B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Gemi İpoteği Hangi Alacak ve Unsurları Kapsar? Faiz, Eklenti, Tazminat ve Birlikte İpotek – TTK m.1018-1021 | 2026

Kısa ve net cevap: TTK m.1018-1021 gemi ipoteğinin yalnız çıplak anaparayı değil, kanunun belirlediği faiz ve yan alacakları; gemiyi, gemi payını, şartları varsa bütünleyici parça ve eklentileri, gemi yerine geçen kamulaştırma bedeli ile zıya veya hasar nedeniyle malikin üçüncü kişilere karşı sahip olduğu tazminat istemlerini de kapsayabileceğini düzenler. Aynı alacak için birden fazla gemi veya gemi payı birlikte ipotek edilmişse kural olarak her biri borcun tamamından sorumludur.
Liman açıklarında konteyner taşıyan yük gemisi
Photo by Ian Taylor on Unsplash

TTK m.1018 gemi ipoteğinin hangi alacağı teminat altına aldığını nasıl belirler?

TTK m.1018, ipotekli geminin Türk Medenî Kanununun 875 inci maddesinin birinci fıkrası ile 876 ncı maddesinde öngörülen alacaklar için teminat sağlayacağını düzenler. Bu gönderme nedeniyle gemi ipoteğinin kapsamı yalnız sicile yazılan anapara rakamına bakılarak değerlendirilmez. İpoteğin derecesi, tescil içeriği, temel borcun niteliği ve kanuni yan alacaklar birlikte incelenir.

Finansman sözleşmesinde “secured obligations” kavramı çok geniş tutulmuş olabilir. Ancak sözleşmedeki geniş tanım, kanunun ayni teminat kapsamını sınırsız biçimde genişletmez. Alacaklı hangi kalemi geminin cebri satış bedelinden öncelikli olarak isteyebileceğini belirlerken TTK m.1018 ve gönderme yapılan Medenî Kanun hükümlerini esas almalıdır.

Borç alacaklının ihbarıyla muaccel olacaksa neden gemi malikine de bildirim gerekir?

TTK m.1018/2 özel bir koruma getirir. Borcun alacaklının ihbarıyla muaccel olabilmesi için yalnız kişisel borçluya değil, gemi malikine de ihbar yapılmalıdır. Malik ile asıl borçlu aynı kişi değilse bu ayrım özellikle önemlidir. Malike ihbar yapılmadıkça borç onun bakımından muaccel olmaz.

Örneğin grup şirketlerinden biri kredi borçlusu, başka bir şirket gemi maliki ve ipotek veren olabilir. Banka sadece kredi borçlusuna temerrüt bildirimi yaparsa mortgage enforcement bakımından malike karşı muacceliyet şartı eksik kalabilir. Notice adresleri finansman kapanışında açıkça belirlenmeli ve bildirim teslimi ispatlanmalıdır.

Borç malike karşı muaccel olduğunda ipotek temerrüt faizini de kapsar mı?

Evet. TTK m.1018, borç malike karşı muaccel hâle geldiğinde ipoteğin temerrüt faizini de kapsayacağını açıkça belirtir. Ancak temerrüt faizinin hesabı temel borç sözleşmesi, yürürlükteki faiz hükümleri ve sicil/üst sınır yapısıyla birlikte yapılmalıdır.

Üst sınır ipoteğinde faizlerin üst sınırın içinde kalması gerektiği ayrıca TTK m.1016’dan kaynaklanır. Bu nedenle borç uzun süre temerrütte kalırsa gerçek alacak sicildeki teminat sınırını aşabilir. Alacaklının kişisel alacağı devam etse bile gemi ipoteğinin ayni güvence sınırı ayrıca hesaplanmalıdır.

Faizsiz veya düşük faizli alacakta ipotek kanuni faizi kapsayacak şekilde genişletilebilir mi?

TTK m.1019, alacağın faizsiz olması veya faiz oranının ilgili asgari kanuni faiz oranının altında kalması hâlinde ipoteğin kanuni faizi de kapsayacak şekilde genişletilebilmesine izin verir. Bunun için dereceleri eşit veya sonra gelen hak sahiplerinin onayı aranmaz.

Bu düzenleme, mevcut ipoteğin ekonomik değerinin sırf temel alacağın faizsiz kurulması nedeniyle anlamsız hâle gelmesini önler. Buna karşılık sözleşme faizinin sonradan yüksek oranda artırılması farklı bir işlem olabilir ve sonraki hak sahiplerinin sırasını etkileyebilecek değişiklikler ayrıca değerlendirilmelidir.

Faizin ödeme zamanı veya yeri değiştirilirse sonraki hak sahiplerinin onayı gerekir mi?

TTK m.1019/2, faizin ödeme zamanında ve yerinde yapılacak değişiklikler için eşit veya sonradan gelen hak sahiplerinin onayının gerekmediğini düzenler. Bu tür değişiklikler, ipoteğin ekonomik tutarını artırmadan ödeme mekanizmasını değiştirebilir.

Yine de finansman belgeleri güncellenirken sicildeki kayıtla çelişki yaratılmamalıdır. Faiz oranı değişiyor, yeni komisyonlar ekleniyor veya üst sınır aşılacak şekilde borç yapısı genişliyorsa yalnız “ödeme zamanı değişti” kabulüyle hareket edilmemelidir.

Gemi ipoteği geminin tamamını mı kapsar?

TTK m.1020, ipoteğin kapsamı bakımından Türk Medenî Kanununun 862 ve 863 üncü maddelerine gönderme yapar. Gemi ipoteği geminin ekonomik bütünlüğü üzerinden çalışır. Sicile kayıtlı geminin gövde ve temel donanımı, bütünleyici parça niteliğindeki unsurlar ve koşulları varsa eklentiler bu kapsamın parçası olabilir.

Bu nedenle alacaklı yalnız gemi sicil kaydını değil, geminin fiilî teknik bütünlüğünü de izler. Değerli ana makine, jeneratör, vinç, seyir cihazı veya başka ekipmanın sökülmesi, geminin teminat değerini ciddi biçimde azaltabilir ve TTK m.1030’daki güvence tehlikesi rejimini gündeme getirebilir.

Gemi payı üzerinde ipotek kurulmuşsa kapsam nasıl değerlendirilir?

TTK m.1014, paylı mülkiyet esaslarına göre malik olunan gemi payının ipotek konusu olmasına izin verir. Bu durumda ipotek, bütün gemi üzerinde değil ilgili payın ekonomik değerinde güvence sağlar. Sicilde pay oranı ve malik bilgisi doğru olmalıdır.

Pay ipoteği, geminin fiilen bölündüğü anlamına gelmez. Cebri icra veya pay devri sürecinde ortaklık yapısı, diğer pay sahiplerinin hakları ve sicil kayıtları önem taşır. Finansman kuruluşu pay ipoteğinin likidite ve tahsil riskini tam gemi ipoteğinden farklı değerlendirmelidir.

Bütünleyici parçalar ipoteğin kapsamından nasıl çıkar?

TTK m.1020, geminin bütünleyici parçalarının geçici olmayan amaçla ayrılıp gemiden uzaklaştırılması hâlinde ipoteğin bunları artık kapsamayacağını düzenler. Ancak uzaklaştırılmadan önce alacaklı lehine gemiye el konulmuşsa sonuç değişebilir.

Bir parçanın bakım için geçici sökülmesiyle kalıcı olarak gemiden çıkarılması aynı değildir. Dry-dock sırasında ana makine parçasının servise gönderilmesi çoğu zaman geçici sökme niteliğindedir. Buna karşılık pahalı ekipmanın satılması ve gemiden kalıcı olarak çıkarılması teminat değerini ve kapsamı etkileyebilir.

Eklentiler normal işletme sırasında gemiden çıkarılırsa ipotek devam eder mi?

TTK m.1020/2, eklentilerin normal bir işletmenin gereği olarak bu durumdan çıkarılması veya alacaklı lehine el koymadan önce devredilip gemiden uzaklaştırılması hâlinde ipoteğin artık bunları kapsamayacağını belirtir. Bu kural ticari geminin günlük işletmesinin gerektirdiği malzeme hareketini mümkün kılar.

Ancak “normal işletme” kavramı teminatı boşaltmak için kullanılamaz. Geminin değerini belirleyen kritik ekipmanın olağan dışı şekilde satılması, mortgage covenants ve TTK m.1030 bakımından ayrı sorun doğurabilir. İşlemin amacı, zamanı ve geminin kullanılabilirliğine etkisi birlikte incelenmelidir.

Kamulaştırılan geminin bedeli ipoteğe dahil midir?

Evet. TTK m.1020/4, kamulaştırılan geminin bedelini ipoteğin kapsamına dahil eder. Böylece gemi kamu kararıyla malikin malvarlığından çıktığında ipotekli alacaklının teminatı sırf fiziksel gemi ortadan kalktığı için yok olmaz; kanunun belirlediği ölçüde geminin yerine geçen bedel üzerinde devam eder.

Kamulaştırma sürecinde bedelin hangi hesaba ödeneceği, mevcut mortgagee’nin haklarının nasıl korunacağı ve birden fazla ipoteğin derece ilişkisi işlem başında belirlenmelidir. Malik tazminatı serbestçe kullanabileceğini varsaymamalıdır.

Geminin zıyaı veya hasarı nedeniyle üçüncü kişiden istenecek tazminat ipoteğin kapsamında mıdır?

Evet. TTK m.1020/4, gemi malikinin geminin zıyaı veya hasarı nedeniyle üçüncü kişilere karşı sahip olduğu tazminat istemlerini ipoteğin kapsamına alır. Örneğin başka geminin kusurlu çatması sonucu doğan malik tazminat talebi, şartları varsa mortgage security’nin ekonomik devamını sağlar.

Bu hüküm sigorta tazminatından ayrıdır. Sigorta tazminatı TTK m.1022-1029 arasında özel rejime tabidir. Üçüncü kişiye karşı haksız fiil veya sözleşmesel tazminat talebi m.1020; sigortacıya karşı poliçe alacağı m.1022 ve devamı çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Birden fazla gemi aynı borç için ipotek edilebilir mi?

Evet. TTK m.1021, bir alacak için birden çok gemi veya gemi payının ipotek edilmesine izin verir. Kanuni kural, bunlardan her birinin borcun tamamından sorumlu olmasıdır. Bu yapı filo finansmanında “birlikte gemi ipoteği” olarak güçlü güvence sağlar.

Alacaklı borcun tamamını tek geminin satış bedelinden karşılayabiliyorsa diğer teminatlara başvurmaya gerek kalmayabilir; ancak tahsil edilen miktar kadar borç azalır. Filo içindeki gemilerin değeri ve charter gelirleri farklı olduğundan kredi sözleşmesi hangi geminin ne zaman satılabileceğini ve release fiyatını ayrıca düzenleyebilir.

Alacak gemiler arasında bölünebilir mi?

TTK m.1021/2, alacaklının her gemi veya pay yalnız belirli bir kısımdan sorumlu olacak şekilde alacağını gemi veya paylar arasında paylaştırmasına izin verir. Bu paylaştırma sicil müdürlüğüne beyan ve tescille gerçekleşir. Birlikte ipotek üzerinde hak sahibi başka kişiler varsa onların da onayı gerekir.

Paylaştırma, özellikle filo içinden bir geminin satılacağı refinansman işlemlerinde kullanılabilir. Ancak tescil tamamlanmadan sadece taraflar arası tablo hazırlanması üçüncü kişilere karşı aynı ayni sonucu yaratmaz.

Birlikte ipotekli gemilerden biri satılırsa ne olur?

Satış öncesi hangi ipoteğin terkin edileceği, borcun ne kadarının ödeneceği ve kalan gemilerin teminat yeterliliği belirlenmelidir. Mortgagee’nin release letter vermesi, closing bedelinin belirli kısmının krediye mahsubu ve sicil terkin işlemi eş zamanlı planlanabilir.

Birlikte ipotekli gemilerden birinin serbest bırakılması kalan gemilerin otomatik olarak daha yüksek ekonomik değer taşımasını sağlamaz. Alacaklı yeni valuation almalı ve loan-to-value covenant’ını tekrar hesaplamalıdır.

Gemideki kiracıya ait ekipman ipoteğe dahil olur mu?

Bir unsurun ipotek kapsamına girmesi için gemiyle hukuki bağlantısı ve mülkiyet durumu önemlidir. Kiracıya veya üçüncü kişiye ait, geçici olarak gemide bulunan ekipman sırf fiziksel olarak gemide bulunduğu için malikin gemi ipoteğine otomatik olarak dahil olmaz. Bütünleyici parça ve eklenti hükümleri mülkiyetle birlikte değerlendirilmelidir.

Bareboat charter sırasında kiracının kurduğu pahalı ekipmanın mülkiyeti ve kira sonunda ne olacağı charter party’de açıkça düzenlenmelidir. Finans kuruluşu da gemi valuation’ında üçüncü kişiye ait ekipmanı gemi değerine yanlışlıkla dahil etmemelidir.

İpotek kapsamı ile sigorta kapsamı neden karıştırılmamalıdır?

İpotek kapsamı ayni teminatın hangi malvarlığı değerlerine yayıldığını belirler. Sigorta kapsamı ise poliçenin hangi rizikoları ve zararları karşılayacağını gösterir. Gemi ipoteği belirli ekipmanı kapsıyor olsa bile poliçe o ekipmanın hasarını istisna etmiş olabilir.

Mortgagee, geminin ipotek kapsamını korurken sigorta programını da ayrıca takip etmelidir. TTK m.1022 ve devamı, sigorta tazminatının ipoteğe dahil olması ve sigortacının bildirim yükümlülükleri bakımından özel kurallar getirir.

Gemi alacaklısı hakkı mortgagee’nin önceliğini etkileyebilir mi?

Evet. Gemi alacaklısı hakları kanunun belirlediği bazı deniz alacaklarına özel ve güçlü güvence sağlar. Sicilde kayıtlı mortgage birinci derece olsa bile gemi alacaklısı haklarının kanuni öncelik sırası ayrıca incelenmelidir. Finans kuruluşunun sadece sicilde kendisinden önce ipotek bulunmamasına güvenmesi yeterli değildir.

Personel ücretleri, bazı çatma veya kurtarma alacakları gibi deniz alacakları somut olayda özel öncelik doğurabilir. gemi alacaklısı hakkı rehberi mortgage ile bu kanuni hakların ayrımını açıklar.

Finansman sözleşmesinde ipotek kapsamı nasıl yazılmalıdır?

Kredi sözleşmesi ile mortgage deed aynı ekonomik riski anlatmalı, ancak kanuni ayni teminat sınırlarını aşan ifadeler kullanılmamalıdır. “All monies” veya “all obligations” tanımı varsa üst sınır, faiz, masraf ve gelecekte doğacak borçlar TTK m.1014-1018 ile uyumlu biçimde kurulmalıdır.

Gemi üzerinde sigorta, charter geliri, banka hesabı veya hisseler için ayrıca rehin/temlik alınacaksa bunlar gemi ipoteğinden ayrı security documents olarak hazırlanmalıdır. Gemi ipoteğinin her ticari varlığı otomatik olarak kapsadığı varsayımı yapılmamalıdır.

Mersin bağlantılı filo finansmanında dikkat edilecek noktalar

Mersin merkezli denizcilik şirketinin birden fazla gemisi aynı kredi için birlikte ipotek edilecekse her geminin güncel sicil, klas, valuation ve charter durumu ayrı incelenmelidir. Bir gemi Mersin Limanı’nda yoğun ticaretteyken diğeri farklı bölgede çalışabilir; operasyon riski ve değer kaybı aynı değildir.

Gemi satış veya charter planı finansman kuruluşuna önceden bildirilmelidir. İpoteğin kapsadığı gemi değeri ile ticari kullanımın yarattığı üçüncü kişi alacakları birlikte izlenmelidir.

İlgili içerikler

Resmî kaynaklar

Hukuki değerlendirme: Gemi ipoteğinin gerçek koruması sicildeki anapara rakamından daha geniş veya daha dar olabilir. Muacceliyet bildirimi, faiz, eklentiler, tazminat istemleri ve birlikte ipotek yapısı ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Gemi ipoteği sadece anaparayı mı kapsar?

Hayır. TTK m.1018 ve bağlantılı hükümler belirli faiz ve yan alacakların da teminat kapsamında olmasını sağlar.

Borçlu ile gemi maliki farklıysa muacceliyet bildirimi kime yapılır?

Alacaklının ihbarıyla muaccel olan borçta hem borçluya hem malike bildirim gerekir.

Temerrüt faizi ipoteğe dahil midir?

Borç malike karşı muaccel olduğunda ipotek temerrüt faizini de kapsar.

Gemiden kalıcı çıkarılan parça ipoteğe dahil kalır mı?

TTK m.1020’deki şartlarda geçici olmayan biçimde ayrılıp uzaklaştırılan bütünleyici parça ipotek kapsamından çıkabilir.

Kamulaştırma bedeli ipoteğe dahil midir?

Evet. Kanun kamulaştırılan geminin bedelini ipotek kapsamına alır.

Gemi hasarı için üçüncü kişiden istenecek tazminat ipoteğe dahil midir?

Evet. TTK m.1020, malikin zıya veya hasar nedeniyle üçüncü kişilere karşı tazminat istemlerini kapsar.

Bir kredi için birkaç gemi ipotek edilebilir mi?

Evet. TTK m.1021 uyarınca birlikte ipotek mümkündür ve kural olarak her gemi borcun tamamından sorumludur.

Birlikte ipotek borcu gemiler arasında paylaştırılabilir mi?

Evet. Alacaklı sicile beyan ve tescille her geminin yalnız belirli borç kısmından sorumlu olmasını sağlayabilir; ilgili hak sahiplerinin onayı gerekebilir.

Yazar ve hukuki inceleme: Avukat Halil BAKIRCI – Mersin Barosu Sicil No: 3472. İçerik TTK m.1018-1021 ve ilgili TMK hükümleri esas alınarak 17 Eylül 2026 tarihinde hazırlanmıştır.

Mersin’de Deniz Ticareti Hukuku İçin Hukuki Destek

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi, Kat:3, Daire:14, Akdeniz/Mersin.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri
Telefon WhatsApp