Duruşmada veya Kalemde Elden Verilen Evrak Tebligat Sayılır mı? Tebligat Kanunu 36 Güncel 2026
Kısa ve net cevap: 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.36 uyarınca soruşturma, dava veya takibe ait bir evrakın duruşma/celse sırasında veya mahkeme kaleminde taraflara, ilgili üçüncü kişilere, katılana veya vekillerine tebliğ konusu belirtilerek tutanağa geçirilmek suretiyle veya imza karşılığında verilmesi tebliğ hükmündedir. Bu durumda ayrıca klasik posta tebligatı çıkarılması, ayrı bir tebliğ mazbatası düzenlenmesi ve tebligat masrafı alınması gerekmez. Ancak hangi evrakın kime, hangi tarihte ve hangi tebliğ konusu belirtilerek verildiği duruşma tutanağı veya teslim imzasından açıkça anlaşılmalıdır. Duruşmada bir kararın yalnız sözlü olarak açıklanması ile gerekçeli kararın kanunen tebliğ edilmiş olması her durumda aynı değildir; tebliğ edilen evrakın niteliği ve ilgili usul kanununun özel hükmü ayrıca kontrol edilir.
Güncellik: Rehber 10 Eylül 2026 tarihinde yürürlükte bulunan 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.11, m.23, m.36 ve HMK/CMK/İİK’daki ilgili tefhim-tebliğ ve kanun yolu hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır.
Tebligat Kanunu 36 Hangi Kolaylığı Sağlar?
Normal tebligat sürecinde evrak mahkeme veya başka merci tarafından hazırlanır, PTT/UETS üzerinden gönderilir ve teslim kaydı geri döner. Oysa taraf veya vekil zaten duruşmada ya da mahkeme kaleminde hazırsa aynı evrak için yeniden posta süreci işletmek gereksiz zaman ve masraf yaratabilir.
TK m.36 bu durumu doğrudan çözer. Soruşturma, dava veya takibe ait evrak, yetkili kişiye duruşma sırasında veya kalemde tebliğ konusu belirtilerek tutanağa geçirilmek suretiyle ya da imza karşılığı verildiğinde resmi tebligat yapılmış sayılır.
Bu yöntem “elden belge vermek” şeklindeki sıradan özel teslimden farklıdır. Teslim yargısal/izlenen dosya içinde, m.36’nın saydığı yerde ve resmi kayıtla yapılır. Belgenin hangi işlem olduğu ve kime verildiği açık olmalıdır.
m.36’nın avantajı tebliğin aynı anda tamamlanmasıdır. Posta bekleme süresi veya elektronik tebligattaki m.7/a beşinci gün kuralı bu doğrudan teslimde uygulanmaz; tebliğ tarihi resmi elden teslim/tutanak tarihidir.
Duruşmada veya Kalemde Kimlere Tebligat Yapılabilir?
m.36 tarafları, ilgili üçüncü kişileri, katılanı ve vekilleri kapsayan geniş bir dosya ilgilisi grubuna hitap eder. Davacı, davalı, sanık, katılan, müdahil, üçüncü kişi veya dosyada vekil sıfatıyla bulunan avukata ilgili usul mevzuatının izin verdiği ölçüde bu yöntemle evrak verilebilir.
Kimin doğru tebliğ muhatabı olduğu yine dosyanın usul durumuna bağlıdır. Vekille takip edilen hukuk davasında TK m.11 kural olarak tebligatın vekile yapılmasını öngörür. Taraf duruşmada hazır olsa bile yalnız ona evrak verilmesi, vekile tebliğ edilmesi gereken bir işlemde m.11 sorununu otomatik olarak ortadan kaldırmayabilir.
Ceza yargılamasında sanık, müdafi, katılan ve vekil için hangi karar veya işlemin kime tefhim/tebliğ edileceği CMK’ya göre ayrıca belirlenir. m.36 yalnız tebliğin fiziksel ve kayıt yöntemini kolaylaştırır.
Dosyayla hiçbir sıfat bağlantısı olmayan kişinin evrakı teslim alması m.36 tebligatı değildir. Teslim alanın kimliği ve dosyadaki rolü tutanakta görünmelidir.
“Celse Esnasında veya Kalemde” İfadesi Ne Anlama Gelir?
Celse, duruşma oturumudur. Mahkeme heyeti veya hâkim önünde yapılan oturum sırasında taraf ya da vekil hazırsa evrakın kendisine verilmesi ve bu teslimin duruşma tutanağına yazılması m.36 kapsamında tebliğ sonucu doğurabilir.
Kalem ise mahkeme veya yetkili merciin yazı işleri birimidir. Taraf veya vekil dosyayı incelemek, suret almak veya başka işlem yapmak için kaleme geldiğinde ilgili evrak kendisine imza karşılığı teslim edilebilir.
Mahkeme koridorunda hâkim veya başka kişinin gayriresmî biçimde belge uzatması, resmi tutanak veya imza kaydı yoksa m.36’nın koşullarını sağlamaz. Yöntemin dosya kayıt sistemine bağlanması gerekir.
UYAP üzerinden evrak görüntülemek de m.36 kalem teslimi değildir. UYAP görüntüleme ile elektronik tebligat TK m.7/a ve elden kalem tebliği m.36 farklı kurumlardır.
Tutanağa Geçirilerek Tebligat Nasıl Yapılır?
Duruşma sırasında evrak taraf veya vekile verildiğinde duruşma tutanağına hangi evrakın tebliğ edildiği, kime verildiği ve tebliğ konusu açıkça yazılır. Hazır bulunan kişi veya vekil tutanağı imzalar ya da elektronik duruşma kayıt sistemi üzerinden imza süreci tamamlanır.
Örneğin “bilirkişi raporunun bir örneği davalı vekiline elden tebliğ edildi, beyanda bulunmak üzere iki hafta süre verildi” şeklindeki kayıt hem tebliğ edilen evrakı hem teslim alanı hem de sonraki süreyi açık hale getirir.
“Evrak verildi” gibi belirsiz kayıt, hangi evrakın tebliğ edildiğini göstermiyorsa süre uyuşmazlığı doğabilir. Tebliğ konusu belirtilmesi m.36’nın açık güvencesidir.
Tutanağın UYAP’a yüklenen nihai versiyonu esas alınır. Tutanak düzeltmesi yapılmışsa hangi kaydın geçerli olduğu mahkeme kararları ve usul hükümlerine göre belirlenir.
Kalemde İmza Karşılığı Teslim Nasıl Yapılır?
Taraf veya vekil mahkeme kaleminde hazırsa tebligat evrakı kendisine imza karşılığında verilebilir. Teslim belgesinde evrakın adı, dosya numarası, teslim alan kişinin adı/sıfatı ve tarih bulunmalıdır.
İmza, kişinin yalnız dosyadan suret aldığını mı yoksa resmi tebligatı kabul ettiğini mi gösterdiği açık olacak şekilde alınmalıdır. “Suret aldım” kaydı ile “tebellüğ ettim” kaydı aynı hukuki sonucu her durumda doğurmayabilir. m.36 için tebliğ konusu belirtilmelidir.
Avukatın kalem personelinden kendi talebiyle karar sureti alması, belgenin resmi tebliğ yerine verildiğine ilişkin kayıt bulunmazsa otomatik olarak kanun yolu süresini başlatmayabilir. Teslimin hukuki niteliği dosya kaydından anlaşılmalıdır.
İmza atamayan muhatap için TK m.24’ün özel yöntemi ayrıca uygulanabilir. Tebellüğden kaçınma halinde ise m.21 veya ilgili usul hükmü değerlendirilir.
Tebliğ Konusunun Açıkça Belirtilmesi Neden Zorunludur?
Bir dosyada aynı gün çok sayıda belge bulunabilir. Duruşma tutanağı, bilirkişi raporu, ara karar, gerekçeli karar, ek karar ve karşı taraf dilekçesi farklı hukuki sonuç doğurur. Hangi evrakın tebliğ edildiği belirtilmezse hangi sürenin başladığı belirlenemez.
m.36 bu nedenle “tebliğ konusu belirtilerek” teslimi öngörür. Muhatap belgenin yalnız bilgi için mi verildiğini, yoksa resmi tebligat olarak mı teslim edildiğini anlamalıdır.
Örneğin bilirkişi raporuna itiraz süresi, raporun usulüne uygun tebliğiyle başlar. Duruşmada raporun yalnız varlığından söz edilmesi ile rapor örneğinin m.36 kapsamında resmi tebliği aynı değildir.
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının duruşmada okunması da gerekçeli kararın tüm metninin tebliğiyle aynı işlem olmayabilir. İlgili usul kanununda kanun yolu süresinin tefhim veya tebliğe bağlanıp bağlanmadığı ayrıca incelenir.
TK 36 Tebligatında Ayrı Tebliğ Mazbatası Düzenlenir mi?
Hayır. m.36, şartlarıyla duruşma tutanağına geçirilerek veya imza karşılığı yapılan teslimin tebliğ hükmünde olduğunu ve ayrıca klasik tebliğ mazbatası düzenlenmesine gerek bulunmadığını öngörür.
Bu, tebliğin belgesiz olduğu anlamına gelmez. Duruşma tutanağı veya kalemdeki imzalı teslim kaydı klasik m.23 mazbatasının ispat işlevini yerine getirir.
Kayıt kaybolmuş veya hangi evrakın verildiği anlaşılmıyorsa m.36 şartının ispatı zorlaşır. Bu nedenle UYAP tutanağı ve imzalı teslim belgesi dosyada saklanmalıdır.
Taraf da aldığı evrakın üzerine veya ayrı teslim tutanağına tarih/sıfat yazıldığından emin olmalıdır. Süre uyuşmazlığında en güçlü belge bu resmi kayıttır.
Duruşmada veya Kalemde Tebligat İçin Posta Masrafı Alınır mı?
m.36 yöntemi posta veya UETS gönderimi gerektirmediği için bu teslim bakımından ayrıca tebligat masrafı alınmaz. Evrak zaten hazır kişiye resmi olarak teslim edilir.
Bu kural, dosyanın bütün tebligat giderlerini ortadan kaldırmaz. Daha sonra hazır olmayan karşı tarafa PTT veya elektronik tebligat yapılacaksa onun masrafı ayrı değerlendirilir.
Tarafın fotokopi, onaylı suret veya başka harca tabi belge talebi de tebligat masrafından farklıdır. m.36 yalnız resmi tebliğin ayrıca posta masrafı gerektirmemesini sağlar.
Avukatın kalemden dosya sureti için yaptığı başka ödeme ile tebligat masrafı birbirine karıştırılmamalıdır.
Duruşmada Kararın Açıklanması (Tefhim) ile TK 36 Tebligatı Aynı mı?
Hayır; kavramlar kesişebilse de aynı değildir. Tefhim, mahkemenin hüküm veya kararı duruşmada hazır tarafa açıklamasıdır. Tebliğ ise karar veya evrakın resmi bildirim usulüdür. Bazı kanun yolu süreleri tefhimden, bazıları tebliğden başlayabilir ve güncel usul kanunu esas alınır.
TK m.36, duruşmada evrakın tebliğ konusu belirtilerek tutanağa geçirilmek suretiyle veya imza karşılığı verilmesini tebliğ sayar. Sadece hâkimin “davanın reddine” demesi gerekçeli kararın tüm metninin m.36 kapsamında teslim edildiği anlamına gelmez.
Gerekçeli karar daha sonra yazılıyorsa duruşmada fiziksel olarak henüz mevcut olmayan gerekçeli metnin elden tebliği de yapılamaz. Kanun yolu süresinde ilgili HMK/CMK/İYUK hükmü belirleyicidir.
Bu ayrım özellikle eski ve yeni kanun yolu süre düzenlemeleri nedeniyle dikkatle yapılmalıdır. “Duruşmaya girdim, o halde her şey tebliğ oldu” genellemesi doğru değildir.
Vekil Varken Tarafa Duruşmada Evrak Verilirse Süre Başlar mı?
Vekille takip edilen işlerde TK m.11 kural olarak tebligatın vekile yapılmasını öngörür. Vekil dosyada geçerli şekilde bulunuyorsa, yalnız tarafa m.36 kapsamında evrak verilmesinin vekile yapılması gereken tebligatın yerine geçip geçmediği ilgili usul hükmüyle değerlendirilir.
Taraf ve vekil aynı duruşmadaysa evrakın vekile tebliğ edilmesi en güvenli yöntemdir. Tutanakta “davalı vekiline elden tebliğ edildi” kaydı açık şekilde yazılır.
Birden fazla vekil varsa TK m.11’e göre birine tebligat yeterlidir; birden fazla vekile tebliğ yapılırsa ilk geçerli tebliğ tarihi esas alınır.
Özel kanunun bizzat tarafa bildirim zorunluluğu getirdiği işlemler varsa vekil tebligatı tek başına yeterli olmayabilir. Her evrakın niteliği ayrıca belirlenir.
TK 36 ile Elden Tebligattan Sonra Süre Ne Zaman Başlar?
Tebligatın yapıldığı tarih duruşma tutanağı veya kalem teslim belgesinden alınır. İlgili süre gün olarak belirlenmiş ve usul kanunu tebliğ gününü hesaba katmıyorsa süre sonraki gün başlar.
Örneğin bilirkişi raporu 10 Eylül’de duruşmada davacı vekiline m.36 kapsamında elden tebliğ edilmişse, rapora beyan/itiraz için verilen kanuni veya hâkim süresi 10 Eylül tebliği esas alınarak hesaplanır.
Gerekçeli kararın kalemde elden tebliğinde istinaf/temyiz süresi ilgili usul kanununa göre bu tebliğ tarihinden başlar. Tarafın UETS’ye daha sonra aynı kararın gönderilmesi kural olarak yeni bir ikinci süre yaratmaz; ilk geçerli tebliğ esas alınır.
Ancak önceki kalem teslimi yalnız “suret alma” olup resmi tebliğ niteliği taşımıyorsa sonraki UETS tebliği geçerli ilk tebligat olabilir. Kayıtların niteliği belirleyicidir.
TK 36 İçin 12 Kontrol
- Evrakın soruşturma, dava veya takibe ait olduğunu doğrulayın.
- Teslimin celse sırasında mı kalemde mi yapıldığını belirleyin.
- Teslim alanın taraf, ilgili üçüncü kişi, katılan veya vekil sıfatını kontrol edin.
- Vekil varsa TK m.11’in doğru muhatap kuralını uygulayın.
- Hangi evrakın tebliğ edildiğinin açık yazıldığını kontrol edin.
- Tebliğ konusunun tutanağa geçirildiğini veya imzalı belgede yer aldığını görün.
- Teslim tarihini açıkça kaydedin.
- Duruşma tutanağının nihai UYAP sürümünü alın.
- Kalem tesliminde yalnız suret alma mı resmi tebliğ mi olduğunu ayırın.
- Ayrı mazbata bulunmamasını m.36 şartları varsa eksiklik saymayın.
- Ayrı tebligat masrafı alınmaması gerektiğini bilin.
- İlgili kanun yolu/itiraz süresini ilk geçerli m.36 tebliğinden hesaplayın.
Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması
TK m.36 Türkiye genelinde aynıdır. Mersin mahkemelerinde duruşmada veya yazı işleri kaleminde m.36 şartlarıyla elden verilen evrak da ayrıca PTT tebligatı gerektirmeden tebliğ hükmündedir.
Mersin’den başka il mahkemesine SEGBİS veya e-duruşma ile katılımda fiziksel evrak teslimi yerine elektronik/dijital usuller gündeme gelebilir. E-duruşmada belge görüntüleme, m.36 fiziki kalem/celse teslimiyle otomatik olarak aynı sayılmaz; UYAP ve ilgili usul düzenlemesi ayrıca uygulanır.
İlgili Rehberler
Sık Sorulan Sorular
1. Duruşmada elden verilen bilirkişi raporu tebligat sayılır mı?
TK m.36 şartlarıyla tebliğ konusu belirtilip tutanağa geçirilerek veya imza karşılığı verilmişse tebliğ hükmündedir.
2. Kalemden karar sureti almak her zaman resmi tebliğ midir?
Hayır. Teslimin tebliğ konusu belirtilerek resmi tebellüğ olarak kaydedilip kaydedilmediği incelenir.
3. TK 36 tebligatında ayrıca PTT gönderisi gerekir mi?
Hayır. m.36 şartlarıyla elden tebliğ tamamlanmışsa ayrıca posta tebligatı gerekmez.
4. Ayrı tebliğ mazbatası düzenlenir mi?
m.36 kapsamındaki tutanak/imza kaydı tebliğ belgesi işlevi görür; ayrıca klasik mazbata gerekmez.
5. Tebligat masrafı alınır mı?
Bu elden tebliğ işlemi için ayrıca tebligat masrafı alınmaz.
6. Duruşmada hükmün açıklanması gerekçeli kararın tebliği midir?
Her durumda değil. Tefhim ile gerekçeli evrakın resmi tebliği ayrıdır; ilgili usul kanunu ve tutanak incelenir.
7. Avukat varken taraf elden teslim alırsa yeterli mi?
Vekille takip edilen işte TK m.11 gereğince doğru tebliğ muhatabının vekil olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.
8. İkinci kez UETS tebligatı gelirse yeni süre başlar mı?
İlk m.36 teslimi geçerli resmi tebliğ ise sonraki tekrar tebligat kural olarak yeni süre yaratmaz.
9. Tutanakta hangi evrakın verildiği yazmıyorsa ne olur?
m.36’nın tebliğ konusu belirtilmesi şartı bakımından usulsüzlük ve süre tartışması doğabilir.
10. Mersin’de TK 36 farklı mı?
Hayır. 7201 m.36 Türkiye genelinde aynıdır.
Elden Tebliğde Tutanak ve Tarih Neden Belirleyicidir?
Tebligat Kanunu m.36 kapsamındaki elden tebliğ, yalnız evrakın fiziken kişiye verilmesinden ibaret değildir. Kanunun öngördüğü hâllerde tebliğin yapıldığının tutanakla veya dosya kaydıyla belirlenebilmesi gerekir. Çünkü istinaf, temyiz, itiraz, cevap veya başka bir usul süresi tebliğ tarihine bağlanmışsa, uyuşmazlık çıktığında hangi tarihin esas alınacağı dosyadaki kayıt üzerinden belirlenir. Kalemde evrakın görülmesi ile usulüne uygun elden tebliğ aynı hukuki işlem değildir.
Duruşmada hazır bulunan tarafa karar veya başka bir evrak elden veriliyorsa, verilen belgenin niteliği ve teslim tarihi duruşma tutanağında açıkça gösterilmelidir. Kalemde teslimde de teslim alan kişi, tarih ve imza kaydı korunmalıdır. Süre hesabı yapılırken ayrıca ilgili usul kanununun sürenin tebliğden mi, tefhimden mi veya karar tarihinden mi başladığını düzenleyen özel hükmü kontrol edilir. Tebligat Kanunu m.36, maddi usul kanunundaki başlangıç kuralını değiştirmez; yalnız geçerli tebliğ işleminin nasıl gerçekleşebileceğini düzenler.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
Rehber TK m.36’nın celse/kalemde tutanak veya imza karşılığı elden teslim, ayrıca mazbata ve masraf gerekmemesi hükümleri üzerine kurulmuştur. Tefhim, suret alma ve resmi tebligat kavramları birbirinden ayrılmıştır.
Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu, Sicil No: 3472
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

