B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Kuyumcu Başkası Adına Altın Alıp Satabilir mi? Yönetmelik m.10/2 | 2026

Kısa ve net cevap: Kuyum işletmesi, Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelik m.10/2 uyarınca kural olarak başkasının nam ve hesabına kuyum alım ve satım faaliyetinde bulunamaz. Yönetmelik yalnız m.10/1-f kapsamındaki, kıymetli madenler aracı kuruluşu sıfatıyla 32 Sayılı Karar ve ikincil mevzuat uyarınca yürütülen faaliyetleri saklı tutmuştur. Bu nedenle klasik komisyonculuk, aracılık veya konsinye modelinde işlem gerçekte başka kişinin nam ve hesabına yapılıyorsa, kuyum işletmesinin bunu sıradan kuyum ticareti faaliyeti olarak yürütmesi m.10/2 ile bağdaşmaz. İşletmenin malı kendi nam ve hesabına satın alıp kendi stokuna alarak daha sonra müşteriye satması ise “başkasının nam ve hesabına satış” değildir; bu ikinci modelde satıcı doğrudan kuyum işletmesidir.

Kuyumcunun Başkası Adına Altın Satmasının Hukuki Dayanağı Nedir?

Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddesi, kuyum işletmesinin hangi faaliyetleri yapabileceğini ve hangi işlemleri yapamayacağını açıkça düzenler. Maddenin ikinci fıkrasındaki hüküm nettir: m.10/1-f saklı kalmak kaydıyla kuyum işletmesi başkasının nam ve hesabına kuyum alım ve satım faaliyetinde bulunamaz.

Bu hüküm bir tavsiye veya meslek içi etik kural değildir. Yönetmelik, 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanuna dayanılarak çıkarılmış bağlayıcı bir düzenlemedir. Kuyum ticareti yetki belgesiyle yürütülen faaliyetin sınırları, yalnız kuyumun fiziksel niteliğine göre değil, alım satımın kimin adına ve kimin ekonomik hesabına gerçekleştirildiğine göre de belirlenir.

Yönetmeliğin aynı maddesinin birinci fıkrasında kuyum bakım ve onarımı, yarı kıymetli taşlar, perakende saat satışı, standart işlenmemiş kıymetli maden alım ve perakende satışı, Darphane ürünleri ve belirli diğer faaliyetler ayrıca sayılmıştır. Dolayısıyla kuyum işletmesinin faaliyeti “altınla ilgili her türlü ticari işlem serbesttir” şeklinde yorumlanamaz.

Kuyum ticaretine ilişkin yetki belgesinin temel çerçevesi için kuyumcu yetki belgesi zorunluluğu rehberimizi inceleyebilirsiniz.

“Başkasının Nam ve Hesabına” Alım Satım Ne Demektir?

“Namına” ibaresi işlemin hukuken kimin adına yapıldığını, “hesabına” ibaresi ise ekonomik sonuçların kime ait olduğunu gösterir. Kuyum işletmesi müşteriye karşı kendi satıcı sıfatıyla hareket etmiyor; başka bir kişi veya işletmenin malını onun adına ve onun ekonomik hesabına satıyor, satış bedelini onun için tahsil ediyor ve yalnız komisyon veya aracılık ücreti alıyorsa m.10/2 kapsamındaki yasak doğrudan gündeme gelir.

Hukuki değerlendirmede sözleşmeye verilen isim tek başına belirleyici değildir. Tarafların metne “hizmet sözleşmesi”, “emanet teslim”, “komisyon”, “satış desteği” veya “ürün teşhiri” yazması, fiilen başkası nam ve hesabına satış yapılıyorsa işlemin niteliğini değiştirmez. Denetimde malın kime ait olduğu, satış fiyatını kimin belirlediği, faturayı kimin düzenlediği, tahsilatın kimin hesabına geçtiği, iade ve ayıp sorumluluğunu kimin üstlendiği ve kuyum işletmesinin kazancının satış kârı mı yoksa komisyon mu olduğu birlikte incelenir.

Bu nedenle bir kuyum işletmesinin başka bir gerçek veya tüzel kişinin ürünlerini yalnız vitrinde bulundurması değil, o ürünlerin satış zincirindeki hukuki rolü önem taşır. İşletme başka kişinin malını onun adına müşteriye satıyorsa Yönetmelik m.10/2 uygulanır.

Yasak Hangi İşlemleri Kapsar?

Yönetmelik m.10/2’deki yasak, kuyum alım ve satım faaliyetinin başkasının nam ve hesabına yapılmasını hedefler. Uygulamada aşağıdaki modeller özellikle kontrol edilmelidir:

  • Başka kuyumcuya ait altın veya mücevherin komisyon karşılığında son tüketiciye satılması,
  • Ürün bedelinin asıl mal sahibine aktarılması ve işletmenin yalnız aracılık payı alması,
  • Başka kişi adına altın alım emri toplanması ve alım işleminin o kişinin hesabına yürütülmesi,
  • Faturada veya satış belgesinde başka şirket satıcı görünürken fizikî satışın yetki belgeli kuyum işletmesinde yapılması,
  • “Vitrin kiralama” veya benzeri ad altında üçüncü kişinin kuyum ürünlerinin onun nam ve hesabına satılması.

Buna karşılık kuyum işletmesinin bir tedarikçiden ürünü kendi nam ve hesabına satın alması, mülkiyeti ve ticari riski üstlenmesi, ürünü kendi stokuna kaydetmesi ve müşteriye kendi satıcı sıfatıyla satış yapması başkasının nam ve hesabına işlem değildir. Burada iki ayrı satış ilişkisi vardır: tedarikçi ile kuyum işletmesi arasındaki satış ve kuyum işletmesi ile nihai alıcı arasındaki satış.

Bu ayrım özellikle zincir mağaza, bayi, marka köşesi, tasarımcı koleksiyonu ve üretici-kuyumcu ilişkilerinde sözleşme hazırlanırken açık kurulmalıdır.

Konsinye Altın veya Mücevher Satışı Yapılabilir mi?

Konsinye modelinde malın mülkiyeti satış gerçekleşene kadar tedarikçide kalıyor ve kuyum işletmesi ürünü asıl mal sahibinin nam ve hesabına satıyorsa, işlem Yönetmelik m.10/2’deki yasağın kapsamına girer. “Konsinye” kelimesinin kullanılması yasağı ortadan kaldırmaz.

Ancak ticari hayatta “konsinye” adı altında birbirinden farklı hukuki modeller kullanılabildiği için sözleşmenin fiilî yapısı incelenmelidir. Ürün kuyum işletmesine kesin satışla devrediliyor, bedel vadeli ödeniyor ve mağaza nihai müşteriye kendi adına satış yapıyorsa bu yapı başkası hesabına satış değildir. Malın bedelinin tedarikçiye daha sonra ödenmesi veya vade kullanılması tek başına başkası nam ve hesabına satış sonucunu doğurmaz.

Belirleyici ölçüt; nihai müşteriye karşı satıcının kim olduğu ve satışın ekonomik sonuçlarını kimin taşıdığıdır. Ürün satılmazsa bütün ekonomik risk asıl mal sahibinde kalıyor, mağaza yalnız satılan ürün üzerinden komisyon alıyor ve satış bedelini başkası adına tahsil ediyorsa m.10/2 riski yüksektir. Ürün mağazanın kendi stokuna girmiş ve mağaza fiyat, ayıp, iade ve tahsilat sorumluluğunu kendi adına üstlenmişse ilişki tedarik-satış modeline yaklaşır.

Kuyumcu Ürünü Satın Alıp Kendi Adına Yeniden Satabilir mi?

Evet. Yönetmelik m.10/2, kuyum işletmesinin başkasından mal satın almasını ve daha sonra kendi adına satmasını yasaklamaz. Yasak, başkasının nam ve hesabına kuyum alım satımıdır.

Mevzuata uygun bir tedarik modelinde kuyum işletmesi ürünü kendi ticari işletmesi için satın alır. Tedarik faturası ve stok kaydı işletmenin adına düzenlenir. Nihai tüketiciye satışta faturayı veya ilgili satış belgesini kuyum işletmesi kendi adına düzenler. Bedel kendi ticari hesabına tahsil edilir. Tüketiciye karşı satıcı sıfatından doğan yükümlülükler de işletmeye aittir.

Bu yapı, başka işletmenin ürününü onun adına satmaktan hukuken farklıdır. Fatura zinciri, stok kayıtları, ödeme hesapları ve sözleşmeler aynı hukuki modeli göstermelidir. Belgelerde işletme satıcı görünürken fiilen başka şirket adına komisyonculuk yapılması veya tam tersine fiilî satış işletme tarafından yapılırken belgelerde başka satıcının gösterilmesi denetim ve tüketici uyuşmazlığı riskini artırır.

Kıymetli Madenler Aracı Kuruluşu İstisnası Nedir?

Yönetmelik m.10/2, birinci fıkranın (f) bendini açıkça saklı tutar. m.10/1-f uyarınca kuyum işletmesi, kıymetli madenler aracı kuruluşu olmak kaydıyla Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ve bu Kararın ikincil mevzuatında öngörülen faaliyetlerde bulunabilir.

Bu istisna, her kuyumcunun “aracılık yapıyorum” diyerek m.10/2 yasağından çıkması anlamına gelmez. İstisnadan yararlanabilmek için ilgili finansal ve kıymetli maden mevzuatında aranan aracı kuruluş statüsünün gerçekten bulunması ve yapılan işlemin 32 Sayılı Karar ile ikincil mevzuatın izin verdiği faaliyetlerden olması gerekir.

Dolayısıyla sıradan kuyum ticareti yetki belgesi, tek başına kıymetli madenler aracı kuruluşu yetkisi vermez. İşletme iki farklı düzenleyici alanı birbirine karıştırmamalıdır: Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamındaki kuyum işletmesi sıfatı ile 32 Sayılı Karar ve ilgili mevzuat kapsamındaki kıymetli madenler aracı kuruluşu statüsü aynı hukuki yetki değildir.

Sözleşme, Fatura ve Tahsilat Nasıl Kurgulanmalıdır?

m.10/2’ye uyum yalnız sözleşmede bir cümle yazmakla sağlanmaz. Ticari belgelerin tamamı aynı ilişkiyi göstermelidir. Kuyum işletmesi ürünü kendi hesabına satıyorsa tedarik, stok, satış ve ödeme zinciri de bunu doğrulamalıdır.

Tedarik sözleşmesinde ürünlerin işletmeye hangi hukuki işlemle geçtiği, mülkiyetin ne zaman devredildiği, bedelin ne zaman doğduğu, ayıp ve iade sürecinin tedarikçi ile işletme arasında nasıl yürütüleceği açık olmalıdır. Nihai tüketiciye düzenlenen belgede satıcının kuyum işletmesi olduğu tereddütsüz görünmelidir.

Kart tahsilatının başka şirket POS’u üzerinden yapılması, havalenin üçüncü kişinin hesabına istenmesi veya müşteriye “biz sadece aracıyız, ürün başka firmanın” denilmesi, işletmenin kendi nam ve hesabına satış iddiasıyla çelişebilir. Mali kayıt ile fiilî işlem arasında uyum kurulmalıdır.

Özellikle internetten satış yapan kuyum işletmelerinde alan adı, mesafeli satış ön bilgisi, satıcı unvanı, ödeme hesabı ve e-fatura/e-arşiv faturasında aynı satıcının gösterilmesi önemlidir. İnternet sayfasında başka markanın koleksiyonunun satılması tek başına yasak değildir; önemli olan satışın kimin nam ve hesabına gerçekleştirildiğidir.

Yönetmelik m.10/2’ye Aykırılık Halinde Ne Olur?

Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelik m.13 uyarınca Bakanlık, il müdürlükleri ve yetkili idareler mevzuat çerçevesinde denetim yapabilir. Yönetmeliğe aykırı faaliyet, 6585 sayılı Kanundaki idari yaptırım hükümleriyle birlikte değerlendirilir.

Ayrıca Yönetmelik m.9/1-ç, Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden kuyum işletmesine Bakanlıkça on günden az olmayacak şekilde verilen süre içinde aykırılığın ortadan kaldırılmaması veya aykırılığın aynı takvim yılı içinde tekrarlanması halinde yetki belgesinin iptal edileceğini düzenler. m.9/3’e göre bu bent nedeniyle belgesi iptal edilen kuyum işletmesine ve kuyumcunun sahibi veya temsilcisi olduğu diğer kuyum işletmelerine iptal tarihinden itibaren iki yıl süreyle yetki belgesi verilmez.

Bu nedenle m.10/2 ihlali yalnız tek bir satış sözleşmesinin geçerliliği tartışması değildir. İşletmenin kuyum ticareti yapma yetkisini etkileyebilecek idari sonuçlar doğurabilir. İşletme denetimden sonra modelini değiştirmek yerine, aracılık veya konsinye sistemini faaliyete başlamadan önce Yönetmelik m.10’a göre kontrol etmelidir.

Kuyum İşletmeleri İçin 12 Maddelik Uyum Kontrolü

  1. Vitrindeki her ürünün hukuki sahibini ve işletmeye hangi belgeyle girdiğini belirleyin.
  2. Ürün üçüncü kişiye aitse mağazanın nihai satışta kendi adına mı yoksa üçüncü kişi adına mı hareket ettiğini yazılılaştırın.
  3. Komisyon esaslı satış modellerini m.10/2 bakımından ayrıca inceleyin.
  4. “Konsinye” adının hukuki sonucu otomatik belirlemediğini; fiilî satış modelinin esas olduğunu dikkate alın.
  5. Nihai tüketici faturasındaki satıcı ile fiilî satıcının aynı olmasını sağlayın.
  6. POS, banka ve havale tahsilatlarını satış belgesindeki satıcıyla uyumlu hale getirin.
  7. Ürün kendi stokunuza alınmışsa tedarik faturası ve stok kaydını saklayın.
  8. Başkasının nam ve hesabına alım emri veya satış emri kabul etmeyin.
  9. m.10/1-f istisnasına dayanılacaksa kıymetli madenler aracı kuruluşu statüsünü ayrıca belgeleyin.
  10. Yetki belgesi ve işyeri bilgilerini KTBS kayıtlarıyla uyumlu tutun.
  11. Çalışanlara aracılık, emanet ve satış arasındaki fark konusunda yazılı prosedür verin.
  12. Denetimde sunulmak üzere sözleşme, fatura, stok ve tahsilat kayıtlarını işlem bazında eşleştirin.

İç Linkler ve İlgili Rehberler

Kanuni Dayanaklar

  • Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelik m.10/1-f: Kıymetli madenler aracı kuruluşu olmak kaydıyla 32 Sayılı Karar ve ikincil mevzuatında öngörülen faaliyetler.
  • Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelik m.10/2: m.10/1-f saklı kalmak kaydıyla başkasının nam ve hesabına kuyum alım ve satım yasağı.
  • Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelik m.9/1-ç ve m.9/3: Yönetmelik aykırılığının giderilmemesi/tekrarı halinde yetki belgesi iptali ve iki yıllık yeni belge yasağı.
  • 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun: Yönetmeliğin kanuni dayanağı ve idari yaptırım çerçevesi.

Resmî Kaynaklar

Sık Sorulan Sorular

1. Kuyumcu başka bir kuyumcunun altınını komisyonla satabilir mi?

Satış başka kuyumcunun nam ve hesabına yapılıyor ve mağaza yalnız komisyon alıyorsa Yönetmelik m.10/2’deki yasak uygulanır. İşlemin “komisyon sözleşmesi” olarak adlandırılması sonucu değiştirmez.

2. Kuyumcu tedarikçiden vadeli altın alıp müşteriye satabilir mi?

Evet. Ürün kuyum işletmesine kendi nam ve hesabına satılmış, işletmenin stokuna girmiş ve nihai satış işletme tarafından kendi adına yapılıyorsa m.10/2’deki başkası hesabına satış yasağı söz konusu değildir.

3. Konsinye mücevher satışı her durumda yasak mıdır?

Konsinye adı tek başına yeterli değildir. Ürün asıl mal sahibinin nam ve hesabına satılıyor ve mağaza komisyon alıyorsa m.10/2 uygulanır. Ürün hukuken mağazaya satılmış ve mağaza kendi adına yeniden satış yapıyorsa işlem farklıdır.

4. Kuyumcu müşterisi adına altın alım emri verebilir mi?

Kuyum işletmesinin müşteri nam ve hesabına kuyum alım satımı m.10/2 kapsamında yasaktır. m.10/1-f kapsamındaki kıymetli madenler aracı kuruluşu faaliyetleri bunun istisnasıdır.

5. Kuyum yetki belgesi aracılık yapma yetkisi verir mi?

Hayır. Kuyum ticareti yetki belgesi, m.10/2’de yasaklanan başkası nam ve hesabına alım satımı serbest hale getirmez. Kıymetli madenler aracı kuruluşu statüsü ayrı mevzuata tabidir.

6. POS başka şirkete aitse sorun olur mu?

Tahsilat hesabının satış belgesindeki satıcıdan farklı olması, fiilî satış ilişkisinin kim adına yürütüldüğü konusunda denetim riski doğurur. Fatura, POS, banka tahsilatı ve stok kaydının aynı satış modelini göstermesi gerekir.

7. Başka markanın ürünlerini kuyumcu vitrinde sergileyebilir mi?

Marka ürünü satılması tek başına yasak değildir. Ancak nihai satışın başka marka sahibinin nam ve hesabına yapılıp yapılmadığı belirleyicidir. Ürün kuyum işletmesinin kendi stokunda ve satış kendi adına ise m.10/2 farklı değerlendirilir.

8. Kuyumcu emanet aldığı altını satabilir mi?

Yönetmelik m.10/3 ayrıca kuyum işletmesinin kuyum veya herhangi bir menkulü emanet alamayacağını ya da başka amaçla saklayamayacağını düzenler. Emanet modelinin satış aracılığına dönüştürülmesi m.10/2 ve m.10/3 bakımından birlikte sorun doğurur.

9. Aykırılıkta yetki belgesi iptal edilir mi?

Yönetmelik m.9/1-ç uyarınca aykırılığın Bakanlıkça verilen sürede giderilmemesi veya aynı takvim yılı içinde tekrarlanması halinde yetki belgesi iptal edilir. Bu bent nedeniyle iptalde m.9/3 uyarınca iki yıllık yeni belge yasağı uygulanır.

10. İşletme satış modelini nasıl güvenli kurmalıdır?

Ürünü kendi nam ve hesabına tedarik edip kendi stokuna almalı, nihai faturayı kendi adına düzenlemeli ve tahsilatı kendi ticari hesabına yapmalıdır. Başkasının nam ve hesabına aracılık planlanıyorsa m.10/2 ve m.10/1-f kapsamı faaliyete başlanmadan önce kontrol edilmelidir.

Sonuç

Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelik m.10/2 açık bir sınır getirir: m.10/1-f kapsamındaki kıymetli madenler aracı kuruluşu faaliyetleri dışında kuyum işletmesi başkasının nam ve hesabına kuyum alıp satamaz. Bu nedenle komisyon, aracılık ve konsinye sözleşmeleri yalnız isimlerine bakılarak değil; malın mülkiyeti, nihai faturayı düzenleyen kişi, tahsilat hesabı, stok riski ve müşteriye karşı satıcı sıfatı üzerinden değerlendirilmelidir. Mevzuata uygun modelde kuyum işletmesi ürünü kendi nam ve hesabına tedarik ediyor ve müşteriye kendi satıcı sıfatıyla satış yapıyorsa m.10/2’deki yasak uygulanmaz.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T: Bu içerik 23 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte bulunan Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelik m.9 ve m.10, 6585 sayılı Kanun ve Ticaret Bakanlığının güncel kuyum ticareti açıklamaları esas alınarak hazırlanmıştır. Mevzuat maddeleri güncel konsolide metin üzerinden kontrol edilmiştir.

Hazırlayan: Avukat Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472 – Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Türkiye genelindeki ticaret ve kuyum mevzuatı uyuşmazlıkları, görev ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den takip edilmektedir.

Son mevzuat kontrolü: 23 Eylül 2026. (E-İMZALIDIR)

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp