Danıştay’ın 16 Eylül 2026 İkinci Avukat Kararı: Meslek Kuralı 39 ve Avukatlık Kanunu 172
Kısa ve net cevap
Danıştay 8. Dairesinin 16.09.2026 tarihli E.2026/4659, K.2026/4931 sayılı kararı, ikinci avukatın işi kabul etmeden önce ilk avukata yazılı bilgi vermesini öngören TBB Meslek Kuralı 39’a karşı açılan davayı reddetmiştir. Avukatlık Kanunu 172’de iş sahibine yüklenen muvafakat isteme görevi, ikinci avukatın bildirim görevini kaldırmaz. Karar metninde temyiz yolu açık gösterilmiştir; bu nedenle ayrıca kesinleşme kaydı görülmeden “kesinleşmiş karar” şeklinde sunulmamalıdır.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor
Kısa özet
| Düzenleme | Muhatap | Temel konu |
|---|---|---|
| Avukatlık Kanunu 172 | İş sahibi | Birlikte takip için muvafakat süreci ve ücret sonuçları |
| Meslek Kuralı 39 | İkinci avukat | İşin kabulünden önce ilk avukata yazılı bilgi |
| Avukatlık Kanunu 135/1-k | İlgili avukat | Önceki avukata bilgi vermemenin disiplin karşılığı |
Kararın uygulamada cevapladığı soru
Bir dosyada avukat varken müvekkilin ikinci bir avukatla anlaşması, yalnızca yeni vekâletnamenin düzenlenmesinden ibaret değildir. İlk avukatla yapılan sözleşmenin durumu, ikinci avukatın mesleki yükümlülüğü ve mahkeme önündeki temsil yetkisi ayrı ayrı değerlendirilir. Güncel karar özellikle ilk iki alan arasındaki ilişkiyi açıklamaktadır. Müvekkilin ilk avukatla konuştuğunu söylemesi, yeni avukatın kendi adına yapması gereken yazılı bildirimin yerine kendiliğinden geçmez.
Bu yazı, genel avukat azli rehberinden farklı olarak belirli bir Danıştay kararının gerekçesini ve güncel kanun değişikliğiyle bağını inceler. Kararın konusu herhangi bir hukuk davasının esasının kazanılması değildir. Konu; bir disiplin yaptırımının ve yaptırımın dayandığı meslek kuralının hukuka uygunluğudur. Bu sınır, karardan çıkarılabilecek sonuçları belirler. Disiplin değerlendirmesini bütün dava işlemlerinin otomatik hükümsüzlüğüne dönüştürmek doğru olmaz.
Üç düzenlemenin kısa özeti
Avukatlık Kanunu 172, iş sahibinin daha önce anlaştığı avukat yanında başka avukatları da işe katmasını düzenler. Kanun, ilk avukattan yazılı muvafakat istenmesini ve bunun için en az bir haftalık süre verilmesini öngörür. Süresinde cevap verilmezse muvafakat edilmiş sayılması, ret halinde sözleşmenin sona ermesi ve ücretin korunması da aynı maddenin konularıdır.
TBB Meslek Kuralı 39’un muhatabı ise ikinci avukattır. Bu avukat, işi kabul etmeden önce ilk avukata yazıyla bilgi vermelidir. Avukatlık Kanunu 135’in birinci fıkrasının k bendi de iş kabulünden önce aynı işle ilgili daha önce vekâlet verilen avukata bilgi verilmemesini uyarma cezası kapsamında düzenler. Kanun bendindeki bilgi verme ifadesi, meslek kuralının yazılılık şartıyla birlikte okunmalıdır.
2022’deki iptal haberi neden güncel sonucu anlatmıyor?
TBB’nin 2026/39 sayılı duyurusu, yargısal süreci önceki duyurulara atıf yaparak açıklamaktadır. İlk aşamada Danıştay 8. Dairesinin 27.04.2022 tarihli E.2018/3442, K.2022/3149 sayılı iptal kararı bulunmaktadır. Temyiz sonrasında davanın sonucundan etkilenecek avukata ihbar yapılması gerektiği gerekçesiyle usule ilişkin bozma gerçekleşmiştir. Bu nedenle yalnızca 2022 tarihli bir haberin okunması, yürürlük değerlendirmesi için yeterli değildir.
İkinci aşamada 02.05.2024 tarihli E.2023/5706, K.2024/2485 sayılı iptal kararı verilmiştir. TBB’nin duyurusuna göre bu karar da temyiz edilmiş ve iptal kararı esastan bozulmuştur. Son aşamada Daire, bozma kararına uyarak 16.09.2026 tarihinde davayı reddetmiştir. Böylece aynı kural hakkında farklı yıllarda yayımlanmış başlıkların farklı sonuçlar taşımasının nedeni ortaya çıkmaktadır. Güncel değerlendirmede tüm süreç birlikte okunmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta hangi belgeler vardı?
Resmî kararın olay bölümünde ilk avukatın takip ettiği dosyalara bildirim yapılmadan vekâletname sunulduğu ve duruşmalara katılındığı anlatılmaktadır. Şikâyet kapsamında vekâlet harç makbuzları ve duruşma tutanakları değerlendirilmiştir. Davacı avukat ise müvekkillerinin önceki avukatla ilişkilerinin sona erdiğini söylediklerini, dosyaların takipsiz kalmaması amacıyla işlem yaptığını savunmuştur. Müvekkillerin noterlikteki beyanları da dosyaya sunulmuştur.
Mahkeme, müvekkil beyanı bulunmasını ikinci avukat tarafından yapılmış yazılı bildirimle eşdeğer görmemiştir. Kararın bireysel işleme ilişkin kısmında vekâletname sunulması, duruşmaya katılım ve bildirim eksikliği birlikte değerlendirilmiştir. Bu nedenle kararı yalnızca “noter belgesi işe yaramaz” şeklinde özetlemek eksik olur. Noter belgesinin neyi belgelediği, kimin beyanını içerdiği ve yükümlülüğün kim tarafından yerine getirileceği asıl meselelerdir.
Muvafakat ile bildirim neden aynı şey değildir?
Muvafakat talebi, iş sahibinin temsil ilişkisini birden fazla avukatla sürdürme iradesine ilişkindir. İlk avukata yöneltilir ve kanunda belirtilen sürece tabidir. Bildirim ise ikinci avukatın meslektaşına karşı kendi davranış yükümlülüğüdür. Birinde iş sahibi ilk avukatın görüşünü ister; diğerinde ikinci avukat üstlenilmesi istenen iş hakkında meslektaşını bilgilendirir. Aynı dosyaya ilişkin olmaları bu işlemleri tekleştirmez.
İlk avukatın yazılı muvafakati alınmış olsa bile ikinci avukatın bildirim kaydı ayrıca aranmalıdır. Buna karşılık ikinci avukatın yalnızca bilgi yazısı göndermesi de iş sahibinin 172 kapsamındaki talebinin yapıldığını ve gerekli sürecin tamamlandığını tek başına kanıtlamaz. Ortak bir yazıda her iki irade açıkça bulunabilir; fakat imzalar, gönderen sıfatları ve talebin içeriği ayrıştırılmalıdır. Uygulamada iki ayrı belge tutulması karışıklığı azaltır.
Danıştay gerekçesinde meslektaşlık hukukunun yeri
Daire, yazılı bilgi yükümlülüğünü yalnızca ilk avukatın ücretini tahsil etmesini sağlayan bir araç olarak değerlendirmemiştir. Gerekçede ilk avukatın emeğine mesleki nezaket gösterilmesi ve avukatlık hukukunun düzen ve geleneklerinin korunması üzerinde durulmaktadır. Bu yaklaşım, ücret ihtilafı bulunmayan dosyalarda da bildirim yükümlülüğünün dikkate alınmasını gerektirir. İlk avukatın alacak davası açmamış olması tek başına ihlali ortadan kaldırmaz.
Karar, Anayasa’nın 135. maddesindeki kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları çerçevesini ve Avukatlık Kanunu 34 ile 110’u birlikte ele alır. Avukatın bağımsız savunmayı temsil etmesi, meslek kurallarından tümüyle bağımsız olduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte bu gerekçe, ilk avukata müvekkilin avukat seçme özgürlüğünü sınırsız şekilde durdurma yetkisi verildiği biçiminde de okunmamalıdır. Kanun, muvafakat verilmemesinin sonuçlarını ayrıca düzenlemiştir.
7571 sayılı Kanun kararda nasıl ele alındı?
Karar, Anayasa Mahkemesinin 06.03.2025 tarihli E.2025/50, K.2025/47 sayılı kararına değinmektedir. Bu kararın ardından 7571 sayılı Kanun ile disiplin hükümleri yeniden düzenlenmiştir. Danıştay, 135/1-k bendinde aynı işe ilişkin önceki avukata bilgi vermemenin açıkça düzenlenmiş olmasını da değerlendirmiştir. Eski disiplin olayının tarihini, sonraki kanun değişikliğinin yürürlük tarihiyle karıştırmamak gerekir.
Yazının konusu olan dosyadaki disiplin işlemleri 2017 ve 2018 tarihlerine uzanmaktadır. Kararda bunların o tarihteki mevzuat kapsamında incelendiği bölümler bulunmaktadır. Günümüzde gerçekleşecek yeni bir olayın değerlendirmesinde ise yürürlükteki 134, 135 ve gerekiyorsa 136 dikkate alınır. Bu nedenle kararın bir paragrafını alıp bütün dönemlerde aynı yaptırımın aynı gerekçeyle zorunlu olduğunu söylemek, zaman bakımından uygulama sorununu gözden kaçırır.
Karar neyi söylemiyor?
Karar, her ikinci vekâletnamenin otomatik olarak geçersiz olduğunu söylememektedir. Aynı şekilde mahkemelerin her işlemden önce 172 kapsamındaki sözleşme hesabını kesin biçimde çözmesi gerektiği sonucunu da kurmamaktadır. Mahkeme önündeki temsil, vekâletname ve özel yetki hükümleriyle; avukatlar arasındaki mesleki davranış ise ilgili disiplin kurallarıyla değerlendirilir. Bu alanlarda aynı olayın farklı hukuki sonuçları ortaya çıkabilir.
Karar ayrıca ilk avukatın sessizliğini ikinci avukat için genel bir izin belgesine dönüştürmez. 172’deki sessizliğe sonuç bağlanması, usulüne uygun ve süreli muvafakat talebiyle bağlantılıdır. İkinci avukatın gönderdiği sıradan bir bilgi e-postasına cevap verilmemesi aynı sonucu kendiliğinden yaratmaz. Bildirimin gönderilmesi ve iş sahibinin talebinin tamamlanması ayrı tarihler taşıyabilir. Dosya kronolojisi bu nedenle önemlidir.
Temyiz yolu ve kesinleşme ayrımı
Resmî PDF’nin sonuç bölümünde kararın tebliğini izleyen otuz gün içinde temyiz yolunun açık olduğu yazılıdır. TBB’nin duyurusu karar örneğini yayımlamıştır; tek başına duyuru tarihi, tüm taraflar bakımından tebliğ ve kesinleşme tarihini kanıtlamaz. Bu yazıda bu nedenle kararın tarihi ve numarası kesin olarak belirtilmekte, doğrulanmamış bir kesinleşme bilgisi eklenmemektedir.
Uygulama bakımından bu ayrım, mevcut meslek kuralını yok saymak için gerekçe değildir. Temyiz imkânının bulunmasıyla yürürlükteki kanun ve meslek kuralına uyma yükümlülüğü farklı konulardır. Somut bir disiplin savunmasında yeni kanun yolu kararı veya yürütmenin durdurulması gibi ayrıca ileri sürülen bir olgu varsa bunun belgesi incelenmelidir. Yalnızca sosyal medyada dolaşan iptal başlıklarıyla hareket edilmemelidir.
Dosya kabulünde uygulanabilecek kontrol sırası
Önce aynı işte daha önce avukat bulunup bulunmadığı sorulur. Ardından eski vekâletname, ücret sözleşmesi, varsa azil veya çekilme belgeleri ve mahkeme dosyasındaki son durum görülür. Birlikte temsil söz konusuysa iş sahibinin muvafakat talebi ve cevap kayıtları ayrılır. İkinci avukatın yazılı bildirimi, işin kabul edilmesinden önce yapılacak işlem olarak takvime yerleştirilir. Sonra vekâletname ve görev kapsamı kontrol edilir.
Bu sıra, mahkeme sürelerinin gözden kaçırılmasını önleyen ayrı bir takvimle birlikte yürütülmelidir. Muvafakat için tanınan süre, istinaf veya başka bir başvuru süresini kendiliğinden durdurmaz. İlk avukatın görevinin devam edip etmediği ve acil işlemi kimin yapacağı yazılı olarak açıklığa kavuşturulur. Yapılan her görüşmenin tarihinin tutulması, sonradan yalnızca tarafların hafızasına dayanan bir uyuşmazlık yaşanmasını önler.
Müvekkil bakımından alınacak pratik sonuç
İkinci bir avukatın dosyaya katılması mümkündür; ancak yeni vekâletname düzenlemek bütün ilişkiyi tek başına çözmez. İlk avukatın sözleşmesi, ücret hesabı ve görev kapsamı ayrıca ele alınır. Müvekkil, “ben haber verdim” demekle ikinci avukatın kendi yükümlülüğünü üstlenmiş olmaz. Bilgilendirmenin kimden kime, hangi iş için ve hangi tarihte yapıldığı anlaşılır olmalıdır.
Kararın en yararlı sonucu, taraflara aynı evrakı farklı amaçlar için kullanmamalarını hatırlatmasıdır. İş sahibinin muvafakat talebi, avukatın yazılı bildirimi, vekâletname ve dosya teslim tutanağı farklı işlevler taşır. Bunların her biri doğru zamanda ve doğru içerikle hazırlanırsa, hem temsil düzeni hem ücret hesabı hem de mesleki sorumluluk daha kolay yönetilir. Değerlendirme dosyanın belgeleriyle yapılır; genel bir karar özeti tek başına bireysel sonuca dönüşmez.
Resmî karar okunurken iddia ile gerekçe ayrılmalı
Karar metninin başlangıcındaki davacı iddiaları, mahkemenin kabul ettiği hukuk kuralı değildir. Örneğin bir tarafın meslek kuralının gereksiz olduğunu söylemesi, Dairenin bu görüşü benimsediğini göstermez. Aynı şekilde davalıların savunması ve Danıştay savcısının düşüncesi kendi başlıkları altında okunmalıdır. Sonuca hangi gerekçeyle ulaşıldığı, hukuki değerlendirme ve karar sonucu bölümlerinden anlaşılır. Bir internet yazısında bu ayrım korunmadığında, tarafın reddedilen savunması mahkeme görüşüymüş gibi aktarılabilir.
Somut kararın anonimleştirilmiş olması da dikkate alınmalıdır. Bazı taraf ve dosya bilgileri maskelenmiştir. Görünmeyen bilgi, önceki haberlerdeki benzer dosyalarla eşleştirilerek tamamlanmamalıdır. İdari Dava Daireleri Kurulunun karar numarası resmî nüshada görünmüyorsa tahmin edilmez. Doğrulanabilen tarih ve hukuki aşama yeterli açıklıkla aktarılır. Bu yaklaşım kararın analizini zayıflatmaz; doğrulanmış bilginin sınırını korur. Özellikle mesleki sorumluluk yazılarında doğru künye, sonuç kadar önemlidir.
Hükmün iki ayrı talebe etkisi
Davada yalnızca soyut meslek kuralı tartışılmamıştır. Bireysel disiplin işlemine yönelik iptal istemi de bulunmaktadır. Kuralın hukuka uygun bulunmasıyla somut yaptırımın hukuka uygun bulunması farklı inceleme adımlarıdır. Daire her iki alanı kendi gerekçesi içinde ele almıştır. Bu nedenle yalnızca kuralın yürürlükte kalmasına bakarak, başka olaylarda bütün yaptırımların otomatik hukuka uygun olduğunu söylemek mümkün değildir. Yeni dosyada maddi olay ve deliller yeniden değerlendirilir.
Kararın bireysel işleme ilişkin bölümünde hangi davranışların sabit görüldüğü açıklanır. Başka bir dosyada bildirim metni veya teslim kaydı bulunması, kabul tarihinin farklı olması ya da işin aynı olmaması incelemeyi değiştirebilir. Emsal karar kullanılırken bu farklar belirtilmelidir. Kararı dosyanın bütün ayrıntılarını yerine koyan hazır sonuç gibi sunmak, hukuki değerlendirmeyi eksiltir. Ortak hukuk ilkesiyle farklı maddi olayların ayrılması, kararın sağlıklı uygulanmasını sağlar.
Güncel kanun ile eski olay arasında kurulacak bağ
Kararda sonraki kanun değişikliğine değinilmesi, eski fiilin tarihinin değiştiği anlamına gelmez. Daire, yeni açık düzenlemeyi de hukuk sisteminin değerlendirilmesinde ele almıştır. Eski yaptırım bakımından işlem tarihindeki düzenlemelerin tartışıldığı bölümler ayrıca bulunmaktadır. Bir makalede bu iki anlatımın birbirine karıştırılması, geçmişe etkili uygulama konusunda doğrulanmamış sonuç doğurabilir. Bu nedenle tarih bilgileri sadece başlıkta değil olayın içinde de doğru bağlamla kullanılır.
Yeni bir disiplin dosyasında savunma hazırlanırken fiil, soruşturma, karar ve tebliğ tarihleri ayrı kaydedilir. Hangi mevzuat metninin hangi gerekçeyle uygulanacağı açıklanır. Sonraki değişikliğin etkisi varsa bu ayrı hukuki sorun olarak tartışılır. Genel bir internet yazısı bu incelemeyi ortadan kaldırmaz. Kararın güncel olmasıyla olayın güncel mevzuata tabi olması aynı ifade değildir. Dosya bazında tarih ve hüküm bağlantısı kurulmalıdır.
Karar analizinin dosya belgeleriyle eşleştirilmesi
Karardan yararlanılacak dosyada dört soruluk bir inceleme yapılabilir: Önceki avukat hangi işi takip ediyordu? Yeni avukat hangi görevi ne zaman kabul etti? İş sahibinin muvafakat talebi hangi belgeyle yapıldı? Yeni avukatın kendi yazılı bildirimi ne zaman ulaştırıldı? Her sorunun yanına ilgili belge konulduğunda, emsalin hangi noktada yararlı olduğu anlaşılır. Eksik belge bulunan satır, hukuki değerlendirmede tamamlanması gereken alanı gösterir. Bilinmeyen tarih varsayımla doldurulmaz.
Bu eşleştirme yalnızca şikâyetçi açısından değil savunma açısından da yararlıdır. Bildirim yapıldığını ileri süren avukat, karardaki soyut tartışmayı tekrar etmek yerine kendi gönderim kaydını sunabilir. İş sahibinin yazısını ileri süren kişi ise bunun kendi bildirimiyle aynı şey olmadığını dikkate alır. Belgeler açıklandıkça gerçek uyuşmazlık noktası daralır. Böylece karar, metin içinde alıntı yapılan bir isim olmaktan çıkıp somut incelemeye yardımcı olan hukuki kaynak haline gelir.
Kararın dijital yayında doğru sunulması
Kararın künyesi yazı başlığında ve kaynak bölümünde tutarlı olmalıdır. Bir yerde 2024 tarihli iptal kararı, başka yerde 2026 tarihli ret kararı kullanılıp aralarındaki ilişki açıklanmazsa okuyucu yanlış sonuca ulaşabilir. Resmî PDF’ye bağlantı verilmesi, okuyucunun gerekçeyi doğrudan görmesini sağlar. Ancak bağlantı bulunması tek başına yanlış özeti düzeltmez. Metnin kendisi de kararı doğru anlatmalıdır. Özellikle hükmün ret olduğu ve temyiz yolunun açık gösterildiği aynı bağlamda belirtilir.
Eski bir iptal yazısına atıf yapılacaksa bunun tarihsel aşama olduğu açıklanır. Böylece arama motorundan yalnızca bir paragraf okuyan kişi, eski aşamayı güncel hukuk durumu sanmaz. Yeni karar yayımlandığı için 172’deki bütün ücret uyuşmazlıklarının çözüldüğü veya ilk avukatın sınırsız izin makamı haline geldiği de söylenmez. Karar analizi kendi konusu içinde kalır. Kaynakla yorum arasındaki sınır açıkça korunduğunda, yazı hem meslektaşlar hem müvekkiller açısından daha kullanılabilir olur.
Karardan alınan pratik ders, aynı dosyada birden fazla hukuki ilişkinin bulunabileceğidir. Bir belge iş sahibinin iradesini, başka belge avukatın davranışını, üçüncü belge mahkeme önündeki yetkiyi gösterir. Bunlar birlikte incelenir fakat tekleştirilmez. Dosyanın her aşamasında kimin hangi yükümlülüğü yerine getirdiği sorulursa, kararın soyut anlatımı somut uygulamaya dönüşür. Doğru belge ve doğru tarih, bu incelemenin ortak temelidir. Resmî kaynakta görülmeyen bilgi sonradan tamamlanmış gibi sunulmaz.
Sık sorulan sorular
Danıştay’ın güncel kararının tarihi ve numarası nedir?
Danıştay 8. Dairenin kararı 16.09.2026 tarihli, E.2026/4659 ve K.2026/4931 sayılıdır. Resmî karar örneği TBB’nin 2026/39 duyurusunun ekinde yayımlanmıştır.
Meslek Kuralı 39 iptal edilmiş durumda mı?
İncelenen güncel kararda iptal istemi reddedilmiştir. Eski iptal kararları temyiz süreciyle birlikte değerlendirilmelidir. Yalnızca 2022 veya 2024 tarihli haber başlıkları güncel sonucu göstermez.
İkinci avukat ilk avukattan izin almak zorunda mı?
172 uyarınca yazılı muvafakati istemekle yükümlü kişi iş sahibidir; talebin muhatabı ise ilk avukattır. İkinci avukatın kendi yükümlülüğü, işi kabul etmeden önce ilk avukata yazılı bilgi vermektir. Bu iki yükümlülük birbirinin yerine geçmez.
Müvekkil ilk avukata haber verdiyse yeterli mi?
Müvekkilin haber vermiş olması, ikinci avukatın yazılı bildirim görevini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Karar da yükümlülüklerin birbirini tamamladığını açıklamaktadır.
İlk avukatın alacağı yoksa bildirim yapılır mı?
Bildirim yükümlülüğü yalnızca ücret alacağını güvenceye almak amacıyla açıklanmamıştır. Kararda mesleki nezaket, emek ve meslek düzeni de gerekçe olarak ele alınmıştır.
Yeni kanunda bilgi vermeme hangi bentte yer alıyor?
7571 sayılı Kanun sonrası Avukatlık Kanunu 135’in birinci fıkrasının k bendinde, işin kabulünden önce aynı işle ilgili önceki avukata bilgi vermeme uyarma kapsamında düzenlenmiştir.
Noter onaylı müvekkil beyanı bildirimin yerini alır mı?
Belgenin içeriği belirleyicidir. Müvekkilin bir açıklamasının noterlikte yapılmış olması, ikinci avukatın ilk avukata kendi adına yazılı bildirim yaptığını tek başına göstermez.
Karar kesinleşmiş olarak gösterilebilir mi?
Resmî metinde temyiz yolu açık belirtilmiştir. Ayrıca kesinleşme kaydı doğrulanmadan bu kararın kesinleşmiş olduğu yazılmamalıdır. Duyuru tarihiyle kesinleşme tarihi aynı kabul edilemez.
Her ikinci vekâletname otomatik olarak geçersiz midir?
Bu karar böyle genel bir hükümsüzlük sonucu kurmamaktadır. Temsil yetkisi, sözleşme ilişkisi ve disiplin sorumluluğu ayrı hukuki alanlarda incelenir; somut işlem ayrıca değerlendirilir.
Bir haftalık süre ikinci avukatın bildirimi için mi?
Hayır. 172’deki en az bir haftalık süre, iş sahibinin ilk avukata yönelttiği muvafakat talebine ilişkindir. İkinci avukatın bildirimi iş kabulünden önce yapılmalıdır.
Acil duruşma bildirim zorunluluğunu kaldırır mı?
Karar aciliyeti kendiliğinden genel bir istisna olarak tanımamıştır. Yaklaşan süreler korunurken bildirim, temsil durumu ve görev dağılımı birlikte ele alınmalıdır.
Bu karar ücret davasını da kesin olarak çözer mi?
Hayır. Karar bir disiplin işlemi ile meslek kuralına ilişkindir. Ücret uyuşmazlığında 172 veya 174’ün uygulanması, sözleşme ve olayın niteliğine göre ayrıca incelenir.
Resmî kaynaklar
TBB 2026/39 duyurusu; Danıştay 8. Daire, 16.09.2026, E.2026/4659, K.2026/4931 (resmî karar PDF); 1136 sayılı Avukatlık Kanunu, güncel metin; 7571 sayılı Kanun, Resmî Gazete, 25.12.2025; TBB Meslek Kuralları; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
İlgili okumalar
İlk Avukattan Muvafakat Nasıl İstenir? Avukatlık Kanunu 172 ve Bir Haftalık Süre; İkinci Avukatın İlk Avukata Yazılı Bildirimi: Meslek Kuralı 39 Bildirim Örneği; İlk Avukat İkinci Avukata Muvafakat Vermezse Ücret Ne Olur? Avukatlık Kanunu 172; Avukatlık ücret sözleşmesi örneği; Avukat azledilirse ücret ödenir mi?
Mersin ve İstanbul ofis haritaları
Mersin ofisi
İstanbul ofisi
Maslak Ahi Evran Caddesi Polaris Plaza No: 21 Kat: 9, 34475 Sarıyer/İstanbul.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
BAKIRCI & KESKİN HUKUK BÜROSU sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
