Gemi Satış Bedeli Ödenmezse Satıcı Gemiyi Geri Alabilir mi?
Gemi satış bedelinin ödenmemesi, teslim edilmiş geminin mülkiyetini kendiliğinden satıcıya döndürmez. Türk Borçlar Kanunu m.235/3, zilyetlik bedel alınmadan alıcıya geçirilmişse, ödeme temerrüdü nedeniyle sözleşmeden dönüp gemiyi geri alma hakkının sözleşmede açıkça saklı tutulmasını arar. Satıcı bakımından ilk inceleme; satış sözleşmesi, devir belgesi, teslim tutanağı ve ödeme vadesinin birlikte okunmasıdır. Alacağı tahsil etmek, satıştan dönmek ve gemi üzerinde geçici güvence istemek birbirinden ayrı hukuki taleplerdir.

Bu yazı, Türk hukukuna tabi ticari gemi satışında bedelin ödenmemesini ele alır. Yeni gemi inşası, geminin ayıplı çıkması veya kiracının kira borcu farklı sözleşme hükümlerine tabidir. Ticari gemi satıcısının elindeki imkânlar, henüz teslim edilmemiş gemiyle bedeli vadeye bağlanarak teslim edilmiş gemide aynı değildir. Devir işlemi tamamlanırken ödeme güvencesinin nasıl kurulduğu, uyuşmazlık çıktığında hangi talebin ileri sürüleceğini doğrudan belirler.
Önce satış borcu, mülkiyet devri ve teslim birbirinden ayrılır
TBK m.232 uyarınca alıcı, kararlaştırılan satış bedelini ödemek ve satılanı devralmakla yükümlüdür. Bedel borcunun kaynağı satış sözleşmesidir. Gemi siciline kayıtlı bir geminin mülkiyetinin devri ise Türk Ticaret Kanunu m.1001’de ayrıca düzenlenir: tarafların mülkiyetin devrinde anlaşması ve zilyetliğin geçirilmesi gerekir. Devir anlaşması yazılı yapılmalı, imzalar noterce onaylanmalı veya anlaşma gemi sicil müdürlüğünde yapılmalıdır. Kanunun ticari işletme devrine ilişkin saklı tuttuğu özel düzenleme ayrıca değerlendirilir.
Satış bedelinin tamamının ödenmesi, m.1001’de her devir için bağımsız bir kanuni koşul olarak sayılmamıştır. Tarafların ödeme ve devir bağlantısını sözleşmede nasıl kurduğu bu nedenle önemlidir. Bedeli vadeye bırakıp devir ve teslimi tamamlayan satıcı, yalnız banka hesabına ödeme gelmediğini söyleyerek işlemi hiç yapılmamış sayamaz. Genel devir koşulları için sicile kayıtlı ve kayıtsız gemilerde mülkiyet rejimi ayrıca incelenebilir.
Satış bedeli ne zaman istenebilir ve alıcı ne zaman temerrüde düşer?
TBK m.234’e göre aksine sözleşme yoksa satış bedeli, satılan alıcının zilyetliğine girince muaccel olur. Sözleşmede avans, teslimde bakiye ve sonraki taksitler belirlenmişse, her ödeme kalemi kendi vadesiyle değerlendirilir. Teslimden önce ödenmesi kararlaştırılan tutarla teslimden altı ay sonra doğacak bakiye aynı anda takip konusu yapılamaz. Bütün bakiyeyi öne çeken bir sözleşme kaydına dayanılıyorsa, kaydın kapsamı ve gerçekleşmesini aradığı olay da gösterilir.
Muacceliyet ile temerrüt aynı kavram değildir. TBK m.117 gereğince kural olarak muaccel borç için alacaklının ihtarı gerekir. İfa günü taraflarca birlikte belirlenmişse, günün geçmesi temerrüdü oluşturur. Sözleşmedeki açık takvim tarihiyle yalnız “finansman tamamlanınca” şeklindeki ifade bu yüzden aynı işlevi taşımaz. İhtarın düzenlenmesinden önce alacağın vadesi, yapılan kısmi ödemeler ve ödemeyi etkileyen sözleşme hükümleri hesap dökümünde açıklanmalıdır.
Gemi henüz teslim edilmediyse satıcı hangi hakları kullanır?
TBK m.97, karşılıklı borç yükleyen sözleşmede ifa isteyen tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı bulunmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş veya ifasını önermiş olmasını arar. Ödemenin teslimle aynı anda yapılacağı bir satışta bu hüküm, geminin bedelsiz tesliminin istenmesine karşı temel dayanaktır. Satıcının kendi teslim hazırlığını ve hazır ettiği belgeleri de gösterebilmesi gerekir; kendi borcunu yerine getirmeyen tarafın diğer taraftan koşulsuz ifa istemesi aynı mesele değildir.
TBK m.235/1, geminin ancak bedel ödendikten sonra veya ödeme anında devredileceği satışta alıcının temerrüdü üzerine satıcıya özel dönme hakkı tanır. M.235/2 gereğince bu hakkın kullanıldığı alıcıya gecikmeksizin bildirilmelidir. Kanundaki kolaylık, hiç bildirim yapmadan gemiyi başka kişiye satma serbestisi değildir. Bildirim, hangi sözleşmeden, hangi vade ihlali nedeniyle ve hangi hak kullanılarak dönüldüğünü açıkça ortaya koymalıdır.
Bedeli alınmadan teslim edilen gemide açık dönme kaydı
Teslimden sonraki temel hüküm Türk Borçlar Kanunu m.235/3 olur. Satılanın zilyetliği bedel ödenmeden alıcıya devredilmişse, alıcının ödeme temerrüdü yüzünden satıştan dönerek gemiyi geri alma hakkı ancak sözleşmede açıkça saklı tutulmuşsa kullanılır. Ödeme vadesini ve faiz oranını yazmak, tek başına böyle bir geri alma kaydı oluşturmaz. Sözleşmede alacak tahsilinin düzenlenmesiyle dönme hakkının açıkça korunması farklıdır.
Kaydın bulunması da fiilen gemiye çıkıp kontrolü zorla ele geçirme yetkisi vermez. Dönme bildirimi, alıcının iade yükümlülüğü, tarafların aldıklarını geri vermesi ve gerektiğinde mahkeme ile icra işlemleri ayrı aşamalardır. Satıcı, ödemenin yapılmadığını belgelemeli; alıcıdan hangi gemiyi hangi hukuki nedenle geri istediğini belirlemelidir. Geminin adı değişmişse IMO numarası ve sicil bilgileriyle aynı gemiden söz edildiği açık tutulur.
Dönme hakkını saklı tutan sözleşme kaydı, gemi üzerinde tescilli ipotekle veya mülkiyetin başlangıçtan beri satıcıda kaldığı iddiasıyla özdeş değildir. Bu hukuki yapılar farklı kuruluş koşulları ve sonuçlar doğurur. Bir kayıt için geçerli olan şekil veya sicil kuralı diğerine kendiliğinden taşınmaz. Özellikle üçüncü kişiye devir, yeni ipotek ve gemi üzerindeki diğer haklar varsa, yalnız ilk satış sözleşmesine bakılarak bütün sonraki işlemlerin hükümsüz olduğu ileri sürülemez.
Dönme kaydı yoksa bedel alacağı ortadan kalkar mı?
Hayır. Teslim edilmiş gemiyi ödeme temerrüdü nedeniyle geri alma yolunun koşullarının bulunmaması, alıcının satış bedeli borcunu sona erdirmez. Satıcı, TBK m.232 ve sözleşmedeki ödeme planına dayanarak muaccel bedeli talep eder. Borçlu, satıcıdan gemiyi devraldığını kabul edip kendi kredi başvurusunun sonuçlanmadığını bildiriyorsa, bu bildirim ödeme borcunu tek başına ortadan kaldırmaz. Finansman riskinin sözleşmeyle kime bırakıldığı ayrıca incelenir.
Talep cetvelinde toplam bedel, alınmış avans, taksitler, mahsup edilen ödemeler, kalan anapara ve faiz başlangıçları ayrı gösterilir. Dövizle kararlaştırılan bedelde hangi para cinsinden ifa istendiği de açıklanır. Alıcı ayıp veya eksik teslim iddiasıyla bedel indirimi ya da takas savunması yapıyorsa, bu savunmanın dayanağı bağımsız olarak değerlendirilir. Satıcı açısından güvenilir alacak hesabı, bütün karşı iddiaları yok sayan toplam fatura tutarı değildir.
Kısmi ödeme, yeni senet ve bakiye hesabı
Aynı alıcının satıcıya birden çok gemi satışından veya ayrı sözleşmelerden borcu varsa, bankaya gelen her tutar son satılan geminin bedelinden kendiliğinden düşülmez. TBK m.101, borçlunun ödeme sırasında hangi borcu ödediğini bildirmesine imkân verir. Bildirim yoksa ve borçlu derhal itiraz etmemişse, makbuzda gösterilen borç esas alınır. Kanunen geçerli açıklama veya makbuzda açıklık bulunmadığında m.102’deki mahsup sırası uygulanır. Bu nedenle havale açıklaması ve alıcının ödeme yazısı, kalan gemi bedelinin hesabında birlikte korunmalıdır.
Alıcının bakiye için yeni bir senet vermesi de hesabın tamamen kapandığını tek başına göstermez. TBK m.133, mevcut borcun yeni borçla sona ermesi için tarafların açık yenileme iradesini arar. Mevcut satış bedeli için kambiyo taahhüdünde bulunulması, böyle bir irade yoksa yenileme sayılmaz. Satıcı, senedin verilmesiyle gerçekten tahsil edilmesini ayırmalı; aynı borcun iki kez tahsil edilmesini önleyecek biçimde her ödemeyi satış hesabına işlemelidir.
Sonradan imzalanan ödeme protokolü okunurken yalnız yeni taksit tarihleri kontrol edilmez. Önceki dönme hakkının korunup korunmadığı, mevcut ipoteğin durumu, yapılmış ödemelerin hangi kaleme ait olduğu ve tarafların önceki alacaktan vazgeçip geçmediği belirlenir. “Hesap kapanmıştır” veya “tüm borçlar tasfiye edilmiştir” gibi beyanların altında kalan gerçek bakiye uyuşmazlığın konusunu değiştirebilir. Bu sebeple yeniden yapılandırma belgesi, ilk satış sözleşmesi ve teslim tutanağıyla aynı dosyada değerlendirilir.
Satıcı gemi üzerinde kendiliğinden ipotek kazanır mı?
Gemi satış bedelinin ödenmemesi, satıcıya kendiliğinden tescilli gemi ipoteği vermez. TTK m.1014 alacağı teminat altına almak için gemi ipoteği kurulmasını; m.1015 ise malik ile alacaklının anlaşmasını ve ipoteğin sicile tescilini düzenler. Kuruluş anlaşması da kanundaki şekle uymalıdır. Satış sözleşmesindeki “bakiye borç güvence altındadır” ifadesi, bu işlemler olmadan sicilde bir ipotek oluşturmaz.
Vadeli satışta ipotek kararlaştırılmışsa, yalnız imzalı sözleşmenin değil tescil kaydının da kontrolü gerekir. Hangi alacağın, hangi miktar ve dereceyle güvenceye alındığı sicil belgesiyle karşılaştırılır. Sonradan kurulması vaat edilen fakat kurulmamış ipotek, kurulmuş ipoteğin takip imkânlarını sağlamaz. Satıcıya sözleşmeden doğan bir hak vermesi, gemi üzerinde tamamlanmış ayni güvence bulunduğu anlamına gelmez. Bedelin ödenmediği aşamada bu ayrım tahsil stratejisini belirler.
Satış bedeli deniz alacağıdır; fakat her gemi haczedilemez
TTK m.1352/1-y, geminin satışına ilişkin sözleşmeden doğan uyuşmazlıkları deniz alacağı kapsamına alır. M.1353, deniz alacağının gemi üzerinde geçici güvencesi için ihtiyati haciz yolunu düzenler. Bu sınıflandırma, satılan geminin her durumda alıcının borcu için haczedileceği sonucunu vermez. Alacağın niteliğiyle hakkında haciz istenen geminin kanundaki koşulları taşıması ayrı incelemelerdir.
TTK m.1369/1-a bakımından deniz alacağı doğduğunda geminin maliki olan kişinin, haciz uygulanırken de borçtan sorumlu ve geminin maliki olması aranır. Satış bedeli alacağının doğduğu tarihle mülkiyetin alıcıya geçtiği tarih bu nedenle önemlidir. Ayrıca ipotekle güvence, mülkiyet veya zilyetlik uyuşmazlığı gibi aynı maddede ayrı düzenlenen dayanaklar vardır. Sırf bedel davasını “mülkiyet davası” diye adlandırmak, gerçekte bulunmayan bir ayni talep oluşturmaz.
Başvuruda alacağın hangi bentten deniz alacağı olduğu, hangi kişinin borçlu olduğu ve m.1369’un hangi koşuluyla hangi geminin haczinin istendiği açıklanır. Mahkemenin güvence incelemesi, esasa ilişkin kesin hükmün yerine geçmez. Usul, teminat ve kararın uygulanması için gemi ihtiyati haczi rehberi incelenebilir. Ayrıca satış bedeli alacağını otomatik olarak öncelikli gemi alacaklısı hakkı saymak doğru değildir; bu hak TTK m.1320’de ayrı ve sınırlı biçimde düzenlenir.
Dönme bildirimi hangi şekilde ve hangi içerikle yapılır?
Tarafların tacir olduğu ilişkide TTK m.18/3, temerrüt, fesih ve dönme bildirimleri için noter, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imzalı kayıtlı elektronik posta yollarını gösterir. Sıradan elektronik posta yazışması ile kanunun tanımladığı KEP bildirimi birbirine karıştırılmamalıdır. Bildirimin ulaşmasına ilişkin kayıtlar, içeriği kadar önemlidir. Alıcının sözleşmedeki adresi, şirket unvanı ve yetkili temsilcisi dosyadan doğrulanmalıdır.
Bildirimde satış tarihi, geminin kimliği, vadesi geçen borç, ödeme kayıtları ve kullanılan hak belirtilir. Gemi henüz teslim edilmediyse m.235/1–2; teslim edildiyse açık dönme kaydı ve m.235/3 ayrı gösterilir. Ödeme talep eden bir yazıyla sözleşmeden dönüldüğünü bildiren yazı farklı sonuçlar amaçlar. Aynı belgede birbiriyle bağdaşmayan kesin talepler kurulması, sonradan satıcının hangi seçimlik hakkı kullandığı konusunda uyuşmazlık yaratır.
Yeniden satış zararı ve bedel farkı nasıl belgelenir?
TBK m.236, borcunu ifa etmeyen alıcının satıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermesini düzenler. Ödeme temerrüdünde, sözleşmedeki bedelle dürüstlük kurallarına uygun yeniden satıştan elde edilen bedel arasındaki fark esas alınabilir. Geminin yeniden satış şartları, ilan ve teklif kayıtları, teknik durumu, ekspertiz ve kapanış hesapları bu farkın nedenini gösterir. Satıcının kendi tercihiyle yaptığı ilgisiz harcamalar, sırf uyuşmazlık döneminde doğduğu için alıcının borcuna eklenmez.
M.236’nın borsa veya piyasa fiyatı bulunan mallara ilişkin ayrı hesabı da vardır. Her ikinci el geminin tek ve tartışmasız bir piyasa fiyatı bulunduğu varsayılmaz. Yaş, klas durumu, bakım ihtiyacı, teslim yeri ve mevcut yükler değerlendirmeyi etkiler. Bir internet ilanındaki fiyat, gerçekleşmiş satış bedeliyle aynı ispat gücüne sahip değildir. Geminin durumunun kaybolmadan belgelenmesi gerekiyorsa delil tespiti yoluyla hangi teknik olgunun korunacağı somutlaştırılır.
Yabancı alıcı, yetkili mahkeme ve başvuru süresi
Alıcının yabancı olması, gemi satışına CISG hükümlerinin otomatik uygulanmasını sağlamaz. CISG m.2-e gemi satışlarını Sözleşmenin kapsamı dışında bırakır. Uygulanacak hukuk ve mahkeme veya tahkim şartı bu nedenle ayrıca incelenir. Geminin Türkiye’de bulunması, yabancı hukukla yapılmış satışın bütün maddi hükümlerini Türk hukukuna dönüştürmez. Buradaki TBK açıklamaları, satış ilişkisinin Türk hukukuna tabi olması esasına dayanır.
Türk hukukuna tabi ticari satış bedeli alacağı için özel hüküm bulunmadıkça TBK m.146’daki on yıllık zamanaşımı uygulanır; başlangıç m.149 uyarınca muacceliyettir. Bu süre, ayıptan sorumluluk için öngörülen süreyle karıştırılmamalıdır. TBK m.154’teki borç ikrarı, kısmi ödeme, dava veya takip gibi kesilme sebepleri ayrıca değerlendirilir. Sadece satıcının ihtar göndermesi, aynı maddede kendiliğinden kesilme sebebi olarak düzenlenmemiştir.
Türk mahkemesinde açılacak ticari para alacağı davasında TTK m.5/A kapsamındaki dava şartı arabuluculuk gözetilir. Geminin iadesi talebiyle para alacağı talebinin usul koşulları aynı başlık altında varsayılmaz. Yabancı mahkeme veya tahkim anlaşması varsa TTK m.1356’nın Türkiye’de ihtiyati hacze ilişkin özel düzenlemesi ayrıca incelenir. Genel zamanaşımının uzun olması, gemi için geçici hukuki korumanın gerektirdiği zamanında başvuru ve takip işlemlerini ortadan kaldırmaz.
Dosyada hangi belgeler birlikte bulunmalıdır?
- Satış sözleşmesi, ekleri, ödeme planı ve teslim sonrası dönme hakkını saklı tutan açık kayıt.
- Devir anlaşması, güncel ve tarihsel gemi sicil kayıtları, teslim ve kabul tutanağı.
- Banka hareketleri, taksit makbuzları, mahsup belgeleri ve kalan alacak hesabı.
- Temerrüt ve dönme bildirimleri ile alıcıya ulaşma kayıtları.
- Varsa ipotek tescili, üçüncü kişi devirleri, yeniden satış ve zarar belgeleri.
Bu belgelerle önce teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği ve bedelin hangi kısmının muaccel olduğu belirlenir. Ardından geri alma talebinin sözleşmedeki temeli, para alacağının miktarı ve gemi üzerinde istenecek güvencenin kanuni koşulları ayrıştırılır. Türk Ticaret Kanunu ile TBK’nın birlikte uygulanması, satıcının haklarını doğru talebe dönüştürür. Ödenmeyen fatura, tek başına mülkiyet belgesinin veya tamamlanmış ipotek kaydının yerine geçmez.
Sık sorulan sorular
Gemi bedeli ödenmezse satış kendiliğinden iptal olur mu?
Hayır. Ödeme temerrüdü tek başına tamamlanmış devri ortadan kaldırmaz. Satıcının talebi, teslimin durumu, sözleşmedeki kayıtlar ve TBK m.235 koşulları üzerinden belirlenir. Bedel alacağı, dönme ve geri alma talepleri ayrı değerlendirilir.
Teslim edilen gemiyi geri almak için ne gerekir?
TBK m.235/3, bedel ödenmeden zilyetlik devredilmişse ödeme temerrüdü nedeniyle dönüp geri alma hakkının sözleşmede açıkça saklı tutulmasını arar. Bu kayıt, gemiyi zor kullanarak geri alma yetkisi vermez; bildirim ve gerektiğinde yargısal işlemler gerekir.
Ödeme günü yazılıysa ayrıca ihtar gerekir mi?
TBK m.117 uyarınca ifa günü taraflarca birlikte belirlenmişse günün geçmesiyle temerrüt oluşur. Ancak dönme hakkının kullanılması ayrı bildirim gerektirir. Özellikle m.235/2, satıcının dönmeyi gecikmeksizin alıcıya bildirmesini düzenler.
Gemi teslim edilmediyse bedel ödenmeden teslim istenebilir mi?
Ödeme ve teslimin aynı anda yapılacağı satışta TBK m.97 dikkate alınır. Alıcı temerrüde düşmüşse m.235/1–2 kapsamındaki dönme hakkı değerlendirilir. Sözleşmeyle satıcının önce teslim borcu üstlenmiş olması ayrıca kontrol edilir.
Satıcı ödenmeyen bedel için otomatik ipotek kazanır mı?
Hayır. TTK m.1014–1015 uyarınca gemi ipoteği, gerekli şekle uygun anlaşma ve sicile tescille kurulur. Satış bedelinin ödenmemesi veya sözleşmede genel bir güvence ifadesi bulunması tek başına tescilli ipotek yaratmaz.
Gemi satış bedeli deniz alacağı mıdır?
Evet. TTK m.1352/1-y gemi satış sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkları kapsar. Bununla birlikte belirli geminin ihtiyati haczi için m.1369’daki koşullar ayrıca bulunmalıdır. Deniz alacağı niteliği her gemiye yönelme yetkisi vermez.
Geri alma kaydı yoksa satış bedeli istenemez mi?
İstenebilir. Açık dönme kaydının yokluğu alıcının TBK m.232’den doğan ödeme borcunu kaldırmaz. Satıcı muaccel bedeli, geçerli faiz ve zarar taleplerini kendi hukuki koşulları içinde ileri sürer.
Yabancı alıcıyla gemi satışına CISG uygulanır mı?
CISG m.2-e gemi satışlarını kapsam dışında bırakır. Yabancı alıcının bulunması bu istisnayı kaldırmaz. Sözleşmeye uygulanacak hukuk, mahkeme veya tahkim şartı ve gemi üzerindeki ayni hakların rejimi ayrıca belirlenir.
Satış bedelinde zamanaşımı kaç yıldır?
Türk hukukuna tabi satış bedeli alacağında özel hüküm yoksa TBK m.146 gereğince on yıldır. Süre m.149 uyarınca muacceliyetten başlar. Kesilme sebepleri, taksit vadeleri ve diğer taleplere ait özel süreler ayrıca değerlendirilir.
Gemi başka alıcıya daha ucuza satılırsa fark istenebilir mi?
TBK m.236, ödeme temerrüdünde dürüstlük kurallarına uygun yeniden satış bedeli ile sözleşme bedeli arasındaki farkın talebine dayanak verir. Yeniden satışın şartları, elde edilen gerçek bedel ve önceki alıcının ihlaliyle zarar arasındaki bağlantı belgelenmelidir.
İstanbul ve Mersin ofisleri
İstanbul · Polaris Plaza
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbulMersin · Profit İş Merkezi
İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/MersinHukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
