B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Arabuluculuk Anlaşmasına İcra Edilebilirlik Şerhi Talebi Süre Aşımından Reddedilebilir mi? AYM 2024/6042 (2026)

Kısa ve net cevap: Anayasa Mahkemesi, B. No: 2024/6042 sayılı başvuruda arabuluculuk anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi talebinin süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle Anayasa m.36 kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18, tarafların anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesini isteyebileceğini düzenler. Şerh talebi, anlaşma belgesinin cebri icraya elverişli ilam niteliğinde belge gücü kazanması bakımından önemlidir. Başvurunun hangi süreye tabi olduğu konusunda kanunda açık hüküm bulunmayan durumda, mahkemeye erişimi ortadan kaldıracak öngörülemez süre yorumları anayasal sorun yaratabilir.

AYM 2024/6042 Kararının Sonucu Nedir?

Anayasa Mahkemesinin 2026 tarihli Bölüm sonuçlarına göre B. No: 2024/6042 sayılı başvuru, arabuluculuk anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi talebinin süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Mahkeme, somut başvuruda Anayasa m.36 kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı yönünden ihlal sonucuna ulaşmıştır.

Kararın doğru okunması gerekir. AYM, arabuluculuk anlaşmalarında hiçbir usul süresi bulunamayacağını söylememiştir. İhlal, somut uyuşmazlıkta şerh talebinin süre aşımı yorumuyla yargısal inceleme dışında bırakılmasının mahkemeye erişim hakkına etkisine ilişkindir.

Arabuluculuk anlaşması tarafların özgür iradeleriyle kurduğu bir özel hukuk mutabakatıdır. Kanun belirli koşullarda bu belgeye ilam niteliğinde belge gücü tanır. Şerh prosedürü, özellikle tarafların ve avukatların imza yapısına göre anlaşmanın cebri icraya elverişli hâle gelmesinde belirleyici olabilir.

Bu nedenle şerh talebinin şekli bir süre yorumuyla reddedilmesi, alacaklının anlaşmayla güvence altına aldığı hakkı icra edebilmesini doğrudan etkiler. AYM 2024/6042 kararı bu yargısal erişim boyutunu güncel olarak ortaya koymaktadır.

6325 Sayılı Kanun m.18 Ne Düzenler?

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18, arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşmanın kapsamının taraflarca belirleneceğini ve anlaşma belgesi düzenlenmesi hâlinde bu belgenin taraflar ve arabulucu tarafından imzalanacağını düzenler.

Taraflar anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilir. Şerh, arabuluculuk anlaşmasının ilamlı icraya elverişli niteliği bakımından kanunun öngördüğü yargısal denetim mekanizmasıdır.

HUAK m.18, şerh incelemesinin kapsamını sınırlı tutar. Mahkeme anlaşmanın arabuluculuğa elverişli bir konuda olup olmadığını ve cebri icraya elverişli bulunup bulunmadığını inceler. Tarafların maddi uyuşmazlığını yeniden yargılayan geniş bir esasa giriş yapılmaz.

Genel icra edilebilirlik şerhi şartları için arabuluculuk anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi rehberimiz incelenebilir. Buradaki yazı yalnız AYM 2024/6042 kararındaki süre aşımı ve mahkemeye erişim sorununa odaklanmaktadır.

Arabuluculuk Anlaşma Belgesi Ne Zaman İlam Niteliğindedir?

HUAK m.18’in güncel sisteminde anlaşma belgesinin imza biçimi önemlidir. Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, kanunda belirtilen koşullarla ayrıca icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılabilir.

Tarafların avukatlarının bulunmadığı veya kanunun doğrudan ilam niteliği vermediği imza yapısında icra edilebilirlik şerhi gerekebilir. Bu nedenle anlaşma hazırlanırken yalnız içerik değil, kimlerin imzaladığı da sonradan icra yöntemini belirler.

İlam niteliğinde belge, İcra ve İflas Kanunu m.38 sistemi içinde ilamların icrasına ilişkin hükümlere tabi tutulabilen belgelerdendir. Bu güç, arabuluculuk anlaşmasını sıradan sözleşmeye göre cebri icra bakımından önemli ölçüde güçlendirir.

Bununla birlikte anlaşma belgesinin ilam niteliğinde olması, içeriğin sınırsız biçimde icra edilebilir olduğu anlamına gelmez. Edimin açık, belirli ve cebri icraya elverişli olması gerekir. “Taraflar ileride makul ödeme yapacaktır” gibi belirsiz taahhütler icrada sorun çıkarabilir.

İcra Edilebilirlik Şerhi Hangi Mahkemeden İstenir?

HUAK m.18’e göre arabuluculuğa dava açılmadan önce başvurulmuşsa anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilir. Dava sırasında arabuluculuğa başvurulmuşsa şerh, davanın görüldüğü mahkemeden istenir.

Şerh verilmesi çekişmesiz yargı işi niteliğindedir. Mahkeme dosya üzerinden inceleme yapabilir; aile hukukuna ilişkin kanunun özel olarak duruşmalı inceleme öngördüğü hâller saklıdır.

Yetkili mahkemenin yanlış seçilmesi usul kaybına neden olabilir. Arabulucunun görev yaptığı yer, son tutanak ve arabuluculuk bürosu kayıtlarından tespit edilmelidir.

İcra Edilebilirlik Şerhi Talebinde Süre Sorunu

HUAK m.18’in şerh düzenlemesinde başvuru için açık bir kısa hak düşürücü süre hükmü öngörülmemiştir. Bununla birlikte anlaşma belgesinden doğan maddi hakkın zamanaşımı, ilam niteliğindeki belgenin icrası ve genel usul kuralları farklı hukuki süre tartışmaları doğurabilir.

AYM 2024/6042 kararının önemi tam bu noktadadır. Kanunda açık biçimde tanımlanmayan veya öngörülebilir olmayan bir süre yorumunun, şerh talebini hiç esastan incelemeden sona erdirmesi mahkemeye erişim hakkını zedeleyebilir.

Bu karar “şerh başvurusu sonsuza kadar yapılabilir” sonucuna çevrilmemelidir. Anlaşmadan doğan edimin zamanaşımı, icra kabiliyeti veya başka kanuni süreler ayrı meselelerdir. AYM’nin tespit ettiği sorun, somut başvurudaki süre aşımı yorumunun yargısal erişime etkisidir.

Uygulamada anlaşma belgesi düzenlendikten sonra şerhe ihtiyaç varsa başvurunun geciktirilmemesi en güvenli yöntemdir. Taraf değişikliği, şirket tasfiyesi, miras, edimin muacceliyeti ve belge kaybı gibi sonraki olaylar icrayı zorlaştırabilir.

Mahkeme Şerh Talebinde Neyi İnceler?

Mahkeme, anlaşmanın arabuluculuğa elverişli bir uyuşmazlığa ilişkin olup olmadığını ve anlaşma içeriğinin cebri icraya elverişli bulunup bulunmadığını inceler. Arabuluculuğa elverişlilik, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarıyla bağlantılıdır.

Kamu düzeni gereği taraf iradesiyle sonuçlandırılamayan veya kanunun arabuluculuk dışında bıraktığı konular anlaşma belgesine konu yapılsa dahi icra edilebilirlik bakımından sorun yaratabilir.

Cebri icraya elverişlilik yönünden edimin miktarı, vadesi, tarafı ve kapsamı belirli olmalıdır. Para borcunda tutar veya hesap yöntemi; teslim borcunda teslim edilecek şey; yapma veya yapmama borcunda davranış açık biçimde tanımlanmalıdır.

Mahkeme, tarafların uyuşmazlığını baştan çözmez. Şerh prosedürü sınırlı denetimdir; anlaşmanın ticari açıdan iyi veya kötü olup olmadığını yeniden değerlendirme aracı değildir.

Avukatların İmzası Varsa Şerh Gerekir mi?

HUAK m.18 sisteminde taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi kanundaki koşullarla ilam niteliğinde belge sayılabilir. Böyle bir belgede ayrıca mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınmasına ihtiyaç bulunmayabilir.

Ancak imza yapısı mutlaka kontrol edilmelidir. Bir tarafın avukatsız, diğer tarafın avukatlı olması; tüzel kişinin temsil yetkisi; vekâletnamede sulh/arabuluculuk anlaşması için özel yetki bulunup bulunmadığı gibi hususlar sonradan belge niteliğini etkileyebilir.

Vekilin arabuluculuk anlaşması yapabilmesi için vekâlet kapsamı ve özel yetki kuralları birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle taşınmaz devri, feragat, ibra veya özel yetki gerektiren başka edimler varsa yalnız genel vekâletnameyle yetinilmemelidir.

Şerh Verildikten Sonra İcra Takibi Nasıl Yapılır?

İcra edilebilirlik şerhi verilen anlaşma belgesi, kanundaki niteliğine göre ilamların icrası yoluyla takibe konulabilir. Alacaklı, anlaşma belgesini ve şerh kararını icra dairesine sunar; edimin türüne uygun ilamlı icra süreci başlatılır.

Para alacağında borçluya icra emri gönderilir. Borçlu, ilamlı icrada sıradan ödeme emrine itiraz eder gibi takibi durduramaz; İİK’da öngörülen sınırlı şikâyet ve icranın geri bırakılması yolları uygulanır.

Anlaşma belgesinde taksitli ödeme kararlaştırılmışsa hangi taksidin muaccel olduğu ve temerrüt şartı kontrol edilmelidir. Muaccel olmayan borç için ilamlı icra başlatılması şikâyet nedeni olabilir.

İcra edilebilirlik şerhinin genel icra uygulamasını ayrıca HUAK m.18 arabuluculuk anlaşma belgesi icra rehberimizde ele aldık.

AYM 2024/6042 ve Mahkemeye Erişim Hakkı

Anayasa m.36 kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı, kişinin hukuken tanınmış talebini bağımsız mahkeme önüne taşıyabilmesini güvence altına alır. Bu hak sınırsız değildir; kanun görev, yetki, harç, süre ve usul koşulları getirebilir.

Ancak sınırlamanın kanuni temeli bulunmalı, öngörülebilir olmalı ve hakkın özünü zedelememelidir. Bir usul süresi kanunda açıkça yer almıyorsa, mahkemenin kıyas veya yorum yoluyla kişiyi tümüyle yargısal incelemeden mahrum bırakması ölçülülük sorunu doğurabilir.

AYM B. No: 2024/6042’nin güncel değeri, arabuluculuk gibi mahkeme dışı çözüm yolunun sonunda dahi mahkeme erişim güvencesinin devam ettiğini göstermesidir. İcra edilebilirlik şerhi bir çekişmesiz yargı işi olsa da başvurucunun anlaşmadan doğan hakkını cebri icraya taşıyabilmesi bakımından yargısal koruma niteliğindedir.

Şerh Talebi Reddedilirse Ne Yapılabilir?

Ret kararının gerekçesi incelenmelidir. Arabuluculuğa elverişlilik, cebri icraya elverişlilik, görev/yetki veya süre gerekçesi birbirinden farklı hukuki sorunlardır.

Kanun yoluna tabi kararlar bakımından süresinde istinaf yoluna başvurulabilir. Başvuruda özellikle kanunda bulunmayan bir süre nedeniyle ret verildiği ileri sürülüyorsa ilgili HUAK hükmü, hukuki güvenlik ve mahkemeye erişim hakkı birlikte açıklanmalıdır.

Olağan kanun yolları tüketildikten sonra temel hak ihlali devam ediyorsa AYM bireysel başvurusu değerlendirilebilir. Bireysel başvuru süresi ve kabul edilebilirlik koşulları ayrıca kontrol edilmelidir.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Her anlaşma belgesinin otomatik ilam niteliğinde olduğunu sanmak: İmza yapısı ve HUAK m.18 koşulları kontrol edilmelidir.
  2. Şerh incelemesini yeni dava gibi görmek: İnceleme arabuluculuğa ve cebri icraya elverişlilikle sınırlıdır.
  3. Edimi belirsiz yazmak: Miktar, vade ve borçlu açık değilse icra kabiliyeti sorun olur.
  4. Yetkili mahkemeyi yanlış belirlemek: Arabuluculuğun dava öncesi veya dava sırasında yapılmasına göre merci değişir.
  5. Kanunda açık olmayan kısa süreyi kesin kural gibi kabul etmek: AYM 2024/6042 mahkemeye erişim bakımından bu tür yorumların denetlendiğini göstermektedir.
  6. AYM kararını bütün süreleri kaldıran karar gibi okumak: Maddi hak zamanaşımı ve icra süreleri ayrıca uygulanır.

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

1. İcra edilebilirlik şerhi nedir?

Arabuluculuk anlaşmasının kanuni şartlarla cebri icraya elverişli ilam niteliğinde belge gücü kazanmasına yönelik mahkeme denetimidir.

2. Her arabuluculuk anlaşmasında şerh gerekir mi?

Hayır. Taraflar, avukatları ve arabulucunun imza yapısına göre kanun bazı belgeleri şerh aranmaksızın ilam niteliğinde kabul eder.

3. Şerh hangi mahkemeden alınır?

Dava öncesi arabuluculukta arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden; dava sırasında arabuluculukta davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.

4. Mahkeme anlaşmanın esasını yeniden inceler mi?

Hayır. Temel inceleme arabuluculuğa elverişlilik ve cebri icraya elverişlilik üzerindedir.

5. AYM 2024/6042 kararında hangi hak ihlal edildi?

Anayasa m.36 kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı.

6. AYM kararı şerh talebinde hiçbir süre olmadığını mı söylüyor?

Hayır. Karar somut süre aşımı yorumunun mahkemeye erişim hakkına etkisine ilişkindir.

7. Şerh alındıktan sonra hangi icra yolu kullanılır?

Belgenin niteliğine göre ilamların icrası hükümleri uygulanabilir.

8. Anlaşmada ödeme tarihi yazmıyorsa sorun olur mu?

Edimin muacceliyeti ve belirlenebilirliği icra kabiliyeti açısından sorun yaratabilir; anlaşma açık yazılmalıdır.

9. Şerh talebi reddedilirse istinaf mümkün mü?

Kararın niteliği ve kanun yolu hükümlerine göre süresinde başvuru yapılabilir.

10. Arabuluculuk anlaşması bozulabilir mi?

İrade sakatlığı, geçersizlik veya anlaşmanın kapsamına ilişkin iddialar somut hukuki sebebe göre ayrı dava veya savunma konusu olabilir; şerh incelemesi bu tür tüm uyuşmazlıkları geniş biçimde çözmez.

Av. Halil Bakırcı
Mersin Barosu Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Bu içerik 16 Eylül 2026 tarihinde yürürlükteki HUAK m.18, İİK m.38 ve Anayasa Mahkemesinin 2026 tarihli resmî Bölüm sonuçları esas alınarak hazırlanmıştır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp