B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Cezaevi ve Geri Gönderme Merkezinde Geçen Süre İkamet İhlali Sayılır mı? YUKK m.26 (2026)

Kısa ve net cevap: Hayır. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 26/1. maddesine göre tutuklu veya hükümlü olarak ceza infaz kurumunda ya da idari gözetim altında geri gönderme merkezinde bulunan yabancının burada geçirdiği süre ikamet izni süresinin ihlali sayılmaz. Ancak aynı hüküm, yabancının varsa mevcut ikamet izninin iptal edilebileceğini açıkça düzenler. Bu nedenle “ikamet ihlali oluşmaması” ile “ikamet izninin kesin olarak devam etmesi” aynı hukuki sonuç değildir. Ayrıca cezaevi veya geri gönderme merkezindeki yabancının yabancı kimlik numarası yoksa, ikamet izni şartı aranmadan yabancı kimlik numarası verilebilir.
Cezaevi ve geri gönderme merkezinde geçen sürenin ikamet ihlaline etkisi YUKK 26
YUKK m.26, ceza infaz kurumu ve geri gönderme merkezinde geçirilen süreyi ikamet izni süresi ihlali saymaz; fakat mevcut ikamet izninin iptali ayrıca değerlendirilebilir.

YUKK m.26/1 tam olarak ne düzenliyor?

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 26. maddesi, ikamet izinlerine ilişkin diğer hükümleri düzenler. Maddenin birinci fıkrası iki farklı kurumsal tutulma hâlini aynı sonuç bakımından birlikte ele alır: tutuklu veya hükümlü olarak cezaevinde bulunmak ve idari gözetim altında geri gönderme merkezinde tutulmak. Kanun, bu yerlerde geçirilen zamanın ikamet izni süresinin ihlali sayılmayacağını açık biçimde belirtir.

Bu hüküm, yabancının serbest iradesiyle vize veya ikamet süresini aşıp Türkiye’de kalması ile kamu makamlarının kararı nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılarak kurumda tutulması arasındaki farkı esas alır. Yabancı, cezaevinde veya geri gönderme merkezinde bulunduğu dönemde sırf ikamet kartının son geçerlilik tarihi geçti diye bu kurumsal tutulma günleri ayrıca “ikamet izni süresi ihlali” olarak hesaplanmaz.

Bununla birlikte maddenin devamındaki “varsa ikamet izinleri iptal edilebilir” cümlesi özellikle önemlidir. Kanun, ihlal hesabını yabancı lehine düzenlerken mevcut ikamet izninin hukuki kaderini ayrı bırakmıştır. Bu nedenle dosyada her zaman iki soru ayrı cevaplanmalıdır: kurumda geçirilen günler ikamet ihlali midir ve yabancının mevcut ikamet izni hâlen geçerli midir?

Tutuklu veya hükümlü yabancının cezaevinde geçen süresi

YUKK m.26/1 hem tutukluyu hem de hükümlüyü kapsar. Tutuklama, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde bir koruma tedbiridir; hükümlülük ise kesinleşen mahkûmiyet kararının infazına dayanır. Ceza hukuku bakımından bu iki statü farklıdır. Buna rağmen ikamet ihlali hesabında YUKK her ikisini aynı sonuca bağlamıştır: ceza infaz kurumunda geçirilen süre ikamet izni süresi ihlali değildir.

Örneğin bir yabancının ikamet kartı 1 Aralık 2026 tarihinde sona ermiş, ancak kişi 1 Ekim 2026’dan 1 Şubat 2027’ye kadar ceza infaz kurumunda tutulmuşsa cezaevinde bulunduğu dönemin yalnız kart tarihi geçti diye ikamet ihlali olarak değerlendirilmesi YUKK m.26 ile bağdaşmaz. Ancak tahliye tarihinde kişinin yasal statüsü yeniden incelenir. İkamet izni iptal edilmiş olabilir, yeni bir ikamet hakkı doğmamış olabilir veya hakkında sınır dışı kararı tesis edilmiş olabilir.

Ceza soruşturmasının veya mahkûmiyetin niteliği, YUKK’un kamu düzeni ve sınır dışı hükümleri bakımından ayrıca önem taşıyabilir. Bu nedenle “cezaevinde geçirilen süre ihlal değildir” sonucu, “yabancı tahliye sonrası Türkiye’de sınırsız kalabilir” şeklinde yorumlanamaz.

Geri gönderme merkezinde geçirilen süre ikamet ihlali sayılır mı?

Hayır. YUKK m.26/1 idari gözetim altında geri gönderme merkezinde tutulan yabancıları da açıkça kapsar. İdari gözetim, ceza mahkûmiyeti değildir; YUKK m.57 kapsamında sınır dışı işlemlerinin yürütülmesi amacıyla öngörülen idari nitelikte bir tedbirdir. Geri gönderme merkezinde geçirilen günler, ikamet izni süresinin ihlali olarak sayılmaz.

İdari gözetimin hukuka uygunluğu ise m.26’dan farklı bir konudur. YUKK m.57; idari gözetim kararının hangi yabancılar hakkında verilebileceğini, gözetimin azami süresini, her ay zorunluluğun düzenli olarak değerlendirilmesini ve yabancının sulh ceza hâkimliğine başvuru hakkını düzenler. Dolayısıyla geri gönderme merkezindeki sürenin ikamet ihlali sayılmaması, idari gözetim kararının otomatik olarak hukuka uygun olduğu anlamına gelmez.

İdari gözetim kararı, uzatma/değerlendirme kararları ve geri gönderme merkezine giriş-çıkış tarihleri dosyada saklanmalıdır. Böylece hem m.26 kapsamındaki ikamet ihlali hesabı hem de m.57 kapsamındaki özgürlükten yoksun bırakma süresi ayrı ayrı denetlenebilir.

Cezaevinde veya geri gönderme merkezindeyken ikamet izni iptal edilebilir mi?

Evet. YUKK m.26/1 bunu doğrudan düzenler. Cezaevi veya geri gönderme merkezinde geçirilen süre ikamet ihlali sayılmasa da yabancının mevcut ikamet izni iptal edilebilir. İptalin dayanağı kişinin sahip olduğu ikamet izni türüne göre değişir.

Kısa dönem ikamet izninde YUKK m.33; aile ikametinde m.36; öğrenci ikametinde m.40; uzun dönem ikamette m.45 ayrı ret, iptal veya uzatmama sebepleri içerir. Kişi hakkında geçerli sınır dışı veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı bulunması da bazı ikamet türlerinde doğrudan sonuç doğurur.

Bu nedenle yalnız fiziksel ikamet kartına bakmak yeterli değildir. Kartın üzerinde süre devam ediyor görünse bile idare tarafından iptal kararı tesis edilmiş olabilir. İptal kararı varsa kararın gerekçesi, tesis tarihi ve tebliğ tarihi incelenmelidir. YUKK m.25 uyarınca Türkiye içinden yapılan ikamet izni işlemlerindeki ret, iptal ve uzatmama kararlarında başvuru haklarının nasıl kullanılacağı tebligatta gösterilmelidir.

Yabancı kimlik numarası olmayan kişiye numara verilebilir mi?

YUKK m.26/1’in son cümlesi, cezaevinde veya geri gönderme merkezinde bulunan ve yabancı kimlik numarası bulunmayan kişilere ikamet izni şartı aranmadan yabancı kimlik numarası verilebileceğini düzenler. Bu hüküm sağlık, infaz, adli işlem, göç işlemi ve diğer kamu hizmetlerinde yabancının sistemde tekil biçimde tanımlanabilmesini sağlar.

Yabancı kimlik numarası verilmesi ile ikamet izni verilmesi aynı şey değildir. YKN, idari kimliklendirme numarasıdır. Tek başına ikamet hakkı, çalışma hakkı, vize muafiyeti veya sınır dışı kararına karşı bağışıklık sağlamaz. Kişinin yasal kalış statüsü ayrıca YUKK ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre belirlenir.

Bu ayrım uygulamada sık karıştırılır. Özellikle geri gönderme merkezinden çıkan veya cezaevinden tahliye edilen yabancının 99 ile başlayan yabancı kimlik numarasına sahip olması, tek başına geçerli ikamet izni bulunduğunun kanıtı değildir.

Cezaevinden tahliye edilen yabancının statüsü nasıl belirlenir?

Tahliye günü, yabancının göç hukuku statüsü yeniden kontrol edilmelidir. Öncelikle mevcut ikamet izninin devam edip etmediği, iptal kararı bulunup bulunmadığı ve izin süresinin sona erip ermediği araştırılır. Ardından yabancının çalışma izni, uluslararası koruma, geçici koruma, vize veya başka bir yasal kalış dayanağı bulunup bulunmadığı incelenir.

Hakkında sınır dışı kararı varsa bu karar ayrı bir idari işlemdir. Sınır dışı kararına karşı YUKK m.53’te öngörülen yargı yolu ve tebliğ tarihi esas alınır. Ceza infaz kurumundan tahliye edilmek, varsa sınır dışı kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Benzer şekilde tahliye edilen yabancının otomatik olarak geri gönderme merkezine alınacağı yönünde genel ve mutlak bir kural yoktur. İdari gözetim için YUKK m.57’deki şartların bulunması ve idari gözetim kararı verilmesi gerekir. Kanunun şartları yoksa özgürlükten yoksun bırakma tedbiri uygulanamaz.

İkamet ihlali ile sınır dışı kararı aynı şey midir?

Hayır. İkamet izni süresi ihlali, yabancının yasal kalış süresini aşmasıyla ilgili bir durumdur. Sınır dışı etme ise YUKK m.52 ve devamında düzenlenen ayrı bir idari işlemdir. YUKK m.54’te sınır dışı kararı alınabilecek yabancılar sayılmış, m.55’te ise belirli kişiler bakımından sınır dışı etmeme güvenceleri düzenlenmiştir.

Cezaevinde geçen sürenin m.26 uyarınca ikamet ihlali sayılmaması, yabancı hakkında başka bir m.54 sebebi varsa sınır dışı değerlendirmesini ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde sınır dışı kararının varlığı, cezaevinde veya geri gönderme merkezinde geçen günleri geriye dönük olarak ikamet ihlaline dönüştürmez.

Sınır dışı kararı bulunan dosyalarda kararın tam metni, gerekçesi ve tebliğ tarihi alınmalıdır. Ayrıntılı yargı yolu için sınır dışı kararına itiraz ve iptal davası rehberi incelenebilir.

İdari gözetim ile cezaevi arasındaki hukuki fark

Ceza infaz kurumunda tutulma ceza muhakemesi veya infaz mevzuatına dayanırken geri gönderme merkezindeki idari gözetim YUKK m.57’ye dayanır. İdari gözetim bir ceza değildir. Bu nedenle idari gözetim kararı ceza mahkemesi mahkûmiyet kararı gibi değerlendirilmez.

YUKK m.57’ye göre idari gözetim kararına karşı yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Başvuru idari gözetimi kendiliğinden durdurmaz; sulh ceza hâkimi incelemeyi kanunda öngörülen sürede sonuçlandırır. Şartlar değişirse yeniden başvuru yapılabilir.

İdari gözetimin alternatifi olan yükümlülükler ise YUKK m.57/A’da düzenlenmiştir. Belirli durumda sabit adreste ikamet, bildirim, aile temelli geri dönüş, danışmanlık, kamu yararına gönüllülük, teminat veya elektronik izleme gibi tedbirler uygulanabilir. Bu alternatif tedbirler de m.26’daki “geri gönderme merkezinde geçirilen süre” kuralından ayrı değerlendirilir.

YUKK m.26/2’deki 20 iş günü adres kaydı kuralı

YUKK m.26 yalnız cezaevi ve geri gönderme merkezini düzenlemez. Maddenin ikinci fıkrası, konsolosluklardan ikamet ve çalışma izni alarak Türkiye’ye gelen yabancılar için adres bildirim yükümlülüğü getirir. Bu kişiler Türkiye’ye giriş tarihinden itibaren en geç 20 iş günü içinde adres kayıt sistemine kaydolmak zorundadır.

Buradaki süre takvim günü değil iş günüdür. Fiilen oturulan adres doğru bildirilmelidir. Çalışma izni kartında işyeri adresinin bulunması, yabancının konut adresini bildirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Sonraki adres değişikliklerinde de ilgili bildirim hükümleri uygulanır.

20 iş günü kuralı, özellikle yurtdışındaki Türk dış temsilciliği üzerinden çalışma veya ikamet izni işlemini tamamlayarak Türkiye’ye ilk giriş yapan kişiler bakımından önem taşır. Adres kaydı yapılmamışsa sonraki göç, sağlık, banka ve kamu hizmetleri işlemlerinde sorun çıkabilir.

Cezaevi veya geri gönderme merkezi sonrası hangi belgeler saklanmalıdır?

  • Tutuklama, tahliye veya hükümlülüğe ilişkin mahkeme kararları,
  • Ceza infaz kurumuna giriş ve çıkış tarihlerini gösteren kayıtlar,
  • İdari gözetim kararı ve varsa aylık zorunluluk değerlendirmeleri,
  • Geri gönderme merkezine giriş ve çıkış belgeleri,
  • Mevcut veya iptal edilmiş ikamet izni kartı,
  • İkamet izni iptal/uzatmama kararının tam metni ve tebliğ belgesi,
  • Sınır dışı kararı varsa kararın tam metni ve tebliği,
  • Yabancı kimlik numarası kaydı,
  • Pasaport ve giriş-çıkış kayıtları,
  • Varsa çalışma izni, uluslararası koruma veya geçici koruma belgeleri.

Bu belgeler, kurumda geçirilen sürenin m.26 kapsamındaki niteliğini, tahliye sonrasındaki statüyü ve varsa yargı yolunun süresini doğru belirlemek için birlikte değerlendirilmelidir.

En sık karıştırılan dört hukuki sonuç

Bir: Cezaevinde geçen süre ikamet izni süresi ihlali değildir; fakat mevcut ikamet izni iptal edilebilir. İki: Geri gönderme merkezinde tutulmak ceza mahkûmiyeti değildir; idari gözetim tedbiridir. Üç: Yabancı kimlik numarası verilmesi ikamet izni verilmesi anlamına gelmez. Dört: Cezaevinden tahliye veya idari gözetimin sona ermesi, varsa sınır dışı ya da giriş yasağı kararını kendiliğinden kaldırmaz.

Türkiye geneli ve Mersin uygulaması

YUKK m.26 Türkiye genelinde aynı şekilde uygulanır. Mersin’de ceza infaz kurumu veya geri gönderme merkezi sürecinden geçen yabancı bakımından da kurumda geçirilen süre ikamet izni süresinin ihlali sayılmaz. Ancak ikamet izninin iptali, sınır dışı kararı ve idari gözetim kararı ayrı idari işlemler olarak kendi hukuki dayanaklarıyla incelenir.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fiziksel ofisi Mersin’dedir. Yabancılar hukuku ile ceza dosyasının kesiştiği durumlarda ceza dosyasındaki kararlar, infaz/tahliye kayıtları ve Göç İdaresi kararlarının tarih ve tebligatları tek kronoloji hâline getirilmelidir.

Resmî kaynaklar ve ilgili rehberler

Sık Sorulan Sorular

Cezaevinde geçen süre ikamet ihlali sayılır mı?

Hayır. YUKK m.26/1 tutuklu veya hükümlü olarak ceza infaz kurumunda geçen süreyi ikamet izni süresi ihlali saymaz.

Geri gönderme merkezindeki süre ikamet ihlali midir?

Hayır. İdari gözetim altında geri gönderme merkezinde geçirilen süre de m.26 kapsamında ikamet izni süresi ihlali değildir.

Cezaevindeyken ikamet izni iptal edilebilir mi?

Evet. YUKK m.26/1 mevcut ikamet izninin iptal edilebileceğini açıkça düzenler.

İkamet izni iptal edilmezse kart süresi otomatik uzar mı?

Hayır. m.26 kurumda geçirilen sürenin ihlal sayılmamasını düzenler; ikamet kartının süresini kendiliğinden uzatmaz.

Yabancı kimlik numarası verilmesi ikamet izni midir?

Hayır. YKN idari kimliklendirme numarasıdır ve tek başına ikamet hakkı sağlamaz.

Tahliye olan yabancı otomatik sınır dışı edilir mi?

Hayır. Sınır dışı etme için YUKK m.52 ve devamına göre ayrı idari karar gerekir.

Tahliyeden sonra geri gönderme merkezine alınabilir mi?

YUKK m.57’deki idari gözetim şartları bulunur ve karar verilirse alınabilir. Otomatik sonuç değildir.

Cezaevindeki süre uzun dönem ikamet hesabına nasıl etki eder?

m.26 ikamet ihlalini düzenler. Uzun dönem ikamet için YUKK m.42-43 ve m.28’deki kesintisiz ikamet hesabı ayrıca incelenir.

Konsolosluktan çalışma izniyle gelen yabancı adres kaydını ne zaman yapar?

YUKK m.26/2’ye göre Türkiye’ye girişten itibaren en geç 20 iş günü içinde adres kayıt sistemine kaydolmalıdır.

İdari gözetim kararına karşı nereye başvurulur?

YUKK m.57 uyarınca sulh ceza hâkimliğine başvurulur.

Geri gönderme merkezinde olmak çalışma hakkı verir mi?

Hayır. İdari gözetim veya YKN verilmesi çalışma izni yerine geçmez.

Cezaevinde geçen süre vize aşımı cezasına eklenir mi?

YUKK m.26/1 cezaevinde geçirilen dönemin ikamet izni süresi ihlali sayılmayacağını düzenler. Tahliye öncesi veya sonrası başka ihlal dönemleri ayrıca hesaplanır.

Hukukçu İncelemesi ve E‑E‑A‑T: Bu içerik 11 Eylül 2026 tarihinde 6458 sayılı YUKK m.26, m.53, m.54, m.57 ve bağlantılı güncel hükümler esas alınarak hazırlanmıştır. Hazırlayan: Av. Halil Bakırcı, Mersin Barosu Sicil No: 3472. İnceleyen: Av. Emirhan Keskin, Mersin Barosu Sicil No: 5507.
Ofis: İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin
Telefon: +90 552 224 43 66
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp