Almanya’da Yaşarken Adınıza Sahte Bono Düzenlenirse: Türkiye’de 5 Günlük İmzaya İtiraz ve İcra Takibi
Kısa ve net cevap: Almanya’da yaşayan kişiye Türkiye’de adına düzenlendiğini ileri sürdüğü bir bonodan dolayı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ödeme emri tebliğ edilmişse, senetteki imzanın kendisine ait olmadığı itirazını İİK m.168/4 ve m.170 gereğince tebliğden itibaren beş gün içinde açık dilekçeyle icra mahkemesine bildirmelidir. İmza itirazı satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz; mahkeme şartları varsa geçici durdurma kararı verebilir. Almanya ikamet, seyahat ve gerçek imza kayıtları hukuka uygun delil olarak dosyalanır.
| Takip türü | Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu |
|---|---|
| İmza itirazı | İİK 168/4, 170 — 5 gün, icra mahkemesi |
| Takibin etkisi | Satış dışı işlemler kendiliğinden durmaz |
| Bono şekli | TTK 776–777, İİK 170/a |
| Delil | Senet, tebligat, gerçek imza örnekleri, Almanya kayıtları |

Almanya’da yaşayan kişinin Türkiye’de sahte senetle borçlu gösterilmesi
Almanya’da yaşayan bir Türk vatandaşı, Türkiye’de hiç bulunmadığı dönemde kendi adına bono düzenlendiği iddiasıyla icra ödeme emri alabilir. Senetteki imzanın kendisine ait olmadığını söylüyorsa uyuşmazlık yalnız borç miktarının tartışılması değildir; kambiyo senedine özgü takipte imzaya itiraz için kanunun belirlediği özel usul ve süre vardır. Bu nedenle borçlunun ilk işi, takibin türünü ve ödeme emrinin geçerli tebliğ tarihini öğrenmektir.
Türkiye’de başka bir kişiye verdiği boş kâğıdın doldurulduğunu, eski imza örneğinin taklit edildiğini veya kimlik bilgileri kullanılarak imza atıldığını söyleyen borçlu bu olguların her biri için ayrı ispat planı hazırlamalıdır. İmzanın kime ait olduğu ile senet üzerinde önceden yapılmış bir değişiklik bulunup bulunmadığı farklı incelemelerdir. İmzaya itirazla borca ilişkin başka savunmaların aynı usul sonucu doğuracağı varsayılmamalıdır.
Bu yazı, bononun Türkiye’de kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe konulduğu ve borçlunun takibe dayanak imzayı inkâr ettiği duruma odaklanmaktadır. Yurt dışında düzenlenmiş gerçek bir bononun Türk icrasında kullanılması, kredi sözleşmesinin ihlali veya adi haciz yoluyla takibe itiraz genel konuları ayrı rehberlerimizde incelenmiştir.
İİK m.167 ve 168: Kambiyo takibini adi icradan ayıran özellik
İcra ve İflas Kanunu m.167 kambiyo senedine dayanan alacaklıya özel takip yoluna başvurma imkânı verir. İİK m.168 ise bu takipte borçluya gönderilecek ödeme emrindeki zorunlu kayıtları düzenler. Takip dayanağı gerçekten bono, poliçe veya çek niteliğinde değilse senedin hukuki vasfı ayrıca tartışılabilir. Borçluya yalnız ‘icra takibi var’ bilgisi ulaşması hangi özel sürenin işlemeye başladığını anlamaya yetmez.
Adi haciz yolundaki genel itirazın şekli ve süresi ile kambiyo takibindeki imza inkârı aynı değildir. Kambiyo ödeme emrinde İİK m.168/4 gereğince senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri süren borçluya beş gün içinde icra mahkemesine açık dilekçeyle başvurma ihtarı yapılır. Borçluya posta, konsolosluk veya yurt dışı tebligat yoluyla gelen belgenin içeriği bu yüzden eksiksiz incelenmelidir.
İİK m.168/2’de yazan on günlük ödeme süresi, imzaya itirazın beş günlük süresiyle karıştırılmamalıdır. On gün içinde ödeme yapma ihtarı bulunması, sahte imza iddiasının onuncu gün ileri sürülebileceği anlamına gelmez. Ödeme emrinin eki olan senet sureti, takip türü ve ilgili maddeler tek dosyada toplanmalıdır.
İİK m.168/4: Beş günlük imzaya itiraz süresi
İİK m.168/4’e göre, kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia eden borçlu bu durumu ödeme emrinin tebliği üzerine beş gün içinde açık bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirmelidir. Bunun başlangıcında hukuken geçerli tebliğ tarihi belirleyicidir. Almanya’da bulunmak, süreyi kendiliğinden uzatmaz veya başvuruyu süresiz hâle getirmez.
Sürenin hesabında ödeme emrinin kime, hangi adreste, hangi uluslararası tebligat yöntemiyle ve ne zaman ulaştırıldığı araştırılır. Borçlu bildirimi telefonla duymuşsa bu bilgi ile usulüne uygun tebligat tarihi aynı kabul edilmez. Ancak tebligatın usulsüz olduğu savunması da somut belgeye dayanmalıdır; tebligat zarfı görülmeden kesin süre sonucu söylenemez.
İtiraz dilekçesinde sadece ‘borcu kabul etmiyorum’ demek ile ‘bonodaki imza bana ait değildir’ şeklinde açık imza inkârında bulunmak aynı savunma değildir. Kanun imzanın açıkça inkârını arar. Avukatın başvurudan önce takip dosyasındaki senet suretini, borçlu kimlik bilgilerini ve ödeme emrinin bütün sayfalarını incelemesi gerekir.
İİK m.170: İmzaya itiraz nereye ve nasıl yapılır?
İİK m.170, kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasının icra mahkemesine dilekçeyle bildirilmesini düzenler. Bu başvuru sırf icra müdürlüğüne genel ‘itiraz ediyorum’ yazısı göndermekle eşdeğer değildir. Başvuru icra mahkemesine yöneltilir ve ilgili takip dosyası, ödeme emri, senet sureti ve mümkün olan imza örnekleri dosyaya eklenir.
İİK m.170 uyarınca imzaya itiraz, satıştan başka icra takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. İcra mahkemesi duruşmadan önce itiraz dilekçesinden veya ek belgelerden ciddi bir imza inkârı kanaatine ulaşırsa, alacaklıya önceden tebliğ etmeksizin takibin karar verilinceye kadar geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir. Dolayısıyla başvurunun yapıldığı gün bütün haciz işlemlerinin mutlaka duracağı iddiası yanlıştır.
İmza incelemesi sonunda mahkeme itirazı kabul ederse takip durur. Kanundaki tazminat ve para cezası sonuçları bakımından tarafların kusuru ve kanuni koşullar ayrıca değerlendirilir. Borçlunun sırf ‘sahte’ sözcüğünü kullanması imzanın kesin sahteliğini kanıtlamaz; mahkemenin delil incelemesi belirleyicidir.
İmzaya itiraz haczi ve satışı nasıl etkiler?
İİK m.170’te imzaya itirazın satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmadığı açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle borçlunun hesabına haciz konulması veya malvarlığına yönelik başka icra işlemleri itirazdan sonra da usulüne uygun devam edebilir. Borçlu için risk yalnız mahkeme kararını beklemek değil, devam edebilecek işlemlerin zamanında takip edilmesidir.
İcra mahkemesinden geçici durdurma kararı verilebilmesi için itirazın ciddi olduğunu gösteren somut belgeler sunulması önemlidir. Örneğin senette yazılı düzenleme tarihinde başka ülkede bulunulduğunu gösteren resmî kayıtlar, önceki imza örnekleri ve belgenin görünür çelişkileri destekleyici olabilir. Ancak pasaport kaydı da borçlunun Türkiye dışında bir yerde senet imzalayamayacağını otomatik ispatlamaz; delilin etkisi düzenleme iddiasının ayrıntısına bağlıdır.
Mahkeme geçici durdurma kararı verirse kararın hangi takip dosyasına ve ne kapsamda uygulandığı kontrol edilir. Satış, haciz ve diğer takip işlemleri birbirine karıştırılmamalıdır. İmza inkârı reddedilirse kanunda öngörülen sonuçlar doğabilir; bu yüzden savunma, karşılaştırmaya elverişli gerçek imza örnekleriyle desteklenmelidir.
TTK m.776: Bono unsurları yönünden ayrı inceleme
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.776, bononun zorunlu unsurlarını düzenler. Senedin metninde bono veya emre yazılı senet ibaresi, kayıtsız şartsız belirli bedeli ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, düzenlenme tarihi ve yeri ile düzenleyenin imzası gibi kayıtlar kanunda gösterilmiştir. TTK m.777 ise bazı eksik unsurlarda senedin niteliğine ilişkin özel tamamlayıcı hükümler içerir.
Bir belgedeki imzanın sahte olduğunu söylemekle belgenin kambiyo senedi niteliğini taşımadığını ileri sürmek farklı itiraz ve şikâyet başlıklarıdır. İİK m.168/3, senedin kambiyo niteliğine sahip olmadığı iddiası için beş günlük şikâyet yolunu belirtir. İİK m.170/a, usulüne uygun başvuru hâlinde kambiyo niteliğine ilişkin bazı hususların mahkemece değerlendirilmesini düzenler.
Borçlu bir yandan imzayı inkâr ederken diğer yandan senetteki tarih veya zorunlu kayıtlarla ilgili somut itirazı bulunuyorsa bunların her biri ayrı hukuki dayanakla yazılmalıdır. Vade ve bedel hakkında gereksiz varsayım içeren dilekçe yerine senedin aslı ve sureti karşılaştırılır. İmzaya itirazın geri alınması veya borcun kabulü gibi davranışların m.170/a kapsamındaki savunmaları etkileyebileceği de değerlendirilir.
Almanya’da bulunmayı gösteren hangi belgeler işe yarar?
Bononun düzenlenme tarihinde Almanya’da bulunulduğunu göstermek için Almanya’daki çalışma veya öğrenim kayıtları, seyahat ve giriş-çıkış bilgileri, pasaport sayfaları, düzenleme tarihine yakın resmî işlem kayıtları ve mevcut işyeri belgeleri kullanılabilir. Bunların her biri belirli tarih ve yerde bulunma olgusuna ilişkin delil niteliği taşır. Fakat tek başına Almanya’da ikamet ediyor olmak, bütün yıllarda Türkiye’ye hiç gelinmediğini ispatlamaz.
Türkiye’deki giriş-çıkış kayıtlarının ilgili kanuni yoldan temini, işyeri puantajı veya resmî randevu belgesinin aslıyla karşılaştırılması gerekebilir. Bir e-postanın gönderilmiş olması kişinin fiziksel olarak bilgisayar başında bulunduğunu kesin olarak göstermeyebilir. İnternet üzerinden düzenlenebilen belge ile bizzat katılım gerektiren resmî işlem aynı ispat gücüne sahip değildir.
Pasaport ve seyahat kayıtları, imza incelemesinin yerine geçen mutlak bir bilimsel test olarak sunulmamalıdır. Kişi bonoyu Almanya’da düzenlemiş ve Türkiye’ye göndermiş olabilir; bu yüzden sırf düzenleme yerinde bulunmadığını söylemek her davayı bitirmez. Asıl tartışma, takipteki imzanın gerçekten borçluya ait olup olmadığıdır.
Bilirkişi incelemesinde hangi gerçek imza örnekleri kullanılabilir?
İİK m.170, imza inkârına ilişkin incelemede İİK m.68/a’nın dördüncü fıkrasına gönderme yapar. Karşılaştırmaya elverişli imza örnekleri, ilgili resmî kurumlardaki mevcut imzalar ve gerektiğinde mahkeme huzurunda alınabilecek örnekler üzerinden inceleme yapılabilir. İncelemede karşılaştırılan imzaların tarihleri ve niteliği önemlidir.
Almanya’da yaşayan kişinin Türk konsolosluğunda düzenlediği vekâletname, kimlik başvurusunda verdiği imza, noter işlemleri veya bankacılık belgeleri uygun koşullarda karşılaştırma kaynağı olabilir. Her belge mahkeme tarafından aynı değerde kabul edilmez. Yabancı resmî belgenin Türkiye’de kullanılma koşulları ve gerekli tercüme değerlendirilir; belgenin hukuka uygun şekilde elde edilmesi gerekir.
Yalnız borçlunun kendi hazırladığı bir kâğıda attığı tek imza, gerçek imzanın bütün özelliklerini göstermeyebilir. Karşılaştırmaya uygun birden fazla eski ve yeni örnek, işlem tarihleriyle birlikte sunulursa incelemenin kapsamı daha açık kurulabilir. Mahkemenin resen veya talep üzerine belge toplaması ihtimali dosyadaki ispat gereksinimine göre değerlendirilir.
Almanya adresine yapılmış tebligatın usulü neden belirleyicidir?
İcra ödeme emri Türkiye’deki eski adrese gönderilmişse veya Almanya adresindeki tebligatın usulü tartışmalıysa, beş günlük sürenin hangi tarihten başlayacağı açısından tebligat belgeleri incelenmelidir. Borçlunun Almanya’da yaşayan Türk vatandaşı olması, Türkiye’de kayıtlı bir adresinin bulunması veya daha önce adres değişikliği yapmış olması, hukuki tebligat rejimini etkileyebilir. Fakat usulsüzlük iddiası belgeye dayanmalıdır.
Yurt dışında tebligat yapılmasında 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.25 ve m.25/a düzenlemeleri önemlidir. Tebliğin hangi makam aracılığıyla, hangi tarihte ve hangi adreste gerçekleştirildiği incelenir. Borçlu, komşusundan duyduğu telefon haberine dayanarak sürenin otomatik durduğunu varsaymamalıdır. İcra dosyasındaki tebligat mazbatası ve varsa iade kaydı temin edilir.
Yurt dışına dava ve icra tebligatı hakkındaki ayrı rehber, yabancı ülkeye yapılacak tebligatın genel usulünü açıklar. Bu yazıda ise kambiyo takibindeki imza inkârının özel beş günlük süresi ve senetteki imzanın aidiyetinin incelenmesi ön plandadır.
Sahtecilik şikâyeti, icra mahkemesindeki imza itirazının yerini tutar mı?
Sahte belge düzenlenmesi iddiası ceza soruşturmasına konu olabilir. Ancak savcılığa suç duyurusunda bulunmak, İİK m.168 ve 170’teki beş günlük icra mahkemesi başvurusunun kendiliğinden yapıldığı veya takibin otomatik durduğu anlamına gelmez. Hukuki koruma için kambiyo takip usulünün ayrı takip edilmesi gerekir.
Bir belgenin ceza hukuku bakımından hangi suç tipine girdiği, belgenin hukuki niteliğine ve gerçekleştirilen eyleme bağlıdır. Her el yazısı taklidi aynı ceza maddesiyle değerlendirilmez. Bonoya ilişkin sahtelik iddiasında belge aslı, imzanın incelemesi ve gerçek faydalanan kişi araştırılır. Ceza dosyasındaki incelemenin icra mahkemesi dosyasına hangi biçimde sunulacağı ayrıca planlanabilir.
İcra takibine itiraz etmek başka, sahtecilik iddiasıyla ceza hukuku bakımından başvurmak başkadır. Borçlunun mevcut beş günlük süreyi kaçırmaması için iş akışı bunları birbirinden bağımsız ele almalıdır. Savcılık başvurusunun kesin olarak aynı gün haczi durduracağını söylemek hukuken yanlıştır.
İİK m.72 kapsamında menfi tespit davası ne zaman değerlendirilir?
İİK m.72, borçlu olmadığını ileri süren kişinin menfi tespit davası açabilmesine ilişkin esasları düzenler. Sahte imzalı senette hem takibin özel imzaya itiraz usulü hem de borcun varlığına ilişkin ayrı bir dava tartışması doğabilir. Ancak menfi tespit davasının açılması İİK m.168/4’teki beş günlük imzaya itiraz süresini kendiliğinden değiştirmez.
Takipten önce veya sonra açılan menfi tespit davasında geçici hukuki koruma, teminat ve takip üzerindeki etki İİK m.72’nin özel hükümleriyle incelenir. İcra mahkemesindeki imzaya itirazın konusu ile genel mahkemede açılan davadaki talep aynı usul ve ispat düzenine sahip değildir. Hangi davanın gerçekten gerekli olduğu dosyanın süresine ve iddialarına göre değerlendirilmelidir.
Yurt dışında yaşayan borçlunun menfi tespit davası rehberi daha geniş borçsuzluk iddialarını ele alır. Bu yazının amacı ise imzası inkâr edilen bonoda gecikmemesi gereken özel takip başvurusunu, imza ispatını ve Almanya kaynaklı delilleri somutlaştırmaktır.
Almanya’dan avukata iletilecek belgelerin sıralaması
İlk grupta takip dosya numarası, kambiyo ödeme emri ve ekindeki bono sureti bulunur. İkinci grupta ödeme emrinin tebligat zarfı ve tebliğ tarihiyle ilgili kayıtlar yer alır. Üçüncü grupta Almanya’da bulunduğunu gösteren resmî belgeler, pasaport ve giriş-çıkış kayıtları, iş veya eğitim belgeleri, varsa konsolosluk işlemleri bulunur.
Dördüncü grupta daha önce düzenlenmiş gerçek imza örnekleri ve bunların hangi resmî kurumda saklandığı bilgisi hazırlanır. Beşinci grupta senedin lehtarı, olası alacaklı ve varsa gerçekte yaşanmış ticari ilişkinin belgeleri yer alır. Sahte olduğu iddia edilen belgenin aslına doğrudan müdahale etmek, orijinal belgedeki izleri değiştirmek veya üstünü çizmek delili bozabilir.
Türkçe olmayan yabancı belgeler HMK m.223 ve m.224 kapsamında tercüme ve tasdik ihtiyacına göre hazırlanmalıdır. Her Almanya belgesinin otomatik apostil gerektirdiğini varsaymak da bütün belgelerin ek işlem olmadan geçerli olacağını söylemek de doğru değildir. Avukatın dava ve itirazı uzaktan takip edebilmesi için yetki kapsamına uygun vekâletname temin edilmelidir.
Beş günlük süre kaçırılmışsa ve takip ilerlemişse
İİK m.168/4’teki süre geçirilmişse, yalnız ‘imzam sahte’ açıklamasını bir dilekçeyle yeniden sunmak süresinde yapılmış imzaya itirazın bütün sonuçlarını otomatik doğurmaz. Tebligatın hukuken geçerli olup olmadığı, varsa gecikmiş itiraz ve kanunda öngörülen başvuru koşulları ve borçsuzluk davaları ayrı incelenmelidir. Kişinin Almanya’da bulunması tek başına sürenin durduğu anlamına gelmez.
Takip ilerlediyse malvarlığı hacizleri, ödeme ve satış süreçleri bakımından mevcut durum belirlenir. Bir yandan imza ve borçsuzluk itirazı değerlendirilirken diğer yandan icra dosyasındaki süreli işlemler takip edilmelidir. Somut dosyada hangi başvurunun hâlen açık olduğu, alınmış kararlar ve tebligat kayıtları görülmeden kesin bir yol veya başarı sonucu vaat edilemez.
İmzayı inkâr etmiş borçlunun savunması haklı ise delillere dayalı hukuki koruma sağlanması amaçlanır; fakat gerçekte imzayı atmış bir kişinin haksız inkârı kanunda yaptırıma bağlanmıştır. Bu sebeple belge aslı, güvenilir karşılaştırma imzaları ve işlem kronolojisi üzerinde çalışılması kritik önem taşır.
Almanya’dan 5 gün içinde yürütülecek işlem sırası
İlk adım kambiyo ödeme emri ve bononun suretinin tamamını almaktır. İkinci adım hukuken geçerli tebliğ tarihini belirlemektir. Üçüncü adım İİK m.168/4 uyarınca süresinde ve açık imzaya itiraz dilekçesi hazırlamaktır. Dördüncü adım elde mevcut karşılaştırma imzaları ve Almanya’da bulunma belgelerini eklemek, gereken hâlde geçici durdurma talebini hukuki gerekçeleriyle değerlendirmektir.
Beşinci adım TTK m.776–777 bakımından senedin bono niteliğini ve İİK m.168/3’teki ayrı şikâyet ihtiyacını incelemektir. Altıncı adım haciz ve satış işlemlerini takip etmektir. Yedinci adım varsa ceza başvurusunu, özel icra itirazının yerine geçirmeden ayrıca değerlendirmektir. Sekizinci adım dosyanın gerektirdiği hâlde İİK m.72 çerçevesinde menfi tespit davası veya diğer başvuru imkânlarını gözden geçirmektir.
Bu sıra, Almanya’da yaşayan borçlunun kısa süreli hak kaybı riskini azaltmaya yöneliktir. Türkiye genelindeki icra ve dava dosyalarının hukuki yönetimi İstanbul ve Mersin ofislerimizden koordine edilir; yetkili mahkemede yapılacak işlemler somut takip yerine göre yürütülür.
Sıkça sorulan sorular
1. Almanya’da yaşarken adıma düzenlenen bonoya itiraz edebilir miyim?
Evet. Kambiyo takibinde imza size ait değilse İİK m.168/4 ve 170 çerçevesinde süresinde icra mahkemesine açık imza inkârı başvurusu değerlendirilir.
2. İmzaya itiraz süresi kaç gündür?
İİK m.168/4, ödeme emrinin tebliği üzerine beş günlük süre öngörür.
3. İcra müdürlüğüne ‘itiraz ediyorum’ yazmak yeterli midir?
Kambiyo senedindeki imzanın aidiyetine itiraz İİK m.170 gereğince icra mahkemesine dilekçeyle yapılır.
4. İmzaya itiraz edince bütün hacizler durur mu?
Hayır. İİK m.170, imzaya itirazın satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmadığını açıkça belirtir.
5. İcra mahkemesi geçici durdurma kararı verebilir mi?
İİK m.170 kapsamında itiraz ciddi görülürse karar verilinceye kadar geçici durdurmaya hükmedilebilir.
6. Almanya pasaport giriş çıkış kayıtları imzanın sahte olduğunu kesin gösterir mi?
Hayır. Tarih ve yer delili olabilir; gerçek imzanın aidiyeti ayrıca değerlendirilir.
7. Bono üzerinde zorunlu unsur yoksa ne olur?
TTK m.776–777 hükümleri ve İİK m.168/3 ile 170/a çerçevesinde senedin kambiyo niteliği ayrıca incelenir.
8. Tebligat Türkiye’deki eski adrese gitmişse beş gün başladı mı?
Tebligatın hukuken geçerli olup olmadığı tebligat belgeleri ve 7201 sayılı Kanun’a göre belirlenir.
9. Savcılığa suç duyurusu icra takibini otomatik durdurur mu?
Hayır. Ceza başvurusu, İİK m.168/4 ve 170’teki imzaya itiraz yolunun yerine geçmez.
10. Menfi tespit davası açmak beş günlük süreyi uzatır mı?
Hayır. İİK m.72’deki menfi tespit davası ile m.168/4’teki özel imzaya itiraz süresi ayrı hukuki mekanizmalardır.
11. Almanya’daki konsolosluk imzam karşılaştırma delili olabilir mi?
Resmî imza örnekleri, dosyanın koşullarına göre bilirkişi incelemesinde kullanılabilir; belgenin usulü ayrıca belirlenir.
12. Türkiye’ye gitmeden imzaya itiraz başvurusu yapabilir miyim?
Türkiye’deki avukata usulüne uygun vekâletname vererek başvuru ve takip süreçleri yürütülebilir.
Almanya’dan Türkiye’de kambiyo senedi ve icra takibi
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Almanya’da yaşayan kişilerin Türkiye’deki kambiyo ödeme emri ve imzaya itiraz başvurularını somut tebligat ve senet belgeleri üzerinden değerlendirir. Türkiye genelindeki dosyalar Mersin’deki İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerden yönetilir ve koordine edilir. +90 552 224 43 66.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
