B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Grevde Çalışmak Zorunda Olan İşçiler: Personel Listesi, İtiraz ve Yeni İşçi Sınırı

Kanuni grev sırasında işyerini, makineleri, bozulabilecek maddeleri, hayvanları veya bitkileri korumak için gereken sınırlı sayıdaki işçi çalışmak; işveren de bu işçileri çalıştırmak zorundadır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.65, bu görevin üretim veya satış amacı taşımasını kesin olarak dışlar. Grevde zorunlu personel belirlemek, olağan üretimi aynı kadroyla sürdürmek için genel bir yetki değildir.

Uygulamada üç farklı karar karıştırılır: yapılacak koruma işinin niteliği, gereken çalışan sayısı ve görevlendirilecek kişilerin isimleri. Kanun bunların belirlenmesini aynı kişiye ve aynı tarihe bırakmamıştır. İşverenin başlangıç ilanı, sendikanın mahkemeye itirazı, geç tespit hâlinde görevli makam işlemi ve grev uygulamasından önce isimlerin belirlenmesi ayrı aşamalardır. Her aşamanın başvuru hakkı ve süre başlangıcı kendi hükmüne göre incelenmelidir.

Grevde zorunlu çalışanların nitelik ve sayısının işveren tarafından ilanını, sendikanın altı iş günlük itirazını, makamın üç iş günlük isim tespitini ve koruma amacı sınırını gösteren şema
Taraf sendika/şube yöneticileri için m. 65/4 istisnası korunur.

Zorunlu çalışma hangi amaçlarla sınırlıdır?

6356 sayılı Kanun m.65/1, niteliği gereği sürekli olması teknik olarak zorunlu işlerde faaliyetin devamlılığını ve işyeri güvenliğini korur. Bunun yanında makine ve demirbaş eşyanın, araç ve gereçlerin, hammadde ile yarı mamul ve mamul maddelerin bozulmamasını; hayvanların ve bitkilerin korunmasını sayar. Çalışan sayısı bu ihtiyaçları karşılayacak düzeyle bağlantılıdır.

Hükmün başındaki üretim veya satışa yönelik olmama sınırı bütün bu amaçlara uygulanır. Bir işin teknik bilgi gerektirmesi, tek başına normal üretimin grev sırasında sürdürülmesini haklı kılmaz. Korunacak varlık, durmanın doğuracağı teknik tehlike ve bunun giderilmesi için gereken faaliyet açıklanmalıdır. Ticari siparişlerin yetişmesi veya müşteri teslim takviminin korunması, maddede sayılan teknik koruma amacıyla aynı değildir.

Faaliyetin devamlılığı ifadesi de bu sınır içinde okunur. Kanun, bütün işletme faaliyetlerinin kesintisiz yürümesini değil, niteliği gereği süreklilik arz etmesi teknik zorunluluk olan işlerde gerekli korumayı düzenler. Hükmün yalnız bir bölümünü alıp üretim yasağını dışarıda bırakmak, zorunlu çalışma kadrosunu kanuni amacının ötesine genişletir.

İnceleme bu nedenle iş unvanından başlar fakat unvanda bitmez. Aynı unvan altındaki görevlerin bir bölümü korumaya, diğer bölümü olağan üretime ilişkin olabilir. Görevin fiilî içeriği ve süre ihtiyacı birlikte gösterilmelidir.

Çalışmak ve çalıştırmak kimin yükümlülüğüdür?

m.65/1 iki yönlü bir yükümlülük getirir. Kanuni kapsamda belirlenen işçi çalışmak zorundadır; işveren de bu işçiyi çalıştırmak zorundadır. Bu düzen, greve katılmayan diğer işçileri çalıştırıp çalıştırmama konusunda m.64/1’de işverene tanınan serbestiden farklıdır. Zorunlu koruma faaliyeti, işverenin tercihine bırakılmış sıradan bir personel planı değildir.

İşçinin hangi iş için görevlendirildiği açık olmalıdır. Sadece grev dışı personel listesinde adının bulunması, her türlü görevin verilebileceği anlamına gelmez. Görev, m.65’teki koruma amacıyla ve belirlenen ihtiyaçla bağlantılı kalmalıdır. Çalışanın koruma işi yerine üretime yönlendirilmesi, zorunlu personel sıfatının sınırlarını aşar.

İşveren bakımından çalıştırma yükümlülüğü, koruma işinin yapılabilmesi için gerekli organizasyonun kurulmasını gerektirir. Hangi bölümde hangi vardiya veya görev düzeninin zorunlu olduğu somutlaştırılır. İşçiyi listede gösterip korunması gereken tesise erişim veya görev imkânı sağlamamak, maddenin koruyucu amacını gerçekleştirmez.

Kanuni yükümlülüğün varlığı ile belirli bir işçinin listeye hukuka uygun şekilde alınıp alınmadığı ayrı incelenir. İşçinin statüsüne ilişkin itirazlar, maddede düzenlenen tespit ve mahkeme sürecinde değerlendirilir. İşverenin tek yanlı ihtiyaç açıklaması, bütün usul aşamalarının tamamlandığını gösteren belge değildir.

İlk personel ilanı ne zaman yapılır?

m.65/2 uyarınca grev ve lokavt dışında kalacak işçilerin niteliği, sayısı ve yedekleri, toplu görüşmenin başlamasından itibaren altı iş günü içinde işveren veya işveren vekili tarafından işyerinde yazılı olarak ilan edilir. Başlangıç grev kararının alınması veya uygulanması değildir. Kanun, hazırlığı toplu görüşmenin başlangıcına bağlamıştır.

Bu aşamada nitelik, sayı ve yedekler belirlenir. Hangi kişilerin grev sırasında fiilen çalışacağına ilişkin isim tespiti ise m.65/4’te ayrıca görevli makama verilmiştir. Başlangıç ilanının kapsamıyla daha sonraki isim bildirimini tek belge gibi görmek, kimin hangi karar üzerinde yetki kullandığını belirsizleştirir.

İlan, korunması gereken faaliyetlerle çalışan ihtiyacı arasındaki ilişkiyi göstermelidir. Sadece toplam sayı yazılması, işçinin niteliğinin ve yedek gereğinin nedenini açıklamaz. Farklı tesisler veya bölümler için ihtiyaçlar ayrı gösterildiğinde, sendika hangi sayıya ve hangi işe itiraz ettiğini somutlaştırabilir.

İşyerinde yazılı ilan yapılması yanında ilanın bir örneği taraf işçi sendikasına tebliğ edilir. İşçilerin ilanı görmesiyle sendikaya tebliğ aynı işlem değildir. Sendikanın mahkemeye itiraz süresi bu tebliğe bağlandığından, ilan tarihi ve sendikaya tebliğ tarihi dosyada ayrı tutulmalıdır.

Sendika ilk ilana nasıl ve kaç günde itiraz eder?

m.65/2, sendikaya tebliğden itibaren altı iş günü içinde mahkemeye itiraz hakkı verir. Süresinde itiraz edilmezse ilan hükümleri kesinleşir. İtiraz yapılırsa mahkeme altı iş günü içinde kesin karar verir. Buradaki süreler, sendikanın başvurusu ve mahkemenin incelemesi için ayrı ayrı düzenlenmiştir.

İtirazın odağı koruma işinin niteliği, gereken çalışan sayısı ve yedek kadrodur. Sendika, hangi işin üretim veya satış amacı taşıdığını, hangi bölümde teknik süreklilik bulunmadığını veya ilan edilen sayının neden ihtiyaçla bağlantısız olduğunu açıklamalıdır. Soyut biçimde bütün listenin fazla olduğunu söylemek, teknik ihtiyaç değerlendirmesini somutlaştırmaz.

İşverenin ilandan sonra kendi içinde hazırladığı başka bir çizelge, mahkemeye itiraz süresini belirsiz biçimde yenileyen bir olay gibi kabul edilmemelidir. İnceleme konusu ilan ve bunun tebliğ kaydı belirlenir. Değişiklik yapılmışsa değişikliğin kapsamı ve hangi hukuki işlemle karşı tarafa bildirildiği ayrıca ortaya konulur.

Kanun m.79 gereğince uyuşmazlık iş mahkemesinde görülür; ilgili bölüm bakımından görevli makamın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Sendikanın sadece işverene itiraz yazısı göndermesi, kanunun öngördüğü mahkemeye başvuru yerine geçmez. İşverenle görüşmelerin devam etmesi de altı iş günlük yargısal başvuru süresini kendiliğinden durdurmaz.

Çalışan sayısının teknik ihtiyaca uygunluğu nasıl gösterilir?

m.65/1 gereken sayıda işçiyi esas alır. Bu ifade, işyerinin normal üretim kapasitesindeki bütün çalışan sayısını doğrudan zorunlu kadro saymaya izin vermez. Teknik koruma faaliyetinin kapsamı, çalışma sıklığı, gerekli uzmanlık ve aynı anda bulunması gereken personel ayrı ayrı açıklanır. Vardiya ihtiyacı da korunacak sistemin niteliğiyle ilişkilendirilir.

Makine veya malzemenin korunması iddiasında, hangi bozulma tehlikesinin bulunduğu ve bunun hangi müdahaleyle önleneceği belirlenir. Hammadde stokunun ticari değer taşıması, tek başına tüm üretim hattının çalışmasına dayanak değildir. Amaç, maddede sayılan değerlerin zarar görmesini önleyen faaliyeti tespit etmektir; grevden kaynaklanan her ekonomik kaybı ortadan kaldırmak değildir.

Teknik belgeler, bakım planları, tesis özellikleri ve görev çizelgeleri iddianın somutlaştırılmasına yardım eder. İşverenin sunduğu belgelerde normal üretim göreviyle koruma görevi aynı satırda gösterilmişse, hangi bölümün zorunlu faaliyet olduğu ayrıştırılır. Sendikanın itirazı da yalnız personel sayısına değil, bu iş tanımının kapsamına yöneltilmelidir.

Yedek personel öngörülmesi, yedeklerin aynı anda sınırsız şekilde olağan kadro gibi çalıştırılmasına izin vermez. Yedek gereği, asıl personelin görevini yerine getiremediği durumlar ve korumanın devamlılığıyla bağlantılıdır. İlan edilen nitelik ve sayı, fiilî görev dağılımında da korunmalıdır.

İlk altı iş gününde tespit yapılmadıysa ihtiyaç ortadan kalkar mı?

Hayır. m.65/3, grev ve lokavta katılamayacak işçilerin herhangi bir nedenle kanuni sürede tespit edilmemesi hâlini ayrıca düzenler. İşveren veya işçi sendikası, süre geçtikten sonra da çalışacak işçi sayısının tespitini görevli makamdan isteyebilir. İlk ilan süresinin kaçırılması, teknik koruma ihtiyacını hukuken yok sayan bir sonuç doğurmaz.

Görevli makam tespiti en kısa zamanda yaparak taraflara tebliğ eder. Gerekli hâllerde makamın resen tespit yetkisi de vardır. Bu düzen, ilk ilanı zamanında yapmayan işverenin sonradan hiçbir dış denetime tabi olmadan kendi listesini kesinleştirebileceği anlamına gelmez. Kanun gecikmiş durumda idari tespit ve ayrıca mahkeme denetimi kurmuştur.

Görevli makamın tespitine karşı taraflardan her biri altı iş günü içinde mahkemeye itiraz edebilir. Mahkeme altı iş günü içinde kesin karar verir. İlk işveren ilanına itiraz hakkı m.65/2’de sendikaya tanınırken, görevli makamın tespitine itiraz m.65/3’te her iki tarafa tanınmıştır. Başvuru hakkındaki bu fark korunmalıdır.

Geç tespit dosyasında hangi ilk işlemin yapılmadığı, devam eden teknik ihtiyaç ve talep edilen çalışan sayısı gösterilir. Makama yöneltilen istek ile makamın verdiği karar ayrı belgelerdir. İtirazın süresini hesaplarken tarafın kendi talep tarihini, makam kararının tebliği yerine kullanmak doğru olmaz.

Çalışmaya devam edecek kişilerin isimlerini kim seçer?

m.65/4, grev ve lokavt uygulaması sırasında hangi işçilerin çalışmaya devam edeceğini görevli makamın resen belirlemesini öngörür. Tespit, grev veya lokavt kararının bildirilmesinden itibaren üç iş günü içinde yapılır. Sonuç ilgili işverene ve işçilere yazılı olarak bildirilir. Bu hüküm başlangıçtaki altı iş günlük nitelik ve sayı ilanından farklıdır.

İşverenin m.65/2 uyarınca belirlediği sayı, tek başına isimleri kesin olarak seçme yetkisi vermez. Görevli makam, ihtiyaç ve kanuni istisnalar çerçevesinde kişileri tespit eder. İşverenin hazırladığı isim önerisi bulunmasıyla makamın yazılı tespiti aynı hukuki değer taşımaz. Personelin neye dayanarak görevlendirildiği dosyada anlaşılır olmalıdır.

Bildirim işçilere de yöneltilir. Sadece işverenin insan kaynakları birimine gönderilen bir iç talimatın işçiye yapılması gereken yazılı bildirim yerine geçtiği varsayılmamalıdır. Görevli makam kararı, görev tanımı ve işçiye ulaşan bildirim kayıtları karşılaştırılır. Çalışanın hangi kanuni sıfatla göreve çağrıldığı böylece belirginleşir.

Üç iş günlük sürenin başlangıcı da grevin fiilen başladığı gün değildir; kanun grev veya lokavt kararının bildirilmesini esas alır. Bu nedenle bildirim belgesi olmadan yalnız uygulama günü üzerinden süre çizelgesi oluşturmak, isim tespitinin zamanlamasını yanlış gösterir.

Sendika yöneticileri zorunlu personel listesine alınabilir mi?

m.65/4’ün son cümlesi, o işyerinde çalışan ve toplu görüşmede taraf olan işçi sendikasının veya şubesinin yöneticilerini isim tespiti hükmünün dışında tutar. Kanun m.2/1-i, yöneticiyi kuruluşun ve şubesinin yönetim kurulu üyesi olarak tanımlar. İstisna uygulanırken kişinin bu sıfatı taşıyıp taşımadığı ve taraf sendikayla bağlantısı kontrol edilir.

Sendika üyesi olmak, yönetici sıfatıyla aynı değildir. İşyeri sendika temsilciliği de m.27’de ayrıca düzenlenmiş görevdir. Her temsilcinin sırf temsilci olması nedeniyle m.65/4’teki yönetici istisnasına girdiği yönünde genel bir sonuç çıkarılamaz. Aynı kişinin ayrıca yönetim kurulu üyesi olması hâlinde ise gerçek sıfatları birlikte değerlendirilir.

İşyeri sendika temsilcisinin atanması ve sayısı ile zorunlu personelden istisna edilen yönetici konumu farklı maddelerin konusudur. Temsilci listesini yönetim kurulu listesi gibi kullanmak veya sendikanın bütün üyelerini yönetici saymak, istisnanın sınırını değiştirir.

Bu nedenle görevli makama sunulan kayıtlar kişinin adını, işyerindeki çalışma ilişkisini ve ilgili sendika veya şubedeki görevini açıkça göstermelidir. Grev hazırlığı sırasında ortaya çıkan sıfat tartışması, yalnız işyerinde kullanılan unvanlara dayanarak çözülemez; kanunun yaptığı yönetici tanımı esas alınır.

Zorunlu personel çalışmazsa yerine yeni işçi alınabilir mi?

m.65/5, grev veya lokavta katılamayacak işçilerden herhangi bir nedenle çalışmayanların yerine, görevli makamın yazılı izniyle yeni işçi alınmasına izin verir. İzin, maddenin açık koşuludur. İşverenin kendi iç onayı veya acil ihtiyaç açıklaması, görevli makamın yazılı izniyle aynı işlem değildir.

İhtiyaç, çalışmayan zorunlu personelin göreviyle sınırlı kurulmalıdır. Başvuru, hangi kişinin hangi zorunlu koruma görevini yapamadığını ve yerine alınacak kişinin ne iş yapacağını göstermelidir. Bir personelin eksikliği, işyerinin grevde bulunan diğer üretim kadrolarını topluca yenilemek için dayanak oluşturmaz.

m.68/1 ayrıca greve katılamayacak veya lokavta maruz bırakılamayacak işçilerden ölen, kendi isteğiyle ayrılan ya da sözleşmesi haklı nedenle feshedilenlerin yerine yeni işçi alınmasını düzenler. Bu istisnalar, grev nedeniyle sözleşmesi askıda bulunan sıradan işçilerin yerine işçi alma yasağından ayrıdır. İki hüküm birlikte okunurken zorunlu personel statüsü korunur.

Yazılı izin belgesinin kapsamı ile fiilen verilen iş karşılaştırılır. Koruma görevi için alınan kişinin olağan satış veya üretim faaliyetine kaydırılması, iznin amacına uygun uygulama sayılmaz. İşverenin yerine çalıştırma yasağına aykırılığı, m.68/1 uyarınca taraf sendikanın yazılı başvurusu üzerine görevli makam tarafından denetlenir.

Zorunlu çalışan ücret ve yeni TİS bakımından hangi konumdadır?

m.67/3’teki grev dönemi ücret ve sosyal yardım yasağı, iş sözleşmesi askıda kalan işçiler içindir. m.65 kapsamında fiilen çalışmak ve çalıştırılmak zorunda olan personelin durumu bu nedenle askıdaki işçiyle aynı değildir. Sadece işyerinde grev bulunması gerekçe gösterilerek yapılan zorunlu çalışma karşılığının tümüyle yok sayılması, hükümlerin kapsamını karıştırır.

Çalışma kayıtlarında görevin m.65’e dayandığı, fiilen yapılan iş ve süre gösterilmelidir. Böylece ücret hesabında kanuni grev nedeniyle çalışılmayan dönem ile zorunlu çalışma dönemi ayrılır. Zorunlu personel sıfatı, çalışılmamış başka günler için sınırsız ödeme veya kanundaki her süreye otomatik ekleme sonucu doğuran genel bir ayrıcalık değildir.

m.39/8, grev sonunda yapılan toplu iş sözleşmesinden yararlanma yönünden zorunlu çalışanları açıkça ayırır. Grev sırasında çalışmış diğer işçiler, sözleşmede aksine hüküm yoksa grev sonunda yapılan TİS’ten yararlanamaz; m.65 gereğince zorunlu çalışanlar bu dışlama kuralının istisnasıdır. Ancak üyelik ve dayanışma aidatı gibi diğer yararlanma şartları yine ayrıca değerlendirilir.

İşverenin normal çalışmaya devam eden personelle zorunlu personeli aynı kayıt altında göstermesi, bu ayrıma ilişkin delilleri zayıflatır. Görevli makam bildirimi ve puantajın birlikte saklanması, çalışmanın nedenini ve TİS bakımından hangi istisnanın uygulanacağını ortaya koyar.

Zorunlu personel ile mesleğe özgü grev yasağı aynı mıdır?

m.65, kanuni grev yapılabilen işyerinde koruma için çalışmaya devam edecek sınırlı personeli düzenler. Bir mesleğin veya işin özel kanun gereği greve katılamaması farklı hukuki temele dayanır. Bu nedenle m.65 listesi hazırlanmamış olması, başka kanundaki grev yasağını ortadan kaldırmaz.

5188 sayılı Kanun m.17’deki özel güvenlik görevlilerinin grev yasağı bu ayrım açısından ilgili bir başlıktır. Zorunlu koruma görevlisi sayılmak ile özel kanun gereği greve katılamamak aynı işlemle kazanılmış statüler değildir. Kişinin yaptığı iş, tabi olduğu özel kanun ve m.65 tespiti ayrı kayıtlardan incelenir.

İşyeri güvenliğinin korunması amacı da bütün işçilere güvenlik görevlisi sıfatı verilmesine izin vermez. Kanun, gerekli sayıda personeli arar. Teknik bakım, malzemenin korunması ve can güvenliğiyle bağlantılı faaliyetler kendi nitelikleri üzerinden değerlendirilir. İşverenin bütün üretim birimlerini güvenlik başlığı altında toplaması, üretim ve satış yasağını kaldırmaz.

Uygulamadaki doğru sıralama önce işin grev rejimini, sonra m.65 kapsamındaki koruma ihtiyacını, ardından kişi bazındaki görevlendirmeyi belirlemektir. Bu sıralama, hem özel yasakların gözden kaçmasını hem de zorunlu personel istisnasının gereğinden fazla genişletilmesini önler.

Mesleğe özgü yasağın doğrudan resmî dayanağı 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun m.17 hükmüdür. Bu maddenin kişi yönünden yasağı,6356m.65’in teknik ihtiyaç ve personel tespit usulünden bağımsız hukuki temele sahiptir.

Tespit ve itiraz dosyasında hangi kayıtlar belirleyicidir?

İlk kayıt, toplu görüşmenin başladığı tarihi gösteren belgedir; m.65/2’deki altı iş günlük ilan bunun üzerinden izlenir. Sonra işveren ilanı ve sendikaya tebliğ belgesi gelir. Mahkemeye itiraz varsa dilekçe, karar ve kesinlik durumu dosyada gösterilir. Böylece sayı ve nitelik tespitinin hangi aşamada bağlayıcı hâle geldiği anlaşılır.

İsim aşamasında grev veya lokavt kararının görevli makama bildirilmesi, makamın üç iş günlük tespiti ve işverene/işçilere yazılı bildirimleri incelenir. Bu belgeler, önceki sayı kararının kişi bazında nasıl uygulandığını gösterir. Eksilen zorunlu personel için yeni işçi alınmışsa ayrıca yazılı izin ve görevin fiilî kapsamı kontrol edilir.

Teknik ihtiyaca ilişkin delil, usul belgelerinden farklı bir işlev taşır. Makine bakım kaydı veya bozulma tehlikesi tespiti, ne kadar koruma gerektiğini açıklar; tek başına sendikaya tebliğ yapıldığını ispatlamaz. Tebliğ belgesi de teknik gerekçenin doğruluğunu kendiliğinden kanıtlamaz. Her kayıt çözmesi gereken hukuki soruyla eşleştirilmelidir.

Son denetimde ilan edilen görevlerle grev boyunca yaptırılan işler karşılaştırılır. Personel sayısının usulüne uygun kesinleşmesi, bu çalışanlara sonradan üretim veya satış yaptırılmasını meşrulaştırmaz. m.65/1’deki amaç sınırı, yalnız liste hazırlanırken değil grevin uygulandığı bütün dönem boyunca geçerlidir.

Sık sorulan sorular

Grevde bütün bakım personeli çalıştırılabilir mi?

m.65/1, unvana göre bütün bir kadroyu otomatik kapsam içine almaz. Teknik süreklilik, güvenlik veya maddede sayılan değerlerin korunması için gereken sayı belirlenir. Görev üretim veya satış amacı taşıyamaz. Normal bakım kadrosuyla grevde zorunlu koruma kadrosunun aynı olduğu ayrıca gösterilmelidir.

Zorunlu personel ilanı grev kararından sonra mı yapılır?

İlk ilan için başlangıç grev kararı değildir. m.65/2, toplu görüşmenin başlamasından itibaren altı iş günü içinde nitelik, sayı ve yedeklerin işveren tarafından yazılı ilanını öngörür. Kişilerin isimlerinin görevli makamca belirlenmesi ise m.65/4’teki ayrı üç iş günlük aşamadır.

Sendikanın ilk listeye itiraz süresi ne zaman başlar?

m.65/2’ye göre işveren ilanının bir örneğinin sendikaya tebliğinden itibaren altı iş günü içinde mahkemeye itiraz edilir. İşyerinde ilan ile sendikaya tebliğ ayrı işlemlerdir. Süresinde itiraz edilmezse ilan hükümleri kesinleşir; işverene yazılan itiraz mektubu mahkemeye başvurunun yerine geçmez.

İşveren liste hazırlamazsa sonradan tespit istenebilir mi?

Evet. m.65/3, kanuni süre içinde tespit yapılmamışsa işverenin veya sendikanın görevli makamdan sayı tespiti istemesine izin verir. Makam gerekli hâllerde resen de işlem yapabilir. Bu geç tespitte her iki tarafın altı iş günü içinde mahkemeye itiraz hakkı vardır.

Çalışacak kişilerin isimlerini işveren kesinleştirir mi?

m.65/4, kişileri resen belirleme görevini görevli makama verir. Tespit grev veya lokavt kararının bildirilmesinden itibaren üç iş günü içinde yapılır ve işverenle işçilere yazılı bildirilir. İşverenin nitelik ve sayı ilanı, isimleri tek başına kesinleştirme yetkisiyle aynı değildir.

İşyeri sendika temsilcisi mutlaka listeden çıkarılır mı?

m.65/4’teki istisna, işyerinde çalışan taraf sendika veya şube yöneticileri içindir. m.2/1-i yöneticiyi yönetim kurulu üyesi olarak tanımlar. İşyeri temsilciliği ayrı sıfattır. Temsilcinin ayrıca yönetim kurulu üyeliği bulunup bulunmadığı incelenmeden herkes için aynı istisna sonucu çıkarılamaz.

Zorunlu personelden biri gelmezse yeni işçi alınabilir mi?

m.65/5 kapsamında görevli makamın yazılı izniyle yerine yeni işçi alınabilir. Yeni kişinin görevi eksilen zorunlu koruma işiyle sınırlıdır. Bu imkân, grev nedeniyle sözleşmesi askıda olan diğer çalışanların yerine genel üretim personeli alınmasına izin veren bir hüküm değildir.

Zorunlu çalışan işçiye üretim yaptırılabilir mi?

Hayır. m.65/1, zorunlu çalışmanın hiçbir biçimde üretim veya satışa yönelik olmamasını şart koşar. Liste ve sayı usulüne uygun belirlenmiş olsa bile görev bu sınırda kalır. Teknik koruma için seçilmiş kişinin normal üretim veya satışa kaydırılması, tespitin amacını aşar.

Zorunlu çalışan grev sonunda yapılan TİS’ten dışlanır mı?

m.39/8, grev sırasında çalışanlara ilişkin yararlanma dışlamasında m.65 uyarınca zorunlu çalışanları açıkça istisna eder. Bu kişiler sırf zorunlu görev yaptıkları için aynı dışlama kuralına tabi olmaz. Bununla birlikte sendika üyeliği, dayanışma aidatı ve sözleşmenin kapsamı gibi diğer şartlar ayrıca değerlendirilir.

Zorunlu personel sayısına ilişkin mahkeme kararı kesin midir?

m.65/2 ve m.65/3, ilgili itirazların mahkemece altı iş günü içinde kesin karara bağlanacağını düzenler. Başvuru hakkı ilk işveren ilanında sendikaya, görevli makamın geç tespitinde her iki tarafa tanınmıştır. Hangi işlemin dava edildiği, süre ve taraf sıfatı bakımından belirleyicidir.

Başvuru ve dosya hazırlığı

Zorunlu personel dosyasında teknik koruma ihtiyacı, sayı ilanı, sendikaya tebliğ ve isim tespiti aynı belge gibi değerlendirilmez; her aşama kendi süresiyle incelenir. Mersin merkezli Türkiye geneli dosya yönetiminde, üretim tesisleri ve farklı şehirlerdeki işletme birimlerinin koruma görevleri ayrı karşılaştırılır. İstanbul ve Mersin ofislerimizle iletişime geçerek ilan, görevli makam kararı ve teknik görev çizelgelerinizi paylaşabilirsiniz.

Resmî kaynaklar ve mevzuat

Mevzuat kontrol tarihi: 24 Ekim 2026.

İlgili hukuk rehberleri

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve randevu

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve randevu

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp