Avusturya GISA Kaydı Türkiye’de Şahıs İşletmesini İspatlar mı? GewO §365a–365e, TTK 12 ve HMK 224
Kısa Özet
| İncelenen sorun | Hukuki dayanak | Belge sınırı |
|---|---|---|
| Faaliyet kaydı ve gerçek kişi | GewO §§365, 365a | Ruhsat ve kayıt verisi |
| Bilgilerin açıklığı | GewO §365e | Her veri kamuya açık değildir |
| Şahıs işletmesi / şirket ayrımı | GISA ve Firmenbuch | Gewerbe kaydı şirket kurmaz |
| Türk tacir kavramı | TTK m.12 | Otomatik denk sayılmaz |
| Türk mahkemesinde belge | HMK m.199, 224 | Kaynak ve onay usulü ayrı |
| Takip ve alacak | İlgili sözleşme / usul | GISA ilam değildir |

GISA belgesi hangi somut uyuşmazlık için gerekir?
Türkiye’deki bir satıcı, Avusturya’da kendisine sipariş veren kişinin gerçekten faaliyet gösteren bir işletmeci olup olmadığını araştırdığında çoğu zaman önce Firmenbuch sicilini arar. Oysa Avusturya’da ticaret yapan her gerçek kişinin mutlaka Firmenbuch kaydı bulunması gerekmez. GISA (Gewerbeinformationssystem Austria), özellikle şirket siciline kayıtlı olmayan bireysel işletmecilerin mesleki faaliyet yetkisini ve belirli kayıt bilgilerini sorgulamak için farklı bir resmî bilgi yoludur. Sorun, GISA çıktısını bulmaktan ibaret değildir: çıktının kimin adına olduğu, hangi tarihteki izni gösterdiği ve Türk hukukundaki hangi iddiayı desteklediği belirlenmelidir.
Örneğin Mersin’den Viyana’daki bir şahıs işletmesine yedek parça satan şirket, ödeme yapılmadığında karşı tarafın kendisini ‘GmbH’ diye tanıttığını, fakat faturada kişinin şahsi adının yazıldığını fark edebilir. Bu senaryoda GISA kayıtları ticari faaliyetin ve adın eşleşmesine yardımcı olurken, davanın doğru kişiye yöneltilmesi için sözleşme, fatura, banka hesabı, yazışma ve varsa Firmenbuch verisi birlikte incelenir. GISA belgesi tek başına bir alacak ilamı, borç ikrarı veya Türk mahkemesinde tacirlik kararı değildir. Bu makale kayıtların kapsamını ve dosyada hangi sınırlar içinde kullanılacağını açıklıyor.
Avusturya hukukunda GISA hangi maddelere dayanır?
Avusturya Gewerbeordnung 1994 (GewO) §365, GISA veri sisteminin oluşturulmasını ve işletilmesini düzenler. §365a gerçek kişiler hakkında işlenen kayıt türlerine ilişkindir; Gewerbeinhaber (faaliyeti kendi adına yürüten kişi), Fortbetriebsberechtigte, Geschäftsführer ve Filialgeschäftsführer gibi roller bu çerçevede önemlidir. Söz konusu maddede ad-soyad, faaliyet türünün tam tanımı, faaliyet yerinin konumu, izin başlangıç veya sona erme tarihleri, kişinin rolünün başlangıcı ve GISA numarası gibi alanlar yer alır. Kayıtta belirtilen sıfatların birbiriyle karıştırılması, yanlış davalı belirlenmesine yol açabilir.
GewO §365e ise hangi bilginin herkese açık olacağını, hangisinin haklı ilginin gösterilmesiyle verilebileceğini ve hangi verilerin açıklanamayacağını ayırır. Bu nedenle kamuya açık sorgu ekranında görülmeyen kişisel verinin mevcut olmadığı sonucu çıkarılmaz. Resmî kaydın amacı faaliyet izninin açıklığı ve idari izlenebilirliktir; her özel hukuk ilişkisinin içeriğini ispat etmek değildir. Avusturya mevzuatındaki kayıt alanları zamanla değişebileceğinden dosya hazırlarken yalnız güncel GISA çıktısı değil, olay tarihine ilişkin sicil durumu ve ilgili hükmün o tarihteki yürürlük metni de kontrol edilmelidir.
GISA ile Firmenbuch arasındaki hukuki fark
Firmenbuch bir şirket veya diğer kayıtlı işletme hakkında şirket hukuku ve temsil bilgilerine erişmek için başvurulan sicildir. GISA ise ticari faaliyet izninin ve ilgili kişilerin yetki kayıtlarının görülebildiği ayrı bir idari sistemdir. Avusturya resmî GISA açıklamasına göre Firmenbuch’a girmeyen Einzelunternehmen bakımından GISA, faaliyet kaydı için özellikle önemli ve otantik bilgi kaynağıdır. Bu ayrımın pratik sonucu şudur: Firmenbuch’ta sonuç bulunmaması, Avusturya’daki gerçek kişinin hiçbir ticari faaliyet yetkisi olmadığının kesin kanıtı sayılamaz.
Tersine, GISA’da faaliyet izni görülmesi de mutlaka bir GmbH kurulmuş olduğunu veya o işletmenin tüzel kişilik taşıdığını göstermez. Bir kişinin GISA kaydında yönetici olarak görünmesi, kendi adına borçlu olduğu anlamına gelmez; gerçek kişi işletmecisinin kendi adına yürüttüğü faaliyetle bir sermaye şirketinin adına yapılan işlemler farklı sorumluluk doğurabilir. Bu makaledeki araştırma noktası, Firmenbuch belgesinin Türkiye’de kullanımı hakkında mevcut rehberimizden farklıdır: burada şirket ortaklık zinciri değil, şahıs işletmecisinin Gewerbeberechtigung kaydı ele alınır.
Gerçek kişi işletmeci ile şirket müdürü aynı kişi olsa da taraf aynı değildir
Bir Avusturya kişisinin hem kendi adına Einzelunternehmen faaliyet yürütmesi hem de ayrı bir GmbH’de müdürlük yapması mümkündür. GISA kayıtlarının farklı işlevleri ve ticaret sicili kayıtları birlikte okunduğunda bu ayrım görünür hâle gelir. Türk dava dilekçesine yalnız bir kişinin adını yazmakla sorun çözülmez: sözleşme hangi tarafça kurulmuş, sipariş kimden gelmiş, fatura hangi unvana kesilmiş, mal kime teslim edilmiş, hesap kimin adına açılmış, hangi temsil yetkisi kullanılmış sorularının cevapları gerekir.
Örnek olarak ‘ABC Handel’ şeklindeki ticari ibarenin altında şahıs işletmecisinin adı yer alabilir. Aynı ibareyi kurumsal bir şirketle özdeşleştirmek, tebligat ve husumet bakımından hata riskini büyütür. Buna karşılık taraf açıkça GmbH ise müdürün adı tek başına kişisel borçluluğu yaratmaz. Türk hukukunda da ticari şirket payı ve şirket borçlarının ayrılığı korunur; limited ortaklıktan ayrılmaya ilişkin rehber başka bir hukuki soruna odaklanır. Bu dosyada öncelik, işleme taraf olan gerçek veya tüzel kişiyi özgün belgelerle belirlemektir.
Türk mahkemesi GISA kaydından otomatik olarak tacirlik sonucu çıkarır mı?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.12, bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kişiyi tacir sayar. Bunun değerlendirilmesi, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk ve işletmenin fiili niteliğiyle birlikte yapılır. Avusturya makamınca verilen Gewerbeberechtigung, o ülkedeki belli bir ekonomik faaliyet iznine ilişkin bilgi taşır; Türk hukukunda ticari işletme niteliğinin, dava sıfatının veya görevli mahkemenin otomatik karşılığı değildir. Avusturya’daki ‘Gewerbe’ kavramıyla Türkiye’deki ‘ticari işletme’ ve ‘esnaf’ kavramları aynı kapsamı taşımayabilir.
Önce uyuşmazlığın tarafları ve uygulanacak hukuk tespit edilir. Sonra tarafın ticari faaliyeti, işletmenin organizasyonu, işlemin niteliği, sözleşme konusu, faturalar ve gerektiğinde mesleki izin belgesi değerlendirilir. GISA kaydı bu zincirde yararlı delildir; sonuç hükmünü tek başına taşımaz. Bir kişinin Avusturya’da faaliyet gösteriyor olması, Türkiye’de açılacak her davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği veya her alacağın ticari faiz doğurduğu sonucunu da vermez. Görev ve faiz rejimleri kendi kanuni şartlarına göre ayrılmalıdır.
Faaliyet izni, fiilen iş yapıldığını veya sözleşmenin kurulduğunu gösterir mi?
Bir GISA Auszug üzerinde faaliyetin başlangıç tarihi, niteliği ve adresi bulunması; kişinin belirli idari izin kapsamında iş yapma yetkisine dair kayıt oluşturur. Ancak siparişin verildiği, malların teslim edildiği, hizmetin kabul edildiği, bedelin ödendiği yahut ödemenin geciktiği bu verilerden doğrudan anlaşılmaz. Bunlar ayrı ispat konularıdır. Mesela GISA’da nakliye hizmeti yapmaya yetkili görünen kişiye karşı açılacak taşıma alacağı davasında taşıma sözleşmesi, teslim senedi ve ücret mutabakatı yine gereklidir.
Bu ayrım sahte şirket ve hayalî işletme riskini incelerken de önemlidir. Bir GISA kaydı mevcut olabilir, fakat sözleşmede kullanılan ad o kaydın sahibine ait olmayabilir. Aynı şekilde faaliyetin kapanmış görünmesi, kapatılmadan önce kurulmuş geçerli sözleşmelerin kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına gelmez. Güncel izin, geçmişteki hukuki işlemi belirlemek için tek ölçü değildir. Alacağın hukuki kaynağını araştırırken bu kayıt; tarih, kişi kimliği ve faaliyet konusu açısından çapraz kontrol aracı olarak kullanılmalıdır.
Kayıt tarihinin uyuşmazlık tarihinde doğru belirlenmesi
Alacak veya tazminat davasında GISA çıktısının düzenlendiği gün ile dava konusu işlemin yapıldığı gün birbirinden farklı olabilir. Faaliyet yeri değişikliği, yeni izin, kapatma, yönetici değişikliği veya Gewerbeberechtigung’un sona ermesi sonraki kayıtta görünür; geçmiş olayın hukuki durumunu ispatlama amacıyla yalnız en son ekran çıktısına dayanmak yetersiz kalabilir. Siparişin verildiği, sözleşmenin imzalandığı, malın gönderildiği ve ödeme vadesinin geldiği tarihler ayrı çizelgede gösterilmelidir.
Avusturya makamından gerekirse tarihsel kayıt hakkında ayrıca açıklama veya ilgili idari işlem örneği istenmelidir. Kimin hangi bilgiyi talep edebileceği GewO §365e’nin aleniyet ve korunmuş veri ayrımına tabidir. Bir mal teslimi uyuşmazlığında 2026 tarihli GISA çıktısı, 2023 yılında geçerli olan yetkiyi her zaman eksiksiz göstermez. Bu nedenle belgeyi dosyaya eklerken ‘bu belge şu tarihte alınmıştır, şu iddianın şu bölümünü destekler’ açıklaması kullanmak, kayıt ile hukuki sonuç arasındaki bağı görünür kılar.
GISA kaydı çevrimiçi nereden ve nasıl alınır?
Resmî adres www.gisa.gv.at üzerinden herkese açık sorgudur. Avusturya devletinin GISA bilgi sayfası, aramanın ücretsiz olduğunu ve yetkili işletmecilere ait ana kayıtların erişilebilir olduğunu belirtir. Kişinin adı, işletmenin unvanı ve biliniyorsa GISA numarası veya faaliyet yeri ile sonuçlar daraltılabilir. Aynı veya benzer adların bulunduğu durumlarda tek bir isim eşleşmesine güvenilmemelidir. Hukuki dosyada kullanılan çıktının sorgu tarihi ve kaynak bilgisi korunmalı, mümkünse belgeyi oluşturduğu resmî sayfaya ulaşılabilmelidir.
Kamuya açık sorgunun her veriyi göstermediğini unutmamak gerekir: §365e, bazı kişisel bilgileri ancak haklı ilginin gösterilmesi hâlinde erişilebilir kılar. Sırf davalıyı arıyoruz diye hassas kişisel kayıtlara sınırsız erişim olduğu ileri sürülmemelidir. İdari kayıttaki gerçek kişi farklı kimlik türleriyle anılabiliyorsa doğum tarihi gibi alanlar gizlilik sınırları içinde, gerekli ve orantılı şekilde doğrulanmalıdır. Kimlik eşleştirmesinin amacı gereğinden fazla veri toplamak değil, yanlış kişiye dava açma ve tebligat gönderme riskini azaltmaktır.
Unbeglaubigter ve beglaubigter GISA Auszug hangi durumda tercih edilir?
Avusturya’nın oesterreich.gv.at hizmet listesinde onaysız (unbeglaubigter) GISA çıktısı ile onaylı (beglaubigter) GISA çıktısı seçenekleri ayrı gösterilir. Resmî çevrimiçi sorgu günlük ticari kontrol ve ilk durum tespiti bakımından pratik olabilir. Buna karşılık Türkiye’de mahkeme dosyasına sunulan belge üzerinde içerik veya kaynağa itiraz bekleniyorsa, ilgili kurumdan onaylı suret talep edilmesi tartışmayı daraltabilir. Onaylı belge edinmek, belgenin içindeki her özel hukuk iddiasının doğru olduğunu değil, resmî kayıtla bağlantısının usulüne uygun gösterilmesini sağlar.
Hangi yöntemin gerekli olduğu dosyanın niteliği, karşı tarafın itirazı ve mahkemenin talebiyle bağlantılıdır. Bir taraf ‘bu ekran görüntüsü bana ait değil’ diyorsa yalnız ekran çıktısının altına tarih yazmak yeterli olmayabilir. Öte yandan her basit ön görüşmede ağır ve masraflı belge tasdik işlemi yapılması da zorunlu değildir. Belgeleri aşamalı toplamak daha ölçülüdür: ilk sorgu, mevcut kayıtların karşılaştırılması, tercüme ve gerekli ise resmî onay. Bu adımlar birbirinin yerine değil, ihtiyaç durumuna göre birbirini tamamlamak üzere kullanılmalıdır.
Türk yargılamasında elektronik kayıt ile yabancı resmî belgenin ayrımı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.199, belge kavramını yalnız kağıt senetlerle sınırlandırmaz; elektronik ortamdaki veriler de uyuşmazlık konusu vakıaları ispat etmeye elverişli oldukları ölçüde belge olabilir. Ancak m.199 kapsamına girmek ile bir belgenin her yönüyle kesin delil veya resmî senet etkisi kazanması aynı şey değildir. Düzenleyenin kim olduğu, kaydın nasıl elde edildiği, sonradan değişip değişmediği ve karşı tarafın somut itirazı ayrıca önem taşır. GISA ekran görüntüsü bir emare sunabilir; kaynağı ve doğruluğu tartışmalıysa doğrulama gerekebilir.
HMK m.224, yabancı devlet makamlarının hazırladığı resmî belgelerin Türkiye’de kabulüne ilişkin onay koşuluna ve uluslararası anlaşmaların etkisine temas eder. Bu nedenle ‘Avusturya’dan gelen her PDF doğrudan resmî senettir’ veya ‘bütün GISA çıktıları mutlaka apostil gerektirir’ biçiminde iki zıt mutlak iddia da doğru yöntem değildir. Belgenin türü, onay durumu, iki ülke arasındaki ilgili anlaşmalar ve mahkemenin talebi birlikte değerlendirilmelidir. Dava dilekçesinde GISA’nın hangi olguya delil olduğu ayrıca açıklanmalı; belgenin hukuki niteliği tarafın iddiasından ayrılmalıdır.
Apostil, ikili anlaşma ve tercüme konusunda dikkat edilmesi gerekenler
Türkiye ile Avusturya arasında adli yardımlaşma ve belge kullanımına ilişkin düzenlemeler bulunduğundan, her yabancı belgenin usulü aynı değildir. Avusturya GISA çıktısı hakkında önce belgenin elektronik bilgi çıktısı mı yoksa yetkili merciden alınmış onaylı resmî suret mi olduğu belirlenmelidir. Ardından belgeye uygulanabilecek ikili sözleşme hükümleri ve HMK m.224 birlikte okunmalıdır. Apostil hakkında genel bir tavsiye verirken yalnız belgenin Avusturya menşeli oluşuna değil, belgenin verildiği makam, hukuki amacı ve mevcut muafiyet şartlarına bakılır.
Mahkemeye sunulacak Almanca belgenin anlaşılabilir Türkçe tercümesi de önemlidir. GISA’nın Gewerbeinhaber, gewerberechtlicher Geschäftsführer, Standort, Gewerbeberechtigung gibi teknik ifadelerinin serbestçe ‘şirket sahibi’, ‘genel müdür’ veya ‘ticari sicil’ diye çevrilmesi sıfat hatasına yol açabilir. Tercüme, gerektiğinde asıl terimi parantez içinde korumalı ve kayıt tarihlerini bire bir aktarmalıdır. Belge tasdiki ile tercüme onayı farklı işlemlerdir; biri diğerinin hukuki içeriğini doğrulayan bir karar yerine geçmez. Avusturya mahkeme kararının tanıma-tenfiz belgeleri hakkında ayrı yazımız farklı bir belge sınıfını inceler.
GISA kaydı alacak ve sözleşme dosyasında hangi delillerle birlikte sunulur?
Avusturya’daki gerçek kişi işletmeciyle ticaret yapan Türkiye’deki müvekkil için ilk paket, tarafların adları ve imza/temsil bilgileri bulunan sözleşme veya teklif, siparişin kabul edildiğine dair yazışmalar, fatura, teslim belgesi ve ödeme hareketleridir. GISA bu zincirde karşı tarafın beyan ettiği faaliyet rolünün ve adresinin doğrulanması için kullanılabilir. Bedelin ödenmediği iddiası ayrıca açık hesap ekstresi, banka kayıtları ve borca ilişkin yazışmalarla açıklanmalıdır. GISA’nın kayıt tarihi ile sözleşmenin yapıldığı tarihin eşleştirilmesi, delil setinin dağınık görünmesini önler.
Mal satışı uyuşmazlığında uygulanacak hukuk bakımından CISG ve sözleşmenin hukuk seçimi gibi meseleler ayrıca incelenmelidir; GISA kaydı bu meseleleri tek başına çözmez. Avusturya’daki alıcının bedeli ödememesi yazısı maddi alacak rejimini ele alır. Bu yazıda ise dar odak, sözleşmenin gerçekten kiminle kurulduğunun ve dava tarafının hangi resmî kayıtla desteklenebileceğinin ortaya konmasıdır. Dava açılmadan önce bilgilerdeki tutarsızlıklar makul süre içinde giderilmelidir.
Tebligat adresi ve taraf teşhisinde yapılabilecek hatalar
GISA’da yer alan Gewerbestandort işyeri veya faaliyet yetkisinin yer bilgisi olabilir; bu adresin her somut davada kişinin hukuki tebligat adresi olduğu varsayılamaz. Bir şirketin kayıtlı merkezi, gerçek kişinin ikametgâhı, fiilî işyeri ve sözleşmede bildirdiği adres farklı olabilir. Türkiye’den Avusturya’ya yapılacak tebligatta uluslararası tebligat rejimi ve somut adresin niteliği ayrıca değerlendirilmelidir. Eksik veya yanlış sıfatla tebligat girişimi, dosyanın sürüncemede kalmasına ve maddi taleplerin usul sorunları nedeniyle gecikmesine neden olabilir.
Yabancı belgede ‘Geschäftsführer’ yazıyorsa bunun hangi işletme veya mesleki izin bakımından yönetici olduğu araştırılmalıdır. Kişi sadece lisanslı faaliyetin teknik sorumlusu olabilir; şirketi her hukuki işlemde tek başına temsil ettiğini göstermek için ek veri gerekebilir. Kayıt numaraları, eski adresler, kapanış tarihleri ve ticari ibareler bir kimlik çizelgesinde tutulduğunda vekilin hata yapma olasılığı azalır. Bu çalışma kişisel verilerin gereksiz çoğaltılması anlamına gelmez; dava için gerekli bilgilerin sınırlı ve güvenli işlenmesini gerektirir.
Üç somut dosya modeli: şahıs işletmesi, GmbH ve kapanmış izin
Birinci dosyada Linz’de kendi adına tesisat işleri yürüten bir kişinin Türk tedarikçiden aldığı parçalar için ödeme yapmadığını düşünelim. Belgelerde kişinin şahsi adı, işletme ibaresi ve sipariş adresi uyumludur. GISA kaydı faaliyet yetkisini destekler; fakat borcun miktarı ve vadesi için yine fatura ve teslim/ödeme delilleri aranır. Alacaklı, kayıtla sözleşmeyi birlikte sunarak kişisel taraf ilişkisinin neden kurulduğunu açıklar. Burada şirket unvanı varsayılması yerine işletmecinin gerçek sıfatı temel inceleme konusudur.
İkinci dosyada Salzburg’da bir kişinin GISA kaydı vardır, ancak Türk satıcıyla sözleşmeyi farklı bir GmbH imzalamıştır. O kişinin GISA kaydı var diye sözleşme borcu şahsa otomatik yüklenmez. Firmenbuch ve imza yetkisi belgeleriyle sözleşmenin şirket adına yapıldığı ortaya konulmalıdır. Üçüncü dosyada Graz’daki işletmecinin GISA izni uyuşmazlıktan sonra sona ermiştir. Güncel sorgu sonuçsuz ya da sona ermiş kayıt gösterebilir; eski sözleşmenin geçerliliği ve geçmişteki şahsi yükümlülük ise kendi koşullarına göre incelenir. Bu üç örnek GISA verisinin hukuki ilişkinin tamamı değil, sınırları belirli bir parçası olduğunu gösterir.
İcra takibine veya iflasa doğrudan geçilebilir mi?
GISA belgesi borçlu hakkında faaliyet kaydı sağlasa da kendisi Türk hukukunda ilam, ilam niteliğinde belge ya da vadesi gelmiş alacağın kabulü değildir. İcra takibinin türünü belirleyen somut alacak belgesi, dava veya takip yeri, tarafların kimliği ve ilgili icra hükümleridir. Bir kayıt çıktısına dayanarak ‘GISA belgesiyle hemen ilamlı icra başlatılır’ demek yanıltıcı olur. Avusturya noter senedi gibi başka belge türlerinin şartlarını Notariatsakt makalemizde ayrıca ayırdık.
Karşı taraf aslında bir GmbH ise ve Avusturya’da iflas açılmışsa, GISA kaydından daha kritik belgeler şirket ve Insolvenzdatei kayıtlarıdır. Türk alacaklının sürelere ve alacak bildirimi kurallarına ilişkin ihtiyacını Avusturya GmbH iflası rehberi açıklar. Şahıs işletmecisi bakımından da tek bir kayda dayanarak malvarlığı veya haciz olanağı hakkında kesin tahminde bulunulamaz. Önce karşı tarafın hukuki niteliği ve uygulanacak takip yolu belirlenmeli; ardından kullanılabilecek belge ve süreler değerlendirilmelidir.
Avusturya’da yaşayan Türk vatandaşının Türkiye’deki dosyayı yönetmesi
Avusturya’da yaşayan müvekkil, Türkiye’deki alacak veya ticaret davasında kullanmak istediği GISA çıktısını internet üzerinden temin edebilir. Ancak hukukî dosyanın kurulması yalnız bir PDF göndermekten ibaret değildir. Öncelikle müvekkilin hukuki ilişkideki sıfatı (satıcı, alıcı, ortak, vekil, mirasçı), karşı tarafın gerçek kimliği, uyuşmazlığın tarihleri, ödemeler, dava veya takip aşaması ve varsa kesinleşmiş kararlar doğrulanmalıdır. Vekil, bu çerçevede hangi belgenin hangi iddiayı ispat için sunulacağını belirler.
Türkiye’de dava açılacaksa vekâletnamenin kapsamı ve düzenlenme usulü ayrıca incelenir. Mersin veya İstanbul’daki mahkeme ve icra müdürlüklerinde işlemler somut yetki kurallarına göre yürütülür; sırf avukatın ofisi o şehirde diye her dava bu yerde açılamaz. Yurt dışındaki müvekkil belgeleri elektronik şekilde iletebilir fakat mahkemenin asıl veya onaylı suret talebi varsa usulün gereği yerine getirilir. Büro ile iletişime geçen kişinin önce kimlik, işlem tarihi ve talep belgelerini sınırlı bir ön değerlendirmeye sunması dosyanın hızla sınıflandırılmasını sağlar.
Delil klasörünün hazırlanması ve uzman kontrol listesi
Dosyanın ilk bölümünde GISA sorgusunun yapıldığı tarih, sorgulanan ad veya numara, faaliyet kaydının birebir açıklaması ve çıktının kaynağı bulunmalıdır. İkinci bölümde sözleşme ve fatura üzerindeki kişi/şirket adları ile GISA alanları yan yana karşılaştırılmalıdır. Üçüncü bölümde gönderilmiş ürün veya verilmiş hizmetin fiili kayıtları, banka dekontu ve yazışmalar sıra numarasıyla gösterilir. Dördüncü bölümde varsa farklı tarihlerde alınmış sicil örnekleri arasında değişiklik olup olmadığı işaretlenir. Beşinci bölümde kullanılan Almanca teknik terimlerin yeminli tercümedeki karşılıkları kontrol edilir.
Önemli olan çok sayıda evrak üretmek değil, her evrakın hangi tartışmalı vakıaya ilişkin olduğunu belirlemektir. Sözleşmeyi imzalayan kişi ile GISA’daki faaliyet sahibinin aynı kişi olduğunu göstermek için sadece isim yeterli olmayabilir; ek kimlik belirteçlerine ihtiyaç duyulabilir. Buna karşılık işletmenin lisans türü, tutarı ve faaliyet niteliğiyle bağlantısız tüm özel bilgilerini dosyaya aktarmak zorunlu değildir. Tanık, bilirkişi veya belge ibrazı gerekirse mahkemenin yönettiği ispat süreci çerçevesinde ve hukuki gerekliliğe göre yürütülmelidir.
Sonuç: GISA güçlü bir kayıt kaynağıdır, tek başına nihai ispat değildir
Avusturya GISA sistemi, Gewerbeberechtigung sahibi gerçek kişileri ve belirli işlevleri gösteren resmî bir kayıt ağıdır. Türkiye’de bir uyuşmazlık yaşandığında özellikle Avusturya’da kendi adına iş yapan kişinin mesleki faaliyeti ve kimliğinin araştırılmasında değer taşır. Bununla birlikte kaydın içeriği, bir satışın yapıldığını, borcun doğduğunu, müdürün kişisel sorumluluğunu, alacağın kesinleştiğini veya Türk hukukundaki tacir sıfatını koşulsuz şekilde kanıtlamaz. Bu iddiaların her birinin farklı belge ve hukuki unsurları vardır.
Özenli dosya, GewO §365a ve §365e kapsamında alınan doğru GISA verisini; Türk Ticaret Kanunu m.12 ile HMK m.199 ve m.224’ün gerektirdiği ayrı değerlendirmelerle bir araya getirir. Almanca mesleki terimler doğru çevrilir; gerekiyorsa resmî onay ile somut mahkemenin istediği suret sağlanır. Belgenin ait olduğu tarih gözden kaçırılmaz. Avusturya-Türkiye arasında gerçek bir hukuki ihtilaf için başvuru yapılacaksa, muhakemeye elverişli dosya bu şekilde kurulabilir; yalnız sicil çıktısı göstermek yeterli olduğu izlenimi verilmez.
Sık sorulan sorular
1. GISA nedir, Firmenbuch ile aynı sicil midir?
Hayır. GISA Avusturya’daki Gewerbeberechtigung ve ilgili kişilerin idari faaliyet kayıtlarını gösterir; Firmenbuch ise şirket ve kayıtlı işletme hukuku açısından farklı bir sicildir. Şahıs işletmesi bakımından ikisi farklı sorulara cevap verebilir.
2. Avusturya’da Firmenbuch’ta çıkmayan gerçek kişi GISA’da bulunabilir mi?
Evet. Avusturya’nın resmî GISA açıklamasına göre Firmenbuch’a kayıtlı olmayan bireysel işletmecilerin Gewerbe kayıtları GISA’da bulunabilir. Ancak kişi lisans gerektirmeyen başka bir faaliyetteyse kaydın bulunmaması tek başına faaliyetsizlik kanıtı değildir.
3. GISA belgesi Türk mahkemesinde kendiliğinden kesin delil sayılır mı?
Hayır. HMK m.199 elektronik verilerin belge olabileceğini düzenler; fakat yabancı kayıt çıktısının resmî nitelik, doğruluk ve diğer delillerle ilişkisi ayrıca incelenir. HMK m.224 ve ilgili anlaşmalar da dikkate alınmalıdır.
4. GISA kaydı tek başına Türk Ticaret Kanunu m.12 anlamında tacirliği gösterir mi?
Hayır. GewO’nun ekonomik faaliyet izni ile Türk hukukundaki ticari işletme ve tacir sıfatı aynı değerlendirme değildir. Uygulanacak hukuk, faaliyet konusu ve işletmenin maddi niteliği ayrıca ele alınır.
5. GISA kaydında Geschäftsführer yazması kişinin şirket borcunu üstlendiği anlamına gelir mi?
Hayır. Yönetici sıfatı, borcun hangi taraf adına doğduğunu kendiliğinden belirlemez. Sözleşmenin tarafı, ilgili şirketin statüsü ve temsil işlemleri ayrıca doğrulanmalıdır.
6. GISA sorgusu ücretli midir?
GISA’nın resmî kamu sorgusu ücretsiz olarak sunulur. Başka mercilerden alınan onaylı suretler veya tercüme gibi ek işlem ihtiyaçları ise ayrı değerlendirilmelidir.
7. Onaysız GISA çıktısı yerine onaylı örnek almak gerekir mi?
Dosyanın amacına bağlıdır. İlk ticari inceleme için açık sorgu işe yarayabilir; Türk mahkemesinde belgenin menşei tartışmalıysa yetkili makamdan onaylı örnek istenmesi uygun olabilir.
8. GISA belgesi için mutlaka apostil alınmalı mı?
Her belge için genel ve koşulsuz bir evet cevabı doğru değildir. Belgenin niteliği, HMK m.224, iki ülke arasındaki ilgili anlaşmalar ve mahkemenin somut talebi değerlendirilmelidir.
9. GISA kaydının Türkçeye tercümesi neden önemlidir?
Gewerbeinhaber ile Geschäftsführer farklı sıfatlardır. Yetersiz tercüme yanlış tarafın davalı gösterilmesine veya faaliyetin yanlış tanımlanmasına yol açabileceğinden, belge kapsamı teknik terimler korunarak aktarılmalıdır.
10. GISA kaydı bugün kapanmışsa geçmiş sözleşme ortadan kalkar mı?
Hayır, geçmişte kurulmuş işlemin hükümsüzlüğü sırf güncel kayıtta faaliyetin sona ermesinden çıkarılamaz. Sözleşme tarihi ve ayrı hukuki geçerlilik koşulları araştırılır.
11. GISA belgesiyle doğrudan Türkiye’de ilamlı icra yapılabilir mi?
Hayır. Faaliyet kaydı bir alacak ilamı veya İİK anlamında ilam niteliğinde belge değildir. Takip türü ve alacağın dayanağı ayrıca belirlenmelidir.
12. Avusturya’dan GISA belgesi gönderip Türkiye’de avukatla dosya takip edebilir miyim?
Evet, belgelerin elektronik iletilmesi ön incelemeyi kolaylaştırır. Ancak gerektiğinde asıl/onaylı suret, uygun vekâletname, tercüme, taraf kimliği ve mahkemenin usul talepleri ayrıca tamamlanmalıdır.
Resmî mevzuat ve kurum kaynakları
- RIS – GewO 1994 §365 (GISA sistemi)
- RIS – GewO §365a (gerçek kişi verileri)
- RIS – GewO §365e (bilgi verme sınırları)
- Avusturya resmî GISA portalı
- USP – GISA Auszug ve ücret açıklaması
- Avusturya ekonomi idaresi – GISA’nın kapsamı
- T.C. Ticaret Bakanlığı – Ticaret Sicili
- T.C. Ticaret Bakanlığı – Şirketler ve Ticaret Sicili mevzuatı
- Adalet Bakanlığı – Mevzuat arama
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
