Savcının Sözlü Kolluk Emrinin Yazılı Kayda Alınması Talep Dilekçesi | CMK 161/3 Word
Kısa cevap: CMK m.161/3 uyarınca Cumhuriyet savcısının adli kolluğa ilişkin emirleri kural olarak yazılı verilir; acele hâllerde sözlü emir verilebilse de bu emir en kısa sürede yazılı olarak bildirilir. Bir soruşturmada yakalama, muhafaza, delil temini, ifade için hazır etme veya başka bir adli kolluk işleminin “savcının sözlü emri” üzerine yapıldığı söylenmiş fakat emrin veren makamı, zamanı, kapsamı ya da yazılı devam kaydı dosyada görülememişse, ilgili kişi Cumhuriyet başsavcılığından bu kayıtların araştırılmasını ve dosyaya alınmasını isteyebilir. Bu başvuru, kolluğa talimat verme veya işlemi kendiliğinden geçersiz saydırma yolu değildir. Özellikle arama, elkoyma ve iletişim tedbirleri için kanunun aradığı özel karar ve onay şartları ayrıca incelenir.

Güncelleme: 5 Ekim 2026 · Hukuki dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.161/2-3 ve 169.
Bu dilekçe hangi somut ihtiyaca yöneliktir?
Bu örnek, mevcut bir soruşturma dosyasında belirli bir adli kolluk işleminin sözlü savcılık emrine dayandırıldığı hâllere yöneliktir. Örneğin bir görevli, “savcının talimatıyla” belirli yere gidildiğini, kişinin kolluk birimine getirildiğini, eşyanın muhafaza edildiğini, kayıt istendiğini veya başka bir araştırma yapıldığını söylemiş olabilir. Buna karşılık olay, yakalama ya da muhafaza tutanağında emri veren savcılık makamının adı, emrin tarih ve saati, sözlü emir verilmesini gerektiren acele durum, emrin sınırı ve sonradan düzenlenen yazılı bildirim yer almıyor olabilir. Başvuru tam bu belirsizliği gidermeyi amaçlar.
Dilekçe, “savcıdan hiç emir alınmadı” diye kanıtsız suçlama kurmamalıdır. Başvurucunun bilmediği telefon görüşmesini, kurum içi kayıt numarasını veya görevli adını uydurması doğru değildir. Yapılması gereken, görülen ve dosyada bulunmayan unsurları ayırmaktır: işlemin tarihi ve saati, kolluk birimi, görevli veya ekip numarası, düzenlenen tutanağın adı, tutanakta kullanılan “talimat” ifadesi, bildirilen savcılık birimi ve eksik olduğu düşünülen yazılı emir kaydı. Böylece savcılık telefon, haber merkezi, nöbet, UYAP, talimat ve olay kayıtlarını kendi yetkisi içinde denetleyebilir.
Bu konu, savcılıktan genel delil toplama talebi ile aynı değildir. Genel delil toplama dilekçesi kamera, banka, tanık veya kurum belgesinin araştırılmasına yönelir. Buradaki başvuru ise yapılmış belirli bir adli kolluk işleminin hangi savcılık emriyle, hangi kapsamda ve hangi kayıt zinciri içinde yürütüldüğünü denetlenebilir hâle getirmeye odaklanır. Yeni delil talebi gerekiyorsa iki talep aynı dilekçede birbirine karıştırılmadan ayrı başlıklarla kurulabilir.
CMK 161/3’te yazılı emir ve sözlü emir kuralı nedir?
CMK m.161/2, adli kolluk görevlilerinin el koydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri emrinde çalıştıkları Cumhuriyet savcısına derhâl bildirmesini ve savcının adliyeye ilişkin emirlerini gecikmeksizin yerine getirmesini düzenler. Üçüncü fıkra ise emrin biçimini belirler: Cumhuriyet savcısı adli kolluk görevlilerine emirleri yazılı verir; acele hâllerde emir sözlü verilebilir; sözlü emir en kısa sürede yazılı olarak da bildirilir. Bu düzen, emrin kaynağı ve içeriğinin daha sonra denetlenebilmesini sağlayan bir kayıt güvencesidir.
Kanun “acele hâl” kavramını bu fıkrada saat veya dakika üzerinden tanımlamaz. Bu nedenle dilekçede soyut olarak “acele yoktu” demek yerine olayın gerçek zaman çizelgesi gösterilmelidir. Emrin verildiği iddia edilen saat, işlemin başladığı saat, tutanağın düzenlenme zamanı ve yazılı bildirimin dosyaya giriş zamanı karşılaştırılır. Delilin kaybolma riski, kişinin kaçma ihtimali, olayın devam etmesi veya anlık güvenlik ihtiyacı gibi koşulların bulunup bulunmadığını savcılık ve gerektiğinde yargı makamı değerlendirir.
“En kısa sürede” ifadesi için m.161/3’te ayrı ve sabit bir yirmi dört saatlik süre yazılı değildir. Arama veya elkoyma gibi başka maddelerde yer alan yirmi dört ya da kırk sekiz saatlik onay süreleri bu fıkraya otomatik taşınamaz. Bu nedenle örnek dilekçe, kanunda olmayan bir saat sınırı üretmez; sözlü emrin işlem sonrası ilk elverişli zamanda yazıya çevrilip çevrilmediğinin ve hangi tarihte dosyaya girdiğinin açıklanmasını ister.
Bu talebi kim ve hangi dosyada sunabilir?
Talep çoğunlukla hakkında adli kolluk işlemi yapılan şüpheli veya müdafii tarafından sunulur. Şüpheli, CMK m.147/1-f uyarınca şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteme ve lehindeki hususları ileri sürme hakkına sahiptir. Emrin kapsamı, belirli bir işlemin gerçekten talimat içinde bulunup bulunmadığını ya da sonradan tutanağa eklenen bir açıklamanın zaman çizelgesiyle uyumunu gösterebileceğinden savunmayla doğrudan ilgili olabilir.
Mağdur veya şikâyetçi de kendi haklarını etkileyen bir adli kolluk işleminin kayıt zincirini somutlaştırarak talepte bulunabilir. Ancak dosyadaki sıfat, soruşturmanın gizliliği ve kişisel veriler, hangi belgenin doğrudan örneğinin verilebileceğini etkiler. Dilekçenin kabul edilmesi her belgenin başvurucuya sınırsız biçimde teslim edileceği anlamına gelmez. Savcılık, kaydın dosyaya alınmasına veya kanuni erişim sınırları içinde incelenmesine karar verebilir.
Başvuru, emrin verildiği iddia edilen soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığına sunulur. Soruşturma numarası biliniyorsa mutlaka yazılır. Numara bilinmiyorsa olay tarihi, kolluk birimi, tutanak adı ve başvurucunun kimlik bilgileriyle dosyanın bulunması istenir; numara tahmin edilmez. Kovuşturma başlamışsa aynı kayıt ihtiyacı davanın görüldüğü mahkemeye delil veya ara karar talebi olarak sunulabilir. Bu Word örneği soruşturma evresindeki savcılık başvurusuna göre düzenlenmiştir.
CMK 161/3 kaydı, arama veya elkoyma kararının yerine geçer mi?
Hayır. CMK m.161/3 savcının adli kolluğa verdiği emrin biçimini düzenler; her koruma tedbirinin özel karar şartını ortadan kaldırmaz. Konutta, işyerinde veya kişide arama için CMK m.116 ve devamındaki koşullar; elkoyma için CMK m.123 ve devamındaki hükümler; bilgisayarda arama ve kopyalama için CMK m.134; iletişim tedbirleri için CMK m.135 ayrıca incelenir. Bir özel tedbir için hâkim kararı veya kanunda gösterilen yazılı savcı emri aranıyorsa, genel nitelikteki sözlü kolluk talimatı o şartı kendiliğinden karşılamaz.
Örneğin hâkim kararı olmadan elkoyma ve onay süreleri hakkındaki yazıda, elkoymanın özel karar ve onay zinciri açıklanır. arama kararında makul şüphe şartı da ayrı bir hukuki eşiğe ilişkindir. Sözlü emrin sonradan yazıya çevrilmesi, eksik olan özel hâkim kararını veya süresinde alınmayan yargısal onayı geriye dönük olarak yaratmaz. Tersine, özel karar usulüne uygun bir işlemde yazılı bildirim kaydının dosyada görülmemesi de tek başına bütün delilleri otomatik hükümsüz kılan bir sonuç cümlesi kurmaya yetmez; somut hukuka aykırılık ve etkisi ayrıca değerlendirilir.
Dilekçede bu ayrım açıkça kurulmalıdır. Talep, bir yandan m.161/3 kapsamındaki emrin kimliğini ve yazılı devam kaydını isterken, diğer yandan işlem arama, elkoyma, yakalama veya dijital inceleme ise o işleme özgü karar, onay, saat ve tutanakların da belirlenmesini ister. Böylece genel talimat ile özel koruma tedbiri belgesi birbirinin yerine geçirilmez.
Hangi kayıtlar somut olarak istenebilir?
İlk kayıt, emri veren makam ve zaman bilgisidir. Sözlü emri veren Cumhuriyet savcısının veya nöbetçi savcılık biriminin kimliği, emrin tarih-saat bilgisi, emri alan adli kolluk görevlisi ve emrin iletişim kanalı belirlenebilir. Başvurucunun kişisel telefon numarası veya özel iletişim içeriği istemesine gerek yoktur; resmî talimatın varlığını, zamanını ve kapsamını gösterecek görev kaydı yeterlidir.
İkinci kayıt, emrin kapsamıdır. “Gerekli işlemleri yapın” gibi belirsiz bir anlatım yerine hangi işlemin emredildiği araştırılır: olay yerine gidilmesi, bir kişinin davet veya hazır edilmesi, belirli eşyanın muhafazası, kamera kaydının korunması, tanığın tespiti ya da başka bir adli görev. Kolluğun fiilen yaptığı işlem emrin kapsamını aşmışsa bu farkın tutanak ve zaman çizelgesi üzerinden değerlendirilmesi istenir; başvurucu sonucu peşinen ilan etmez.
Üçüncü kayıt, sözlü emrin en kısa sürede yazılı bildirimidir. Bu belge talimat yazısı, nöbetçi savcı kaydı, UYAP evrakı, resmî e-posta, kayıtlı kurum içi bildirim veya mevzuata uygun başka bir yazılı kayıt olabilir. Dilekçe belirli bir teknik sistemin mutlaka kullanıldığını varsaymamalı; kurumun gerçek kayıt düzenine göre yazılı bildirimin tarihini, sayısını ve dosyaya bağlantısını istemelidir.
Dördüncü grup, kolluk rapor ve tutanaklarıdır. CMK m.169 soruşturma işlemlerinin tutanağa bağlanmasını; tutanakta işlemin yapıldığı yer ve zaman ile katılan veya ilgili kişilerin adlarının bulunmasını öngörür. Olay, yakalama, muhafaza altına alma, teslim-tesellüm, arama veya elkoyma tutanakları; ekip görev çizelgesi; haber merkezi veya nöbet kaydı; savcılığa yapılan ilk bildirim ve işlemin sonuç raporu aynı zaman çizelgesinde karşılaştırılabilir.
Beşinci grup özel karar ve onaylardır. İşlem bir eşyaya elkoyma ise elkoyma emri ve hâkim onayı; arama ise arama kararı veya kanuni istisnanın dayanağı; dijital materyal incelemesi ise ilgili özel karar araştırılır. fizik kimliğin tespiti kayıtlarının silinmesi gibi işlemlerde de hem temel kararın hem sonraki kayıt işlemlerinin kendi hükümleri bulunduğu unutulmamalıdır.
Ayrıntılı CMK 161/3 sözlü emir kayıt dilekçesi
[YER] CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
SORUŞTURMA NO: [Gerçek numara; bilinmiyorsa olay ve tutanak bilgisi]
TALEP EDEN: [Şüpheli / mağdur / şikâyetçi, ad-soyad, T.C. kimlik no, adres]
MÜDAFİİ / VEKİLİ: Av. [Ad-soyad, baro ve sicil, adres; varsa]
İLGİLİ İŞLEM: [Tarih-saat, kolluk birimi, tutanak veya işlem adı]
KONU: Adli kolluk işleminin dayanağı olarak bildirilen sözlü Cumhuriyet savcısı emrinin kaynağı, zamanı ve kapsamının belirlenmesi; CMK m.161/3 uyarınca en kısa sürede yapılan yazılı bildirimin ve bağlantılı işlem tutanaklarının soruşturma dosyasına alınması talebidir.
AÇIKLAMALAR
1. Yukarıda numarası yazılı soruşturmada [tarih-saat] tarihinde [yer] adresinde [yakalama, muhafaza, eşya teslimi, hazır etme veya diğer somut işlem] uygulanmıştır. İşlemi yapan birim [gerçek kolluk birimi], düzenlenen belgenin adı ve tarihi [tutanak bilgisi]dir. Bu başvuru yalnız belirtilen işlem ve emir kaydına ilişkindir.
2. [Tutanakta / görevlinin bildiriminde / dosyadaki yazıda] işlemin “Cumhuriyet savcısının sözlü talimatı” üzerine yapıldığı belirtilmiştir. Ancak inceleyebildiğim belgelerde emri veren savcılık makamı, emrin verildiği tarih ve saat, sözlü emri gerektiren acele durum, emrin somut kapsamı ve sonradan düzenlenen yazılı bildirim [bulunmamaktadır / açıkça eşleştirilememektedir]. Görmediğim kayıt hakkında yokluk veya sahtelik iddiasında bulunmuyor; resmî kayıtlarla doğrulanmasını istiyorum.
3. CMK m.161/2 gereğince adli kolluğun olayları, yakalanan kişileri ve uyguladığı tedbirleri Cumhuriyet savcısına derhâl bildirmesi; m.161/3 gereğince emirlerin yazılı, acele hâlde sözlü verilmesi ve sözlü emrin en kısa sürede yazılı olarak bildirilmesi gerekir. Bu nedenle emri veren ve alan görevli, iletişim zamanı, emrin konusu ve yazılı devam kaydı tespit edilmelidir.
4. İşlemin zaman çizelgesinin denetlenebilmesi için [olay/yakalama/muhafaza] tutanağı, ekip görev ve nöbet kayıtları, savcılığa ilk bildirim zamanı, sözlü emir kaydı, sonradan oluşturulan yazılı talimat ve işlemin sonuç bildirimlerinin aynı dosyada eşleştirilmesini talep ediyorum. Kurum içi kaydın teknik adını bilmediğimden gerçek sistem adı ve evrak numarası yetkili birimce belirlenmelidir.
5. Yapılan işlem [arama / elkoyma / dijital inceleme / yakalama / başka işlem] niteliğindeyse yalnız CMK m.161/3 kaydıyla yetinilmemesini; bu işleme özgü karar, yazılı emir, hâkim onayı, başlangıç-bitiş saatleri, teslim ve muhafaza belgelerinin de kanundaki özel koşullara göre dosyada belirlenmesini talep ediyorum. Sözlü emrin sonradan yazıya çevrilmesinin eksik özel karar veya onayı kendiliğinden tamamladığını ileri sürmüyorum.
6. CMK m.169 uyarınca soruşturma işlemlerine ilişkin tutanaklarda işlemin yeri, zamanı ve ilgili kişilerin kimliği bulunmalıdır. Fiilî işlem ile emir kapsamının örtüşüp örtüşmediğinin, tutanakların düzenlenme zamanının ve varsa farklılıkların soruşturma makamınca değerlendirilmesini talep ediyorum.
HUKUKİ NEDENLER: 5271 sayılı CMK m.147/1-f, 160, 161/2-3, 169 ve somut işlemin niteliğine uygulanacak özel hükümler.
DELİLLER: [Olay/yakalama/muhafaza/arama/elkoyma] tutanakları, savcılık talimat ve nöbet kayıtları, UYAP evrakı, görev ve haber merkezi kayıtları, teslim-tesellüm belgeleri, özel karar ve onaylar, başvurucuya tebliğ veya ibraz edilen belgeler ve her türlü hukuka uygun kayıt.
SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; (1) belirtilen adli kolluk işleminin dayanağı olan sözlü emri veren ve alan görevlilerin, emrin tarih-saatinin ve kapsamının tespitine, (2) CMK m.161/3 uyarınca en kısa sürede yapılması gereken yazılı bildirimin tarih ve sayısıyla dosyaya alınmasına, (3) kolluğun savcılığa ilk ve sonuç bildirimleri ile işlem tutanaklarının zaman çizelgesinde eşleştirilmesine, (4) işlem özel karar veya onay gerektiriyorsa bu belgelerin ayrıca belirlenmesine, (5) elde edilemeyen kaydın hangi kurumda araştırıldığı ve elde edilememe sebebinin dosyada tutanakla gösterilmesine, (6) kanuni erişim sınırları içinde talebin sonucu hakkında tarafıma bilgi verilmesine karar verilmesini arz ederim. [Tarih]
EKLER: 1. İlgili tutanak örneği. 2. İşlem zaman çizelgesi. 3. Varsa tebliğ edilen karar veya belge. 4. Kayıt eksikliğini gösteren dosya inceleme notu. 5. Diğer hukuka uygun belgeler.
[Ad-soyad / müdafi veya vekil]
[İmza veya e-imza]
Düzenlenebilir Word dilekçe
Savcının sözlü kolluk emrinin yazılı kayda alınması talep dilekçesini Word olarak indir (.docx)
Word dosyasındaki köşeli alanlar gerçek soruşturma ve tutanak bilgileriyle doldurulmalıdır. Kullanılmayan işlem seçenekleri silinmeli; bilinmeyen savcı, görevli, telefon görüşmesi veya kayıt numarası üretilmemelidir. Özellikle arama, elkoyma veya dijital inceleme varsa o tedbire özgü karar ve onay belgeleri ayrıca yazılmalıdır.
Başvurudan sonra hangi kayıtlar takip edilir?
Dilekçenin evrak kayıt numarası ve UYAP’a giriş tarihi saklanır. Talepte tek bir işlem açıkça gösterildiğinden savcılık veya kalemle yapılan takipte aynı tarih, kolluk birimi ve tutanak adı kullanılır. Sonradan dosyaya eklenen yazılı talimat incelenirken belgenin düzenlenme tarihi, emrin verildiği iddia edilen zaman, evrakın dosyaya giriş tarihi ve içeriğinin fiilî işlemle uyumu ayrı ayrı not edilir. Bir belgenin daha sonra görülmesi, düzenlenme zamanı hakkında tek başına kesin sonuç doğurmaz; resmî üstveri ve kayıt zinciri değerlendirilir.
Yazılı emir bulunamazsa, talebin hangi kayıtlarda araştırıldığı önemlidir. Savcılık nöbet kaydı, adli kolluk olay kaydı, haber merkezi kaydı, görev çizelgesi ve ilgili tutanaklar birlikte incelenebilir. Başvurucu gizli soruşturma belgesini sosyal medyada yayımlamamalı, görevlinin özel telefonuna erişmeye çalışmamalı ve kayıt elde etmek için yanıltıcı yöntem kullanmamalıdır. Eksiklik, dosya üzerinden ve kanuni başvuru yollarıyla ileri sürülür.
Talep cevapsız kalırsa aynı cümlelerle sınırsız tekrar yapmak yerine dosyadaki yeni durum belirtilir: başvuru tarihi, evrak numarası, hangi kaydın henüz eklenmediği ve bu kaydın savunma ya da mağdur hakkıyla bağlantısı. Kovuşturmaya geçilmişse mahkemeden ilgili savcılık ve kolluk kayıtlarının getirtilmesi istenebilir. Belgenin delil değerine veya hukuka aykırılığın sonucuna karar verecek makam, dosyanın bulunduğu evreye göre savcılık, hâkimlik ya da mahkemedir.
Bu başvuruda yapılan somut hatalar
- Hangi işlem ve tutanak kastedildiğini yazmadan “bütün sözlü emirlerin” araştırılmasını istemek.
- Emri veren savcıyı, görevliyi veya görüşme saatini bilmeden tahmin ederek yazmak.
- CMK m.161/3’te bulunmayan sabit bir yirmi dört saat süresi varmış gibi kesin sonuç kurmak.
- Acele hâlde sözlü emir verilemeyeceğini söylemek; kanun bu imkânı açıkça tanır.
- Sözlü emrin sonradan yazıya geçirilmesini arama veya elkoymadaki özel karar şartıyla karıştırmak.
- Yazılı bildirim dosyada görülmediği için bütün işlemin otomatik ve kesin biçimde hükümsüz olduğunu iddia etmek.
- Özel koruma tedbirinin hâkim kararı veya onay süresini yalnız CMK m.161/3 kaydıyla tamamlanmış saymak.
- İşlemin tarihi, yeri, kolluk birimi ve tutanak adını belirtmemek.
- Kurum içi telefon veya haberleşme kayıtlarına izinsiz erişmeye çalışmak.
- Yalnız emir belgesini isteyip kolluğun ilk ve sonuç bildirimlerini, tutanakları ve zaman çizelgesini dışarıda bırakmak.
- Başvurucunun dosyadaki sıfatını ve talebin hakla bağlantısını açıklamamak.
- Soruşturma gizliliğini yok sayarak bütün kayıtların doğrudan kopyasının verilmesini koşulsuz hak saymak.
Sık sorulan sorular
1. Cumhuriyet savcısı adli kolluğa sözlü emir verebilir mi?
Evet. CMK m.161/3, acele hâllerde sözlü emir verilmesine izin verir. Kural yazılı emirdir; sözlü emir en kısa sürede yazılı olarak da bildirilmelidir. Dilekçe acele hâlin ve sonraki yazılı kaydın somut dosyada gösterilmesini ister.
2. Sözlü emir kaç saat içinde yazıya çevrilmelidir?
M.161/3 sabit bir saat sayısı değil “en kısa sürede” ölçütünü kullanır. Başka koruma tedbirlerindeki yirmi dört veya kırk sekiz saatlik süreler bu fıkraya otomatik uygulanmaz. Olayın zaman çizelgesi ve ilk elverişli yazılı bildirim zamanı değerlendirilir.
3. Yazılı emir dosyada yoksa işlem otomatik olarak geçersiz midir?
Tek başına bu eksiklikten her işlem için aynı otomatik sonuç çıkarılamaz. İşlemin niteliği, özel karar şartı, emrin varlığı, kayıtların bütünü ve hukuka aykırılığın delile etkisi yetkili makamca değerlendirilir.
4. Sonradan yazılan sözlü emir kaydı arama kararının yerine geçer mi?
Hayır. Arama için CMK m.116 ve devamındaki özel şartlar ile karar usulü uygulanır. M.161/3’teki yazılı bildirim, eksik hâkim kararını veya kanunun özel olarak aradığı yazılı emri geriye dönük biçimde oluşturmaz.
5. Elkoymada yalnız sözlü savcı talimatı yeterli midir?
Elkoyma CMK m.127’deki özel karar ve hâkim onayı düzenine tabidir. Somut olayda gecikmesinde sakınca, yazılı emir ve onay süreleri ayrıca incelenir. Genel sözlü kolluk emri özel elkoyma usulünün yerine geçirilmez.
6. Emri veren savcının adını bilmiyorsam dilekçe verebilir miyim?
Evet. Nöbetçi savcılık birimi, kolluk ekibi, işlem tarihi-saatı ve tutanak bilgisi yazılarak resmî kayıttan tespit istenebilir. Bilinmeyen isim tahmin edilmez.
7. Talep dilekçesi hangi makama verilir?
Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığına ve bilinen soruşturma numarasına sunulur. Kovuşturma başlamışsa ilgili kaydın getirtilmesi davanın görüldüğü mahkemeden istenebilir.
8. Başvurucu telefon görüşmesinin ses kaydını isteyebilir mi?
Talebin amacı özel iletişim içeriğine sınırsız erişim değildir. Emrin varlığını, zamanını, veren ve alan makamı, kapsamını ve yazılı devamını gösteren resmî kayıtların dosyaya alınması istenir; erişim soruşturmanın gizliliği ve kişisel veri kuralları içinde belirlenir.
9. CMK 169 neden bu dilekçede önemlidir?
CMK m.169 soruşturma işlemlerinin tutanağa bağlanmasını ve tutanakta yer, zaman ile ilgili kişilerin gösterilmesini düzenler. Sözlü emir kaydı, kolluk işlemi ve tutanakların zaman çizelgesinde karşılaştırılmasını destekler.
10. Aynı dilekçeyle yeni delillerin toplanması istenebilir mi?
İstenebilir; fakat sözlü emir kayıt talebi ile yeni kamera, tanık veya kurum belgesi talebi ayrı başlıklarla somutlaştırılmalıdır. Her delilin yeri, tarih aralığı, ispat konusu ve gereken özel usul ayrı gösterilir.
Resmî kaynaklar ve ilgili rehberler
- Adalet Bakanlığı – 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (m.147, 160, 161 ve 169)
- Adalet Bakanlığı UYAP Mevzuat – Ceza Muhakemesi Kanunu
- Savcılığa delil toplama talep dilekçesi
- Hâkim kararı olmadan elkoyma ve onay süreleri
- Arama kararında makul şüphe şartı
- Fizik kimliğin tespiti kayıtlarının silinmesi
- Savcılık denetim sonucunun nezarethane defterine kaydedilmesi
Avukat Halil Bakırcı – Mersin Barosu sicil no: 3472. Türkiye genelindeki ceza dosyalarına ilişkin çalışmalar Mersin merkezli yürütülür. Fiziki ofis: İhsaniye Mahallesi 4903 Sokak Profit İş Merkezi 3/14 Akdeniz/Mersin.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.