Salıverilme Adres ve Telefon Bildirim Tutanağı Dilekçesi | CMK 106 Word
CMK 106 salıverilme adres ve telefon bildirim tutanağı dilekçesi, salıverilecek şüpheli veya sanığın güncel adresini ve varsa telefon numarasını yetkili yargı merciine ya da tutukevi müdürüne bildirmesini; adres değişikliği ile tebligat sonucuna ilişkin ihtarın yapılmasını; güncel adresi ve ihtarı içeren tutanak veya belgenin dosyaya gönderilmesini ister. Başvuru bir tahliye talebi değildir. Salıverilme kararı verilmişken veya salıverilme işlemi yürürken CMK m.106’daki kayıt zincirinin doğru kurulmasına yöneliktir. Açıklama, 3 Ekim 2026 tarihinde yürürlükte bulunan resmî kanun metni esas alınarak hazırlanmıştır.

Salıverilmeden önce hangi bilgi bildirilir?
CMK m.106/1’in açık kuralı şudur: Salıverilmeden önce şüpheli veya sanık, yetkili yargı merciine veya tutukevi müdürüne adresini ve varsa telefon numarasını bildirmekle yükümlüdür. Adres bildirimi zorunludur. Telefon numarası ise kanundaki “varsa” kaydı nedeniyle mevcut olduğu ölçüde bildirilir. Kişinin gerçekte kullanmadığı bir numarayı üretmesi veya başka bir kişiye ait numarayı kendi numarası gibi yazması gerekmez.
İkinci fıkra, bildirimin devamını ve tebligat sonucunu düzenler. Şüpheli veya sanığa soruşturma ya da kovuşturma sona erinceye kadar, daha önce verdiği adreslerdeki her türlü değişikliği yeniden beyanda bulunarak veya iadeli taahhütlü mektupla bildirmesi ihtar edilir. Bu ihtara uygun hareket edilmezse önceki adrese tebligat yapılacağı da bildirilir. Yapılan ihtarı ve yeni adresleri içeren tutanak veya tutukevi müdürünün düzenlediği belgenin aslı ya da örneği yetkili yargı merciine gönderilir.
Bu yüzden doğru işlem yalnız “adres aldık” kaydı değildir. İlk bildirim, değişiklik yöntemleri, tebligat sonucu, açık ihtar ve yargı merciine giden tutanak veya belge birlikte tamamlanmalıdır. Başvuruda dosya numarası, salıverilme kararının tarih ve sayısı, güncel adresin tam metni, varsa telefon numarası ve belge gönderim talebi ayrı satırlarda gösterilir.
CMK 106 hangi kişiye ve hangi aşamada uygulanır?
Madde “şüpheli veya sanık” ifadesini kullanır. CMK m.2’ye göre şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir; sanık ise kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişidir. Bu nedenle m.106, yalnız soruşturma aşamasındaki tahliyeyle sınırlı değildir. Tutukluluk hâli soruşturmada sona erdiğinde şüpheli; kovuşturmada sona erdiğinde sanık bakımından salıverilme öncesi bildirim alınır.
Maddenin uygulanması için kişinin mutlaka beraat etmiş veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olması gerekmez. Serbest bırakma, soruşturmanın veya davanın bittiği anlamına gelmeyebilir. CMK 103/2 kapsamında savcının re’sen serbest bırakması, CMK m.104 uyarınca salıverilme isteminin kabulü veya mahkemenin tutukluluğu kaldırması sonrasında dosya tutuksuz devam edebilir. Adres kaydı, sonraki çağrı ve tebligatların doğru yere yöneltilmesi için bu nedenle alınır.
CMK m.106, infaz hukukundaki koşullu salıverilme hesabının yerine geçmez. Buradaki “salıverilen” kişi ceza muhakemesinde tutukluluk tedbiri sona eren şüpheli veya sanıktır. Kesinleşmiş hapis cezasının koşullu salıverilme veya denetimli serbestlik şartları farklı kanun hükümlerine tabidir. Başlıkta “cezaevinden çıkış” sözü kullanılsa bile dosyanın tutuklu mu yoksa hükümlü kaydı mı taşıdığı kontrol edilmeden m.106’ya dayanılamaz.
Bildirim hangi makama yapılır?
CMK m.106/1 iki seçenek gösterir: yetkili yargı mercii veya tutukevi müdürü. Soruşturma evresinde dosyanın bağlı olduğu Cumhuriyet başsavcılığı ve tutukluluk hakkında karar veren yargı mercii; kovuşturma evresinde davaya bakan mahkeme dosyası gerçek kayıt üzerinden belirlenir. Kişi hâlen tutukevindeyse tutukevi müdürüne verilen beyan veya dilekçe de kanundaki bildirim yoludur.
Bu seçenekler, belgenin dosyaya hiç gönderilmeden kurumda bırakılabileceği anlamına gelmez. CMK m.106/2, ihtarı ve yeni adresleri içeren tutanak ya da tutukevi müdürünün düzenleyeceği belgenin aslının veya örneğinin yargı merciine gönderilmesini açıkça emreder. Kurum başvurusunda talep; bildirimin alınması, ihtarın yapılması, belgenin düzenlenmesi ve dosyaya gönderilmesi basamaklarını birlikte içermelidir.
Yanlış makama başlık atma riskini azaltmak için önce salıverilme kararındaki dosya ve makam okunur. Soruşturma numarası, esas numarası, karar tarihi ve kişinin şüpheli veya sanık sıfatı dilekçeye aynen geçirilir. Başka ildeki kurumdan salıverilme yapılması, dosyaya bakan merciin değiştiği anlamına gelmez. Kurum belgesinin hangi dosyaya gönderileceği kesinleştirilmeden yalnız kurum adı yazılması yeterli değildir.
Adres bildirimi nasıl yazılmalıdır?
Adres, tebligatın fiilen yöneltilebilmesine elverişli tamlıkta yazılır. İl, ilçe, mahalle, cadde veya sokak, bina ve bağımsız bölüm bilgileri gerçek duruma göre belirtilir. Köy, mezra, site, blok, lojman veya kurum adresi söz konusuysa posta dağıtımında kullanılan resmî tanım esas alınır. Kişinin ikamet etmediği sırf tanıdık adresi, yerleşim yeriymiş gibi yazılmaz.
Adresin dayanağı olarak yerleşim yeri belgesi, abonelik belgesi, kira sözleşmesi veya dosyaya uygun başka kayıt bulunuyorsa eklenebilir. CMK m.106 metni, ilk adres beyanının alınmasını belirli bir belge ibrazına bağlamaz. Bununla birlikte somut adresin yazım hatasını azaltan ve gerçekten kullanıldığını gösteren bir belgenin sunulması uygulamada kayıt uyuşmazlığını önleyebilir. “Belge yoksa hiçbir adres alınamaz” veya “belge sunulunca adres tartışmasız doğrudur” biçiminde kanunda olmayan sonuç kurulmaz.
Dosyada eski bir adres varsa yeni adresin onunla karışmaması sağlanır. “Adresim değişti” cümlesinin ardından eski kayıt biliniyorsa aynen, yeni kayıt ise eksiksiz yazılır. Eski kayıt görülmemişse eski adres varmış gibi kesin beyan kurulmaz; “dosyadaki önceki adres kaydının güncel beyanla karşılaştırılması” istenir. Yeni kaydın tarih ve evrak numarası dosyada görünür olmalıdır.
Telefon numarası zorunlu mudur?
CMK m.106/1, adresin yanında “varsa telefon numarasını” ifadesini kullanır. Bu dil iki sonucu açıkça gösterir. Birincisi, mevcut ve kişiye ulaşmayı sağlayan telefon numarası bildirilir. İkincisi, telefon numarası hiç yoksa hayalî bir numara yazılması veya başkasının numarasının sahiplenilmesi istenemez. Dilekçede “telefon numaram bulunmamaktadır” kaydının açıkça yer alması, boş alanın sehven unutulduğu izlenimini önler.
Telefon numarası bildirilmesi, adres bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Kanunun tebligat sonucunu bağladığı esas kayıt adrestir. Telefonla arama yapılmaması veya numaranın sonradan kapanması tek başına tebligatın geçersiz olduğu sonucunu doğurmaz. Somut tebligat işlemi CMK m.37’nin gönderme yaptığı mevzuat ve varsa özel hükümler üzerinden incelenir.
Telefon numarası daha sonra değiştiğinde m.106/2’nin kelime kelime düzenlediği “adreslerdeki her türlü değişiklik” kuralı ile ilk fıkradaki telefon kaydı birbirine karıştırılmamalıdır. Madde, adres değişikliği için açık yöntem ve tebligat sonucu öngörür. Telefon değişikliği de dosya iletişim kaydının güncelliği için bildirilmelidir; ancak adres değişikliğine bağlanan tebligat sonucunun aynısı, kanunda yazmayan bir telefon değişikliğine otomatik olarak genişletilmemelidir.
İhtarın içeriği ne olmalıdır?
İhtarın birinci bölümü zaman sınırıdır: soruşturmanın veya kovuşturmanın sona erdirileceği tarihe kadar adres değişiklikleri bildirilecektir. Bu, belirli sayıda gün süren tek seferlik bir yükümlülük değildir. Dosya evresinin devam ettiği dönem boyunca yeni adres oluştuğunda yeniden bildirim yapılır. Dosyanın hangi kararla ve ne zaman sona erdiği resmî kayıttan değerlendirilir.
İkinci bölüm yöntemdir. Değişiklik, yeniden beyanda bulunmak suretiyle veya iadeli taahhütlü mektupla bildirilir. Basit e-posta, sosyal medya mesajı, telefon konuşması veya bir yakına sözlü haber bırakmak maddede sayılan yöntemlerin yerine geçirilmemelidir. Elektronik yargı sisteminde yetkili başvuru imkânı kullanılıyorsa teslim ve dosyaya kayıt bilgisi ayrıca doğrulanmalıdır; kanun metninde açıkça sayılan iki yöntem yok sayılmamalıdır.
Üçüncü bölüm sonuçtur: ihtara uygun hareket edilmezse önceki bildirilen adrese tebligat yapılacağı kişiye bildirilir. Bu açıklama tehdit veya ceza değildir; adres güncel tutulmadığında tebligatın hangi kayda yöneltileceğini gösteren usul sonucudur. İhtarın belirsiz sözlerle değil, adres değişikliği yöntemi ve önceki adrese tebligat sonucu açıkça söylenerek kayda geçirilmesi gerekir.
Tutanak veya belgede hangi kayıtlar bulunmalıdır?
CMK m.106/2, ihtarların yapıldığını belirten ve yeni adresleri içeren tutanağı veya tutukevi müdürünün düzenleyeceği belgeyi öngörür. Bu nedenle belgenin yalnız “CMK 106 anlatıldı” cümlesinden ibaret olması, yeni adresin hangi metinle alındığını denetlemeyi zorlaştırır. Dosya numarası, kişinin adı ve sıfatı, bildirim tarihi, tam adres, varsa telefon numarası, ihtarın içeriği, düzenleyen birim ve yargı merciine gönderim bilgisi açıkça gösterilmelidir.
Madde metni, belgenin şüpheli veya sanığa mutlaka belirli başlıkta imzalatılacağına ilişkin ayrıntılı bir form saymaz. Uygulamadaki tutanak imza alanı, beyanın kime ait olduğunun ve ihtarın yapıldığının ispatını güçlendirir. Kişinin imzadan kaçınması hâlinde gerçeğe aykırı imza üretilemez; bu durum düzenleyen görevli tarafından kayıt altına alınır. Dilekçe örneği, gerçekleşmemiş imzayı veya tebliği tamamlanmış gibi göstermemelidir.
Belgenin yargı merciine gönderilmesi kadar gönderimin hangi dosyaya işlendiği de izlenmelidir. Kurum evrak numarası, gönderim tarihi ve mümkünse dosya alındısı kaydedilir. Müdafi veya kişi, kendi dilekçesinin alındı örneğini saklar. Böylece daha sonra “adres hiç bildirilmedi” veya “başka dosyaya gönderildi” uyuşmazlığında yalnız sözlü anlatıma bağlı kalınmaz.
Başvuru süresi ve adres değişikliği zamanı
CMK m.106/1, ilk bildirimin zamanını açıkça “salıverilmeden önce” olarak belirler. Bu hüküm, salıverilme kararının verildiği tarihten itibaren ayrıca üç, yedi veya iki haftalık bir dilekçe süresi öngörmez. İşlem çıkıştan önce tamamlanır. Salıverilme işlemleri gecikmeden yürürken, adres beyanının da kararın infazını gereksiz yere bekletmeden alınması gerekir.
İkinci fıkrada sonraki adres değişiklikleri için gün sayısı yazmaz. Yükümlülük, soruşturma veya kovuşturma sona erinceye kadar her değişikliğin bildirilmesidir. Bu nedenle değişiklik olduktan sonra beklemek güvenli değildir; yeniden beyan veya iadeli taahhütlü mektup gecikmeden dosyaya yöneltilir. Teslim veya posta tarihi, belgenin içeriği ve gönderildiği makam saklanır.
Bu bildirim, tahliye talebinin karara bağlanma süresiyle karıştırılmamalıdır. Tahliye isteminin üç veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda yedi gün içinde karara bağlanmasına ilişkin CMK m.105 açıklaması için tahliye talebi karar süresi rehberi incelenebilir. M.106 dilekçesi, karar verilmesini hızlandıran yeni bir tahliye yolu değil; karar sonrasında doğru adres kaydı oluşturan işlemdir.
Başvuruya hangi belgeler eklenir?
- Salıverilme kararının örneği veya kararın tarih, sayı ve makam bilgisi.
- Soruşturma ya da esas numarasını ve kişinin şüpheli veya sanık sıfatını gösteren kayıt.
- Güncel adresi gösteren mevcut yerleşim yeri belgesi, abonelik kaydı, kira sözleşmesi veya uygun resmî belge.
- Kimlik bilgilerindeki yazım hatasını önlemek için kimlik belgesinin gerekli kısmı.
- Adres değişmişse, bilinen önceki adres kaydı ile yeni adresi ayıran belge.
- Müdafi başvuruyorsa vekâletname, görevlendirme veya dosyadaki müdafilik kaydı.
- İadeli taahhütlü mektupla değişiklik bildiriliyorsa gönderi alındısı ve teslim kaydı.
Ekler listesine yalnız gerçekten sunulan belgeler yazılır. Kira sözleşmesi veya abonelik belgesi hiç yokken “Ek-2” denilmez. Kimlik numarası, telefon ve açık adres gibi kişisel veriler kamuya açık örnek metinde doldurulmaz; yetkili dosyaya sunulan nüshada gerçek bilgi kullanılır. Dosyaya ilgisiz aile bireylerinin belgeleri sırf adresi güçlendirmek amacıyla gereksiz biçimde eklenmemelidir.
CMK 106 salıverilme adres ve telefon bildirim tutanağı dilekçe örneği
[YETKİLİ YARGI MERCİİNE / TUTUKEVİ MÜDÜRLÜĞÜNE]
Dosya No: [Soruşturma / esas numarası]
Bildirimde Bulunan: [Salıverilecek şüpheli veya sanık; ad-soyad ve kimlik bilgisi]
Bulunduğu Kurum: [Tutukevi / ceza infaz kurumu adı]
Konu: CMK m.106 uyarınca salıverilmeden önce güncel adres ve varsa telefon numarasının bildirilmesi, değişiklik bildirim ihtarının yapılması ve tutanak/belgenin dosyaya gönderilmesi talebidir.
Açıklamalar:
1. Yukarıda numarası yazılı dosyada [karar tarihi ve sayısı] ile salıverilmeme karar verilmiştir / salıverilme işlemlerim yürütülmektedir. Bu dilekçe yeni bir salıverilme kararı talebi değildir; verilmiş kararın infazında CMK m.106 işlemlerinin doğru kayıtla tamamlanmasına ilişkindir.
2. CMK m.106/1 uyarınca güncel ve tebligata elverişli adresim [tam adres] şeklindedir. Dosyada daha önce yer alan [bilinen eski adres] güncel değilse, yeni kaydın tarih ve evrak numarasıyla işlenmesini talep ediyorum.
3. Varsa güncel telefon numaram [telefon] şeklindedir. Telefon numaram bulunmuyorsa bu durumun açıkça kayda geçirilmesini; gerçeğe aykırı veya üçüncü kişiye ait numara yazılmamasını talep ediyorum.
4. Soruşturma veya kovuşturma sona erinceye kadar adres değişikliklerini yeniden beyanda bulunarak ya da iadeli taahhütlü mektupla bildirmem gerektiğine ve buna uymazsam önceki adrese tebligat yapılacağına ilişkin CMK m.106/2 ihtarının tarafıma yapılmasını talep ediyorum.
5. İhtarı ve güncel adresi içeren tutanak ya da tutukevi müdürlüğü belgesinin aslı veya örneğinin yetkili yargı merciine gönderilmesini; evrak numarası ile belge örneğinin tarafıma veya müdafiime verilmesini talep ediyorum.
Hukuki Nedenler: CMK m.35-37, 103-106 ve somut dosyaya uygulanacak diğer hükümler.
Sonuç ve İstem: Güncel adresimin ve varsa telefon numaramın kayda alınmasına; m.106/2 ihtarının açıkça yapılmasına; ihtarı ve yeni adresi içeren tutanak veya belgenin yetkili yargı merciine gönderilmesine; kayıt ve belge örneğinin tarafıma ya da müdafiime verilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim. [Tarih]
[Bildirimde Bulunan / Müdafi]
[Ad-soyad]
[İmza / E-imza]
CMK 106 salıverilme adres ve telefon bildirim tutanağı dilekçesini Word olarak indirin. Köşeli parantezler gerçek karar ve dosya kayıtlarıyla doldurulmalı; uygulanmayan seçenekler metinden çıkarılmalıdır.
Başvurudan sonra hangi kontroller yapılır?
İlk olarak dilekçenin doğru dosyaya alındığı evrak numarasıyla doğrulanır. İkinci olarak ihtarın içeriği okunur: soruşturma veya kovuşturma sonuna kadar her adres değişikliğinin yeniden beyan veya iadeli taahhütlü mektupla bildirileceği ve aksi hâlde önceki adrese tebligat yapılacağı açıkça yazılmış olmalıdır. Üçüncü olarak yeni adresin tam metni ile varsa telefon numarası kontrol edilir.
Dördüncü olarak tutanak veya kurum belgesinin yargı merciine gönderimi izlenir. Yalnız kurumda kalan bir kayıt, m.106/2’nin dosyaya gönderim basamağını tamamlamaz. Beşinci olarak salıverilme kararında adli kontrol yükümlülüğü bulunup bulunmadığı ayrıca okunur. M.106 bildirimi, imza, konutu terk etmeme, yurt dışına çıkamama veya başka bir adli kontrol kararını kaldırmaz. İlgili tedbir için adli kontrol kararına itiraz ve kaldırma dilekçeleri ayrı değerlendirilir.
Altıncı olarak kişinin başka dosyadan tutuklu, hükümlü veya aranan kaydı bulunup bulunmadığı resmî çıkış işleminde kontrol edilir. Bir dosyadaki salıverilme kararı her dosyadaki özgürlük kısıtlamasını kendiliğinden kaldırmaz. Başka kayıt nedeniyle çıkış gerçekleşmiyorsa ilgili dosya ve karar bilgisi istenir; m.106 adres bildirimi bu ayrı kaydı yok sayan bir belgeye dönüştürülmez.
CMK 106 dilekçesinde yapılan somut hatalar
Birinci hata, bu dilekçeyi tahliye talebi gibi yazmaktır. İkinci hata, salıverilme kararı verilmemişken verilmiş gibi beyanda bulunmaktır. Üçüncü hata, adresi eksik yazıp yalnız il veya ilçe belirtmektir. Dördüncü hata, kişinin kullanmadığı adresi “sabit adres” diye sunmaktır. Beşinci hata, telefon yokken hayalî veya üçüncü kişiye ait numara yazmaktır. Altıncı hata, telefon bildiriminin adres yükümlülüğünün yerine geçtiğini sanmaktır.
Yedinci hata, değişiklik bildirim yöntemlerini belirsiz bırakmaktır. Sekizinci hata, basit telefon görüşmesini veya mesajı m.106/2’deki yeniden beyan ya da iadeli taahhütlü mektup yerine geçirmektir. Dokuzuncu hata, ihtarda önceki adrese tebligat sonucunu açıklamamaktır. Onuncu hata, tutanakta yeni adresi aynen göstermemektir. On birinci hata, kurum belgesinin yargı merciine gönderildiğini kontrol etmemektir. On ikinci hata, adli kontrol yükümlülüklerinin de bu bildirimle kalktığını yazmaktır.
On üçüncü hata, infaz hukukundaki koşullu salıverilmeyle tutuklu şüpheli veya sanığın serbest bırakılmasını aynı işlem saymaktır. On dördüncü hata, dosyanın sona erdiği tarihi tahmin etmektir. On beşinci hata, sunulmayan adres belgesini ekler listesinde göstermektir. On altıncı hata, kamuya açık örnek metne gerçek kişinin açık adresini ve telefonunu yazmaktır. On yedinci hata, başka dosyadaki tutukluluk veya hükümlülük kaydını görmeden kesin çıkış tarihi vaat etmektir.
Sık sorulan sorular
1. CMK 106 adres bildirimini kim yapar?
Salıverilecek şüpheli veya sanık adresini ve varsa telefon numarasını yetkili yargı merciine ya da tutukevi müdürüne bildirir.
2. Telefon numarası bulunmayan kişi ne yazmalıdır?
Telefon numarası bulunmadığını açıkça belirtmelidir. Kanun “varsa telefon numarasını” dediği için gerçeğe aykırı numara üretilemez.
3. Adres belgesi sunmak zorunlu mudur?
CMK m.106 metni ilk beyanın alınmasını belirli bir belgeye bağlamaz. Mevcut resmî adres belgesi yazım ve kayıt uyuşmazlığını azaltmak amacıyla sunulabilir.
4. Adres değişikliği nasıl bildirilir?
CMK m.106/2, yeniden beyanda bulunmayı veya iadeli taahhütlü mektubu açıkça sayar. Teslim ve gönderi kaydı saklanmalıdır.
5. Değişiklik kaç gün içinde bildirilmelidir?
Madde belirli gün sayısı yazmaz; soruşturma veya kovuşturma sona erinceye kadar her değişikliğin bildirilmesini emreder. Değişiklik gecikmeden kayda alınmalıdır.
6. Bildirim yapılmazsa ne olur?
Kişiye, ihtara uygun hareket etmediğinde önceden bildirdiği adrese tebligat yapılacağı açıklanır. Somut tebligatın geçerliliği ilgili kayıt ve mevzuatla incelenir.
7. Dilekçe verilince kişi otomatik tahliye olur mu?
Hayır. Bu dilekçe salıverilme kararının yerine geçmez; verilmiş kararın uygulanmasındaki adres, ihtar ve tutanak işlemlerini tamamlar.
8. Adli kontrol de sona erer mi?
Hayır. CMK m.106 bildirimi adli kontrol kararını kendiliğinden kaldırmaz. Karardaki her yükümlülük ayrıca takip edilir.
9. Tutukevi belgesi dosyaya gönderilmeli midir?
Evet. M.106/2, ihtarı ve yeni adresleri içeren belge veya tutanağın aslının ya da örneğinin yargı merciine gönderilmesini düzenler.
10. Word örneğinde hangi alanlar mutlaka değiştirilmelidir?
Dosya numarası, karar bilgisi, makam, kişinin sıfatı, tam güncel adres, varsa telefon, eski kayıtla fark, ekler ve imza bölümü gerçek duruma göre doldurulmalıdır.
Resmî kaynaklar ve güncellik
CMK m.2, m.35-37 ve m.103-106’nın güncel açık metni Adalet Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu PDF’sinden ve Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat sayfasından kontrol edilmiştir. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının kanunda gösterilen şekil ve şartlara bağlılığı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 19. maddesinde düzenlenir. Mevzuat ve canlı içerik çakışması 3 Ekim 2026 tarihinde yeniden denetlenmiştir.
Bildirimin dosyaya uygun hazırlanması
CMK m.106 başvurusunda amaç, salıverilme kararını yeniden tartışmak değil; doğru adresi, varsa telefonu, kanuni ihtarı ve dosyaya gönderilecek belgeyi tek bir denetlenebilir kayıt zincirinde toplamaktır. Belge hazırlanırken dosya evresi, karar makamı, kişinin şüpheli veya sanık sıfatı, önceki adres kaydı ve adli kontrol kararı ayrı ayrı okunur. Böylece yanlış adrese tebligat, dosyaya ulaşmayan kurum belgesi veya başka bir kişinin telefonunun yazılması gibi somut hatalar önlenebilir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir; Türkiye genelindeki uygun ceza dosyaları Mersin merkezli koordine edilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.