B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Almanya–Türkiye Ticari Sözleşmesinde Alman Mahkemesi Yetki Şartı Geçerli mi?

Kısa cevap: Alman ve Türk şirketler, yabancılık unsuru taşıyan ticari sözleşmelerinde belirli Alman mahkemelerini yetkili kılan bir anlaşma yapabilir. Ancak “Alman hukuku uygulanır” cümlesi tek başına Alman mahkemesi seçimi değildir; mahkeme seçimi de Türk mahkemelerinin her konuda ve her koşulda yetkisiz kaldığı anlamına gelmez. Türk mahkemesi bakımından MÖHUK m.47, Alman mahkemesi bakımından kapsamına giren olaylarda Brüksel Ia Tüzüğü m.25 ve ilgili özel hükümler ayrı değerlendirilir. Alman kararına dayanarak Türkiye’de cebrî icra istenmesi kural olarak tenfiz incelemesini; kararın kesin hüküm etkisinden yararlanılması ise tanıma koşullarının değerlendirilmesini gerektirir.

Alman mahkemesi yetki şartı için sözleşme ve belge incelemesini temsil eden hukuk masası
Sözleşme, bildirim ve ödeme kayıtları birlikte incelenir. Görsel temsilidir.

Bu rehber, Almanya–Türkiye arasındaki ticari mal satışı, hizmet, lisans ve şirketler arası borç sözleşmelerine odaklanır. İşçi, tüketici ve sigorta uyuşmazlıklarında koruyucu yetki kuralları bulunduğundan ticari şirket örnekleri bu alanlara otomatik aktarılmaz. Olaylar varsayımsaldır; belirli bir mahkemenin mutlaka yetkili olduğu veya davanın kazanılacağı yönünde sonuç garantisi değildir.

Kısa özet

Kontrol alanı Temel ayrım
Dört soru Yetki, uygulanacak hukuk, usul ve kararın icrası ayrıdır.
Ülke farkı Türk ve Alman mahkemelerinin bağlama kuralları ayrı incelenir.
Türkiye’de icra AB içi karar dolaşımı Türkiye’de otomatik uygulanmaz.

Mahkeme seçimi ile hukuk seçimi dört ayrı soruya ayrılır

Bir uyuşmazlıkta hangi mahkemenin davaya bakacağı, hangi ülkenin maddi hukukunu uygulayacağı, yargılamanın hangi usulle yürütüleceği ve kararın nerede icra edileceği farklı sorulardır. Alman mahkemesi tarafların geçerli Türk hukuku seçimini uygulayabilir; Türk mahkemesi de kanunlar ihtilafı kuralları gerektiriyorsa yabancı hukuku değerlendirebilir. Davanın dili ve tercüme gereksinimi de bunlardan ayrı pratik konudur.

Varsayımsal bir sözleşmede “Türk hukuku uygulanır, Hamburg mahkemeleri yetkilidir” yazılmış olsun. Bu iki cümle sırf farklı ülkeleri işaret ettikleri için çelişkili değildir. Buna karşılık aynı metinde başka bir paragraf uyuşmazlığın kesin olarak tahkimle çözüleceğini söylüyorsa çözüm yolu belirsizleşebilir. Sözleşme, bütün ekleri ve genel şartlarla birlikte okunmalıdır. Bir bölümün sonradan eklenmesi önceki yetki hükmünü hangi ölçüde değiştirmiş araştırılır.

Türk mahkemesi yönünden MÖHUK m.47

MÖHUK m.47, münhasır yetki dışında, yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi uyuşmazlığının yabancı devlet mahkemesinde görülmesine ilişkin anlaşmayı düzenler. Yazılı delille ispat koşulu vardır. Geçerli anlaşma bulunan olayda yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemesinde yetki itirazında bulunulmaması durumları ayrıca ele alınır. Dolayısıyla metnin etkisi sadece sözleşmede bulunmasına değil, davadaki usul davranışlarına da bağlıdır.

Taraflardan birinin Alman şirket olması tipik bir yabancılık unsurudur; fakat konu ve seçilen merci ayrıca belirlenmelidir. Yetki anlaşmasının hangi borç ilişkisini kapsadığı açıklanır. Şirketler arasında çok sayıda sözleşme varsa birindeki kayıt diğer bütün bağımsız sözleşmelere kendiliğinden yayılmaz. Faturaya eklenen kısa bir ibare ile imzalanmış çerçeve anlaşmanın kapsamı aynı değildir.

HMK m.17–18’in Türk mahkemeleri arasında yapılan yetki anlaşmalarına ilişkin şartlarıyla MÖHUK m.47’nin yabancı mahkeme düzeni birbirinin aynısı gibi kullanılmamalıdır. Hangi hükmün hangi bağlantıyı düzenlediği baştan ayrılır. Sırf her iki metinde “yetki sözleşmesi” ifadesi bulunması, bütün koşullarının aynı olduğu anlamına gelmez. Görevli mahkeme türü ise tarafların istediği şekilde değiştirilebilen bir sözleşme seçeneği değildir.

Alman mahkemesi yönünden Brüksel Ia m.25

1215/2012 sayılı Brüksel Ia Tüzüğü m.25, bir üye devlet mahkemesinin seçimini kendi kapsamı içinde ve tarafların yerleşim yerine bağlı olmaksızın düzenler. Yazılı kayıt yanında maddede sayılan taraf uygulaması ve uluslararası ticaret teamülü biçimleri de dikkate alınır. Kalıcı kayıt sağlayan elektronik iletişim yazıyla eşdeğer kabul edilir. Bu Avrupa kuralı Türk mahkemesinin doğrudan uyguladığı MÖHUK hükmü gibi sunulamaz.

Kural, aksi kararlaştırılmadıkça münhasır yetkiyi öngörür; koruyucu ve münhasır yetki alanları saklıdır. Sözleşmenin geçersiz olduğu iddiası da yetki kaydının otomatik geçersizliği anlamına gelmez; madde bu kaydı ayrı anlaşma olarak ele alır. Somut genel şartların kabulü ve seçimin maddi geçerliliği yine araştırılır. Bir Alman şirketin standart koşul kullanması, bütün kayıtların her uyuşmazlıkta tartışmasız bağlayıcı olduğu sonucunu doğurmaz.

Örneğin Türk şirket yetki şartını içeren PDF’yi imzalamışsa bu açık bir kayıt oluşturur. Yalnız web sitesinde bugün görünen metnin geçmişte siparişe dahil edildiği iddia ediliyorsa tarih ve sürüm delili gerekir. Erişim imkânı, gönderim ve kabul edilen belge birlikte incelenir. İşlem sonrası değiştirilen internet sayfası önceki anlaşmanın tek delili olarak sunulmamalıdır.

“Almanya mahkemeleri” yazmakla belirli mahkemeyi göstermek aynı mı?

Seçimin belirlenebilir olması önemlidir. Belirli bir şehir, ilişkili mahkeme veya açıklanabilir objektif bağlantı kullanıldığında uyuşmazlık riski azalır. Ancak her belirsizliğin otomatik aynı geçersizlik sonucunu doğuracağı peşinen söylenmez; metin ve uygulanacak kurallar birlikte değerlendirilir. Şirketin merkezini tek taraflı değiştirmesiyle yetkinin de değişeceği bir kayıt ayrıca dikkat gerektirir.

Sözleşme hazırlığında hangi tür taleplerin kapsandığı yazılması önerilir. Satış bedeli, ayıplı ifa, sözleşmenin geçerliliği ve sona erme sonuçları aynı ilişkiden doğuyorsa tek yetki kaydının kapsamı incelenir; kişisel garanti veya ayrı lisans farklı taraf içeriyorsa o sözleşmenin yetki hükmü ayrıca değerlendirilir. Ana şirketin sözleşmeyi sadece müzakere etmesi onu kendiliğinden yetki anlaşmasının tarafı yapmaz. Kimlerin imzaladığı ve hangi sıfatla imzaladığı belirlenir.

Münhasır yetki ve korunması gereken taraflar

Türk hukukunda MÖHUK m.44–46’da belirtilen iş, tüketici ve sigorta yetkileri m.47/2 ile korunur. Ayrıca münhasır yetki alanları yabancı mahkeme kaydıyla bertaraf edilemez. Avrupa rejiminde de Brüksel Ia m.24 ve koruyucu sözleşme hükümleri vardır. Bu nedenle “Alman mahkemesi seçimi her davada geçerlidir” veya “Türk taraf bulunduğu için hiçbir zaman geçerli değildir” şeklindeki iki genelleme de yanlıştır.

Türkiye’deki bir taşınmazın aynına ilişkin talep ile o taşınmaza bağlantılı ayrı bir para alacağı aynı yetki incelemesi değildir. Şirket içi kararın geçerliliği, sicil işlemi veya sıradan ticari borç da farklılaşabilir. Talebin gerçek hukuki niteliği belirlenmeden sadece sözleşmenin ticari başlığına bakılmaz. Aynı dosyada birden çok talep varsa her birinin yetki dayanağı ayrıca gösterilir.

Almanya’da yaşayan kişinin Türk şirketten kendi özel ihtiyacı için aldığı ürün, iki şirket arasındaki ticari satış örneğiyle aynı değildir. Tüketici sıfatı, sözleşmenin amacı ve koruyucu hükümler somut olayda incelenir. Sözleşmeye “ticari işlem” yazılması fiilen tüketici olan kişinin korumasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde çalışanla imzalanan belge, şirketler arası hizmet anlaşması gibi değerlendirilemez.

Özel taşıma sözleşmelerinde genel kayıt yeterli değildir

CMR kapsamındaki karayolu taşımasında CMR m.31 mahkeme seçeneklerini özel olarak düzenler. Yetki kaydı bu sözleşmenin yapısıyla birlikte değerlendirilir; diğer kanuni seçeneklerin basit bir standart şartla her durumda kaldırıldığı varsayılmaz. Almanya–Türkiye CMR rehberi taşıma dosyasına özgü ayrımı açıklar.

Deniz taşımasında konişmento kaydının üçüncü kişi hamilini bağlayıp bağlamadığı ve uygulanacak özel hükümler ayrıca araştırılır. Hamburg–Mersin deniz taşıması rehberi bu farklı belgeyi ele alır. Satış sözleşmesindeki Alman mahkemesi kaydı, taşıyıcının hiç taraf olmadığı taşıma ilişkisini otomatik yönetmez. Her ilişki için sözleşme tarafı ve iddia edilen borç ayrı belirlenir.

Dava Türkiye’de açılmışsa ne yapılır?

Alman mahkemesi anlaşmasına dayanılacaksa usulüne uygun ve süresinde yetki itirazı değerlendirilmelidir. Mahkemenin kendiliğinden bütün yabancı mahkeme kayıtlarını araştırıp davayı reddedeceği varsayılmaz. Dava dilekçesi, tebligat ve cevap süresi öncelikle kontrol edilir. Ticari görüşmenin devam etmesi bu usul takvimini ortadan kaldırmaz. Cevapta esas hakkında açıklama yapılırken yetki itirazının nasıl korunacağı somut usule göre hazırlanır.

Şirketin dosyayı Almanya’daki merkeze iletmesi veya tercüme beklemesi, Türk mahkemesindeki süreleri kendiliğinden durdurmaz. İmza ve temsil belgeleri gecikmeden hazırlanmalıdır. Alman şirketinin Türkiye’de avukata vekâlet vermesi rehberi bu belge akışını açıklar. Vekâlet hazırlığıyla hukuki itirazın mahkemeye sunulması ayrı aşamalardır.

Varsayımsal bir dosyada Türk şirket Mersin’de dava açmış, Alman şirket sözleşmedeki Hamburg kaydını ileri sürmek istemiş olsun. Önce kaydın kapsamı, yazılı delil ve uygulanabilirliği incelenir. Ardından Türk mahkemesindeki cevap süresi ve itiraz düzeni takip edilir. Sadece karşı tarafa e-posta ile “Hamburg yetkili” denilmesi, mahkemede yapılması gereken usul işlemi yerine geçmez.

Alman mahkemesinden karar alınırsa Türkiye’de hemen haciz olur mu?

Hayır. Avrupa Birliği içindeki karar dolaşım rejimi, Alman kararının Türkiye’de kendiliğinden icra edileceği anlamına gelmez. Türkiye’de yabancı mahkeme ilamının icrası için MÖHUK m.50–57 ile Türkiye bakımından yürürlükte bulunan ilgili uluslararası anlaşmalar uygulanır. Kesinleşme, gerekli belgeler, savunma hakkı, kamu düzeni ve diğer kanuni koşullar ayrı incelenir. Tenfiz bir ticari faturanın tercüme edilmesiyle tamamlanan işlem değildir.

Tanıma ile tenfiz de farklıdır. Bir kararın kesin hüküm veya kesin delil etkisiyle kullanılmak istenmesiyle cebrî icra talebi aynı işlem değildir. MÖHUK m.58 tanımayı düzenler; m.54’teki tenfiz koşulları uygun çerçevede değerlendirilir. Yabancı mahkemenin bütün maddi değerlendirmesinin Türkiye’de baştan yargılanacağı genel bir kanun yolu gibi anlatılmamalıdır. Bununla birlikte savunma hakkı ve kamu düzeni gibi denetim alanları vardır.

Alman mahkemesinde usulsüz tebligat veya savunma imkânı verilmemesi iddiası bulunuyorsa ilgili kayıtlar korunmalıdır. Tarafın davaya hiç katılmaması tek başına her kararın Türkiye’de reddedileceği anlamına gelmez. Davet ve temsil koşulları, yoklukta karar ve yapılan itirazlar somut olarak incelenir. Sadece kötü sonuç alındığı için “Türkiye’de geçersiz” denilmesi doğru değildir.

Tenfiz dosyasının belge düzeni

Kararın aslı veya usulüne uygun onaylı örneği, kesinleşme belgesi ve gerekli tercümeler hazırlanır. Şirket adı değişmiş veya alacak devredilmişse hak sahipliği zinciri ayrıca açıklanır. Alman kararında borçlu olarak gösterilen şirketle Türkiye’de haczedilmek istenen varlığın sahibi aynı mı? Ana şirket, bağlı şirket ve şube ayrımı burada da önemlidir. Aynı ticari markayı kullanmak bütün şirket malvarlıklarını tekleştirmez.

Faiz ve yargılama giderleri kararın kapsamına göre hesaplanır. Ödenmiş bir bölüm varsa bu kayıt dosyada gösterilir. Yabancı karar tutarını farklı kur tarihleriyle tekrar tekrar artıran bir hesap yapılmaz; uygulanacak dönüşüm ve faiz kuralları ayrı belirlenir. Türkiye’de tahsilat planı yapılırken borçlunun gerçek malvarlığı ve diğer alacaklılar da araştırılır. Tenfiz kararı, ödeme gücü bulunmayan borçludan tahsilat garantisi değildir.

Geçici koruma ve delil tespiti

Esas uyuşmazlık için Alman mahkemesi seçilmişse, Türkiye’deki malvarlığı veya delile yönelik geçici koruma talebi ayrıca değerlendirilir. İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delil tespitinin görev, yetki, teminat ve diğer şartları aynı değildir; ilgili HMK veya İİK hükümleri somut talep türüne göre incelenir. Alman mahkemesi seçilmiş olması, Türk mahkemesinin her geçici koruma talebinde yetkili olduğu veya otomatik tedbir ya da haciz verileceği anlamına gelmez. Geçici koruma ile esas davayı Türkiye’de yürütmek aynı şey değildir.

İhtiyati haciz rehberi ve delil tespiti rehberi farklı amaçlara yöneliktir. Para alacağını güvencelemek, bir ürünün mevcut durumunu tespit etmek ve gizli bilginin kullanımını durdurmak tek bir genel “tedbir” talebine indirgenmemelidir. Her başvuru somut tehlike ve delille ilişkilendirilir.

Sözleşme müzakeresinde hangi maliyetler düşünülür?

Mahkeme yeri seçilirken yalnız karşı tarafın merkezi değil, delilin ve malvarlığının bulunduğu yer, teknik bilirkişi ihtiyacı, dil, tercüme, temsil ve sonraki icra planı değerlendirilir. Almanya’daki mahkeme seçimi her zaman daha hızlı veya daha ucuz; Türkiye’deki seçim her zaman daha kolay değildir. Somut işin niteliği ve muhtemel uyuşmazlığın büyüklüğü belirleyicidir. Bu rehber güncel harç veya dava süresi garantisi vermez.

Bir milyon avroluk karmaşık makine işiyle küçük ve tekrarlanan parça satışı aynı uyuşmazlık maliyetini haklı kılmayabilir. Taraflar önce görüşme veya teknik uzman incelemesi aşaması kararlaştırıyorsa bunun süresi ve dava hakkına etkisi açık tutulur. Sınırsız müzakere yükümlülüğüyle acil başvuruların engellenmesi önlenir. Tahkim seçilecekse ayrı ve tutarlı bir tahkim anlaşması hazırlanmalıdır.

İki dilli sözleşmede yetki kaydının son kontrolü

Türkçe ve Almanca metin hazırlanmışsa bir dildeki “münhasır” ifadesinin diğer dilde bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Bir metin sadece belirli ödeme uyuşmazlıklarını, diğeri bütün ilişkiyi kapsıyorsa tercüme farkı hukuki kapsamı etkiler. Hangi dilin esas alınacağı kararlaştırılabilir; bu tercih kabul edilmiş metnin doğru karşılaştırılması ihtiyacını kaldırmaz. Başlıkların benzerliği, cümlelerin aynı sonucu doğurduğunu göstermez.

Varsayımsal bir sözleşmede Türkçe paragraf “Hamburg mahkemelerine başvurulabilir”, Almanca paragraf ise sadece Hamburg’u yetkili gösteriyor olsun. İlk ifade seçimlik, ikinci ifade münhasır yetki tartışması yaratabilir. Tarafların gerçek anlaşması, dil önceliği ve uygulanacak yorum kuralları incelenir. Müzakere aşamasında farkın giderilmesi, dava başladıktan sonra iki ayrı mahkemede yorum tartışması yürütmekten daha güvenli bir yöntemdir.

Genel satış koşullarına atıf yapılıyorsa belge adı ve sürümün belirlenmesi önerilir. Şirketin internet bağlantısının sonradan değişmesi, MÖHUK m.47’de aranan yazılı yetki anlaşmasını kendiliğinden değiştirmez. İmzalanan tarihte hangi metnin erişilebilir olduğu ve karşı tarafa ne gönderildiği saklanmalıdır. Yeni genel şartın yayımlanması geçmişteki bütün satışlara otomatik kabul edilmiş değişiklik gibi uygulanmaz. Her siparişin çerçeve sözleşmeyle ilişkisi anlaşılır tutulur.

Dava evrakı geldiğinde şirket içi aktarım

Mahkeme evrakının muhasebe veya resepsiyonda beklemesi, savunma süresinin başlamadığı anlamına gelmez. Şirketin hangi kişilere hangi bildirimlerin yönlendirileceğini önceden belirlemesi önerilir. Tebligatın geçerliliği ve sürenin başlangıcı hukukçu tarafından incelenirken evrakın gerçek geliş tarihi korunur. Sonradan daha geç alınmış gibi kayıt oluşturulmaz.

İç raporda üç durum ayrılmalıdır: davanın hangi mahkemede açıldığı, o mahkemeye karşı hangi yetki itirazının düşünüldüğü ve esasa ilişkin savunmanın ne olduğu. Şirketin borcun bir kısmını kabul etmesiyle mahkemenin yetkisini kabul etmesi aynı beyan değildir; kullanılan metnin usul etkisi ayrıca kontrol edilir. Yalnız ticari müzakere diliyle hazırlanmış bir cevap mahkemeye gönderilmemelidir.

Uzlaşmada yabancı mahkeme kaydı korunacak mı?

Taraflar dava açılmadan taksitli ödeme protokolü yapmışsa, protokoldeki yeni yetki kaydı ve önceki sözleşmeyle ilişkisi ayrıca yorumlanır. Yeni protokolün önceki mahkeme seçimini sürdürüp sürdürmediği açık yazılmalıdır. Protokol farklı borçları birleştiriyorsa hangi ilişkiye ilişkin yetki kaydının uygulanacağı belirsiz bırakılmaz. Bir özel sözleşmenin imzalanması da ona otomatik mahkeme kararı niteliği kazandırmaz; doğrudan icra edilebilirlik ayrıca değerlendirilir.

Bu kontrol, her sözleşmeye uzun bir yetki maddesi koyma zorunluluğu değildir. Kısa ve belirli bir yetki kaydı, çelişkili çok sayıda cümleden daha işlevseldir. Amaç mahkeme, hukuk, taraf ve talep kapsamını birbirine karıştırmamaktır. Somut uyuşmazlık doğduğunda metin kadar tarafların geçerli kabulü ve usul davranışları da dikkate alınır.

Tahsil stratejisinde borçlunun malvarlığının bulunduğu yer de başlangıçta araştırılır. Alman mahkemesinde karar alınsa bile bütün haczedilebilir varlıklar Türkiye’deyse kararın Türkiye’deki tenfiz ve icra aşamaları için belge ve masraf planı gerekir. Buna karşılık Türkiye’de dava açılması mümkün olduğu için yabancı mahkeme kaydının etkisi görmezden gelinmez. Önce geçerli yargılama yolu, sonra kararın nerede uygulanacağı belirlenir. Ticari tercih ile kanuni yetki incelemesi bu sırayla ayrı tutulmalıdır.

Sık sorulan sorular

Alman hukuku yazıyorsa dava mutlaka Almanya’da mı açılır?

Hayır. Uygulanacak hukuk ile mahkeme seçimi farklıdır. Yetki, sözleşme ve ilgili milletlerarası usul kuralları üzerinden ayrıca belirlenir.

Türk taraf olduğu için Alman mahkemesi kaydı geçersiz mi?

Hayır. Tarafın milliyeti tek başına sonucu belirlemez. Yabancılık unsuru, konu, yazılı delil, koruyucu ve münhasır yetki hükümleri değerlendirilir.

Türk mahkemesinde yetki itirazı yapılmazsa ne olur?

Geçerli yabancı mahkeme anlaşmasına rağmen MÖHUK m.47’deki düzen çerçevesinde yetkili Türk mahkemesinde yargılama gündeme gelir. İtiraz zamanı ve usulü somut dosyada önemlidir.

Alman kararının Türkiye’de icrası AB içi icra gibi midir?

Hayır. Türkiye’de yabancı kararın tanınması ve icrası için MÖHUK m.50–59 ile Türkiye bakımından yürürlükte bulunan ilgili uluslararası anlaşmalar ayrı uygulanır.

Bir tarafın şirket grubu da otomatik bağlı mıdır?

Hayır. Yetki anlaşmasının hangi tüzel kişi ve ilişkiyi kapsadığı araştırılır. Grup logosu veya ortak yönetici tek başına taraf sıfatı yaratmaz.

Türkiye’deki işlemler Mersin’den yürütülebilir mi?

Üstlenilen Türkiye geneli dosyalar görev ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’deki İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerden koordine edilir. Almanca ana sayfa ve yurt dışındaki müvekkiller rehberi belge hazırlığına ilişkin başlangıç bilgilerini içerir.

Almanca metin imzalanmışsa Türkçe çeviri sonucu değiştirir mi?

Çeviri, gerçek sözleşmenin kapsamını doğru aktarmalıdır; yeni yetki veya yeni kabul yaratmaz. Dil önceliği ve sürüm farklılığı varsa orijinal metinler ve müzakere kayıtları birlikte incelenir.

Yetki kaydı sonradan değiştirilebilir mi?

Tarafların geçerli anlaşması ve gerekli şekil koşulları çerçevesinde değişiklik değerlendirilir. Bir tarafın internet sitesindeki genel şartı güncellemesi, geçmiş sözleşmelerin yetki kaydını her durumda tek başına değiştirmez.

Yabancı mahkeme yetki anlaşmasının şekli nedir?

MÖHUK m.47, borç ilişkilerinden doğan ve Türk mahkemelerinin münhasır yetkisinde olmayan uyuşmazlık için tarafların yabancı mahkemeyi yazılı delille ispatlanabilen anlaşmayla seçmesini düzenler.

Alman mahkemesi kararı Türkiye’de doğrudan icra edilir mi?

Hayır. MÖHUK m.50 yabancı hukuk mahkemesi kararının Türkiye’de icrasını tenfiz kararına bağlar; m.54 tenfiz şartlarını, m.52 başvurunun dilekçeyle yapılmasını düzenler.

Kaynaklar

  1. MÖHUK m.47
  2. 1215/2012 sayılı Brüksel Ia Tüzüğü m.25
  3. CMR m.31

Bu kaynaklar metindeki ilgili ayrımların dayanaklarıdır. Varsayımsal olaylar gerçekleşmiş müvekkil dosyası değildir. Mevzuatın somut olaya ve işlem tarihine uygulanması ayrıca değerlendirilir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp