Avustralya’daki Mirasçı Türkiye’de Terekenin Resmî Defterini İsteyebilir mi? TMK 619–630 ve Bir Aylık Süre
Avustralya’da ikamet eden bir kişi Türkiye’de vefat eden yakınının mirasçısı olduğunda, terekenin yalnız ev, banka hesabı ve araçtan oluştuğunu düşünerek mirası kabul etmesi önemli mali risklere yol açabilir. Mirasbırakanın bankalara kredi borcu, üçüncü kişilere kefaleti, devam eden icra takibi veya ticari borçları bulunabilir. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 619–630. maddeleri, mirasçıya borç ve alacakların sulh mahkemesi eliyle belirlenmesini sağlayan terekenin resmî defterinin tutulmasını isteme ve sonrasında kanunda öngörülen farklı miras beyanlarını seçme olanağı tanır.
Avustralya’da oturan mirasçının Türkiye’ye uçuş yapamaması veya borçları henüz öğrenememiş olması, bu kanuni sürenin kendiliğinden işlemediği anlamına gelmez. Sürelerin başlangıcı, TMK m.606’daki mirası ret süresi kuralları ve Türk Medenî Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük m.40 ile birlikte belirlenir. Özellikle bir aylık defter tutma başvurusu, üç aylık olağan mirasın reddi süresiyle karıştırılmamalıdır. Bu rehber resmî defter ile koruma amaçlı tereke defterini ayırır, mirasçı sorumluluğunu gösterir, resmî defter sürecindeki alacaklı ilanı ve beyan aşamalarını adım adım açıklar.
Kısa ve net cevap
Avustralya’da yaşayan ve mirası reddetme hakkı bulunan bir mirasçı, Türkiye’de mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkiminden terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir. TMK m.619 başvuru için bir aylık süre öngörür. Sürenin başlangıcı mirası ret usulüne göre belirlenir; Tüzük m.40 açıkça TMK m.606’da belirtilen sürelerin işlemeye başladığı tarihe atıf yapar. Bir mirasçının geçerli defter istemi diğer mirasçıları da etkiler. Resmî defter tutulduktan sonra TMK m.627 uyarınca reddetme, resmî tasfiye isteme, deftere göre kabul veya kayıtsız şartsız kabul yolları gündeme gelir. Ancak deftere göre kabul edilen ve deftere yazılan borçlardan mirasçı TMK m.628 gereğince kendi malvarlığıyla da sorumludur; resmî defter bütün borçları otomatik sıfırlamaz.

Kısa özet: Resmî defterle ilgili kritik süre ve sonuçlar
| Aşama | Hukuki dayanak | Somut sonuç |
|---|---|---|
| Başvuru | TMK m.619 ve Tüzük m.40 | Mirası ret süresinin başlangıcından itibaren bir ay içinde sulh hâkimine istem |
| Defterin kapsamı | TMK m.620 | Terekenin aktif ve pasifleri değerleriyle yazılır |
| Alacaklı duyurusu | TMK m.621 | Bir ay arayla iki ilan; ikinci ilandan itibaren en az bir ay bildirim süresi |
| Belgeden görünen borçlar | TMK m.622 | Resmî kayıt veya mirasbırakan evrakından çıkan alacaklar/borçlar doğrudan yazılır |
| Defteri inceleme | TMK m.623 | Defterin tamamlanmasından sonra en az bir aylık inceleme süresi |
| İcra ve dava işlemleri | TMK m.625 | Defter sırasında mirasbırakan borçları için icra takibi yapılamaz; zamanaşımı işlemez |
| Beyan | TMK m.626–627 | Mahkemenin çağrısıyla bir ay içinde farklı kabul/ret yolları seçilir |
| Kişisel sorumluluk | TMK m.628–630 | Defterdeki borç, yazılmamış alacak ve kefalet için ayrı sonuçlar |
Bir tabloya bakıp süreler birbirinden bağımsızmış gibi davranılmamalıdır. İkinci alacaklı ilanından sonra bildirim süresinin dolması, defterin incelenmesi ve mirasçıya beyan için çağrı yapılması zincir hâlinde ilerler. Başvuru için gerekli bir aylık ilk süre ile defter tamamlandıktan sonraki bir aylık mirasçı beyan süresi aynı süre değildir. Avustralya ile Türkiye arasındaki saat farkının veya adres değişikliğinin bu sürelerin tamamını otomatik uzattığı kabul edilmez; usulüne uygun tebligat ve başlangıç tarihi dosyada açıkça belirlenmelidir.
1. TMK 590’daki koruma defteri ile TMK 619’daki resmî defter aynı mı?
Hayır. TMK m.590 mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkiminin terekenin korunması amacıyla defter tutmasını düzenler. Mirasçılar arasında vesayet altındaki kişi bulunması, mirasçılardan birinin uzun süredir bulunamaması ve temsilcisinin olmaması gibi hâller bu koruma önleminin sebeplerindendir. Ayrıca ilgililerin ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde talebiyle de bu defter gündeme gelebilir. Koruma amaçlı yazım ile TMK m.619 kapsamındaki resmî defter tutma ve deftere göre miras kabulü farklı hukukî kurumlardır.
TMK m.619 kapsamındaki defter, mirasın borçları ve alacaklarının ilan ve tespit yoluyla ortaya çıkarılmasını ve sonrasında mirasçıların kanunda belirlenen beyan yollarını seçmesini sağlar. TMK m.628–630’daki borç sorumluluğu sonuçları da bu resmî defter düzenine aittir. “Terekeye mühür konulması” veya “ölüm nedeniyle malvarlığı sayımı” yapılmış olması, ayrıca TMK m.619–627 usulünün tamamlandığı anlamına gelmez. Başvuru dilekçesindeki talep türü açıkça belirlenmelidir.
Avustralya’daki mirasçı Türkiye’de tapu kayıtlarına bakmak, banka hesap hareketlerini öğrenmek veya miras paylaşımında kendisine düşen evi görmek isteyebilir. Bu bilgi amaçları, resmî defter tutma müessesesinin temel amacını tek başına açıklamaz. Resmî defter, özellikle borçların bilinmediği ve mirasın hangi koşulla kabul edilmesi gerektiği sorununun bulunduğu dosyalar için önemlidir. Terekenin tespiti talebi ile mirasçı borç sorumluluğuna yön veren resmî defter talebinin baştan ayırt edilmesi, usul hatasını önler.
2. TMK 619 bir aylık başvuru süresi ne zaman başlar?
TMK m.619/2, defterin mirasın reddine ilişkin usule uyulmak suretiyle bir ay içinde sulh hâkiminden isteneceğini düzenler. Bu düzenlemenin başlangıcını açıklayan ilgili Tüzük’ün 40. maddesi, TMK m.606’da öngörülen sürelerin işlemeye başladığı tarihe atıf yapar. Dolayısıyla başvuru tarihi değerlendirilirken yasal mirasçının ölüm ve mirasçılığını öğrenmesi, vasiyetnameyle atanmış mirasçının kendisine bildirimin yapılması gibi mirası ret süresinin başlangıç esasları incelenir. Mirasbırakanın ölüm tarihi her somut durumda tek ve otomatik başlangıç günü olarak kabul edilmemelidir.
Özellikle Avustralya’da yaşayan mirasçı ölüm haberini Türkiye’deki diğer akrabalardan geç almış olabilir. Böyle bir durumda “zaten Türkiye dışında yaşıyordu, süre başlamadı” denilemez; kişinin ölümden ne zaman haberdar olduğu, mirasçı sıfatını hangi tarihte öğrendiği ve usulüne uygun bildirimin yapılıp yapılmadığı belgelenmelidir. WhatsApp mesajının içeriği, e-posta yazışması, ölüm tescili veya vasiyet bildirim belgesi gibi somut kayıtlar tarih tartışmasında önem kazanabilir. Süre konusunda kesin sonuç, soyut oturma yerine değil kanun ve somut bilgi tarihine bağlanmalıdır.
Üç aylık olağan mirası ret süresine güvenerek resmî defter için başvuruyu üçüncü ayın sonunda yapmak risklidir: TMK m.619’daki süre bir aydır. Bu iki sürenin farklılığını bilmeden hazırlanan vekâletname, apostil veya yurtdışı kargo süreci hukukî hak kaybına neden olabilir. Vekâlet düzenleme tarihleri, belgelerin Türkiye’ye ulaşması ve başvuru dilekçesinin sulh hâkimliğine sunulması ayrı adımlar olarak planlanmalıdır. Bir aylık süre dolduktan sonra süreyi kendiliğinden uzattığı varsayılan genel bir “gurbetçi istisnası” kanun metninde bulunmaz.
3. TMK 620 resmî deftere hangi borç ve mallar yazılır?
TMK m.620, sulh mahkemesince düzenlenen resmî deftere terekeye ait aktif ve pasiflerin takdir edilen değerleriyle geçirilmesini öngörür. Aktifler taşınmaz, araç, banka hesabı, alacak hakkı ve uygun diğer malvarlığı kalemleri olabilir; pasifler ise mirasbırakanın kredi borçları, sözleşmesel yükümlülükleri, takip konusu borçları ve diğer ilgili borç kalemlerinden oluşabilir. Yalnız tapu müdürlüğündeki taşınmaz değeri üzerinden resmî defterin tamamlandığını kabul etmek, kanunun aktif/pasif bütünlüğüne aykırı olur.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, mirasbırakanın mali durumu hakkında bilgi sahibi olanların mahkemenin istediği bilgiyi verme yükümlülüğünü düzenler. Haklı sebep olmadan bilgi vermeyen veya yanlış/eksik bilgi veren kişi, doğan zarardan sorumlu olabilir. Mirasçı da kendi bildiği borçları sulh mahkemesine bildirmek zorundadır. Avustralya’daki mirasçının Türkiye’deki banka ve icra dosyalarını hiç bilmediğini söylemesi, bilinen bir borcun saklanmasını haklı hâle getirmez. Kendi erişebildiği bilgi ve belgeler dilekçede doğru açıklanmalıdır.
Bir örnek sınıflandırma: Türkiye’de iki taşınmazın bulunması aktif maldır; taşınmazlar üzerindeki ipotekler ayrı güvence kayıtlarıdır. Mirasbırakanın bankadan kullandığı kişisel kredi pasif olabilir; başka kişi için verdiği kefaletin niteliği TMK m.630 çerçevesinde ayrıca ele alınmalıdır. Vadesi gelmemiş borçlar veya çekişmeli alacaklar bakımından kanuni usul uygulanır. Defter hazırlanırken borcun gerçekten mirasbırakana ait olup olmadığı ve tutarın nasıl hesaplandığı belge üzerinden açıklanır.
4. TMK 621 ilanı ve TMK 622 doğrudan kayıt
TMK m.621 uyarınca sulh mahkemesi mirasbırakanın alacaklılarını ve borçlularını bir ay arayla iki ilanla çağırır. İkinci ilandan itibaren bildirim için tanınan süre en az bir aydır. İlan, kefalet nedeniyle alacaklı veya borçlu olanları da kapsar. Alacaklılara bildirimde bulunmamanın sonuçları hatırlatılır. Bu nedenle resmî defter tutulması yalnız mirasçıyla mahkeme arasında gizli bir hesap çıkarma işlemi değildir; diğer alacaklı ve borçluların da çağrıldığı kanuni bir usuldür.
TMK m.622, resmî kayıtlardan veya mirasbırakanın belgelerinden varlığı anlaşılan alacaklar ve borçların doğrudan deftere geçirileceğini düzenler. Bu hak ve borçların kaydı için her durumda alacaklının ilanı görüp başvurmuş olması şartı aranmaz. Deftere geçirildiği de ilgili alacaklı ve borçluya bildirilir. Bu nedenle mahkemenin elinde bulunan resmî icra dosyası kaydı veya mirasbırakanın evrakından anlaşılan kesin bilgiler göz ardı edilmemelidir.
Avustralya’da yaşayan mirasçı açısından bu aşama, Türkiye’de bulunan yakınların veya eski şirket ortaklarının bildiği borçların mahkemeye aktarılması bakımından önemlidir. Bir kişinin “mirasbırakan kimseye borçlu değildi” açıklaması, resmî ilan yoluyla çağrının yerini almaz. Öte yandan terekedeki her muhtemel borcun hiçbir resmî belge veya hukukî ilişki olmaksızın deftere yazılması da gerekli değildir. İlan edilen alacak iddiası, dayanak sözleşme ve tutar bakımından incelenebilir.
5. TMK 623 defteri inceleme ve masrafların karşılanması
TMK m.623, ilandaki bildirim süresi dolduktan sonra defterin tutulmasının sona ereceğini ve defterin bu tarihten başlayarak tanınacak en az bir aylık sürede ilgililerce incelenebileceğini düzenler. Bu aşama mirasçıya malvarlığı tablosunu görüp daha sonra hangi miras beyanını seçeceğini değerlendirme olanağı verir. İnceleme süresiyle mahkemenin m.626 kapsamında vereceği beyan süresi de ayrı aşamalardır. Türkiye’de bulunan avukatın defterdeki kayıtları mirasçıya anlaşılır biçimde raporlaması, Avustralya’da uzaktan karar verilmesini kolaylaştırır.
Resmî defter masrafları öncelikle terekeden ödenir. TMK m.623/2’ye göre giderler terekeden karşılanamazsa defter tutulmasını istemiş olan mirasçılardan alınır. Bu nedenle “terekede hiç mal yoksa defter başvurusu masrafsızdır” iddiası doğru değildir. Başvuru sürecinde ilan, dosya ve diğer işlem giderlerinin nasıl karşılanacağı değerlendirilmelidir. Giderin varlığıyla defterin miras borçlarını gösterme işlevi birbirinden ayrı konulardır.
6. Defter tutulurken icra, dava ve zamanaşımı
TMK m.625, resmî defter tutulması devam ettiği sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamayacağını açıkça düzenler. Bu süre içinde zamanaşımı işlemez; acele hâller dışında devam eden davalara devam edilemez ve yeni dava açılamaz. Bu hükümler süreyi erteleme ve terekenin tespitini sağlama işlevi taşır. “Borçlar artık hiçbir zaman istenemez” anlamına gelmez. Hangi alacağın mirasbırakana ait olduğu ve yürüyen takibin bu kapsamda bulunup bulunmadığı somut dosyaya göre açıklanmalıdır.
Örneğin banka alacağı nedeniyle Türkiye’de başlamış bir takip varsa defter tutulma aşamasının buna etkisi ilgili icra dosyası üzerinden değerlendirilir. İcra dosyasının kapsamı mirasbırakanın kişisel borcuna mı, üçüncü kişinin borcuna mı ilişkindir? Mirasçının kendi bağımsız kişisel borcuyla ilgili icra takibinin sırf tereke defteri tutulduğu için otomatik durduğunu varsaymak yanlıştır. TMK m.625’in konu bakımından sınırı mirasbırakanın borçlarıdır.
Resmî defter işleminin devam ettiği dönem sona erdiğinde alacaklıların haklarını hangi usule göre ve kime karşı ileri sürebileceği m.628–630 ve miras hukukunun diğer hükümleriyle birlikte belirlenir. Bu nedenle m.625 geçici korumasının süresi ile deftere göre kabul sonrasındaki kalıcı sorumluluk sınırları ayrı kategorilere ayrılmalıdır. Birini diğeriyle karıştırmak, Avustralya’daki mirasçıya borcun hiç doğmayacağı yönünde hukuken yanlış güven verebilir.
7. TMK 626–627: Mirasçının beyan seçenekleri nelerdir?
TMK m.626, defteri inceleme süresi bittikten sonra her mirasçının mahkeme tarafından bir ay içinde beyana çağrılmasını düzenler. Koşullar gerektirirse sulh mahkemesi yeni değerleme, uyuşmazlıkların çözümü ve benzeri durumlar için ek süre verebilir. Bu çağrı ve süre, TMK m.619’da defter tutulmasını istemek için tanınan ilk bir aylık süreden tamamen farklıdır. Avustralya’daki mirasçının beyana çağrılmasına ilişkin tebligatın nasıl yapıldığı dosyada doğrulanmalıdır.
TMK m.627 uyarınca mirasçı tanınan süre içinde dört seçenekten birini bildirebilir: mirası reddetmek; resmî tasfiye istemek; deftere göre kabul etmek; mirası kayıtsız şartsız kabul etmek. Kanun, süresi içinde hiçbir beyanda bulunmayan mirasçının mirası deftere göre kabul etmiş sayılacağını açıkça düzenler. Bu sonuç, olağan mirasın reddi süresindeki susmanın mirası kabul olarak değerlendirilmesi ile aynı kanuni düzenleme değildir. Resmî defter başlatılmışsa m.627’nin özel hükmü esas alınır.
Avustralya’daki mirasçının borçlardan çekinmesi, mutlaka tek seçeneğin resmî defter olduğuna işaret etmez. TMK m.632 kapsamındaki resmî tasfiye, mirasçıların tereke borçlarından sorumluluğu bakımından başka hukukî sonuç doğurur. Mirasın reddi de ayrı koşullara bağlıdır. Dosyanın amacı “borcu görmek ve mirası buna göre değerlendirmek” ise resmî defter, “borçlardan hiç sorumlu olmamak için tasfiye” ise ilgili tasfiye hükümleri ayrı incelenir. Bir seçeneği seçerken diğerinin sonuçlarının otomatik doğacağı varsayılmaz.
8. TMK 628: Deftere göre kabul, bütün kişisel sorumluluğu kaldırır mı?
Hayır. TMK m.628/1’e göre resmî deftere göre kabul edilen miras, sadece deftere yazılmış borçlarla mirasçıya geçer. Maddenin üçüncü fıkrası ise mirasçının deftere yazılmış borçlardan hem tereke malları hem kendi malvarlığıyla sorumlu olduğunu açıkça söyler. Dolayısıyla “resmî deftere göre miras kabulünde mirasçı kendi parasını asla kaybetmez” ifadesi kanuna aykırıdır. Esas fark, hangi borçların mirasçıya karşı ileri sürülebileceğinin belirlenmesi ve yazılmamış alacaklara ilişkin m.629 korumasıdır.
Defterde kayıtlı banka borcu, alacak miktarı ve hukuki niteliği çerçevesinde değerlendirilir. Mirasçının bu borcu ilk defa defter sürecinde öğrendiği durumda bile, deftere yazılmış olması m.628’deki sorumluluk düzenini gündeme getirir. Mirasçının kendi Avustralya banka hesabında para bulunması veya Avustralya’da taşınmaz sahibi olması, milletlerarası icra sorunlarını ayrıca doğurabilir; ancak Türk maddi miras hukukundaki kişisel sorumluluk kuralını baştan yok etmez. Ülkeler arası cebrî icra ve tanıma ayrı hukukî inceleme gerektirir.
9. TMK 629: Deftere yazılmayan alacaklı ne yapabilir?
TMK m.629/1, alacağını süresi içinde deftere yazdırmayan alacaklıya karşı mirasçının kendi kişisel mallarıyla veya terekeden kendisine geçen mallarla sorumlu tutulamayacağını düzenler. Buna karşılık ikinci fıkra, alacaklının kusuru olmaksızın alacağını kaydettirememesi ya da bildirmesine rağmen deftere geçirilmemesi hâlinde mirasçının zenginleşmesi ölçüsünde sorumluluğunu korur. Üçüncü fıkra, tereke mallarıyla güvence altına alınmış alacaklıların deftere yazılmamış olsa da güvenceden yararlanabilmesini sağlar.
Bu üç fıkra birlikte okunmadan, “defterde görünmeyen bütün borçlar her durumda silinir” sonucu çıkarılamaz. Alacaklının ilanı hiç görmemesi tek başına kusursuzluğun bütün koşullarını otomatik ispatlamaz; olayın somut bildirim durumu ve kanuni ölçütler incelenir. Rehin veya ipotek gibi ayni teminatlar bakımından m.629/3’ün açık istisnası unutulmamalıdır. Avustralya’daki mirasçı açısından taşınmazın tapu kaydındaki ipoteğin görülmesi, borcun deftere yazılma durumundan bağımsız olarak önem taşır.
10. TMK 630: Mirasbırakanın kefalet borcu neden ayrıdır?
TMK m.630, mirasbırakanın kefalet borçlarının defterde ayrı bir yere yazılacağını düzenler. Mirasçılar, mirası kayıtsız şartsız kabul etmiş olsalar bile, bu borçlardan terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesi hâlinde kefalet alacaklılarına ne düşecek idiyse ancak o miktarla sorumlu tutulurlar. Bu düzenleme olağan banka kredisi borcuyla başka kişi için üstlenilen kefaletin mirasçı sorumluluğunda farklı sonuçlara yol açabileceğini gösterir.
Şirket ortağı veya müdürü olan mirasbırakanın geçmişte ticari krediler için verdiği şahsi kefaletler özellikle incelenmelidir. Banka belgesinin üstünde “garantör”, “müşterek borçlu”, “kefil” veya farklı bir hukuki sıfat bulunması sorumluluk bakımından önemlidir. Tüm ticari borçların otomatik olarak TMK m.630’daki kefalet borcu sayılması doğru değildir. Önce imzalanan sözleşme ve yükümlülüğün hukukî niteliği belirlenir; kefalet söz konusuysa resmî defterde ayrıca gösterilir.
11. Avustralya’daki mirasçı başvuruyu nasıl takip edebilir?
Avustralya’da yaşayan kişi Türkiye’deki avukata usulüne uygun vekâlet vererek Türk sulh mahkemesindeki başvuruyu takip ettirebilir. Vekâletnamenin düzenlenmesi, ilgili konsolosluk veya Avustralya noter tasdik koşulları ve Türkiye’de kullanımı, temsilin niteliğine göre değerlendirilir. Başvuru süreli olduğu için belgelerin Türkiye’ye teslim tarihi ve mahkemeye kayda giriş tarihi ayrı tutulmalıdır. Türk konsolosluğunda vekâletname hazırlama usulüne ilişkin Avustralya vekâletname rehberi yardımcıdır.
Hangi sulh hâkimliğine başvurulacağı mirasbırakanın yerleşim yeri bağlantısıyla belirlenir. Mirasçının Sydney’de oturması Türk sulh mahkemesi yetkisini Avustralya’ya taşımaz; Türkiye’deki avukatın ofisinin Mersin’de bulunması da kendiliğinden yetkili yargı yerini değiştirmez. Gereken belgeler arasında mirasbırakanın ölümünü ve mirasçı sıfatını gösteren kayıtlar, bilinen malvarlığı, banka/borç ilişkileri ve süre başlangıcını açıklayan somut bilgiler bulunur.
Avustralya ile Türkiye arasındaki uzaklık nedeniyle işlerin yalnız e-posta ve ekran görüntüsüne dayanarak yürütülmesi, süre ispatı ve belge güvenilirliği bakımından sorun oluşturabilir. İlgili mahkemenin kabul edeceği usulüne uygun imzalı dilekçe ve temsil evrakı hazırlanmalıdır. Özellikle geç öğrenme olgusu ileri sürülüyorsa hangi tarihli hangi bildirimden haberdar olunduğu kanıtlanmalıdır. Avustralya oturum izni veya Avustralya vatandaşlığı, Türk sulh mahkemesinde defter tutma için otomatik ve genel bir süre uzatma sebebi sayılmaz.
12. Başvuruda yapılan temel hatalar ve çözüm sırası
İlk hata, TMK m.590 koruma defterini TMK m.619 resmî defter sanmaktır. İkinci hata, üç aylık olağan ret süresini resmî defter istemi için geçerli saymaktır. Üçüncü hata, bir aylık sürenin mutlaka her durumda ölüm tarihinden başladığını veya mutlaka Avustralya’daki mirasçının Türkiye’ye dönüşüyle başladığını varsaymaktır. Dördüncü hata, bütün tereke borçlarının sadece tapu ve banka hesaplarının görüntülenmesiyle ortaya çıkacağını düşünmektir.
Beşinci hata, TMK m.621’deki iki ilan ve alacak bildirim sürecini göz ardı etmektir. Altıncı hata, defter inceleme ve mirasçı beyan sürelerini birbirine karıştırmaktır. Yedinci hata, TMK m.628’de deftere yazılmış borçlar için mirasçının kendi malvarlığıyla sorumluluğunu gizlemektir. Sekizinci hata, m.629’un kusursuz alacaklı ve teminatlı alacak istisnalarını görmezden gelmektir. Dokuzuncu hata, kefalet borcunun m.630’da ayrıca düzenlendiğini atlamaktır. Onuncu hata, defter tutulurken m.625’teki takip yasağını mirasbırakanın borcu dışındaki bütün hukukî takipler için genel bir af saymaktır.
Başvuru dosyası hazırlanırken şu sıra yararlıdır: mirasçının sıfatı ve süre başlangıcı teyit edilir; m.619 talebi belirli mahkemeye sunulur; alacak ve borçlara ilişkin bilinen somut belgeler dosyalanır; ilan ve doğrudan kayıt aşamaları takip edilir; m.623 inceleme süresi ve m.626 çağrı takvime işlenir; m.627’deki seçenekler mirasçıya sonuçlarıyla anlatılır. Bu sistem bir sonuç garantisi değildir, fakat her kanun maddesine karşılık bir belgesel kontrol sağlar.
12 sık sorulan soru
1. Avustralya’da yaşayan mirasçı Türkiye’de resmî defter isteyebilir mi?
Evet. TMK m.619 mirası reddetme hakkı bulunan her mirasçıya başvuru hakkı tanır; Avustralya’da ikamet bu hakkı kaldırmaz.
2. Resmî defter talebi kaç gün içinde yapılır?
TMK m.619 bir aylık süre öngörür. Başlangıç mirası ret süresinin başlangıcıyla ilgili TMK m.606 ve Tüzük m.40’a göre belirlenir.
3. Mirasın reddi için üç ay varken defter talebinde de üç ay var mı?
Hayır. TMK m.619 resmî defter için özel bir aylık istem süresi öngörür. Olağan ret süresiyle karıştırılmamalıdır.
4. Bir mirasçının resmî defter talebi diğer mirasçıları etkiler mi?
Evet. TMK m.619/3 bir mirasçının defter tutma isteminin diğerleri hakkında da etkili olduğunu açıkça düzenler.
5. TMK 590 terekenin yazımıyla 619 resmî defter aynı mıdır?
Hayır. TMK m.590 koruma amaçlı defter; m.619–630 ise ilan, mirasçı beyanı ve borç sorumluluğuna sonuç bağlayan resmî defter rejimidir.
6. Alacaklılar resmî deftere nasıl çağrılır?
TMK m.621’e göre bir ay arayla iki ilan yapılır; ikinci ilandan itibaren en az bir aylık bildirim süresi tanınır.
7. Resmî defter devam ederken mirasbırakan borcu için icra yapılır mı?
TMK m.625, defter süresince mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamayacağını ve zamanaşımının işlemeyeceğini düzenler.
8. Defter bittikten sonra mirasçı hangi seçeneği kullanabilir?
TMK m.627’ye göre mirası ret, resmî tasfiye istemi, deftere göre kabul veya kayıtsız şartsız kabul seçenekleri vardır.
9. Beyan süresinde sessiz kalınırsa ne olur?
TMK m.627/2, resmî defter sürecinde tanınan sürede beyanda bulunmayan mirasçının deftere göre kabul etmiş sayılacağını düzenler.
10. Deftere göre kabulde mirasçı kendi malvarlığıyla sorumlu mu?
Evet. TMK m.628’e göre deftere yazılmış borçlardan hem tereke hem mirasçının kendi malvarlığıyla sorumluluğu vardır.
11. Deftere yazılmayan borçlar her durumda silinir mi?
Hayır. TMK m.629, alacaklının kusursuzluğu hâlinde zenginleşme ölçüsünde sorumluluk ve güvenceli alacaklar için istisnalar içerir.
12. Mirasbırakanın kefalet borcu nasıl değerlendirilir?
TMK m.630 kefalet borçlarının ayrı kaydını ve terekenin iflas yoluyla tasfiyesinde düşecek miktarla sınırlı özel sorumluluğu düzenler.
Resmî mevzuat ve ilgili site bağlantıları
- Adalet Bakanlığı Mevzuat — 4721 sayılı TMK m.590, 606, 619–630 ve 632
- Adalet Bakanlığı Mevzuat — Türk Medenî Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzük m.40–41
- TBMM — 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu metni
- Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü — Türk Medenî Kanunu
Bağlantılı hukuk içerikleri: Resmî defter dosyasına alacak bildirimi, Resmî tasfiye dilekçesi (farklı kurum), Miras borçlarından mirasçı sorumluluğu, Avustralya’da vefat ve Türkiye’deki taşınmaz, Avustralya vasiyetnamesinin şeklen geçerliliği, Yurt dışındaki müvekkiller.
Mersin ve İstanbul ofislerimiz
Mersin ofisi: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin. Mersin haritada aç.
İstanbul ofisi: Maslak, Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21 Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul. İstanbul haritada aç.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
