B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Boşanmada Düğün Takıları Kime Aittir? Yargıtay’ın Güncel Ziynet Kuralı 2026

boşanmada düğün takıları kime aittir: Boşanmada düğün takılarının aidiyeti Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin güncel içtihadıyla değişti. Anlaşma, yerel örf, kime takıldığı, cinsiyete özgü ziynet ve ispat kuralları açıklanmıştır.

Kısa cevap: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düğün takılarının aidiyetine ilişkin önceki “kime takılırsa takılsın tüm takılar kadına aittir” yaklaşımını değiştirdi. Güncel ilkeye göre önce taraflar arasında açık bir anlaşma bulunup bulunmadığına bakılır. Anlaşma yoksa iddia ve ispat edilen yerel örf ve adet uygulanır. Bu da yoksa ekonomik değer taşıyan şey kime takılmış veya verilmişse kural olarak ona aittir. Ancak takı karşı cinse özgü nitelikteyse o cinse ait kabul edilir; takı sandığına veya torbaya konulan ve her iki cinse de özgü ekonomik değerler ise ortak kabul edilir.

Bu konu boşanma davalarında en çok yanlış aktarılan alanlardan biridir. Eski internet yazılarındaki “düğünde takılan her altın kadına aittir” cümlesi artık tek başına güncel içtihadı yansıtmaz. Özellikle 2024 yılında Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin ilkesel kararlarıyla yeni bir sıralama benimsenmiştir. Bu nedenle ziynet alacağı talebi hazırlanırken takının kime takıldığı, türü, yöresel adet, tarafların anlaşması, düğün videosu ve takı listesi birlikte incelenmelidir.

Yargıtay’ın Güncel Düğün Takısı Kuralı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 tarihli 2023/5704 Esas, 2024/2402 Karar sayılı ilkesel kararında düğün takılarının paylaşımına ilişkin önceki yaklaşım değiştirilmiştir. Daire, toplumdaki düğün uygulamalarının çeşitlenmesini ve sadece kadına özgü ziynetlerin değil, nakit, döviz, gram altın ve erkeğe özgü eşyaların da hediye edilmesini dikkate alarak yeni bir sistem kurmuştur.

Bu sisteme göre ilk olarak taraflar arasında ziynetlerin paylaşımı hakkında anlaşma varsa anlaşma uygulanır. Böyle bir anlaşma yoksa yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilmişse o adet dikkate alınır. Bunların hiçbiri yoksa erkeğe ve kadına takılan veya verilen ekonomik değer taşıyan şey kural olarak takılan veya verilen eşe aittir.

Bunun önemli bir istisnası vardır. Takılan eşya yalnızca karşı cinse özgü ise takılan kişiye değil, o eşyanın özgü olduğu cinse ait sayılır. Örneğin niteliği itibarıyla kadına özgü bir bilezik erkeğin üzerine takılmış olsa dahi kadına verilmiş kabul edilebilir. Özgü olma konusunda uyuşmazlık varsa bilirkişi incelemesi yapılır.

“Düğünde Takılan Her Şey Kadına Aittir” Kuralı Neden Artık Eksik?

Yargıtay’ın önceki yıllardaki kararlarında, aksine bir anlaşma veya örf-adet kuralı bulunmadıkça düğünde hangi eşe takılırsa takılsın ziynetlerin kadına bağışlanmış sayıldığı görüşü yaygındı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun da bu yönde kararları bulunuyordu.

Ancak 2. Hukuk Dairesi 2024 yılında içtihat değişikliğine gitti. Güncel uygulamada eski kararı tarihini belirtmeden mutlak kural gibi aktarmak doğru değildir. Dava dilekçesinde hangi dönemin içtihadına dayanıldığı ve son ilkesel yaklaşımın somut olaya nasıl uygulanacağı açıklanmalıdır.

2024 sonrası kararlarda da yeni yaklaşımın tekrarlandığı görülmektedir. Bu nedenle özellikle 2026 yılında açılan veya devam eden bir ziynet davasında güncel içtihat mutlaka kontrol edilmelidir.

Ziynet Aidiyetinde Uygulanacak Sıralama

Birinci basamak tarafların anlaşmasıdır. Düğünden önce veya sonra takıların nasıl paylaşılacağı konusunda geçerli ve ispatlanabilir bir anlaşma yapılmışsa mahkeme önce bu iradeyi inceler. Anlaşmanın içeriği açık olmalıdır; “takılar ortak kullanılacaktır” gibi ifadelerin kapsamı somutlaştırılır.

İkinci basamak yerel örf ve adettir. Taraflardan biri “bizim yörede erkeğe takılan altınlar damada aittir” veya tam tersini ileri sürüyorsa bu yerel uygulamanın gerçekten varlığını ispatlamalıdır. Örf ve adet yalnız soyut tanık cümlesiyle değil, somut yerel uygulama ve diğer delillerle desteklenmelidir.

Üçüncü basamak kime takıldığı veya verildiğidir. Anlaşma ve ispatlanmış örf yoksa ekonomik değer taşıyan şey kime takılmışsa kural olarak o eşe aittir.

Dördüncü basamak cinsiyete özgü olma istisnasıdır. Takı karşı cinse özgüyse aidiyet buna göre belirlenir. Özgü olma teknik veya sektörel bilgi gerektiriyorsa kuyumcu bilirkişiden rapor alınır.

Kadına Özgü Takılar Kime Aittir?

Bilezik, kadın takı seti, kadın kolyesi, kadın küpesi ve benzeri niteliği itibarıyla kadın kullanımına özgü ziynetler kural olarak kadına ait kabul edilir. Takının düğünde erkeğin üzerine takılmış olması tek başına bu sonucu değiştirmez. Yargıtay’ın yeni yaklaşımında cinsiyete özgülük ayrı bir aidiyet ölçütüdür.

Ancak her altın eşya otomatik olarak “kadına özgü” değildir. Gram altın, çeyrek altın, yarım altın, tam altın, Cumhuriyet altını, nakit para ve döviz gibi yatırım niteliğinde ve her iki cinse de verilebilen ekonomik değerler açısından kime takıldığı veya takı sandığına konulup konulmadığı önem kazanır.

Erkeğe Takılan Çeyrek Altın ve Para Kime Aittir?

Güncel ilkeye göre erkeğe takılan ve her iki cinse de özgü ekonomik değerler kural olarak erkeğe aittir. Bu nedenle “erkeğe takılan tüm çeyrek altınlar da kadına aittir” şeklindeki eski genelleme artık güvenli bir hukuk cümlesi değildir.

Örneğin damadın yakasına takılan çeyrek altınlar, taraflar arasında farklı bir anlaşma veya ispatlanmış yerel adet yoksa ve eşyanın niteliği her iki cinse de özgüyse damada ait kabul edilir. Aynı şekilde gelinin üzerine takılan ortak nitelikteki ekonomik değer de kural olarak geline ait olur.

Takının kime takıldığı konusunda düğün videosu, fotoğraflar, takı listesi ve tanık anlatımları önemlidir. Görüntülerin bilirkişi tarafından tek tek incelenmesi gerekebilir.

Takı Sandığına veya Torbasına Atılan Altınlar

Yargıtay’ın yeni ilkesinde takı sandığı veya torbasına konulan ekonomik değerler için ayrı yaklaşım benimsenmiştir. Sandığa konulan şey yalnız kadına özgüyse kadına, yalnız erkeğe özgüyse erkeğe ait sayılır. Her iki cinse de özgü nitelikteyse ortak kabul edilir.

Bu nedenle düğünde hiçbir eşin üzerine takılmadan doğrudan ortak takı kutusuna atılan çeyrek altın, gram altın, nakit veya dövizler bakımından ortaklık gündeme gelir. Dava açılırken bu değerlerin miktarının ve sandığa konulduğunun ayrıca ispatlanması gerekir.

Ziynet Alacağı Davasında İspat Yükü

Ziynet davasında talepte bulunan taraf önce talep ettiği ziynetlerin varlığını, cinsini, sayısını ve miktarını ispatlamalıdır. “Düğünde çok altın takıldı” şeklindeki belirsiz ifade yeterli değildir. Mümkünse her ziynet kalemi gram, ayar, tür ve sayı olarak belirtilmelidir.

Sonra bu ziynetlerin kendi mülkiyetinde olduğunu ve karşı tarafta kaldığını veya karşı tarafça alındığını ispat etmelidir. Düğün videosu ve fotoğraflar ziynetlerin varlığını gösterebilir; ancak ziynetlerin daha sonra kimin zilyetliğine geçtiğini her zaman tek başına göstermez. Bu konuda tanık, banka hareketi, kuyumcu işlemi, mesajlaşma ve taraf ikrarı önem kazanabilir.

HMK m.190 genel ispat yükü kuralına göre iddia ettiği vakıadan lehine hak çıkaran taraf bu vakıayı ispatlar. Hukuka aykırı deliller HMK m.189/2 gereğince dikkate alınmaz. Site içindeki HMK 190 ispat yükü rehberi bu ayrımı ayrıntılı açıklar.

Düğün Takıları Bozdurulduysa Ne Olur?

Ziynetlerin evlilik sırasında araba, ev, mobilya, borç veya düğün gideri için bozdurulması sık karşılaşılan bir durumdur. Aidiyeti bir eşe ait olan ziynet, diğer eş tarafından alınarak bozdurulmuşsa iade yükümlülüğü gündeme gelir. “Aile için harcandı” savunması tek başına her durumda borcu sona erdirmez.

Ziynet sahibinin bu değerleri geri istememek üzere verdiği iddia ediliyorsa bu hususun ispatı gerekir. Borcun aile giderinde kullanılmış olması ile bağış veya geri istememe iradesi aynı şey değildir.

Takılarla taşınmaz alınmışsa uyuşmazlık yalnız ziynet alacağı değil katkı ve mal rejimi talepleriyle de kesişebilir. Hangi talebin ileri sürüleceği somut para akışına göre belirlenmelidir.

Düğün Takıları Mal Paylaşımına Girer mi?

TMK m.220, eşlerden birinin kişisel kullanımına yarayan eşyaları ve karşılıksız kazanımları kişisel mal olarak düzenler. Ziynetlerin aidiyeti belirlendikten sonra bu malvarlığı değerinin mal rejimindeki niteliği ayrıca değerlendirilir.

Bir eşe bağışlanan veya ona ait olduğu belirlenen ziynet kural olarak onun kişisel malı niteliğindedir. Ziynetin satılıp başka mal alınması hâlinde kişisel mal yerine geçen değer iddiası TMK m.220/4 kapsamında gündeme gelebilir. Ancak para akışının ispatlanması gerekir.

Mal rejimi hakkında boşanmada ev kimin olur? rehberi ile kişisel mal-edilmiş mal ayrımı birlikte incelenebilir.

Ziynet Davası Boşanmayla Birlikte Açılabilir mi?

Ziynet alacağı boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebilir veya ayrı dava konusu yapılabilir. Talebin hukuki niteliği, görev, harç ve zamanaşımı hesabı somut isteme göre belirlenir. Ziynet talebi boşanmanın fer’î sonucu değildir; ayrı malvarlığı talebidir ve açıkça ileri sürülmelidir.

Mahkeme taleple bağlıdır. Talep edilmeyen ziynet hakkında kendiliğinden hüküm kurulmaz. HMK m.26’daki taleple bağlılık ilkesi bu nedenle önemlidir. Dava dilekçesinde aynen iade, mümkün değilse bedel istemi açık kurulmalıdır.

Düğün Videosu Nasıl İncelenir?

Düğün videosu dosyaya sunulduğunda mahkeme kuyumcu bilirkişiden görüntülerdeki ziynetleri tür, sayı, ayar ve tahmini gram bakımından belirlemesini isteyebilir. Görüntü çözünürlüğü yetersizse rapor kesinlik derecesini açıklamalıdır.

Takının kime takıldığı yeni içtihat bakımından daha önemli hâle geldiği için bilirkişi incelemesinde yalnız “toplam altın miktarı” değil, her bir takının hangi eşe takıldığı veya sandığa konulduğu da mümkün olduğunca belirlenmelidir.

Video üzerinde kesme, montaj veya tarih tartışması varsa elektronik delilin bütünlüğü ayrıca incelenir. HMK 199 elektronik delil rehberi bu konuda yardımcıdır.

Ziynet Davası İçin Kontrol Listesi

  1. Düğün videosunun orijinal kopyasını saklayın.
  2. Fotoğrafları yüksek çözünürlükte temin edin.
  3. Takı listesini ve varsa düğün salonu kayıtlarını alın.
  4. Her takının kime takıldığını ayrı listeleyin.
  5. Takı sandığına konulan değerleri ayrıca belirleyin.
  6. Taraflar arasında paylaşım anlaşması varsa saklayın.
  7. Yerel örf iddia edilecekse somut delil hazırlayın.
  8. Ziynetlerin sonradan kimde kaldığını gösteren delilleri toplayın.
  9. Bozdurma varsa banka ve kuyumcu kayıtlarını araştırın.
  10. Dava değerini güncel bedel hesabıyla belirleyin.

Uygulama Örnekleri

Örnek 1: Gelinin koluna 8 adet kadın bileziği takılmışsa bu ziynetler kadına ait kabul edilir. Daha sonra erkek eş tarafından bozdurulduğu ispatlanmışsa iade veya bedel talebi gündeme gelir.

Örnek 2: Damadın yakasına 40 çeyrek altın takılmış ve taraflar arasında başka anlaşma veya ispatlanmış yerel adet yoksa, bu altınların her iki cinse de özgü ekonomik değer olması nedeniyle erkeğe ait olduğu yönündeki güncel ilke uygulanır.

Örnek 3: 30 çeyrek altın doğrudan ortak takı sandığına atılmışsa, her iki cinse özgü değer olduğundan ortak kabul edilmesi gündeme gelir.

Örnek 4: Erkeğin üzerine kadın kullanımına özgü bir bilezik takılmışsa cinsiyete özgülük istisnası nedeniyle bu bileziğin kadına ait olduğu değerlendirilir.

Mersin Uygulaması ve Türkiye Genelinde Dosya Takibi

Ziynet alacağı uyuşmazlıklarında aile mahkemesinin görev alanı ve taleple bağlantılı usul kuralları dikkate alınır. Mersin’deki dosyalarda da Yargıtay’ın güncel ilkesel yaklaşımı ve HMK ispat kuralları uygulanır. Türkiye genelinde dosya takibi Mersin’den yönetilir; takının aidiyeti şehirden şehre değişen bir kanun kuralına değil, varsa ispatlanan yerel örf ve somut delile göre belirlenir.

Resmî ve Yargısal Dayanak

Temel hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.220 ve 222 ile 6100 sayılı HMK m.26, 189, 190 ve devamıdır. Güncel yaklaşım bakımından Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 tarihli 2023/5704 E., 2024/2402 K. ve aynı yaklaşımı sürdüren sonraki kararları önem taşır. Yargıtay kararları Yargıtay Karar Arama üzerinden kontrol edilebilir.

Sık Sorulan Sorular

Düğünde takılan bütün altınlar kadına mı aittir?

Güncel Yargıtay yaklaşımına göre hayır. Anlaşma, ispatlanan örf, kime takıldığı ve takının cinsiyete özgü olup olmadığı sırasıyla değerlendirilir.

Erkeğe takılan çeyrek altın kime aittir?

Aksine anlaşma veya ispatlanmış örf yoksa ve altın her iki cinse özgü ekonomik değer niteliğindeyse kural olarak erkeğe aittir.

Kadına takılan çeyrek altın kime aittir?

Aynı sistem gereğince kural olarak kadına aittir.

Takı sandığına atılan altınlar kimin?

Her iki cinse de özgü değerler ortak kabul edilir. Cinsiyete özgü eşya varsa ilgili cinse ait sayılır.

Erkeğe takılan bilezik kadının olabilir mi?

Bilezik niteliği itibarıyla kadına özgüyse cinsiyete özgülük kuralı uygulanır ve kadına ait kabul edilebilir.

Takılar ev için bozdurulduysa geri istenir mi?

Aidiyeti bir eşe ait olan ziynet diğer eşçe bozdurulmuşsa, geri istememek üzere verildiği ispatlanmadıkça iade yükümlülüğü gündeme gelir.

Düğün videosu yeterli delil midir?

Ziynetlerin varlığı ve kime takıldığı bakımından güçlü delildir; ancak ziynetlerin sonradan kimde kaldığı ayrıca ispat gerektirebilir.

Ziynet davası boşanmayla birlikte açılır mı?

Evet, açık talep ve usul şartlarıyla birlikte ileri sürülebilir; ayrıca ayrı dava da açılabilir.

Yerel adet nasıl ispatlanır?

Tanıklar ve bölgesel uygulamayı gösteren somut delillerle ispatlanır. Soyut “bizde böyledir” cümlesi her durumda yeterli değildir.

Takılar kişisel mal mıdır?

Aidiyeti bir eşe ait olduğu belirlenen ziynet, karşılıksız kazanım veya kişisel kullanım niteliğine göre TMK m.220 kapsamında kişisel mal sayılır.

Sonuç

Düğün takılarında 2026 itibarıyla eski “her şey kadına aittir” genellemesiyle hareket edilmemelidir. Güncel Yargıtay yaklaşımı anlaşmayı, ispatlanan yerel örfü, takının kime takıldığını, cinsiyete özgülüğünü ve takı sandığına konulup konulmadığını birlikte değerlendirir. Ziynet davasının başarısı yalnız hukuki kurala değil, düğün görüntülerinin, takı listesinin, zilyetlik ve bozdurma delillerinin doğru sunulmasına bağlıdır.

Ziynet Alacağında Delil ve Miktar Kontrolü

Düğün takılarının aidiyeti kadar hangi ziynetin gerçekten takıldığı ve sonradan kimin elinde kaldığı da ispatlanmalıdır. Düğün videosu, fotoğraflar, takı törenini gören tanıklar, kuyumcu kayıtları, banka hareketleri ve tarafların yazışmaları birlikte değerlendirilir. Görüntüde görülen takının türü, ağırlığı ve ayarı tartışmalıysa bilirkişi incelemesi gerekir.

Talep mümkün olduğunca adet, tür, gram ve ayar ayrımıyla kurulmalıdır. Ziynet alacağı ile mal rejiminin tasfiyesi aynı hukuki talep değildir. Kişisel ziynet, edinilmiş mallara katılma hesabı ve ev eşyalarının paylaşımı ayrı hukuki temellere dayanır; dava ve deliller buna göre ayrıştırılır.

Ziynet Davasında Talep Sonucu ve Değer Hesabı

Ziynet uyuşmazlığında yalnız takının kime ait olduğunun belirlenmesi yetmez; dava sonunda ne istendiği de açık kurulmalıdır. Ziynetler mevcutsa aynen iade talebi, mevcut değilse bedel talebi ve bu bedelin hangi tarih ile hangi piyasa verisine göre hesaplandığı ayrıştırılır. Düğün fotoğrafı veya videosu takının varlığını destekleyebilir; gram, ayar ve nitelik konusunda tereddüt varsa kuyumcu veya bilirkişi incelemesi gerekir. Takıların bir kısmının bozdurulduğu, aile ihtiyacı için kullanıldığı veya taraflardan birine geri verildiği ileri sürülüyorsa bu iddialar da ayrı ayrı ispatlanmalıdır.

Yargılama sırasında ziynet listesinin soyut bırakılması infaz aşamasında yeni sorun doğurur. Bu nedenle her kalem mümkün olduğunca “adet + tür + gram/ayar” biçiminde gösterilir. Aynen teslim mümkün değilse hükümde bedel karşılığının nasıl belirleneceğinin açık olması gerekir. Ziynet alacağı davası ile edinilmiş mallara katılma alacağı aynı hukuki hesap değildir; ziynet kişisel mal niteliği, mal rejimi ise TMK m.218 ve devamındaki tasfiye kuralları üzerinden incelenir. Aynı olayda her iki talep bulunuyorsa delil ve hesap tabloları ayrı tutulmalıdır.

Dava öncesinde düğün kayıtlarının asılları, yüksek çözünürlüklü görüntüler, kuyumcu faturaları, banka kayıtları ve taraf yazışmaları korunmalıdır. Görüntülerin sonradan sıkıştırılması veya düzenlenmesi teknik incelemeyi zorlaştırabilir. İspat değerlendirmesi için ziynet eşyası alacağı davası ve elektronik görüntüler bakımından HMK 199 elektronik delil rehberleri birlikte incelenebilir.

Boşanmada Düğün Takıları İçin Dava Stratejisi

Boşanmada düğün takıları uyuşmazlığında dava stratejisi, önce talep edilen ziynetlerin somutlaştırılmasıyla kurulmalıdır. Her kalem için mümkün olduğunca tür, adet, gram, ayar ve takıldığı kişi belirtilir. Düğün videosu, yüksek çözünürlüklü fotoğraflar, kuyumcu kayıtları, banka hareketleri ve takı törenini gören tanıklar aynı zaman çizelgesinde değerlendirilir. Görüntüde takının varlığı görülse bile ağırlık veya ayar tartışmalıysa bilirkişi incelemesi gerekir. Sonradan bozdurulduğu ileri sürülen ziynetler yönünden satış veya bozdurma işleminin tarihi, bedeli ve paranın hangi amaçla kullanıldığı ayrıca araştırılır.

Tarafların düğün öncesi veya sonrasında ziynetlerin aidiyetine ya da kullanımına ilişkin açık anlaşması bulunuyorsa bu belge saklanmalıdır. Güncel Yargıtay yaklaşımında taraf anlaşması ve ispat edilen yerel örf, aidiyet değerlendirmesinde önem taşır. Soyut biçimde “bizim yörede takılar eşe aittir” demek yeterli değildir; örf iddiası somut çevre, tanık ve uygulamayla desteklenmelidir.

Ziynet alacağı ile mal rejimi tasfiyesi aynı dava konusu değildir. Ziynet kişisel mal niteliği, edinilmiş mallara katılma alacağı ise TMK m.218 ve devamındaki tasfiye sistemi üzerinden değerlendirilir. Aynı dosyada her iki talep bulunuyorsa hangi para veya malın hangi hukuki sebebe dayandığı ayrı tabloda gösterilmelidir. Bu ayrım hem harç hesabını hem bilirkişi incelemesini hem de hükmün infazını kolaylaştırır.

Düğün Takılarında İcra ve Tahsil Aşaması

Ziynet alacağına ilişkin hüküm icraya konulduğunda, hükümde aynen teslim veya bedel seçeneklerinin nasıl kurulduğu önem kazanır. Hüküm belirli ziynetlerin aynen iadesini öngörüyorsa icra emrindeki talep hükmün kapsamını aşamaz. Aynen teslim mümkün değilse hükümdeki bedel ve değerleme yöntemi esas alınır. Bu nedenle dava aşamasında ziynetlerin türü, adedi ve niteliği ne kadar açık belirlenirse tahsil aşamasında o kadar az uyuşmazlık çıkar.

Taraflar dava sürerken ziynetlerin bir kısmını teslim etmiş veya bedelin bir bölümünü ödemişse bu işlemler yazılı tutanak ve banka kaydıyla belgelenmelidir. Sonradan aynı kalem için mükerrer tahsilat yapılmaması adına hangi ziynetin teslim edildiği veya hangi bedelin hangi kaleme mahsup edildiği açıkça gösterilir. Böylece dava, bilirkişi ve icra aşamalarındaki hesap aynı veri seti üzerinden yürütülür.

Son editör notu: Boşanmada düğün takıları talebi hazırlanırken ziynet listesi, görüntü kayıtları ve varsa teslim/bozdurma belgeleri aynı çizelgede eşleştirilmelidir. Bu yöntem, hem aidiyet tartışmasını hem miktar hesabını hem de icra aşamasındaki mükerrer tahsilat riskini azaltır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp