B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Almanya’da Minijob Çalışması Nedeniyle SGK Yersiz Aylık Borcu: 3201 m.6/C ve 5510 m.96

Kısa ve net cevap: Almanya’da Minijob adı altında çalışmak 3201 sayılı Kanuna göre bağlanmış Türkiye emekli aylığının her durumda kesileceği anlamına gelmez. 3201 m.6/B kesme koşullarını, m.6/C kısa süreli çalışmaya ilişkin istisnayı düzenler. SGK geçmiş aylıkları geri istiyorsa 5510 m.96’da farklı geriye dönük süre ve faiz kuralları uygulanır. Sonuç, Alman resmî sigorta belgeleri ve SGK işlem cetveliyle belirlenir.

Almanya’da yaşayan bir emekli, kısa süreli veya düşük kazançlı işte çalıştıktan sonra Türkiye’deki aylığının durdurulduğunu ya da geçmiş yıllar için SGK’dan yüksek tutarlı yersiz ödeme borcu geldiğini öğrenebilir. Bu uyuşmazlığın çözümü yalnız Minijob ücret miktarına veya çalışanın beyanına bağlı değildir. Alman sosyal sigorta kayıtlarının gösterdiği iş türü ile Türk kanunlarının aylık kesme, geri alma ve dava öncesi başvuru hükümleri ayrı ayrı incelenir. Aşağıdaki rehber bu ayrımları kanun maddeleri ve somut belge gereklilikleri üzerinden ele alır.

Kısa özet

SorunHukuki dayanakDenetim
Alman çalışma nedeniyle kesme3201 m.6/Bİşe başlama tarihi ve yabancı sigortalılık
Belirli kısa süreli çalışma3201 m.6/CÇalışan zorunlu prim kesintisini gösteren hizmet belgesi
İlgilinin kasıt veya kusurundan ödeme5510 m.96/1-aAzami 10 yıl ve ödeme tarihlerinden faiz
Kurum hatasından ödeme5510 m.96/1-bAzami 5 yıl; 24 ay faizsiz ödeme süresi
Dava öncesi başvuru7036 m.4SGK yazılı başvuru ve 60 gün
Görevli mahkeme7036 m.5Kanuni istisnalar dışında iş mahkemesi
Almanya ve Türkiye emeklilik dosyalarını simgeleyen masa üzerinde belgeler ve hesap makinesi

Önce hangi emeklilik aylığından söz edildiği belirlenir

3201 sayılı Kanuna göre yurt dışı çalışma veya diğer borçlanılabilir süreleri için borçlanma yapılarak bağlanan yaşlılık aylığı, yalnız Türkiye’deki hizmetlerle bağlanmış aylık ve ikili sosyal güvenlik sözleşmesine dayalı kısmi aylık aynı hukuki olgu değildir. Bu yazının inceleme alanı, 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlandırılan hizmetler de esas alınarak bağlanan aylıkla birlikte Almanya’da yapılan Minijob çalışmasıdır. İlk bakılması gereken belgeler emeklilik tahsis kararı, yurt dışı borçlanma tahakkuku, ödemeyi gösteren makbuzlar ve aylığın hangi sigortalılık statüsüne göre bağlandığıdır. Yersiz ödeme borcu tebliğ edilmişse tebligattaki işlem numarası da bu dosyaya eklenir.

SGK’nın aylığı ileriye dönük kesmesi, geçmişte yapılan ödemeyi geri istemesi ve eksik yoklama belgesi yüzünden ödemeyi durdurması hukuken üç ayrı işlemdir. Birinci işlemde 3201 m.6/B ve C; ikinci işlemde ayrıca 5510 m.96; üçüncü işlemde yurt dışında yaşayan emeklilerin yoklama yükümlülüklerine ilişkin düzenlemeler öne çıkar. Banka hesabına yeni ödeme gelmemesi tek başına işlemin hangisi olduğunu ispatlamaz. Gerekçe ve tarih içeren Kurum kararının alınması gerekir. Bir uyuşmazlık dosyası bu üç hukuki sebebi ayırmadan hazırlanırsa ödeme dönemleri ile talep sonuçları birbirine karışır.

3201 sayılı Kanun m.6/B ve m.6/C nasıl uygulanır?

3201 sayılı Kanun m.6/B, bu Kanun hükümlerinden yararlanarak aylık bağlananların yurt dışında yeniden yabancı ülke mevzuatına tabi çalışmaya başlaması veya ikamete dayalı sosyal sigorta yahut sosyal yardım ödeneği alması hâlinde aylığın kesilmesine ilişkin koşulları düzenler. Kesmenin başlangıcı bakımından çalışmanın veya ilgili ödeneğin başladığı tarih önemlidir. Almanya’da bulunmak, yaşamak ya da orada bir banka hesabının olması aynı şey değildir. SGK’nın resmî açıklaması da yurda kesin dönüşü Almanya’yı bir daha dönmemek üzere terk etmek şeklinde tanımlamaz. Türkiye’den aylık alan bir kişinin yalnız ikamet adresi yüzünden otomatik hak kaybına uğradığı iddiası, kanuni şartlar gösterilmeden kurulamaz.

Maddenin C fıkrası, SGK’nın belirlediği koşullar altında yurt dışında kısa süreli çalışma olarak adlandırılan işlerde çalışanların aylığının kesilmemesini düzenler. Dolayısıyla kural ve istisna birlikte okunur. İşin Almanya’da “Minijob” diye adlandırılmış olması, çalışma kaydının gerçekten bu istisna kapsamına girdiğini tek başına göstermez. Çalışılan aylar, Alman zorunlu sosyal sigorta niteliği ve özellikle çalışanın kazancından prim kesintisi yapılıp yapılmadığını gösteren resmî kayıt önem kazanır. İstisna değerlendirmesinde kanunun C fıkrasını atlayarak yalnız B fıkrasına dayanmak eksik hukuki gerekçe yaratır.

Almanya’da Minijob ve kurzfristige Beschäftigung aynı çalışma değildir

Alman Sosyal Kanunu SGB IV §8 çerçevesinde geringfügig entlohnte Beschäftigung, yani düşük kazançlı istihdam ile kurzfristige Beschäftigung, yani süre bakımından kısa istihdam birbirinden ayrılır. İlk türde belirleyici unsurlardan biri belirli aylık gelir sınırıdır. İkinci tür ise başlangıçtan itibaren zaman yönünden sınırlandırılan çalışma düzenidir. Bir kişinin bir işverende sürekli şekilde az saat çalışması ile dönemsel, baştan belirlenmiş kısa süreli iş yapması aynı statüye sokulmaz. İş sözleşmesinin başlığı değil, Alman sosyal sigorta mevzuatına göre yapılan bildirim ve işin fiilî niteliği incelenir.

Alman Minijob-Zentrale açıklamalarına göre kazanç sınırına tabi istihdamda emeklilik sigortası bakımından genel kural ve çalışan payından muafiyet seçeneği bulunur. Kısa süreli istihdam ise farklı bir sosyal sigorta prim sistemiyle değerlendirilir. Türkiye’deki SGK işlemi bakımından bundan çıkarılacak sonuç şudur: “Minijob çalışanı” sıfatı bir sonuca değil, belge incelemesine işaret eder. İşveren bordrosu, sigorta kaydı, muafiyet belgesi ve kayıtların kapsadığı tarihler birlikte araştırılmadan Alman işin statüsü hakkında hukuki nitelendirme tamamlanmış olmaz.

2026 yılında 603 avro sınırı ile üç ay/70 gün ölçütü ne ifade eder?

Alman Minijob-Zentrale’nin 2026 yılına ilişkin resmî açıklamalarında kazanç sınırına tabi Minijob için aylık 603 avro sınırı görülür. Kısa süreli istihdamda ise genel süre ölçütü üç ay veya 70 çalışma günüdür; tarımsal işletmeler bakımından 15 hafta veya 90 günlük özel düzenleme vardır. Bu bilgiler Almanya’daki çalışmanın hangi hukuki rejimde bildirildiğinin değerlendirilmesinde önem taşır. Gelir sınırı ile süre sınırını tek bir kural gibi kullanmak yanlış olur. Ayrıca farklı takvim yıllarında çalışma varsa o dönemin Alman hukuku ve kayıtları esas alınır; 2026 rakamı geriye dönük bütün aylara otomatik uygulanmaz.

Türk hukukundaki 3201 m.6/C istisnası için “aylık ücret 603 avronun altındadır, o hâlde Türkiye aylığı kesilemez” şeklinde doğrudan sonuç kurulmaz. Önce Almanya hukukuna göre hangi tür istihdamın gerçekleştiği belirlenir. Ardından Türk SGK’nın resmî hizmet belgesinden istediği çalışan prim kesintisi koşulu incelenir. Aynı şekilde 70 günlük ölçüte uyulduğu iddiası, Türk dosyasında başka hiçbir belgeye gerek olmadığı anlamına gelmez. Alman ücret sınırı, süre sınırı ve Türk aylık istisnası üç ayrı değerlendirme alanıdır.

SGK’nın aradığı hizmet belgesi ve zorunlu prim kesintisi bilgisi

SGK’nın yayımladığı “Yurt Dışı Aylık İşlemleri” açıklamasında kısa süreli çalışmaya tabi işler, Türkiye’nin dış temsilcilikleri veya sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkenin sigorta kurumu tarafından düzenlenen hizmet belgesinde kayıtlı olan; ilgili ülke mevzuatına göre elde edilen kazanç üzerinden çalışandan zorunlu sigorta prim kesintisi yapılmadığı bildirilen süreler olarak açıklanır. SGK, bu tür kısa süreli çalışma uygulamasının Almanya ve İsviçre’de bulunduğunu belirtir. Açıklama, bir işverenin gelişigüzel düzenlediği “çalışmıştır” yazısının tüm belge şartlarını karşılayacağını söylemez.

Almanya’dan getirilen hizmet belgesinde sigortalılığın niteliğini gösteren Almanca kayıtlar, ilgili çalışma ayları ve çalışandan kesilen prim türleri kontrol edilmelidir. Çalışma birden fazla işverene dağılıyorsa farklı işlerin kayıtları ayrı ayrı incelenir. Aynı işyerinde başlangıçta prim kesilip daha sonra muafiyet uygulanmışsa bütün dönem için tek bir sınıflandırma yapmak hatalıdır. Bu nedenle Kuruma sunulan belgelerde yalnız son ücret bordrosu değil, ilgili dönemin tüm sigorta ve ücret bilgileri korunur. Hangi belgenin hangi dönemi kapsadığı başvuru ek listesinde açıkça gösterilir.

Alman resmî kayıtlarında hangi ifadeler araştırılmalıdır?

Deutsche Rentenversicherung hizmet dökümleri, Minijob-Zentrale kayıtları, işe giriş ve işten çıkış bildirimleri, işveren bordroları ve varsa çalışanın emeklilik sigortasından muafiyet başvurusu birlikte elde edilmelidir. Alman mevzuatında “Rentenversicherungspflicht” zorunlu emeklilik sigortalılığını; “Befreiung” belirli yükümlülükten muafiyeti; “kurzfristig” kısa süreli çalışma niteliğini; “geringfügig entlohnt” gelir sınırına bağlı küçük istihdamı işaret eder. Bu terimler tercümede birbirinin yerine kullanıldığında SGK bakımından belirleyici olabilecek prim kesintisi ve iş statüsü ayrımı kaybolur.

Hizmet kayıtlarında sigorta numarası, işverenin kimliği, işe giriş ve çıkış tarihleri ve prim kesintisi kategorileriyle bordro dönemi arasında karşılaştırma yapılır. Belgeler farklı tarihler gösteriyorsa ilk kayıt ile düzeltme kaydı bir arada sunulmalıdır. Banka hesabına maaş yatırılmış olması ücret ödemesini gösterebilir; fakat doğrudan Alman sosyal sigorta sınıflandırmasını kanıtlamaz. Bu sebeple bankadan alınan hesap dökümü yardımcı delildir. Resmî Alman sigorta belgesinin veya yetkili makamca düzenlenen hizmet belgesinin yerine geçecek asıl belge olarak varsayılamaz.

Rentenversicherung muafiyeti neden tek başına yeterli sayılamaz?

Düşük kazançlı Alman Minijob çalışmasında işçinin emeklilik sigortası bakımından kendi katkı yükümlülüğünden muafiyet talep etmiş olması, üzerinde durulması gereken ayrı bir olgudur. Muafiyet başvurusu, işverenin sisteme yaptığı bildirim ve muafiyetin başlangıç tarihi birlikte incelenmeden çalışmanın tamamı için çalışan primi kesilmemiş kabul edilemez. Diğer yandan işverenin ödediği toplu katkı ile çalışanın kazancından kesilen zorunlu prim aynı kavram değildir. SGK’nın resmî açıklaması çalışan yönünden zorunlu prim kesintisinin bulunmadığını gösteren kayıt arar.

Hukuki incelemede muafiyetin kapsadığı dönem, işin Almanya mevzuatındaki türü ve Türk istisna düzenlemesi birbirine karıştırılmamalıdır. Almanya’da verilen muafiyet kararının varlığından hareketle 3201 m.6/C bakımından dosyanın otomatik kazanılacağı ileri sürülmez. Her bir belgenin hukuki etkisi kendi alanındadır: Alman sigorta belgesi fiilî çalışma statüsünü belirler; Türk kanunu ve SGK uygulaması ise emekli aylığı üzerindeki etkiyi düzenler. Başvuru dilekçesi bu iki adımı açık şekilde ortaya koymalıdır.

Çalışma başlangıcı, kesme tarihi ve ödeme takvimi ayrı gösterilir

Aylığın kesilmesi gerektiği yönünde işlem tesis edildiğinde çalışmanın tam başlangıç tarihiyle aylığın kesildiği tarih karşılaştırılır. Bir Alman işvereninde çalışma ayın ortasında başlamış olabilir; başka bir işte dönemsel çalışma bulunabilir veya önceki kayıt daha sonra düzeltilmiş olabilir. Bu tarihlerin SGK ödeme takvimiyle ilişkisi gerekçeli işlemde görünmelidir. Yalnızca “Almanya’da iş kaydı tespit edildi” ifadesi, hangi aylarda ödeme hakkı bulunmadığının ayrıntılı hesabı yerine geçmez.

Aylık kesme işlemi geçmiş dönem ödemelerinin tamamının yersiz sayılmasına otomatik izin vermez. Geçmişe dönük hesap ayrıca hangi dönemlerde 3201 m.6/B koşullarının bulunduğunu ve m.6/C istisnasının neden uygulanmadığını göstermelidir. SGK’dan talep edilecek hesap cetvelinde ödeme tarihi, tutarı, çalışmanın kapsadığı dönem ve geri alınmak istenen fark ayrı satırlarda bulunur. Birden çok çalışma dönemi varsa her biri için bağımsız başlama-bitiş belgesi düzenlenmesi hesabın denetlenebilirliğini artırır.

Yoklama belgesi eksikliği ile çalışmaya bağlı aylık kesilmesi farklıdır

SGK, yurt dışı borçlanmasıyla aylık bağlanan ve yurt dışında altı aydan uzun süre bulunan kişilerden, dışarıda çalışıp çalışmadıklarını ve ikamete dayalı sosyal sigorta veya yardım ödeneği alıp almadıklarını gösteren belgelerin yoklama belgesiyle sunulmasını ister. SGK’nın resmî açıklamasında ilgili altı aylık sürenin dolmasından sonraki üç aylık bildirim süresine yer verilir. Yükümlülüğün yerine getirilmemesi nedeniyle ödemelerin belge gelinceye kadar durdurulması, yabancı ülkede sigortalı çalışmanın başlaması nedeniyle kanunen kesilmesinden farklıdır.

Dosyada bildirim eksikliği varsa SGK yurt dışı yoklama belgesi rehberi incelenebilir. Ancak bu rehberdeki belge sunma yükümlülüğünü, çalışmanın 3201 m.6/C istisnasına girip girmediğiyle karıştırmamak gerekir. Kişi belge eksikliğini giderip ödemeyi tekrar başlatsa bile geçmiş çalışma dönemine ilişkin ayrı bir yersiz ödeme uyuşmazlığı devam edebilir. Her işleme ilişkin tebliğ tarihi ve gerekçe, başvuruda farklı başlık altında yazılır.

5510 sayılı Kanun m.96 neden ayrıca uygulanır?

3201 sayılı Kanun m.6, yurt dışı borçlanması sonucunda bağlanan aylığın hangi hâllerde kesileceği veya yeniden ödeneceğini düzenler. 5510 sayılı Kanun m.96 ise fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen ödemelerin geri alınmasına ilişkin kuralları içerir. SGK, Almanya’da çalışma nedeniyle geçmiş aylıkları geri istiyorsa hem aylığın hangi tarihte neden kesilmesi gerektiğini hem de geçmiş ödemelerin hangi dönem ve hangi 5510 m.96 bendine göre geri alındığını açıklamalıdır. Bu iki hukuki işlem aynı sonuç ve süre rejimine sahip değildir.

5510 m.96’da geri alınacak ödemenin kaynağı bakımından iki ayrım vardır: ilgilinin kasıtlı veya kusurlu davranışı ve Kurumun hatalı işlemi. Bu ayrım hesaplanabilecek dönem ile yasal faizin başlangıcını değiştirir. Yersiz ödeme tutarının varlığı ile kişinin kastı veya kusuru aynı maddi olgu sayılmaz. Kuruma sunulan beyanlar, eski yazışmalar, Alman çalışma döneminin ne zaman başladığı ve SGK’nın o bilgiyi ne zaman öğrendiği bu nedenle ayrı incelenir. Borçlandırma işleminin gerekçesi bulunmadan hangi bende göre faiz işletildiği denetlenemez.

Kasıt veya kusur hâlinde on yıllık üst sınır ve faiz

5510 m.96/1-a, fazla veya yersiz ödemenin ilgilinin kasıtlı ya da kusurlu davranışından doğması hâlinde hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemelerin geri alınmasını düzenler. Faiz bu bentte ilgili ödemelerin yapıldığı tarihlerden hesaplanır. On yıllık sınır bütün emeklilik geçmişinin kendiliğinden geri istenebileceği anlamına gelmez; çalışmanın kapsamı ve her ödeme dönemi yönünden yersizlik gerekçesi gösterilmelidir.

Kişinin daha önce Kuruma sunduğu yazılı beyanda veya belgesinde Alman çalışmasını bildirmiş olması, kusur tartışmasında belge tarihleri bakımından önem taşır. Buna karşılık sadece iyi niyet iddiası da belge incelemesini gereksiz kılmaz. Başvuru ekleri, tahsis işlemi sırasında verilen beyan, sonradan iletilen yoklama belgesi, Alman sigorta kayıtları ve Kurumun varsa cevap yazılarından oluşmalıdır. Hangi işlemin hatalı sayıldığı ve hata tarihinin nasıl saptandığı açıkça belirtilmelidir.

Kurum hatasında beş yıllık üst sınır ve 24 aylık faizsiz ödeme

5510 m.96/1-b, fazla veya yersiz ödemenin Kurumun hatalı işleminden kaynaklanması durumunda hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemelerin geri alınmasına ilişkin kuralı düzenler. Yürürlükteki metne göre ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren yirmi dört ay içinde yapılan ödemelerde faiz uygulanmaz. Süre dolduktan sonra yapılacak ödemelerde faiz bu yirmi dört aylık sürenin sonundan itibaren hesaplanır. Kanunun eski metnindeki üç aylık süre, bugünkü mevzuat yerine kullanılamaz.

Bu yirmi dört aylık düzenleme 5510 m.96/1-a kapsamındaki kasıt veya kusur rejimine aynen uygulanmaz. Ayrıca ödeme kolaylığını düzenleyen bu hüküm borcun esasına karşı başvuru yapılmasını gereksiz kılmaz. Borç çıkarma işlemine itiraz edilip edilmeyeceği ile borcun hangi koşullarla tahsil edileceği ayrı hukuki sorulardır. Doğru incelemede tebliğ tarihi, Kurum hatasının dayanakları, ana para, faiz dönemi ve daha önce yapılan kesintiler gösterilir. Tebliğ belgesindeki tarih silik veya eksikse uygun kayıtlar temin edilir.

5510 m.96 kapsamındaki yüzde 25 aylık kesintisi

5510 sayılı Kanun m.96, fazla veya yersiz ödemenin kişinin gelir veya aylığından kesilmesi durumunda, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla yasal faiziyle birlikte hesaplanan borç tutarının gelir ve aylıktan yüzde 25 oranında kesilerek tahsilini düzenler. Bu kural yersiz ödemenin gerçekten var olduğunu kanıtlayan maddi hukuk kuralı değil, tahsil usulüne ilişkin hükümdür. SGK emeklilik aylığından kesinti yapmaya başlamışsa borçlandırma ve tahsil işlemi ayrı ayrı denetlenir.

Kesinti cetvelinde ana para bakiyesi, faiz hesabı, her ay kesilen tutar ve kalan borç gösterilmelidir. Aynı ödeme daha önce iade edilmiş veya mahsup edilmişse yeniden borç yazılması hesabı bozabilir. Borcun yalnız toplam rakamla bildirilmesi yerine hesaplanabilir ayrıntı istenir. Kişi hem çalışmanın istisna kapsamında olduğunu hem de faiz hesabında yanlış bendin uygulandığını ileri sürüyorsa başvuru dilekçesinde bu hukuki gerekçeler iki ayrı bölümde anlatılmalıdır.

Yersiz ödeme hesap cetveli hangi verilerle denetlenir?

İnceleme tablosunda Türkiye’deki ilk tahsis tarihi, Alman çalışmasının başlangıç ve bitişi, söz konusu işten çalışan primi kesilip kesilmediği, SGK’nın aylığı kestiği tarih, geriye dönük her ödeme ve Kurumun tespit tarihi gösterilir. 5510 m.96 bendi, tebliğ tarihi, faiz başlangıcı ve yapılmış kesintiler ayrı sütunlara yazılır. Böyle bir kronoloji bulunmadan tek bir borç toplamı hakkında doğru faiz veya dönem hesabı yapıldığı ileri sürülemez.

Alman işverenleri arasında geçiş, aynı anda iki iş, kaydın geriye dönük düzeltilmesi ya da kısa süreli çalışmayla devamlı çalışmanın arka arkaya gelmesi durumunda her çalışma döneminin kendi belgesine dayanması gerekir. Türk SGK kayıtlarıyla Alman çalışma belgelerinin aynı tarih formatında yan yana getirilmesi maddi hata riskini azaltır. Kişiye gönderilen borç yazısı yalnız bir bölümünü içeriyorsa ayrıntılı tahakkuk ve tahsil cetveli SGK’dan istenmelidir. Dosyada ödeme geçmişi ve bildirim geçmişi birbirine karıştırılmaz.

Dava açılmadan önce SGK’ya yazılı başvuru

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.4/1, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri dışındaki sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, dava açmadan önce Kuruma başvuruyu zorunlu kılar. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla SGK başvuruya altmış gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma başvuruda geçirilen süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz. Somut işlemin niteliği belirlenirken bu hükmün istisnası da gözden kaçırılmamalıdır.

SGK başvurusunda aylık kesme veya yersiz ödeme işleminin numarası, öğrenilme ve tebliğ tarihleri, Alman sigorta belgesinde 3201 m.6/C istisnasını gösteren dönemler ve 5510 m.96 hesabına yönelik itirazlar ayrı paragraflarda yer almalıdır. Talep sonucu “işlemin kaldırılması/düzeltilmesi ve gerekli ödeme düzeltmesinin yapılması” şeklinde somutlaştırılır. Başvurunun teslim edildiğini ve hangi belgelerin eklendiğini gösteren kayıt korunur. Kurumun eksik belge istediği hâllerde sunulan ikinci dilekçenin alındısı da dosyaya eklenir.

İş mahkemesinin görevi ve talebin doğru kurulması

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5/1-b, idari para cezalarına itirazlar ve 5510 sayılı Kanunun geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere SGK’nın taraf olduğu sosyal güvenlik mevzuatı uyuşmazlıklarında iş mahkemelerini görevli kılar. İlgili iş mahkemesi kurulmamış yerde kanunun m.2/3 hükmüne göre asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla görev yapar. Burada ele alınan emekli aylığı ve yersiz ödeme borcu uyuşmazlığı, SGK’nın idari para cezasına itirazıyla aynı dava değildir.

Davanın nerede açılacağı, başvuru zorunluluğunun tamamlanıp tamamlanmadığı, iptal/düzeltme ve alacak taleplerinin kapsamı somut işlemin özelliklerine göre belirlenir. Almanya’da ikamet eden kişinin herhangi bir Türk adliyesinde rastgele dava açabileceği kabul edilmez. İşlemi yapan SGK birimi, tarafların durumları ve uygulanacak özel/görev-yetki kuralları incelenir. Aynı konuda önceki dava yahut kesinleşmiş karar varsa yeni dava açılmadan önce bunun etkisi değerlendirilmelidir.

Almanca sigorta kayıtlarının tercümesi ve usulüne uygun sunulması

Almanca resmî hizmet dökümünün Türkçe tercümesinde çalışma türü, sigorta primi ve tarih bilgileri eksiksiz korunmalıdır. Özellikle “Rentenversicherungsfrei”, “Rentenversicherungspflicht”, “Befreiung”, “geringfügig entlohnt” ve “kurzfristig” ifadeleri, prim kesintisini ve çalışma statüsünü açıklayan teknik terimlerdir. Bunların hepsini tek kelimelik “sigortasız iş” ifadesine dönüştürmek hukuki incelemeyi yanlış yönlendirebilir. Çeviride Almanca özgün terim ile Türkçe açıklama birlikte gösterilebilir.

Resmî bir Alman kurum belgesi, işverenin özel yazısı ve noter huzurunda düzenlenen beyan farklı belge türleridir. Apostil ya da tasdik ihtiyacı belgenin niteliğine, kullanılacağı makama ve uygulanacak uluslararası düzenlemelere göre belirlenir. Belgenin doğrulanması sorunu, belgenin ispat ettiği çalışma olgusundan ayrıdır. SGK ve mahkeme sunumlarında tarihli belge listesi yapılması, eski kaydın sonradan düzeltilmiş hâlinin gizlenmemesi ve hangi belgenin hangi iddiayı ispatladığının yazılması gerekir.

Uygulamada üç ayrı Minijob uyuşmazlığı

Birinci durumda Alman resmî hizmet belgesi, yapılan işin kısa süreli çalışma olduğunu ve çalışanın kazancından zorunlu sigorta primi kesilmediğini açıkça gösterir. Bu dosyanın temel hukuki tartışması 3201 m.6/C istisnasının uygulanmasıdır. İkinci durumda gelir sınırına tabi devamlı Minijob için muafiyet başvurusu vardır; burada Alman sigorta türünün ve muafiyetin ilgili çalışma dönemini kapsayıp kapsamadığının ayrıca kanıtlanması gerekir. Üçüncü durumda ise gerçek ve devamlı Alman sigortalı çalışması saptanır; bu olguda aylığın kesilme tarihi ve geçmişe dönük 5510 m.96 hesabı merkezde yer alır.

Üç dosyanın tamamına aynı dilekçeyi yazmak hukuki ayrımları ortadan kaldırır. Birinci dosyada istisnaya ilişkin hizmet belgesi; ikinci dosyada çalışanın prim kesintisi muafiyetinin nitelik ve tarihi; üçüncü dosyada yersiz ödeme, faiz ve kusur/Kurum hatası ayrımı incelenir. Aynı başlık altında gelir sınırı, çalışma süresi, prim türü ve geçmiş ödeme cetvelini birlikte ele almak mümkündür. Ancak bunların her biri farklı hukuki sonuç doğuran olayları gösterdiği için kayıtlar birbirinin yerine kullanılmaz.

Almanya’daki çalışma sona erince aylık nasıl yeniden ödenir?

3201 m.6/B ve SGK’nın resmî yurt dışı aylık açıklaması, çalışma veya ikamete dayalı ödeneğin sona ermesinden sonra yazılı talepte bulunanların aylıklarının yeniden ödenmesi bakımından özel düzenleme içerir. SGK açıklamasına göre uygun koşullarda aylıklar yazılı talep tarihini takip eden ödeme döneminden başlayarak tekrar ödenir. Bu nedenle işten ayrılış tarihi, Alman çalışmanın sona erdiğini gösteren resmî belge ve Türkiye’deki yazılı başvuru tarihi birlikte takip edilir.

Yeniden aylık ödenmesine başlanması, geçmiş dönem için çıkarılmış yersiz ödeme borcunu kendiliğinden iptal etmez. Bunun tersi de doğrudur: yersiz ödeme borcuna itiraz edilmiş olması, çalışma sona erdikten sonra yeniden aylık ödenmesi için gereken yazılı başvurunun yerine geçmez. Dosya takviminde aylığı yeniden başlatmaya ilişkin işlem ve geçmiş borca yönelik başvuru ayrı satırlarda gösterilir. Böylece kişi bir uyuşmazlığa odaklanırken diğer zorunlu idari işlemi kaçırmaz.

Almanya’dan vekâletle SGK dosyası nasıl hazırlanır?

Türkiye’deki başvurunun yürütülmesi için kişinin bütün belgeleri teslim etmek üzere mutlaka Türkiye’ye gelmesi gerekmez. Usulüne uygun temsil yetkisinin kurulması, belgelerin asılları veya geçerli örneklerinin sağlanması ve Kurumun şahsen işlem istediği aşamaların yerine getirilmesi gerekir. Vekâletnamenin kapsamı, sosyal güvenlik işlemlerinin takibi ve gerektiğinde dava açma işlemlerine uygun şekilde incelenir. Yurt dışından düzenlenen vekâletnamelerde özel yetkiler konusunda ayrı rehber de mevcuttur.

Almanya’daki sigorta kurumu kayıtları ile Türkiye’deki SGK belgeleri tek bir dijital dosyada, tarih ve belge türüne göre sınıflandırılır. Emeklilik tahsis kararı, mevcut aylık durumu, kesme/durdurma yazısı, borçlandırma cetveli, Alman sigorta dökümü ve iş sözleşmesi ayrı dosya isimleriyle saklanmalıdır. Almanca belgede sayfa atlanması veya prim açıklamasının çevrilmemesi hukuki incelemeyi güçleştirir. Görevli makamın istediği asıl belge, apostil veya yeminli tercüme koşulları kontrol edilir. İnceleme sonunda hangi işlem için hangi başvurunun yapıldığı yazılı kayıtla takip edilir.

Başvuru dosyasının hukuk ve belge kontrol listesi

İlk kontrol SGK tahsis belgesi ve aylığın 3201 kapsamında hangi hizmetlere dayanarak bağlandığıdır. İkinci kontrol Alman işin türü, başlangıç-bitiş tarihleri ve çalışan yönünden prim kesintisi bilgisidir. Üçüncü kontrol SGK’nın işlem tarihidir: ödeme yoksa durdurma mı kesme mi, geçmiş para isteniyorsa hangi 5510 m.96 bendi uygulanmıştır? Dördüncü kontrol tebliğ tarihi, idari başvuru ve gerekirse iş mahkemesine açılacak dava için işlem takvimidir.

Bütün çalışma ve ödeme dönemleri ayrı tabloya girilir. Alman sigorta kaydında sonraki düzeltme varsa hem ilk hem düzeltilmiş belge dosyada tutulur. Kuruma yapılmış önceki başvuru, bu başvuruya verilen yanıt, varsa kesinti makbuzları ve ödeme geçmişi eklenir. Belgelerin birbiriyle çeliştiği nokta görmezden gelinmez; hangi kaydın hangi olguyu gösterdiği açıklanır. Böyle bir dosya, hem Kurumun doğru kanun fıkrasını uygulayıp uygulamadığının hem de yersiz ödeme tutarının bağımsız şekilde denetlenmesine imkân verir.

Sık sorulan sorular

Almanya’da yapılan her Minijob Türkiye aylığını keser mi?

Hayır. 3201 m.6/B ve m.6/C, işin niteliği ve resmî hizmet belgesindeki çalışan prim kesintisi bilgisiyle birlikte uygulanır.

Minijob ile kurzfristige Beschäftigung aynı kavram mı?

Hayır. Alman SGB IV §8 bakımından kazanç sınırına dayanan ve süreyle sınırlanmış istihdam ayrı türlerdir.

2026’da 603 avro altında kazanç varsa kesinti olmaz mı?

603 avro Alman kazanç sınırıdır; tek başına 3201 m.6/C istisnasını kanıtlamaz.

Kısa süreli Almanya işi hangi resmî belgeyle ispatlanır?

SGK, yetkili dış temsilcilik veya sözleşmeli ülke sigorta kurumu tarafından düzenlenen ve çalışan yönünden zorunlu prim kesintisini gösteren hizmet belgesini esas alır.

Rentenversicherung muafiyeti kesin olarak aylığı korur mu?

Muafiyetin kapsamı ve Alman işin sigorta türü incelenmeden kesin sonuç kurulamaz.

SGK yersiz ödeme borcunu kaç yıl geriye götürebilir?

5510 m.96/1-a kasıt veya kusurda en fazla on yıl, m.96/1-b Kurum hatasında en fazla beş yıl esas alır.

Kurum hatasından doğan borç için faizsiz süre kaç aydır?

Yürürlükteki 5510 m.96/1-b metninde tebliğden itibaren yirmi dört ay içinde yapılan ödemeler faizsizdir.

Kurum yersiz ödeme için aylıktan yüzde 25 kesinti yapabilir mi?

5510 m.96 tahsil yönteminde aylıktan yüzde 25 kesintiyi düzenler; borcun kanunen doğduğu ayrıca denetlenir.

Almanya’da ikamet etmek aylığı otomatik keser mi?

Hayır. SGK resmî açıklamasına göre kesin dönüş, Almanya’ya bir daha dönmemek üzere taşınmak değildir.

SGK’ya dava öncesi başvuru zorunlu mu?

7036 m.4, düzenlediği sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında başvuru zorunluluğu ve altmış günlük cevap süresini içerir; kanuni istisnalar saklıdır.

Hangi mahkemeye başvurulur?

7036 m.5/1-b, belirtilen istisnalar dışında SGK taraflı sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında iş mahkemesini görevli kılar.

Almanya’dan Türkiye’ye gelmeden dosya takip edilebilir mi?

Uygun temsil belgesi ve gerekli asıl kayıtların sağlanmasıyla pek çok başvuru vekil aracılığıyla yürütülebilir; şahsen yapılması gereken işlemler ayrıca yerine getirilir.

Resmî kanunlar ve ilgili rehberler

Kontrol tarihi: 29 Ekim 2026. Bu içerik, kişiye özel SGK borç ve dava hesabı yapılmış olduğu anlamına gelmez. Yalnız kanunda düzenlenen şartlar açıkça açıklanmıştır.

Yazar

— Mersin Barosu sicil 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

İş ve sosyal güvenlik hukuku kapsamındaki Almanya–Türkiye uyuşmazlıkları için çalışma ve ödeme kayıtları ayrı ayrı değerlendirilir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi

Fiziksel ofislerimiz İstanbul ve Mersin’dedir; Türkiye genelindeki dosyalar İstanbul ve Mersin ofislerinden koordine edilir. İletişim ve ulaşım.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – İstanbul Ofisi

Maslak, Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No: 21, Kat: 9, 34475 Sarıyer / İstanbul. İletişim ve ulaşım bilgileri.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp