Gemi Deniz Suyu Bağlantıları ve Borda Boşaltım Ağızları Nasıl Olmalı? | GTY m.21 (2026)

Deniz Suyu Bağlantılarının Hukuki ve Teknik Dayanağı Nedir?
Bir geminin dış bordasında açılan her delik, boru geçişi veya deniz suyu bağlantısı tekne bütünlüğü bakımından özel önem taşır. Deniz suyu alıcısı, soğutma sistemi, sintine veya diğer boşaltım devreleri için yapılan açıklıklar kontrolsüz bırakılırsa deniz suyunun gemiye girmesine ve su geçmez bütünlüğün kaybına yol açabilir. Gemilerin Teknik Yönetmeliği m.21 bu nedenle deniz suyu bağlantıları, borda boşaltım ağızları ve frengiler için doğrudan ölçülebilir teknik kurallar koyar.
Yönetmeliğin dayanağı 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanunun 2, 3, 4, 5, 6 ve 11. maddeleridir. 4922 sayılı Kanun gemilerin denize elverişli durumda tutulmasını, sörvey edilmesini ve gerekli belgeler olmadan sefere çıkarılmamasını esas alır. Yönetmelik m.21 ise bu genel emniyet yükümlülüğünü tekne üzerindeki deniz bağlantıları bakımından somutlaştırır.
Madde 21’deki kurallar yalnız tasarım çizimindeki teorik şartlar değildir. Sörvey sırasında valfin varlığı ve çalışması, ızgaranın durumu, filtrenin korozyon ve bakım hali, bağlantının gövdeye uygun biçimde yapılması ve güvertede biriken suyun tahliye edilebilmesi fiilen kontrol edilebilir. Geminin ilk yapımında uygun olan bir düzen sonradan korozyon, tadilat veya uygunsuz bakım nedeniyle mevzuata aykırı hale gelebilir.
Borda Boşaltım Ağızları Nerede Olmalıdır?
Gemilerin Teknik Yönetmeliği m.21/1’e göre borda boşaltım ağızları en az sayıda tutulur ve mümkün olduğu kadar en derin yüklü su hattının üzerinde yer alır. Kuralın iki ayrı unsuru vardır. Birincisi gereksiz borda açıklığı yapılmamasıdır. İkincisi ise teknik olarak mümkün olan açıklıkların en derin yüklü su hattının üstünde konumlandırılmasıdır.
“En az sayıda” ifadesi, gerekli sistemlerin boşaltım ağızlarının kaldırılması anlamına gelmez. Amaç, gemi bordasında denizle doğrudan bağlantı oluşturan açıklık sayısını teknik gereklilikle sınırlamaktır. Birden fazla sistemin güvenli ve mevzuata uygun biçimde ortak bir hatta bağlanabildiği tasarımlarda gereksiz yeni açıklık oluşturulmaması bu yaklaşımın sonucudur.
En derin yüklü su hattı, geminin en ağır izin verilen yükleme durumunda su yüzeyinin borda üzerindeki konumunu ifade eder. Boşaltım ağzı bu hattın altında kaldığında deniz suyu basıncı doğrudan boru ve valf sistemine yüklenir. Bu nedenle aşağıda bulunan veya su hattına çok yakın açıklıklar bakımından m.21/2’de ayrıca kapama valfi zorunluluğu getirilmiştir.
Yükleme sınırı ve fribord, borda açıklıklarının değerlendirilmesinden bağımsız değildir. Geminin yükleme sonucunda izin verilen sınırdan fazla batması, başlangıçta su hattının üstünde kalan bir açıklığın tehlikeli konuma gelmesine neden olabilir. Bu sebeple borda açıklığı, yükleme sınırı, stabilite ve su geçmez bütünlük birlikte değerlendirilir.
300 mm Kuralı Nedir ve Hangi Açıklıklarda Kapama Valfi Zorunludur?
Yönetmelik m.21/2 açık bir eşik belirler: en derin yüklü su hattının altında bulunan veya bu hattın 300 mm’ye kadar üzerinde bulunan bütün deniz açıklıklarına kapama valfi konulur. Buna göre açıklığın su hattının yalnız birkaç santimetre üstünde olması valf zorunluluğunu ortadan kaldırmaz; üst sınır 300 mm’dir.
Kapama valfinin işlevi, boru veya bağlı ekipman arızalandığında denizle geminin iç hacmi arasındaki bağlantıyı kesmektir. Hortum kopması, filtre gövdesi çatlaması, boru korozyonu veya bakım sırasında bağlantının açılması halinde valfin kapatılabilmesi su girişini sınırlar. Bu nedenle valfin yalnız projede gösterilmesi yeterli değildir; erişilebilir, bakımlı ve çalışır durumda olması gerekir.
Valfin kapalı kalması gereken anlar geminin işletme prosedürlerinde belirlenmelidir. Kullanılmayan bir deniz suyu hattının sürekli açık bırakılması, arıza anında riskin büyümesine yol açar. Öte yandan makine soğutması gibi seyir sırasında zorunlu sistemlerde valf açık olmak zorundadır. Burada emniyet, valfin gerektiğinde süratle kapatılabilmesi ve ilgili mürettebatın hangi valfin hangi hatta ait olduğunu bilmesiyle sağlanır.
Valf konumu ve çalışma yönünün işaretlenmesi, bakım kayıtlarının tutulması ve sıkışma-korozyon kontrolü iyi denizcilik uygulamasının parçasıdır. Sörveyde valfin hareket ettirilemediği veya fiziksel olarak ciddi korozyona uğradığı tespit edilirse yalnız “valf mevcut” denilerek m.21’in amacı yerine getirilmiş sayılmaz.
Makine Soğutma Deniz Suyu Alıcısı Nasıl Yapılmalıdır?
Yönetmelik m.21/3, makine soğutma sistemine ait deniz suyu alıcısı için daha ayrıntılı bir düzen kurar. Deniz suyu alıcısı dış kaplamaya lokal takviyeli olarak bağlanmalı ve ızgaralı olmalıdır. Bu yapı, hem gövde üzerindeki açıklığın mukavemetini korur hem de büyük yabancı maddelerin sisteme girmesini sınırlar.
Kapama valfinden sonra deniz suyu filtresi bulunmalıdır. Filtrenin valften sonra konumlandırılması önemlidir; filtre bakım için açıldığında önce kapama valfi kapatılarak denizle bağlantı kesilir. Böylece filtre kapağının açılması kontrolsüz su girişine dönüşmez.
Yönetmelik filtrenin korozyona dayanıklı malzemeden sağlam biçimde yapılmasını ve kolaylıkla açılabilir durumda olmasını şart koşar. Deniz suyu yüksek korozif etkiye sahiptir. Uygun olmayan metal, farklı metaller arasındaki galvanik etkileşim veya ihmal edilmiş bakım filtre gövdesini zayıflatabilir. Filtrenin kolay açılabilir olması da düzenli temizlik ve tıkanıklık kontrolü için gereklidir.
Filtre tıkanması yalnız makine performansı sorunu değildir. Ana makine veya yardımcı makinenin soğutma suyu debisi düşerse aşırı ısınma, güç kaybı veya makine stopu meydana gelebilir. Liman yaklaşmasında veya yoğun trafikte ana makine kaybı seyir emniyetini doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle filtre bakımının makine bakım planına açık periyotlarla işlenmesi gerekir.
Frengi Sayısı ve Boyutu Nasıl Belirlenir?
Gemilerin Teknik Yönetmeliği m.21/4, suyun toplanabileceği havaya açık güvertelerde ve su geçmez kapalı üst yapılar ile güverte evleri içinde kalan fribord güvertelerinde suyun etkin biçimde dışarı atılmasını sağlayacak yeterli boyutta ve sayıda frengi bulunmasını zorunlu tutar. Kural belirli tek bir çap vermek yerine güvertenin alanı, su toplama ihtimali ve boşaltma kapasitesine göre yeterlilik arar.
Parampetler, açık güvertede denize düşmeyi önlerken aynı zamanda gelen dalga veya yağmur suyunun güvertede birikmesine neden olabilir. Yönetmelik, fribord veya üst yapı güvertelerinin havaya açık kısımlarındaki parampetlerin havuz oluşturduğu durumlarda suyun güverteden hızla atılmasını sağlayacak yeterli düzenleme yapılmasını ayrıca emreder.
Güvertede büyük miktarda su birikmesi serbest yüzey etkisi yaratarak geminin stabilitesini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca geçiş yollarının su altında kalması, yük ve ekipmanın hareket etmesi, kapı ve açıklıklardan içeri su girişi gibi ilave riskler doğurur. Frengi bu nedenle yalnız yağmur suyu tahliyesi değildir; denize elverişliliğin bir unsurudur.
Frengilerin boya, yük artığı, halat, çöp veya başka malzemeyle tıkanması tasarımda yeterli olan boşaltma kapasitesini fiilen ortadan kaldırabilir. Güverte kontrol listelerinde frengi ağızlarının açık tutulması ve gerektiğinde temizlenmesi gerekir. Özellikle kötü hava beklenirken bu kontrol seyir öncesi emniyet hazırlığının parçası olmalıdır.
Sörveyde Deniz Suyu Bağlantıları Nasıl Kontrol Edilir?
Gemilerin Teknik Yönetmeliği m.8’de düzenlenen sualtı ve kara sörveyleri, teknenin su altında kalan bölümlerinin ve deniz bağlantılarının incelenmesine imkân verir. Kara sörveyinde gemi, dış kaplamanın ve ilgili bağlantıların güvenli biçimde görülebileceği şekilde karaya veya havuza alınır. Deniz valfleri, deniz sandıkları, boşaltım ağızları, pervane ve dümen gibi unsurlar bu denetimin konusudur.
Deniz sörveyinde m.12 uyarınca makine, boru devreleri, yangın ve diğer teknik sistemler kontrol edilir. Deniz suyu alıcısının valfi, filtresi ve bağlantısı bu kontrollerle birlikte değerlendirilir. Bir ekipman üzerinde geçici tamir, sızıntı veya ileri korozyon görülmesi halinde kalıcı ve teknik olarak uygun onarım istenebilir.
Sörvey öncesi yalnız görünür yüzeylerin temizlenmesi yeterli değildir. Valflerin çalıştırılması, filtre kapağının emniyetli açılabilirliğinin görülmesi, ızgaranın tıkanıklık ve deformasyonunun kontrolü, boru bağlantılarının sızıntı izlerinin incelenmesi ve frengilerin açık olduğunun doğrulanması gerekir.
Denize Elverişlilik Belgesinin beş yıllık geçerliliği ve yıllık sörvey sistemi hakkında ayrıntı için Denize Elverişlilik Belgesi ve yıllık sörvey rehberimize bakılabilir. Belge süresi devam etse dahi geminin teknik uygunluğunu koruma yükümlülüğü devam eder.
Borda Açıklığında Tadilat veya Yeni Bağlantı Yapılabilir mi?
Bir gemiye sonradan yeni soğutma hattı, jeneratör deniz suyu alıcısı, klima deniz suyu devresi veya başka bir borda bağlantısı eklenmesi, tekne bütünlüğünü etkileyen teknik değişikliktir. Bu tür değişiklikler proje ve onay gerekliliklerinden bağımsız düşünülmemelidir. Mevcut gövdede gelişi güzel delik açılması, uygun takviye yapılmaması veya yanlış malzeme kullanılması m.21’in emniyet amacına aykırıdır.
Tadilat sırasında açıklığın en derin yüklü su hattına göre konumu yeniden değerlendirilmelidir. Yeni açıklık su hattının altında veya 300 mm’ye kadar üstündeyse kapama valfi gerekir. Makine soğutma alıcısı ise ızgara, lokal takviye, valf ve filtre zincirinin tamamı sağlanmalıdır.
Değişiklik geminin teknik planlarına işlenmeli ve gerekli görülen hallerde İdarenin veya yetkilendirilmiş kuruluşun onayı alınmalıdır. Sonradan yapılan tesisatın belgelerde görünmemesi, sörvey sırasında teknik ve idari sorun oluşturabilir. Özellikle deniz bağlantıları su baskını riski nedeniyle “küçük tesisat işi” olarak değerlendirilmemelidir.
Onarımda malzeme seçimi de önemlidir. Deniz suyuna maruz kalan parçaların korozyona dayanıklı olması, bağlantı elemanlarının uygun standardı sağlaması ve farklı metal kombinasyonlarından doğabilecek galvanik korozyonun dikkate alınması gerekir.
Uygunsuz Deniz Suyu Bağlantısı Denize Elverişliliği Etkiler mi?
Denize Elverişlilik Belgesi, geminin tekne, makine, donanım ve emniyet sistemlerinin tahsis edildiği hizmete uygun olduğunu gösterir. Denizle doğrudan bağlantılı bir açıklığın kapama valfinin bulunmaması, valfin çalışmaması veya gövde bağlantısının güvenilir olmaması su alma riski doğurduğundan denize elverişlilik değerlendirmesinde doğrudan önem taşır.
4922 sayılı Kanun ve Yönetmelik sistemi, belgenin yalnız düzenlendiği gün için değil hizmet süresince teknik uygunluğun korunmasını amaçlar. Gemi hizmette kaldığı sürece donatan ve kaptan can emniyeti, seyir güvenliği ve çevrenin korunması bakımından mevzuata uygunluğu sürdürmek zorundadır.
Gemi veya personel sertifikalarının gemide bulundurulmasıyla ilgili ayrı liman yükümlülükleri de vardır. Bu konuda gemi ve personel belgelerinin gemide bulundurulması yazımız incelenebilir.
Teknik eksiklik sefer emniyetini etkiliyorsa liman çıkış işlemlerinde de sonuç doğurabilir. Genel liman çıkış prosedürü için Liman Çıkış Belgesi rehberinde ilgili işlem açıklanmaktadır.
Mersin Limanında İşletmeci ve Kaptan İçin Kontrol Listesi
Mersin’de çalışan yük gemileri, servis tekneleri, ticari yatlar, balıkçı gemileri ve diğer ticari deniz araçlarında deniz suyu bağlantılarının bakım ihtiyacı; sıcak deniz suyu, biyolojik kirlenme ve yoğun operasyon nedeniyle düzenli takip edilmelidir. Özellikle uzun süre limanda bekleyen gemilerde deniz suyu alıcı ızgarası ve filtrede kirlenme oluşabilir.
Sefere hazırlıkta makine personeli deniz suyu valflerinin konumunu, kaçak bulunup bulunmadığını, filtre basınç farkını veya akış göstergelerini ve filtre temizliğini kontrol etmelidir. Güverte personeli ise frengi ağızlarının yük, halat veya ekipmanla kapanmadığını doğrulamalıdır.
Yurt dışından Türk limanına gelen gemilerde 5312 sayılı Kanuna dayalı bildirim ve mali sorumluluk yükümlülükleri ayrıca gündeme gelebilir. Bu konu için Türk limanına girişten önce bildirim rehberimiz incelenebilir.
Bakım veya sörvey sırasında tespit edilen eksiklik için yapılan işlemin servis raporu, kullanılan malzemenin bilgisi ve gerekiyorsa fotoğraflar gemi teknik dosyasında tutulmalıdır. Böylece hem sonraki yıllık sörveyde hem de olası liman denetiminde bakım zinciri somut belgelerle gösterilebilir.
Sık Sorulan Sorular
Su hattının 200 mm üstündeki deniz açıklığında valf gerekir mi?
Evet. m.21/2’ye göre en derin yüklü su hattının 300 mm’ye kadar üstündeki bütün deniz açıklıklarında kapama valfi bulunur.
Su hattının 400 mm üstündeki açıklık için m.21/2 valf şartı var mı?
m.21/2’deki 300 mm eşiğinin dışında kalır; ancak başka teknik veya özel mevzuat hükümleri ayrıca değerlendirilir.
Makine soğutma deniz suyu alıcısında filtre zorunlu mu?
Evet. Kapama valfinden sonra korozyona dayanıklı, sağlam ve kolay açılabilir deniz suyu filtresi bulunmalıdır.
Filtre valften önce takılabilir mi?
m.21/3 filtreyi kapama valfinden sonra öngörür. Böylece filtre açılmadan önce deniz bağlantısı valfle kesilebilir.
Deniz suyu alıcısında ızgara zorunlu mu?
Makine soğutma sistemine ait deniz suyu alıcısı ızgaralı ve dış kaplamaya lokal takviyeli olarak bağlanmalıdır.
Frengi sayısı için sabit bir sayı var mı?
Madde sabit sayı vermez; suyu etkin ve hızlı tahliye edecek yeterli boyut ve sayıyı arar.
Frenginin tıkalı olması sörveyde sorun olur mu?
Evet. Tasarım yeterli olsa bile tıkalı frengi suyun etkin tahliyesini engeller ve teknik uygunluk bakımından eksiklik oluşturur.
Sonradan yeni borda çıkışı açılabilir mi?
Teknik ve idari onay şartları gözetilerek yapılabilir; konum, takviye, kapama valfi ve ilgili sistem şartları m.21’e uygun olmalıdır.
Kapama valfi çalışmıyorsa belge süresi devam ettiği için gemi sefere çıkabilir mi?
Belgenin tarih olarak geçerli olması teknik uygunsuzluğu ortadan kaldırmaz. Sefer emniyetini etkileyen eksiklik giderilmeli ve liman/denize elverişlilik şartları sağlanmalıdır.
Deniz bağlantılarının sorumluluğu yalnız makine personeline mi aittir?
Operasyonel kontrol makine personelinin görev alanında olabilir; ancak geminin mevzuata uygun ve denize elverişli tutulmasından donatan ve kaptanın kanuni yükümlülükleri devam eder.
Bu içerik 17 Eylül 2026 itibarıyla 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun ile Gemilerin Teknik Yönetmeliği m.21, m.8, m.12 ve m.14 esas alınarak hazırlanmıştır.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı – Gemilerin Teknik Yönetmeliği · Denizcilik Genel Müdürlüğü · Mevzuat Bilgi Sistemi
Mersin Barosu’na kayıtlı avukat. Deniz ticareti, liman, taşıma ve denizcilik mevzuatından doğan uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık ve dava takibi. Dosyalar Türkiye genelinde Mersin’den koordine edilmektedir.
Ofis: İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin
Telefon / WhatsApp: +90 552 224 43 66
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
