Almanya’da Berliner Testament Türkiye’deki Evi Kime Bırakır? BGB §2269, MÖHUK m.20 ve Saklı Pay
Kısa ve Net Cevap
Berliner Testament Türkiye’deki evi kendiliğinden ve her durumda sağ kalan eşe veya çocuklara devretmez. Alman BGB §2265–2271 ortak vasiyetin yapısını düzenler. Türkiye’deki taşınmaz hakkında 5718 sayılı MÖHUK m.20/1 Türk hukukunu yetkili kılar; ölüme bağlı tasarrufun şekli için MÖHUK m.20/4 ve m.7 ayrıca uygulanır. Türk hukukunun uygulandığı alanda TMK m.505–506, 557–560 ve tapu kaydı incelenmeden hak sahipliği belirlenmez. Bu işlemlerde iki eşin ölüm tarihleri ve mirasçılık belgeleri ayrı değerlendirilir.
Kısa Özet
| Soru | Hukukî dayanak |
|---|---|
| Alman ortak vasiyet ve nihai mirasçı | BGB §2265–2271 |
| Türkiye’deki evin mirası | MÖHUK m.20/1 |
| Yabancı vasiyetin şekli | MÖHUK m.20/4, m.7; Lahey 1961 |
| Saklı pay ve iptal | TMK 505–506, 557–560 |
| Tapu tescili | TMK 598, 599, 705 |

Berliner Testament nedir ve neden Türkiye’deki taşınmaz için sorun doğurur?
Berliner Testament, Alman miras uygulamasında evli kişilerin çoğunlukla birbirlerini ilk ölüm üzerine mirasçı, her ikisinin ölümünden sonra da belirledikleri kişileri nihai mirasçı olarak düzenledikleri ortak vasiyet türüyle ilişkilidir. Bu ifade tek başına ayrı bir Türk hukuku kurumu değildir. Alman Medeni Kanunu BGB §2265, ortak vasiyetin eşler tarafından yapılabileceğini; §2269 ise karşılıklı mirasçı atama ve sonradan üçüncü kişinin mirasçı olması hakkındaki yorum kuralını düzenler. Alman vasiyetinin Türkiye’deki daire veya arsa üzerinde ne sonuç doğuracağını saptamak için belgenin bütün hükümleri ve kanunlar ihtilafı kuralları birlikte okunur.
İlk eş öldüğünde tapunun sağ kalan eşe geçmesi ile ikinci ölümden sonra çocuklara intikal etmesi ayrı olaylardır. Her iki ölüm tarihi, mirasbırakanların vatandaşlığı ve taşınmazın Türkiye’deki konumu tespit edilmelidir. Türkiye’deki taşınmaz hakkında 5718 sayılı MÖHUK m.20/1 Türk hukukunun uygulanacağını açıkça düzenler. Ancak bu kural, Almanya’da düzenlenmiş vasiyetin yalnız yabancı ülkede yapıldığı için şekil yönünden geçersiz olduğu sonucunu doğurmaz. Şekil, esas, mirasçı sıfatı ve tapu tescili birbirinden ayrı hukukî sorulardır.
BGB §2265 ve §2267: Alman ortak vasiyetinin şekli
BGB §2265 ortak vasiyetnameyi evli eşlere özgüler. BGB §2267, el yazısıyla hazırlanmış ortak vasiyette eşlerden birinin §2247’de öngörülen şekilde metni yazmasını, diğer eşin ise ortak beyanı el yazısıyla imzalamasını düzenler. İkinci eşin imzayı attığı zaman ve yeri belirtmesi yönündeki hüküm de aynı maddede yer alır. Bu kurallar, Alman iç hukukundaki belgenin nasıl oluşturulduğunu açıklayan somut ölçütlerdir. Belgenin gerçekten eşlerin ortak vasiyeti olup olmadığı yalnız sayfada iki imza bulunmasına bakılarak kararlaştırılmaz.
Vasiyetin noter huzurunda mı yoksa el yazısıyla mı düzenlendiği, asıl nüsha ve ölüm sonrası açılma belgeleriyle belirlenir. Bir Alman aile belgesinin ‘Berlin vasiyeti’ olarak adlandırılması, BGB §2265 veya §2267 şartlarının sağlandığını kendiliğinden kanıtlamaz. Belgenin düzenlendiği tarih, eşlerin evlilik durumu, imzalar ve metnin hangi eşe ait olduğu dosyada ayrı kaydedilir. Almanca metin üzerinde sonradan değişiklik yapılmışsa önce bu değişikliğin hangi usule tabi olduğu açıklığa kavuşturulmalıdır.
BGB §2269: Önce sağ kalan eş, sonra çocuklar
BGB §2269/1, eşlerin ortak vasiyetle birbirlerini mirasçı atayıp sağ kalan eşin ölümünden sonra ortak terekenin üçüncü kişiye geçmesini düzenledikleri hâlde, kuşku durumunda üçüncü kişinin son ölen eşin bütün mirası için mirasçı atandığı yönündeki yorum kuralını içerir. Bu kural, ilk ölümde çocukların otomatik olarak Türkiye’deki tapuya malik olduğunu söylemez. Her vasiyetin somut lafzı, mirasçı ataması ve bırakılan malların hukuki niteliği incelenir.
Schlusserben terimiyle ifade edilen nihai mirasçıların kim olduğu, ilk eşin ölümü üzerine doğan haklarla karıştırılmamalıdır. İki eşin malvarlığı ve Türk tapu sicilindeki malik bilgisi de farklı olabilir. Türkiye’deki bir dairenin ilk ölen eş adına mı, sağ kalan eş adına mı, yoksa paylı mülkiyette mi kayıtlı olduğu tapu kaydından saptanır. Alman BGB §2269’daki yorum kuralı, Türk tapu sicilindeki payları veya Türkiye’de bulunan taşınmazlara uygulanan Türk miras hukukunun emredici sınırlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
MÖHUK m.20/1: Türkiye’deki taşınmaza uygulanacak hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.20/1, mirasın ölenin milli hukukuna tabi olduğunu, Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında ise Türk hukukunun uygulanacağını düzenler. Bu açık ayrım, Berlin vasiyetiyle Türkiye’deki evin devri meselesinde başlangıç hükmüdür. Almanya’daki banka mevduatı, Almanya’daki taşınmaz ve Türkiye’deki tapulu arsa arasında uygulanacak hukuk bakımından aynı sonucun doğduğu varsayılmamalıdır.
Türk taşınmazı için esas bakımından Türk hukukuna başvurulurken yabancı vasiyetin şekli ayrı düzenlemenin konusudur. MÖHUK m.20/4, ölüme bağlı tasarrufların şekli için m.7’ye gönderme yapar ve ölenin milli hukukuna uygun tasarrufların da geçerli olabileceğini belirtir. Bu nedenle ‘Türk hukukunda eşlerin birlikte vasiyet düzenlemesi yoktur, o halde Alman ortak vasiyeti kesinlikle hükümsüzdür’ şeklindeki kısa yol hatalı olabilir. Hangi hükmün şekle, hangi hükmün içerik ve etkiye ilişkin olduğu ayrıştırılarak inceleme yapılır.
MÖHUK m.20/4 ve m.7: Yabancı vasiyetin şekli
MÖHUK m.7, bir hukuki işlemin yapıldığı ülke hukukunun veya esasa uygulanacak hukuk hükümlerinin öngördüğü şekle uygun olarak yapılabilmesini düzenler. MÖHUK m.20/4, ölüme bağlı tasarrufların şekline m.7’nin uygulanacağını ve mirasbırakanın milli hukukuna uygun tasarrufların da geçerli olacağını öngörür. Yurt dışında düzenlenmiş vasiyetin şekil koşullarının yalnız Türk noterlik usulüyle aynı olup olmadığına bakmak yeterli değildir. Almanya’daki işlemin düzenlendiği yer, düzenleme tarihi, imza şekli ve uygulanabilir sözleşme hükümleri bir arada değerlendirilir.
Türkiye’nin taraf olduğu 1961 Lahey Vasiyet Tasarruflarının Biçimine İlişkin Kanun Uyuşmazlıkları Sözleşmesi de şekil geçerliliğinin değerlendirilmesinde önem taşır. Bu çok bağlantılı sistemde yalnız ‘belge Almanca, o hâlde kabul edilmez’ denilemez. Diğer taraftan yabancı şeklin kabul edilebilir olması, vasiyet içindeki her mirasçı atamasının, her mal bırakmasının ve saklı payı etkileyen her hükmün Türkiye’de mutlaka aynı maddi sonucu doğuracağı anlamına gelmez. Şekil ve esas incelemeleri ayrı başlıklarda yapılır.
Alman miras hukukuna yapılan hukuk seçimi Türk tapusunu doğrudan yönetir mi?
AB 650/2012 sayılı Miras Tüzüğü m.22, belirli koşullarla kişinin sahip olduğu vatandaşlıklardan birinin hukukunu mirasının bütününe uygulanmak üzere seçebilmesini düzenler. Almanya’daki miras makamının ve Avrupa Birliği içindeki miras işlemlerinin değerlendirilmesi bakımından bu hüküm önemlidir. Ancak Türkiye, AB üyesi değildir ve 650/2012 sayılı Tüzük Türk tapu müdürlüğünün doğrudan uyguladığı iç hukuk metni değildir. Türkiye’deki taşınmaza ilişkin Türk milletlerarası özel hukukunun hükümleri ve uygulanabilir anlaşmalar ayrıca dikkate alınır.
Vasiyette ‘Alman hukuku uygulanacaktır’ veya benzeri bir hukuk seçimi yapılmış olması, MÖHUK m.20/1’in Türkiye’de bulunan taşınmaza yönelik açık bağlama kuralının ortadan kalktığı sonucunu doğurmaz. Türk mahkemesi, yabancılık unsurunu ve ilgili yabancı hukukun rolünü MÖHUK m.2 çerçevesinde değerlendirir. Yurt dışında yürütülen miras dosyasıyla Türkiye’deki tapu intikali arasındaki olası farklılıklar belgelenmelidir. Aynı vasiyetin iki ülke bakımından aynen ve tek aşamada sonuç doğuracağını vaat etmek doğru değildir.
İki ülke vatandaşlığı varsa hangi milli hukuk dikkate alınır?
Almanya’da yaşayan ve Türk vatandaşlığını da taşıyan kişilerin miras dosyasında vatandaşlığın tespiti özel önem taşır. 5718 sayılı MÖHUK m.4, vatandaşlığa göre yetkili hukukun belirlenmesinde birden çok vatandaşlığı bulunanların durumunu düzenler; bunlar aynı zamanda Türk vatandaşıysa Türk hukukunun esas alınmasına ilişkin kural içerir. Ölüm ve vasiyetin düzenlenmesi tarihlerinde vatandaşlık durumları ayrıca kaydedilir. Yalnız Almanya’da yıllarca yaşamak ya da Alman pasaportu bulunması, Türkiye’deki tüm miras işlemlerinin doğrudan Alman miras hukuku uyarınca yürütüleceği anlamına gelmez.
Mavi Kart sahipliği veya vatandaşlıktan çıkma gibi statüler de Türk vatandaşı olmakla aynı şekilde ele alınmamalıdır. Eşlerin vatandaşlıklarının birbirinden farklı olması, ortak vasiyetin Türkiye’deki etkisini araştırırken tarafları ayrı ayrı değerlendirmeyi gerektirir. İlk ölümde ölen eşin, ikinci ölümde sağ kalan eşin vatandaşlığı ve ilgili tarihlerin her biri ayrı kayıt altına alınır. Kimin mirasbırakan olduğu bilinmeden ‘Berlin vasiyeti Türk evini çocuklara bırakır’ şeklinde genel hüküm kurulamaz.
1929 Türk-Alman Konsolosluk ve Veraset Anlaşması
Almanya Federal Dışişleri Bakanlığının Türkiye için yayımladığı miras rehberi, 28 Mayıs 1929 tarihli Türk-Alman Konsolosluk Anlaşması ve ekindeki veraset düzenlemesinin halen geçerli olduğunu belirtir. Bu ikili anlaşmanın uygulama alanı, mirasbırakanın vatandaşlığı ve malvarlığının niteliğine bağlıdır. Almanya’da verilmiş Erbschein ile Türkiye’de verilmiş mirasçılık belgesinin hangi alanda kullanılacağı da bu çerçeveyle ilgili olabilir.
İkili anlaşma nedeniyle yalnız MÖHUK maddelerini okuyup dosyayı kapatmak yeterli değildir. MÖHUK m.1/2, Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümlerini saklı tutar. Dolayısıyla Türk-Alman bağlantılı bir miras işleminde düzenlenme tarihi, mirasbırakanın vatandaşlığı, malın bulunduğu ülke ve ölüm sonrası belge türleri birlikte incelenir. Bilinen bir banka alacağına ilişkin belge yoluyla Türkiye’deki tapu devri aynı hukuki sonuçmuş gibi sunulmamalıdır.
İlk eşin ölümünden sonra Türkiye’deki tapu kime aittir?
Türkiye’de tapu sicilindeki malik veya paylı maliklerin kimliği, hangi eşin ne kadar pay sahibi olduğunu gösteren başlangıç verisidir. Önce ölen eş tapuda malikse onun ölümüne bağlı miras açılması ve mirasçı sıfatı incelenir. Sağ kalan eşin mirasçı atanmış olması, Türk taşınmazında uygulanacak maddi hukukun ve varsa saklı pay sınırlamasının ayrıca kontrolünü gerektirir. Eşlerin ortak vasiyetindeki tek bir genel cümle, tapudaki farklı malik ve payları yok sayan bir devir kararı değildir.
Türk Medeni Kanunu m.599 mirasın ölümle kazanılmasını; m.705 ise taşınmaz mülkiyetinin miras gibi hâllerde tescilden önce kazanılabilmesini, tasarruf işlemleri için tescilin gerekliliğini düzenler. Tapuda intikal işlemi, hukuki hak sahipliğini görünür hâle getiren önemli bir aşamadır. Alman vasiyet belgesi ile Türk tapusu arasında isim, pay ve mirasçılık sıfatı uyumsuzluğu varsa önce belge zinciri kurulmalıdır. İkinci eşin ölümü gerçekleşmemişken son mirasçılara intikal yapılabileceği yönünde kesin bir kabulden kaçınılmalıdır.
Schlusserben: Son mirasçıların hakkı ne zaman gündeme gelir?
Berliner Testament örneklerinde çocuklar veya başka kişiler çoğu zaman Schlusserben, yani sağ kalan eşin ölümünden sonraki nihai mirasçılar olarak belirtilir. BGB §2269’un yorum kuralı, mirasın ilk ölümde sağ kalan eşe ve son ölümde belirlenen kişilere hangi sistemle yöneldiğini açıklamaya yardımcı olur. Ancak somut belgedeki ifade, ayrı belirli mal bırakmaları veya başka hukuki düzenlemeler bulunduğunda yalnız tipik örneğe güvenilmemelidir.
Türkiye’deki daire birinci eşin adına kayıtlıysa, önce ilk ölüm bakımından hak sahipleri ve uygulanacak hukuk belirlenir. Sağ kalan eş kendi malvarlığına sahip olsa da ölen eşe ait mal üzerindeki hakları aynı değilse tapu incelemesi farklı sonuç verir. Schlusserbe teriminin Türkçe olarak otomatik ‘ilk ölüm anından itibaren tapu maliki’ şeklinde çevrilmesi doğru değildir. Vasiyette ilk ölüm, sağ kalan eşin yaşam dönemi ve ikinci ölüm olarak üç ayrı evre belirlenerek hak iddiası bu sırayla ele alınır.
BGB §2270 ve §2271: Karşılıklı tasarrufların bağlayıcılığı
BGB §2270, ortak vasiyette birbirine bağlı şekilde yapılan tasarrufların ilişkisini düzenler. Eşlerin karşılıklı mirasçı ataması ve belirli yakın kişilere sonradan kazandırma yapılması bu bağlamda değerlendirilebilir. BGB §2271, karşılıklı tasarrufların geri alınmasına ilişkin usulü ve eşlerden birinin ölümünden sonraki sınırlamaları düzenler. Bu maddeler nedeniyle sağ kalan eşin daha sonra düzenlediği yeni bir vasiyetin eski ortak vasiyeti her durumda ortadan kaldırdığı söylenemez.
Öte yandan BGB §2271’deki bağlayıcılık incelemesinin Türkiye’deki taşınmaz üzerinde hangi maddi etkiyi doğurduğu, Türk milletlerarası özel hukuk kurallarıyla birlikte değerlendirilir. Belgenin yalnız bir mirasçı ataması mı, birbirine bağlı iki irade beyanı mı, yoksa belirli mal bırakması mı içerdiği önemlidir. Bir tarafın ölümünden sonra değiştirme, vazgeçme veya başka vasiyet yapma sorularına tek bir otomatik cevap verilmez. Alman belgesinin tam metni olmadan sonuç açıklamak güvenilir değildir.
Türkiye’de saklı pay ve tenkis değerlendirmesi
Türk hukukunun uygulandığı Türkiye’deki taşınmaz bakımından saklı pay hükümlerinin gündeme gelip gelmediği ayrıca incelenir. TMK m.505 ve m.506 tasarruf edilebilir kısım ve saklı payla ilgilidir. TMK m.560, saklı payının karşılığını alamayan mirasçıların tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmaların tenkisini isteyebilmelerine ilişkindir. Bu hükümler, Alman Berliner Testament’in bütün maddelerinin tapuda otomatik uygulanacağı varsayımına karşı maddi hukuk denetiminin neden önemli olduğunu gösterir.
Kimlerin saklı paylı mirasçı olduğu, ölüm anındaki aile ilişkileri, terekenin tamamı ve varsa önceki kazandırmalar üzerinde inceleme yapılır. Yalnız Türkiye’deki dairenin tapu değeri üzerinden kesin bir tenkis hesabı yapılması eksik sonuç doğurabilir. Ayrıca tenkis talebi ile vasiyetnamenin şekil veya irade sakatlığı sebebiyle iptali farklı davalardır. Tenkis için TMK m.571’deki süre rejimi; iptal davası için TMK m.559’daki süreler ayrıca değerlendirilir. Süreler birbirinin yerine geçmez.
Vasiyetnamenin geçersizliği iddiası nasıl sınıflandırılır?
TMK m.557, ölüme bağlı tasarrufun iptal sebepleri arasında tasarruf ehliyeti yokluğunu, yanılma-aldatma-korkutma-zorlamayı, hukuka veya ahlâka aykırı içerik ya da koşulları ve şekil eksikliğini düzenler. Alman ortak vasiyetine yönelik itiraz bu sebeplerden hangisine dayanıyorsa somut delille açıklanmalıdır. İki ülke arasındaki şekil kurallarının farklı olması, tek başına Türkiye’de geçersizlik hükmü bulunduğunu göstermez; MÖHUK m.20/4 ve m.7 bu sebeple önemlidir.
TMK m.558 iptal davası açabilecek menfaat sahiplerini düzenler. TMK m.559, iptal davası hakkının öğrenmeye bağlı ve mutlak hak düşürücü sürelerini içerir. Bu süreleri hiç somut tarih belirlemeden standart ifade ile hesaplamak doğru değildir. Vasiyetnamenin açıldığı tarih, iptal sebebinin öğrenildiği tarih ve davalıların iyiniyet durumuna ilişkin değerlendirme birbirinden ayrılır. Şekil tartışması, saklı pay tenkisi ve mirasçılık sıfatının ispatı ayrı hukuki sorular olarak sınıflandırılır.
Erbschein, Avrupa Mirasçılık Belgesi ve Türk mirasçılık belgesi
Alman Erbschein, Almanya’da mirasçılığı gösteren belgedir. AB 650/2012 sayılı Tüzükte Avrupa Mirasçılık Belgesi için ayrıca hükümler bulunur. Bunların her ikisinin de Türk tapu sicili bakımından koşulsuz ve aynı içerikte Türk mirasçılık belgesinin yerine geçtiğini söylemek doğru değildir. TMK m.598 uyarınca mirasçılık belgesi ve Türkiye’deki tapu işleminin belge gereklilikleri kontrol edilmelidir. İkili anlaşmanın uygulanabilir olması durumunda ayrıca inceleme gerekir.
Vasiyetnamenin bulunması, açılma işleminin ve mirasçı sıfatının belgelendirilmesini gereksiz kılmaz. Almanya’daki miras mahkemesinin yazısı, Erbschein, vasiyetin aslı veya onaylı sureti, iki eşin ölüm belgeleri ve Türk tapu kaydı farklı işlevler görür. Bir ülkede kullanılan mirasçılık kavramı diğer ülkede aynı idari işlemin otomatik yapılacağı anlamına gelmez. Türk bankası ve Türk tapu müdürlüğü için aynı evrak listesi bulunabileceği varsayılmamalıdır.
Vasiyetin açılması ve Türkiye’de kullanılacak belge zinciri
Türk Medeni Kanunu m.595, mirasbırakanın ölümünden sonra vasiyetnamenin sulh hâkimine teslimini; m.596 ise vasiyetnamenin açılmasını düzenler. Yurt dışında düzenlenmiş veya orada muhafaza edilen belge hakkında Türkiye’deki süreç planlanırken belgenin hangi makamda bulunduğu ve hangi suretin kullanılacağı tespit edilir. Alman mahkemesinin açılma tutanağı ile Türk hukukundaki açılma işlemi aynı adla anılsa da farklı usul ve makamlar bakımından incelenmelidir.
Her iki eşin hayatta olup olmadığı, ortak vasiyetin aslı ve sonradan düzenlenen başka tasarruflar sıralanır. Türkiye’deki tapu intikaline başlanmadan mirasçılık sıfatının hangi hukuki sonuca dayandığı açıklığa kavuşturulur. Belgelerin apostil, tasdik ve yeminli tercüme ihtiyacı belgenin türüne ve uygulanabilir sözleşmelere göre kontrol edilir. Apostil, belgenin maddi olarak her yönüyle geçerli olduğunu karara bağlayan mahkeme hükmü değildir. Belgelerin hukuki etkisi tasdik işleminden ayrı değerlendirilir.
Almanya’da yaşayan çocuk tapu devrine itiraz edebilir mi?
Berliner Testament’te nihai mirasçı olarak gösterilen çocuk, hak iddiasını ilk eşin veya ikinci eşin ölümüne ilişkin düzenlemenin hangisine dayandırdığını açıklamalıdır. Türk taşınmazına uygulanacak hukuk, vasiyetin şekli, varsa saklı pay ve mirasçılık belgesi ayrı başlıklar olarak incelenir. Tenkis ve iptal davası farklı hukuki sebeplere bağlıdır. Yalnız vasiyette çocuk olarak anılmak, her aşamada tapudaki bütün payın kendisine ait olduğunu göstermez.
Çocuk veya diğer mirasçı Almanya’da bulunuyorsa Türkiye’de usulüne uygun vekâletnameyle dava ve belge işlemleri takip edilebilir. Ancak vekâletname, müvekkilin mirasçı sıfatını veya mevcut hukuki hakkını kendiliğinden ispatlamaz. Tapu kaydı, ölüme bağlı tasarruf, mirasçılık belgesi ve aile nüfus kayıtları karşılaştırılır. Hak düşürücü süre gerektiren dava türlerinde tarih araştırması ayrıca yapılır. İtirazın türü saptanmadan bütün ihtimaller için tek dava dilekçesi kullanılmamalıdır.
Türk taşınmazının tapu intikali hangi sırayla hazırlanır?
İlk belge Türkiye’deki taşınmazın güncel tapu kaydıdır. İkinci aşamada tapu malikinin veya pay sahiplerinin kimlik ve ölüm kayıtları belirlenir. Üçüncü aşamada ortak vasiyetin tam metni ve Alman düzenleme-açılma belgeleri temin edilir. Dördüncü aşamada uygulanacak hukuk MÖHUK m.20 ile milletlerarası anlaşmalar bakımından kontrol edilir. Beşinci aşamada mirasçılık ve varsa saklı pay iddiaları değerlendirilir. Böylece tapu intikali ile miras uyuşmazlığı aynı prosedür sayılmaz.
Türk Medeni Kanunu m.705 miras yoluyla taşınmaz mülkiyetinin tescilden önce kazanılmasıyla ilgili olmakla birlikte malik sıfatı ve tasarruf için sicildeki işlemler önem taşır. Birden çok mirasçı veya paydaş varsa tek kişinin satım yetkisi hakkında ayrıca inceleme yapılır. İntikal ve daha sonraki satış aynı işlem değildir. Almanya’daki mirasçının Türkiye’ye fiziksel olarak gelmesi her dosyada zorunlu kabul edilmez; ancak belge ve vekâletname şartları usulüne uygun yerine getirilmelidir.
Veraset vergisi ve iki ayrı ölümün takvimi
Berliner Testament bulunan dosyada eşlerin farklı tarihlerde vefat etmiş olması miras ve vergi bakımından ayrı olaylar oluşturabilir. Türkiye’de veraset yoluyla gerçekleşen mal intikalinde 7338 sayılı Kanun’un uygulanma şartları ve beyan süreleri incelenir. Kanun m.9 ölüm yeri ve mirasçının bulunduğu ülke gibi ölçütlere göre beyan süreleri düzenler. İlk ölümün beyannamesi ile ikinci ölümün belgelerini tek tarihli dosya gibi ele almak hatalı sonuç verebilir.
Vergi beyanı bakımından mirasın kimden kime ve ne zaman geçtiği hukukî açıdan önce belirlenmelidir. Bir Alman ortak vasiyetinin Türk taşınmazı üzerindeki etkisi çözülmeden vergi ve tapu sonucunu kesin göstermek uygun değildir. Gelir İdaresi Başkanlığının güncel rehberleri, istisnalar ve vergi tarifeleri için resmî kaynaktır. Vergisel işlem, saklı pay veya vasiyetnamenin geçerliliğine dair hukuk davasının yerine geçmez.
Başvuru dosyasında bulunması gereken belgeler
Dosya birinci bölümde vasiyetin aslı veya usulüne uygun sureti, Almanya’daki açılma tutanağı ve Erbschein veya ilgili mirasçılık belgelerini içerir. İkinci bölüm iki eşin kimlik bilgileri, evlilik durumu ve ayrı ölüm belgeleridir. Üçüncü bölüm Türkiye’deki tapu sicili, taşınmazın hangi eşe ait olduğuna ilişkin kayıtlar ve varsa önceki devir işlemleridir. Dördüncü bölüm mirasçılara ilişkin nüfus ve isim değişikliği belgeleri; beşinci bölüm dava veya idari başvuru için vekâletnamedir.
Alman vasiyetinin yalnız bir sayfasının tercümesiyle işlem sonucu çıkarılmamalıdır; birbirine bağlı tasarruflar farklı sayfalarda bulunabilir. Yeni vasiyet, tasarruftan dönme kaydı veya mahkeme belgesi varsa ayrı listelenir. Almanya’daki makamın hangi belgeyi düzenlediği ve hangi ölüm olayına ilişkin olduğu açıklanır. Türkçe çeviriyle Alman metninin mirasçı ataması, belirli mal bırakma ve hukuk seçimi ifadeleri eşleştirilir. Eksik belge varmış gibi dosyaya eklenmez; doğrulanamayan husus ayrıca araştırılacak bilgi olarak yazılır.
En sık yapılan yedi yorum hatası
İlk hata Berliner Testament ifadesinin Türk hukukundaki vasiyetnameyle bütünüyle aynı anlama geldiğinin sanılmasıdır. İkinci hata BGB §2269 uyarınca son mirasçı atanan kişilerin ilk ölümde Türkiye’deki tapuya otomatik malik sayılmasıdır. Üçüncü hata MÖHUK m.20/1’deki Türk taşınmazı kuralı ile m.20/4’teki yabancı tasarrufun şekil geçerliliğinin birbirine karıştırılmasıdır. Dördüncü hata AB 650/2012 sayılı Tüzük m.22 hukuk seçiminin Türk tapu müdürlüğünü doğrudan bağladığının söylenmesidir.
Beşinci hata Alman Erbschein’in her Türk tapu işleminde koşulsuz yeterli kabul edilmesidir. Altıncı hata Türk hukukunun uygulandığı alanda saklı pay ve iptal süresinin hiç incelenmemesidir. Yedinci hata eşlerin iki ayrı ölüm tarihinin tek miras olayı gibi değerlendirilmesidir. Hukuki güvenilirlik için belgenin türü, mirasbırakan, tapudaki pay ve uygulanacak hukuk ayrı ayrı tespit edilir. Sonuç, varsayımsal bir aile senaryosuna değil resmî belgeler ve açık kanuni maddelerle kurulmalıdır.
Sık Sorulan Sorular
Berliner Testament Türkiye’deki evi otomatik sağ kalan eşe geçirir mi?
Hayır. Türk taşınmazına uygulanacak hukuk MÖHUK m.20/1, vasiyetin şekli m.20/4 ve somut tapu kaydıyla birlikte incelenir.
Berliner Testament Alman hukukunda hangi maddede düzenlenir?
BGB §2265–2271 ortak vasiyetin şekli, karşılıklı mirasçı atama ve bağlı tasarruflara ilişkin hükümleri içerir.
Almanya’da hazırlanan ortak vasiyet Türkiye’de kesin geçersiz midir?
Hayır. Şekil için MÖHUK m.20/4 ve m.7 ile uygulanabilir Lahey Sözleşmesi değerlendirilir.
BGB §2269 neyi düzenler?
Eşlerin karşılıklı mirasçı atadığı ortak vasiyette son mirasçının yorumlanmasına ilişkin kuralı düzenler.
Türk tapulu ev için hangi hukuk uygulanır?
MÖHUK m.20/1 Türkiye’deki taşınmazlara Türk hukukunun uygulanacağını düzenler.
AB 650/2012 Tüzüğü Türk tapuda doğrudan geçerli mi?
Türkiye AB üyesi değildir; Türk taşınmazı için MÖHUK ve uygulanabilir milletlerarası anlaşmalar ayrıca uygulanır.
Alman Erbschein Türk veraset belgesinin aynısı mıdır?
Hayır. Farklı makam ve hukuk sistemlerinde düzenlenir; Türk tapu işleminin belge şartları ayrıca incelenir.
Saklı paylı mirasçılar hangi kanuna başvurur?
Türk hukukunun uygulandığı alanda TMK m.505–506 ile tenkis için m.560 ve süre yönünden m.571 önemlidir.
Ortak vasiyet daha sonra değiştirilebilir mi?
BGB §2270 ve §2271 karşılıklı tasarrufun bağlayıcılığı ve geri alınma koşullarını düzenler. Her belge kendi metniyle değerlendirilir.
Vasiyetnamenin iptal davası hangi maddede yer alır?
TMK m.557 iptal sebeplerini, m.558 davacıları, m.559 hak düşürücü süreleri düzenler.
İki eş farklı yıllarda ölmüşse nasıl işlem yapılır?
Her ölüm için ayrı mirasçılık, malvarlığı, tapu ve vergisel belge zinciri oluşturulur.
Almanya’dan Türkiye’ye gelmeden dava takip edilebilir mi?
Usulüne uygun vekâletname ve gerekli belgelerle Türk avukat aracılığıyla takip yapılabilir; yetki ve belge şartları saklıdır.
Resmî Kaynaklar ve Kanun Maddeleri
BGB §2265 – eşlerin ortak vasiyeti; BGB §2267 – el yazılı ortak vasiyet; BGB §2269 – karşılıklı mirasçı atama; BGB §2270 – birbirine bağlı tasarruflar; BGB §2271 – geri alma; 5718 sayılı MÖHUK (TBMM); Türk Medeni Kanunu (4721); AB 650/2012 Miras Tüzüğü; Almanya Federal Dışişleri, Türk-Alman miras anlaşması.
İlgili Site İçi Rehberler
Almanya’dan Türkiye’de Miras Dosyası Takibi
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun İstanbul Maslak/Sarıyer ve Mersin Akdeniz’de fiziksel ofisleri bulunmaktadır. Türkiye genelindeki miras ve taşınmaz dosyaları İstanbul ve Mersin ofislerinden yönetilir ve koordine edilir. İletişim veya +90 552 224 43 66.
Yazar: Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu sicil 3472, Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu. Hukuki kontrol tarihi: 29 Ekim 2026.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
