B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Deniz Alacaklarında Sınırlama Fonu ve Hacizli Geminin Serbest Bırakılması

Deniz alacakları için sorumluluğu sınırlama fonu kurulması, aynı olaya ilişkin kapsamdaki alacakların belirli bir toplam güvence üzerinde toplanmasını sağlar. TTK m.1328, 1976 tarihli Londra Sözleşmesi, 1996 Protokolü ve Türkiye bakımından yürürlüğe giren değişiklikleri esas alır. Fon kurulması borcun kabulü değildir. Hacizli geminin serbest bırakılması ise yalnız başvuru yapılmasına değil, fonun hukuken kurulmasına, ilgili alacağın kapsama girmesine ve sözleşmedeki erişim koşullarına bağlıdır.

Deniz alacaklarında sınır hesabı, fon kuruluşu ve hacizli geminin serbest bırakılması
Alacağın fona kabulü ve alacaklının fonu kullanabilmesi ayrı hukuki koşullardır.

Bu kurumun uygulamada iki yönü vardır. Donatan, tek olaydan doğan talepler nedeniyle gemisinin ve diğer malvarlığının ayrı ayrı bağlanmasını önlemek ister. Yük ilgilisi veya başka zarar gören ise gerçek alacağının eksik hesaplanmış bir fonla sınırlandırılmasına karşı çıkar. Uyuşmazlık, yalnız tonajla çarpım yapmak değildir; kişi, alacak, olay, teminat ve paylaştırma birlikte değerlendirilir.

Hangi hukuk uygulanır ve fon neyi değiştirir?

TTK m.1328–1329 uyarınca sınırlama rejimi yabancılık unsuru bulunmayan olaylarda da uygulanır. Türkiye içindeki iki liman arasında yapılan seferde kaza yaşanması bu nedenle tek başına sınırlama hakkını dışlamaz. TTK m.1330 ise uygulama alanını genişleten ve belirli yabancılık durumlarında karşılaştırma yapılmasını gerektiren hükümler içerir. Gemi bayrağı, sicili ve başvuranın sıfatı dosyanın başında belirlenir.

Londra Sözleşmesi m.1/7, sınırlama hakkının ileri sürülmesini sorumluluğun kabulü saymaz. Başvuran hem olaydan sorumlu olmadığını savunabilir hem sorumlu tutulacağı miktarın sınırını ileri sürebilir. Alacaklı da fona başvururken talebinin maddi dayanağını ve miktarını gösterir. Fonun varlığı, her zarar iddiasını kabul edilmiş alacağa dönüştürmez; borç ve zarar yönündeki uyuşmazlık ayrıca çözülür.

TTK m.1335, fon kurulmadan da sorumluluğun sınırlanmasının ileri sürülmesine izin verir. Ancak mahkemeye yalnız “sınırlama hakkımı kullanıyorum” denilmesi, kurulmuş fonun haciz ve teminatlar üzerindeki bütün sonuçlarını doğurmaz. Savunma olarak sınırlama ile kanuni fonun oluşturulması farklı işlemlerdir. Gemiyi serbest bırakmak için hangi yolun seçildiği başvurunun sonucunda açıkça belirtilmelidir.

Sınırlamadan kimler yararlanır?

Sözleşme m.1’de gemi maliki yanında kiracı, yönetici ve işletmeci de belirlenen kapsamda yer alır. Kurtaranlar, sorumluluğu bu kişilerle bağlantılı yardımcılar ve sorumluluk sigortacısı için de hükümler vardır. Bir şirketin denizcilik sektöründe faaliyet göstermesi tek başına yeterli değildir. Talep edilen borçla başvuran kişinin hangi sıfatla bağlantılı olduğu taşıma, işletme veya hizmet belgelerinden gösterilir.

Bir olay için ayrı şirketlerin bulunması her şirket adına bağımsız tam limit doğduğu anlamına gelmez. Sözleşme m.9, belirli kişi grupları aleyhindeki aynı olaydan kaynaklanan alacakların bir araya getirilmesini düzenler. M.11/3 de bu gruptaki bir kişi veya sigortacısı tarafından kurulan fonun etkisini diğer ilgili kişilere genişletir. Malik, yönetici ve sigortacı başlıklarını çoğaltarak aynı zarar için ayrı ayrı toplam limit hesaplanmaz.

TTK m.1342’de, adına fon kurulmamış tüzel kişi, adi şirket veya donatma iştirakinin borcundan şahsen sorumlu olan kişi için özel düzen vardır. Bu kişi şartları bulunduğunda fon kurabilir; ancak fon kendi pay oranı kadar değil toplam sorumluluk sınırı üzerinden oluşturulur. Şirkette küçük pay sahibi olmak, kanunun aradığı fonu aynı oranda küçültmez. Kişisel sorumluluğun dayanağı da ayrıca gösterilmelidir.

Her deniz alacağı fona girer mi?

Sözleşme m.2; geminin işletilmesiyle ilgili belirli can, beden ve eşya zararlarını, taşıma gecikmesini ve maddede gösterilen diğer istemleri kapsar. Bununla birlikte ihtiyati haciz bakımından TTK m.1352’de deniz alacağı sayılan bütün talepler, otomatik olarak Londra Sözleşmesi kapsamında sınırlandırılabilir değildir. Haciz imkânı veren liste ile sorumluluğun toplam sınırını belirleyen liste farklı amaçlara hizmet eder.

TTK m.1331, Sözleşme m.2/1-d ve e ile m.3’teki alacakları sınırlama dışında bırakır. Batmış veya enkaz halindeki geminin kaldırılması, yok edilmesi ya da zararsız hale getirilmesi ve yükün kaldırılması veya zararsızlaştırılması giderleri bakımından bu istisna kontrol edilir. Bu nedenle tek kazadan çıkan bütün faturalar, adında deniz veya gemi geçtiği için aynı fon listesine yazılamaz.

Sözleşme m.3’te kurtarma alacakları, müşterek avarya katılma payları, özel petrol kirliliği rejimine giren zararlar ve diğer istisnalar bulunur. İş sözleşmesine bağlı bazı çalışan alacakları için uygulanacak hukuka ilişkin özel koşul da vardır. Bir olayda birden fazla rejimin bulunması mümkündür; her talebin hangi hükümle sınırlama dışı veya içinde olduğu ayrı satırda açıklanır.

Petrol kirliliğine ilişkin TTK m.1336 ve devamındaki özel düzen, genel Londra fonuyla karıştırılmamalıdır. Kirlilik zararının tanımı, ilgili gemi ve uygulanacak sözleşme ayrı incelenir. Burada anlatılan genel deniz alacakları fonu, bütün çevre zararları için tek başvuru mercii değildir. Aynı şekilde sigorta poliçesindeki azami ödeme tutarı da kanuni sınırlama fonunun hesabının yerine geçmez.

Koli sınırıyla genel sorumluluk fonunun farkı

TTK m.1186’daki koli veya kilogram hesabı belirli yük taşıma alacağının tazminat sınırıyla ilgilidir. Londra Sözleşmesi ise tek olay nedeniyle kapsama giren taleplerin toplamı üzerinde farklı bir sınır düzenler. Önce alacağın varlığı ve bireysel hesabı, sonra genel sınırlama kapsamında payı değerlendirilir. İki sayıdan biri seçilerek diğer hukuki aşama yok sayılamaz.

Yük zararının bireysel hesap yöntemi deniz taşıyanının koli ve kilogram sorumluluk sınırı yazısında açıklanmıştır. Fon dosyasında ise yalnız bir konteynerin faturası değil aynı olayla bağlantılı diğer alacaklılar da dikkate alınır. Bu yüzden alacaklı kendi yük değerinin toplam fondan küçük olduğunu göstererek her durumda eksiksiz ödeme talep edemez; paylaştırmaya katılan kabul edilmiş talepler önem taşır.

Tonaj, ÖÇH ve doğru tarih nasıl belirlenir?

Sözleşme m.6’daki genel hesap geminin brüt tonajını esas alır. Yükün ağırlığı, taşıma kapasitesini gösteren DWT veya faturadaki ton miktarı aynı ölçü değildir. Resmi tonaj belgesi dosyaya alınır; kullanılan brüt tonajın hangi gemiye ait olduğu sicil ve IMO numarasıyla eşleştirilir. Yanlış ölçü üzerinden hazırlanmış hesap, matematik işlemi doğru olsa bile hukuki fon tutarını doğru göstermez.

IMO’nun güncel sözleşme açıklaması 8 Haziran 2015’te yürürlüğe giren artışı ayrıca gösterir. Genel m.6 hesabında 2.000 brüt tonaja kadar diğer alacaklar için temel tutar 1,51 milyon Özel Çekme Hakkı; ölüm ve yaralanma kategorisinde 3,02 milyon Özel Çekme Hakkıdır. Daha büyük gemilerde tonaj dilimlerine ek tutarlar uygulanır. Eski 1996 tablosundaki 1 milyon ve 2 milyon tutarları güncel genel tablo gibi kullanılamaz.

Bu rakamlar her gemi ve her alacak için tek sonuç değildir. TTK m.1332, 300 tonilatodan küçük gemilerde belirli diğer alacaklar için 83.500 ÖÇH özel sınırını düzenler. M.1333 sondaj işlemi gemilerinde özel koşullar içerir; yolcu alacaklarında Sözleşme m.7 ayrıca okunur. Başvuruda hangi genel veya özel hesap yolunun seçildiği gerekçesiyle gösterilmeli, yalnız sonuç rakamı verilmemelidir.

ÖÇH, Amerikan doları veya euro değildir. Sözleşme m.8, ulusal paraya çevrimde fonun kurulduğu, ödemenin veya ödeme yerine geçen teminatın verildiği tarihle bağlantılı düzen kurar. Kazanın gerçekleştiği günkü kur ile fon kuruluşundaki kur aynı kabul edilmez. Hesap belgesinde ÖÇH toplamı, çevrim tarihi, kullanılan resmi değer ve ulusal para karşılığı ayrı gösterilir.

Sözleşme m.11/1, ilgili limit tutarına olay tarihinden fonun kuruluşuna kadar faiz eklenmesini öngörür. Sadece çıplak ÖÇH tutarını depo etmek her dosyada yeterli fon kurulduğunu göstermez. Faizin başlangıcı, kuruluşun gerçekleştiği tarih ve uygulanacak hesap usulü mahkemeye sunulur. Taraflar kuruluş tarihi konusunda farklı kayıt ileri sürüyorsa bu fark hem faiz hem kur hesabını etkileyebilir.

Fon hangi mahkemede ve nasıl kurulur?

TTK m.1348 görevli mahkemeyi deniz ticareti işlerine bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi üzerinden belirler; bu mahkemenin bulunmadığı yerler için görevlendirme sırasını ayrıca düzenler. Türk gemi siciline kayıtlı gemilerde sicilin gözetimi altındaki mahkeme, kayıtlı olmayan Türk gemilerinde malikin yerleşim yeri, yabancı gemilerde deniz ticareti işlerine bakan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi yetkilidir.

Bu nedenle geminin Mersin’de haczedilmiş olması, yabancı gemi için fon kuruluşunun da mutlaka Mersin mahkemesinde yapılacağı anlamına gelmez. Haciz mahkemesiyle fon mahkemesinin farklı olması, kararların ilgili dosyalara ulaştırılmasını ve teminatın kapsamının açıklanmasını gerektirir. Başvuru, geminin mevcut konumuyla birlikte sicil ve bayrak belgelerine dayanarak hazırlanır; yetki yalnız liman adına göre belirlenmez.

Sözleşme m.11/2, tutarın yatırılması yanında ulusal hukuka uygun ve mahkemenin yeterli gördüğü güvenceyle fon kurulmasına da izin verir. Her P&I kulübü yazısı veya özel şirket garantisi mahkemece kabul edilmiş fon sayılmaz. Güvencenin kim tarafından verildiği, tutarı, şartları, süresi ve tahsil edilebilirliği incelenir. Sadece karşı tarafa gönderilen teminat teklifinin kuruluşla aynı olduğu ileri sürülmez.

Dosyada olayın tarihi ve özeti, geminin belgeleri, sınırlama hakkının dayanağı, bilinen alacaklar ve hesap çizelgesi bulunur. Başvuran adına işlem yapanın temsil yetkisi gösterilir. Daha önce verilen haciz teminatları veya başka ülkede kurulan fon varsa bunlar açıklanır. Aynı olay için farklı yerlerdeki güvence hareketleri saklanarak mükerrer güvence veya erişim uyuşmazlığının kaynağı anlaşılır hale getirilir.

Kurulan fon geminin haczini kaldırır mı?

Londra Sözleşmesi m.13, usulünce kurulmuş fonla bağlantılı hacizli gemi, diğer malvarlığı ve verilmiş teminatın serbest bırakılmasını düzenler. Olay limanı veya olay açıkta gerçekleşmişse sonraki ilk uğrama limanı, ilgili yolcu indirme veya yük boşaltma limanı ve haczin yapıldığı devlet bakımından zorunlu serbest bırakma halleri sayılır. Ancak üçüncü fıkradaki alacaklının fona başvurabilmesi ve fiili erişim koşulları da aranır.

Fon başka bir ülkede kurulmuşsa alacaklının o mahkeme önünde talebini ileri sürebilmesi, fonun ilgili alacak için gerçekten kullanılabilir ve serbestçe aktarılabilir olması önemlidir. Yalnız yabancı mahkeme dosya numarası bildirilmesi bu koşulları kendiliğinden ispatlamaz. Kuruluş kararı, fonun kapsamı, alacaklıya açık usul ve güvence belgeleri somut biçimde sunulmalıdır.

TTK m.1345’e göre alacağın fona gireceğinin fon mahkemesince kabul edildiği anda o alacağa ilişkin ayni ve şahsi teminatlar sona erer. Bu sonucu yalnız fon kurma dilekçesinin verilme anına çekmek doğru değildir. Hangi alacağın hangi fon kapsamında kabul edildiği karar üzerinden belirlenir. Kapsam dışı başka borç için konulmuş haciz veya kamu makamınca getirilen bağımsız sefer engeli otomatik kalkmış sayılmaz.

Fon yerine TTK m.1371 uyarınca alacağın tamamı, faizi ve giderleri için yeterli teminatla haczin kaldırılması da ayrı yoldur; tutar gemi değerini aşmaz. M.1370’te ise haciz kaydı sürerken geminin bırakılmasına ilişkin farklı düzen bulunur. Bu işlemlerin ayrıntısı gemi ihtiyati haczi rehberinde yer alır. Bir alacak için verilen teminat, bütün olay alacaklılarına açık sınırlama fonuyla aynı değildir.

Geminin serbest bırakılmasına karar verildiğinde kararın icra, sicil ve ilgili liman birimlerine uygulanması izlenir. Karar alınması ile fiili sefer engelinin kaldırılması aynı kayıt değildir. Birden fazla haciz dosyası varsa hangilerinin fon kapsamına girdiği tek tek kontrol edilir. Kapsam dışı engelin devam etmesi, fon kararının hiç sonuç doğurmadığı anlamına gelmez; farklı hukuki nedenlerin ayrılması gerekir.

Alacaklı fon hesabına nasıl karşı çıkar?

Alacaklı öncelikle kendi isteminin niteliğini belirler: sınırlamaya tabi bir zarar mı, istisna kapsamında bir alacak mı? İtiraz yanlış tonaj, yanlış olay grubu, eksik faiz, hatalı kategori veya güvence yetersizliğine dayanıyorsa belgeyle somutlaştırılır. “Zararım daha yüksek” açıklaması tek başına sınırlama hakkını kaldırmaz. Gerçek zararın yüksekliği ile uygulanacak sınırın yanlış hesaplanması farklı itirazlardır.

Sözleşme m.4, zarar verme kastı veya zararın muhtemelen doğacağını bilerek pervasız davranışla bağlantılı kişisel fiil ya da ihmal ispatlandığında sınırlama hakkını kaldırır. Her ihmal veya her teknik arıza bu ağır ölçütü otomatik karşılamaz. TTK m.1343, gerçek kişiler, tüzel kişi organları, ortaklar, gemi müdürü ve temsilciler bakımından kusuru dikkate alınacak kişileri ayrıca gösterir.

Bu itirazda somut karar ve bilgi zinciri önemlidir. Kazadan önce alınan uyarılar, yetkili organın bilgisi, verilen talimat, bakım kayıtları ve zararın nasıl meydana geldiği birlikte gösterilir. Sadece bir gemi adamının kusuru bulunduğu gerekçesiyle şirketin genel sınırlama hakkının mutlaka kaybolduğu söylenemez. Hangi kişinin kanundaki sıfatı taşıdığı ve davranışın sözleşmedeki ölçütü nasıl karşıladığı açıklanır.

Fon paylaştırması, öncelik ve faiz

Sözleşme m.12, kabul edilen alacaklar arasında ilgili kategoriler ve kurallar uyarınca orantılı dağıtımı düzenler. TTK m.1334, liman tesisleri ve benzeri belirli zararlar için ölüm ve yaralanma alacaklarının haklarını koruyan özel öncelik kurar. Bütün alacaklılara eşit tutar ödeme yapılmaz. Her alacağın kabul edilen miktarı ve paylaştırmadaki hukuki yeri ayrı belirlenir.

TTK m.1345, alacağın daha önce sahip olduğu ayni veya şahsi teminat önceliğinin fon dağıtımına taşınmayacağını açıklar. Gemi üzerinde kanuni rehin bulunmasıyla fon içindeki paylaştırma sırası aynı değildir. Gemi alacaklısı hakkı ve kanuni öncelik incelemesi bu ayrımı anlamak için tamamlayıcıdır. Fon başvurusunda önceki teminat belgesi gösterilir, ancak bunun otomatik üstün fon payı yarattığı varsayılmaz.

TTK m.1346 gereğince fon yalnız sınırlama ileri sürülebilen alacakların ödenmesine ayrılır. Başvuran şirketin ilgisiz ticari alacaklıları bu fona doğrudan başvuramaz; dağıtımdan kalan bakiye ayrı değerlendirilir. M.1347 fonun dağıtım sonuna kadar faiz getiren hesapta tutulmasını ve kabul edilen sınırlamanın üzerindeki bölüm için faiz işletilmemesini düzenler. Yargılama ve takip giderleri ise m.1349 uyarınca ayrıca ödenir.

Fon dağıtılmadan önce alacaklıya ödeme yapılmışsa Sözleşme m.12 ve TTK m.1344 kapsamındaki halefiyet incelenir. Ödeme yapan kişinin sıfatı, hangi borcu ne kadar ödediği ve alacaklıdan kalan istem ayrı gösterilir. Ödenmiş bölüm hem ilk alacaklı hem ödeme yapan kişi tarafından iki kez paylaştırmaya sokulmaz. Banka dekontu, sulh metni ve ödeme açıklaması birlikte sunulur.

Mahkemenin alacak bildirimi ve belge sunulması için verdiği süreler takip edilir. Fon başvurusunun duyulması, alacağın kendisine ilişkin dava süresini her durumda otomatik koruyan işlem olarak kabul edilmez. Yük taşıması, çatma veya başka hukuki sebep için geçerli süre ayrı belirlenir. Fon dosyasına hangi talebin hangi tarihte sunulduğu, ilgili esas davayla birlikte kayıt altında tutulur.

Paylaştırma çizelgesi kontrol edilirken yalnız toplam tutara bakılmaz. Aynı alacağın farklı adlarla tekrar yazılıp yazılmadığı, daha önce ödenen bedellerin düşülmesi, kategori ve öncelik hataları araştırılır. Başka alacaklının talebine itiraz varsa bunun fona katılımı veya miktarı hangi belge nedeniyle tartışmalıysa açıkça gösterilir. Fonun sınırlı olması, dağıtıma esas hesabın şeffaf biçimde denetlenmesini gerekli kılar.

Sınırlama fonu hakkında sık sorulanlar

Fon kurmak borcu kabul etmek midir?

Hayır. Londra Sözleşmesi m.1/7 sınırlama hakkının ileri sürülmesini sorumluluğun kabulü saymaz. Borcun varlığı ve miktarı ayrıca incelenir.

Fon kurmadan sınırlama savunması yapılabilir mi?

TTK m.1335 buna izin verir. Ancak savunma yapılması, usulünce kurulmuş fonun haciz ve teminatlar üzerindeki bütün etkilerini kendiliğinden doğurmaz.

Her deniz alacağı sınırlama fonuna girer mi?

Hayır. Sözleşme m.2–3 ve TTK m.1331 kapsam ve istisnaları belirler. İhtiyati hacizdeki deniz alacağı listesiyle sınırlanabilir alacaklar aynı liste değildir.

Yabancı gemi için fon Mersin’de kurulabilir mi?

TTK m.1348/2 yabancı gemilerde deniz ticareti işlerine bakan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesini yetkili gösterir. Geminin Mersin’de haczedilmesi bu özel yetkiyi değiştirmez.

Gemi değerini yatırmakla sınırlama fonu aynı mı?

Hayır. TTK m.1370–1371 uyarınca haciz için verilen teminatla Londra Sözleşmesi kapsamında olay alacaklarına açık fon farklı hukuki işlemlerdir.

Fon hesabında yükün ton ağırlığı mı kullanılır?

Genel hesap geminin sözleşmede belirtilen brüt tonajını esas alır. Yük ağırlığı veya DWT aynı ölçü değildir; resmi tonaj belgesi kullanılır.

Fon dilekçesi verildiği anda bütün teminatlar biter mi?

TTK m.1345, ilgili alacağın fona gireceğinin fon mahkemesince kabul edildiği anı esas alır. Salt başvuru bütün teminatları kendiliğinden sona erdirmez.

Her kusur sınırlama hakkını kaldırır mı?

Hayır. Sözleşme m.4’ün kast veya sonucu bilerek pervasız davranış ölçütü ile TTK m.1343’teki ilgili kişi düzeni birlikte incelenir.

Gemi alacaklısı rehni fonda da aynı önceliği verir mi?

TTK m.1345 önceki ayni ve şahsi teminat önceliklerinin fon paylaştırmasında dikkate alınmayacağını düzenler. Fonun kendi kategori ve öncelik kuralları uygulanır.

Yargılama giderleri de fonla sınırlı mıdır?

Hayır. TTK m.1349 yargılama ve takip giderleri için sorumluluğun sınırlandırılamayacağını düzenler; bu giderler ayrıca ödenir.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp