Davaların Birleştirilmesi Nedir? HMK 166 Bağlantılı Davalar Rehberi 2026
Kısa cevap: Davaların birleştirilmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 166 uyarınca aralarında bağlantı bulunan ayrı dava dosyalarının birlikte görülmesidir. Aynı yargı çevresinde, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, yargılamanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden birleştirilebilir. Davaların aynı veya benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması bağlantı kabul edilir. Birleştirme, davaları maddi hukuk bakımından tek bir dava hâline getirmez; her dava bağımsızlığını korur, fakat tahkikat ve değerlendirme aynı dosya üzerinden yürütülebilir.
- Davaların birleştirilmesi nedir?
- HMK 166 ne düzenler?
- Bağlantı ne demektir?
- Aynı mahkemede birleştirme
- Farklı mahkemelerde birleştirme
- Birleştirmenin sonuçları
- Kanun yolu
- Birleştirilen davalar ayrılabilir mi?
- Sık sorulan sorular
Davaların Birleştirilmesi Nedir?
Birbirinden ayrı açılmış iki veya daha fazla dava, ortak vakıalar, ortak deliller ya da bir davanın sonucunun diğerini etkileyebilmesi nedeniyle birlikte görülmeye ihtiyaç gösterebilir. Ayrı yürütülen dosyalarda aynı tanıkların tekrar dinlenmesi, aynı bilirkişi incelemesinin iki kez yapılması veya çelişkili kararlar verilmesi riski ortaya çıkabilir. HMK m. 166 bu riskleri azaltmak için bağlantılı davaların birleştirilmesine izin verir.
Birleştirme usul ekonomisi sağlar; ancak davaların hukuki kimliğini ortadan kaldırmaz. Her davanın tarafları, talep sonucu, harcı, dava şartları, zamanaşımı ve kanun yolu durumu kendi özelliklerini korur. Bir dava yönünden kabul, diğer dava yönünden ret kararı verilebilir. Mahkeme hüküm fıkrasında her dava bakımından açık karar kurmalıdır.
HMK 166 Ne Düzenler?
HMK m. 166, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların bağlantı bulunması hâlinde birleştirilebilmesini düzenler. Birleştirme talep üzerine veya mahkemece kendiliğinden yapılabilir. Kanun, bağlantının davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da bir dava hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması hâlinde var sayılacağını belirtir.
Düzenleme ayrıca farklı mahkemelerde görülen davalarda birleştirme usulünü, hangi mahkemenin karar vereceğini ve bu kararlara karşı kanun yolu sistemini içerir. Birleştirme yalnız dosya yönetimi kararı değildir; doğal hâkim, görev, yetki ve tarafların hukuki dinlenilme hakkı üzerinde etkisi bulunduğundan kanuni şartlar dikkatle uygulanmalıdır.
Davalar Arasında Bağlantı Ne Demektir?
Bağlantının ilk görünümü, davaların aynı sebepten doğmasıdır. Örneğin aynı trafik kazasından doğan farklı tazminat davaları, aynı sözleşmenin farklı sonuçlarına ilişkin davalar veya aynı şirket genel kurul kararına bağlı uyuşmazlıklar ortak vakıa temeline sahip olabilir. İkinci görünüm, sebepler tamamen aynı olmasa da birbirine benzer olmasıdır.
Üçüncü ve önemli bağlantı türü, bir davada verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olmasıdır. Örneğin bir davada sözleşmenin geçerliliği, diğer davada o sözleşmeden doğan alacak tartışılıyorsa iki dosyanın sonuçları birbirine bağlı olabilir. Ancak her hukuki benzerlik birleştirme için yeterli değildir. Birlikte görülmenin somut yararı ve çelişkili karar riskinin bulunması gerekir.
Aynı Tarafların Bulunması Şart mı?
Hayır. Davaların taraflarının tamamen aynı olması bağlantı için zorunlu değildir. Taraflardan bazıları farklı olabilir. Önemli olan uyuşmazlıkların vakıa, hukuki ilişki veya hükmün etkisi bakımından bağlantılı olmasıdır. Bununla birlikte farklı tarafların bulunması, tebligat, savunma hakkı ve delillerin hangi dava bakımından değerlendirileceği konusunda dikkat gerektirir.
Birleştirme kararı verilirken taraflardan birinin yalnız bir dosyada yer alması, diğer dosyadaki bütün iddia ve savunmalarla otomatik olarak bağlı olduğu anlamına gelmez.
Aynı Yargı Çevresi ve Aynı Düzey-Sıfat Şartı
HMK m. 166’nın birleştirme sisteminde mahkemelerin düzeyi ve sıfatı önemlidir. Bir asliye hukuk mahkemesiyle sulh hukuk mahkemesi farklı görev alanlarına sahip olduğundan sırf bağlantı nedeniyle birleştirme yapılamaz. Aynı şekilde hukuk mahkemesi ile idare mahkemesi arasında HMK m. 166 uyarınca birleştirme söz konusu değildir.
Özel görevli mahkemeler bakımından da aynı sıfat şartı gözetilir. Örneğin iki tüketici mahkemesi dosyası veya iki asliye ticaret mahkemesi dosyası bağlantılıysa koşullar oluşabilir; fakat tüketici mahkemesi ile iş mahkemesi arasında görev farkı birleştirmeye engel olur.
Aynı Yargı Çevresindeki Mahkemelerde Davalar Nasıl Birleştirilir?
Aynı yargı çevresinde aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış bağlantılı davalar, HMK m.166/1 uyarınca ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun değişikliğinden sonra ilk davanın açıldığı mahkeme, birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bu kararla bağlıdır.
Birleştirme kararı verilirken dosyaların hangi aşamada olduğu, delillerin ortaklığı, yargılamanın gereksiz uzayıp uzamayacağı ve tarafların savunma hakları değerlendirilir. Bağlantı bulunsa bile birleştirme yargılamayı daha karmaşık ve gecikmeli hâle getirecekse mahkeme usul ekonomisini ayrıca dikkate alır.
Farklı Mahkemelerde Görülen Davalar
Davalar ayrı yargı çevrelerinde bulunan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülüyorsa HMK m.166/2 uyarınca birleştirme talebi ikinci davanın açıldığı mahkemeden istenir. İkinci mahkemenin talebi kabul eden kararının kesinleşmesinden itibaren ilk davanın açıldığı mahkeme bu kararla bağlıdır. HMK m.166/3 gereğince birleştirme kararı derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. Görev veya kesin yetki farkı varsa bu kurallar birleştirmeyle aşılamaz.
Talepte diğer davanın mahkemesi, esas numarası, tarafları, konusu ve bağlantının gerekçesi açıkça gösterilmelidir. Sadece “benzer dava var” demek yeterli değildir. Hangi ortak vakıanın veya hangi hüküm etkisinin bağlantıyı kurduğu açıklanmalıdır.
Birleştirme Talebi Ne Zamana Kadar Yapılır?
HMK, bağlantılı davaların yargılamanın her aşamasında birleştirilebilmesine imkân tanır. Bununla birlikte talebin geç yapılması usul ekonomisi bakımından aleyhe değerlendirilebilir. İki dosyada ayrı ayrı bilirkişi raporları alınmış, tanıklar dinlenmiş ve tahkikat bitmişse birleştirmenin pratik yararı azalabilir.
Bağlantılı dava öğrenildiğinde mümkün olan en erken aşamada talep yapılması daha sağlıklıdır. Ön inceleme aşaması bu konunun değerlendirilmesi için özellikle elverişlidir. ön inceleme rehberi bu aşamanın işlevini açıklar.
Mahkeme Kendiliğinden Birleştirebilir mi?
Evet. HMK m. 166, şartlar oluştuğunda mahkemenin bağlantıyı kendiliğinden dikkate alarak birleştirme kararı verebilmesine izin verir. Bu yetki tarafların talepte bulunmasına bağlı değildir. Ancak mahkeme, tarafların hukuki dinlenilme hakkını korumalı ve bağlantının nedenlerini kararında göstermelidir.
Mahkemenin birleştirme yetkisi görev veya kesin yetki kurallarını değiştiremez. Kamu düzenine ilişkin bu sınırlar her durumda önceliklidir.
Birleştirme ile Bekletici Sorun Farkı
Bazen iki dava arasında bağlantı bulunmasına rağmen birleştirme yerine bir davanın diğerinin sonucunu beklemesi daha uygun olabilir. HMK m. 165’teki bekletici sorun, bir davanın sonucunun başka dava veya idari merci kararına bağlı olduğu durumlarda gündeme gelir. HMK 165 bekletici sorun rehberi bu kurumu açıklar.
Birleştirmede iki dava birlikte görülür. Bekletici sorunda ise dosyalar ayrı kalır; biri diğerinin sonucunu bekler. Hangi yöntemin uygulanacağı bağlantının niteliği, görev-yetki durumu ve usul ekonomisine göre belirlenir.
Birleştirme ile Dava Yığılması Farkı
Dava yığılması HMK m. 110’da düzenlenir ve davacının başlangıçta aynı davalıya karşı birden fazla bağımsız talebi tek dava dilekçesinde ileri sürmesidir. Birleştirmede ise baştan ayrı açılmış davalar sonradan aynı dosyada birlikte görülür. HMK 110 dava yığılması rehberi bu farkı ayrıntılı açıklar.
Birleştirme ile Karşı Dava Farkı
Karşı dava, davalının asıl davacıya karşı aynı yargılamada bağımsız talep yöneltmesidir. HMK m. 132-135’te özel koşulları bulunur. karşı dava rehberi incelenebilir. Birleştirme ise zaten ayrı açılmış dosyaların bağlantı nedeniyle birlikte görülmesidir.
Birleştirme Sonrası Dosyalar Tek Dava mı Olur?
Hayır. Usulen birlikte yürütülmelerine rağmen davaların bağımsızlığı devam eder. Her davanın talep sonucu, harcı, taraf sıfatı, dava şartları ve maddi hukuk savunmaları ayrı değerlendirilir. Mahkeme her dava yönünden ayrı hüküm kurmalıdır.
Örneğin birleştirilen iki alacak davasından biri zamanaşımı nedeniyle reddedilebilir, diğeri kabul edilebilir. Bir dosyada dava şartı eksikliği bulunması diğer dosyanın otomatik olarak sona ermesini gerektirmez.
Deliller Nasıl Değerlendirilir?
Ortak vakıalara ilişkin deliller birlikte incelenebilir. Aynı sözleşme, bilirkişi raporu, keşif veya tanık beyanı iki dava bakımından da önem taşıyabilir. Ancak delilin hangi dava ve hangi taraf bakımından hukuki sonuç doğurduğu ayrı değerlendirilmelidir.
Taraflardan yalnız birinin bulunduğu dosyada yapılan ikrar veya feragat gibi usul işlemlerinin diğer dava bakımından etkisi otomatik değildir. Mahkeme her dava ilişkisini ayrı gözetmelidir.
Bilirkişi ve Keşif Açısından Avantaj
Birleştirmenin en önemli pratik yararlarından biri, aynı teknik konuda çelişkili bilirkişi raporlarının önlenmesidir. Örneğin aynı inşaat kusurundan doğan iki dava birleştirildiğinde tek keşif ve ortak teknik inceleme yapılabilir. Bu hem gideri azaltır hem de kararların tutarlılığını artırır.
Keşif usulü için HMK 288-292 keşif rehberi incelenebilir.
Harç ve Yargılama Giderleri
Birleştirme, daha önce ayrı davalarda ödenmiş harçları tek harca dönüştürmez. Her davanın harç ve gider yapısı bağımsızlığını korur. Nihai hükümde yargılama giderleri ve vekâlet ücreti her dava sonucuna göre ayrı ayrı değerlendirilir.
Bir davada davacı haklı, diğerinde haksız çıkarsa gider dağılımı farklı olabilir. Hüküm fıkrasında hangi giderin hangi dava bakımından hükmedildiği anlaşılır olmalıdır.
Birleştirme Kararına Karşı Kanun Yolu
HMK m.168, 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde verilen birleştirme kararına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilir. İlk derece mahkemesinin ayırma kararına karşı istinaf; bölge adliye mahkemesinin birleştirme ve ayırma kararına karşı temyiz ise ancak hükümle birlikte yapılabilir.
Taraf, birleştirme kararının usule aykırı olduğunu düşünüyorsa gerekçesini duruşma tutanağına geçirerek veya dilekçeyle dosyaya sunmalıdır. Nihai karar aleyhine kanun yolunda bu usul hatasının sonuca etkisi açıklanabilir.
Birleştirilen Davalar Sonradan Ayrılabilir mi?
Evet. HMK m. 167’de davaların ayrılması düzenlenmiştir. Birleştirme sonrasında birlikte görülmenin yargılamayı zorlaştırdığı, dosyalardan birinin diğerini gereksiz yere geciktirdiği veya usul ekonomisinin artık birlikte görülmeyi desteklemediği anlaşılırsa mahkeme ayırma kararı verebilir.
Birleştirme ve ayırma birbirinin mekanik tersi değildir; her aşamada yargılamanın sağlıklı yürütülmesi ve bağlantının pratik etkisi değerlendirilir.
Görev Farkı Sonradan Ortaya Çıkarsa
Birleştirme sonrasında dosyalardan birinin farklı görevli mahkemeye ait olduğu anlaşılırsa görev dava şartı olarak öncelikle ele alınır. Birleştirme kararı görev kuralını değiştirmez. Mahkeme görevsiz olduğu dava yönünden kanuni usulü uygular.
Dava şartları için HMK 114-115 rehberi incelenebilir.
Kesin Yetki Bulunursa
Kesin yetki de birleştirme nedeniyle bertaraf edilemez. Örneğin taşınmazın aynına ilişkin dava kesin yetkili mahkemede görülmek zorundaysa, bağlantılı başka dava gerekçe gösterilerek farklı yerdeki mahkemeye taşınamaz. Önce kesin yetki kuralları uygulanır.
Uygulama Örneği 1: Aynı Trafik Kazası
Aynı trafik kazasında iki farklı zarar gören, aynı sürücü ve sigortacıya karşı ayrı tazminat davaları açmış olsun. Kazanın oluş biçimi, kusur oranı ve ortak teknik deliller aynıysa davalar arasında bağlantı bulunabilir. Aynı görev ve yetki koşulları da sağlanıyorsa birleştirme, çelişkili kusur raporlarının önlenmesine katkı sağlar.
Uygulama Örneği 2: Sözleşmenin Geçerliliği ve Alacak
Bir dosyada sözleşmenin geçersizliği, başka dosyada aynı sözleşmeden doğan alacak talebi tartışılıyorsa ilk davada verilecek hüküm ikinci davayı doğrudan etkileyebilir. Mahkemeler aynı düzey ve sıfattaysa birleştirme veya koşullara göre bekletici sorun seçenekleri değerlendirilir.
Uygulama Örneği 3: Ortak İnşaat Kusuru
Aynı binadaki farklı bağımsız bölüm maliklerinin müteahhide karşı ayrı ayıp davaları bulunuyorsa, ortak yapı kusurunun teknik incelemesi nedeniyle bağlantı doğabilir. Birleştirme hâlinde ortak keşif ve bilirkişi incelemesi yapılabilir; ancak her malikin zarar miktarı ayrıca belirlenir.
Sık Yapılan Hatalar
- Tarafların aynı olmasını birleştirme için zorunlu sanmak.
- Görev farkını birleştirme ile aşmaya çalışmak.
- Bağlantıyı somutlaştırmadan yalnız “benzer dava” demek.
- Birleştirilen davaların tamamen tek dava olduğunu düşünmek.
- Her dosyanın harç ve taleplerini ayrı izlememek.
- Bekletici sorun ile birleştirmeyi karıştırmak.
- Bağlantılı dosyayı geç bildirerek tahkikatın gereksiz tekrarlanmasına yol açmak.
Pratik Kontrol Listesi
- İki veya daha fazla ayrı dava var mı?
- Davalar aynı veya benzer sebeplerden mi doğuyor?
- Bir davanın hükmü diğerini etkiliyor mu?
- Mahkemeler aynı düzey ve sıfatta mı?
- Görev veya kesin yetki engeli var mı?
- Ortak deliller bulunuyor mu?
- Birleştirme usul ekonomisi sağlayacak mı?
- Diğer dosyanın mahkeme ve esas numarası belirtildi mi?
- Harç ve giderler ayrı izleniyor mu?
- Birleştirme yerine bekletici sorun daha uygun mu?
Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması
HMK m. 166 Türkiye genelindeki hukuk mahkemelerinde uygulanır. Mersin’de farklı hukuk mahkemelerinde açılan bağlantılı davalarda da aynı düzey-sıfat, bağlantı, görev ve yetki koşulları üzerinden birleştirme değerlendirilir. Büro fiziksel olarak Mersin’dedir; Türkiye genelindeki dosya takibi Mersin’den yürütülür.
Resmî Kaynaklar
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun güncel metni ve HMK m. 166, Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden incelenebilir.
Sık Sorulan Sorular
Davaların birleştirilmesi hangi maddede?
6100 sayılı HMK m. 166’da düzenlenir.
Bağlantı ne demektir?
Davaların aynı veya benzer sebeplerden doğması ya da bir dava hükmünün diğerini etkilemesidir.
Tarafların aynı olması şart mı?
Hayır. Bağlantı bulunması yeterlidir; tarafların tamamen aynı olması zorunlu değildir.
Farklı görevli mahkemelerdeki davalar birleştirilebilir mi?
Görev kuralları birleştirmeyle değiştirilemez.
Mahkeme kendiliğinden birleştirebilir mi?
Evet, kanuni şartlar oluşursa mümkündür.
Birleştirilen davalar tek dava olur mu?
Hayır. Usulen birlikte görülürler, hukuki bağımsızlıkları devam eder.
Birleştirme ne zamana kadar istenebilir?
Yargılamanın her aşamasında gündeme gelebilir; erken talep usul ekonomisi açısından önemlidir.
Birleştirme ile bekletici sorun aynı mı?
Hayır. Birleştirmede davalar birlikte görülür; bekletici sorunda biri diğerini bekler.
Birleştirilen davalar ayrılabilir mi?
Evet. HMK m. 167 şartları çerçevesinde ayrılabilir.
Harçlar birleşir mi?
Hayır. Her davanın harç ve gider yapısı bağımsızlığını korur.
Hukukçu İncelemesi
Av. Halil Bakırcı – Av. Emirhan Keskin.
Aynı Mahkemede ve Farklı Mahkemelerde Birleştirme Nasıl Ayrılır?
HMK m.166 bakımından birleştirme talebinin nasıl inceleneceği, davaların aynı yargı çevresinde ve aynı düzey/sıfattaki mahkemelerde görülüp görülmediğine göre değişir. Aynı mahkemede görülen bağlantılı davalarda hâkim taraf talebi üzerine veya gerekli şartlar varsa kendiliğinden birleştirme kararı verebilir. Farklı mahkemelerde görülen davalarda ise hangi mahkemenin dosyayı kendi dosyasıyla birleştireceği ve kararın diğer mahkemeye etkisi Kanundaki özel usule göre belirlenir.
Birleştirmenin amacı yalnız dosya sayısını azaltmak değildir. Bağlantılı uyuşmazlıkların ayrı ayrı görülmesi çelişkili karar riski yaratıyorsa veya delillerin ortak değerlendirilmesi usul ekonomisini belirgin biçimde güçlendiriyorsa birleştirme anlam kazanır. Buna karşılık taraflardan yalnız birinin aynı olması ya da davaların genel olarak aynı sektörden doğması tek başına bağlantı için yeterli değildir. Davaların birbirini etkileyecek nitelikte hukuki veya fiilî bağ taşıması gerekir.
Birleştirme Kararı Verilince Her Dava Kimliğini Kaybeder mi?
Hayır. Davalar birlikte yürütülse de her bir davanın açılma tarihi, talep sonucu, harç durumu, taraf sıfatı ve zamanaşımı bakımından kendi usuli geçmişi korunur. Birleştirme, iki davayı geriye dönük tek bir dava hâline getiren bir işlem değildir. Bu nedenle bir dosyada süresinde yapılmış bir talep veya itirazın diğer dosyaya otomatik taşındığı varsayılmamalıdır.
Mahkeme birleşen dosyalardaki talepleri hüküm fıkrasında ayrı ve infaza elverişli biçimde göstermelidir. Özellikle asıl dava-karşı dava, birden çok davacı/davalı veya farklı alacak kalemleri bulunan dosyalarda hangi hükmün hangi dosyaya ilişkin olduğu açık olmalıdır. Aksi hâlde hükmün icrasında ve kanun yolunda tereddüt doğabilir.
Birleştirme ile Bekletici Sorun Arasındaki Fark
Her bağlantılı dava birleştirilmez. Bir davanın sonucu diğer davayı etkiliyor fakat iki dosyanın taraf, görev veya usul yapısı birlikte görülmeye elverişli değilse HMK m.165 çerçevesinde bekletici sorun gündeme gelebilir. Birleştirmede dosyalar aynı yargılama içinde yürür; bekletici sorunda ise bir dava diğer dosyadaki kararın sonucunu bekler.
Örneğin farklı yargı kollarındaki iki dosyanın sırf maddi olay ortaklığı nedeniyle birleştirilmesi mümkün değildir. İdari yargıdaki işlemin iptali davası ile adli yargıdaki tazminat davası arasında sonuç ilişkisi varsa bekletici sorun değerlendirmesi yapılabilir. Aynı şekilde farklı görevli mahkemelerdeki dosyalarda önce görev sorunu çözülmelidir.
Birleştirme Kararına Karşı Kanun Yolu ve Ayırma
Birleştirme veya ayırma kararlarının kanun yoluna tabi olup olmadığı, kararın niteliği ve esas hükümle birlikte denetlenme rejimi üzerinden değerlendirilir. Tarafın birleştirme talebinin reddedilmesini “nihai karar” gibi düşünerek bağımsız kanun yolu süresi varsayması doğru değildir. HMK’daki ara karar/nihai karar ayrımı gözetilmelidir.
Birleştirme sonrasında birlikte yargılama usul ekonomisini bozmaya başlarsa mahkeme davaların ayrılmasına karar verebilir. Örneğin dosyalardan biri bilirkişi incelemesine hazırken diğerinde taraf teşkili aylarca sağlanamıyorsa veya başlangıçta var olan bağlantı yargılama ilerledikçe zayıflamışsa ayırma değerlendirilebilir. Ayırma kararı da her davanın kendi usuli tarihçesini ortadan kaldırmaz.
Birleştirme Talebi Hazırlarken Kontrol Listesi
- İki davanın mahkemesi, esas numarası ve açılış tarihi yazılmalıdır.
- Bağlantı yalnız genel ifadeyle değil, ortak vakıa veya hukuki ilişki üzerinden açıklanmalıdır.
- Ortak deliller ve çelişkili karar riski somutlaştırılmalıdır.
- Görev ve yargı kolu bakımından birlikte görülmeye engel bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir.
- Birleştirmenin yargılamayı hızlandırıp hızlandırmayacağı değerlendirilmelidir.
Bu çalışma, “konular benziyor” düzeyindeki bir talebi HMK m.166’nın aradığı bağlantı analizine dönüştürür ve mahkemenin neden birlikte yargılama yapması gerektiğini somutlaştırır.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
