B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Havayolu Tazminatında Sorumluluk Sınırı Nasıl Belirlenir? | 2920 m.124 (2026)

Kısa ve net cevap: 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu m.124, havayolu taşıyıcısının sorumluluk sınırının tek başına Kanunda sabit bir Türk lirası rakamı olarak belirlenmediğini düzenler. Sınır, 12 Ekim 1929 tarihli Varşova Sözleşmesi ile bu sözleşmeyi değiştiren ve Türkiye’nin katıldığı sözleşme ve protokollerin hükümlerine göre belirlenir. Taşıyıcı, bu sınırları yükselten özel anlaşma yapabilir. Güncel m.124 metnine göre para kıymetinin değişmesi halinde sınırların yeniden belirlenmesine Cumhurbaşkanı yetkilidir. Somut taşıma uluslararası nitelikteyse Türkiye’nin taraf olduğu Montreal Sözleşmesi gibi yürürlükteki milletlerarası düzenlemeler de doğrudan kontrol edilmelidir.
havayolu tazminatında taşıyıcının sorumluluk sınırı 2920 madde 124
Photo by Andrés Dallimonti on Unsplash

2920 sayılı Kanun m.124 neyi düzenler?

2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu m.124’ün başlığı “Sorumluluğun sınırlandırılması”dır. Madde, taşıyıcının kanundan veya taşıma ilişkisinden doğan sorumluluğunun mevcut olduğu durumda, tazminat bakımından uygulanacak sınırlama rejiminin kaynağını gösterir. Hükme göre taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırılması, 12 Ekim 1929 tarihinde Varşova’da imzalanan Uluslararası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkındaki Sözleşme ve bu sözleşmeyi değiştiren, Türkiye’nin katıldığı sözleşme ve protokollerin hükümlerine göre belirlenir.

Bu nedenle m.124, “her olayda şu kadar Türk lirası ödenir” biçiminde sabit bir rakam koymaz. Madde bir atıf sistemi kurar. Uygulanacak taşımanın niteliği, Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası düzenleme ve olayın türü tespit edilmeden tek bir parasal limit yazılması hukuken eksik olur.

m.124’ün ikinci fıkrası taşıyıcıya, anılan milletlerarası düzenlemelerdeki sınırların yükseltilmesine ilişkin özel anlaşmalar yapma veya bu nitelikte anlaşmalara katılma yetkisi verir. Üçüncü fıkra ise para kıymetinin değişmesi halinde sorumluluk sınırlarının yeniden belirlenmesine Cumhurbaşkanının yetkili olduğunu düzenler.

Bu hüküm, m.122’deki gecikme sorumluluğu veya m.123’teki kurtuluş savunması ile karıştırılmamalıdır. Önce sorumluluğun doğup doğmadığı belirlenir; sorumluluk varsa m.124 kapsamındaki sınırlama meselesi ayrıca incelenir.

2920 sayılı Kanunda sabit bir TL tazminat limiti var mı?

m.124’te sabit bir Türk lirası tutarı yazılı değildir. Kanun, sorumluluk sınırının milletlerarası hava taşıma hukukundaki sözleşme ve protokol sistemine göre tayin edileceğini söyler. Bu nedenle eski tarihli bir internet yazısındaki döviz veya TL rakamının güncel dosyaya doğrudan taşınması doğru değildir.

Hava taşıma hukukundaki sorumluluk limitleri tarih içinde farklı milletlerarası metinlerle değişmiş, bazı rejimlerde özel çekme hakkı gibi hesap birimleri kullanılmış ve belirli dönemlerde limitler güncellenmiştir. Somut olayda hangi rejimin uygulanacağı belirlenmeden yalnız rakam üzerinden sonuca gidilemez.

İç hat taşıması ile uluslararası taşıma ayrımı da önemlidir. 2920 sayılı Kanunun m.106 hükmü iç hat taşımalarında Kanun hükümlerinin uygulanacağını, Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası anlaşmalar ve diğer ilgili hükümlerin devreye gireceğini düzenler. Uluslararası taşımalarda ise taşımanın taraf devletleri ve sözleşmenin uygulama alanı ayrıca tespit edilir.

Bu nedenle tazminat talebi hazırlanırken önce olayın hukuki kategorisi kurulmalı; ardından uygulanabilir sorumluluk rejimi ve güncel limit kontrol edilmelidir. Sadece “uçuş iç hat” veya “uçuş yurt dışı” demek tek başına yeterli değildir; kalkış-varış noktaları, taşıma sözleşmesi ve gerektiğinde ara duraklar da değerlendirilir.

m.124 neden Varşova Sözleşmesine atıf yapar?

m.124’ün birinci fıkrası açık biçimde 12 Ekim 1929 tarihli Varşova Sözleşmesini ve bu sözleşmeyi değiştiren, Türkiye’nin katıldığı sözleşme ve protokolleri referans alır. Varşova sistemi, uluslararası hava taşımalarında taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin ortak kurallar geliştiren tarihsel temel rejimdir.

Kanun koyucu, sorumluluk limitini ulusal kanunda sürekli rakam değiştirerek düzenlemek yerine milletlerarası sistemle bağlantılı kurmuştur. Böylece Türkiye’nin katıldığı değişiklik protokolleri ve sonraki milletlerarası düzenlemeler hava taşıma hukukundaki sorumluluk yapısının tespitinde önem kazanır.

Dosyada yalnız 1929 tarihli metne bakmak da yeterli değildir. m.124 zaten “bu Sözleşmeyi değiştiren Türkiye’nin katıldığı sözleşme ve protokoller” ifadesini kullanır. Bu nedenle değişiklik protokolleri ile daha sonraki uluslararası sözleşme rejimlerinin uygulanabilirliği araştırılmalıdır.

Hangi milletlerarası metnin somut taşıma bakımından uygulanacağı, sözleşmenin taraf devletleri, yürürlük tarihi ve taşımanın kapsamı üzerinden belirlenir. Bu teknik tespit yapılmadan sorumluluk limiti konusunda kesin rakam vermek yerine uygulanabilir metni netleştirmek gerekir.

Montreal Sözleşmesi m.124 bakımından neden önemlidir?

Türkiye, Havayoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair 1999 Montreal Sözleşmesine taraftır. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün güncel sözleşmeler listesinde Montreal Sözleşmesi, 1 Ekim 2010 tarihli Resmî Gazete bilgisiyle yer almaktadır. Bu nedenle uluslararası taşıma uyuşmazlıklarında Montreal rejiminin uygulanabilirliği mutlaka kontrol edilmelidir.

Montreal Sözleşmesi; ücret karşılığı yapılan uluslararası yolcu, bagaj ve kargo taşımalarında taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin modern ortak kurallar içerir. Ancak her olayda yalnız “Montreal Sözleşmesi vardır” denilerek sonuca gidilmez. Somut taşımanın sözleşmenin uygulama alanına girip girmediği belirlenmelidir.

2920 m.124 ile Montreal Sözleşmesinin ilişkisi, ulusal kanundaki atıf sisteminin uluslararası sorumluluk rejimiyle birlikte okunmasını gerektirir. Güncel tazminat değerlendirmesinde eski Varşova limitlerinin veya yıllar önceki özel çekme hakkı değerlerinin doğrudan kopyalanması yerine, yürürlükteki ve olaya uygulanabilir metin esas alınmalıdır.

Özellikle yolcu ölümü veya yaralanması, bagaj zararı, kargo zararı ve gecikme gibi farklı zarar türlerinde aynı limit mantığının uygulanacağı varsayılmamalıdır. Her zarar kategorisi için uygulanabilir milletlerarası hüküm ayrı incelenir.

Taşıyıcı sorumluluk sınırını özel anlaşmayla yükseltebilir mi?

Evet. m.124’ün ikinci fıkrası bu konuda açıktır. Taşıyıcı, birinci fıkrada belirtilen sözleşme ve protokollerle öngörülmüş sınırların yükseltilmesine ilişkin özel anlaşmalar yapabilir veya bu nitelikteki anlaşmalara katılabilir.

Bu hüküm, tarafların kanuni/milletlerarası alt koruma düzeyinin üzerinde bir sorumluluk kabul edebilmesine imkân verir. Örneğin taşıyıcının taşıma koşullarında veya özel bir kargo sözleşmesinde daha yüksek sorumluluk üstlenmesi söz konusu olabilir. Ancak somut sözleşme hükmünün kapsamı ve hangi zarar türü için geçerli olduğu açık biçimde okunmalıdır.

m.124’ün izin verdiği yön “yükseltme”dir. Buna karşılık taşıyıcının sorumluluğunu tamamen veya kısmen kaldıran ya da ilgili sözleşme/protokolde öngörülen sınırı aşağı indirmeyi amaçlayan şartlar m.125 uyarınca hükümsüzdür.

Bu nedenle taşıma sözleşmesindeki özel şartların yalnız varlığına değil, kanuni sorumluluğu yükseltip yükseltmediğine veya hukuka aykırı biçimde düşürmeye çalışıp çalışmadığına bakılmalıdır. Sözleşme incelemesinde m.124 ve m.125 birlikte uygulanır.

Güncel m.124’te “Cumhurbaşkanı” yetkisi ne anlama gelir?

m.124’ün güncel üçüncü fıkrası, para kıymetinin değişmesi halinde birinci fıkrada öngörülen sorumluluk sınırlarının yeniden belirlenmesine Cumhurbaşkanının yetkili olduğunu düzenler. Eski kanun metinlerinde veya güncellenmemiş internet kaynaklarında “Bakanlar Kurulu” ifadesi görülebilir; yürürlükteki konsolide metinde bu ifade Cumhurbaşkanı olarak güncellenmiştir.

Bu ayrıntı yalnız terminolojik değildir. Hukuki içerik hazırlanırken yürürlükte olmayan kurumsal ifadelerin tekrarlanması, okuyucuya eski mevzuat bilgisinin güncelmiş gibi sunulmasına neden olur. 2026 tarihli içerikte güncel konsolide metin esas alınmalıdır.

Yetkinin varlığı, her uyuşmazlıkta ayrıca Cumhurbaşkanı kararıyla yeni bir limit belirlendiği anlamına gelmez. Somut olayda uygulanacak limitin kaynağı yine yürürlükteki milletlerarası rejim ve varsa ilgili güncellemelerdir. Üçüncü fıkra, para kıymetindeki değişim halinde ulusal düzeyde yeniden belirleme yetkisini gösterir.

Bu nedenle dosya incelemesinde üç katman ayrılır: 2920 m.124’ün atıf kuralı, Türkiye bakımından yürürlükteki milletlerarası sözleşme/protokol ve olay tarihindeki güncel sorumluluk limiti.

Taşıyıcı sözleşmeyle sorumluluk sınırını düşürebilir mi?

Hayır. 2920 m.125’e göre taşıyıcının sorumluluğunu tamamen veya kısmen kaldıran veya m.124’te sözü edilen sözleşme ya da onu değiştiren protokolde belirtilen sorumluluk sınırını indirmeyi amaçlayan her şart hükümsüzdür.

Bu hükmün sonucu, taşıyıcının genel taşıma koşullarına koyduğu bir cümleyle kanuni/milletlerarası koruma düzeyini aşağı çekememesidir. Hükümsüz olan şart nedeniyle taşıma sözleşmesinin tamamı kendiliğinden geçersiz olmaz; m.125 bunu da açıkça düzenler.

Yükün niteliği, özrü veya gizli ayıbından doğacak zararları düzenleyen hükümler için m.125’in birinci fıkrasına istisna öngörülmüştür. Bu nedenle kargo uyuşmazlıklarında sözleşme şartının neyi düzenlediği dikkatle ayrıştırılmalıdır.

m.124 “daha yüksek sorumluluk kabul edilebilir” derken m.125 “kanuni korumayı aşağı çeken şart geçersizdir” sonucunu kurar. İki madde birlikte, sorumluluk sınırlarının tek yönlü olarak yolcu veya yük sahibi aleyhine azaltılmasını önler.

Hangi durumda sorumluluk sınırı tamamen uygulanmaz?

2920 m.126, sınırsız sorumluluk halini düzenler. Zararın, taşıyıcının veya adamlarının zarar verme kastıyla veya zararın doğması ihtimalini bilerek dikkatsizce yaptıkları bir hareket ya da ihmal sonucunda meydana geldiği ispatlanırsa Kanunda öngörülen sorumluluk sınırları uygulanmaz.

Bu hüküm m.124’ün önemli istisnasıdır. m.124 normal durumda uygulanabilir limit rejimini gösterirken m.126, belirli ağır davranışların ispatı halinde bu sınırların korunmayacağını düzenler.

Sınırsız sorumluluk iddiası soyut biçimde ileri sürülmemelidir. Kasıt veya zararın doğması ihtimalini bilerek dikkatsiz davranma unsuru, olay kayıtları ve delillerle ispatlanmalıdır. Teknik rapor, operasyon kayıtları, yazışmalar ve personel karar zinciri olayın niteliğine göre önem kazanabilir.

Bu nedenle tazminat hesabında doğrudan limit uygulamadan önce m.126’nın koşullarının ileri sürülüp sürülmediği ve delillendirilebilir olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Yolcu, bagaj, yük ve gecikmede aynı sorumluluk sınırı mı uygulanır?

Hayır. Hava taşıma hukukunda zarar türü belirleyicidir. Yolcunun ölümü veya bedensel zararı, kayıtlı bagajın kayıp/hasarı, yük zararı ve gecikme birbirinden farklı sorumluluk başlıklarıdır. 2920 sayılı Kanunda da m.120, m.121 ve m.122 bu ayrımı açık biçimde yapar.

Bu nedenle “havayolu tazminat limiti” tek bir sayıymış gibi ele alınmamalıdır. İlk adım zarar türünün doğru sınıflandırılmasıdır. İkinci adım taşımanın iç hat veya uluslararası niteliğinin ve uygulanabilir milletlerarası sözleşmenin belirlenmesidir. Üçüncü adım olay tarihindeki güncel limitin kontrolüdür.

Bagaj ve yük bakımından ayrıca m.128’deki ihbar süreleri; bütün sorumluluk davalarında ise m.131’deki iki yıllık hak düşürücü süre dikkate alınmalıdır. Limit hesabının doğru yapılması, süre yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.

Taşıyıcı m.123 uyarınca tamamen sorumluluktan kurtuluyorsa limit tartışmasına gerek kalmayabilir. Buna karşılık sorumluluk mevcut ve m.126 şartları da yoksa m.124 kapsamındaki sınırlandırma rejimi önem kazanır.

Somut dosyada havayolu sorumluluk limiti nasıl tespit edilir?

Dosya incelemesinde aşağıdaki sıra izlenmelidir:

  1. Taşımanın iç hat mı uluslararası mı olduğu belirlenir.
  2. Kalkış, varış ve varsa kararlaştırılmış durak noktaları tespit edilir.
  3. Talebin yolcu ölümü/yaralanması, bagaj, yük veya gecikme kategorilerinden hangisine girdiği belirlenir.
  4. 2920 sayılı Kanunun ilgili sorumluluk maddesi uygulanır.
  5. m.123 kapsamında taşıyıcının kurtuluş savunması olup olmadığı incelenir.
  6. m.124 uyarınca uygulanabilir milletlerarası sözleşme/protokol belirlenir.
  7. Olay tarihindeki güncel hesap birimi ve limit doğrulanır.
  8. Taşıyıcının özel anlaşmayla daha yüksek sınır kabul edip etmediği kontrol edilir.
  9. m.125’e aykırı sorumsuzluk veya düşük limit şartları ayıklanır.
  10. m.126’daki sınırsız sorumluluk şartlarının bulunup bulunmadığı incelenir.

Bu yöntem, eski bir rakamın güncelmiş gibi kullanılmasını engeller ve sorumluluk hesabını olayın hukuki niteliğine bağlar.

Sorumluluk sınırı dosyası için belge listesi

  • Bilet veya elektronik taşıma belgesi.
  • Yolcu rezervasyonu ve PNR bilgileri.
  • Bagaj kuponu veya hava yük senedi.
  • Kalkış-varış ve kararlaştırılmış durak bilgileri.
  • Zararın türünü ve miktarını gösteren belgeler.
  • Taşıyıcının genel taşıma koşulları.
  • Varsa daha yüksek sorumluluk kabul eden özel anlaşma.
  • Taşıyıcının m.123 savunmasına ilişkin kayıtlar.
  • m.126 iddiasına dayanak olabilecek teknik ve operasyonel kayıtlar.
  • Bagaj/yük bakımından m.128 ihbar belgeleri.
  • m.131 iki yıllık sürenin başlangıç tarihini gösteren kayıtlar.
  • Olay tarihinde yürürlükte bulunan milletlerarası sözleşme ve güncel limit kaynağı.

Site içi ilgili içerikler

Uçuş gecikmesi tazminatı – m.122 · Taşıyıcının sorumluluktan kurtulması – m.123 · Uçak mülkiyeti ve sicil – m.66 · İletişim

Resmî kaynaklar

Havayolu tazminatında limit, olay tarihindeki uygulanabilir rejime göre hesaplanmalıdır.

Taşıma türü, zarar kategorisi, milletlerarası sözleşme, özel anlaşma ve m.126 istisnası birlikte incelenir. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

2920 m.124 sabit bir TL tazminat limiti koyuyor mu?

Hayır. Madde, sınırlandırmayı Varşova Sözleşmesi ve Türkiye’nin katıldığı değişiklik sözleşme ve protokollerine bağlar.

Uluslararası uçuşta Montreal Sözleşmesi kontrol edilmeli mi?

Evet. Türkiye’nin taraf olduğu Montreal Sözleşmesinin somut uluslararası taşıma bakımından uygulanabilirliği ayrıca belirlenmelidir.

Taşıyıcı daha yüksek sorumluluk limiti kabul edebilir mi?

Evet. m.124 taşıyıcının sınırları yükselten özel anlaşmalar yapmasına veya bu nitelikteki anlaşmalara katılmasına izin verir.

Taşıyıcı sözleşmeyle limiti düşürebilir mi?

m.125 uyarınca kanuni/milletlerarası sorumluluk sınırını indirmeyi amaçlayan şart hükümsüzdür.

Güncel m.124’te yetkili makam kimdir?

Para kıymetinin değişmesi halinde sınırların yeniden belirlenmesine güncel madde metnine göre Cumhurbaşkanı yetkilidir.

Eski kaynaklardaki “Bakanlar Kurulu” ifadesi güncel mi?

Hayır. 2026’da yürürlükteki konsolide m.124 metninde “Cumhurbaşkanı” ifadesi yer alır.

Kasıt veya bilinçli pervasız davranış varsa limit yine uygulanır mı?

m.126’daki şartlar ispatlanırsa Kanundaki sorumluluk sınırları uygulanmaz.

Bagaj ve yolcu zararı için aynı limit mi vardır?

Zarar kategorileri farklıdır. Uygulanacak limit zarar türü ve ilgili milletlerarası rejim üzerinden ayrı belirlenir.

Sorumluluk limiti hesaplanırken olay tarihi önemli mi?

Evet. Uygulanabilir sözleşme, yürürlük durumu ve güncel hesap birimi/limit olay tarihi itibarıyla kontrol edilmelidir.

Ofis

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu: İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi Kat:3 D:14, Akdeniz/Mersin.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp