B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Davaların Ayrılması Nedir? HMK 167 Ayırma Kararı ve Sonuçları 2026

Kısa cevap: Davaların ayrılması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 167 uyarınca birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların yargılamanın daha düzenli ve süratli yürütülmesi için ayrı dosyalarda görülmesine karar verilmesidir. Mahkeme, yargılamanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ayırma kararı verebilir. Ayırma kararı davaların maddi hukuk bakımından sona ermesi anlamına gelmez; ayrılan her dava yeni esas numarası üzerinden kaldığı yerden devam eder. Görev, yetki, harç, delil, yargılama gideri ve kanun yolu her ayrılan dava bakımından kendi niteliğine göre değerlendirilir.

Davaların Ayrılması Nedir?

Bir dava dosyasında birden fazla talep veya birden fazla bağlantılı dava birlikte yürütülebilir. Başlangıçta birlikte görülmeleri usul ekonomisine uygun olsa da yargılama ilerledikçe dosyalardan birinin diğerini gereksiz şekilde geciktirdiği, delil süreçlerinin tamamen ayrıştığı veya ortak yürütmenin karmaşa yarattığı görülebilir. HMK m. 167 mahkemeye bu durumda davaları ayırma imkânı verir.

Ayırma, uygulamada “tefrik” olarak da adlandırılır. Tefrik kararıyla ayrılan uyuşmazlık yeni bir dava açılmış sayılmaz; mevcut yargılama bölünerek ayrı esas numaraları üzerinden devam eder. Önceden yapılmış geçerli usul işlemleri kural olarak korunur. Amaç, tarafların yeniden harç ödeyip baştan dava açması değil, yargılamanın daha sağlıklı yönetilmesidir.

HMK 167 Ne Düzenler?

HMK m. 167, mahkemenin yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden karar verebileceğini düzenler. Düzenlemenin merkezinde “yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesi” ölçütü bulunur.

Bu ölçüt somut dosyaya göre değerlendirilir. Mahkeme yalnız dosya sayısını azaltmak veya kalem işlemlerini kolaylaştırmak için ayrım yapmamalıdır. Ayırmanın yargılamayı hızlandırması, delilleri sadeleştirmesi, tarafların savunma hakkını güçlendirmesi veya bir davanın diğerinin sonucunu gereksiz yere beklemesini önlemesi gerekir.

Davalar Hangi Nedenlerle Ayrılır?

En yaygın neden, birlikte görülen taleplerin tahkikat süreçlerinin zaman içinde farklılaşmasıdır. Örneğin bir talep yalnız belge incelemesiyle çözülebilirken diğer talep kapsamlı bilirkişi, keşif ve çok sayıda tanık gerektiriyorsa hızlı sonuçlanabilecek dava diğerini beklemek zorunda kalabilir. Ayırma bu gecikmeyi önleyebilir.

İkinci neden, taraf yapısının karmaşıklaşmasıdır. Birleştirilmiş davalarda bazı taraflar yalnız bir dosyada yer alıyor ve ortak duruşmalar gereksiz tebligat ve savunma sorunları yaratıyorsa ayırma uygun olabilir. Üçüncü neden ise görev, kesin yetki veya dava şartı farklılığının sonradan ortaya çıkmasıdır. Bu durumda mahkeme her uyuşmazlığın doğru usul kanalında devam etmesini sağlamak zorundadır.

Birlikte Açılan Talepler Ayrılabilir mi?

Evet. Davacı HMK m. 110 kapsamında birden fazla talebi dava yığılması yoluyla tek dilekçede ileri sürmüş olabilir. Başlangıçta HMK m.110 koşulları gerçekleşmiş olsa da tahkikat sırasında taleplerin birlikte görülmesinin yargılamayı aşırı zorlaştırdığı anlaşılırsa mahkeme HMK m.167 uyarınca ayırma kararı verebilir.

HMK 110 dava yığılması rehberi bu yapıyı açıklar. Ayırma kararı, başlangıçtaki dava yığılmasının hukuka aykırı olduğu anlamına gelmeyebilir; sonradan ortaya çıkan usul yönetimi ihtiyacı da tefrik sebebi olabilir.

Birleştirilmiş Davalar Ayrılabilir mi?

Evet. HMK m. 166 uyarınca bağlantı nedeniyle birleştirilmiş davalar, birlikte görülmenin artık fayda sağlamadığı veya yargılamayı geciktirdiği anlaşılırsa HMK m. 167 uyarınca ayrılabilir. davaların birleştirilmesi rehberi bağlantı şartlarını ayrıntılı açıklar.

Birleştirme kararının verilmiş olması davaların sonsuza kadar birlikte yürütülmesini zorunlu kılmaz. Mahkeme süreç içindeki gelişmelere göre yargılamanın etkinliğini yeniden değerlendirebilir.

Ayırma Talebi Nasıl Yapılır?

Taraf, ayırma talebini yazılı dilekçeyle veya duruşmada sözlü olarak ileri sürebilir. Talepte hangi dava veya talebin ayrılması istendiği, birlikte görülmenin ne tür gecikme veya usul sorunu yarattığı ve ayırmanın hangi somut faydayı sağlayacağı açıklanmalıdır. Soyut “dosya çok karışık” ifadesi yeterli gerekçe değildir.

Örneğin birleştirilen iki dosyadan birinde bilirkişi raporu hazır ve hüküm aşamasına gelinmişken diğerinde yurt dışı tebligatı bekleniyorsa, ilk dosyanın yıllarca beklememesi için ayırma talep edilebilir. Mahkeme gecikmenin gerçek ve önemli olup olmadığını değerlendirir.

Mahkeme Kendiliğinden Ayırabilir mi?

Evet. HMK m. 167 mahkemeye resen ayırma yetkisi verir. Taraflar birlikte görülmeye devam edilmesini istese dahi, mahkeme yargılamanın sağlıklı yürütülmesi için ayırmanın zorunlu veya daha uygun olduğuna karar verebilir. Ancak karar gerekçeli olmalı ve tarafların hukuki dinlenilme hakkı korunmalıdır.

Mahkeme özellikle farklı tahkikat gerektiren talepler, çok sayıda taraf, farklı usul engelleri veya bir davanın diğerini gereksiz yere bekletmesi gibi durumları değerlendirir.

Ayırma Kararı Hangi Aşamada Verilebilir?

HMK m. 167 yargılamanın her aşamasında ayırmaya izin verir. Ön incelemede bağlantının gereksiz karmaşa yarattığı anlaşılırsa erken ayırma yapılabilir. Tahkikatta delillerin ayrışması nedeniyle tefrik kararı verilebilir. Hüküm aşamasına çok yaklaşılmış bir dosyada ise ayırmanın gerçekten usul ekonomisi sağlayıp sağlamayacağı daha dikkatli incelenir.

Erken verilen ayırma kararı çoğu zaman daha az işlem tekrarı yaratır. Bu nedenle taraflar ayrılma ihtiyacını fark ettiklerinde gecikmeden mahkemeye bildirmelidir.

Görev Farkı Ayırma Sebebi midir?

Görev kamu düzenindendir. Birlikte görülen taleplerden birinin farklı görevli mahkemeye ait olduğu anlaşılırsa mahkeme görev kurallarını uygulamak zorundadır. Bu durum teknik anlamda yalnız HMK m. 167 ayırmasıyla çözülebilecek bir dosya yönetimi meselesi değildir; görevsizlik kararı ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi hükümleri de devreye girer.

Birleştirme veya dava yığılması görev kurallarını değiştiremez. HMK 114-115 dava şartları rehberi görev denetimini açıklar.

Kesin Yetki Farkı

Kesin yetki hâlleri HMK m.114/1-ç kapsamında dava şartıdır ve mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. Birleştirilmiş dosyalardan birinin kesin yetkili başka mahkemede görülmesi gerekiyorsa bağlantı gerekçesiyle aynı mahkemede tutulamaz. Ayırma ve yetkisizlik hükümleri birlikte değerlendirilir.

Farklı Yargılama Usulleri

Birlikte görülen taleplerden biri yazılı, diğeri basit yargılama usulüne tabi ise görev ve dava türü özellikleri dikkatle incelenmelidir. Farklı usul rejimleri, birlikte yürütmenin savunma hakkını veya dilekçe sürelerini bozmasına yol açıyorsa ayırma gündeme gelebilir. Ancak öncelikle bu taleplerin baştan birlikte görülmesinin hukuken mümkün olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Ayırma Kararı Sonrası Ne Olur?

Ayrılan dava için mahkeme kaleminde yeni bir esas numarası oluşturulur. Dosya, ayrıldığı aşamadan itibaren kendi numarasıyla yürütülür. Dava baştan açılmış sayılmaz. Taraflara yeni dosya bilgileri bildirilir ve sonraki tebligatlar ilgili dosyadan yapılır.

Ayırma tarihi, davanın ilk açılış tarihini maddi hukuk açısından değiştirmez. Zamanaşımı veya hak düşürücü süre bakımından dava ilk açıldığı tarih üzerinden değerlendirilir; ancak yeni veya değiştirilen talepler varsa bunların ayrı süre etkisi olabilir.

Önceki Usul İşlemleri Geçerliliğini Korur mu?

Kural olarak evet. Ayrılmadan önce yapılmış tebligatlar, sunulmuş dilekçeler, toplanmış deliller, dinlenmiş tanıklar ve bilirkişi raporları ilgili dava bakımından geçerliliğini korur. Ayırma, yargılamayı sıfırlamaz.

Ancak belirli bir delilin yalnız diğer dava bakımından toplanmış olması veya tarafın o delile ilişkin savunma hakkını kullanmamış bulunması hâlinde mahkeme yeni dosyada hukuki dinlenilme hakkını tamamlamalıdır.

Ortak Deliller Ayrılan Dosyada Kullanılır mı?

Birleştirilmiş dönemde toplanan ortak delillerin ayrılan her davayla ilgisi ayrı değerlendirilir. Aynı sözleşme, bilirkişi raporu veya keşif sonucu iki dosyada da ilgili olabilir. Dosya örnekleri yeni esasa aktarılır veya UYAP üzerinden ilişkilendirilir.

Mahkeme, delilin diğer dosyadan alınmış olmasını tek başına yeterli saymamalı; tarafların o delil hakkında açıklama hakkına sahip olup olmadığını da gözetmelidir.

Tanıklar Yeniden Dinlenir mi?

Ayrılmadan önce usulüne uygun dinlenen tanıkların her dosya için yeniden dinlenmesi zorunlu değildir. Beyan ilgili uyuşmazlık bakımından kullanılabilir. Ancak tanığın yalnız diğer talebe ilişkin dinlenmiş olması veya ayrılan dava bakımından sorulması gereken farklı konular bulunması hâlinde ek dinleme gerekebilir.

Bilirkişi Raporu Ne Olur?

Ortak teknik konuda alınmış bilirkişi raporu ayrılan dosyalarda kullanılabilir. Buna karşılık her davanın zarar miktarı, farklı sözleşme hükmü veya farklı teknik konusu varsa ek rapor ya da yeni bilirkişi incelemesi gerekebilir. Ayırmanın amacı aynı işlemleri gereksiz yere tekrarlamak değildir.

Harç Tekrar Ödenir mi?

Ayırma kararı yeni bir dava açılması olmadığı için aynı talep için baştan yeni başvurma harcı ödenmesi genel kural değildir. Ancak ayrılan taleplerin harçlarının başta eksik yatırılmış olması, dava değerinin sonradan artması veya farklı harç işlemi gerektiren usul gelişmeleri varsa eksik harç tamamlanır.

Mahkeme kaleminin yeni esas kaydı yapması, tarafın aynı dava için ikinci kez baştan harçlandırılması anlamına gelmez.

Yargılama Giderleri Nasıl Dağıtılır?

Ayrılan her dava kendi sonucuna göre yargılama gideri ve vekâlet ücreti bakımından değerlendirilir. Bir dosyada davacı haklı, diğerinde haksız çıkabilir. Ortak dönemde yapılan bilirkişi, keşif veya tebligat giderlerinin hangi dosyayla ne ölçüde ilgili olduğu mahkemece hüküm aşamasında gözetilir.

Ayırma Kararına Karşı İstinaf

HMK m.168, 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. İlk derece mahkemesinin ayırma kararına karşı istinaf yoluna ancak hükümle birlikte gidilebilir. Bölge adliye mahkemesinin birleştirme ve ayırma kararları hakkında temyiz yolu da ancak hükümle birlikte kullanılabilir.

Kanunda özel olarak farklı düzenlenen bir dava türü varsa o hüküm saklıdır.

Davaların Ayrılması ile Birleştirilmesi Farkı

Birleştirme bağlantılı ayrı davaları aynı yargılama altında toplar; ayırma ise birlikte görülen davaları ayrı dosyalara böler. Birleştirme HMK m. 166, ayırma HMK m. 167’de düzenlenir. Her iki kurumun ortak amacı usul ekonomisi ve yargılamanın sağlıklı yürütülmesidir.

Ayırma ile Dosyanın İşlemden Kaldırılması Farkı

Dosyanın işlemden kaldırılması HMK m. 150’de tarafların duruşmaya katılmaması gibi nedenlerle yargılamanın geçici olarak durmasıdır. Ayırmada dava aktif biçimde devam eder; yalnız ayrı esas numarası alır. HMK 150 rehberi bu farkı açıklar.

Ayırma ile Davanın Geri Alınması Farkı

Davanın geri alınması, davacının davayı takip etmekten vazgeçmesi ve davalının açık rızasıyla davayı sona erdiren farklı bir kurumdur. Ayırma ise davanın sona ermesi değildir. HMK 123 davanın geri alınması rehberi incelenebilir.

Uygulama Örneği 1: İki Tazminat Talebi

Aynı dilekçede maddi ve manevi tazminatın yanı sıra çok farklı teknik inceleme gerektiren bir eşya teslimi talebi bulunuyor ve teslim talebi yıllarca sürecek yabancı ülke delillerine bağlıysa mahkeme hızlı sonuçlanabilecek tazminat taleplerini ayırmayı değerlendirebilir. Ayırma, birlikte görülmenin somut gecikme yarattığı ölçüde anlamlıdır.

Uygulama Örneği 2: Birleştirilen İki Dosya

Aynı sözleşmeden doğduğu için birleştirilen iki dosyadan biri sulh görüşmeleriyle hükme hazır hâle gelmiş, diğerinde ise çok sayıda üçüncü kişiye tebligat bekleniyorsa ilk dosyanın diğerini gereksiz yere beklememesi için tefrik kararı verilebilir.

Uygulama Örneği 3: Ortak Bilirkişi Sonrası Ayrılma

Mahkeme önce ortak teknik sorunu belirlemek amacıyla iki davayı birlikte yürütüp ortak bilirkişi raporu aldıktan sonra, zarar hesaplarının tamamen farklılaşması nedeniyle dosyaları ayırabilir. Ortak rapor her iki dosyada kullanılmaya devam eder.

Sık Yapılan Hatalar

  • Ayırma kararını davanın reddi sanmak.
  • Yeni esas numarası verilmesini yeni dava açılması olarak görmek.
  • Önceki delillerin tamamen geçersiz olduğunu düşünmek.
  • Ayırma ile görevsizlik kararını karıştırmak.
  • Somut gecikme göstermeden tefrik talep etmek.
  • Harç ve giderleri ayrılan dosyalar bakımından takip etmemek.
  • Yeni dosyanın UYAP bildirimlerini izlememek.

Pratik Kontrol Listesi

  1. Birlikte görülen birden fazla dava veya talep var mı?
  2. Birlikte görülme yargılamayı geciktiriyor mu?
  3. Delil süreçleri birbirinden ayrıştı mı?
  4. Taraf yapısı gereksiz karmaşa yaratıyor mu?
  5. Görev veya kesin yetki farkı var mı?
  6. Ayırma hızlı sonuçlanacak dosyayı koruyacak mı?
  7. Ortak deliller yeni dosyaya aktarılacak mı?
  8. Harç eksikliği var mı?
  9. Yeni esas numarası takip edildi mi?
  10. Ayırmanın kanun yolu bakımından etkisi kayda geçirildi mi?

Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması

HMK m. 167 Türkiye genelindeki hukuk mahkemelerinde uygulanır. Mersin’de birlikte açılmış veya birleştirilmiş hukuk davalarında da yargılamanın iyi yürütülmesi gerektiriyorsa mahkeme talep üzerine veya kendiliğinden ayırma kararı verebilir. Büro fiziksel olarak Mersin’dedir; Türkiye genelindeki dosya takibi Mersin’den yürütülür.

Resmî Kaynaklar

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun güncel metni ve HMK m. 167, Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden incelenebilir.

Sık Sorulan Sorular

Davaların ayrılması hangi maddede?

HMK m. 167’de düzenlenir.

Mahkeme kendiliğinden ayırabilir mi?

Evet. Yargılamanın iyi yürütülmesi gerektiriyorsa resen karar verebilir.

Ayırma yeni dava açılması mıdır?

Hayır. Mevcut dava ayrı esas numarasıyla kaldığı yerden devam eder.

Ayırma ne zamana kadar istenebilir?

Yargılamanın her aşamasında gündeme gelebilir.

Önceki deliller geçersiz olur mu?

Hayır. İlgili dava bakımından usulüne uygun toplanan deliller kural olarak geçerliliğini korur.

Yeni harç ödenir mi?

Ayırma tek başına aynı talep için baştan yeni harç doğurmaz; eksik veya artan harç ayrı değerlendirilir.

Birleştirilmiş dava tekrar ayrılabilir mi?

Evet. HMK m. 167 şartları varsa mümkündür.

Ayırma kararına hemen istinaf edilir mi?

Hayır. HMK m.168/2 uyarınca ilk derece mahkemesinin ayırma kararına karşı istinaf yoluna ancak nihai hükümle birlikte başvurulabilir.

Görev farkı varsa ayırma yeterli mi?

Görev dava şartıdır; görevsizlik hükümleri ayrıca uygulanır.

Tanıklar yeniden dinlenir mi?

Önceden usulüne uygun dinlenmiş tanığın tekrar dinlenmesi her durumda zorunlu değildir.

Hukukçu İncelemesi

Av. Halil Bakırcı – Av. Emirhan Keskin.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp