Avustralya’daki Mirasçı Türkiye’de Tereke Temsilcisi Atanmasını İsteyebilir mi? TMK 640/3 ve Sulh Hukuk
Kısa ve Net Cevap
Avustralya’da yaşayan bir Türk vatandaşı, Türkiye’de vefat eden veya Türkiye’de malvarlığı bırakan yakınının mirasçısıysa, diğer mirasçılarla birlikte terekeye ilişkin hak sahibi olabilir. Mirasçılar bir evin kiraya verilmesi, bankadaki hesaptan gerekli giderlerin ödenmesi, devam eden davanın takibi veya şirket paylarına ilişkin koruma işlemlerinde anlaşamayabilir. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu (TMK) m.640/3 bu tür ortak yönetim sorunlarında önemli bir başvuru yolu düzenler: mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir. Bu düzenlemede bütün mirasçıların başvuruyu birlikte imzalaması şartı bulunmaz. Bununla birlikte temsilcinin atanması her başvuruda kendiliğinden verilen otomatik bir karar değildir; mahkeme miras ortaklığını, temsil ihtiyacını ve talebin kapsamını değerlendirir. Mirasçıların birbirlerine karşı bir alacak davası açması, tereke temsilcisi atanması veya mirasın paylaşılması ayrı hukuki işlemlerdir. Avustralya’da yaşamak mirasçılık hakkını düşürmez; ancak yabancı belgenin ispatı, tebligat, temsil yetkisi ve Türkiye’deki mahkeme başvurusu doğru hazırlanmalıdır.

Kısa Özet Tablosu
| İşlem | Temel hukukî dayanak | Farkı |
|---|---|---|
| Miras ortaklığı | TMK m.640/1-2 | Paylaşmaya kadar elbirliği ve birlikte tasarruf |
| Temsilci atanması | TMK m.640/3 | Tek mirasçının talebi üzerine sulh mahkemesi kararı |
| Terekenin resmen yönetimi | TMK m.592 | Kanunda sayılan özel resmî yönetim nedenleri |
| Mirası reddetme | TMK m.605–610 | Ret iradesi ve ayrı kanuni süreler |
| Resmî defter | TMK m.619 ve devamı | Tereke malları ve borçlarının özel usulde kaydı |
| Paylaşma | TMK m.642 ve devamı | Miras ortaklığının malvarlığı yönünden sona erdirilmesi |
Miras ortaklığı neden tek kişinin imzasıyla yönetilemez?
TMK m.640/1, birden fazla mirasçı varsa mirasın geçmesiyle paylaşmaya kadar bütün hak ve borçları kapsayan miras ortaklığının oluştuğunu düzenler. Aynı maddenin ikinci fıkrası mirasçıların terekeye elbirliğiyle sahip olduklarını ve kanundan veya sözleşmeden doğan temsil ve yönetim yetkileri saklı kalmak üzere terekeye ait haklarda birlikte tasarruf edeceklerini belirtir. Bu nedenle babadan kalan konutun üç mirasçıdan birinin adına tapuda kayıtlı olmaması gibi sebeplerle fiilî ve hukuki yönetim sorunları doğabilir. Bir kardeş evde yaşamış, diğeri Avustralya’ya taşınmış, üçüncü kardeş taşınmazı kiraya vermek istemiyor olabilir. Kira sözleşmesi yapma, banka hesabı ve gerekli bakım giderleri hakkında tek bir kişinin bütün tereke adına hangi yetkiyle hareket ettiği araştırılmalıdır. Sırf ailenin en büyük çocuğu olmak veya Türkiye’de fiilen bulunmak kişiye kanunda öngörülmeyen kapsamda yönetim yetkisi kazandırmaz. Bununla birlikte mevcut bir vasiyetname, sözleşme veya mahkeme kararıyla temsil yetkisi zaten kurulmuş olabilir. İlk adım ortaklığın hukuki yapısını belirlemektir.
TMK 640/3 sulh hukuk mahkemesine hangi yetkiyi verir?
TMK m.640/3 açıkça, mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesinin miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabileceğini düzenler. Buradaki ifade iki önemli özelliği gösterir: başvuru tek mirasçıdan gelebilir ve temsil, miras ortaklığı sürdüğü döneme ilişkin bir kurumdur. Temsilcinin kim olacağı, hangi işlerle görevli bulunacağı ve hangi sınırlar içinde hareket edeceği mahkeme kararında belirlenmelidir. Mahkeme temsilciyi belli bir davanın takibi veya ortak malvarlığının yönetimi için farklı kapsamlarla görevlendirebilir. Atama kararı verilmeden kişinin kendisini mahkemece atanmış tereke temsilcisi olarak tanıtması doğru değildir. Avustralya’daki mirasçı temsilci atanmasını isterken yalnız ‘kardeşlerimle anlaşamıyorum’ demekle yetinmemeli; kira tahsilatının durması, tereke mallarının korunamaması veya dava takibinin yapılamaması gibi gerçek yönetim sorunlarını belgelerle ortaya koymalıdır. Talep kararın hangi ihtiyacı karşılayacağını açıklamalıdır. Temsilci atanması bir mirasçıya diğerlerinin mülkiyet paylarını devretmez.
Temsilci atanması ve terekenin resmî yönetimi aynı kurum mudur?
TMK m.640/3 uyarınca miras ortaklığına temsilci atanması, TMK m.592’de düzenlenen terekenin resmen yönetilmesiyle aynı işlem değildir. TMK m.592, kanunda özel olarak belirlenen durumlarda sulh hâkiminin resmen yönetim kararı verebileceği düzenlemeyi içerir. Buna karşılık m.640/3, birden çok mirasçının bulunduğu miras ortaklığında paylaşmaya kadar bir temsilci atanmasına imkân tanır. Örneğin mirasçılar mevcut, kimlikleri belirli ve tek sorun terekenin yönetiminde kilitlenme ise başvurunun hangi kuruma dayanacağı bu ayrım üzerinden değerlendirilir. Kaybolmuş mirasçı veya hak sahibi belirsizliği gibi başka bir durum varsa m.592’nin şartları ayrıca incelenmelidir. Tereke tespiti, koruma önlemleri, resmî defter tutulması ve miras ortaklığına temsilci atanması da farklı hukuki kurumlara tabidir. Avustralya’daki mirasçı, başvurusunda hangi somut işlem için mahkeme kararına ihtiyaç duyduğunu belirtmelidir. Yanlış kurum adının kullanılması görev, yetki, süre ve temsil kapsamı bakımından gereksiz usul uyuşmazlığı yaratabilir.
Temsilci ile mirasçının kendi avukatı arasındaki fark
Avustralya’da yaşayan mirasçı Türkiye’de bir avukata vekâlet verebilir. Böyle bir avukatın müvekkili adına işlem yapması, kendisinin tüm miras ortaklığının temsilcisi olduğu anlamına gelmez. TMK m.640/3 kapsamındaki temsilci ise sulh mahkemesinin atama kararıyla miras ortaklığının ilgili menfaatlerini belirlenen çerçevede temsil edebilir. Bu iki temsil türünün yetki kaynağı farklıdır. Kişisel avukatın vekâletnamesi ile mahkeme kararı aynı belgenin yerine kullanılamaz. Bir mirasçının özel avukatı, diğer mirasçılardan otomatik olarak yetki devralmaz. Buna karşılık sulh mahkemesince atanan temsilcinin, mirasçıların münferit ve kişisel davalarına sınırsız vekil olacağı da söylenemez. Atama kararı hangi malvarlığı ve işlemleri kapsıyorsa o sınırlar gözetilir. Avustralya’daki kişi kendi haklarının savunulması için bir avukatla çalışırken, ortak terekenin yönetimi için ayrıca temsilci atanmasını istemeyi değerlendirebilir. Bu iki başvurunun hukuki amaçları ve masrafları ayrı tutulmalıdır.
Kira geliri getiren Mersin evi için neden ihtiyaç doğabilir?
Mersin’de miras kalan daire kiraya verilmiş ve kiracı kirasını uzun süredir kimin hesabına ödeyeceğini bilmiyor olabilir. Bir mirasçı, kira gelirlerinin tek başına kendi hesabına gönderilmesini istemiş; diğerleri buna itiraz etmiş olabilir. Böyle bir durumda kira sözleşmesinin tarafı, mirasın açıldığı tarih, murisin hakları, daha önce alınmış ödemeler ve mirasçıların birlikte yönetim yetkisi incelenir. Temsilci atanması talebi, sözleşmenin takibi, kira alacaklarının korunması ve ortak malvarlığının yönetimi bakımından gerekçelendirilebilir. Ancak mahkemenin belirlediği sınırları aşarak kira bedellerinin herhangi bir mirasçıya kişisel olarak dağıtılabileceği söylenemez. Tereke gelirleri ile kişisel alacaklar ayrı hesaplanmalıdır. Avustralya’daki mirasçı, daha önce kardeşinin topladığı kiraların hesabını da isteyebilir; fakat geçmiş dönem ecrimisil veya kişisel tazminat talepleri, temsilci atama başvurusuyla otomatik çözülmez. Kira belgeleri, banka dekontları ve ihtarlar dosyada ayrıştırılmalıdır. Temsilci atanması, yönetim sorununun çözümü için kullanılan özel bir hukuki araçtır.
Bankadaki tereke parası ve ortak giderlerde temsil ihtiyacı
Muris Türkiye’de banka mevduatı veya başka parasal varlıklar bırakmış olabilir. Ölenin borçları, taşınmaz vergileri, zorunlu sigorta primleri veya bir davanın masrafı terekeyi ilgilendiriyorsa ortak yönetim ihtiyacı ortaya çıkabilir. Ancak temsilci atanması, bankaların veraset ve intikal vergisi veya kimlik kontrolüne ilişkin bütün belgelerini gereksiz hâle getirmez. Banka, mirasçılık belgesi, işlem yetkisi ve kanuni ödeme koşullarını ayrıca denetler. Mahkemece atanmış temsilcinin banka üzerinde hangi işlemleri yapabileceği, atama kararındaki yetkiye ve bankacılık uygulamalarına bağlıdır. Temsilcinin tüm parayı çekip tek mirasçıya vereceği şeklindeki geniş yorum doğru değildir. Avustralya’daki mirasçı temsilci talep ederken bankanın hangi işlemi hangi gerekçeyle yapamadığına ilişkin yazılı belgeyi, ödenmesi gereken tereke borçlarını ve diğer mirasçıların karşı duruşunu sunabilir. Temsilcinin görevi miras ortaklığının menfaati çerçevesinde tanımlanmalı; bir mirasçının yalnız kişisel para talebiyle karıştırılmamalıdır.
Devam eden tapu davası için tereke temsilcisi atanabilir mi?
Mirasbırakanın hak sahibi olduğu ileri sürülen taşınmazla ilgili tapu iptali ve tescil veya alacak davası açılmış olabilir. Elbirliği mülkiyetine bağlı hakların dava yoluyla korunmasında taraf sıfatı ve tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi sorunları doğabilir. TMK m.640/3, tereke adına belirli bir davanın takibi için temsilci atanması ihtiyacını karşılayabilecek hukuki yoldur. Anayasa Mahkemesinin yayımladığı kararlarında aktarılan Yargıtay içtihadı, elbirliği mülkiyetinin söz konusu olduğu bazı dava türlerinde terekeye temsilci atanması ve davanın temsilci huzurunda yürütülmesi meselesini ele almıştır. Ancak bu değerlendirme bütün davalar için otomatik bir taraf değişikliği yaratmaz. Asıl davanın konusu, elbirliği mülkiyetiyle ilişkisi, mirasçıların taraf durumu ve temsilcinin yetki sınırı belirlenmelidir. Avustralya’daki mirasçı, ‘devam eden davayı takip edemiyoruz’ derken mahkeme ve esas numarası, dava dilekçesi, diğer mirasçıların tutumu ve ihtiyaç duyulan özel yetkiyi somut gösterebilir. Bir temsilci atanması, davanın esasından kazanılacağını garanti etmez.
Tereke temsilcisinin kapsamı ve sınırları mahkeme kararında nasıl belirlenir?
TMK m.640/3 temsilcinin görevlerini ayrıntılı bir işlem listesi halinde saymaz. Bu nedenle atama kararının amacı, kapsamı ve varsa sınırlamaları büyük önem taşır. Örneğin temsilcinin belirli bir tapu davasını takip etmesine yetki verilmişse bu karardan, mirasçıların tüm mallarını satabileceği sonucuna varılamaz. Genel yönetime ilişkin bir görevlendirme yapılmışsa bile olağan yönetim ile malvarlığının esasına yönelik tasarruflar birbirinden ayrılmalıdır. Miras ortaklığının paylaşılması veya bir mirasçının payının devri ayrıca ilgili kanun hükümlerine tabidir. Görevlinin tereke adına kiraları toplaması ile bu tutarları mirasçıların kişisel hesaplarına karşılıksız aktarması aynı işlem değildir. Avustralya’da bulunan mirasçı, mahkeme kararının hangi mallar, hesaplar ve işlemler için geçerli olduğunu belge üzerinde kontrol etmelidir. Yargılama sırasında ihtiyaç değişirse mahkeme kararı ve kanuni usul çerçevesinde yeni değerlendirme gerekebilir. Temsilci kendiliğinden kanunsuz yetki genişletemez.
Tereke temsilcisi taşınmazı satabilir mi?
Temsilci atanması, miras kalan evin tapuda otomatik satılmasına veya bütün mirasçıların paylarının tek kişiye geçirilmesine imkân veren genel bir tapu vekâletnamesi değildir. TMK m.640/3’ün amacı miras ortaklığının paylaşmaya kadar temsilinin sağlanmasıdır. Olağan yönetim, koruma, devam eden davanın takibi ve taşınmazın mülkiyetini değiştirecek tasarruflar hukukî nitelik bakımından farklıdır. Taşınmazın satışı, paylaşılması veya bir miras payının devri için ilgili resmî şekil ve temsil koşulları ayrı değerlendirilir. Bir mahkeme kararı temsilciyi yalnız belirli bir dava ile görevlendirmişse, kararın kapsamına taşınmaz satışının kendiliğinden girdiği iddia edilemez. Avustralya’daki mirasçı, ‘temsilci atanırsa evi bizden habersiz satar’ endişesini atama kararının kapsamına bakarak değerlendirmelidir. Ayrıca temsilcinin üçüncü kişiyle işleminde Türk Medenî Kanunu, tapu mevzuatı ve mahkemenin kararı birlikte önem taşır. Bu soruyu kesin olarak cevaplamak için temsil kararının tam metni gereklidir.
Mahkemeye başvuru için hangi belgeler gereklidir?
Başvurunun ilk belgeleri mirasbırakanın ölüm kaydı, mirasçılık belgesi, ilgili nüfus ve kimlik kayıtları, terekeye dâhil Türkiye taşınmazlarının güncel tapu örnekleri ve mirasçıların iletişim bilgileridir. Temsilci ihtiyacı kira yönetiminden kaynaklanıyorsa kira sözleşmesi, ödenmeyen borçlara ilişkin belgeler, kiracıyla yazışmalar ve banka tahsilatları dosyaya eklenir. Bir dava takip edilecekse mahkeme kararı, esas numarası, duruşma tarihleri ve tarafların birlikte hareket edemediğini gösteren belgeler önem kazanır. Banka veya şirket payları söz konusuysa ilgili resmi kayıtlar ve işlem engelini gösteren yazışmalar araştırılır. Avustralya’dan gönderilecek resmî belgelerde kimlik, apostil ve tercüme gereklilikleri ayrıca incelenir. Kişisel belge ve parolalar güvenli olmayan kanallardan paylaşılmamalıdır. Başvurunun amacı, soyut bir anlaşmazlık iddiası yerine miras ortaklığının gerçekten hangi konuda temsil ve yönetime ihtiyaç duyduğunu ortaya koymak olmalıdır. Belgelerin güncel tarihli ve aynı kişilere ilişkin olduğu kontrol edilmelidir.
Hangi sulh hukuk mahkemesi yetkilidir?
TMK m.640/3 başvurunun sulh mahkemesine yapılacağını belirler. Buna karşılık hangi yer mahkemesinin yetkili olduğu, mirasın açıldığı yer, mirasbırakanın son yerleşim yeri, yabancılık unsuru ve başvurunun niteliği üzerinden kanun hükümleriyle değerlendirilmelidir. TMK m.576 ve HMK’nın çekişmesiz yargıya ilişkin görev ve yetki kuralları dosya türüne göre incelenir. Mirasbırakanın Türkiye’de son yerleşim yeri bulunmuyorsa 5718 sayılı MÖHUK hükümlerinin uygunluğu ayrıca ele alınmalıdır. Örneğin mirasçının Sidney’de bulunması veya terekeye ait evin Mersin’de olması, bütün koşullar araştırılmadan kesin görev ve yetki cevabı verilmesini haklı kılmaz. Türkiye’de farklı illerde ev, banka ve şirket payı bulunabilir. Başvuru yapılmadan önce murisin vatandaşlığı, son yerleşim yeri ve istenen temsil görevi belirlenmelidir. Görevli sulh hukuk mahkemesinin tespiti, taleple birlikte uygulanabilir yetki rejimine dayanmalıdır. Doğru merciye başvuru gereksiz yetkisizlik itirazları ve yargılama giderlerini azaltır.
Yurt dışındaki mirasçıya tebligat nasıl yapılır?
Temsilci atama sürecinde Türkiye dışındaki mirasçılara usulüne uygun bildirim gerekip gerekmediği ve tebliğin hangi yöntemle yapılacağı dosyanın niteliğine göre belirlenir. Avustralya’da ikamet eden kişinin Türk vatandaşı olması halinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.25/a kapsamında Türk büyükelçiliği veya konsolosluğu aracılığıyla tebligat yapılmasına ilişkin özel usul gündeme gelebilir. Bu yolun bildirim ve tebliğ edilmiş sayılma koşulları kanunda düzenlenmiştir. Sırf e-posta gönderilmesi veya aile grubuna mesaj yazılması, mahkeme tebligatı ile aynı sonuçta değildir. Mirasçılardan biri yalnız Avustralya vatandaşıysa yabancı ülkede tebligata ilişkin uygulanabilir sözleşme ve usul ayrıca incelenir. Mahkeme dosyasının tebligat evrakı, adres bilgisi ve kanuni süreler takip edilmelidir. Avustralya’daki kişinin Türkiye’de yetkili vekili varsa temsil ve tebligat ilişkisi bunun üzerinden değerlendirilebilir. Yurt dışında bulunmak dava süresini kendiliğinden sınırsız uzatmaz.
Diğer mirasçıların onayı olmadan temsilci atanabilir mi?
TMK m.640/3’ün açık ifadesi ‘mirasçılardan birinin istemi üzerine’ şeklindedir. Bu nedenle kanun, başvuruyu bütün mirasçıların oybirliğiyle yapılması şartına bağlamaz. Ancak bir mirasçının talep etmesi, mahkemenin talep edilen kişiyi koşulsuz ve istenen bütün yetkilerle atamak zorunda olduğu anlamına gelmez. Mahkeme ihtiyaç ve uygunluk incelemesini yapar; tarafların menfaatlerini, temsilcinin görev tanımını ve varsa başka yönetim düzenlemelerini dikkate alır. Başvuruyu yapan mirasçının kendisini temsilci seçtirmesi de otomatik değildir. Özellikle farklı mirasçılar arasındaki çıkar çatışmaları varsa hangi kişinin ortak menfaati gerçekten koruyabileceği önemlidir. Avustralya’da yaşayan kişi Türkiye’deki kardeşlerinden hiçbirinin onay vermediği durumda da başvuru yolunu hukuken değerlendirebilir. Fakat dilekçesinde ihtiyaç nedenlerini ve atanması düşünülen kişinin uygunluğunu somutlaştırmalıdır. Temsilci görevlendirmesi bir tarafı diğerine karşı cezalandırma aracı değildir; miras ortaklığının sağlıklı yönetimi için kullanılan hukuki kurumdur.
Temsilci seçilecek kişinin çıkar çatışması bulunursa ne olur?
Tereke temsilcisinin görevi, temsil edilen ortak malvarlığı bakımından yasal ve mahkemece belirlenen yetkiler içinde hareket etmektir. Bir mirasçı terekenin gelirini tek başına tahsil ettiği veya başka bir mirasçıyla uyuşmazlık yaşadığı için kendisini ortaklığı temsil etmeye en uygun kişi olarak gösterebilir; ancak bu iddia çıkar çatışması açısından değerlendirilmeyi gerektirir. Kira bedellerini kendi hesabında toplamış kişi ile aynı tahsilatın hesabını araştırması gereken temsilcinin menfaatleri aynı olmayabilir. Mahkeme kararında hangi konularda temsil ihtiyacı bulunduğu ve kişinin uygunluğu incelenir. Avustralya’da bulunan mirasçı, talep ettiği adayın taraflarla bağlantısını, tereke işlemlerindeki geçmiş rolünü ve varsa uyuşmazlık nedenlerini açıkça göstermelidir. Görevin yürütülmesi sırasında hesap verme, yetkinin aşılması veya menfaat çatışması şüphesi doğarsa mahkemeye başvuru ve ilgili sorumluluk hükümlerinin koşulları ayrıca değerlendirilir. Her temsilci adayı için peşinen uygunsuzluk veya hukuka aykırılık sonucu kurulmaz; hukuken önemli olan somut görev ve yarar ilişkisidir.
Resmî defter, mirasın reddi ve temsilci atanması neden farklıdır?
Yurt dışında yaşayan mirasçıların öncelikle hangi hukuki sorunu çözmek istediklerini ayırması gerekir. TMK m.605 ve devamı mirasın reddine; m.619 ve devamı resmî defter tutulmasına; m.640/3 ise miras ortaklığına temsilci atanmasına ilişkindir. Mirasın reddi, mirasçının belirli koşullarla mirasçılık sonucunu kabul etmemesini ilgilendirir; resmî defter tereke mal ve borçlarının kayıt altına alınmasıyla bağlantılı özel bir miras usulüdür. Tereke temsilcisi ise devam eden miras ortaklığının paylaşmaya kadar temsil ve yönetim ihtiyacını gidermeye yöneliktir. ‘Babamın borçları çok, bu yüzden temsilci atayalım ve borçlardan sorumlu olmayalım’ şeklindeki çıkarım doğru değildir. Temsilci ataması mirasçıların borç sorumluluğunu kanundaki kurallar dışında ortadan kaldırmaz. Ayrıca resmî defter veya ret başvurularında kendilerine özgü süreler ve sonuçlar vardır. Avustralya’da yaşayan kişi önce borç riski, sonra yönetim ihtiyacı hakkında ayrı hukukî değerlendirme yaptırmalıdır.
Temsilci atanması miras paylaşımını tamamlar mı?
TMK m.640/3’teki ‘paylaşmaya kadar’ ibaresi, temsilci kurumunun mirasın paylaşılmasına eşdeğer olmadığını açıkça gösterir. Mirasın paylaşılması, mirasçılar arasında hangi malın kime bırakılacağı ve hangi hakların hangi oranlarda sona ereceğiyle ilgili başka hukuki işlemler gerektirebilir. Temsilcinin atanması, mirasçılık belgesindeki mirasçıları veya tapudaki payları kendiliğinden değiştirmez. Elbirliği mülkiyeti ile paylı mülkiyet ayrımı da önem taşır. Mirasın paylaşılması için TMK m.642 ve ilgili hükümlerdeki çözüm yolları ayrıca incelenir. Paylaşma tamamlanmış, belirli taşınmazlar artık kişilerin paylı mülkiyetine veya müstakil mülkiyetine geçmişse temsilci ihtiyacının hukukî dayanağı da farklılaşabilir. Avustralya’daki mirasçı, paylaşma müzakerelerini sürdürürken terekenin zarar görmemesi için temsilci talep edebilir. Ancak mahkemenin atadığı temsilcinin tüm miras ortaklığını tek başına istediği paylaşma biçimine zorlayacağı varsayılmamalıdır. Yönetim ile mülkiyet devri farklı aşamalardır.
Mahkemenin atama kararı ne kadar süre uygulanır?
TMK m.640/3, temsilcinin miras ortaklığına paylaşmaya kadar atanabileceğini belirtir. Bu ifade görev ilişkisinin süre ve amacı açısından temel çerçevedir. Ancak mahkeme belirli bir işlem veya dava için sınırlı temsil yetkisi vermişse görev kapsamı, sadece kanundaki genel ifadeye bakılarak süresiz ve sınırsız biçimde genişletilemez. Terekenin kısmen paylaşılması, temsil ihtiyacının ortadan kalkması, görevlendirilen kişinin görevini yerine getirememesi veya temsil yetkisinin kötü kullanıldığı iddiası yeni hukukî değerlendirme gerektirebilir. Avustralya’daki mirasçı, her önemli işlemde güncel atama kararının varlığını ve kapsamını kontrol etmelidir. Atama kararı elinde bulunmayan kişinin, mahkeme temsilcisi olduğunu söylemesine dayanarak banka veya tapu işlemi yaptırmak doğru değildir. Görevlendirmenin sona ermesi veya değişmesine ilişkin talep, usulüne uygun mahkeme başvurusu ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde yürütülmelidir. Süre meselesi, paylaşma ve kararın somut içeriğiyle birlikte ele alınmalıdır.
Vekâletnameyi Avustralya’dan nasıl hazırlamalı?
Avustralya’da bulunan bir mirasçı Türkiye’deki başvuru için usulüne uygun vekâletname düzenleyebilir. Türk dış temsilciliklerinin konsolosluk noterliği hizmetleri bu amaçla kullanılabilir. Yabancı Avustralya noterlik belgesi tercih edildiğinde apostil, tercüme ve kullanılacak makamın kabul ettiği şekil kuralları ayrıca değerlendirilir. Vekâletnamenin avukata sulh hukuk mahkemesinde miras ortaklığına temsilci atanmasını isteme, belge temin etme ve yargılama işlemlerini takip etme yetkisi bakımından yeterli olup olmadığı kontrol edilir. Bunun yanında sulh, feragat veya taşınmazı devretme gibi özel işlemler yapılacaksa HMK m.74 ve ilgili diğer düzenlemelere bakılır. Sadece temsilci atanması başvurusu için bütün taşınmazları satmaya izin veren çok geniş vekâletname hazırlanması zorunluluğu bulunmaz. Avustralya’da yaşayan kişi kendi kimliğini, vefat edenin Türkiye’deki kayıt bağlantısını ve diğer mirasçıların durumunu doğru yazdırmalıdır. Banka şifreleri veya e-devlet parolaları vekâlet yerine kullanılmamalı; avukata resmî yetki belgesi düzenlenmelidir.
Dosyanın ilk aşamasında hangi stratejik kararlar alınmalıdır?
İlk olarak miras ortaklığının varlığı ve mirasçıların kimliği belirlenir. İkinci aşamada terekeye ait malvarlığı unsurları, kira gelirleri ve devam eden davalar listelenir. Üçüncü aşamada temsil ihtiyacının nereden kaynaklandığı somut delillerle ortaya konulur: kira tahsilatı yapılamıyor mu, bir dava tüm mirasçıların katılımını mı gerektiriyor, yoksa bakım masrafı karşılanmadığı için taşınmaz zarar mı görüyor? Dördüncü aşamada varsa mevcut vekâletnameler, vasiyetname hükümleri veya daha önce atanmış başka görevliler incelenir. Beşinci aşamada hangi mahkemenin yetkili olduğu ve istenecek görev kapsamı kararlaştırılır. Altıncı aşamada Avustralya’dan temin edilecek vekâletname ve resmî belgeler hazırlanır. Yedinci aşamada başvuru yapılıp mahkemenin kararı ve diğer mirasçılara bildirim süreci takip edilir. Sekizinci aşamada temsilci atanmışsa kararın sınırlarına göre ortak malvarlığı işlemleri yürütülür. Son aşama miras paylaşımı veya görev ihtiyacının sona ermesine ilişkin ayrı hukukî değerlendirmedir. Her işlem için somut karar metni esas alınmalıdır.
Sitedeki ilgili hukuk rehberleri
- Avustralya’da vefat eden Türk vatandaşının Türkiye’deki mirası
- Avustralya NSW probate kararı ve Türk tapu intikali
- Avustralya’daki mirasçının resmî defter isteme hakkı
- Avustralya’daki mirasçının mirası reddetmesi
- Avustralya’da bulunan paydaşın ortaklığın giderilmesi davası
- Avustralya’dan konsolosluk vekâletnamesi işlemleri
- Yurt dışındaki müvekkiller için Türkiye’de hukuki işlemler
Resmî mevzuat ve kurum bağlantıları
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu – Adalet Bakanlığı
- AYM Kararlar Bilgi Bankası – TMK 640 ve tereke temsilcisi uygulaması
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu – Adalet Bakanlığı
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve mevzuat – Adalet Bakanlığı
- Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü
- T.C. Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşlemleri
- UYAP – Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi
Sık Sorulan Sorular
Avustralya’da yaşayan tek mirasçı Türkiye’de tereke temsilcisi isteyebilir mi?
Evet. TMK m.640/3, mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesinin temsilci atayabilmesini düzenler.
Tereke temsilcisinin atanması bütün mirasçıların onayına bağlı mı?
Kanun başvuruyu bütün mirasçıların ortak talebine bağlamaz; temsil ihtiyacını ve uygun kişiyi mahkeme değerlendirir.
Tereke temsilcisi miras evini otomatik satabilir mi?
Hayır. Yetki, atama kararının kapsamına ve taşınmaz devriyle ilgili kanuni şartlara göre belirlenir.
TMK 640/3 ile TMK 592 arasındaki fark nedir?
640/3 miras ortaklığına temsilci atanmasını, 592 ise kanundaki özel durumlarda terekenin resmen yönetimini düzenler.
Tereke temsilcisi kira gelirlerini takip edebilir mi?
Atama kararında görev ve yetki verilmişse tereke yönetimi için kira tahsilatı veya ilgili dava takibi gündeme gelebilir.
Mirasçıların kendi avukatı terekenin temsilcisi sayılır mı?
Hayır. Kişisel vekâletnameyle temsil ile mahkemenin TMK 640/3 uyarınca atadığı temsilcinin yetki kaynağı farklıdır.
Temsilci atanması için mutlaka Türkiye’ye gelmek gerekir mi?
Usulüne uygun vekâletname ile Türkiye’de avukat aracılığıyla başvuru yapılabilir; özel katılım şartları ayrıca incelenir.
Tereke temsilcisi bankadaki tüm parayı mirasçılara dağıtabilir mi?
Böyle sınırsız bir yetki otomatik doğmaz. Atama kararının kapsamı, bankacılık ve vergi şartları uygulanır.
Hangi mahkeme tereke temsilcisi atar?
TMK m.640/3 sulh mahkemesini öngörür. Yer bakımından yetki, mirasın açıldığı yer ve ilgili usul hükümlerine göre değerlendirilir.
Mirasçılardan biri devam eden davayı takip etmiyorsa temsilci atanır mı?
Elbirliği mülkiyetine bağlı bir davada temsil ihtiyacı varsa TMK 640/3 başvurusu değerlendirilebilir; mahkeme somut koşulları inceler.
Temsilci atanması miras paylaşımı yerine geçer mi?
Hayır. TMK m.640/3 paylaşmaya kadar temsil düzenler; mirasın paylaşılması ayrı işlemdir.
Mirasın reddiyle tereke temsilcisi atanması aynı şey midir?
Hayır. Mirasın reddi TMK m.605 ve devamı, temsilci atanması TMK m.640/3 kapsamında farklı amaç ve sonuçlara sahiptir.
Mersin ve İstanbul ofisleri
Mersin ofisi: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin merkez.
İstanbul ofisi: Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No: 21 Kat: 9, 34475 Sarıyer/İstanbul.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
