulh mahkemesine yazılı şikâyet hakkı tanır. Bu süre tasfiye dosyasının en önemli kısa sürelerinden biridir. Öğrenme tarihi somut tebligat veya belgeye göre ortaya konmalı, “bir ara haberim oldu” gibi belirsiz anlatımlarla hareket edilmemelidir.
Almanya’da bulunan mirasçı, tasfiye memurunun tasarladığı satış, alacak kabulü, masraf veya diğer işlemle ilgili belgeyi aldığı anda avukatına ulaştırmalıdır. Şikâyet dilekçesinde itiraz edilen işlem açıkça tanımlanır ve hangi kanuni yahut maddi sebeple hatalı olduğu gösterilir. Şikâyet hakkı, resmî tasfiyenin her aşamasında sınırsız bir temyiz imkânı olarak değil, m.634’ün şartlarıyla uygulanır.
TMK 635: Olağan tasfiyede ödeme ve tahsil
TMK m.635 resmî tasfiyenin kapsamını ayrıntılı düzenler. Mirasbırakanın yürüyen işleri tamamlanır, borçlar yerine getirilir, alacaklar tahsil edilir ve vasiyet borçları terekenin imkânı ölçüsünde yerine getirilir. Gerektiğinde hak ve borçlar mahkemece belirlenir; ihtiyaç doğarsa mallar paraya çevrilir. Tasfiye yalnız “evi satıp mirasçılara para dağıtmak” biçiminde daraltılamaz.
Örneğin ticari faaliyetten kalan açık fatura alacaklarının tahsil edilmesi, aynı işletmenin tedarikçi borçlarının belirlenmesi ve vergi yükümlülüklerinin tespiti ayrı aşamalardır. Tasfiye memuru terekeyle ilgili dava, takip ve idari işlemler konusunda mirasçılara bilgi vermekle yükümlüdür. Almanya’daki mirasçı, bütün hesap hareketlerinin gerekçesini ve dayanağını resmî dosya üzerinden takip edebilir.
Terekeye ait taşınmaz nasıl satılır?
TMK m.635, terekeye ait taşınmazların açık artırma ile veya bütün mirasçıların kabulü hâlinde pazarlık yoluyla satılabileceğini düzenler. Bu açık kanuni ayrım, resmî tasfiye sırasında bir mirasçının tek başına üçüncü kişiye satış yapabileceği anlamına gelmez. Satışın amacı tasfiyenin gerektirdiği borç ve malvarlığı hesabını tamamlamaktır. Tapudaki taşınmazın değeri ve üzerindeki ayni haklar da incelenmelidir.
Almanya’daki mirasçı mülkün korunmasını veya daha yüksek bedelden satılmasını istiyorsa tasfiye dosyasındaki değerleme ve satış belgelerini izlemelidir. Tüm mirasçıların kabulü olmadan pazarlık yöntemi uygulanabileceği yönünde sınırsız bir kural çıkarılamaz. Taşınmaz satışına ilişkin işlemlere karşı başvuru yolları ve tasfiye memuru işlemlerine karşı m.634’teki yedi günlük şikâyet olanağı zamanında değerlendirilir.
Mirasçı tasfiye sırasında mal veya para alabilir mi?
TMK m.635 son cümle, tasfiye devam ederken tasfiye için gerekli olmayan tereke mallarının ve paranın kısmen veya tamamen mirasçılara verilmesinin istenebileceğini belirtir. Bu düzenleme “tasfiye başladıktan sonra mirasçı hiçbir zaman hiçbir şey alamaz” biçimindeki genellemeyi çürütür. Ancak talep, malın veya paranın tasfiye için gerekli olmamasına bağlıdır. Mevcut borçlar ve bekleyen alacaklar dikkate alınmadan zorla dağıtım istenemez.
Almanya’daki mirasçının acil bir ödemeye ihtiyaç duyması tek başına tereke malının dağıtılmasına hak kazanması anlamına gelmez. Mahkemeden istenecek miktar, tasfiyenin mevcut durumu, tespit edilmiş borçlar ve işlemin neden tasfiyeyi tehlikeye atmayacağıyla açıklanmalıdır. Tereke hesabı tamamlanmadan bedel avansı üzerinde kesin tasarruf yapma iddiasında bulunulmamalıdır.
TMK 636: Borca batık terekenin iflas usulü
TMK m.636, mevcut malvarlığı borçları ödemeye yetmeyen terekenin sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğini düzenler. Bu nedenle resmî tasfiye dilekçesinde bütün miraslar için olağan yöntem kullanılacağı varsayılmaz. Önce terekenin varlık ve borç toplamı belirlenir. Kredi, ipotek, vergi, işletme borcu ve dava alacağı kalemleri birbirine karşılaştırılır.
Terekenin borçlarının mallarını aşması hâlinde iflas usulünün uygulanması, mirasçının kendi malvarlığı ile terekeyi karıştırmadan korunmasına ilişkin kritik bir ayrımdır. Ancak alacaklılar sırası, teminatlı alacaklar ve tasfiye giderleri somut borç belgeleriyle değerlendirilir. Almanya’daki mirasçıya sunulan yalnız “evin değeri borçları karşılıyor” şeklindeki sözlü tahmin yeterli hukuki hesap değildir.
Resmî tasfiye ile mirasın reddi arasındaki fark
TMK m.605 ve devamındaki mirasın reddi, mirasçının mirası kabul etmeme iradesi ve buna ilişkin usulle ilgilidir. TMK m.632 ise resmî tasfiye talebini ayrı seçim olarak düzenler. Resmî tasfiye, aktifi ve pasifi belirlenen terekenin mahkeme denetimi altında yönetilip borçların ödenmesine yönelik bir yöntemdir. Mirasın reddiyle aynı dilekçenin her türlü uyuşmazlıkta aynı sonucu doğurduğu düşünülmemelidir.
Almanya’daki mirasçı öncelikle hangi sonuca ihtiyaç duyduğunu belirlemelidir. Borçlar yüksekse mirasın reddi; malvarlığı önemli fakat borçlar belirsizse resmî defter veya resmî tasfiye seçeneklerinin kanuni şartları karşılaştırılır. Hangi seçeneğin mümkün olduğu süre, diğer mirasçıların kabulü ve yapılmış işlemlere göre belirlenir. Başka mirasçının kabulü resmî tasfiye talebine m.632 gereği engel olabilir; bu nokta görmezden gelinemez.
Resmî defter ile resmî tasfiye aynı kurum değildir
TMK m.619 ve devamı terekenin resmî defterinin tutulması ve sonuçlarını ele alır. TMK m.626, defter incelemesi tamamlandıktan sonra mirasçıların beyana davet edilmesini düzenler. Deftere göre kabul eden mirasçının sorumluluğu TMK m.628–630 çerçevesinde ayrıca belirlenir. Resmî tasfiye ise TMK m.632–636’da yer alan mahkeme denetimli tasfiye yoludur. Yalnız defter tutulmasını istemek, bütün malvarlığının satışla tasfiye edileceğini göstermez.
Defterdeki borçlarla sınırlı sorumluluğun, mirasçı açısından her durumda kendi malvarlığıyla hiçbir sorumluluk doğmayacağı şeklinde sunulması da yanlıştır. TMK m.628, resmî deftere göre kabul hâlinde mirasçının deftere yazılmış borçlardan kendi malvarlığıyla sorumlu olduğunu açıkça düzenler. Borçtan korunma hedefi varsa resmî tasfiye, deftere göre kabul ve ret işlemleri birbirinden dikkatle ayrılmalıdır.
Türkiye’de kiraya verilmiş daire ve dükkân varsa
Tereke içinde kiraya verilmiş bir konut veya işyeri varsa kira sözleşmeleri, önceki tahsilatlar, kiracının mevcut borcu, güvence bedeli ve bekleyen tahliye işlemleri tasfiye hesabına girer. TMK m.635 kapsamındaki alacakların tahsili ve yürüyen işlerin tamamlanması, kira gelirlerinin belgelenmesini de gerektirir. Ancak tasfiye memuru sıfatı, kira sözleşmesindeki kiracının bütün yasal korumalarının ortadan kalkması demek değildir.
Almanya’daki mirasçı aylık kira bedelinin kime ödendiği veya başka bir mirasçının tahsil ettiği paranın nereye aktarıldığı hakkında bilgi istemelidir. Banka dekontları, kira sözleşmesi ve muhasebe çizelgesi saklanır. Tasfiyeye giren taşınmaz satılacaksa kira ilişkisinin taşınmaz üzerindeki etkisi de değerlendirilmeli; taşınmazın boş olduğu veya kiracının derhâl çıkarılacağı varsayılmamalıdır.
Terekede limited şirket payı veya işletme bulunursa
Muris Türkiye’de bir limited şirket ortağıysa şirketin tüzel kişiliği ile murisin mirasa konu payı ayrılır. Terekede payın ekonomik değeri, olası kâr payı ve şirkete karşı alacaklar bulunabilir; şirketin bütün malvarlığı ise yalnız muris ortak olduğu için terekenin malı hâline gelmez. Pay devri, miras geçişi ve şirketin kendi borçları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Ticari işletmenin murise şahsen ait olması hâlinde aktif-pasif envanteri, işçi alacakları, vergi borcu, stok, demirbaş ve sözleşmelerin durumu tasfiye işleminde incelenir. TMK m.635 yürüyen işlerin tamamlanmasını kapsadığından faaliyetler hakkında karar, yalnız aile üyelerinin beyanına bırakılmamalıdır. Almanya’daki mirasçı ticaret sicili, muhasebe dökümleri ve banka kayıtlarının dosyaya eklenmesini talep etmelidir.
Almanya’dan düzenlenen vekâletnamenin kapsamı
Türkiye’de avukat aracılığıyla resmî tasfiye başvurusu yapılacaksa vekâletname tasfiye istemini ve mahkeme işlemlerini kapsayacak şekilde hazırlanmalıdır. Sulh, feragat, kabul, kanun yolu veya mirasın reddi gibi ayrı hukuki işlemlerde HMK m.74 ve ilgili özel yetki kuralları ayrıca gözetilir. Bir vekâletnamede genel dava takibi yetkisi bulunması, kanunda ayrıca yetkilendirme gerektiren bütün işlemleri otomatik olarak kapsadığı anlamına gelmez.
Almanya’daki konsolosluk işlemleri veya Alman noterinden düzenlenen belge için Türkiye’de kullanılabilirlik, kimlik doğrulama, gerekli apostil ve tercüme işlemleri belge türüne göre belirlenir. Her yabancı belge için aynı usulün kesin gerektiği söylenmemelidir. Vekil, tasfiye memurunun yaptığı işlemleri izleyebilmek için mahkeme dosyasındaki güncel tebligatları ve kararları düzenli takip etmelidir.
Delil dosyasındaki zorunlu çekirdek bilgiler
Başvuruda ölüm kayıtları, mirasçılık belgesi veya mirasçılığı ispatlayan belgeler, murisin vatandaşlığı ve son yerleşim yeri, Türkiye’deki taşınmazların tapu kayıtları, banka ve vergi bilgileri, bilinen alacaklıların iletişim kayıtları, icra dosyaları ve mevcut şirket belgeleri toplanır. Diğer mirasçıların mirası kabul edip etmediğine ilişkin belge ve beyanlar m.632 bakımından özellikle önem taşır. Resmî defter tutulmuşsa bu dosya ve mirasçılara yapılan bildirimler de eklenir.
Almanya’dan iletilen belgelerin okunur olması ve kişisel bilgilerin tutarlı yazılması gerekir. İspatlanamayan alacak tutarı veya tahmini piyasa değeri kesin borç kaydı gibi sunulmamalıdır. Avukatın işini kolaylaştıran en önemli hazırlık, her belgeyi tarih, kaynağı ve hangi iddiayı desteklediği bilgisiyle düzenlemektir. Delillerin toplanması başvurunun kendisiyle karıştırılmamalı; kısa süreler nedeniyle işlem takvimi ayrıca tutulmalıdır.
Almanya’daki mirasçı için süreç haritası
İlk adımda ölüm ve mirasçılık durumu belirlenir; diğer mirasçıların kabul beyanı araştırılır. İkinci adımda m.606 ve m.626 ile bağlantılı süreler kontrol edilir. Üçüncü adımda mirasbırakanın Türkiye’deki son yerleşim yeri veya MÖHUK m.43 uyarınca tereke mallarının bulunduğu yer belirlenir. Dördüncü adımda Tüzük m.45’e uygun başvuru hazırlanır. Beşinci adımda mahkeme kararları ve tasfiye memuru işlemleri takip edilir.
Tasfiye başladıktan sonra defter ve ilanlar, alacak bildirimleri, tahsilat, borç ödemeleri ve satış süreçleri izlenir. Tasfiye memurunun tasarladığı veya yaptığı işlemlerde itiraz sebebi varsa TMK m.634’teki yedi günlük şikâyet süresi dikkate alınır. Son aşamada kalan varlıkların durumu ve tasfiye hesabı kontrol edilir. Bu sıranın uygulanması, Almanya’daki kişinin Türkiye’ye sürekli seyahat etmesini gerektirmeden belgeli takip yapılmasına yardımcı olur.
Sık Sorulan Sorular
Almanya’da yaşayan mirasçı resmî tasfiye isteyebilir mi?
Evet. TMK m.632 başvuru hakkını mirasçıya tanır; Almanya’da ikamet etmesi tek başına engel değildir.
Bütün mirasçıların birlikte başvurması gerekir mi?
Hayır. Her mirasçı isteyebilir; ancak birlikte mirasçılardan birinin mirası kabul etmiş olması TMK m.632 uyarınca isteme engeldir.
Resmî tasfiyede mirasçı tereke borçlarından sorumlu olur mu?
TMK m.632, resmî tasfiye hâlinde mirasçıların terekenin borçlarından sorumlu olmayacağını düzenler.
Mirasçı için üç aylık süre her zaman ölümde mi başlar?
Hayır. Ret sürelerinin başlangıcı TMK m.606’ya; resmî defter sonrası beyan düzeni TMK m.626’ya göre incelenir.
Alacaklı resmî tasfiye isteyebilir mi?
Evet. TMK m.633’teki ödeme veya güvence verilmemesi ve inandırıcı tahsil kuşkusu şartlarıyla üç aylık süreye tabidir.
Hangi mahkeme görevlidir?
Resmî tasfiye Tüzük m.45 uyarınca sulh hukuk mahkemesinden istenir; yer bakımından yetki ve yabancılık unsuru ayrıca değerlendirilir.
Muris Almanya’da yerleşikse Türkiye’de nereye başvurulur?
MÖHUK m.43, Türkiye’de son yerleşim yeri yoksa terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesini esas alır.
Tasfiye memuru nasıl belirlenir?
TMK m.634 uyarınca sulh mahkemesi işlemleri kendisi yapabilir veya bir ya da birkaç tasfiye memuru atayabilir.
Tasfiye memurunun işlemine itiraz süresi kaç gündür?
TMK m.634’e göre öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde sulh mahkemesine yazılı şikâyet mümkündür.
Terekedeki ev pazarlıkla satılabilir mi?
TMK m.635 uyarınca taşınmaz açık artırmayla veya bütün mirasçıların kabulü varsa pazarlıkla satılır.
Borca batık tereke hangi yöntemle tasfiye edilir?
TMK m.636 uyarınca mevcut tereke malları borçları karşılamıyorsa sulh mahkemesi iflas hükümlerine göre tasfiye yapar.
Almanya’dan avukat aracılığıyla takip yapılabilir mi?
Usulüne uygun vekâletname ile Türkiye’de avukat aracılığıyla mahkeme ve tasfiye dosyası takip edilebilir.
İlgili yazılar ve resmî kaynaklar
- Almanya’da mirasın reddi ve Türkiye’de etkisi
- Hannover’daki mirasçının tereke temsilcisi istemi
- Berlin’den Türkiye’de miras kalan taşınmazın intikali
- Köln’de yaşayan mirasçının ret süresi
- Kiradaki miras taşınmazında gelir ve hukuki durum
- Ölen kiracının Türkiye’deki işyeri sözleşmesi
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu – Adalet Bakanlığı
- Türk Medenî Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerine İlişkin Tüzük – Adalet Bakanlığı
- 5718 sayılı MÖHUK – TBMM
Almanya’dan Türkiye’de avukat aracılığıyla takip
Av. Halil Bakırcı – Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Miras işlemlerinde müvekkilin bulunduğu ülke, mirasbırakanın yerleşim yeri ve tereke mallarının bulunduğu yer ayrı belirlenir. Türkiye genelindeki dosyalar vekâlet yoluyla yürütülebilir. +90 552 224 43 66 numarasından iletişim kurulabilir.
İstanbul ve Mersin Ofis Haritaları
Mersin Ofisi
İhsaniye Mahallesi 4903. Sokak Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14 Akdeniz/Mersin
İstanbul Ofisi
Maslak Ahi Evran Caddesi Polaris Plaza No:21 Kat:9 34475 Sarıyer/İstanbul
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
