Belçika’da Gıyabi Mahkeme Kararı Türkiye’de İcra Edilir mi? Jugement par Défaut ve MÖHUK 54/ç (2026)
Kısa ve net cevap
Belçika’da davalının yokluğunda verilmiş ve Belçika usul hukukuna göre kesinleşmiş bir mahkeme ilamının Türkiye’de icrası için 5718 sayılı MÖHUK m.50 ve devamındaki tenfiz şartları uygulanır. Jugement par défaut veya verstekvonnis şeklinde verilmiş olması tek başına ret sebebi değildir. Davalıya Belçika ve uygulanabilir uluslararası hukuk uyarınca usulüne uygun çağrı yapılıp yapılmadığı, itiraz hakları, kararın kesinleşmesi ve MÖHUK m.54/ç değerlendirilir.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Kısa özet tablosu
| İnceleme | Doğrudan hukukî dayanak |
|---|---|
| Yabancı kararın icrası | 5718 MÖHUK m.50 |
| Görev ve yetki | MÖHUK m.51 |
| Karar ve kesinleşme belgeleri | MÖHUK m.53 |
| Yoklukta karar ve savunma hakkı | MÖHUK m.54/ç |
| Belçika gıyabi karara itiraz | Code judiciaire m.1047–1048 |
| Uluslararası tebligat | 1965 Lahey Tebligat Sözleşmesi |
| Tenfiz sonrası icra | MÖHUK m.57 |

Gıyabi Belçika kararının Türkiye’de icrası neden ayrı bir hukuki incelemedir?
Belçika’da bir davanın davalının yokluğunda sonuçlanması, alacaklının Türkiye’de kendiliğinden hacze başvurabileceği anlamına gelmez. Belçika mahkemesinde alınan parasal eda hükmünün Türkiye’de icra edilmesi için kural olarak 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 50 ve devamındaki tenfiz sistemi devreye girer. Buna karşılık yabancı karar yalnız bir hukuki durumun kesin delil veya kesin hüküm olarak kabulü amacıyla ileri sürülüyorsa tanıma ile tenfiz ayrımı yapılmalıdır. Dosyada karardan beklenen sonuca göre talep belirlenir.
Belçika hukukundaki jugement par défaut veya Felemenkçe verstekvonnis, tarafın duruşmaya katılmadığı bir hüküm türünü anlatır. Bir kararın bu adla verilmesi tek başına ne Türk mahkemesinde mutlaka reddedilmesini ne de mutlaka kabulünü gerektirir. Belçika usul hukukuna göre davalıya çağrı ve kararın bildirimi, olağan kanun yolları, kesinleşme ve Türk kamu düzeni kuralları somut mahkeme dosyası üzerinden değerlendirilir. Özellikle Türkiye’de ikamet eden davalı yönünden uluslararası tebligat belgeleri ayrı önem taşır.
5718 sayılı MÖHUK madde 50: yabancı ilam için tenfiz kararı
MÖHUK m.50/1 yabancı mahkemeden hukuk davasına ilişkin verilmiş ve verildiği devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilamın Türkiye’de icrası için Türk mahkemesinden tenfiz kararı alınmasını öngörür. Bu ön şart, Belçika mahkemesindeki dosyanın esasını yeniden yargılamaya açma yetkisi vermez. Tenfiz mahkemesi kanunun belirlediği yabancı kararın niteliği, belgelendirme ve tenfiz şartları üzerinde durur. Belçika’da ödeme emri, ara karar, noter işlemi veya icra memurunun yazısı gibi belgelerin her biri otomatik olarak kesinleşmiş mahkeme ilamı niteliğinde sayılmaz.
Belçika mahkemesinin hüküm fıkrasında kimin kime ne kadar ödeme yapacağı, faiz ve yargılama giderlerinin nasıl düzenlendiği açık olmalıdır. Dava konusu hüküm kısmen kesinleşmişse, talep edilen kısmın bağımsız icra edilebilirliği ayrıca incelenir. Türkiye’de uygulanacak hukuki yolun belirlenmesinde belgenin adı tek başına belirleyici değildir; mahkeme kararı olup olmadığı, hükmün hangi bölümlerinin bağlayıcı hâle geldiği ve tenfizin hangi eda için istendiği araştırılır.
Belçika’da jugement par défaut ve verstekvonnis kavramları
Belçika mahkemeleri Fransızca, Felemenkçe veya yetkili bölgelerde Almanca yargılama belgeleri düzenleyebilir. Fransızca jugement par défaut ile Felemenkçe verstekvonnis ifadeleri, usule uygun biçimde ele alındığında yoklukta verilmiş karara işaret eder. Ancak belge üzerindeki tek kelimeye bakarak davalının hiç çağrılmadığı sonucu çıkarılamaz. Davalıya usulün öngördüğü çağrı yapılmış, fakat kişi duruşmaya katılmamış olabilir. Bu ayrım MÖHUK m.54/ç değerlendirmesinde belirleyicidir.
Kararın ilk sayfasındaki yargılama türü ile eklerindeki tebligat kayıtları ve kesinleşme belgeleri ayrı ayrı incelenmelidir. Mahkemenin hangi şehir veya bölgede bulunduğuna göre kullanılan terimler ve belge başlıkları değişebilir. İlgili kararın gerçekten hangi mahkeme tarafından hangi tarihte verildiği, dosya numarası ve taraf bilgileri aynen korunur. Türkçe tercümede gıyabi karar, karşı taraf olmadan verilmiş karar ve itiraza konu karar kavramları gelişigüzel birbirinin yerine geçirilmez.
Belçika Yargılama Kanunu madde 1047: opposition başvurusunun niteliği
Belçika Judicial Code / Code judiciaire m.1047, son derecede gıyaben verilmiş hükme karşı kanunun izin verdiği hallerde opposition, Felemenkçede verzet, yolunu düzenler. Bu başvuru, kararın verildiği mahkeme önünde yeniden değerlendirme imkânı sağlayan bir itiraz türüdür. İtirazın hangi kararlar için açık olduğu ve özel istisnalar Belçika usul hukukuna göre belirlenir. Bu nedenle ‘her gıyabi karar için mutlaka aynı itiraz yolu vardır’ şeklinde kesin bir genelleme yapılmamalıdır.
Belçika’daki muhataba karşı hükmün bildirilme şekli, tarafların usul işlemleri ve kararın hangi derece mahkemesinden çıktığı önem taşır. Bir kararın üstüne kesinleştiği yazılmadan önce m.1047 kapsamındaki itirazın dosyada kullanılıp kullanılmadığı araştırılır. İtiraz edilmişse ilgili yargılama sürecinin sonucuna bakılır. Türk tenfiz dosyası açısından önemli olan, yabancı kararın m.50 anlamında kesinleşmiş bulunduğunun usulünce belgelenmesi ve m.54 şartlarının karşılanmasıdır.
Belçika m.1048 ve m.1051: tebliğden itibaren süre
Avrupa e-Justice Portalı’nın Belçika açıklamasına göre Code judiciaire m.1048 gıyabi karara itiraz için kural olarak tebliğden itibaren bir aylık süre öngörür. Aynı sistemin m.1051 hükmünde istinaf için de genel olarak bir aylık süre açıklanır. Bununla birlikte somut kanun yolu, yargı kararı türü, bildirimin şekli ve sınır ötesi dosyalardaki özel süre veya uzama hükümleri ayrıca incelenmelidir. Türkiye’de tenfiz talep edecek alacaklı, tek başına karar tarihine bir ay ekleyerek kesinleşme hesabı yapmamalıdır.
Belçika’daki kararı veren mahkeme kaleminden veya yetkili makamdan alınan doğrulanabilir kesinleşme belgesi, sözlü ‘süre geçti’ beyanından farklı delil değerine sahiptir. Tebligatın ne zaman, hangi adrese, kime ve hangi usulle yapıldığı kanun yolunun süresini etkileyebilir. Kararın davalıya gerçekten bildirilmediği ileri sürülüyorsa buna ilişkin evraklar özellikle önemlidir. Türkiye’de m.54/ç kapsamında savunma hakkı itirazı yapılırken Belçika hukukunun öngördüğü gerçek usul esas alınır.
MÖHUK madde 54/ç: usulüne uygun çağrı ve yoklukta karar
MÖHUK m.54/ç, kararı veren ülke kanunlarına göre tenfizi istenen kişinin mahkemeye usulüne uygun çağrılmamış, orada temsil edilmemiş veya ilgili kanunlara aykırı biçimde yokluğunda hüküm verilmiş olması durumunu ele alır. Bu bentte savunma hakkına ilişkin olguların, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türk mahkemesinde buna dayanarak itiraz etmesiyle ilişkisi vardır. Karşı tarafın kendiliğinden gıyabi olduğunu söylemesi yerine, hangi çağrı veya temsil eksikliğinin bulunduğunu somutlaştırması gerekir.
Bu maddedeki ‘o yer kanunları uyarınca’ ibaresi Belçika hükmü söz konusuysa Belçika usulünün araştırılmasını gerektirir. Türk mahkemesinin her yabancı usul işlemini Türk Tebligat Kanunu’ndaki standart biçimle birebir eşitlemesi doğru olmayabilir. Buna karşılık tebligat Türkiye’deki kişiye yapılmışsa uygulanabilir milletlerarası tebligat hükümlerinin ve Türk devletinin sözleşme çekincelerinin etkisi ayrıca incelenmelidir. M.54/c’deki Türk kamu düzenine açık aykırılık şartı ile m.54/ç’deki özel savunma hakkı koşulu birbirinden ayrılmalıdır.
Türk tenfiz mahkemesinde savunma hakkı itirazı nasıl somutlaştırılır?
Türkiye’deki davalıya Belçika yargılamasından haber verilmediği iddiası, mahkeme kararının yalnızca yoklukta verilmiş olmasına değil hangi çağrı belgesinin eksik veya usulsüz olduğuna dayandırılmalıdır. Davetin gönderildiği adres, tebligatı yapan yetkili makam, teslim tarihi, alıcının kimliği ve belgenin dili ayrı kontrol edilir. Davalı adresini güncellemişse dava dönemindeki resmî kayıtlar ve karşı tarafın bildiği iletişim bilgileri dosyaya alınır. Türk mahkemesinde soyut itiraz yerine belge ve tarih düzeyinde savunma hazırlanır.
MÖHUK m.55/2 tenfize karşı ileri sürülebilecek itirazları, tenfiz şartlarının bulunmaması veya yabancı kararın kısmen ya da tamamen yerine getirilmiş olması veya yerine getirmeyi engelleyen sebebin doğmasıyla sınırlar. Tenfiz davası, Belçika’daki alacağın esasını yeniden tartışmak için olağan ikinci dava değildir. Belçika yargılamasında sunulmayan her delil Türk mahkemesinde baştan tartışılmayabilir. Bu nedenle savunma hakkı ihlali ile maddi alacağın haksız olduğu iddiası usul bakımından ayrı başlıklardır.
Türkiye’ye yapılan Belçika tebligatında 1965 Lahey Sözleşmesi
Belçika ile Türkiye arasında hukukî ve ticarî konularda adli ve gayriadli belgelerin uluslararası tebliğinde 15 Kasım 1965 tarihli Lahey Tebligat Sözleşmesi’nin uygulanması gündeme gelir. Sözleşme, taraf devletlerin merkezi makam kanalı yanında ancak koşulları sağlanan alternatif kanallarla belge göndermesini düzenler. Sözleşme m.10 kapsamındaki belirli alternatif yöntemler bakımından devletlerin itirazları vardır. Türkiye’de bulunan muhataba doğrudan yabancı posta yoluyla gönderilen belgeler için Türkiye’nin itirazının etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Hukukî alanda uluslararası tebligat konusunda Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün yayımladığı 63/3 sayılı genelge ve ekleri uygulama açısından başvuru kaynağıdır. Belçika’nın kendi yargılama usulüne uygun karar verdiği iddiası ile Türkiye’deki muhataba sınır ötesi tebligatın doğru yoldan ulaştırıldığı olgusu dosyada birlikte araştırılır. Her yabancı e-posta veya posta gönderisinin usulüne uygun adli tebligat olduğu kabul edilmez.
Gıyabi kararın kesinleşme şerhi ve icra edilebilirliği
MÖHUK m.53, yabancı mahkeme kararının usulüne göre onanmış aslı veya mahkemesince onaylı sureti ile onanmış Türkçe tercümesini ve kesinleşmeyi gösteren usulüne uygun onaylı belge ile tercümesini sayar. Belçika mahkemesinin kararında ödeme yükümlülüğü bulunduğu halde kararın kesinleşme koşulları tamamlanmamışsa m.50 bakımından sorun ortaya çıkar. Bir icra memurunun ödeme istemi, kesinleşme belgesinin yerine otomatik geçmez.
Dosyada opposition veya istinaf başvurusu bulunduğu ileri sürülüyorsa, bu başvurunun kararın kesinleşmesine etkisi doğrudan Belçika hukukuna göre incelenmelidir. Gerçek kanun yolu durumu belgelenmeden Türk tenfiz mahkemesine ‘kesinleşmiş’ beyanı verilmemelidir. Başlangıç tarihi, kararın bildirildiği tarih, hukuk yolunun türü ve varsa kanun yolunda verilen yeni karar birbirinden ayrılmalıdır. Yargılama gideri veya faiz kısmının bağımsız icrasına ilişkin hüküm fıkraları da açık biçimde gösterilmelidir.
Belgeler: jugement, signification, certificat ve tercüme
Belçika’dan alınacak ana belge ilgili mahkemenin onaylı hükmüdür. Davalıya gönderilen dava çağrısı, tebliğ kayıtları, kararın tebliğini gösteren tutanak veya yetkili merci belgesi, varsa opposition/istinaf başvurusuna ait kararlar ve kesinleşmeyi doğrulayan kayıtlar bu dosyanın delil zincirini oluşturur. Belçika hukukunda signification kavramı, icra memuru eliyle yapılan tebliğ işlemleri bakımından önem taşıyabilir. Bu belgenin içeriği, tarih ve muhatabının doğru okunması gerekir.
Belgelerin dili, düzenlendiği Belçika mahkemesinin diline göre Fransızca veya Felemenkçe olabilir. Türkçe onaylı tercümede kararın asıl hüküm kısmı, kanun yolu açıklaması, bildirim tarihleri, mahkeme ve dosya numarası eksiksiz gösterilmelidir. Apostil belgenin hangi makamca imzalandığına ilişkin kimlik doğrulaması sağlar; kararın usule uygun kesinleştiğini tek başına ispatlamaz. İlgili yabancı belgenin hangi tasdik ve doğrulama işleminden geçmesi gerektiği MÖHUK m.53 ve uygulanabilir uluslararası düzenlemelere göre belirlenir.
Türkiye’de hangi mahkemede tenfiz davası açılır?
MÖHUK m.51/1 tenfiz kararları için asliye mahkemesini görevli olarak öngörür. Somut uyuşmazlığın ticari niteliği bulunduğunda asliye ticaret mahkemesinin görev alanı da dikkate alınır. M.51/2 uyarınca dava, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu yer mahkemesinde açılır; Türkiye’de böyle bir yer bulunmuyorsa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri gündeme gelir. Belçika kararında alacaklının adresinin Brüksel olması tek başına Türkiye’deki yargı yerini belirlemez.
Görev ve yetkiyi belirlemek için davalının güncel Türkiye adresi, yerleşim yeri kaydı, işyeri ve ticari faaliyet niteliği kontrol edilir. Belçika hükmü tüketici, aile, iş veya ticari alacağa ilişkinse davanın türüne özgü mahkeme düzeni ayrıca araştırılmalıdır. Türkiye’deki bir taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklarda münhasır yetki sorununun m.54/b bakımından da gündeme gelebileceği unutulmamalıdır. Usul başvurusunda görev/yetki ile yabancı kararın esasa ilişkin doğruluğu birbirinden ayrıdır.
MÖHUK madde 54/a: Belçika kararında karşılıklılık testi
MÖHUK m.54/a, ilamın verildiği devletle Türkiye arasında karşılıklılığa dayalı anlaşma veya o devlette Türk ilamlarının tenfizini mümkün kılan kanun yahut fiilî uygulama bulunmasını öngörür. Bu şartın varlığını yalnız ‘Belçika AB üyesidir’ açıklamasıyla kanıtlamak doğru değildir. Avrupa Birliği içindeki yabancı kararların dolaşım kuralları Türkiye bakımından aynı otomatik rejimi doğurmaz. Belçika mevzuatı ve karşılıklı uygulama, tenfiz dosyasının hukukî değerlendirmesinde ele alınmalıdır.
Karşılıklılık incelemesi, davanın taraflarından birinin Türk vatandaşı olması veya davalının Belçika’da avukat tutmasıyla doğrudan çözülemez. Türk mahkemesinin kararı, somut yabancı ilamın türüne ve Belçika’daki tanıma-tenfiz rejimine ilişkin hukuki bilgilere dayanmalıdır. Başvuru metninde karşılıklılığın bir kanun maddesi, anlaşma veya somut uygulama düzeyinde dayanağı belirlenmeden kesin sonuç vaat edilmemelidir.
Kamu düzeni ve münhasır yetki bakımından sınırlamalar
MÖHUK m.54/b, hükmün Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olmasını arar ve kanundaki koşullarda aşırı yetki itirazını düzenler. M.54/c ise yabancı hükmün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamasını şart koşar. Bu kontroller, Belçika mahkemesinin farklı maddi hukuk uygulamasının kendiliğinden tenfiz engeli olduğu anlamına gelmez. Türk tenfiz mahkemesi yabancı davayı baştan karara bağlayan olağan temyiz mercii değildir.
Kararın temel usul güvencelerine ağır biçimde aykırı sonuç doğurması veya Türk hukukunun münhasır yetkisindeki bir taşınmaz aynî hakkını düzenlemesi gibi konular dosyanın özel niteliğine göre incelenir. Belçika’da aile kararı içinde yer alan nüfus veya velayet hükmüyle para alacağına ilişkin eda hükmü aynı şekilde icraya konulmayabilir. Dolayısıyla kamu düzeni incelemesi ve özel tenfiz koşulları hüküm fıkrası üzerinden bölüm bölüm yapılmalıdır.
Dava usulü ve karşı tarafa yeniden tebliğ
MÖHUK m.55/1, tenfiz dilekçesinin duruşma günüyle birlikte karşı tarafa tebliğini ve istemin basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenmesini düzenler. Davalı Türkiye’de bulunuyorsa Türk mahkemesi önündeki çağrı ve savunma süreci ayrıca yürütülür. Belçika kararının davalıya zamanında bildirilip bildirilmediği ile Türkiye’deki tenfiz davasının usulüne uygun tebliği ayrı zamanlara ait işlemlerdir.
Davalı daha önce Belçika mahkemesinde savunma yapmadığını ileri sürüyorsa Türk tenfiz davasında da bu yöndeki usul itirazını somutlaştırmalıdır. Mahkeme, MÖHUK m.55/2 sınırları içinde tenfiz şartlarının mevcut olup olmadığını inceler. Belçika’daki yargılamanın tüm tanık ve belge delillerinin Türkiye’de yeniden toplanacağı beklentisi doğru değildir. Eksik çağrı evrakı veya kesinleşme belgesi varsa bu eksikliğin sonuçları ayrı değerlendirilir.
Belçika kararının sadece para alacağı bölümü tenfiz edilebilir mi?
MÖHUK m.52/c, tenfiz hükmün yalnız bir kısmı hakkında isteniyorsa dilekçede bunun belirtilmesini öngörür. M.56 ise yabancı ilamın kısmen veya tamamen tenfizine ya da istemin reddine karar verilebileceğini açıklar. Belçika mahkemesinin aynı kararda asıl alacak, faiz ve yargılama gideri hakkında ayrı hüküm fıkraları bulunabilir. Tenfiz isteyenin hangi bölümleri Türkiye’de icra etmek istediği ve bunların bağımsız biçimde uygulanabilir olup olmadığı belirlenir.
Bir hükümde Türkiye’de icrası istenen para miktarı açıkken başka bir bölümün ülkesel yetki veya kamu düzeni yönünden sorun yaratması, tenfiz isteminin kapsamını yeniden değerlendirmeyi gerektirebilir. Ancak ‘sorunlu kısmı çıkarınca mutlaka karar kazanılır’ sonucuna varılmaz. Her bölüm için kesinleşme, eda niteliği ve m.54 şartları araştırılmalıdır. Dosyanın bütünlüğünü koruyacak onaylı karar ve kesinleşme belgeleri Türkçe tercümeye eksiksiz yansıtılır.
Tenfiz kararından sonra Türkiye’de icra takibi
MÖHUK m.57/1, tenfizine karar verilen yabancı ilamların Türk mahkemelerinden verilen ilamlar gibi icra edileceğini düzenler. Böylece usulüne uygun tenfiz kararı ve uygulanabilir icra koşulları tamamlandığında Türkiye’de ilamlı icra hükümleri gündeme gelir. Yabancı mahkeme kararı tek başına Türk icra müdürlüğünün otomatik düzenleyeceği bir haciz müzekkeresi değildir. Tenfiz kararı, ilamın Türk icra sisteminde icra edilebilirliğinin hukukî dayanağını oluşturur.
İcra takibinde hüküm fıkrasında belirlenen para birimi, faiz başlangıcı, faiz türü, giderler, borçlu ve alacaklı sıfatı ile kısmi ödeme kayıtları açık tutulmalıdır. MÖHUK m.57/2, tenfiz kararına karşı kanun yolunun yerine getirmeye etkisi bakımından özel düzenleme içerir; icra aşamasına geçmeden kararın kanun yolu durumu değerlendirilir. Ayrıca borçlunun Türkiye’deki banka hesabı veya taşınmazı bulunması, tenfiz için gerekli aşamaların atlanacağı anlamına gelmez.
Türkiye’deki borçlu için savunma stratejisi
Belçika’daki davada taraf olduğunu yeni öğrenen Türkiye’deki kişi, hükmü ilk duyduğu andaki banka tahsilatı veya karşı taraf yazışmasıyla yetinmemelidir. Belçika dosyasının mahkeme adı, karar tarihi, numarası ve tebligat kayıtları istenerek hangi usul aşamasında karar verildiği belirlenir. Davanın başlatıldığı çağrı ile nihai kararın tebliği ayrı araştırılır. Belçika hukukunda açık kalan kanun yolları için süre ve kabul koşulları ilgili Belçika hukuk danışmanıyla somut belgeler üzerinden incelenmelidir.
Türkiye’de açılan tenfiz davasında MÖHUK m.54/ç kapsamında savunma hakkı itirazı yönünden hukuki ve fiilî temel gösterilir. Davalının ödemeyi zaten yaptığı iddiası bulunuyorsa banka dekontu ve tahsilat kaydı m.55/2 çerçevesinde ayrıca sunulur. Kararın haksızlığına ilişkin her maddi itirazı tenfiz mahkemesinde baştan ileri sürmek yerine, Belçika’daki usul yolları ile Türkiye’deki tenfiz itirazının sınırları birbirinden ayrılmalıdır.
Belçika’daki alacaklı için belge ve uygulama planı
Belçika’da mahkeme kararı almış bir alacaklı için Türkiye’deki ilk adım borçlunun gerçekten hangi kişi veya şirket olduğunu ve güncel adresini saptamaktır. İkinci adım Belçika mahkemesinden onaylı hüküm ile kesinleşme belgesini temin etmektir. Üçüncü adım gıyabi kararın davalıya nasıl bildirildiğini gösteren usul evrakını tamamlamaktır. Bu aşamalar MÖHUK m.50, m.53 ve m.54/ç hakkında doğabilecek temel uyuşmazlıkları önceden tespit etmeyi sağlar.
Türkiye’deki davanın kapsamı ve görev-yetki incelemesi yapıldıktan sonra m.54/a karşılıklılık, m.54/b yetki, m.54/c kamu düzeni ve m.54/ç çağrı/savunma hakkı şartları ayrı ayrı gözden geçirilir. Tenfiz isteminin yalnız alacak bölümüne ilişkin olması gerekiyorsa m.52/c uyarınca dilekçede bu açıkça gösterilir. Belçika’daki kararın bir ekran görüntüsünü veya otomatik çeviri çıktısını mahkemeye nihai delil gibi sunmak yerine usulüne uygun belge zinciri oluşturulur.
Belçika’dan Türkiye’deki tenfiz dosyasını uzaktan takip
Belçika’da yaşayan Türk vatandaşı veya Belçikalı şirket temsilcisi, Türkiye’deki tenfiz ve icra işlemleri için dosyaya uygun temsil yetkisi verebilir. Vekâletnamenin geçerliliği, şirketi temsile yetkili kişinin sıfatı, yabancı belgenin usulüne uygun onayı ve gerekli tercümesi birbirinden ayrı işlemlerdir. Bir şirket adına verilen vekâletin gerçek şirket temsilcisine dayanması gerekir; ticaret sicilindeki yetki kayıtları veya temsil zinciri göz ardı edilmez.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bakımından uluslararası tenfiz dosyasının hizmet kapsamı yalnızca dilekçe hazırlamak değil, Belçika’dan gelecek resmi belgelerin kontrolü, Türkiye’de görevli mahkemenin belirlenmesi, tebligat ve savunma hakkı itirazlarının analizi ve icra aşamasındaki belge yönetimidir. Bir davanın sonucunu veya tahsil edilecek bedeli önceden garanti etmek yerine, somut borçlu malvarlığı ve geçerli kararın hukukî şartlarına göre işlem planı çıkarılır.
İlgili hukuk rehberleri
Yabancı ilamların genel usulü için gıyabi yabancı mahkeme kararının tenfizi ve yabancı davada usulsüz çağrılmaya itiraz rehberleri; Belçika’ya özgü işlem belgeleri için Belçika’ya uluslararası tebligat ve Belçika e-apostil belgesi yazıları incelenebilir. Bu bağlantılar buradaki Belçika özelindeki opposition ve belge zincirinin yerini tutmaz.
Belçika gıyabi kararının Türkiye’de tenfizi hakkında 12 soru
Belçika’da gıyabi hüküm Türkiye’de doğrudan icraya konulur mu?
Hayır. MÖHUK m.50/1, yabancı hukuk davası ilamlarının Türkiye’de icrası için kural olarak Türk mahkemesinden tenfiz kararı alınmasını öngörür.
Jugement par défaut ne demektir?
Belçika Fransızca usul terminolojisinde tarafın yokluğunda verilmiş hüküm türünü anlatır. Tek başına çağrının usulsüz olduğunu veya kararın kesinleştiğini göstermez.
Belçika’da verstekvonnis ile jugement par défaut farklı mıdır?
Bunlar Felemenkçe ve Fransızca yargı terminolojisinde gıyabi karar için kullanılan karşılıklardır; somut hukuki sonuç karar ve usul hükümlerinden belirlenir.
Belçika gıyabi kararına itiraz süresi kaç gündür?
Belçika Judicial Code m.1048 için genel süre tebliğden itibaren bir aydır. Uygulanacak kanun yolu ve özel süre kuralları dosya türüne göre ayrıca belirlenir.
Yalnız gıyabi karar verilmesi tenfizi engeller mi?
Hayır. MÖHUK m.54/ç, yabancı ülke hukukuna aykırı çağrı, temsil veya yoklukta hüküm olgularına ve ilgili kişinin Türk mahkemesindeki itirazına ilişkindir.
Belçika mahkeme davetiyesi Türkiye’deki davalıya gelmemişse ne olur?
Tebligat kayıtları, milletlerarası tebligat kuralları ve MÖHUK m.54/ç yönünden savunma hakkı ihlali ayrıca incelenir.
Türk mahkemesi Belçika kararının esasını yeniden inceler mi?
Tenfiz davası genel olarak yabancı davanın maddi yönden tekrar görüldüğü bir yargılama değildir; MÖHUK’un belirlediği şartlar incelenir.
Belçika hükmünde kesinleşme belgesi gerekir mi?
Evet. MÖHUK m.53, yabancı ilam ve kesinleşmesini gösteren belgelerin usulüne uygun onaylı örnekleri ile onaylı tercümelerini düzenler.
Belçika kararının yalnız para alacağı kısmı tenfiz edilir mi?
MÖHUK m.52/c kısmi tenfiz isteminin dilekçede gösterilmesini, m.56 ise kısmen tenfiz kararını mümkün kılar; şartlar ilgili kısım için araştırılır.
Türkiye’deki tenfiz mahkemesi nerededir?
MÖHUK m.51/2, davalının Türkiye’deki yerleşim yeri veya sakin olduğu yeri, bunlar yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerini belirtir.
Türkiye’deki tenfiz davasında karşı tarafa yeniden tebligat yapılır mı?
MÖHUK m.55/1, tenfiz istemi ve duruşma gününün karşı tarafa tebliğini düzenler.
Belçika ilamına dayanarak Türkiye’de haciz ne zaman mümkündür?
MÖHUK m.57/1, usulüne uygun tenfiz edilen yabancı ilamın Türk ilamı gibi icra edilmesini öngörür; kanun yolu ve icra şartları ayrıca uygulanır.
Resmî mevzuat ve kurum kaynakları
5718 sayılı MÖHUK — Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü resmî metin; Avrupa e-Justice Portalı: Belçika gıyabi karara itiraz, m.1048; Lahey Konferansı: 1965 Tebligat Sözleşmesi; Adalet Bakanlığı: Uluslararası adli tebligat genelgesi ve ekleri.
Yazar ve hukuki değerlendirme
Av. Halil Bakırcı — Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin. Belçika’dan Türkiye’ye yönelik tenfiz, uluslararası tebligat, alacak ve icra işlemleri Türkiye genelinde Mersin’den koordine edilir. Dosya ve belge incelemesi için +90 552 224 43 66.
30 Ekim 2026 itibarıyla mevzuat ve resmî Belçika usul kaynakları esas alınarak hazırlanmıştır. Somut Belçika kararının kesinleşme ve tebliğ belgeleri görülmeden tenfiz sonucu veya tahsilat taahhüt edilmez.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
