B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Düşen İcra Takibinden Sonra Maaş Alacağı Davasında 30 Gün: AYM Ali Ergül Kararı

Kısa ve net cevap

Anayasa Mahkemesi, kanuni düzenleme gereğince düşen icra takiplerinin kesinleşmesinden sonra özel otuz günlük süre içinde açılan maaş alacağı davalarının, daha eski ödeme tarihlerine dayanılarak süre aşımından reddini mahkemeye erişim hakkı bakımından inceledi. Ali Ergül ve diğerleri başvurusu (B. No: 2021/1112, karar: 16 Eylül 2026) 30 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. AYM somut olayda Anayasa’nın 36. maddesindeki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Hükmün odak noktası her maaş davasına otuz gün tanımak değildir; belirli bir geçiş normunun öngörülebilir uygulanmasıdır.

AYM Ali Ergül kararı, düşen icra takibi ve maaş alacağı dava süresi

Uyuşmazlığın başlangıcı: kapatılan belediyenin personeli

6360 sayılı Kanun çerçevesinde tüzel kişiliği kaldırılan Çalış Belediyesinde görev yapan kamu personeli, eksik ödendiğini ileri sürdüğü ücret ve maaş farkları için ilamsız icra takipleri başlattı. Bu takipler olağan alacak tahsili beklentisiyle yürütülürken daha sonra özel bir kanun hükmünün etkisiyle düşme kararı verildi. Başvurucular, geçiş hükmünde yer alan dava açma imkânını kullanarak takiplerin düşmesinin kesinleşmesi sonrasında idari yargıya gitti. İdare mahkemeleri ise davaların bir kısmını veya tamamını, eksik maaş ödemelerinin yapıldığı tarihleri esas alarak süre aşımından reddetti.

İİK geçici m.13 neden farklı bir yol öngörüyor?

694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile İcra ve İflas Kanunu’na eklenen geçici 13. madde, belirli takiplerin düşmesi sonucuyla bağlantılı özel bir dava açma düzeni kurmuştu. Başvurucuların dayandığı otuz günlük süre bu geçiş hükmü bağlamında gündeme geldi. Mahkemenin değerlendirmesi, her icra takibine karşı veya her ücret alacağı için aynı otuz günlük sürenin uygulanacağı yönünde değildir. Önce uyuşmazlığın geçici m.13 kapsamına girip girmediği, ardından takibin düşmesine ilişkin kararın kesinleşip kesinleşmediği ve açılan davanın bu özel süre içinde bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

İdare mahkemeleri neden farklı süre uyguladı?

İdari yargı yerleri, maaş alacaklarının hak edildikleri ya da eksik ödendikleri tarihlerden hareket eden genel süre yaklaşımını esas aldı. Böylece geçici hükümdeki özel dava açma imkânı, daha eski tarihlerde başlamış sayılan olağan dava süreleri nedeniyle etkisiz kaldı. Başvurucuların iddiasının özü, kanun koyucunun kapattığı takipler karşılığında sunduğu yargısal başvuru yolunun mahkeme yorumu sonucunda kullanılmaz hâle gelmesiydi. AYM, başvurucular bakımından bu yorumun önceden öngörülebilir olup olmadığını ve kişilere orantısız külfet yükleyip yüklemediğini değerlendirdi.

Anayasa m.36: Mahkemeye erişim neden ihlal edildi?

Anayasa’nın 36. maddesi hak arama özgürlüğünü ve adil yargılanma güvencelerini kapsar. Mahkemeye erişim hakkı, kişinin iddia ettiği alacağı yetkili yargı yerine sunabilmesini korur. Kanun koyucu belirli bir geçiş durumuna özgü yeni dava imkânı tanıdığında, yargı yerinin bu yolu fiilen kapatan yorumunun hukuki güvenlik ve ölçülülük ilkeleriyle uyumlu olması gerekir. AYM’ye göre geçici m.13, otuz günlük dava süresinin yanında 2577 sayılı Kanun’daki sürelerin ayrıca aranacağını söylemiyordu. Buna rağmen böyle bir engel getirilmesi başvurucular için öngörülemez sonuç doğurdu.

Özel dava süresi ile genel dava süresi arasındaki ilişki

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesi genel idari dava süresini düzenler. Özel kanunla belirlenmiş bir süre varsa öncelikle özel düzenlemenin kapsamı değerlendirilir. Ali Ergül kararının özelliği, geçiş hükmünün bireylere tanıdığı yeni başvuru imkânının genel süreler gerekçe gösterilerek ortadan kaldırılmasının hukuki değerlendirmesidir. Bu ilke, kanunun açıkça ek şart öngördüğü başka uyuşmazlıklara otomatik aktarılamaz. Doğru yöntem, önce özel normun lafzını ve amacını, sonra genel düzenlemenin gerçekten uygulanıp uygulanamayacağını ortaya koymaktır.

Maaş alacağı ile icra takibi neden ayrılmalıdır?

Maaş ve ücret farkı alacağının doğuşu ile icra takibinin usulî akıbeti birbirinden farklı tarihlere bağlı olabilir. Ödeme tarihleri alacağın maddi temelini, takip tarihi tahsil girişimini, düşme kararının kesinleşmesi ise özel geçiş hükmündeki dava yolunu ilgilendirir. Aynı tarihlerin farklı hukuki görevler üstlendiği unutulduğunda, alacak hakkının esasına girilmeden davanın usulden reddedilmesi ihtimali ortaya çıkar. Başvurucuların durumu bu ayrımın önemini somutlaştırdı. Farklı bir maaş davasında her aşamanın tarihi ve yargı kolu ayrıca belirlenmelidir.

Düşme kararının kesinleşmesi nasıl belgelenir?

İcra dosyasından takibin hangi gerekçeyle düştüğünü gösteren kararın tam örneği, bu kararın tebligatı ve kesinleşme bilgisi temin edilmelidir. Aynı zamanda takip talebi, ödeme emri, itirazlar, alacak hesabı ve maaş bordroları da dosyada tutulmalıdır. Davanın açıldığı günün bu kronolojideki yeri belirlenmeden ‘otuz gün içinde’ ifadesi soyut kalır. İdari dava dilekçesinde yalnız geçmiş aylıkların toplamı değil, neden ve hangi özel hüküm gereğince yeni bir dava açma hakkı bulunduğu açıkça gösterilmelidir.

Yargı yerinin hangi konuyu incelemesi gerekiyordu?

Öncelikle idarenin alacakla ilgili işlemleri ve dayanak kayıtlar belirlenmelidir. Alacağın niteliği, personelin statüsü, takip tarihindeki mevzuat ve geçici m.13’ün uygulanabilirliği tespit edilmelidir. Daha sonra düşme kararının kesinleşme tarihiyle dava açma tarihi karşılaştırılmalıdır. Bu inceleme sonucunda süre yönünden reddin haklı olup olmadığı değerlendirilir. AYM’nin kararı, her başvurucunun istediği maaş farkını mutlaka alması gerektiğine karar verilmesi değildir. Mahkemeye erişimin engellenmesi ile alacağın esası üzerinde haklı bulunmak ayrı meselelerdir.

AYM’nin yeniden yargılama kararı

Anayasa Mahkemesi mahkemeye erişim hakkının ihlalini tespit ederek dosyaların yeniden yargılama amacıyla ilgili Ankara idare mahkemelerine gönderilmesini öngördü. Karar kapsamındaki mahkemeler Ankara 1., 5., 6. ve 11. İdare Mahkemeleridir. Tazminat talepleri reddedildi. Yeniden yargılamada temel amaç süre yorumundan kaynaklanan anayasal ihlalin etkilerinin giderilmesidir. Bu, mahkemelerin parasal alacakların esasını inceleyebilmesine yönelik bir usulî imkândır; uyuşmazlık konusu her ödemenin varlığı ve tutarı yine somut delillerle çözümlenmelidir.

Memurlar için dava dosyası hazırlama sırası

İlk olarak görev statüsü ve devredilen belediyenin hukuki durumunu belirleyin. Ardından maaş bordroları, banka hesap hareketleri ve ödenmediği iddia edilen kalemlerin cetvelini hazırlayın. İcra takibinin hangi tarihte ve hangi gerekçeyle düştüğünü gösteren kayıtları ekleyin. Kesinleşme tarihi ile dava açma tarihi arasındaki süreyi hesaplayın. İdarenin verdiği ret veya cevap yazılarını ayrı dosyalayın. Önceki mahkeme kararlarında hangi döneme ilişkin alacağın usulden, hangisinin esastan reddedildiği konusunda ayrım yapın. Bu ayrım yeniden yargılama olanağını değerlendirmek açısından önemlidir.

Karar diğer maaş davalarına otomatik uygulanır mı?

Hayır. Geçici m.13 belirli bir dönem ve takip grubuyla ilgili özel normdur. İş Kanunu kapsamındaki özel sektör ücret davaları, 657 sayılı Kanuna tabi personel uyuşmazlıkları veya genel idari para alacakları farklı süre ve görev kurallarına tabi olabilir. Bu sebeple kararın etkisini anlamak için ‘maaş alacağı’ ifadesinden değil uygulanan özel geçiş hükmünden hareket edilmelidir. Başvurucuların daha önceki takiplerinin hangi nedenle düştüğü ve yeni davanın hangi sürede açıldığı ayrıntılı gösterilmeden emsal karşılaştırma eksik kalır.

Sonuç

Ali Ergül ve diğerleri kararı, kanun koyucunun özel bir geçiş hükmüyle tanıdığı dava yolunun, kanunda açık dayanağı olmayan ek süre şartlarıyla etkisiz bırakılmaması gerektiğini gösteriyor. İcra takibinden idari yargıya geçişin bütün uyuşmazlıklarda aynı biçimde mümkün olduğu sanılmamalıdır. Bu somut olayda belirleyici olan, geçici m.13 kapsamındaki takiplerin düşmesi, otuz günlük özel dava imkânı ve mahkemelerin bunu uygulama biçimidir. Sırf dilekçe tarihinden değil, kanunun tanıdığı hakkın ne zaman ve hangi koşulla kullanılabileceğinden hareket eden analiz gereklidir.

Ücret farkı alacağının idari ve icrai geçmişi nasıl ayrılır?

Kamu personelinin ücret uyuşmazlığında doğrudan aylık ödeme tarihiyle dava açma süresi arasında bağlantı kurulması sık görülen bir yaklaşımdır. Ancak Ali Ergül başvurusunda olduğu gibi kanun koyucu bazı takiplerin düşmesinden sonra özel bir başvuru yolu açmışsa, bunun hangi koşulları ve hangi kişileri kapsadığı öncelikle incelenmelidir. Personelin maaş bordrosundaki eksiklik, başlattığı ilamsız icra takibi, takibin düşmesine ilişkin karar ve sonradan açtığı idari dava aynı hukuki işlem değildir. Her biri farklı delillerle ortaya konur. Örneğin birkaç yıl boyunca farklı dönemlerde eksik maaş ödemesi iddia edilmişse, yalnız ilk ödeme gününü kullanarak bütün alacak kalemlerine tek usulî sonuç bağlamak doğru olmayabilir. Özel geçiş hükmünün davaya uygulanabilirliği ayrıca değerlendirilir.

Düşen icra dosyasının kronolojisi neden gereklidir?

İcra müdürlüğünün dosya üzerindeki son işlem tarihi ile takibin kanunen düşmesini belirleyen kararın kesinleşme tarihi aynı olmayabilir. Özel otuz günlük süre bu dosyada düşme işlemiyle bağlantılı olduğundan kesinleşmenin delili özellikle önemlidir. Avukatın önce takip talebini, borçlunun kimliğini, ücret farkı hesabını, düşme kararını ve tebligatları bir dosyada toplaması gerekir. Ardından idari yargıda açılan dava dilekçesinin mahkemeye verildiği gün kayda geçirilir. Başvuru sırasında kullanılan genel ‘süre içinde açtık’ ifadesi yerine, hangi özel hüküm nedeniyle ve hangi tarihten başlayan süre içinde işlem yapıldığının açıklanması incelemeyi somutlaştırır. Dava dosyasındaki süre aşımı itirazı da ancak böyle denetlenebilir.

Hak arama özgürlüğü hangi aşamada etkisiz hâle gelir?

Bir kişinin alacak davası açma hakkının hiç tanınmamasıyla, kanunda tanınan hakkın mahkemece getirilen öngörülemeyen ek şart nedeniyle kullanılmaz hâle gelmesi farklı görünebilir; fakat her ikisi mahkemeye erişim açısından incelenebilir. Ali Ergül kararında başvurucular özel geçiş normuna güvenerek işlem yapmıştı. Yargısal uygulamanın bu normun açık anlamında bulunmayan başka bir süre koşulu araması, alacağın esasının mahkemeye sunulmasını engelledi. AYM’nin anayasal denetiminde değerlendirdiği nokta buydu. Yargılamanın sonunda maaş farkına gerçekten hak kazanıldığı ise ayrıca ispatlanmalıdır. Bir usul ihlali kararı, talep edilen tutarın maddi doğruluğunun otomatik kabulü demek değildir.

İdari dava dilekçesinde hukuki sebep nasıl kurulmalı?

Geçici maddeye dayalı uyuşmazlıklarda dilekçenin olay ve mevzuat bölümünün ayrılması yararlıdır. Olay bölümünde personel statüsü, kapatılan belediyenin durumu, ödeme kalemleri, icra takibi ve düşme kararının kesinleşme tarihi gösterilir. Hukuki sebep bölümünde ise İcra ve İflas Kanunu geçici m.13’ün dava imkânına nasıl uygulandığı açıklanır. İYUK’un genel dava açma sürelerine atıf yapılıyorsa bu hükümlerin özel süre karşısındaki konumu ayrıca tartışılmalıdır. Aynı dilekçede alacağın hesap cetveli ile süre savunmasının birbirine karıştırılmaması önemlidir. AYM’nin ihlal kararını kullanmak için dosyanın maddi olgularının bu geçici hükümle gerçekten örtüşmesi gerekir.

Başka personel alacaklarında kararı doğrudan uygulamanın riski

Bir belediyenin kapatılması, personelin başka kuruma devri veya iş sözleşmesinin sona ermesi çeşitli kanuni rejimlere tabi olabilir. Özel hukuk işçisi, sözleşmeli kamu personeli ve memurun alacak talebi aynı yargı yolu ve süre kuralları altında incelenmeyebilir. Ali Ergül kararı, doğrudan bütün alacak sahipleri için yeni bir dava açma süresi yaratmaz. Bu nedenle bir işçilik alacağı dosyasına ‘AYM otuz gün tanıdı’ cümlesini koymadan önce uyuşmazlığın İİK geçici 13 kapsamındaki düşen takiplerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı kontrol edilmelidir. Aksi durumda başvuru süresinin yanlış hesaplanması yeni hak kaybına yol açabilir. Kararın değeri, özel geçiş hakkının öngörülebilir kullanılmasındaki anayasal korumadır.

Yeniden yargılamada hangi sorunlar açık kalabilir?

Anayasa Mahkemesi mahkemeye erişim hakkı ihlalinin giderilmesi için yeniden yargılama yolunu gösterdiğinde, ilk derece mahkemesinin artık bütün maddi talepleri kabul etmek zorunda olduğu söylenemez. Mahkeme, anayasal ihlale yol açan süre değerlendirmesini uygun biçimde ele aldıktan sonra ücret alacağının kanuni dayanağı, hesap dönemi, ödeme ve mahsup kayıtları gibi maddi sorunları inceleyebilir. Başvurucunun emsal bir dosyada haklı olması aynı pozisyondaki tüm çalışanların otomatik aynı miktarı alacağı anlamına gelmez. Dosya özelinde ücret hesapları ve statü kayıtları önem taşır. Bu ayrım yeniden yargılamayı doğru tanımlamak ve müvekkile gerçeğe uygun süreç bilgisi vermek açısından gereklidir.

Tazminatın reddi neden maaş alacağının reddi demek değildir?

AYM kararında başvurucuların talep ettiği tazminata hükmedilmemiş olması, idari davadaki maaş farkı isteminin maddi yönden kesin olarak reddedildiği anlamına gelmez. Bireysel başvurunun konusu mahkemeye erişim hakkıdır; yeniden yargılamadaki esas uyuşmazlık ise idarenin ödemekle yükümlü olup olmadığı ileri sürülen ücret farklarıdır. Bu nedenle iki yargılamadaki talepler ve ispat konuları ayrı tutulmalıdır. İşçi veya memur adına hazırlanan hesap cetvelinin doğruluğu ayrıca denetlenmeli; bordrodan anlaşılan kesinti ile mahkemece kabul edilebilecek alacak kalemi birbirine karıştırılmamalıdır.

İdarenin savunmasına karşı belgelendirilmiş cevap

İdare süre aşımı savunmasında aylık ödeme tarihlerini esas alıyorsa davacı, geçici hükmün hangi şartla ve ne zaman yeni dava açma hakkı tanıdığını açıklayabilir. Takibin düşmesine dair karar ve kesinleşme şerhi, bu açıklamanın en önemli belgeleri arasındadır. Bununla birlikte davacı yalnız süre tartışmasına odaklanıp alacağın maddi dayanağını tamamen göz ardı etmemelidir. Esas talebin dönemi, hizmet statüsü ve ödenmesi gereken tutar ayrıca gösterilmelidir. Böylece usul tartışması çözüldüğünde uyuşmazlığın esasına geçiş için dosya hazırlığı eksik kalmaz.

Dava ve icra dosyası arasında delil tutarlılığı

Aynı alacak için icra dosyasında gösterilen dönemle idari dava dilekçesinde talep edilen dönemin uyuşup uyuşmadığı kontrol edilmelidir. Bu karşılaştırma hem özel geçiş hükmünün kapsamını hem de esasa ilişkin alacağın belirlenmesini kolaylaştırır.

Takibin düşmesinden sonra süre hesabı: tarihleri ayıran örnek tablo

Ali Ergül ve diğerleri kararında eksik ödendiği ileri sürülen memur maaşlarının dönemi ile özel kanuni düzenleme nedeniyle düşen icra takiplerinden sonra açılan davanın süresi farklı hukuki meselelerdir. Başvurucuların 2002-2014 yıllarına ilişkin bazı maaş farkları için 2014 yılında icra takibi başlatmış olması, kanunda daha sonra düzenlenen özel dava açma imkânının başlangıcının mutlaka o eski maaş günlerine geri götürülebileceği anlamına gelmez. AYM’nin incelediği sorun, özel hükümde öngörülmeyen ek bir süre engeli nedeniyle davanın esasının incelenememesidir.

AşamaBelgeÖnemi
Eksik maaş iddiasıBordro ve banka dökümüAlacağın miktarı
İcra takibinin açılmasıTakip talebiÖnceki tahsil yolu
Takibin düşmesiDüşme kararı ve dayanağıİİK geçici m.13 kapsamı
KesinleşmeKesinleşme ve tebligat kayıtlarıÖzel süre hesabı
İdari davaMahkeme açılış belgesiDavaya erişimin somut kullanılması

Yeniden yargılama için dosyada bulunması gereken temel kayıtlar

İdare mahkemesinin süre aşımı kararı, icra müdürlüğünün düşme kararı, kesinleşme bilgisi, maaş ve personel kayıtları aynı kronolojiye yerleştirilmelidir. Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı kişiye kendiliğinden belirli bir ücret farkı ödenmesini emretmez. Öncelikle mahkemeye erişimi önleyen yorumun giderilmesi, sonrasında alacağın maddi temelinin incelenmesi söz konusudur. Farklı kişilerin durumunda aynı özel hükmün uygulanıp uygulanmadığı ve önceki işlemlerin kesinleşmiş olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Bu karar bütün memur maaşı davalarında genel otuz günlük dava açma süresi oluşturmaz.

İlgili resmi mevzuat ve idari dava rehberleri

Kararın künyesi Anayasa Mahkemesi Kararlar Bilgi Bankası üzerinden 2021/1112 numarasıyla doğrulanabilir; yayımlandığı sayı 30 Ekim 2026 Resmî Gazete‘dir. Diğer yargısal sürelerin ayrımı için İYUK 7 idari dava açma süresi, idari dava dilekçesinin unsurları, İYUK 14 ilk inceleme ve adli yargı sonrası idari dava süreleri hakkındaki farklı rehberler okunabilir. Ancak bunların hiçbirindeki genel süre özel geçici 13. madde rejiminin yerine kendiliğinden geçmez.

Sık sorulan sorular

AYM kararının numarası nedir?

2021/1112.

Ne zaman yayımlandı?

30 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de.

İhlal hangi hak bakımından belirlendi?

Anayasa m.36 kapsamında mahkemeye erişim hakkı.

Her maaş davasında otuz gün mü uygulanır?

Hayır; karar İİK geçici m.13 kapsamındaki özel durumu ilgilendirir.

Takiplerin düşmesi neden önemliydi?

Dava yolunu ve özel süreyi geçiş hükmü kapsamında belirleyen olaydı.

Dava açma süresi hangi tarihe bağlandı?

Somut geçiş hükmünün öngördüğü ve düşme kararının kesinleşmesiyle ilişkili otuz günlük süreye.

İlk yargılama alacağın varlığına kesin hüküm mü verdi?

AYM’nin yaptığı denetim esas alacağın varlığından ziyade erişim hakkına ilişkindir.

Yeniden yargılamayı hangi mahkemeler yapacak?

Ankara 1., 5., 6. ve 11. İdare Mahkemeleri.

Tazminata hükmedildi mi?

Bu başvurudaki tazminat talepleri reddedildi.

Eski takip evrakları saklanmalı mı?

Evet, takip düşmesi ve kesinleşmesinin belgelenmesi belirleyicidir.

Otuz günlük süre her icra dosyasına uygulanır mı?

Hayır, yalnız ilgili geçiş hükmünün kapsamına giren özel durumlarda değerlendirilir.

Yeniden yargılama ücret alacağını otomatik kazandırır mı?

Hayır, önce erişim ihlalinin giderilmesi, ardından gerekli maddi incelemelerin yapılması gerekir.

Resmî kaynak ve ilgili okumalar

Resmî Gazete, 30 Ekim 2026, 33415; AYM Kararlar Bilgi Bankası, 2021/1112; Çalışma alacaklarına ilişkin diğer sitemiz rehberi (özel sektör).

Bu yazı genel hukuki bilgilendirmedir. Kararın kapsamı dışına taşan her uygulama, kendi mevzuat ve delilleriyle incelenmelidir.

Mersin ofisi ve iletişim haritası

Mersin Ofisi — Akdeniz

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz / Mersin

Google Haritalar’da yol tarifi

İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.

İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp