Bulgaristan Boşanma Kararındaki Nafaka Türkiye’de Nasıl Tahsil Edilir? MÖHUK m.50–54 | 2026
Kısa ve net cevap: Bulgaristan mahkemesinin kesinleşmiş boşanma kararında eş veya çocuk lehine hükmedilmiş nafaka, Türkiye’de borçlunun maaşı, banka hesabı veya malvarlığı üzerinde cebri icra yoluyla tahsil edilecekse yabancı kararın Türkiye’de icra kabiliyeti kazanması gerekir. Genel hukuki dayanak 5718 sayılı MÖHUK m.50-57’deki tenfiz rejimidir. Yalnız boşanmanın Türk nüfusuna işlenmiş olması veya MÖHUK m.58 uyarınca tanınması, nafaka hükmünü otomatik olarak Türk icra dairesinde takip edilebilir hale getirmez. Tenfiz talebinde yabancı ilamın Bulgaristan hukukuna göre kesinleşmesi, gerekli belge ve tercümelerin sunulması ve MÖHUK m.54’teki şartların bulunması aranır. Nafaka konusunda Türkiye ile Bulgaristan bakımından uygulanabilir uluslararası sözleşme varsa özel sözleşme mekanizması ayrıca dikkate alınır; ancak sırf “Bulgaristan kararı var” denilerek Türk icra dairesinde doğrudan haciz başlatılamaz.

Bulgaristan’daki nafaka kararı için neden yalnız tanıma yetmez?
Yabancı boşanma kararındaki iki farklı hukuki sonuç birbirinden ayrılmalıdır. Birinci sonuç evliliğin sona ermesidir. Bu bir statü hükmüdür ve Türkiye’de kabul edilmesi için 5490 sayılı Kanun m.27/A kapsamında idari tescil veya şartlarına göre MÖHUK m.58 kapsamında tanıma yeterli olabilir. İkinci sonuç ise bir tarafın diğerine belirli miktarda para ödemesine ilişkin eda hükmüdür. Eda hükmünün Türkiye’de zorla yerine getirilmesi tenfiz gerektirir.
Örneğin Bulgar mahkemesi boşanmaya ve eski eşin her ay 800 leva nafaka ödemesine karar vermiş olsun. Türkiye’de yalnız boşanmanın nüfusa tescili yapılırsa kişi Türk kayıtlarında boşanmış görünür; fakat 800 levalık nafaka hükmü bu işlem nedeniyle kendiliğinden Türk icra ilamına dönüşmez. Borçlunun Türkiye’deki banka hesabına veya maaşına haciz konulabilmesi için yabancı nafaka hükmünün icra edilebilirliği sağlanmalıdır.
Bu ayrım, Bulgaristan boşanma kararında tanıma ve tenfiz farkı rehberimizde genel olarak açıklanmıştır. Bu yazının konusu ise yalnız nafaka alacağının Türkiye’de tahsili ve tenfizidir.
MÖHUK m.50 yabancı nafaka kararının icrası hakkında ne düzenler?
5718 sayılı MÖHUK m.50’ye göre yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararı vermesine bağlıdır. Bulgar mahkemesinin boşanma ilamındaki nafaka hükmü bu genel rejimin kapsamına girer.
Kanunun güncel metni resmî MÖHUK metninden kontrol edilebilir. Tenfiz mahkemesi, Bulgar mahkemesinin nafaka miktarını neden o tutarda belirlediğini baştan inceleyen yeni bir nafaka davası görmez. Denetim, MÖHUK’un tanıma ve tenfiz şartlarıyla sınırlıdır.
Yabancı kararın kesinleşmiş olması temel şarttır. Kararın yalnız verilmiş olması veya icra edilebilir bir ara tedbir niteliği taşıması, MÖHUK m.50’deki kesinleşmiş ilam şartını otomatik olarak karşılamaz. Bulgar hukukunda kararın kesinleşme tarihi ve belgesi doğru şekilde dosyaya konulmalıdır.
Bulgaristan’daki nafaka kararı bir mahkeme ilamı değil başka bir makam veya anlaşma belgesi niteliğindeyse, belgenin tenfiz edilebilir yabancı ilam olup olmadığı ayrıca değerlendirilir. Noter anlaşması ile mahkeme hükmü aynı hukuki kategori değildir.
MÖHUK m.54’teki tenfiz şartları nafaka dosyasında nasıl uygulanır?
MÖHUK m.54, yabancı ilamın tenfizi için temel şartları düzenler. Bunlardan biri Türkiye ile kararın verildiği devlet arasında karşılıklılık bulunmasıdır. Karşılıklılık bir anlaşmaya, kanun hükmüne veya fiilî uygulamaya dayanabilir. Nafaka bakımından ayrıca Türkiye ve Bulgaristan’ın taraf olduğu özel milletlerarası sözleşmeler varsa öncelikle sözleşmenin uygulama alanı incelenir.
İkinci olarak yabancı ilamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olması gerekir. Nafaka ve boşanma ilişkisi, sırf taraflardan birinin Türk olması nedeniyle genel olarak Türk mahkemelerinin münhasır alanına dönüşmez.
Üçüncü önemli şart, hükmün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamasıdır. Bulgaristan’da nafaka hesabının Türk hukukundaki hesap yönteminden farklı olması tek başına açık kamu düzeni aykırılığı oluşturmaz. Kamu düzeni denetimi yabancı kararın esasını yeniden görmek amacıyla kullanılamaz.
Dördüncü alan savunma hakkıdır. Kendisine karşı tenfiz istenen kişi, Bulgaristan’daki yargılamaya usulüne uygun çağrılmadığını veya temsil edilme/savunma imkânının verilmediğini kanunda öngörülen çerçevede ileri sürebilir. Özellikle gıyapta verilen kararlarda tebligat belgeleri önem kazanır.
Bulgaristan nafaka kararının tenfizinde görevli ve yetkili mahkeme hangisidir?
MÖHUK m.51 uyarınca tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir. Uyuşmazlık aile hukukundan kaynaklanan nafaka hükmü olduğundan uygulamada aile mahkemesi; aile mahkemesinin bulunmadığı yerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar.
Yetkili mahkeme, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesidir. Türkiye’de yerleşim yeri yoksa sakin olduğu yer; Türkiye’de yerleşim ve sakin olunan yer de yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri kanundaki alternatif yetkiyi oluşturur.
Nafaka alacaklısının Türkiye’de bulunduğu her yerde dava açma serbestisi yoktur. Yetkinin MÖHUK m.51’e uygun belirlenmesi usul ekonomisi açısından önemlidir. Yanlış yetki seçimi dosyayı geciktirebilir.
Boşanmanın kendisinin henüz Türkiye’de tanınmamış olması durumunda nafaka hükmünün tenfiziyle birlikte yabancı kararın gerekli kısımlarının tanınması da talep konusu içinde yapılandırılabilir. Dava dilekçesinde hangi hükümlerin yalnız tanınmasının, hangilerinin tenfizinin istendiği açık yazılmalıdır.
Tenfiz davasında Bulgaristan’dan hangi belgeler alınmalıdır?
Temel belge Bulgar mahkemesinin nafakayı içeren kararının yetkili makamca onanmış aslı veya usulüne uygun resmî örneğidir. Kararın yalnız ilk sayfası veya kısa karar özeti yeterli değildir; hüküm fıkrası ve taraf bilgileri eksiksiz görünmelidir.
İkinci zorunlu belge kararın Bulgaristan hukukuna göre kesinleştiğini gösteren şerh veya resmî belgedir. Karar tarihiyle kesinleşme tarihi farklı olabileceğinden, kesinleşme varsayıma bırakılamaz. Birikmiş nafakanın hangi dönemden itibaren hesaplanacağı bakımından da bu tarihler önemlidir.
MÖHUK m.53 çerçevesinde ilam ve kesinleşme belgesinin Türkçe tercümeleri hazırlanır. Türkiye ve Bulgaristan’ın taraf olduğu 1961 Apostil Sözleşmesi kapsamında kalan Bulgar kamu belgelerinde apostil, klasik diplomatik tasdik zincirinin yerine geçebilir. Taraflık durumu HCCH resmî tablosundan görülebilir.
Tarafların ad veya soyadları iki ülke belgelerinde farklıysa aynı kişi olduklarını gösteren evlilik, doğum, pasaport veya isim değişikliği belgeleri de eklenmelidir. Belge tasdikinin ayrıntıları için Bulgaristan belgelerinde apostil ve tercüme rehberimize bakılabilir.
Birikmiş nafaka, kur ve faiz nasıl ele alınır?
Yabancı karar aylık dönemler halinde nafaka öngörüyorsa her vade ayrı doğar. Hangi dönemlerin ödenmediği, Bulgar kararının hangi tarihten itibaren nafaka yükümlülüğü kurduğu ve sonradan miktar değişikliği yapılıp yapılmadığı belgeyle ortaya konulmalıdır.
Tenfiz mahkemesinin görevi yeni bir nafaka miktarı belirlemek değildir. Bulgar ilamında hükmedilen ödeme yükümlülüğünün Türkiye’de icra edilebilirliğini sağlar. Kararın para birimi leva veya euro ise icra aşamasında yabancı para alacaklarına ilişkin Türk borçlar ve icra hukuku hükümleri uygulanır.
Faiz bakımından öncelikle yabancı ilamın hüküm fıkrası incelenir. Kararda belirli faiz veya temerrüt düzenlemesi varsa tenfiz talebinin kapsamı buna göre kurulur. Yabancı ilamın hükmetmediği bir alacak unsurunu tenfiz mahkemesinden yeni bir yabancı hüküm gibi eklemek mümkün değildir.
Birikmiş nafaka kalemleri için ödeme kayıtları önemlidir. Borçlu Bulgaristan’da veya başka ülkede yaptığı banka ödemelerini belgeleyebilir. Aynı dönem için mükerrer tahsilat yapılamaz. Bu nedenle alacak hesabı ay ay hazırlanmalıdır.
Tenfiz kararı alındıktan sonra Türkiye’de nasıl icra takibi yapılır?
Tenfiz kararıyla yabancı nafaka ilamı Türkiye’de cebri icra gücü kazanır. Kesinleşme ve icra edilebilirlik durumuna göre ilamlı icra süreci başlatılır; borçlunun Türkiye’deki malvarlığı, banka hesapları ve ücret alacakları bakımından İcra ve İflas Kanunu hükümleri uygulanır.
Nafaka alacakları Türk icra hukukunda özel korumaya sahip olabilir. Maaş haczi, güncel nafaka ile birikmiş nafakanın ayrımı ve sıra meseleleri somut takipte İİK hükümlerine göre ele alınır. Ancak yabancı karara dayanılarak işlem yapılabilmesinin ön şartı, kararın Türkiye’de icra edilebilir hale gelmesidir.
Borçlu Türkiye’de malvarlığı bulundurmuyorsa tenfiz kararı tek başına fiilî tahsil garantisi vermez. Tenfiz, hukuki icra imkânını sağlar; tahsil için borçlunun haczedilebilir malvarlığının araştırılması gerekir.
Alacaklının Bulgaristan’da da takip yürütmesi halinde aynı borç için yapılan tahsilatlar Türkiye’deki hesapta dikkate alınmalıdır. İki ülkede paralel tahsil süreci mükerrer ödeme doğurmamalıdır.
Bulgaristan’daki çocuk nafakası kararında durum farklı mı?
Çocuk nafakası da yabancı mahkeme kararındaki para ödeme hükmüdür. Türkiye’de cebri icrası için genel olarak yabancı kararın icra kabiliyeti sağlanmalıdır. Bununla birlikte çocuk nafakası uluslararası tahsil konusunda özel sözleşmelerin en güçlü uygulama alanlarından biridir.
Türkiye ve Bulgaristan bakımından yürürlükte olan nafaka tahsiline ilişkin uluslararası sözleşmelerin kapsamı, başvurunun merkezî makam yoluyla mı yoksa doğrudan tenfiz davasıyla mı daha uygun yürütüleceğini etkileyebilir. Özel sözleşme uygulanıyorsa MÖHUK genel hükümleri sözleşmeyle birlikte değerlendirilir; uluslararası sözleşmelerin kanunlar karşısındaki yeri Anayasa m.90 çerçevesindedir.
Çocuğun üstün yararı, nafaka alacağının tahsilinde temel ilkedir. Ancak bu ilke belge ve kesinleşme şartlarını ortadan kaldırmaz. Kararın hangi çocuk için, hangi dönem ve tutarda nafaka öngördüğü açık olmalıdır.
Velayet kararı ile nafaka kararı da birbirine karıştırılmamalıdır. Velayetin Türkiye’de tanınması/uygulanması farklı bir statü ve çocuk hukuku meselesidir. Bu konu için Bulgaristan velayet kararının Türkiye’de tanınması ve uygulanması rehberimiz ayrıca hazırlanmıştır.
Nafaka borçlusu tenfiz davasında hangi itirazları ileri sürebilir?
Borçlu, Türk mahkemesinden Bulgar kararının esasını yeniden görmesini isteyemez. “Nafaka miktarı bana göre fazla” veya “Bulgar mahkemesi delilleri yanlış değerlendirdi” şeklindeki esas itirazları, kural olarak tenfiz davasını yeni bir istinaf/temyiz yargılamasına dönüştürmez.
Buna karşılık MÖHUK m.54’te düzenlenen tenfiz şartlarına ilişkin itirazlar ileri sürülebilir. Kararın kesinleşmediği, usulüne uygun tebligat yapılmadığı, savunma hakkının ihlal edildiği, kamu düzenine açık aykırılık bulunduğu veya ilgili yetki koşulunun gerçekleşmediği iddiaları kanuni çerçevede değerlendirilir.
Borçlu ayrıca borcun tamamen veya kısmen ödendiğini belgelendirebilir. Bu husus yabancı ilamın doğruluğuna değil, alacağın mevcut olup olmadığına ilişkindir. Banka dekontları, Bulgaristan’daki icra ödemeleri veya tarafların yazılı mahsup anlaşmaları önem taşıyabilir.
Karar sonradan Bulgaristan’da değiştirilmiş veya nafaka kaldırılmışsa en güncel kesinleşmiş kararın dosyaya sunulması gerekir. Eski kararın artık yürürlükte olmayan miktarı üzerinden tahsil talep edilmemelidir.
Bulgaristan’da nafaka kararı var ama borçlu Türkiye’deyse hangi sıra izlenir?
Önce kararın tam ve kesinleşmiş örneği alınır. Ardından kararın Türkiye’de doğrudan uygulanmasına imkân veren özel bir uluslararası sözleşmenin somut nafaka türüne uygulanıp uygulanmadığı kontrol edilir. Genel MÖHUK yolu kullanılacaksa tenfiz için yetkili Türk mahkemesi belirlenir.
Karar, kesinleşme belgesi, apostil/tasdik ve Türkçe tercümeler hazırlanır. Dilekçede boşanmanın tanınması gerekiyorsa bu talep ile nafaka hükmünün tenfizi birbirinden açık biçimde ayrılır. Hükmedilen nafaka dönemleri ve birikmiş alacak tablosu dosyaya eklenir.
Tenfiz kararı sonrasında Türk icra hukuku çerçevesinde ilamlı takip yapılır. Borçlunun maaşı, banka hesabı veya taşınmazı gibi haczedilebilir değerleri takipte araştırılır. Ödeme yapılmış dönemler düşülür.
Bu sıralama, “önce icra takibi başlatıp yabancı kararı sonradan tamamlarız” yaklaşımından daha güvenlidir; çünkü yabancı kararın Türkiye’de icra edilebilirliği cebri takibin hukuki temelidir.
Sık Sorulan Sorular
Bulgaristan nafaka kararı Türkiye’de doğrudan icraya konabilir mi?
Genel kural olarak hayır. Yabancı kararın Türkiye’de icra kabiliyeti kazanması için MÖHUK m.50 ve devamındaki tenfiz rejimi veya uygulanabilir özel uluslararası sözleşme mekanizması kullanılmalıdır.
Boşanma nüfusa işlendiğinde nafaka da otomatik geçerli olur mu?
Hayır. Medeni hâlin tescili ile para hükmünün cebri icrası farklıdır.
Tanıma kararı nafaka için yeterli mi?
Nafakanın Türkiye’de zorla tahsili isteniyorsa tanıma tek başına yeterli değildir; icra edilebilir hüküm için tenfiz gerekir.
Kararın kesinleşmiş olması zorunlu mu?
MÖHUK m.50 kesinleşmiş yabancı ilamı esas alır. Kesinleşme resmî belgeyle gösterilmelidir.
Bulgar kararındaki leva cinsinden nafaka Türkiye’de tahsil edilebilir mi?
Yabancı para cinsinden hüküm tenfiz edilebilir; icra aşamasında yabancı para alacaklarına ilişkin Türk hukuk kuralları uygulanır.
Birikmiş nafakayı topluca isteyebilir miyim?
Ödenmemiş dönemler hesaplanarak talep edilebilir; yapılan ödemeler ve kararın dönemsel yürürlük durumu düşülmelidir.
Nafaka miktarı yüksek diye Türk mahkemesi yeniden hesaplama yapar mı?
Tenfiz mahkemesi yabancı kararın esasını yeniden gören bir mahkeme değildir. Denetim MÖHUK’taki tenfiz şartlarıyla sınırlıdır.
Borçlu karardan Bulgaristan’da haberdar edilmemişse ne olur?
Savunma hakkına ilişkin MÖHUK m.54 kapsamında itiraz gündeme gelebilir; tebligat belgeleri bu nedenle önemlidir.
Çocuk nafakası için de tenfiz mi gerekir?
Çocuk nafakasında da Türkiye’de cebri icra için icra kabiliyeti gerekir; ayrıca uygulanabilir özel milletlerarası nafaka tahsil sözleşmeleri kontrol edilmelidir.
Tenfizden sonra hangi icra yolu kullanılır?
Tenfiz edilen yabancı ilam, Türk icra hukuku kapsamında ilamlı icraya konu edilir; borçlunun haczedilebilir malvarlığına yönelik işlemler İİK hükümlerine göre yürütülür.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
