B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文Français
Menü

Türk Ticaret Mahkemesi Kararı İsviçre’de Nasıl İcra Edilir? IPRG 25–29 ve SchKG 80–81 (2026)

Kısa ve net cevap: Türkiye’de verilmiş ticari alacak ilamı İsviçre’de kendiliğinden icra edilmez. İsviçre IPRG m.25–29 kapsamında tanınma koşulları, ardından SchKG m.80–81 dahil para alacağı takibi incelenir. Türkiye 2007 Lugano Sözleşmesi tarafı değildir. 1933 ikili anlaşmadaki yargılama gideri kararlarına ilişkin özel hükümler asıl alacak ilamıyla karıştırılmamalıdır.

Kısa özet

Konu Kontrol
Temel norm İsviçre IPRG m.25–29
İcra aşaması SchKG m.80–81
Lugano Türkiye taraf değil
Nihailik IPRG 25 ve 29 için resmî belge
Gıyabi hüküm IPRG 29/1-c tebligat kanıtı
1933 anlaşması Yargılama gideri kararlarının özel kapsamı

1. Türkiye’den İsviçre’ye karar götürmenin doğru hukuki çerçevesi

Türkiye’de bir ticaret mahkemesinden alacak hükmü elde etmek, o hükmün İsviçre’deki banka hesabına veya şirkete kendiliğinden uygulanması anlamına gelmez. Kararın verildiği devlet ile icranın yapılacağı devlet ayrıdır. Türk mahkemesi alacağın varlığı ve miktarı konusunda hüküm kurmuş olabilir; İsviçre’de ise önce bu yabancı hükmün hangi usulle tanınabileceği, ardından hangi icra dairesinin ve mahkemenin yetkili olduğu incelenir.

İsviçre Federal Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu IPRG, yabancı kararların tanınması için temel hükümleri 25–29. maddelerde düzenler. Para alacaklarının fiilen takip edilmesinde SchKG, yani İsviçre Borç Takibi ve İflas Kanunu uygulanır. Bu iki düzenlemeyi tek bir işlem sanmak yanlış dosyalama, mükerrer masraf ve gecikme doğurur. İlk kontrol, kararın konusu, borçlunun kimliği ve İsviçre’de tahsil edilebilir malvarlığı olup olmadığıdır.

2. Hangi Türk ilamları bu rehberin kapsamındadır?

Bu inceleme, Türkiye’de görülmüş ticari bir davada verilen ve belirli bir para borcunu hüküm altına alan yargı kararı için hazırlanmıştır. Mal bedeli, hizmet faturası, sözleşmeden kaynaklanan tazminat, cari hesap veya iade alacağı örnek verilebilir. Kararın yalnızca alacak istemiyle ilgili olması yeterli değildir: hüküm fıkrasında kimin kime hangi bedeli ödeyeceği, faiz ve gider kalemlerinin nasıl belirtildiği incelenmelidir.

Boşanma, velayet, nafaka, miras statüsü, iflasın tanınması veya hakem kararı aynı genel kalıba sokulmaz. Bazılarında özel İsviçre mevzuatı veya milletlerarası sözleşmeler vardır. İlam niteliği taşımayan fatura, arabuluculuk davet yazısı, SWIFT dekontu ya da tek taraflı ödeme ihtarı da mahkeme hükmü değildir. Önce belge türünün hukuki niteliği saptanmalı, ardından doğru yabancı karar rejimi seçilmelidir.

3. 2007 Lugano Sözleşmesi Türkiye’yi otomatik kapsar mı?

2007 Lugano Sözleşmesi İsviçre ile Avrupa Birliği, Danimarka, Norveç ve İzlanda bağlantılı mahkeme kararlarının tanınması ve icrası bakımından önemlidir. Türkiye bu sözleşmenin tarafları arasında sayılmamaktadır. Bu sebeple Türkiye’de verilmiş her ticari ilam için “Lugano belgesi alıp İsviçre’de doğrudan icra” yaklaşımı doğru değildir. Sözleşme taraf listesinin dikkatle okunması, yanlış başvuru kaynağını önler.

Türk mahkemesi kararının İsviçre’de tanınmasında kural olarak IPRG hükümleri temel alınır; her somut olayda diğer uygulanabilir uluslararası anlaşmalar ayrıca kontrol edilir. İsviçre kararının Türkiye’deki tenfizi ise yönü ters bir işlemdir ve Türk 5718 sayılı MÖHUK hükümleriyle değerlendirilir. İki yönlü süreci tek başlık altında birleştirerek aynı dava dilekçesini iki ülkede kullanmak usulen güvenilir değildir.

4. 1933 Türkiye–İsviçre anlaşmasının özel kapsamı

1 Haziran 1933 tarihli iki devlet arasındaki adli yardım anlaşması, yargılama gideri teminatı ve medeni-ticari adli yardımlaşma başlıkları içerir. Özellikle anlaşmanın 2 ve 3. maddeleri, belirtilen koşullarda bir ülkede verilen yargılama gideri kararının diğer ülkede yürütülmesine ilişkin özel bir mekanizma düzenler. Buradaki özel hükümler, esas alacağı hüküm altına alan her Türk ticaret mahkemesi kararını otomatik icra edilebilir hale getirmez.

Dava sonucunda hükmedilen asıl ticari alacak ile yargılama gideri kararını aynı hukuki dayanağa bağlamamak gerekir. Talep dosyasında asıl alacak, vekâlet ücreti, yargılama gideri ve faiz ayrı ayrı gösterilmelidir. 1933 anlaşmasının teminata ilişkin hükümleriyle yabancı ilamın genel tanınma koşulları farklı amaçlar taşır. Bu ayrım, özellikle ilamın bir kısmı için ayrı uygulama gerekmesi halinde önem kazanır.

5. IPRG 25: tanımanın üç temel koşulu

IPRG m.25 yabancı kararın tanınmasını üç ana koşula bağlar: kararı veren yabancı makamın İsviçre hukuku bakımından kabul edilebilir yetkisi, kararın olağan kanun yoluna artık açık olmaması veya nihai olması ve m.27 kapsamında ret sebebi bulunmaması. Bu maddeler başarı garantisi değildir; İsviçre makamının inceleme çerçevesini belirler. Başvuru öncesinde her koşulu destekleyen belge dosyası hazırlanmalıdır.

Yalnız Türkiye’de davayı kazanmış olmak İsviçre’deki incelemeyi bitirmez. Davalı Türk şirketi mi, İsviçre AG mi, yoksa şahıs mı; taraflar yetki anlaşması yaptı mı; hüküm hangi tarihte tebliğ edildi; temyiz veya istinaf imkânı ne oldu: bu sorular ayrı belgelerle cevaplanır. Belgelerin birbiriyle çelişmesi, kararın İsviçre’de değerlendirilmesinde sorun yaratabilir.

6. IPRG 26: Türk mahkemesinin yetkisi neden yeniden incelenir?

IPRG m.26 yabancı mahkemenin yetkisinin İsviçre açısından hangi bağlantılarla kabul edilebileceğini düzenler. Bu bağlantılar arasında davalının karar devletindeki yerleşim yeri, ekonomik içerikli uyuşmazlıklarda geçerli yetki anlaşması ve davalının yetki çekincesi koymadan esasa girip savunma yapması bulunabilir. Türk mahkemesinin kendi usul kurallarına göre yetkili olması tek başına İsviçre’deki dolaylı yetki incelemesinin yerine geçmez.

Örneğin borçlu İsviçre’de yerleşik AG ise ve Türkiye’de aleyhine dava açılmışsa, “Türk mahkemesi yetkiliydi” ifadesini destekleyen sözleşme maddesi, davaya katılım tutanağı veya diğer IPRG bağlantıları incelenir. Yetki anlaşmasının kapsamı ile ilgili dava konusu uyuşmazlığın aynı olup olmadığı ayrıca değerlendirilir. Şirketin yalnız Türkiye’de ticari faaliyetinin bulunması her olayda yeterli bir yetki dayanağı oluşturmaz.

7. Sözleşmedeki yetki şartı nasıl okunmalıdır?

Taraflar sözleşmede İstanbul mahkemelerini açıkça yetkili kılmış olabilir. Bu kayıt IPRG m.26/b bakımından önemli bir delildir; ancak kaydın geçerliliği, temsilcilerin yetkisi, kapsadığı uyuşmazlık ve sözleşmenin hangi sürümüne ait olduğu kontrol edilmelidir. Satın alma emrinin arka yüzündeki genel işlem koşulları ile ayrıca imzalanmış ana sözleşme farklı hükümler içeriyorsa, hangisinin taraflarca kabul edildiği tartışma konusu olabilir.

Elektronik imzalı ekler, sözleşme değişiklikleri, sipariş teyitleri ve e-posta zinciri birlikte korunmalıdır. Yetki şartının sözleşmeye eklendiğini gösteren tek ekran görüntüsü bağlayıcılığın tüm şartlarını ispat etmeyebilir. Türk dosyasında ileri sürülmüş yetki itirazları ile mahkemenin bunlara verdiği gerekçeli cevaplar, İsviçre’deki temsilciye karar metninden ayrı olarak iletilmelidir.

8. Kararın kesinleşmesi veya nihai olması hangi belgeyle gösterilir?

IPRG m.25/b ve m.29/1-b kapsamında kararın olağan kanun yoluna artık konu edilememesi veya nihai oluşu esaslı bir koşuldur. Türkiye’de verilen kararın son sayfasındaki tarih tek başına bu hususu açıklamaz. Gerekçeli karar, tebliğ bilgileri, istinaf ve temyiz aşamalarının durumu ile gerekiyorsa mahkemeden alınan kesinleşme şerhi veya eşdeğer resmî teyit birlikte değerlendirilmelidir.

İsviçre makamının aradığı nihailik şartını yalnız Türk hukukundaki “karar kesin” ifadesinden çıkararak acele başvuru yapmak doğru olmaz. Hangi kanun yollarının kullanıldığı ve hangilerinin hâlen açık bulunduğu somut dosyada yazılı olarak gösterilmelidir. Birden fazla davalı varsa veya hükmün yalnız bazı bölümleri kesinleşmişse, başvurunun kapsamı da bu ayrımla uyumlu kurulmalıdır.

9. IPRG 27: kamu düzeni ve adil yargılanma denetimi

IPRG m.27/1 uyarınca yabancı hükmün tanınması İsviçre kamu düzeniyle açıkça bağdaşmıyorsa tanıma reddedilebilir. Bu ret sebebi Türk hukukunun İsviçre hukukundan farklı olmasına indirgenemez. Aynı maddenin ikinci fıkrası uygun tebligat yapılmaması, savunma hakkının temel esaslarının ihlali ve belirli derdestlik veya önceki kesin hüküm çatışmaları gibi itirazları düzenler.

İtirazın soyut olarak ileri sürülmesi ile belgelerle gösterilmesi farklıdır. Dosyanın tebligat geçmişi, taraf vekâletnameleri, duruşma tutanakları ve davalının savunmaları bu nedenle önemlidir. Özellikle borçluya hiç ulaşmamış tebligat adresi kullanılmışsa, Türkiye’de kararın verilmiş olması İsviçre’deki m.27 incelemesini ortadan kaldırmaz. Başvuru öncesinde usul geçmişi eksiksiz incelenmelidir.

10. Davalının yokluğunda verilmiş hükümde ek belge neden gerekir?

Türk davasında davalı hiç duruşmaya gelmemiş veya savunma sunmamış olabilir. IPRG m.29/1-c böyle yokluk kararlarında, ilgili tarafın usulüne uygun ve savunma imkânı verecek şekilde çağrıldığını gösteren resmî belge aranmasını düzenler. Gerekçeli ilamın gönderilmesi, bu belge gerekliliğini tek başına her zaman karşılamaz. İlk dava dilekçesi, çağrı ve tebligat kayıtları ayrı klasörde tutulmalıdır.

İsviçre’deki bir şirketin eski ticaret sicili adresine yapılmış tebligat ile güncel kayıtlı merkezine yapılmış tebligatın hukuki sonucu aynı olmayabilir. Sınır ötesi tebligatta uygulanan anlaşma, tercüme koşulu ve tebligatın fiilen kim tarafından alındığı incelenir. Davalı başka bir yerde savunma yapma imkânına sahip olduğunu kabul etmişse, bunun dosya içindeki beyanı da belgeye bağlanmalıdır.

11. Önceki dava ve çelişen ilamlar nasıl etkiler?

IPRG m.27/2-c, aynı taraflar arasında aynı konuda daha önce İsviçre’de açılmış dava veya karara bağlanmış uyuşmazlık ile tanınabilecek bir üçüncü ülke kararını belirli şartlarda ret nedeni sayar. Bu nedenle yalnız Türk dosyası değil, borçlunun İsviçre’de açtığı karşı davalar, menfi tespit girişimleri ve üçüncü ülkelerdeki hükümler de araştırılmalıdır.

Alacaklı İsviçre’de mevcut olduğu bilinen bir davayı görmezden gelerek farklı bir kronoloji sunmamalıdır. Dava başlangıç tarihleri, taraf sıfatları, istemin hukuki ve fiilî konusu karşılaştırılır. Benzer sözleşmeden kaynaklanan her başvuru mutlaka “aynı dava” değildir; ancak taraf ve talep örtüşmesi araştırılmadan güvenli sonuç verilemez. Bu bölümde doğrulanmamış mahkeme kararları veya soyut içtihat numaraları kullanılmamalıdır.

12. İsviçre mahkemesi Türk kararını esastan yeniden yargılar mı?

IPRG m.27/3 yabancı kararın esasının genel olarak yeniden incelenmesini yasaklayan bir sınır koyar. İsviçre makamı Türk ticaret mahkemesinin her delile verdiği değeri beğenmediği için ticari uyuşmazlığı baştan çözmez. Bununla birlikte dolaylı yetki, nihailik, tebligat ve kamu düzeni gibi tanıma koşulları ayrı bir hukuki denetime konu olabilir.

Alacaklının belge sunma stratejisi, Türkiye’deki davasını sıfırdan kazanmak için yeni bilirkişi raporu yığmak olmamalıdır. Esas yargılamanın hangi konuyu karara bağladığını, borcun ne olduğunu ve kararın hangi usul güvenceleriyle verildiğini açıklayan seçilmiş belgeler sunulmalıdır. Tanıma başvurusuyla borçlu aleyhine yeni bir maddi hukuk tazminat talebi ileri sürülmesi farklı dava türleri doğurabilir.

13. IPRG 28: tanıma ile icra edilebilirlik aynı aşama mı?

IPRG m.28, m.25–27 koşullarına göre tanınan kararın ilgili kişinin talebi üzerine icra edilebilir ilan edilmesini düzenler. Tanıma, yabancı kararın hukuki etkisinin İsviçre’de kabulüne; icra edilebilirlik ise zorlayıcı tahsil sürecinde kullanılabilmesine ilişkindir. Para ilamının tahsilinde SchKG yolu ayrıca ele alınır. Her dosyada ayrı bir mahkeme kararı mı yoksa takip içindeki ön inceleme mi gerekeceği, yerel usul ve talep türüne göre belirlenir.

Bu nedenle “tenfiz kararı çıktığı anda banka hesabı bloke edilir” şeklinde kesin bir vaatte bulunulamaz. Dosyanın icra edilebilir hale gelmesi, borçluya karşı hangi takip adımının atılacağını ayrı değerlendirmeyi gerektirir. Borçlunun malvarlığı yoksa usulen başarılı tanıma kararı ekonomik tahsilat sağlamayabilir. İlk strateji belgesi haklılıkla birlikte tahsil kabiliyetini de ele almalıdır.

14. IPRG 29: zorunlu belgeler ve yetkili kanton

IPRG m.29/1, kararın ileri sürüldüğü kantonun yetkili makamına başvurulacağını belirtir. Başvuruya kararın eksiksiz ve onaylı örneği, olağan kanun yoluna açık olmadığını veya nihai olduğunu gösteren belge ve yokluk hükmü varsa usulüne uygun çağrıyı gösteren belge eklenir. Bu üç belge grubu, dava avukatının tahminine bırakılmamalı; Türk mahkemesinden resmî şekilde temin edilmelidir.

Ayrıca şirketin temsil yetkisi, vekâletname, ticaret sicili kaydı, gerekli tercümeler ve borçlunun doğru unvanı pratik dosyanın önemli parçalarıdır. Belge listesi kantonal makamın güncel uygulamasına göre değişebilir. Tek bir örnek dilekçenin Zürih, Cenevre, Bern ve Ticino kantonlarında aynı kabul koşullarıyla işleme gireceği varsayılmamalıdır. Başvuru merciinin yerel hukukçu tarafından önceden doğrulanması gerekir.

15. Apostil ilamı icra edilebilir yapar mı?

Hayır. Apostil, 5 Ekim 1961 Lahey Sözleşmesi kapsamındaki resmî belgenin kökeninin doğrulanmasına hizmet eder; kararın esastan doğru olduğunu veya İsviçre’de kendiliğinden icra edileceğini garanti etmez. Türkiye ve İsviçre sözleşmeye taraftır. Türk mahkemesi kararının apostil veya e-apostil işlemi, belge doğrulama sürecinin bir parçası olabilir; IPRG 25–29 incelemesinin yerini alamaz.

Kararın her sayfası, imzaları, elektronik doğrulama bilgisi ve kesinleşme belgesi birlikte kontrol edilmelidir. E-apostil çıktısının yerel makam tarafından hangi formatta kabul edildiği ilgili kantonda ayrıca sorulmalıdır. Gerekçeli kararın yalnız ekran görüntüsüne apostil yapıldığı varsayımıyla hareket etmek sakıncalıdır. Adalet Bakanlığı ve e-Apostil resmî açıklamalarından hangi belge türünün desteklendiği doğrulanabilir.

16. Türkçe ilamın Almanca, Fransızca veya İtalyancaya tercümesi

İsviçre çok dilli bir devlettir; kanton makamının kullandığı usul dili, kararın sunulduğu makamla bağlantılıdır. Zürih’te çoğunlukla Almanca, Cenevre’de Fransızca, Ticino’da İtalyanca işlem yürütülür. Türkçe gerekçeli kararın sadece İngilizce özetini hazırlamak, kararın icra başvurusu için kabulü yönünden yeterli sayılmamalıdır. Yetkili kantonun tercüme, yeminli çevirmen ve belgelendirme koşulları incelenmelidir.

Çeviride tarafların ticaret unvanları, faiz başlangıcı, para birimi, hüküm fıkrası ve yargılama giderleri özellikle korunmalıdır. "Kesinleşti" ile "icra edilebilir" kavramlarını karıştıran tercüme, belge setinin anlamını değiştirebilir. Hüküm fıkrasının tamamının çevrildiği, dipnot veya eklerin atlanmadığı ve Türkçe aslıyla karşılaştırma yapıldığı kayıt altına alınmalıdır.

17. Borçlu AG, GmbH veya gerçek kişi ise kimlik doğrulaması

İsviçre’de takip edilecek tarafın ticaret sicilindeki tam unvanı ile Türk ilamındaki taraf adı karşılaştırılmalıdır. Bir şirketin ticaret unvanını değiştirmesi, başka bir tüzel kişilik altında devam etmesi veya tasfiyeye girmesi farklı sonuç doğurur. “Zürih’teki şirket” tanımıyla takip açılmaz; hukuken borçlu olan varlık ile tahsil edilecek malvarlığı sahibinin aynı kişi olduğu araştırılır.

İsviçre’nin resmî şirket kayıtları, şube kayıtları ve tasfiye ilanları temsil yetkisini ve güncel adresi anlamaya yardım edebilir. Türk davalı aslında Türkiye’de bir şube ise, İsviçre merkez şirketin otomatik borçlu sayıldığı kabul edilmemelidir; şirket örgütlenmesi ve hükümdeki taraf sıfatı incelenmelidir. Aynı şekilde ortağın şahsi hesabı, sırf şirketin borcu var diye doğrudan haciz konusu yapılamaz.

18. SchKG kapsamında ödeme emri ve takip başlatılması

İsviçre’de para alacaklarının zorla tahsili, SchKG’deki Betreibung sistemi üzerinden ilerler. Takibin yetkili icra dairesinde hangi belgeler ve tutarla açılacağı somut borçlu ve yerleşim yerine bağlıdır. Türk ilamı bulunması, İsviçre’de ödeme emri veya buna karşı savunma usulünü bütünüyle ortadan kaldırmaz. İlamın varlığı ile takibin usulüne uygun başlatılması iki farklı işlemdir.

Alacaklı takip tutarında asıl alacağı, talep edilebilecek faizleri ve giderleri karışık tek toplam olarak göstermemelidir. Döviz cinsi ve ödeme tarihinin belirlenmesi ayrıca önem taşır. Takip öncesi şirketin adresi, borcun daha önce kısmen ödenip ödenmediği ve aynı alacak için başka bir takibin mevcut olup olmadığı kontrol edilerek gereksiz itiraz ihtimalleri azaltılabilir.

19. Rechtsvorschlag itirazı gelirse hangi yol gündeme gelir?

Borçlu İsviçre’deki ödeme emrine Rechtsvorschlag adı verilen itirazı sunabilir. İtiraz üzerine doğrudan hacze geçilebileceği sanılmamalıdır. Alacaklı itirazın kaldırılması için Rechtsöffnung yolunu değerlendirebilir. Zürih kanton mahkemelerinin resmî açıklaması, kesin kaldırmanın mahkeme kararına dayalı olabileceğini ve takip ile ilgili belgelerin ayrıca sunulması gerektiğini belirtir.

Takibe itirazın gerekçesi, borçlunun daha önceki Türk davasında ileri sürdüğü savunmayla birebir aynı olmayabilir. İcra mahkemesinin inceleme sınırı, yabancı kararın kabul edilebilirliği ve borcun sonradan ödenmesi gibi hususlar ayrıştırılır. Türkiye’deki icra dosyası örneğini İsviçre’ye göndermek, yerel Rechtsöffnung talebinin zorunlu şekil ve belge koşullarını kendiliğinden karşılamaz.

20. SchKG 80 ve 81: kesin itirazın kaldırılması

SchKG m.80, icra edilebilir mahkeme kararına dayanan alacaklının itirazın kesin kaldırılmasını istemesine imkân verir. SchKG m.81 ise borçlunun ileri sürebileceği savunmaları düzenler. Özellikle m.81/3, yabancı bir devlette verilen karar bakımından uygulanabilir anlaşmada veya anlaşma yoksa IPRG’de öngörülen itirazların da gündeme gelebileceğini açıkça belirtir.

Türk ilamının bulunduğu her dosyada İsviçre’de kesin itiraz kaldırmanın otomatik kabul edildiği söylenemez. İcra edilebilirlik, yabancı mahkemenin kabul edilebilir yetkisi ve ret nedenleri gerektiğinde ön mesele oluşturur. Borçlunun ödeme, erteleme veya zamanaşımı iddiaları da ilgili kurallar çerçevesinde değerlendirilir. İsviçre’deki avukat, ilamın hukuki statüsü ile icra yolundaki savunmaları bir dosya planında birleştirmelidir.

21. Başvuru nereye yapılır: Zürih, Basel, Cenevre veya Bern?

IPRG m.29 yetkili kanton makamına başvuru yapılmasını öngörür; SchKG kapsamındaki takip ve itiraz kaldırma merciinin yer bakımından yetkisi ayrıca belirlenir. Borçlunun merkezi, yerleşim yeri, takip yeri ve ilgili kararın ileri sürüldüğü kanton incelenmeden yalnız alacaklının Türkiye’deki adresine göre mahkeme seçilemez. Yanlış kantonda başvuru zaman ve masraf kaybına neden olabilir.

Pratikte işleme başlamadan şirketin İsviçre sicilindeki adresi, varsa taşınmış merkezinin tarihi, ilgili mahkemenin yazışma dili ve evrak sunum yöntemi netleştirilmelidir. Birden fazla kantonda malvarlığı bulunması tüm işlemlerin istenen kantona taşınabileceği anlamına gelmez. Yetki ve icra yeri seçimi, yerel temsilciyle birlikte gerekçeli olarak yazılı hale getirilmelidir.

22. Karar Swiss bankadaki hesaba doğrudan haciz koyar mı?

Türk ilamının bir örneğini İsviçre bankasına göndermek bankanın hesaptan tahsilat yapacağı anlamına gelmez. İcra edilebilir bir hukuki temel, yetkili takip makamı ve İsviçre cebrî icra usulü ayrı aşamalardır. Banka gizliliği, üçüncü kişilerin hakları ve takip kısıtları da değerlendirilir. Henüz borçlu hakkında hangi aktif malvarlığı bulunduğu bilinmiyorsa “kesin tahsil” ifadesi hukuki bilgi değil, yanlış beklenti yaratır.

İsviçre’deki mahkeme ve icra işlemlerinin yanında ihtiyati koruma tedbirleri ancak kendi koşulları sağlandığında ayrıca gündeme gelebilir. Her yabancı ilam için otomatik hesap dondurma veya doğrudan banka yazısı uygulaması varsayılamaz. Alacaklı, uyuşmazlığın ticari niteliğini ve tahsil beklentisini dikkate alarak masraf-fayda analizi yapmalıdır.

23. CHF, Türk lirası ve faiz kalemleri nasıl ele alınır?

Türk mahkemesi kararı TL, CHF, EUR veya başka bir döviz üzerinden düzenlenmiş olabilir. Hükmün fıkrasında yazan asıl alacak, faiz oranı ve başlangıç tarihi, yargılama giderleri ve olası kısmi ödemeler ayrı ayrı gösterilmelidir. İsviçre takip usulünde talebin hangi para birimi ve değerleme tarihiyle yazılacağı yerel kurallara göre incelenir. Başvuru sahibi kendiliğinden kur dönüşümü yaparak ilamdaki borcu değiştirmemelidir.

Faizle ilgili kısım kararın hüküm fıkrasına dayanmalıdır; karar dışında sözleşmeden yeni bir faiz tutarı hesaplanacaksa hukuki gerekçesi ayrıca açıklanmalıdır. Banka SWIFT dekontu önceki kısmi tahsilatı gösterebilir ve mükerrer talep riskini önler. Özellikle dalgalanan döviz kurları nedeniyle dosyada asıl alacak, tahsil edilen miktar, kalan bakiye ve takipte istenen rakam için ayrı tablo düzenlenmesi yararlıdır.

24. Kısmi ödeme, uzlaşma ve borç ikrarı önce kontrol edilir

Türkiye’deki karar kesinleştikten sonra borçlu İsviçre’den veya Türkiye’den bir bölüm ödeme yapmış olabilir. Ödeme açıklaması, alacaklı hesabına fiilî giriş, mahsubun hangi kaleme yapıldığı ve ödeme sırasında tarafların yazılı anlaşması gözden geçirilmelidir. Başvuru sırasında kapanmış kalemin yeniden istenmesi, gereksiz itiraz ve masraf riskini büyütür.

Taraflar İsviçre’de veya Türkiye’de yeni bir sulh anlaşması imzaladıysa, bunun Türk ilamına etkisi ve İsviçre bakımından yürütülebilir belge niteliği ayrıca incelenir. Sonradan verilen şahsi kefalet, ana şirket destek mektubu veya ödeme takvimi mevcut kararın taraflarını kendiliğinden genişletmez. Her belgenin taraf, vade ve yetki koşulları yeni bir takip başlatılmadan önce karşılaştırılmalıdır.

25. Dosya hazırlığı: Türk avukat ile İsviçre avukatı nasıl çalışmalı?

Türkiye tarafında görevlendirilen avukat mahkeme kararının onaylı örneğini, tebligat ve kanun yolu geçmişini, kesinleşme durumunu, sözleşme ile yetki şartını ve güncel ödeme tablosunu hazırlayabilir. İsviçre’de yetkili meslektaş ise IPRG tanıma koşullarını, kanton usulünü, SchKG işlemlerini ve yerel tercüme koşullarını değerlendirir. İki dosya aynı hukuki iddiaları çelişkili biçimde sunmamalıdır.

İş bölümü yazılı yapılmalı; hangi ülkedeki avukatın hangi merci önünde temsil yetkisi olduğu açıkça belirtilmelidir. Türkiye’de düzenlenen vekâletnamenin İsviçre’de kullanımı için aranan tasdik ve kapsam doğrulanmalıdır. Müvekkile tüm sürecin tek ülkedeki avukatın ruhsatıyla yürütülebileceği söylenmemelidir. Bakırcı & Keskin Türkiye tarafındaki belge ve usul koordinasyonunu Mersin ile İstanbul ofislerinden üstlenebilir; İsviçre’de gereken temsil yerel yetkili hukukçuyla planlanır.

26. Başvuru ücretleri ve ne kadar sürer sorusunun cevabı

İsviçre tanıma ve icra süreçlerinde masraf; kanton, belge hacmi, tercüme gereksinimi, başvurunun niteliği, borçlunun itirazı ve sonraki takip adımlarına göre değişir. Her dosya için 2026 yılına ait sabit CHF mahkeme harcı veya kesin gün sayısı belirlemek hukuken güvenilir değildir. Resmî kanton tarifesi ve somut mahkeme işlemleri üzerinden ücret planı yapılmalıdır.

Masraf tablosu Türkiye’de belge temini ve apostil, tercüme, İsviçre avukatının ücreti, mahkeme gideri, takip masrafı ve olası ek itiraz işlemlerini ayrı göstermelidir. Dosya bütçesinin bir kısmı başarı halinde karşı taraftan istenebilir olsa bile, bunun tamamının fiilen tahsil edileceği garanti değildir. Kararın tanınması ve paranın tahsili için ayrı başarı kriterleri kullanılmalıdır.

27. Arbitration, nafaka ve aile kararlarında ayrı rejim gerekir

Türkiye’de verilmiş bir hakem kararı, devlet mahkemesinin ticari para ilamından farklı bir belgedir. New York Sözleşmesi gibi tahkim anlaşmaları doğrudan ilgili olabilir. Aynı şekilde nafaka veya çocukla ilgili kararlar bakımından başka milletlerarası sözleşme ya da özel kanun hükümleri uygulanabilir. Bu rehberdeki IPRG 25–29 özetini bütün yabancı ilam türlerine mekanik biçimde uygulamak isabetli değildir.

Kararın hukukî niteliği karışık ise, örneğin ticari borca ek olarak ihtiyati tedbir veya masraf kalemleri içeriyorsa, her hüküm fıkrasının İsviçre’de nasıl değerlendirileceği ayrı incelemeye alınmalıdır. Tüm belgeye tek bir başlık atmak yerine talebin bölünmesi gerekiyorsa başvuru stratejisi değiştirilir. Karar türünün yanlış sınıflandırılması gecikmenin başlıca önlenebilir nedenlerindendir.

28. Türkiye’deki kararın hak sahibi şirketi değişmişse

Türkiye’de davayı kazanan alacaklı şirket ile İsviçre’de başvuruyu yapacak şirketin adı aynı olmayabilir. Birleşme, ticaret unvanı değişikliği, tasfiye, alacağın temliki veya şirket devri varsa hak sahipliği belgelerle açıklanmalıdır. Türk ilamının hüküm fıkrası eski unvanı içerirken yeni bir tüzel kişilik başvuruyorsa, salt yeni antet kullanmak yetkinin gösterilmesi için yeterli değildir.

Temlik sözleşmesi, birleşme belgeleri, güncel sicil kayıtları ve imza yetkileri birlikte sunulur. Bu belgelerin hangi ülkede düzenlendiği, tercüme ve tasdik gereksinimini etkileyebilir. Mahkemeden tahsil yetkisinin ayrıca açıklanması istenebileceğinden, işlem zincirindeki her halka dosyada izlenebilir olmalıdır. Başvuru kaydıyla ticaret sicili kaydı arasındaki maddi tarih farklılığı çözümlenmeden işlem başlatılmamalıdır.

29. İlk görüşmede hangi belgeler talep edilmeli?

Ön inceleme için gerekçeli ilamın tam metni, kesinleşmeye ilişkin resmî belge, Türk dava dilekçesi, ana sözleşme, yetki şartı, tebligat kayıtları, tarafların güncel ticaret sicili bilgileri ve mevcut ödeme belgeleri gerekli olabilir. Borçlunun İsviçre’deki açık adresi ve malvarlığına ilişkin hukuka uygun elde edilmiş somut bilgiler de tahsil planını etkiler. Belgeler tam değilse önce eksikler listelenmelidir.

Müvekkilin yalnız PDF ekran görüntüsü veya özet dava kronolojisi göndermesi yeterli olmayabilir. Dosya paylaşımında şirket sırrı, kişisel veri ve üçüncü kişilere ait belgeler için gizlilik değerlendirmesi yapılmalıdır. Yetki analizi, nihailik analizi ve tahsil kabiliyeti analizi ayrı iş kalemleri halinde tamamlandığında sonraki başvuru daha yönetilebilir olur.

30. Sonuç: hangi adımların sırası değişmemeli?

Önce ilamın ticari para alacağına ilişkin olup olmadığını doğrulayın. Ardından Türk mahkemesinin İsviçre bakımından kabul edilebilir yetkisini ve kararın nihailiğini araştırın. Tebligat ile tarafların dinlenme hakkını dosya üzerinden kontrol edin. Sonra gerekli asıl, onaylı örnek, resmî teyit, apostil ve tercümeleri hazırlayın. Uygun kantondaki tanıma veya icra usulü için İsviçre’de yetkili hukukçudan görüş alın.

Takip aşamasında SchKG ödeme emri, olası Rechtsvorschlag ve m.80–81 doğrultusundaki Rechtsöffnung ihtimallerini birbirinden ayırın. Borçlu unvanını, CHF/TL tutarını ve önceki tahsilatları yeniden karşılaştırın. Hiçbir aşamada mahkeme kararını banka hesabına doğrudan ödeme talimatı gibi sunmayın. Bu sıralama, müvekkile bir sonucu vaat etmeden belgeye dayalı hukuki değerlendirme yapılmasını sağlar.

Resmî mevzuat ve kaynaklar

İlgili hukuk rehberleri

Sık Sorulan Sorular

Türk ticaret mahkemesi kararı İsviçre’de kendiliğinden icra edilir mi?

Hayır. Yabancı kararın kabul edilebilirliği IPRG 25–29 ve uygulanabilir özel düzenlemeler uyarınca, para tahsili ise SchKG usulüyle incelenir.

Türkiye 2007 Lugano Sözleşmesi’nin tarafı mı?

Hayır. İsviçre Federal Adalet Dairesinin taraf listesinde Türkiye yoktur; Türk ilamı sırf bu sözleşmeye dayanarak doğrudan icra edilmez.

IPRG 25 hangi şartları arıyor?

Kabul edilebilir yabancı mahkeme yetkisi, olağan kanun yoluna artık açık olmayan veya nihai karar ve IPRG 27 uyarınca ret sebebi bulunmaması.

Türk mahkemesinin yetkisi İsviçre’de sorgulanır mı?

Evet. IPRG 26 yabancı mahkemenin yetkisinin hangi bağlantılarla kabul edileceğini belirler; sözleşme ve davaya katılım önem taşıyabilir.

Kesinleşme şerhi gerekli mi?

IPRG 29 nihailiği gösteren resmî belge ister. Türk kararının usul durumuna göre kesinleşme şerhi veya eşdeğer resmî teyit hazırlanır.

Davalı Türk davasına katılmadıysa ne olur?

IPRG 29/1-c gereği usulüne uygun ve zamanında çağrı ile savunma imkânını gösteren resmî belge gerekebilir.

Apostil alınırsa ilam tahsil edilir mi?

Hayır. Apostil belgenin kökenini doğrular; yabancı ilamın tanınması veya SchKG takibi için gereken maddi ve usulî şartları kaldırmaz.

Hangi İsviçre kantonunda başvuru yapılır?

IPRG 29 ve SchKG yetki kuralları ile borçlunun adresi ve takip yeri birlikte değerlendirilir; seçilen kanton yetkisi dosyadan doğrulanır.

Rechtsvorschlag nedir?

Borçlunun İsviçre’deki ödeme emrine yaptığı itirazdır. İtirazın kaldırılması için şartları varsa Rechtsöffnung yolu değerlendirilir.

SchKG 80 ve 81 hangi aşamada önemlidir?

İcra edilebilir mahkeme kararına dayalı kesin itiraz kaldırma ve borçlunun savunmaları bakımından; yabancı ilamda IPRG itirazları da gündeme gelebilir.

1933 İsviçre–Türkiye anlaşması bütün ticari ilamları kapsar mı?

Hayır. Anlaşmada yargılama gideri kararları için özel hükümler bulunur; genel ticari asıl alacak ilamlarının kendiliğinden icrasını düzenlemez.

Türkiye’deki avukat İsviçre’de icra işlemini tek başına yapabilir mi?

Türk avukat belge ve dosya koordinasyonunu sağlayabilir; İsviçre’deki temsil ve icra işlemleri için yerel yetki ve meslek kuralları değerlendirilir.

Mersin ve İstanbul Ofis Haritaları

Mersin: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin Merkez.

İstanbul: Ahi Evran Cd. Polaris Plaza No:21 Kat:9, Sarıyer/İstanbul.

Yazar ve iletişim

Av. Halil Bakırcı — Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin Barosu Sicil 3472. Türkiye’deki ticari alacak kararlarının belge incelemesi ve İsviçre’de yetkili hukukçularla koordinasyon için Mersin ve İstanbul ofislerinden +90 552 224 43 66 veya WhatsApp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Bu içerik genel hukuki bilgilendirmedir. İsviçre’de avukatlık ve temsil yetkisi yerel hukuk ve meslek kurallarına bağlıdır. Somut olayın sonuç, süre ve tahsilatına ilişkin garanti verilmez.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp