Ankara’da Mühendisin CAD ve Prototip Dosyalarını Rakibe Aktardığı İddiası: Ticari Sır ve Dijital Delil Rehberi
Kısa ve net cevap
Mühendisin CAD veya prototip dosyalarını rakibe aktardığı şüphesinde dosya adı, erişim yetkisi, gerçekten dışa aktarım yapılıp yapılmadığı ve söz konusu bilginin sır niteliği birbirinden ayrılmalıdır. TTK 55/1-c iş ürününden yetkisiz yararlanmayı, 55/1-d üretim ve iş sırlarının hukuka aykırı ifşasını; TBK 396 işçinin sır saklama borcunu, HMK 400–403 ise koşulları varsa delil tespitini düzenler. Rakipte çalışmak veya bir dosyayı açmak tek başına kusur ya da suç ispatı değildir.
Mevzuat kontrol tarihi: 31 Ekim 2026. Bu yazı genel hukukî incelemedir; somut olayın sonucu konusunda güvence veya doğrulanmamış içtihat içermez.

Kısa özet ve kanun maddeleri
| Sorun | Hukukî dayanak | Kontrol |
|---|---|---|
| Başkalarının iş ürününden yararlanma | TTK 55/1-c | Yetki, emanet, kullanım |
| Üretim ve iş sırrı | TTK 55/1-d, TBK 396 | Gizlilik, aktarım, sır niteliği |
| Tespit ve müdahale istemleri | TTK 56, 61 | Menfaat ve somut ihlal |
| Zamanaşımı | TTK 60 | Öğrenme ve fiil tarihi |
| Elektronik belge ve delil tespiti | HMK 199, 400–403 | Orijinal kayıt, bütünlük, hukuki yarar |
| Geçici koruma | HMK 389 ve devamı | İspat, tehlike, ölçülülük |
İddianın hukuken doğru tarif edilmesi
Ankara’da tasarım, savunma sanayisi, otomasyon veya makine üretimi yapan bir şirketin mühendisi işten ayrıldığında, bilgisayarındaki CAD çizimlerinin rakibe gittiğinden şüphelenilmesi tek başına bir haksız rekabet fiilinin gerçekleştiğini ispatlamaz. Hukuki inceleme, ilgili dosyanın şirketin iş ürünü olup olmadığını, kimlerin erişim hakkı bulunduğunu, çalışanın hangi işlemle dosyaya ulaştığını ve karşı tarafa gerçekten aktarım yapılıp yapılmadığını birbirinden ayırarak başlamalıdır. İşten ayrılma, kişisel cihaz kullanımı veya rakip bir firmada işe girme olguları tek başına suç ya da tazminat sorumluluğu oluşturmaz.
Dosyanın adı, proje numarası, oluşturulma ve son değişiklik tarihleri, teknik özellikleri, şirketin gizlilik politikası ve yetkilendirme geçmişi kaydedilir. Şikâyete konu bilgi yalnızca genel mühendislik deneyimi mi, yoksa erişimi sınırlı, rakipten gizlenen bir üretim yöntemi mi sorusu belirlenmelidir. Avukatın ilk işi, kanun hükmüyle somut dijital eylemi eşleştirebilecek tarafsız bir delil listesi oluşturmaktır.
CAD çizimi, know-how ve genel mesleki bilgi farkı
Bir CAD modelinin teknik ve ticari değer taşıması, içindeki bütün geometrik unsurların işletmeye özel sır olduğu anlamına gelmez. Genel teknik standartlar, yayımlanmış yöntemler, herkesin kullanabildiği parçalar veya meslekî birikim sır niteliği bakımından kapalı tutulan özgün üretim dosyasından ayrılır. Sır olduğunu ileri süren şirket, bilginin niteliğini, erişim sınırlarını ve korunması yönündeki gerçek uygulamalarını açıklamalıdır. Dosyanın patent başvurusuna konu olup olmadığı veya müşteri sözleşmesi kapsamında hazırlandığı da farklı hukuki değerlendirmeler doğurabilir.
Dosyaya birden fazla çalışan tarafından erişilmiş olması sır niteliğini her zaman ortadan kaldırmaz; ancak erişimin gerçekten sınırsız olması ve bilgilerin üçüncü kişilere serbestçe sunulması iddiayı zayıflatabilir. Çalışanın kendi yaptığı teknik çalışmanın aidiyeti ayrıca sözleşme, işin kapsamı ve fikrî haklar açısından incelenmelidir. Şirketin her üretim çizimini tek kelimeyle gizli sayması yerine hangi alt bileşenin neden korunduğu gösterilmelidir.
TTK 54 ve 55: haksız rekabet sorusunun kurulması
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 54. maddesi dürüst ve bozulmamış rekabetin korunmasını amaçlar. 55. maddenin birinci fıkrasının c bendi başkasının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmayı; d bendi ise üretim ve iş sırlarının hukuka aykırı biçimde ifşasını örnekler. Bu iki düzenleme farklı olgulara yönelir. Bir mühendis kendisine proje amacıyla emanet edilen çizimi başka ticari işte kullanmış olabilir; başka bir senaryoda bilgi şirket dışına aktarılmış ancak henüz kullanıldığı ispatlanmamış olabilir.
Hukukî nitelendirme yapılırken aktarıldığı iddia edilen dosyanın gizliliği, emanet edilme amacı, erişim yetkisi, kullanım ve üçüncü kişiye bildirim ayrı ayrı belirlenir. Haksız rekabet hükümleri yalnız rakipler arasındaki her türlü benzerliği yasaklamaz. Her benzer teknik çizimin kopya sayılması, dürüst rekabet ve çalışan hareketliliği bakımından yanlış sonuç verir. Talep edilen tedbirin kapsamı da tespit edilen somut fiille orantılı olmalıdır.
TTK 55/1-c: kendisine emanet edilen iş ürününden yararlanma
Kanunun 55/1-c bendinde teklif, hesap veya plan gibi iş ürünlerinden yetkisiz yararlanılması düzenlenmiştir. CAD çizimi veya prototip modelinin bu bağlamda iş ürünü niteliği, üretildiği amaç ve kullanım şekline göre değerlendirilebilir. Şirket için hazırlanmış ve yalnız belirli üretim için verilmiş çalışma dosyasının farklı müşteriye uyarlanması iddiası ile internette herkesin erişebildiği bir modelin kullanılması aynı değildir. Dosya içeriğinin özgünlüğü ve hangi işlem sonucunda elde edildiği ispatlanmalıdır.
Yetkisiz yararlanma iddiasında teknik benzerlik raporu kadar dosyadaki özgün tasarım kararları, katman yapısı, parametrik tanımlar ve proje geçmişi de önemlidir. Her benzerlik doğrudan aynı dosyanın taşındığını göstermez. Teknik bilirkişinin bağımsız geliştirme olasılığını ve sektörde yaygın çözümleri karşılaştırması gerekir. Hukukî iddia kanuni ifade tekrarıyla değil, ölçülebilir verilerle somutlaştırılmalıdır.
TTK 55/1-d: üretim ve iş sırrının hukuka aykırı ifşası
Üretim ve iş sırlarının hukuka aykırı ifşasına ilişkin 55/1-d hükmünde bilgilerin gizlice, izinsiz veya başka hukuka aykırı yolla elde edilip değerlendirilmesi ya da başkalarına bildirilmesi konu edilir. Şirketin bir dosyayı ticari sır sayması için yalnız başlığa “confidential” yazması yeterli ispat olmayabilir; o bilginin gerçek niteliği ve korunması yönündeki davranışlar değerlendirilmelidir. Alıcıya gönderilen e-posta, paylaşım daveti veya bulut bağlantısı iddiası dijital kayıtla sınanmalıdır.
Teknik çizimi müşteriye hizmetin gereği olarak yetkili biçimde göndermekle, rakibe gizlice aktarmak birbirinden ayrıdır. Çalışanın işten ayrılmasından önceki yedekleme işlemi de bağlamından koparılarak kaçak aktarım sayılmamalıdır. Gerekli araştırma, dosyanın içeriği yanında verinin gerçekten kime, ne zaman, hangi amaçla iletildiğini açıklamalıdır. Bu ayrım hem şirketin sırlarını hem çalışanın savunma hakkını korur.
TBK 396: çalışma sırasında ve sonrasında sadakat
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 396. maddesi işçinin özen ve sadakat borcunu düzenler; çalışma sırasında öğrendiği üretim ve iş sırlarını hizmet ilişkisi boyunca kendi yararına kullanmaması ve açıklamaması gerektiğini belirtir. Aynı madde, işverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde, hizmet ilişkisinin sona ermesinden sonra da sır saklama yükümlülüğünün devamını öngörür. İşten ayrılmak her türlü sır saklama yükümlülüğünü kendiliğinden kaldırmaz.
Bununla birlikte sır saklama borcu, her çalışanın bütün sektörde çalışma yasağı bulunduğu anlamına gelmez. Mesleki bilgi ve tecrübe ile korunan işletme sırrı ayrıştırılır. Ayrı bir rekabet yasağı sözleşmesi varsa bunun geçerliliği başka kanun maddeleri kapsamında incelenir. Sır saklama iddiasının ölçülü biçimde kurulması, çalışan üzerinde hukuken öngörülmeyen genel bir meslek yasağı yaratılmasını önler.
Rekabet yasağı ile gizlilik kaydının ayrılması
İş sözleşmesindeki “çalışan hiçbir rakipte çalışamaz” şeklindeki hükümle şirket sırlarının üçüncü kişilere açıklanmamasına ilişkin hüküm aynı hukuki talep değildir. İş ilişkisi sona erdikten sonraki rekabet yasağı bakımından TBK’nın ilgili özel hükümleri ve yazılılık, kapsam, sınırlama ile diğer şartlar somut olarak değerlendirilir. Bu şartlar yokken ticari sır gerekçesiyle kişinin sektör değiştirmesini genel biçimde engellemek doğru değildir.
Gizlilik taahhüdünde hangi projelerin, verilerin ve teknik dokümanların kapsandığı açık olmalıdır. Belirsiz ve her bilgiyi sürekli biçimde yasaklayan kayıtlar, olayın koşulları gözetilmeden sınırsız yetki olarak okunmamalıdır. İşverenin sözleşmede düzenlediği bilgi sınıflandırmasının gerçekte uygulanıp uygulanmadığına bakılması gerekir. Gizlilik yükümlülüğü ile teknolojik bilgiye erişim yetkisinin aynı belgede bulunması, hukuki incelemede ayrı meseleleri tekleştirmez.
İlk 24 saatte yapılması gereken kayıt koruma
Şirket kuşkuyu öğrendiği anda ilk görev çalışanı suçlayan kamu açıklaması yapmak değil, bilgi sistemlerinin güncel durumunu ve mevcut delilleri hukuka uygun şekilde muhafaza etmektir. Erişim politikalarına uygun olarak şirketin kendi sunucusundaki dosya sürümleri, paylaşım izinleri, işlem günlüğü, kimlik doğrulama kayıtları ve varsa veri kaybı önleme sistemi uyarıları korunabilir. Çalışanın kişisel hesaplarına izinsiz girilmesi meşru bir delil toplama yöntemi değildir.
Şirket cihazına erişim bakımından iş sözleşmesi, bilişim politikaları, kişisel veri koruması ve yetki sınırları değerlendirilir. Kayıtların rutin saklama süresi kısa ise yasal saklama çerçevesi içinde ilgili kayıtların korunması planlanır. Sonradan delil oluşturmak için dosya tarihleri değiştirilmemeli veya izinsiz yazılım kurulumu yapılmamalıdır. İncelemeyi yapan kişinin yetkisi, işlemin zamanı ve yöntemi tutanağa bağlanır. Güvenilir delil, sonucu baştan doğrulamak için değil, maddi gerçeği araştırmak için korunmalıdır.
Dijital izlerin ayrıntılı eşleştirilmesi
Bir dosyanın şirket bilgisayarında açılmış olması, mutlaka rakibe gönderildiği anlamına gelmez. Başvuru dosyasında erişim, kopyalama, arşivleme, haricî cihaza yazma, e-posta eki oluşturma, bağlantı paylaşma ve dış kişinin dosyayı alma olguları ayrı ayrı gösterilmelidir. Günlüklerin zaman damgası, sunucunun saat dilimi ve kullanıcı hesabının birden çok kişi tarafından kullanılıp kullanılmadığı araştırılır. Kişiye atfedilen işlemin gerçekten kim tarafından yapıldığına ilişkin teknik güvenilirlik önem taşır.
Dosya adı aynı olsa da içerik değişmiş olabilir. Hash değerleri, sürüm numaraları ve teknik özellik karşılaştırmaları hangi dosyanın incelendiğini gösterebilir. Tek başına aynı hash değerinin bulunması hak sahipliğini veya hukuka aykırılığı kesinleştirmez. Bilirkişiye hangi dosya ne zaman ve hangi kaynaktan alınmıştır sorusu sorulmalıdır. Kullanıcının özel yazışmaları, somut uyuşmazlıkla ilgisiz kişisel verilerden ayrılmadan topluca yayımlanmamalıdır.
E-posta, bulut aktarımı ve güvenilir kaynak zinciri
Rakibe aktarım iddiası bazen e-posta iletisinin ekinde, bazen bulut depolama paylaşımında, bazen de şirket içi mesajlaşma sisteminde ortaya çıkabilir. Yalnız ileti başlığının ekran görüntüsünü almak, ekin gerçek içeriğini ve alıcıya ulaştığını her zaman göstermez. Gönderici adresi, ileti başlığı, ek dosya, bağlantı izinleri, değişiklik tarihi ve saklanan sistem günlükleri karşılaştırılmalıdır. Şüphe edilen paylaşımın ticari sır içeriği taşıyıp taşımadığı ayrıca belirlenir.
Bulut sisteminin önbellek veya otomatik senkronizasyon faaliyeti kullanıcı tarafından bilerek yapılan ifşa ile karıştırılmamalıdır. Dosyanın başka cihazda bulunması, şirket politikasına ve görev gerekliliğine göre meşru da olabilir. Teknik bilirkişi istemi, yalnız şirket lehine sonuç sağlayacak verilerin seçilmesini değil, açıklayıcı alternatiflerin de incelenmesini kapsamalıdır. Böylece hukuki talep, tarafsız teknik incelemeye elverişli olur.
HMK 199: dijital belgenin delil niteliği
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 199. maddesi, uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı ve basılı metinler yanında elektronik ortamdaki verileri de belge kapsamında kabul eder. CAD dosyası, kurumsal e-posta, bulut kayıt çıktısı, sistem günlüğü ve dijital paylaşım bildirimi, somut şartlara göre bu tartışmada önem taşıyabilir. Ancak belge niteliği ile belgenin doğruluğunun, bütünlüğünün ve ispat gücünün değerlendirilmesi birbirinden farklıdır.
Dijital çıktının kim tarafından üretildiği, hangi sürümden alındığı, sonradan değiştirilebilir olup olmadığı ve ilgili iddiayı gerçekten gösterip göstermediği incelenir. Her elektronik dosya kesin delil değildir; diğer usul hükümleri ve karşı tarafın itirazı da dikkate alınmalıdır. Hukuka aykırı edinilen verilerin kullanımı ayrıca hukuki sorun doğurabilir. Şirketin gerçekten erişime yetkili olduğu kayıtlarla sınırlı kalınması, ispatın meşruiyetini korur.
HMK 400: silinebilecek kayıt için delil tespiti
HMK 400, görülmekte olan davada henüz inceleme sırası gelmeyen yahut ileride açılacak davada kullanılacak bir vakıa için keşif, bilirkişi veya tanık delilinin tespitini düzenler. Hukuki yarar aranır. Delilin hemen korunmaması hâlinde kaybolma veya ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşma ihtimali somut biçimde açıklanmalıdır. Kurumsal paylaşım günlüğünün kısa sürede silinmesi yahut iş cihazının yeniden kurulacak olması bu açıdan değerlendirilebilir.
Delil tespiti için yapılacak dilekçede hangi dijital dosyanın, hangi kayıtların, hangi tarihler arasında ve hangi teknik yöntemlerle incelenmesinin istendiği açık yazılır. Tespit, bir şirketin haksız rekabet iddiasını peşinen doğru kabul eden karar değildir. Teknik inceleme mevcut sistem durumunu korumaya ve uyuşmazlığın delillerini mahkeme sürecine elverişli hâle getirmeye yönelir. Karşı tarafın usulî hakları ve kişisel veri sınırları ayrıca dikkate alınmalıdır.
HMK 401–403: mahkeme, dilekçe ve acele tespit
Dava öncesi delil tespiti bakımından HMK 401, esas davaya bakacak mahkeme veya incelenecek şeyin bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi bağlantısını düzenler; dava açıldıktan sonra yalnız görülmekte olan mahkeme görevli olur. Dijital kayıtların fiilen hangi sunucuda bulunduğu, mahkemenin yetki değerlendirmesinde tek başına bütün uyuşmazlığın nerede görüleceği sonucuna dönüştürülmemelidir. Esas davanın görev ve yetkisi ayrıca incelenir.
HMK 402 gereği dilekçede vakıa, sorular, delil kaybı riski ve mümkünse karşı taraf bilgileri gösterilir. Zorunlu hâllerde HMK 403’e göre önceden tebligat yapılmadan tespit mümkün olmakla birlikte bu yol otomatik değildir; sonrasında karşı tarafa belgeler tebliğ edilir ve itiraz yolu işler. Bu usul, delil korumak için karşı tarafın bütün kişisel hesaplarına erişim izni vermez. İnceleme yetkili, ölçülü ve denetlenebilir olmalıdır.
İhtiyati tedbirin kapsamı: TTK 61 ve HMK 389
TTK 61, dava açma hakkı bulunan kişinin talebiyle haksız rekabetin önlenmesi veya mevcut durumun korunması gibi geçici korumaların istenebilmesi için düzenleme içerir. HMK 389 ve devamı da ihtiyati tedbir koşullarını ve uygulanma usulünü belirler. Ticari sır olarak nitelenen proje dosyasının dışarıya aktarılmasının devam ettiği iddia ediliyorsa hangi somut kullanımın önlenmek istendiği açıkça tanımlanmalıdır. Tedbirin kapsamı, varlığı ispatlanan riskle orantılı olmalıdır.
Her mühendisin gelecekte herhangi bir işte çalışmasının yasaklanması şeklindeki sınırsız tedbir talebiyle belirli dosyanın hukuka aykırı kullanılmasının durdurulması aynı şey değildir. Tedbir isteyen kişi iddiasını ve hakkını kanunun aradığı ölçüde ortaya koymalıdır. Haksız tedbirden kaynaklanan tazminat riski de dikkate alınır. Mahkeme kararının uygulanması sırasında ticari sırların kamuya gereksiz biçimde açılmasını önleyen usul talepleri ayrıca değerlendirilebilir.
TTK 56: hangi hukukî istemler yöneltilebilir?
TTK 56, haksız rekabet sebebiyle menfaatleri zarar gören veya zarar tehlikesine maruz kalanların koşulları oluştuğunda fiilin haksızlığının tespiti, haksız rekabetin men’i, sonuçların ortadan kaldırılması, kusur varsa tazminat ve özel koşullarda manevi tazminat isteyebileceğini düzenler. Bu istemler aynı kanun maddesinde yazılı olsa da her somut olayda hepsinin birlikte kabul edileceği anlamına gelmez. Öncelikle davacı sıfatı, ekonomik menfaat, ihlalin varlığı ve her talebin koşulları belirlenmelidir.
Proje kopyalandığı iddia edilen durumda tespit ile kullanımı durdurma talebinin amacı, zarar miktarının hesaplanmasıyla aynı değildir. Tazminat için kusur ve uygun zarar bağlantısı gibi unsurlar ayrıca incelenir. Rakip şirketin yalnız benzer bir ürün üzerinde çalışması tek başına bütün taleplerin kabulü için yeterli delil oluşturmaz. Teknik inceleme ile hukukî değerlendirme ayrımı korunmalıdır.
TTK 60: bir ve üç yıllık sürelerin doğru uygulanması
TTK 60, 56. maddede belirtilen davalar bakımından hakkın doğumunun öğrenilmesinden itibaren bir yıllık, her hâlde doğumundan itibaren üç yıllık zamanaşımı düzenler; aynı zamanda daha uzun ceza dava zamanaşımı süresine tabi fiil bakımından kanundaki istisna ayrıca değerlendirilir. Bu sürelerin başlangıcı her dosyada çalışanın işten ayrıldığı gün olmayabilir. İleri sürülen haksız rekabet fiili, öğrenme ve zarar tarihleri ayrı bir zaman çizelgesine işlenmelidir.
İş sözleşmesinden doğan yükümlülükler ve ceza hukuku iddiaları ayrı süre rejimlerine tabi olabilir. Şirketin delil toplama veya çalışanla görüşme aşamasında bulunması, zamanaşımının kendiliğinden durduğunu göstermez. İddia edilen aktarımın tam tarihi bilinmiyorsa mevcut kayıtlarla sınırlı olgular açıklanmalı, varsayım kesin bilgi gibi kullanılmamalıdır. Talep türü ve her tarafın sıfatı bakımından süre analizi ayrı yapılmalıdır.
Zarar hesabı: kaybedilen sipariş ve elde edilen avantaj
Şirketin “ticari sır dışarı çıktı, o hâlde şu tutarda zarar oluştu” demesi tek başına tazminatın miktarını ispatlamaz. Projenin ekonomik değeri, benzer ürünün pazara çıkışı, kaybedildiği iddia edilen gerçek müşteri sözleşmesi, fiyat etkisi ve oluştuğu ileri sürülen maliyetler somut verilerle incelenmelidir. Ticari sır ihlali iddiası teknik açıdan ispatlansa bile zararın hesabı ayrıca uzmanlık ve hukuki değerlendirme gerektirebilir.
Bir rakibin piyasaya yeni ürün çıkarması, bu ürünün mutlaka ele geçirilen dosyadan üretildiğini kanıtlamaz. Teknik karşılaştırma ve neden-sonuç ilişkisi ayrıca araştırılır. Zarar hesabına gerçekleşmemiş farazî kazançlar otomatik eklenmemeli, olası kayıp ile kesin gider birbirinden ayrılmalıdır. Aynı zararın hem sözleşmeden hem haksız rekabetten iki kez tahsil edilmeye çalışılmaması gerekir. Belgeli ve denetlenebilir tablo, gereksiz yüksek tahminlerden daha yararlıdır.
Çalışanın savunma hakkı ve kişisel veri koruması
Ticari sır koruması amacıyla şirketin bilgisayar ve e-posta sistemlerini incelemesi, çalışanın bütün özel iletişim ve verilerinin sınırsız incelenebileceği anlamına gelmez. İşyerindeki sistemlere ilişkin duyurular, veri işleme amaçları, teknik erişim yetkileri ve gerektiğinde KVKK ilkeleri gözetilmelidir. İnceleme konusu olmayan aile yazışmaları veya üçüncü kişi kayıtlarının topluca dosyaya eklenmesi ölçülülük ve hukuka uygunluk sorunu doğurabilir.
Çalışanın hangi teknik işlemi yaptığına dair iddia, ilgili kişinin açıklaması ve karşı delilleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Hesap bilgisi başkasının kullanımına açık kaldıysa tek bir kullanıcı adı otomatik şahsi sorumluluk için yeterli olmayabilir. İç disiplin süreci, iş hukuku ve ticari yargılama gerekleri ayrı kanallardır. Hukukî değerlendirmenin amacı gerçeğe uygun delil üzerinde karar vermek; çalışanı peşinen suçlu ilan etmek değildir.
Ceza hukuku bakımından ayrı değerlendirme
Dosyada özel nitelikli ticari sırların hukuka aykırı açıklanması veya bilgisayar sistemine yetkisiz erişim iddiası varsa ceza hukuku yönünden de inceleme gerekebilir. Ancak “CAD dosyası kopyalandı” cümlesiyle belirli suçun bütün unsurlarının gerçekleştiğini ilan etmek doğru değildir. Özellikle bilginin sır niteliği, elde edilme biçimi, kişinin görev ve yetkisi ve fiilin gerçek içeriği suç tipi bakımından farklı sonuç doğurabilir.
TCK 239 ticari sır ve ilgili gizli bilgilerin açıklanmasına ilişkin düzenlemeler içerir; somut eylem bu maddenin kapsamına girmeyebilir. TCK’nın bilişim suçları hükümleri de her dosya aktarımında kendiliğinden uygulanmaz. Soruşturma, tazminat ve geçici hukukî koruma süreçleri farklı amaçlar taşır. Delil toplanırken özel hayat ve savunma hakkına aykırı yöntemler kullanılmamalıdır. Doğrulanmamış ceza veya yargı kararı örnekleri verilmez.
Somut dosya için karşılaştırma matrisi
Farazî bir örnekte şirket sunucusunda “P-028” proje numaralı üç boyutlu modelin 8 Eylül’de değiştirildiği, 10 Eylül’de belirli kullanıcı hesabından dışa aktarma kaydı bulunduğu ve 15 Eylül’de benzer bir ürün görselinin yayımlandığı varsayılsın. Bunlar gerçek bir dosyaya ait değildir. Delil matrisinin ilk satırında modelin sürümü ve özgün nitelikleri, ikinci satırında erişim yetkisi, üçüncüde dışa aktarma kaydının doğruluğu ve dördüncüde rakip ürünle teknik benzerlik bulunur.
Beşinci sütun her iddiaya karşı olası alternatif açıklamayı gösterir: Yetkili müşteri teslimi mi, otomatik yedekleme mi, yaygın standart parça mı, gerçekten yetkisiz kullanım mı? Bilirkişi sadece benzerliği değil, farklılıkları ve bağımsız geliştirme ihtimalini de incelemelidir. Son satırda hangi hukuki istemin hangi somut bulguyla desteklendiği ayrı yazılır. Bu yöntem iddiayı araştırılabilir ve denetlenebilir hâle getirir.
Dosya açılmadan önce tamamlanacak belge dizini
İş sözleşmesi ve ekleri, varsa gizlilik taahhüdü, şirket içi veri sınıflandırma politikası, iş teslim tutanakları, tasarım sözleşmesi, dosya sürüm geçmişi, yetki listeleri, kurumsal paylaşım kayıtları, e-posta ve bulut logları, mevcut teknik karşılaştırma, sipariş belgeleri ve zarar hesapları ayrı klasörlere ayrılmalıdır. Her kaydın alındığı sistem, tarih, kaydı muhafaza eden kişi ve değişiklik ihtimali yazılmalıdır.
Şirketin erişim hakkına sahip olmadığı kişisel hesaplardan veri temin edilmemeli, teknik rapora yalnız gerekli ve hukuka uygun kayıtlar dahil edilmelidir. Mühendisin iddiaya verdiği yanıt, yapılmış meşru müşteri teslimleri ve önceki proje yazışmaları varsa bunlar da değerlendirilir. Dava açmadan önce hangi belgelerin eksik olduğu ve mahkeme aracılığıyla nasıl talep edilebileceği belirlenir. Hukukî ve teknik takvim birbirinden bağımsız tutulmamalıdır.
Ankara bağlantısı ve büronun gerçek konumu
Bu rehber Ankara’daki bir tasarım veya teknoloji şirketinde yaşanabilecek belirli veri paylaşımı uyuşmazlığını konu alır. İşin merkezi, sunucunun bulunduğu şehir ve iddia edilen fiilin yeri her zaman aynı olmayabilir. Görevli ve yetkili mahkeme bu unsurların yanında tarafların sıfatı ve uygulanacak usul hükümleri gözetilerek belirlenir. “Ankara” sözcüğünün makale başlığında bulunması tek başına hukuken yetkili mahkemeyi veya büro konumunu belirlemez.
Av. Halil Bakırcı’nın bağlı olduğu Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun Mersin’de tek fiziki çalışma adresi bulunmaktadır. Ankara ve diğer şehirlerdeki hukuki dosyalar Mersin’den koordine edilir; başka yerde fiziki şube iddiası yoktur. Rehber eğitim ve genel bilgilendirme amaçlı olup somut olayın sonucu, herhangi bir davanın kazanılması veya tazminat miktarı konusunda garanti vermez.
Resmî kaynaklar ve ilgili hukuk rehberleri
Mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, UYAP resmî metin · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, TBMM kanun metni · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, UYAP · Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği. TBMM kabul metinlerindeki değişiklikler bakımından güncel UYAP/Resmî Gazete ayrıca kontrol edilmelidir.
İlgili yazılar: İşçinin sadakat ve sır saklama borcu – TBK 396 · Ticari sır açıklama suçu – TCK 239 · Özel yazılımın rakibe lisanslanması · Fason üreticinin kalıbı teslim etmemesi · Büro iletişim bilgileri.
Sık sorulan sorular
Bir CAD dosyası her zaman ticari sır mıdır?
Hayır. Dosyanın içerdiği bilginin niteliği, gizlilik koşulları, erişim sınırları ve somut kullanımı araştırılmalıdır.
Mühendisin rakip şirkette çalışması tek başına haksız rekabet midir?
Hayır. İş değiştirme ile sır açıklama, yetkisiz yararlanma ve geçerli bir rekabet yasağı ayrı meselelerdir.
TTK 55/1-c ile 55/1-d arasındaki fark nedir?
Birincisi başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmayı, ikincisi üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı ifşa etmeyi düzenler.
İşten ayrıldıktan sonra sır saklama yükümlülüğü sona erer mi?
TBK 396 uyarınca işverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde yükümlülük devam edebilir.
Şirket çalışanın kişisel e-posta hesabına girebilir mi?
Genel ve sınırsız erişim hakkı yoktur. Veri erişimi ve delil toplama hukuka uygunluk, yetki ve ölçülülük sınırlarına tabidir.
Hash değeri aynı çıkarsa suç kesinleşir mi?
Hayır. Hash dosya bütünlüğü ve eşleşmesini gösterebilir; yetki, amaç ve hukuki nitelendirme ayrıca araştırılır.
Silinebilecek sunucu kayıtları dava öncesi korunabilir mi?
HMK 400–403 koşulları varsa mahkemeden delil tespiti istenebilir; delilin kaybolma riski somutlaştırılmalıdır.
Üretim sırrının kullanılmasının durdurulması istenebilir mi?
TTK 56 ve 61 ile HMK 389 ve devamı kapsamında, kanuni şartları oluşan somut talepler değerlendirilir.
TTK 60’ta süreler nasıl düzenlenmiştir?
Haksız rekabete ilişkin 56. madde davalarında kural olarak öğrenmeden bir yıl ve her hâlde üç yıl; kanundaki istisnalar saklıdır.
Her dosya aktarımı TCK 239 suçu mudur?
Hayır. Suçun kanuni unsurları, sır niteliği, fiilin işlenişi ve somut deliller ayrıca incelenmelidir.
Dijital delil olarak ekran görüntüsü yeterli midir?
Her zaman değil. Orijinal dosya, sistem kaydı, kaynağı, tarih ve bütünlük bilgilerinin incelenmesi gerekebilir.
Büroyla Ankara’da fiziksel ofiste görüşülebilir mi?
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun Mersin’de tek fiziki çalışma adresi bulunmaktadır; Türkiye genelindeki işler Mersin’den koordine edilir.
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
