Davanın Geri Alınması Nedir? HMK 123 Şartları, Davalının Rızası ve Sonuçları
Kısa cevap: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 123. maddesine göre davacı, hüküm kesinleşinceye kadar ancak davalının açık rızasıyla davasını geri alabilir. Davanın geri alınması feragat değildir. Feragatte davacı dava konusu haktan vazgeçer ve HMK m. 311 uyarınca kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğar; geri almada ise dava konusu haktan vazgeçilmez ve davalının açık rızası üzerine mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar verir. Bu nedenle geri alınan dava, zamanaşımı ve hak düşürücü süre kuralları saklı kalmak üzere yeniden açılabilir.

- Davanın geri alınması nedir?
- HMK 123 ne düzenler?
- Davalının açık rızası neden gerekir?
- Ne zamana kadar geri alınabilir?
- Feragatten farkı nedir?
- Hukuki sonuçları nelerdir?
- Harç ve yargılama giderleri
- Dava yeniden açılabilir mi?
- İstinaf ve temyiz aşamasında geri alma
- Sıkça Sorulan Sorular
Davanın Geri Alınması Nedir?
Davanın geri alınması, davacının görülmekte olan davayı sona erdirmek istemesi ancak dava konusu maddi haktan vazgeçmemesidir. Bu yönüyle usul hukuku işlemi niteliğindedir. Davacı mevcut davayı artık sürdürmek istemediğini bildirir; davalı açıkça rıza gösterirse HMK m. 123 uyarınca mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar verir.
Geri alma kurumu taraflar arasındaki maddi hukuk ilişkisini ortadan kaldırmaz. Davacının alacak, tazminat, tapu iptal, sözleşmeden doğan hak veya başka bir talebi maddi hukuk bakımından varlığını sürdürebilir. Ancak yeniden dava açılıp açılamayacağı değerlendirilirken zamanaşımı, hak düşürücü süre, dava şartları ve önceki davanın doğurduğu usuli sonuçlar ayrıca incelenir.
Davanın geri alınması, “davadan vazgeçme” şeklindeki günlük ifadelerle karıştırılmamalıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda feragat ayrı, davanın geri alınması ayrı kurumdur. Dilekçede kullanılan kelimeden çok iradenin hukuki içeriği önem taşır. Mahkeme tereddüt varsa davacının iradesini açıklattırmalıdır.
HMK 123 Ne Düzenler?
HMK m. 123 açık biçimde, davacının hüküm kesinleşinceye kadar davasını geri alabilmesi için davalının açık rızasını arar. Böylece dava açıldıktan sonra davalının da yargılamanın sonucuna ilişkin meşru menfaati korunur. Davacı tek taraflı olarak, davalının iradesini tamamen dışlayarak geri alma sonucu yaratamaz.
Resmî kanun metni için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 123 incelenmelidir. Geri alma işleminin usul sonucu değerlendirilirken ayrıca HMK’nın feragat, yargılama giderleri, vekâlet ücreti, kesin hüküm ve kanun yolu hükümleri birlikte dikkate alınır.
Davacının geri alma beyanı açık olmalıdır. “Şimdilik davayı takip etmiyorum”, “dosya beklesin” veya “duruşmaya katılmayacağım” gibi ifadeler HMK m. 123 anlamında doğrudan geri alma beyanı değildir. Bu tür durumlar somut koşullara göre HMK m. 150’deki işlemden kaldırma hükümlerini gündeme getirebilir.
Davalının Açık Rızası Neden Gerekir?
Dava açıldıktan sonra davalı yalnız savunma yapan kişi değildir; davanın reddi suretiyle lehine kesin hüküm elde etme menfaatine de sahiptir. Bu nedenle davacının davayı geri alması davalının açık rızasına bağlanmıştır. Zımni davranış veya sessiz kalma kural olarak açık rıza yerine geçmez. Mahkemenin, geri alma talebini davalıya sorup açık beyanını alması gerekir.
Davalı birden fazlaysa geri alma sonucunun hangi davalı bakımından doğacağı talebin niteliğine göre değerlendirilir. İhtiyari dava arkadaşlığında her davalı yönünden bağımsız değerlendirme yapılabilir. Mecburi dava arkadaşlığında ise uyuşmazlığın bölünemez niteliği nedeniyle tüm taraf yapısı birlikte ele alınır.
Davalının rızası şartı, davacının feragat etmesine engel değildir. Davacı maddi haktan vazgeçmek istiyorsa HMK m. 307 ve devamındaki feragat hükümleri uygulanır ve karşı tarafın kabulü aranmaz. Ancak feragatin sonuçları geri almadan çok daha ağırdır.
Dava Ne Zamana Kadar Geri Alınabilir?
HMK m. 123 uyarınca geri alma, hüküm kesinleşinceye kadar mümkündür. İlk derece mahkemesi hüküm vermiş olsa bile hüküm henüz kesinleşmemişse kanun yolu aşamasında geri alma iradesi gündeme gelebilir. Bu durumda başvurunun bulunduğu merci ve dosyanın usuli konumu dikkate alınarak işlem yapılır.
Kesinleşmiş bir hükümden sonra artık HMK m. 123 anlamında davayı geri alma mümkün değildir. Kesin hüküm, taraflar arasında aynı dava sebebi ve aynı talep bakımından yeniden yargılama yapılmasını engeller. Kesin hüküm hakkında gerekçeli karar ve kesinleşme süreci ile ilgili içerikler ayrıca incelenebilir.
Davanın geri alınması için özel bir “iki hafta” veya “bir ay” süresi yoktur; temel sınır hükmün kesinleşmesidir. Buna karşılık yeniden dava açma bakımından zamanaşımı ve hak düşürücü süreler kritik önem taşır. Bu nedenle geri alma kararı verilmeden önce sürenin yeniden dava bakımından korunup korunmadığı ayrıca hesaplanmalıdır.
Davanın Geri Alınması ile Feragat Arasındaki Fark
Geri alma ile feragat arasındaki temel fark maddi haktan vazgeçilip vazgeçilmemesidir. Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. HMK m. 307 ve devamına tabidir. Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve aynı hakka dayalı aynı talebin yeniden ileri sürülmesini engeller.
Geri almada ise davacı maddi haktan vazgeçmez. Mevcut dava sona erer fakat şartları varsa yeni dava açılabilir. Bu nedenle “dosyayı kapatmak” amacıyla verilen bir dilekçede hangi hukuki kurumun istenildiği çok açık yazılmalıdır. Yanlış nitelendirme ciddi hak kaybına yol açabilir.
Feragat için davalının rızası aranmaz. Geri alma için davalının açık rızası gerekir. Feragat şarta bağlanamaz; geri alma ise karşı tarafın rızasıyla gerçekleşen iki taraflı usul işlemi niteliği gösterir. Feragat hakkında sitedeki davadan feragat dilekçesi de incelenebilir.
Davanın Geri Alınmasının Hukuki Sonuçları
Mahkeme davalının açık rızasını tespit ettikten sonra HMK m. 123 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verir. Bu karar davanın esasının kabulü veya reddi anlamına gelmez. Bu nedenle mahkeme uyuşmazlığın maddi hukuk bakımından haklı olup olmadığını inceleyerek esas hüküm kurmaz.
Geri alınan davanın yeniden açılması mümkündür; ancak bu imkân sınırsız değildir. Özellikle zamanaşımı süresi dolmuşsa yeni dava zamanaşımı def’iyle karşılaşabilir. Hak düşürücü süre söz konusuysa mahkeme süreyi kendiliğinden dikkate alır. İlk davanın açılmasının zamanaşımına etkisi, maddi hukuk hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Davanın geri alınması ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti veya başka geçici hukuki korumalar üzerinde de sonuç doğurabilir. Geçici korumanın devam edip etmeyeceği ilgili özel hükümlere ve kararın niteliğine göre belirlenir. Ana dava sona ermişse tedbirin hukuki dayanağı ayrıca incelenmelidir.
Harç, Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücreti
Davanın geri alınması, yargılama giderlerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Mahkeme dosyanın sona erme biçimine göre harç, yargılama gideri ve karşı vekâlet ücretini ilgili mevzuat çerçevesinde karara bağlar. Davalının dava açılmasına sebebiyet verip vermediği ve geri alma aşamasındaki usuli durum önem taşıyabilir.
Harç iadesi veya tamamlama konusunda Harçlar Kanunu ve ilgili tarifeler dikkate alınır. Yargılama giderleri HMK m. 323 ve devamında düzenlenir. Vekâlet ücreti ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre değerlendirilir.
Davanın başında yapılan tebligat, bilirkişi, keşif veya tanık giderleri harcanmışsa bunlar dosya gideri olarak kalabilir. Bu nedenle geri alma kararı yalnız esas hak bakımından değil, mali sonuçlar bakımından da hesaplanmalıdır.
Geri Alınan Dava Yeniden Açılabilir mi?
Evet. Geri alma feragat olmadığı için maddi hak sona ermez ve genel olarak yeniden dava açılması mümkündür. Ancak yeni davada görev, yetki, dava şartı arabuluculuk, hak düşürücü süre ve zamanaşımı yeniden kontrol edilir. Önceki davada yerine getirilmiş bir dava şartının yeni dava bakımından hâlen geçerli olup olmadığı da ilgili mevzuata göre değerlendirilir.
Örneğin dava şartı arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıkta önceki son tutanak yalnız belirli uyuşmazlığı kapsıyorsa, yeni talep veya yeni dönem bakımından yeniden arabuluculuk gerekip gerekmediği ayrıca incelenmelidir. Aynı şekilde parasal talep değişmişse harç ve görev yönünden güncel durum kontrol edilir.
Yeni dava açarken önceki dosyanın geri alma kararı dosyaya sunulabilir. Böylece derdestlik veya kesin hüküm itirazı gündeme geldiğinde önceki davanın esas hakkında kesin hükümle bitmediği açıklanabilir.
İstinaf veya Temyiz Aşamasında Dava Geri Alınabilir mi?
HMK m. 123 hükmün kesinleşmesine kadar geri almaya izin verdiğinden, ilk derece kararı verilmiş ancak karar kesinleşmemişse geri alma gündeme gelebilir. Bu aşamada dosyanın bölge adliye mahkemesinde veya Yargıtay’da bulunup bulunmadığı, geri alma beyanının hangi mercie sunulacağı ve karşı tarafın rızasının nasıl alınacağı usulen belirlenir.
Kanun yolu başvurusu yalnız başvurunun geri alınmasıyla karıştırılmamalıdır. İstinaf veya temyiz başvurusundan vazgeçmek, davanın kendisini geri almakla aynı şey değildir. Kanun yolundan vazgeçilmesi hâlinde ilk derece veya bölge adliye mahkemesi kararı kesinleşebilir; davanın geri alınmasında ise amaç mevcut davayı esas hükümle sonuçlandırmadan sona erdirmektir.
İstinaf süreci hakkında hukuk davasında istinaf başvurusu rehberi incelenebilir.
Davanın Geri Alınması Dilekçesinde Neler Bulunmalı?
Dilekçede mahkeme adı, esas numarası, taraf bilgileri ve açık geri alma iradesi yazılmalıdır. “Davadan feragat ediyoruz” ibaresi kullanılmamalıdır; bu ifade HMK m. 307 anlamında farklı sonuç doğurur. Talep açıkça “HMK m. 123 uyarınca davanın geri alınmasına” yönelik kurulmalıdır.
Davalının rızasının dosyaya sunulmuş olup olmadığı belirtilmelidir. Davalı vekili rıza beyanı sunacaksa vekâletnamesindeki yetkiler ayrıca kontrol edilmelidir. Geri alma işleminin niteliğine göre özel yetki gerekip gerekmediği somut vekâletname kapsamında değerlendirilmelidir.
Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti konusunda taraflar arasında anlaşma varsa bu da açıkça dosyaya bildirilebilir. Ancak mahkemenin kamu düzenine ilişkin harç ve gider hükümleri saklıdır.
Davalı Rıza Vermezse Ne Olur?
Davalı açık rıza vermezse HMK m. 123 kapsamında geri alma gerçekleşmez ve dava devam eder. Davacı bu durumda davasını sürdürmek, şartları varsa feragat etmek veya başka bir usul yolunu değerlendirmek zorundadır. Duruşmaya katılmamak suretiyle dolaylı olarak aynı sonucu yaratmaya çalışmak doğru değildir; HMK m. 150’deki işlemden kaldırma ve açılmamış sayılma sonuçları farklıdır.
Feragat seçeneği düşünülüyorsa bunun kesin hüküm etkisi göz önünde bulundurulmalıdır. Davacı sırf davalının geri almaya rıza vermemesi nedeniyle feragati otomatik çözüm olarak seçmemelidir. Maddi hakkın gelecekte yeniden ileri sürülmesi isteniyorsa feragat ciddi hak kaybı doğurabilir.
Davanın Geri Alınması ve Zamanaşımı
Dava açılması genel olarak zamanaşımını kesen veya durduran sonuçlar doğurabilir; ancak geri alma sonrasında yeni davanın hangi tarihte açıldığı ve ilgili maddi hukuk hükmü belirleyicidir. Türk Borçlar Kanunu’nun zamanaşımına ilişkin hükümleri, özel kanun süreleri ve dava türüne özgü düzenlemeler birlikte incelenmelidir.
Hak düşürücü süre ile zamanaşımı aynı değildir. Hak düşürücü süre geçtiğinde mahkeme bunu kendiliğinden dikkate alır ve sürenin kesilmesi/durması ancak kanunda açıkça öngörülen hâllerde mümkündür. Bu yüzden geri alma öncesi süre analizi yapılmadan işlem yapılmamalıdır.
Davanın Geri Alınması ile İşlemden Kaldırma Arasındaki Fark
İşlemden kaldırma HMK m. 150’de düzenlenir ve tarafların duruşmayı takip etmemesi gibi durumlarda ortaya çıkar. Dava hemen sona ermez; üç aylık yenileme dönemi vardır. Geri almada ise davacı açık irade beyanında bulunur ve davalının açık rızası alınır.
İşlemden kaldırılan dosya süresinde yenilenebilir. Geri alınan dava ise aynı dosyada kaldığı yerden yenilenmez; şartları varsa yeni dava açılır. Bu fark hem harç hem süre hem de dosya numarası bakımından önemlidir.
Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması
HMK m. 123 ulusal usul hükmüdür ve Türkiye’deki hukuk mahkemelerinde uygulanır. Mersin’de görülen iş, aile, tüketici, ticaret, sulh hukuk ve asliye hukuk davalarında da geri alma aynı temel kurala tabidir. Dava türünün özel hükümleri, özellikle kamu düzenine ilişkin uyuşmazlıklarda ayrıca dikkate alınır.
Mahkemenin geri alma iradesini ve davalının açık rızasını tutanağa veya yazılı beyana bağlaması önemlidir. Böylece sonraki uyuşmazlıklarda işlemin feragat mi geri alma mı olduğu konusunda tereddüt azaltılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Dava tek taraflı geri alınabilir mi?
Hayır. HMK m. 123 gereğince davalının açık rızası gerekir.
Davalı sessiz kalırsa rıza vermiş sayılır mı?
Kural olarak hayır. Kanun açık rıza arar.
Geri alınan dava yeniden açılabilir mi?
Evet; zamanaşımı, hak düşürücü süre ve diğer dava şartları saklıdır.
Geri alma feragat midir?
Hayır. Feragatte dava konusu haktan vazgeçilir; geri almada maddi hak korunur.
Hüküm verildikten sonra geri alma olur mu?
Hüküm kesinleşmemişse HMK m. 123 kapsamında gündeme gelebilir.
Kesinleşmeden sonra geri alma olur mu?
Hayır. Kesinleşmiş hükümden sonra HMK m. 123 uygulanmaz.
Davalı rıza vermezse ne yapılır?
Dava devam eder; davacı başka usul seçeneklerini hukuki sonuçlarıyla birlikte değerlendirmelidir.
Geri almada vekâlet ücreti çıkar mı?
Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti dosyanın sona erme biçimine göre ilgili tarife ve HMK hükümleriyle karara bağlanır.
Dilekçede “vazgeçiyorum” yazmak yeterli mi?
Hayır. İradenin feragat mi geri alma mı olduğu açık yazılmalıdır.
İşlemden kaldırılan dosya geri alınmış sayılır mı?
Hayır. HMK m. 150 ve HMK m. 123 farklı kurumlardır.
Davanın Geri Alınmasında Karar Ağacı
İlk adım, davacının gerçekten davayı geri almak mı yoksa haktan feragat etmek mi istediğini belirlemektir. Geri almada amaç mevcut yargılamayı sona erdirip aynı hakkı ileride tekrar ileri sürebilme imkânını korumaktır. Feragatte ise talep sonucundan vazgeçilir ve kesin hükme benzer sonuç doğar. Bu nedenle kullanılacak terim değil, iradenin hukuki sonucu önemlidir.
İkinci adım davalının açık rızasının bulunup bulunmadığını kontrol etmektir. HMK m. 123 gereğince davacı, hüküm kesinleşinceye kadar ancak davalının açık rızasıyla davayı geri alabilir. Rıza yoksa davacı geri alma yoluyla dosyayı sona erdiremez. Üçüncü adım, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin yeniden dava bakımından etkisini incelemektir; geri alma bu süreleri kendiliğinden sıfırlamaz.
Geri Alma Sonrası Yeniden Dava Açılırken Kontrol Edilecekler
Yeniden dava açılacaksa önce ilk davanın geri alma nedeniyle sona erdiğine ilişkin karar ve kesinleşme durumu incelenmelidir. Ardından görev, yetki, dava şartı arabuluculuk, harç ve güncel delil durumu yeniden değerlendirilir. İlk dosyada alınmış bilirkişi raporu veya tanık beyanının yeni davadaki delil değeri otomatik değildir; yeni mahkeme delilleri usul hükümleri çerçevesinde değerlendirir.
Geri alma ile zamanaşımının kesilmesi ilişkisi maddi hukuk hükümlerine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Özellikle alacak davalarında ilk davanın açılmasıyla doğan zamanaşımı etkisinin geri alma sonrasında nasıl sonuç doğuracağı, TBK ve özel kanun hükümleri kapsamında hesaplanmalıdır. Bu nedenle geri alma kararı verilmeden önce yalnız mevcut dosya değil, muhtemel ikinci dava da planlanmalıdır.
Geri Almada Sık Yapılan Hatalar
En sık hata, feragat ile geri almayı eş anlamlı kullanmaktır. İkinci hata davalının açık rızası olmadan dosyanın sona ereceğini varsaymaktır. Üçüncü hata, geri alma sonrasında aynı davanın hiçbir süre sorunu olmadan tekrar açılabileceğini düşünmektir. Dördüncü hata, yargılama giderleri ve vekâlet ücretini hesaba katmamaktır.
Beşinci hata, irade açıklamasını belirsiz bırakmaktır. “Davamızdan vazgeçiyoruz” gibi ifadeler feragat mi geri alma mı olduğu konusunda uyuşmazlık yaratabilir. Dilekçede HMK m. 123’e dayanıldığı ve davanın geri alınmasının istendiği açıkça yazılmalıdır.
Sonuç
Davanın geri alınması, HMK m. 123’te düzenlenen ve davalının açık rızasını gerektiren bir usul işlemidir. Feragatten farklı olarak maddi haktan vazgeçilmez. Hüküm kesinleşinceye kadar mümkündür. Yeniden dava açma imkânı bulunsa da zamanaşımı, hak düşürücü süre, dava şartları, harç ve yargılama giderleri geri alma kararından önce mutlaka değerlendirilmelidir.
Hukuki inceleme: Av. Halil Bakırcı – Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
