Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı mı? 2026 Yeni Sistem

Belirsiz alacak davası, 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla yeni açılacak davalar bakımından kaldırıldı. Kanunun 19. maddesi HMK 107’yi yürürlükten kaldırdı; 20. maddesi ise HMK 109’a yeni bir dördüncü fıkra ekledi. Bundan sonra alacağın bir kısmı dava edildiğinde talep, aynı davada bir defa ve tahkikat sona erene kadar artırılabilir. Artırılan kısım yönünden zamanaşımı da dava tarihinde kesilmiş sayılır.

Kısa cevap: Evet, HMK 107’deki belirsiz alacak davası 31 Temmuz 2026’da kaldırıldı. Ancak 7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin onuncu fıkrası gereğince bu tarihten önce açılmış davalarda eski HMK 107 uygulanmaya devam eder. 31 Temmuz 2026 ve sonrasında bölünebilir alacağın yalnız bir kısmı dava edilirse HMK m.109 uygulanır; HMK m.109/4 kapsamındaki özel talep artırımı aynı davada yalnız bir kez ve tahkikat sona ermeden yapılır. Bu ayrım mevcut dosyanın açılış tarihine göre kurulmalıdır.

Belirsiz alacak davasında miktar ve süreyi simgeleyen ölçü şeridi, takvim, dava dosyaları ve adalet terazisi
31 Temmuz 2026’dan önce açılan davalarda eski HMK 107 sürer; yeni davalarda HMK 109/4 kısmi dava ve tek artırım rejimi uygulanır.

Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı mı?

Evet. 7589 sayılı Kanunun resmî TBMM metni m.19, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107. maddesini yürürlükten kaldırmıştır. Bu değişiklik, alacağın kendisini ortadan kaldırmaz. Kaldırılan şey, miktarı veya değeri dava tarihinde tam ve kesin belirlenemeyen alacakların eski HMK 107’ye özgü dava türüyle ileri sürülmesidir.

Bu nedenle “31 Temmuz 2026’dan sonra hesaplanamayan hiçbir alacak dava edilemez” sonucu yanlıştır. Alacaklı, görevli ve yetkili mahkemeyi, dava şartını ve maddi hukuk dayanağını belirledikten sonra HMK 109 koşulları varsa kısmi dava açabilir. Kanun koyucu aynı değişiklik paketinde, kısmi davadaki talebin bir defa artırılması ve artırılan bölüm için zamanaşımının dava tarihinde kesilmiş sayılması yönünde özel koruma getirmiştir.

Belirsiz alacak davası ifadesi artık yeni bir dava dilekçesinde yürürlükteki HMK 107’ye dayanan yol gibi kullanılmamalıdır. Buna karşılık 31 Temmuz 2026’dan önce açılmış bir dosyada bu ifade ve eski düzenleme geçerliliğini korur. İlk yapılacak kontrol, dosyanın açılış tarihi ile talebin hangi usul hükmüne dayandırıldığıdır.

7589 Sayılı Kanun Ne Zaman Yürürlüğe Girdi?

7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 16 Temmuz 2026’da kabul edildi ve 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete‘de yayımlandı. Kanunun 26. maddesine göre özel olarak ertelenen maddeler dışında kalan hükümler yayım tarihinde yürürlüğe girdi. HMK 107’yi kaldıran m.19 ile HMK 109/4’ü getiren m.20 bu nedenle 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir.

Kanun Değişikliğinin Tam Metni

7589 sayılı Kanun m.19, m.20, Geçici m.1/10 ve m.26 — tam metin

MADDE 19- 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 20- 6100 sayılı Kanunun 109 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

“(4) Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.”

GEÇİCİ MADDE 1- (10) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 6100 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılan 107 nci maddesi, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam olunur.

MADDE 26- (1) Bu Kanunun;

a) 3 üncü maddesi 23/7/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,

b) 11 inci, 12 nci ve 22 nci maddeleri yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra,

c) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,

yürürlüğe girer.

Resmî kaynak: TBMM, 7589 sayılı Kanun

TarihUsul sonucu
30 Temmuz 2026 ve öncesiBu tarihlerde açılan belirsiz alacak davalarında eski HMK 107 uygulanmaya devam eder.
31 Temmuz 2026HMK 107 yürürlükten kalktı; HMK 109/4 yürürlüğe girdi.
31 Temmuz 2026 ve sonrasıYeni dava eski HMK 107’ye dayanamaz; koşulları varsa kısmi dava ve yeni artırım rejimi kullanılır.

Tarih sınırı, bilirkişi raporunun, arabuluculuk son tutanağının veya duruşmanın tarihine göre değil, davanın açıldığı tarihe göre belirlenir. Elektronik dava açılışında UYAP kayıt zamanı; fiziki başvuruda harçlandırma ve tevzi kaydı kontrol edilmelidir. Değişikliğin kabul tarihi olan 16 Temmuz ile yürürlük tarihi olan 31 Temmuz birbirine karıştırılmamalıdır.

31 Temmuz 2026’dan Önce Açılan Davalar Ne Olacak?

7589 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin onuncu fıkrası açıktır: yürürlükten kaldırılan HMK 107, kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam eder. Dolayısıyla derdest belirsiz alacak davası sırf kanun değişti diye kendiliğinden kısmi davaya dönüşmez, usulden reddedilmez veya konusuz kalmaz. Eski rejimin koşulları, o dosya sonuçlanıncaya kadar uygulanır.

Eski HMK 107’de, dava tarihinde alacağın miktarını veya değerini tam ve kesin belirlemenin alacaklıdan beklenememesi ya da bunun imkânsız olması aranıyordu. Davacı hukuki ilişkiyi ve belirleyebildiği asgari miktarı gösterir; karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı ya da değeri tam ve kesin belirlenebilir hâle geldiğinde hâkim, tahkikat sona ermeden iki haftalık kesin süre verir. Davacı bu süre içinde iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir; aksi hâlde dava başlangıçta belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır. Eski dosyada bu koşulların bulunup bulunmadığı yine dava tarihindeki bilgiler üzerinden incelenir.

31 Temmuz 2026’dan önce yürürlükte olan HMK m.107/1-2 — tam metin

Belirsiz alacak davası — MADDE 107-

(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.

(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.

Not: Maddenin eski üçüncü fıkrası 7251 sayılı Kanunun 7. maddesiyle 28 Temmuz 2020’de yürürlükten kaldırılmıştır. Yukarıdaki birinci ve ikinci fıkralar, 7589 sayılı Kanunun Geçici m.1/10 hükmü gereğince yalnız 31 Temmuz 2026’dan önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder.

Resmî kaynak: TBMM, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.107
Resmî değişiklik kaynağı: TBMM, 7251 sayılı Kanun m.7

Geçiş hükmü yalnız dosyanın eski adını korumaz; eski maddenin talep artırımı ve usul sonuçlarının uygulanmasını da sürdürür. Ancak artırılacak miktar, faiz başlangıcı, harç ve taleple bağlılık yine dosyanın özelliklerine göre hesaplanır. Eski davanın devam ediyor olması, eksik delilin veya süresinde yapılmamış işlemin otomatik olarak tamamlandığı anlamına gelmez.

Yeni HMK 109/4 Kısmi Dava Sistemi Nedir?

Güncel Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.109, talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda yalnız bir kısmının dava edilmesine imkân verir. Yeni dördüncü fıkra, alacağın sadece bir kısmı dava edildiğinde talep konusunun aynı davada bir defa, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan ve tahkikatın sona ermesine kadar artırılabileceğini düzenler.

Güncel HMK m.109 — tam metin

Kısmi dava — MADDE 109-

(1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.

(2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.)

(3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.

(4) Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.

Resmî kaynak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

Yeni sistemin odağı, eski HMK 107’deki “miktarın belirlenememesi” koşulundan farklı olarak, alacağın yalnız bir kısmının dava edilmiş olmasıdır. Yine de davacı hukuki ilişkiyi, toplam alacağın dayanağını, dava ettiği kısmı ve hesap yöntemini somutlaştırmalıdır. Kısmi dava, belirsiz veya dayanaksız bir talebi mahkemenin kendiliğinden oluşturacağı bir yöntem değildir.

Örneğin hesap ve ticari defter incelemesi gerektiren bir ticari alacak davasında önce görev, dava şartı arabuluculuk, fatura ve cari hesap ilişkisi belirlenir. Sonra alacağın bölünebilir olup olmadığı ve hangi kısmın dava edileceği değerlendirilir. Dava dilekçesine yalnız “fazlaya ilişkin haklar saklıdır” yazılması, olay ve talep sonucundaki diğer eksikleri gidermez.

Tek Seferlik Talep Artırımı Nasıl Yapılır?

HMK 109/4’teki özel hak aynı davada yalnız bir kez kullanılır. Artırım, tahkikat sona ermeden açık bir dilekçeyle yapılmalıdır. Dava edilen eski tutar, artırılan bölüm, ulaşılan toplam talep, hesap dayanağı ve faiz isteği ayrı gösterilmelidir. Değer artışına bağlı eksik nispi harç ve mahkemenin istediği giderler verilen sürede tamamlanmalıdır.

  1. Bilirkişi, kayıt veya belgeyle toplam alacağın hesabı denetlenir.
  2. Daha önce HMK 109/4 kapsamında artırım yapılıp yapılmadığı kontrol edilir.
  3. Artırılan miktar ve yeni toplam talep tek anlamlı biçimde yazılır.
  4. Faiz türü ve başlangıcı maddi hukuk ilişkisine göre ayrıca açıklanır.
  5. Artırım dilekçesi tahkikat bitmeden sunulur ve eksik harç tamamlanır.
  6. Tebliğ, karşı beyan ve sonraki duruşma kayıtları dosyadan izlenir.

“Tahkikatın sona ermesi”, yalnız son duruşma günü veya hükmün yazıldığı tarih değildir. Hâkim tahkikatın bittiğini açıkladıktan sonra HMK 109/4’teki özel artırım süresi geçmiş olur. Bu nedenle bilirkişi raporuna itiraz sürerken hesaplanan miktar ve artırım zamanı birlikte planlanmalıdır. Karşı tarafın rızası aranmaz; çünkü kanun bu işlemi iddianın genişletilmesi yasağının dışında tutmuştur.

Kanun metni özel artırım hakkını açıkça bir kez vermektedir. Genel ıslah hükümlerinin bu yeni hakla art arda nasıl kullanılacağı konusunda uygulama henüz yeni olduğundan, iki ayrı artırım hakkı varmış gibi kesin sonuç yazılmamalıdır. Usul işlemi yapılmadan önce dosyadaki önceki beyanlar, ıslah kullanımı ve mahkemenin tahkikat tutanağı birlikte incelenmelidir.

Zamanaşımı, Faiz ve Harç Nasıl Etkilenir?

Yeni HMK 109/4’ün en önemli sonucu, zamanaşımının artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılmasıdır. Böylece bir kısmı dava edilen alacağın daha sonra aynı davada artırılan bölümü için kesilme tarihi artırım dilekçesi tarihi değil, ilk dava tarihi kabul edilir. Ancak bu hüküm, dava açıldığı gün zaten zamanaşımına uğramış bir alacağı yeniden canlandırmaz.

Zamanaşımının kesilmesi ile faizin başlangıcı aynı konu değildir. Faiz; borçlunun temerrüdü, önceden gönderilen ihtar, arabuluculuk talebi, dava dilekçesindeki istek ve alacağın tabi olduğu özel kanuna göre belirlenir. HMK 109/4 yalnız zamanaşımı bakımından açık bir geriye etkili kesilme sonucu kurar. “Artırılan her tutara mutlaka ilk dava gününden faiz işler” şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.

Talebin artması, harca esas değeri ve buna bağlı yargılama giderini artırır. Davacı artırılan bölümün nispi harcını tamamlamalıdır; kabul-ret oranı, yargılama giderleri ile karşı vekâlet ücretinin dağılımında esas alınır. Manevi tazminat gibi hâkimin takdir kullandığı istemlerde yalnız tutarın hâkimce belirlenmesi, usul yolunun otomatik biçimde aynı olduğu anlamına gelmez; manevi tazminat davasının maddi koşulları ayrıca değerlendirilir.

Belirsiz Alacak Davası ile Kısmi Dava Farkı

ÖlçütEski HMK 107Yeni HMK 109/4
Yeni dava açılabilir mi?31 Temmuz 2026’dan sonra hayırEvet, kısmi dava koşulları varsa
Temel koşulMiktarı belirlemenin imkânsız veya beklenemez olmasıBölünebilir alacağın yalnız bir kısmının dava edilmesi
ArtırımEski m.107 rejimine göreAynı davada bir defa
Son zamanMiktar belirlenince eski hükme göreTahkikat sona erene kadar
Geçiş30 Temmuz 2026 ve önce açılan dosyalarda sürer31 Temmuz 2026’dan itibaren yürürlüktedir

Eski belirsiz alacak davası ile yeni kısmi dava aynı kurum değildir. Eski m.107, alacağın belirlenmesindeki objektif güçlüğü merkez alıyordu. Kısmi dava ise bölünebilir alacağın bilinçli olarak bir bölümünün dava edilmesidir. Yeni m.109/4 iki yolun bazı pratik sonuçlarını yaklaştırsa da dilekçenin hukuki niteliği ve inceleme ölçütü değişmiştir.

HMK m.107’nin eski üçüncü fıkrasındaki özel tespit davası hükmü, 7589 sayılı Kanunla değil, 28 Temmuz 2020’de yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanunun 7. maddesiyle daha önce yürürlükten kaldırılmıştı; 7589 sayılı Kanun ise 31 Temmuz 2026’da o tarihte yürürlükte bulunan HMK m.107’nin kalan birinci ve ikinci fıkralarını yürürlükten kaldırdı. Yeni bir tespit talebi, yürürlükteki HMK 106 ve diğer ilgili hükümlerdeki hukuki yarar koşulları üzerinden değerlendirilir. Talep sonucunun eda, kısmi eda veya tespit talebi olduğu açıkça kurulmalıdır.

İşçilik ve Ticari Alacaklarda Yeni Sistem

İşçilik alacakları, eski belirsiz alacak davası uygulamasının en yoğun alanlarından biriydi. İşveren kayıtları, bordro, tanık ve bilirkişi hesabı özellikle fazla mesai alacağının hesabı ve ispatında önemini korur. Kıdem tazminatı hesabı ile ihbar tazminatı şartları önce maddi hukuk yönünden belirlenmeli; sonra yeni HMK 109 yolu seçilmelidir.

Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ya da işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebinde arabulucuya başvurmak dava şartıdır; iş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları 7036 sayılı Kanun m.3/3 uyarınca bu zorunluluğun dışındadır. 7589 sayılı Kanun bu dava şartını kaldırmamıştır. Arabuluculuk başvurusunda alacak kalemlerinin tanımlanması, son tutanak ve dava dilekçesi arasındaki bağlantı korunmalıdır. Sürecin anlamı için arabuluculuk daveti ve görüşme süreci ayrıca incelenebilir.

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ve m.3/3 — tam metin

Dava şartı olarak arabuluculuk — MADDE 3-

(1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında birinci cümle hükmü uygulanır.

(3) İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

Resmî kaynak: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu

Ticari defter, satış raporu veya karşı taraf verileriyle hesaplanan acentelik denkleştirme tazminatı gibi taleplerde de değişiklik önemlidir. Bununla birlikte HMK 109/4; görevli mahkemeyi, ticari dava şartı arabuluculuğu, ispat yükünü veya alacağın zamanaşımı süresini değiştirmez. Yalnız kısmi davadaki özel artırımın zamanı ve artırılan bölüm için kesilme sonucunu düzenler.

Belirsiz Alacak Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular

Belirsiz alacak davası tamamen kaldırıldı mı?

HMK 107, 31 Temmuz 2026’da yeni davalar için kaldırıldı. Ancak bu tarihten önce açılmış davalarda geçici hüküm gereği eski HMK 107 uygulanmaya devam eder.

HMK 107 hangi tarihte yürürlükten kalktı?

7589 sayılı Kanunun 31 Temmuz 2026’da yayımlanmasıyla yürürlükten kalktı. Kanunun kabul tarihi 16 Temmuz olsa da değişikliğin yürürlük tarihi yayım günüdür.

Eski belirsiz alacak davası kısmi davaya dönüşür mü?

Hayır. 31 Temmuz 2026’dan önce açılan dava geçiş hükmü uyarınca eski HMK 107 kapsamında devam eder; sırf değişiklik nedeniyle kendiliğinden dönüşmez.

Yeni davada alacağın tamamı bilinmiyorsa ne yapılır?

Alacak bölünebilir ve kısmi dava koşulları varsa HMK 109 kapsamında bir kısmı dava edilebilir. Hukuki ilişki, dava edilen tutar ve hesap yöntemi somutlaştırılmalıdır.

HMK 109/4 uyarınca talep kaç kez artırılabilir?

Özel artırım hakkı aynı davada bir defaya mahsustur. Önceki beyan ve işlemler kontrol edilerek ulaşılabilen toplam tutar tek artırımda doğru kurulmalıdır.

Talep artırımı en geç ne zaman yapılabilir?

Tahkikat sona erene kadar yapılabilir. Hâkim tahkikatın bittiğini açıkladıktan sonra HMK 109/4’teki özel artırım yolunun süresi geçmiş olur.

Artırılan kısımda zamanaşımı hangi tarihte kesilir?

HMK 109/4 uyarınca artırılan kısım bakımından da zamanaşımı ilk dava tarihinde kesilmiş sayılır. Dava günü zaten zamanaşımına uğramış alacak yeniden doğmaz.

Artırılan tutara faiz de dava tarihinden mi işler?

Her zaman değil. Zamanaşımı kesilmesi ile faiz başlangıcı farklıdır. Faiz, temerrüt, ihtar, talep ve alacağın tabi olduğu maddi hukuk kuralına göre belirlenir.

Talep artırılırken ek harç ödenir mi?

Evet. Artırılan değer nedeniyle eksik nispi harç ve mahkemenin belirlediği giderler tamamlanır. Kabul ve ret oranı, yargılama giderleri ile karşı vekâlet ücretinin dağılımında esas alınır.

Yeni sistem davanın kazanılmasını garanti eder mi?

Hayır. HMK 109/4 bir usul aracıdır. Alacağın varlığı, görev, arabuluculuk, süre, ispat ve hesap koşulları somut dosyada ayrıca değerlendirilir.

Belirsiz Alacak ve Kısmi Dava İçin Türkiye Geneli Dosya Takibi

Belirsiz alacak davası değişikliği Türkiye’deki tüm hukuk mahkemelerinde açılan yeni alacak davaları ile geçiş kapsamındaki eski dosyalar için ulusal niteliktedir. Buna rağmen görev, yetki, arabuluculuk, süre, harç ve ispat her alacağın kaynağına göre değişir. UYAP üzerinden dosyanın açılış tarihi, duruşma ve tahkikat tutanakları, bilirkişi raporları ve önceki artırım işlemleri kontrol edilebilir.

Türkiye genelinde hukuki takip ifadesi her ilde fizikî ofis bulunduğu anlamına gelmez. Fizikî görüşme adresimiz Mersin’dedir; güncel adres ve harita bilgisi iletişim sayfasında yer almaktadır. Bu içerik 31 Ağustos 2026 tarihinde erişilebilen resmî metinlere göre genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Talebin kabulü, artırımın süresinde sayılması veya davanın sonucu garanti edilemez; somut dosya ve işlem tarihinde yürürlükteki hükümler ayrıca incelenmelidir.

Belirsiz Alacak ve Kısmi Davada Mersin Uygulaması ve Büromuzla İletişim

Mersin’de belirsiz alacak veya kısmi dava dosyası incelenirken önce UYAP’taki dava açılış tarihi kontrol edilir: 31 Temmuz 2026’dan önce açılan davalarda geçiş hükmü nedeniyle eski HMK m.107 uygulanmaya devam eder; bu tarihte veya sonrasında açılacak yeni davalarda ise alacağın bölünebilirliği ve HMK m.109 koşulları değerlendirilir. Yeni HMK m.109/4 kapsamındaki özel artırım hakkı aynı davada yalnız bir kez ve tahkikat sona ermeden kullanılabildiği için bilirkişi raporu, önceki talep beyanları, ulaşılan toplam tutar, faiz istemi ve eksik nispi harç birlikte denetlenmelidir. İşçilik ve ticari alacaklarda görevli mahkeme ile dava şartı arabuluculuk ayrıca belirlenir; artırım yönünden zamanaşımının dava tarihinde kesilmiş sayılması, faiz başlangıcının da otomatik olarak aynı tarih olacağı anlamına gelmez. Fizikî görüşme adresimiz Mersin’dedir. Görüşme ve randevu için iletişim bilgilerini inceleyebilir veya +90 552 224 43 66 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T Bilgisi

Avukat Halil Bakırcı

Yazar: Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu, sicil 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Hukukçu incelemesi: Av. Emirhan Keskin — Mersin Barosu, sicil 5507.

Bu rehberde 7589 sayılı Kanunun HMK m.107’yi kaldıran 19. maddesi, HMK m.109/4’ü getiren 20. maddesi ve mevcut davaları koruyan geçici m.1/10 birlikte incelenmiş; tek seferlik artırım, tahkikatın sonu, zamanaşımı, faiz, harç ve işçilik/ticari alacak ayrımları resmî metinlere dayalı olarak açıklanmıştır.

Son içerik güncellemesi: 31 Ağustos 2026. Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır; somut olayda belge, süre, görev ve yetki incelemesi gerekir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofis Konumu

Adres: İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi 3/14, Akdeniz/Mersin.