B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Başkasının Arsasındaki Geçici Yapı Kimin? Taşınır Yapı Mülkiyeti

Başkasının arazisi üzerinde kalıcı olması amaçlanmadan yapılan kulübe, büfe, çardak, baraka ve benzeri hafif yapılar, Türk Medeni Kanunu’nun 728. maddesine göre yapının malikine aittir. Bu yapılar taşınır mal hükümlerine tabidir ve tapu kütüğünde gösterilmez. Dolayısıyla her yapının bulunduğu arazinin malikine ait olduğu yönündeki genel yaklaşım, TMK 728’deki özel koşullar incelenmeden uygulanamaz.

Bununla birlikte bir yapıya günlük dilde “konteyner”, “prefabrik” veya “geçici” denilmesi hukuki sınıflandırmayı tek başına belirlemez. Kanunun aradığı hafif yapı niteliği ve kalıcı olmama amacı, somut yapı ve kullanım düzeni üzerinden incelenir. Mülkiyetin kime ait olduğu ile yapının o yerde tutulmasına izin bulunması da ayrı sorulardır. Taşınır yapı sahibi olmak, başkasının arazisini sözleşmesiz kullanma veya imar kurallarından muaf olma hakkı vermez.

Başkasının Arsasındaki Geçici Yapı Kimin? Taşınır Yapı Mülkiyeti – kanuni koşullar şeması
Taşınır yapıda dört ayrım

Arazi mülkiyetinin yapıları kapsaması genel kuralı nedir?

TMK 718, arazi mülkiyetinin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapıları da dahil eder. TMK 684’teki bütünleyici parça ilkesi de asıl şeyin malikinin onun bütünleyici parçalarına malik olduğunu açıklar. Bu çerçeve, kalıcı yapıların araziyle hukuki ilişkisini belirler. Ancak kanun, yapıların tamamını tek bir sınıfa koymamıştır.

TMK 728, kalıcı olması amaçlanmadan yapılan belirli hafif yapılar için taşınır mülkiyeti düzenini korur. Böylece arazinin maliki ile yapının maliki ayrı kişiler olarak kalır. Önce hangi yapı kategorisinin bulunduğu belirlenir; ardından mülkiyet, devir ve geri alma talepleri kurulur. “Arsa benim, üzerindeki her eşya da benim” açıklaması, bu özel hükmü inceleme dışı bırakamaz.

Hafif yapı niteliği hangi verilerle anlaşılır?

Kanun kulübe, büfe, çardak ve barakayı örnek olarak sayar; benzeri hafif yapıları da kapsar. Yapının malzemesi, inşa biçimi, araziyle bağlantısı, sökülme veya taşınma düzeni ve kullanım amacı birlikte incelenir. Tek bir teknik özellik, bütün hukuki nitelendirmeyi kendi başına tamamlamaz. Yapının yalnız metalden veya ahşaptan yapılması, her olayda aynı mülkiyet sonucunu vermez.

Teknik raporda yapının ölçüleri, birleşim elemanları, temel veya zemin bağlantısı, tesisat düzeni ve taşınırken uğrayacağı değişim gösterilir. Bu veriler, yapının fiilen nasıl kurulduğunu açıklar. Hukuki değerlendirme ise TMK 728’in aradığı niteliklere dayanır. Bilirkişinin görevi teknik yapıyı ortaya koymaktır; mülkiyet hakkının kime ait olduğunu mahkeme hukuki inceleme sonucunda belirler.

Kalıcı olmama amacı sadece sözleşmeye yazılarak sağlanır mı?

Tarafların başlangıçta kararlaştırdığı kullanım süresi, kaldırma planı ve yapının kurulma sebebi önemlidir. Ancak gerçek kullanım ve fiziksel düzenle çelişen tek bir “geçici” kelimesi yeterli hukuki açıklama değildir. Yapının sürekli bir arazi kullanımına mı yoksa belirli ve sona erecek bir amaca mı özgülendiği değerlendirilir. Kuruluş tarihindeki irade ile sonraki değişiklikler ayrı kaydedilir.

Sözleşme, yapının kime ait olduğunu, hangi alana kurulacağını, hangi süreyle kullanılacağını ve kullanım bitince ne yapılacağını açık göstermelidir. Yapının yerinin değiştirilmesi, genişletilmesi veya araziye yeni biçimde bağlanması hâlinde bu değişikliklerin kayıtları korunur. Başlangıçta yapılan belirleme, sonradan gerçekleşen her fiziksel ve hukuki değişiklikten bağımsız sınırsız bir etiket değildir. Tarafların belge düzeni gerçek yapıyla uyumlu olmalıdır.

Konteyner ve prefabrik yapıların hepsi taşınır mıdır?

TMK 728, ticari ürün adları üzerinden otomatik sınıflandırma yapmaz. Konteyner veya prefabrik yapı olarak satılan bir ürünün somut kurulum ve kullanım biçimi incelenir. Hafif yapı niteliği ve kalıcı olmama amacı bulunuyorsa özel taşınır yapı hükmü uygulanır. Bu koşullar araştırılmadan bütün konteynerlerin arazi mülkiyetinden bağımsız olduğu söylenemez.

Satış faturası ürünün başlangıçtaki türünü gösterir; fakat araziye yerleştirilirken hangi işlemlerin yapıldığını tek başına açıklamaz. Sonradan eklenen bölümler, bağlantılar ve kullanım düzeni teknik incelemeye dahil edilir. Aynı ticari adla satılan her ürünün aynı hukuki sonuca tabi olması zorunlu değildir. Bu nedenle uyuşmazlıkta ürün kataloğuyla birlikte gerçek yapı, kurulum tutanakları ve tarafların kullanım anlaşması sunulmalıdır.

Yapının maliki hangi belgelerle belirlenir?

TMK 728’in uygulanması, yapının mutlaka araziyi kullanan kişinin mülkiyetinde olduğu anlamına gelmez. Yapıyı satın alan, kiralayan, başkasından kullanım için alan veya kendi malzemesiyle kuran kişilerin sıfatları farklıdır. Malikin belirlenmesi için edinim belgesi, ödeme, teslim ve varsa sonraki devir kayıtları incelenir. Yapıyı fiilen kullananla onun mülkiyet sahibi aynı kişi olmayabilir.

Seri numarası, imalat belgesi, montaj listesi ve fotoğraflar yapının kimliğini belirler. Faturadaki yapı ile arazideki yapının aynı olduğu gösterilmelidir. Ortak finansman veya birden fazla kişiye ait parça bulunuyorsa, her unsurun hukuki ilişkisi ayrıca açıklanır. Yalnız yapının kurulmasına para harcanması, bütün yapı üzerinde tek başına mülkiyet doğuran genel bir kural değildir; taraflar arasındaki işlem esas alınır.

Tapuda görünmemesi hakkın bulunmadığını gösterir mi?

TMK 728, bu yapıların tapu kütüğünde gösterilmeyeceğini açıkça düzenler. Bu yüzden yapının mülkiyetini ispat etmek için tapuda bağımsız yapı kaydı aranması, uygulanacak mülkiyet türüyle bağdaşmaz. Taşınır mülkiyeti ve zilyetlik belgeleri önem kazanır. Tapu kaydı ise üzerinde bulunulan arazinin ve varsa kullanma haklarının durumunu gösterir.

Bu ayrım, satış ve teminat incelemelerinde de korunur. Arazi tapusunun görülmesi, üzerindeki her hafif yapının satıcıya ait olduğunu tek başına kanıtlamaz. Tapuda yapı kaydı bulunmaması da yapı sahibinin hiçbir hakkı olmadığı sonucunu doğurmaz. Hukuki inceleme iki dosyayla yürütülür: Arazi üzerindeki hak ve yapının taşınır mülkiyeti. Belgelerin tek başlık altında toplanması farklı hak sahiplerini görünmez hâle getirmemelidir.

Üst hakkıyla TMK 728 arasındaki fark nedir?

TMK 726 ve 826, başkasının arazisi üzerinde sürekli yapı mülkiyetinin üst hakkı yoluyla ayrı tutulmasını düzenler. Üst hakkı, taşınmaz üzerinde kurulan ayni hak rejimidir. TMK 728 ise kalıcı olması amaçlanmayan hafif yapıların taşınır niteliğini korur. Bu iki düzenin kuruluş, tescil ve sona erme şartları farklıdır.

Taraflar, sürekli bir yapı yatırımı için gereken hukuki düzeni yalnız “taşınır yapı” ifadesi yazarak değiştiremez. Aynı şekilde TMK 728 şartlarını taşıyan bir yapı bakımından her olayda üst hakkı kurulmasını zorunlu saymak da hükmün yapısıyla uyuşmaz. Üst hakkının kuruluşu ve sürekli yapı mülkiyeti hakkındaki rehber, kalıcı yapı modelini açıklar. Hangi modelin uygulanacağı gerçek yapının niteliğine ve kurulan hakka göre belirlenir.

Araziyi kullanma sözleşmesi yapının mülkiyetini de belirler mi?

Arazi kira sözleşmesi veya başka kullanım anlaşması, öncelikle arazinin kullanımına ilişkin hak ve yükümlülükleri kurar. Yapının mülkiyetiyle ilgili bir düzenleme bulunuyorsa bunun kapsamı ayrıca incelenir. Yapıyı kurmaya izin verilmesi, her durumda mülkiyetin arazi malikine geçirildiği anlamına gelmez. Tersine, yapının kullanan kişiye ait olması da kullanım süresini kendiliğinden uzatmaz.

Sözleşmede kurulum alanı, yapı sahibi, bakım, işletme, sökme ve geri verme yükümlülükleri ayrı düzenlenmelidir. Kullanım sona erdiğinde yapının alınacağı tarih ile arazinin teslim standardı belirlenir. Yapının taraflardan birine bırakılması kararlaştırılmışsa bunun bedelli veya bedelsiz niteliği ve devir işlemi açık olmalıdır. Mülkiyet, arazi kullanım bedeli ve kaldırma masrafı tek belirsiz bakiye hesabına dönüştürülmemelidir.

Kullanım süresi bitince yapı sahibi neyi geri alır?

TMK 728 şartlarını taşıyan yapı taşınır niteliğini koruduğundan, sahibinin yapının mülkiyetine dayanan talepleri devam eder. Buna karşılık arazide bulunma hakkı sona ermişse, yapının o yerde süresiz tutulması bu mülkiyetle açıklanamaz. Kaldırma ve teslim işlemi, taraflar arasındaki kullanım ilişkisinin sona ermesiyle birlikte planlanmalıdır. Arazinin hangi durumda geri verileceği ayrıca değerlendirilir.

Söküm ve taşıma sırasında yapıya, zemine veya başka mallara zarar verilmemesi için teknik kapsam belirlenir. Yapının alınması, arazi malikinin veya üçüncü kişilerin haklarını ihlal eden fiilî müdahale yetkisi vermez. Teslim konusunda uyuşmazlık varsa mülkiyet ve sözleşme talepleri hukuki yoldan ileri sürülür. Tahliye sonrası bırakılan eşya hakkında anlatılan ayrım, arazi kullanımının bitmesiyle taşınır mülkiyetinin aynı anda kendiliğinden sona ermediğini anlamaya yardımcıdır.

Arazi maliki yapıyı kendiliğinden sahiplenebilir veya yok edebilir mi?

Arazinin malikine ait olmayan bir taşınır yapı hakkında sırf arazi mülkiyetine dayanılarak sınırsız tasarruf yetkisi çıkarılamaz. TMK 683, her malikin kendi malını hukuka aykırı elinde bulundurandan istemesini ve haksız müdahaleyi önlemesini düzenler. Arazi malikinin kullanımın sona ermesine ilişkin hakları ile yapı sahibinin taşınır mülkiyetinden doğan hakları birlikte değerlendirilir.

İzinsiz sökme, parçalama veya kayba yol açan davranışlarda zarar ve sorumluluk koşulları ayrıca incelenir. TBK 49’daki haksız fiil hükümleri, somut fiil ve kusurla bağlantılı olarak gündeme gelir. Mülkiyet uyuşmazlığının bulunması, taraflardan birine diğerinin iddia ettiği hakkı zor kullanarak ortadan kaldırma serbestliği vermez. Öncelikle yapı statüsü ve tarafların sözleşmesi belirlenmeli; talep söküm, teslim, müdahalenin önlenmesi veya zarar yönünden açık kurulmalıdır.

Taşınır yapı başkasına satılırken hangi işlem gerekir?

Taşınır niteliğini koruyan yapının devrinde TMK 763’teki zilyetliğin devri kuralı uygulanır. Satış sözleşmesi ile mülkiyet devrinin ifası ayrı aşamalardır. Yapı aynı arazide kalacaksa zilyetliğin hukuken nasıl devredildiği ve yeni kişinin araziyi hangi hakla kullanacağı açıklanmalıdır. Yapının satışı, arazi sahibinin taraf olmadığı kullanım sözleşmesini kendiliğinden yeni alıcıya aynı şartlarla geçirmiş sayılmaz.

Devir belgesine yapı kimliği, parçalar, mevcut hasar ve teslim biçimi yazılır. Araziye ilişkin izin veya sözleşme yeni alıcının kullanımı bakımından ayrıca incelenir. Böylece yapı bedelinin ödenmesiyle yer kullanma hakkının kazanılması karıştırılmaz. Satıcıya ait olmayan parça veya donanımın devre dahil edilmesi iddiası varsa o mal üzerindeki hak sahipliği ayrıca doğrulanır; envanter gerçek mülkiyet durumuyla uyumlu hazırlanır.

Taşınır sayılmak yapı ruhsatından muafiyet sağlar mı?

Hayır. TMK 728’in düzenlediği konu eşyanın mülkiyet niteliğidir. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. maddesi, yapı tanımında sürekli ve geçici, sabit ve hareketli tesisleri kapsayan ayrı bir çerçeve kurar. Aynı Kanun’un 21. maddesi ruhsat kuralını ve belirtilen istisnaları düzenler. Medeni hukukta taşınır niteliği, imar hukukunda kendiliğinden genel bir izin muafiyeti değildir.

Bu nedenle yapı kurulmadan önce alanın hukuki statüsü, uygulanacak plan ve özel mevzuat incelenir. Arazi malikinin özel hukuk rızası ile idari ruhsat veya izin aynı belge değildir. Özellikle Orman arazisine konteyner konulması gibi özel alanlar kendi hükümlerine tabidir. Bu yazıdaki mülkiyet açıklaması, yer seçimi ve idari uygunluk incelemesinin yerine geçirilemez; iki hukuki soru ayrı kanun hükümleriyle cevaplanır.

Kalıcı yapı iddiası varsa haksız yapı hükümlerine nasıl geçilir?

Yapının TMK 728 kapsamına girmediği ileri sürülüyorsa, kalıcı yapı ve malzeme ilişkisi yönünden TMK 722–724 ayrıca incelenir. Bu hükümler, malzemenin sökülmesi, bedel ve belirli şartlarla mülkiyet istemi hakkında farklı sonuçlar içerir. Taşınır yapı diye başlanan incelemenin sırf taraflardan birinin isteğiyle haksız yapı sonucuna dönüşmesi doğru değildir; hukuki sınıflandırmayı destekleyen maddi olgular belirlenmelidir.

Başkasının arsasına yapılan kalıcı yapıda haklar rehberi bu ayrı düzeni açıklar. Somut uyuşmazlıkta hafif yapı niteliği, kalıcılık amacı, malzeme ve arazi ilişkisi uzmanlık verileriyle ortaya konulur. Talep edilen sonuç, uygulanan kanun maddesiyle uyumlu olmalıdır. Taşınır yapının aynen teslimi ile arsa mülkiyetinin devri aynı talep değildir; dosyada bu sonuçlar açıkça ayrılmalıdır.

Dava öncesinde teknik ve hukuki dosya nasıl hazırlanır?

Tapu bilgileri arazinin kimliğini, satın alma ve teslim belgeleri yapının kimliğini, kullanım sözleşmesi ise arazide bulunma sebebini gösterir. Bu üç kayıt grubu ayrı tutulur. Kurulum fotoğrafları, bağlantı biçimi, plan, montaj tutanağı ve sonradan yapılan değişiklikler kronolojik biçimde düzenlenir. HMK 194 gereğince hangi belgenin hangi olguyu ispatladığı açıklanır; yalnız dosyaya çok sayıda fotoğraf koymak yeterli somutlaştırma değildir.

Yapı kaldırılacak, parçalanacak veya değiştirilecekse HMK 400 kapsamında delil tespiti ihtiyacı değerlendirilir. Teknik nitelik ve değer incelemesinde HMK 266 uygulanır. Sonuç talebi, yapının mülkiyetinin belirlenmesi, aynen teslim, arazi kullanımından doğan yükümlülük veya kanıtlanmış zarar kalemleri yönünden açıklanır. TMK 728’in sağladığı ayrım, fiziksel yapı ile üzerinde bulunduğu arazinin hak sahipliğini somut belgelerle birbirinden ayırarak uygulanır.

Arazi satılırken başkasına ait taşınır yapı nasıl gösterilmelidir?

Satış incelemesinde arazi üzerinde üçüncü kişiye ait taşınır yapı varsa bunun sahibi, hukuki niteliği ve bulunduğu yere ilişkin sözleşme ayrı açıklanmalıdır. Arazi satıcısı, sırf tapu malikliği nedeniyle üçüncü kişinin taşınırını kendisine ait bir unsur gibi göstermemelidir. Arazi bedeli hesabında hangi yapıların kapsandığı açık tutulur. Yapının kullanım izni, kaldırma taahhüdü ve mülkiyet belgesi aynı belge değildir.

Alıcıya verilen envanterde, araziye ait unsurlar ile bağımsız taşınır yapıların ayrılması sonradan teslim uyuşmazlığını azaltır. TMK 728’in uygulanıp uygulanmadığı tartışmalıysa, yalnız satış ilanındaki ifadeyle kesin mülkiyet sonucu kurulmaz. Teknik tespit ve gerçek sözleşme dosyası tamamlanır. Yapının araziyle birlikte hukuken devredildiği iddiası, hangi hak sahibinin hangi işlemi yaptığıyla birlikte kanıtlanmalıdır.

Söküm bedeli ile yapının değeri aynı hesapta toplanır mı?

Yapının piyasa değeri, onu yerinden kaldırma gideri ve arazinin eski hâle getirilme gideri farklı kalemlerdir. Sözleşmede bunların hangi tarafa ait olduğu düzenlenmişse ilgili hüküm incelenir. Mülkiyetin yapı sahibinde bulunması, her masrafın aynı hukuki sebeple isteneceği anlamına gelmez. Bir tarafın yapı bedeli talebi, diğer tarafın arazi teslim veya onarım talebini kendiliğinden karşılamaz.

Hesapta mükerrerlik önlenmelidir. Aynen alınacak yapının tam bedeli aynı zarar için yeniden istenmez; söküm sırasında oluştuğu ileri sürülen hasar da başlangıçtaki mevcut durumdan ayrılır. Her kalem sözleşmeye veya ilgili sorumluluk hükmüne, miktarı da teknik ve mali kayda bağlanır.

Sık sorulan sorular

Başkasının arsasındaki baraka mutlaka arsa sahibinin midir?

TMK 728’in şartlarını taşıyan, kalıcı olması amaçlanmadan yapılmış hafif yapı kendi malikine aittir ve taşınır mal hükümlerine tabidir. Arazi mülkiyeti tek başına bu yapıyı arazi malikine geçirmez. Yapının niteliği, amacı ve edinim belgeleri birlikte incelenir.

Bütün konteynerler taşınır yapı sayılır mı?

Ticari ad tek başına belirleyici değildir. Yapının somut kurulum biçimi, hafif yapı niteliği, araziyle bağlantısı ve kalıcı olmama amacı değerlendirilir. Katalog veya faturadaki konteyner ibaresi, her kullanım biçimi için aynı mülkiyet sonucunu kendiliğinden oluşturmaz.

Taşınır yapı tapuya kaydedilir mi?

TMK 728, bu nitelikteki yapıların tapu kütüğünde gösterilmeyeceğini düzenler. Yapı mülkiyeti taşınır edinim ve zilyetlik belgeleriyle incelenir. Arazi tapusu ise yer üzerindeki hakları gösterir; yapının tapuda görünmemesi yapı sahibinin hakkının bulunmadığı anlamına gelmez.

Yapıyı kurmaya izin verilmesi mülkiyeti arsa sahibine geçirir mi?

Kuruluma izin ile mülkiyet devri ayrı işlemlerdir. Sözleşmede yapının kime ait olduğu ve kullanım sonunda ne yapılacağı incelenir. Yapıya izin verilmiş olması her durumda arazi malikine devir anlamına gelmez; yapı sahibinin mülkiyeti de arazi kullanım süresini kendiliğinden uzatmaz.

Kira bitince taşınır yapı arazide bırakılabilir mi?

Yapıya malik olmak, sona ermiş arazi kullanım hakkını süresiz devam ettirmez. Kaldırma, taşıma ve arazinin geri verilmesi sözleşme ile ilgili kanun hükümlerine göre değerlendirilir. Yapı mülkiyeti ve arazide bulunma hakkı ayrı incelenmelidir.

Taşınır yapı için ruhsat gerekmez mi?

TMK 728 genel bir ruhsat muafiyeti getirmez. İmar Kanunu’nun 5. maddesindeki yapı tanımı ile 21. maddesindeki ruhsat ve istisna düzeni ayrıca uygulanır. Arazi malikinin rızası, ilgili idarenin aradığı izin veya ruhsatın yerine geçmez.

Üst hakkı ile taşınır yapı aynı hukuki model midir?

Üst hakkı, TMK 726 ve 826 kapsamında sürekli yapının ayrı mülkiyetine ilişkin ayni hak modelidir. TMK 728 kalıcı olması amaçlanmayan hafif yapıların taşınır niteliğini korur. Kuruluş, tescil ve sona erme şartları bu iki kurumda farklıdır.

Yapı kaldırılmadan önce hangi deliller korunmalıdır?

Kurulum biçimi, arazi bağlantısı, ölçüler, malzemeler, mevcut durum ve sahiplik belgeleri korunur. Değişiklik yüzünden delil kaybı tehlikesi varsa HMK 400 uyarınca tespit istenir. Teknik inceleme HMK 266 kapsamında yapılır; mülkiyetin hukuki değerlendirmesi mahkemeye aittir.

Kanun dayanakları ve resmî kaynaklar

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 683–684, 718, 722–728, 763, 826; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 194, 199, 266, 400; 3194 sayılı İmar Kanunu m. 5, 21.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul · Polaris Plaza iletişim bilgileri

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin · Profit İş Merkezi iletişim bilgileri

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp