B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Hükmün Tamamlanması Talebine Cevap Dilekçesi | HMK 305/A ve 306

Kısa ve net cevap: Hükmün tamamlanması talebine cevap dilekçesi, karşı tarafın HMK 305/A uyarınca ek karar verilmesi istemine karşı görüş ve itirazların, HMK 306/1 gereğince mahkemenin belirlediği cevap süresi içinde aynı mahkemeye sunulmasıdır. Cevap veren taraf; gerçekten karara bağlanmamış bir husus bulunup bulunmadığını, istemin yargılamada ileri sürülmüş veya resen karara bağlanması gereken bir konuya dayanıp dayanmadığını ve bir aylık başvuru süresinin gözetilip gözetilmediğini dosya kayıtlarıyla açıklar.

Bu cevap, hükmün esasını yeniden tartışmak veya kanun yolu incelemesinin yerine geçmek için kullanılmaz. Talep daha önce karara bağlanmış bir konuya, yargılamada hiç ileri sürülmemiş yeni bir isteme ya da hükümdeki hak ve borçları değiştirmeye yöneliyorsa bu sınır somut belgelerle gösterilir. Mahkeme HMK 306 kapsamında dosya üzerinden karar verebilir veya gerekli görürse tarafları sözlü açıklama için çağırabilir; cevap dilekçesi kabul ya da ret sonucunu garanti etmez.

HMK 305/A ve 306 hükmün tamamlanması talebine cevap
Cevap, önceki talep ile hüküm fıkrasını ve süre kayıtlarını karşılaştırır.

Cevabın hukuki amacı ve muhatabı

Hükmün tamamlanması istemi, nihai kararı veren mahkemeye yöneltilir. HMK 306/1, tavzih veya tamamlama talebini içeren dilekçenin nüshalarının karşı tarafa tebliğ edilmesini ve karşı tarafın mahkemenin belirlediği süre içinde cevap verebilmesini öngörür. Bu nedenle cevap dilekçesinde esas dosya numarası, nihai karar tarihi, talep dilekçesinin tebliğ tarihi ve mahkemenin tanıdığı cevap süresi ayrı ayrı yazılmalıdır. Sabit bir cevap gün sayısı varmış gibi davranılmamalı; ara karar ve tebligat esas alınmalıdır.

Cevabın amacı, karşı tarafın talebini yalnız sonuç cümlesiyle reddetmek değildir. Hangi talep kaleminin ilk yargılamada ileri sürüldüğü, hükmün hangi fıkrasında ne karar verildiği ve gerçekten tamamen ya da kısmen kararsız bırakılan bir husus olup olmadığı karşılaştırılır. Mahkemeden yeni bir esas incelemesi yapılması değil, HMK 305/A’nın dar kapsamının korunması istenir. Böylece cevap, istinaf veya temyiz sebeplerini tekrar eden genel bir itiraz metnine dönüşmez.

HMK 305/A koşulları nasıl denetlenir?

HMK 305/A’ya göre taraflardan her biri, nihai kararın kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmüş veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen ya da kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar isteyebilir. Cevap veren taraf bu unsurları tek tek denetler: nihai kararın tebliğ tarihi, başvuru tarihi, önceki talebin dosyadaki yeri, mahkemenin o konu hakkında hüküm kurup kurmadığı ve istemin resen incelenmesi gereken bir hususa dayanıp dayanmadığı.

Her unsurun aynı yönde sonuç vermesi gerekmez. Örneğin başvuru bir aylık süre içinde yapılmış olsa bile istenen konu önceki hükümde açıkça kabul veya reddedilmiş olabilir. Tersine, bir hususun kararda bulunmadığı görülse bile bu husus yargılamada hiç talep edilmemiş ve mahkemenin resen karar vermesi gereken bir konu olmayabilir. Cevap dilekçesi, bu farklı olasılıkları tek bir soyut ‘kesin hüküm’ cümlesi altında toplamamalı; dosyadaki istem ve hüküm metnini karşılaştırmalıdır.

Bir aylık süre ve tebliğ kayıtları

HMK 305/A’daki bir aylık süre nihai kararın tebliğinden itibaren başlar. Bu nedenle karşı tarafın tebliğ mazbatası, elektronik tebligat kaydı veya dosyada yer alan diğer resmî tebliğ belgesi görülmeden süre itirazı kurulması doğru değildir. Kararın verildiği gün, gerekçeli kararın yazıldığı gün veya kesinleşme tarihi otomatik olarak başlangıç kabul edilmemelidir. Cevapta kullanılan tarihlerin her biri ek numarası ve belge adıyla ilişkilendirilmelidir.

Başvuru tarihinin belirlenmesinde UYAP evrak kaydı, fiziki havale veya kanunen geçerli gönderim bilgisi esas alınır. Son gün hesabı bakımından genel süre kuralları somut olaya göre incelenir; dilekçede tahmine dayalı bir son gün yazılmaz. Süre itirazı varsa, ‘karar şu tarihte tebliğ edildi, tamamlama talebi şu tarihte kayda girdi’ biçiminde doğrulanabilir iki kayıt sunulur. Mahkemenin süre hesabı ve varsa eski hâle getirme gibi ayrı bir talep hakkındaki değerlendirmesi peşinen varsayılmaz.

Karara bağlanmamış husus ile reddedilmiş talep farkı

Tamamlama, hakkında hiç hüküm kurulmayan ya da bir bölümü cevapsız bırakılan hususa yönelir. Bir talep hüküm fıkrasında açıkça reddedilmişse, gerekçesi yetersiz veya hukuken hatalı olduğu ileri sürülse dahi bu durum kural olarak ‘karar verilmemiş husus’ değildir. Böyle bir şikâyet kanun yolu incelemesinin konusu olabilir. Cevap dilekçesinde, ilgili talebin dava veya cevap dilekçesindeki yeri ile hüküm fıkrasındaki karşılığı birlikte gösterilmelidir.

Hüküm fıkrası ile gerekçe arasında uyuşmazlık olduğu düşünülüyorsa bunun tamamlama, tavzih veya kanun yolu bakımından niteliği ayrıca değerlendirilir. Cevap veren taraf yalnız gerekçede belirli bir kelimenin bulunmamasını karara bağlanmamışlık saymamalı; hüküm sonucunun talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar içerip içermediğine bakmalıdır. Kısmi kararsızlık iddiasında ise hangi miktar, dönem, fer’i talep veya usul konusu hakkında hüküm bulunmadığı somutlaştırılmalıdır.

Yeni talep ek kararla hükme bağlanabilir mi?

HMK 305/A, yargılama sırasında ileri sürülmemiş yeni bir maddi talebi karar sonrasında dosyaya ekleme yolu değildir. Tamamlama isteyen tarafın dayandığı istemin daha önce hangi dilekçe, duruşma tutanağı veya usul işlemiyle ileri sürüldüğü gösterilmelidir. Böyle bir kayıt yoksa cevap dilekçesi, yeni talebin tamamlama kapsamına girmediğini ve yargılamanın sona ermesinden sonra talep sonucunun genişletilmemesi gerektiğini somut dosya üzerinden açıklar.

Bununla birlikte kanunun mahkemenin kendiliğinden karar vermesini zorunlu tuttuğu hususlar bakımından önceki açık talep aranmayabilir. Bu nedenle cevap yalnız ‘karşı taraf istemedi’ cümlesine dayanmamalıdır. İstenen kalemin resen hükme bağlanması gereken bir konu olup olmadığı ayrıca incelenir. Yargılama giderleri, vekâlet ücreti veya başka fer’i konular bakımından doğrudan sonuç kurulmadan önce uygulanacak özel hüküm ve dosya aşaması değerlendirilmelidir.

Tamamlama ile tavzih arasındaki sınır

Hükmün tavzihi ve tamamlanması aynı şey değildir. HMK 305, hüküm yeterince açık değilse, icrasında tereddüt varsa veya birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa tavzih imkânı verir; tavzihle taraflara tanınan hak ve yüklenen borçlar sınırlandırılamaz, genişletilemez veya değiştirilemez. HMK 305/A ise hakkında tamamen ya da kısmen karar verilmeyen husus için ek karar verilmesini düzenler.

Karşı tarafın dilekçesi ‘tamamlama’ başlığını taşısa bile esasen hükümdeki bir ifadenin açıklanmasını istiyorsa talebin niteliği tartışılabilir. Bunun tersi de mümkündür: tavzih adı altında yeni bir edim veya ek hüküm kurulması istenebilir. Cevapta yalnız dilekçe başlığına bağlı kalınmamalı; istenen sonuç incelenmelidir. Ancak mahkemenin hukuki nitelendirme yetkisi bulunduğu için, talebin hangi kurum kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçeli olarak sunulur.

Maddi hata düzeltmesinden farkı

HMK 304 hükmün tashihi, yazı ve hesap hataları ile benzeri açık hataların düzeltilmesine yöneliktir. Tamamlama ise eksik bırakılmış bir karar unsurunu hedefler. Karşı taraf yalnız isim, tarih, toplama sonucu veya açık yazım yanlışı için başvurmuşsa, bu sorunun tamamlama kapsamında mı yoksa tashih yoluyla mı ele alınacağı ayrıştırılmalıdır. Cevap dilekçesi, açık hata ile yeni hüküm kurulması talebini aynı kavram altında toplamamalıdır.

Tashih yoluyla da hükümdeki esaslı hak ve borç dengesi yeniden kurulamaz. Düzeltme talebinin görünürdeki bir maddi hatayı aşarak miktarı, tarafı veya edimin niteliğini değiştirdiği düşünülüyorsa bu etki somut biçimde gösterilir. Cevap veren taraf hatanın gerçekten açık olup olmadığını dosya belgeleriyle karşılaştırır; basit hata bulunduğu hâlde sırf başlık yanlış seçildi diye haklı düzeltme ihtiyacını yok sayan kesin bir sonuç ileri sürmez.

HMK 306 uyarınca cevap süreci

HMK 306 usulü uyarınca talep dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilir; karşı taraf mahkemenin belirlediği cevap süresi içinde görüşünü bildirir. Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinden karar verebilir. Gerek görürse iki tarafı sözlü açıklama yapmak üzere davet edebilir. Bu nedenle cevap süresinin kaçırılması hâlinde başvurunun otomatik kabul edileceği veya cevap verilmesinin duruşmayı zorunlu kıldığı söylenemez.

Dilekçe süresi içinde UYAP veya kanunen geçerli başka yöntemle sunulmalı ve gönderim kaydı saklanmalıdır. Ekler çoksa her belgenin adı, tarihi ve açıklamadaki karşılığı yazılır. Karşı tarafın talebinde birden fazla kalem varsa her kaleme ayrı cevap verilir. Mahkeme sözlü açıklama için gün belirlerse, yazılı cevapta işaret edilen dosya kayıtlarıyla uyumlu ve kısa bir sunum hazırlanır; yeni vakıa veya talep eklenmesi bu kurumun sınırları içinde ayrıca değerlendirilir.

İstinaf veya temyiz yerine geçmemesi

Tamamlama talebine cevap, önceki hükmün tüm maddi ve hukuki yanlışlarını yeniden inceletme yolu değildir. Karşı taraf, hükümde karar verilmiş bir kısmın sonucunu beğenmediği için farklı bir karar istiyorsa bunun kanun yolu sınırları içinde değerlendirilmesi gerekir. Cevap dilekçesi, hangi hüküm fıkrasının değiştirilmek istendiğini ve istenen yeni sonucun mevcut hükmü nasıl genişlettiğini veya değiştirdiğini gösterebilir.

HMK 305/A, tamamlama kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceğini açıkça belirtir. Bununla birlikte henüz ek karar verilmeden gelecekteki kanun yolu sonucu hakkında kesin ifadeler kurulmaz. Cevap, mevcut talebin kabul edilmemesi için dosya içi gerekçeleri sunar. Mahkeme ek karar verirse kararın tebliğ tarihi, içeriği ve uygulanacak kanun yolu ayrıca incelenir; bu dilekçe kanun yolu başvurusunun yerine geçirilmez.

Delil ve karşılaştırma tablosu nasıl hazırlanır?

Etkili bir cevap için dört sütunlu bir karşılaştırma hazırlanabilir: karşı tarafın tamamlama talebi, önceki yargılamada dayandığı kayıt, hüküm fıkrasındaki karşılık ve cevap verenin itirazı. Örneğin ‘faiz başlangıcı’ istendiğinde, ilk talep sonucu, faizle ilgili duruşma beyanı ve hüküm fıkrasındaki faiz bölümü yan yana getirilir. Bu yöntem, mahkemeye genel yorum yerine denetlenebilir dosya bağlantısı sunar.

Belgeler arasında dava dilekçesi, cevap ve ikinci dilekçeler, ıslah veya talep sonucu değişikliğine ilişkin evrak, duruşma tutanakları, kısa ve gerekçeli karar, tebligat kayıtları ile tamamlama dilekçesi bulunabilir. Her dosyada aynı belge seti zorunlu değildir. Bulunmayan bir ıslah dilekçesi, sözlü talep veya tebliğ belgesi varmış gibi gösterilmemeli; eksik kayıt mahkeme dosyasından incelenmelidir. Kişisel veriler yalnız gerekli ölçüde kullanılmalıdır.

Cevap dilekçesindeki savunma sırası

Dilekçe önce mahkeme ve dosya bilgilerini, ardından tebliğ ile cevap süresi kaydını içerir. Sonraki bölümde karşı tarafın hangi eksik hüküm iddiasında bulunduğu özetlenir. Daha sonra talebin süresi, önceki yargılamada ileri sürülmüş olup olmadığı, hükümde gerçekten karşılıksız kalıp kalmadığı ve istenen sonucun hükmü değiştirip değiştirmediği ayrı başlıklar altında incelenir. Sonuç kısmı bu incelemeyle uyumlu olmalıdır.

Birden fazla itiraz varsa öncelik ve alternatiflik açıkça gösterilebilir. Örneğin öncelikle sürenin geçtiği, ayrıca esasen talep hakkında zaten karar bulunduğu savunulabilir; ancak iki savunmanın belge temeli ayrı yazılır. Mahkemenin farklı değerlendirme ihtimali hesaba katılarak, yalnız reddi değil, kabul düşünülürse ek kararın önceki talep ve hüküm sınırlarıyla dar tutulması da alternatif olarak istenebilir. Bu ihtiyatlı anlatım çelişkili kesinliklerden kaçınır.

Dilekçe örneği

[NİHAİ KARARI VEREN MAHKEME] SAYIN HÂKİMLİĞİNE

DOSYA NO: [Yıl / Esas — Karar]

CEVAP VEREN TARAF: [Davacı/Davalı — ad-soyad/unvan, T.C./VKN, adres]

VEKİLİ: [Varsa avukat adı ve adresi]

TALEPTE BULUNAN KARŞI TARAF: [Ad-soyad/unvan, adres]

KONU: Karşı tarafın HMK m.305/A uyarınca sunduğu hükmün tamamlanması talebine, HMK m.306 kapsamında cevap ve itirazlarımızın sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR

1. Mahkemenizin yukarıda numarası yazılı dosyasında verilen [tarih] tarihli nihai karar, karşı tarafa [tarih], tarafımıza [tarih] tarihinde tebliğ edilmiştir. İlgili tebliğ kayıtları Ek-[ ]'dedir.

2. Karşı tarafın [tarih] tarihli tamamlama dilekçesi tarafımıza [tarih] tarihinde tebliğ edilmiş; mahkemenizce cevap için [ara karardaki gerçek süre] belirlenmiştir. Cevabımız bu süre içindedir.

3. Karşı taraf özetle [tamamlanmasını istediği kalemi aynen ve kısa biçimde yazın] hakkında ek karar verilmesini istemektedir.

4. Anılan husus, yargılamada [hangi dilekçe veya tutanakta] ileri sürülmüş/ileri sürülmemiştir. Dosyadaki gerçek kayıt Ek-[ ] olarak sunulmuştur.

5. Mahkemeniz hükmünün [fıkra numarası] bölümünde bu husus hakkında [kabul/ret/kısmi karar] kurulmuştur. Bu nedenle [tamamen veya kısmen kararsız bırakılan bölüm bulunmadığına ilişkin somut açıklama] yapılmaktadır.

6. Talep edilen ek karar, mevcut hükmü [nasıl genişletecek/değiştirecek] niteliktedir. Bu mesele tamamlama değil, varsa kanun yolu sınırları içinde değerlendirilebilir.

7. Ayrıca HMK m.305/A'daki bir aylık süre bakımından nihai kararın karşı tarafa tebliğ tarihi [tarih], başvuru kayıt tarihi [tarih]tir. Süre itirazımız bu resmî kayıtlara dayanmaktadır. [Süre içindeyse bu paragrafı çıkarın.]

8. Mahkemeniz farklı kanaatte olacaksa ek kararın yalnız önceki yargılamada ileri sürülen ve gerçekten kararsız bırakılan [somut kalem] ile sınırlı tutulmasını; yeni talep veya hükmü değiştiren sonuç kurulmamasını isteriz.

HUKUKİ NEDENLER: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.304, 305, 305/A, 306 ve ilgili diğer mevzuat.

DELİLLER: Esas dosyası, taraf dilekçeleri, duruşma tutanakları, nihai karar, tebliğ kayıtları, tamamlama talebi, ara karar ve diğer hukuka uygun deliller.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle; karşı tarafın hükmün tamamlanması talebinin HMK m.305/A koşulları oluşmadığından reddine; aksi değerlendirmede ek kararın yalnız dosyada ileri sürülmüş ve gerçekten kararsız bırakılmış hususla sınırlı tutulmasına karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz. [Tarih]

Cevap Veren Taraf / Vekili — [Ad-soyad, imza]

EKLER: 1-[Tebliğ kayıtları] 2-[Önceki talep dilekçesi/tutanak] 3-[Nihai karar] 4-[Tamamlama talebi ve tebliği] 5-[Diğer gerçek ekler]

Talep sonucu nasıl kurulmalıdır?

Cevap veren taraf, HMK 305/A koşulları yoksa tamamlama talebinin reddini ister. Gerekçe, yalnız ‘hukuka aykırı’ ifadesiyle bırakılmaz; süre, önceki talep, mevcut hüküm ve değişiklik etkisi hangi yönden sorunluysa açıkça gösterilir. Bazı kalemlerde eksiklik bulunduğu, bazılarında bulunmadığı düşünülüyorsa talepler kalem kalem ayrılır. Mahkemenin dosya üzerinden karar vermesi veya gerekli görürse sözlü açıklama yapması HMK 306 çerçevesindedir.

Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti hakkında talep kurulurken somut işlemin niteliği ve uygulanacak mevzuat gözetilir; otomatik hüküm varmış gibi kesin miktar yazılmaz. Karşı tarafın kötü niyetli olduğu, sırf başvuru yaptığı için sorumlu tutulacağı veya başvurunun kesin olarak reddedileceği gibi ispatlanmamış ifadelerden kaçınılır. Dilekçe, mahkemenin takdirini ortadan kaldıran bir sonuç iddiası değil, kayıtlarla desteklenmiş hukuki değerlendirme sunmalıdır.

Sözlü açıklama yapılırsa nelere dikkat edilir?

Mahkeme HMK 306/1 kapsamında tarafları sözlü açıklama için davet ederse, yazılı cevapta sunulan çerçeve korunmalıdır. Öncelikle karşı tarafın her bir talep kalemi ve bu kalemin hükümdeki karşılığı gösterilir. Süre itirazı varsa tebliğ ve başvuru kaydı sunulur. Yeni bir maddi uyuşmazlık tartışmasına girmek yerine, tamamlama kurumunun şartlarına odaklanılır. Tutanağa geçirilmesi istenen kısa sonuç cümlesi önceden hazırlanabilir.

Sözlü açıklama çağrısı, yeniden tahkikat açıldığı veya yeni delil döneminin başladığı anlamına gelmez. Mahkeme farklı bir işlem yaparsa bunun dayanağı ve kapsamı ayrıca değerlendirilir. Taraf, dosyada bulunmayan bir belgeyi ilk kez sunacaksa kabul ve değerlendirme koşullarını gözetmelidir. Açıklamanın sonunda talep edilen karar kalemleri tekrar edilir; önceki hüküm üzerinde hangi değişikliğe itiraz edildiği açık bırakılmaz.

Ek karar verilirse sonraki kontrol

Mahkeme talebi kabul ederse HMK 306/2 uyarınca ek karar düzenlenmesi ve bunun hükmün altına eklenmesi süreci izlenir. Cevap veren taraf kararın, önceki talep sınırı içinde kalıp kalmadığını; tamamen ya da kısmen kararsız bırakılan hususa mı yönelik olduğunu; yeni bir hak veya borç kurup kurmadığını kontrol eder. Ek kararın tebliğ tarihi ve kanun yolu bilgisi dosyaya göre kaydedilir.

Talebin reddi hâlinde de gerekçe ve tebliğ tarihi saklanmalıdır. Ret kararı, esas hükümle ilgili başka kanun yolu sürelerini kendiliğinden değiştirdiği varsayılarak yorumlanmamalıdır. Ek karar ile asıl hükmün birlikte nasıl icra edileceği somut karar metnine göre değerlendirilir. Hazır cevap örneği yalnız başvuru aşamasını düzenler; sonraki kanun yolu veya icra işlemleri için güncel kararın tamamı ayrıca incelenmelidir.

İlgili rehberler

Konuya ilişkin ayrıntılı çerçeve için HMK 305/A hükmün tamamlanması, HMK 306 başvuru usulü, tavzih ve tamamlama farkı ile HMK 304 hükmün tashihi rehberleri birlikte incelenebilir.

Word dilekçesinin durumu

Hükmün tamamlanması talebine cevap dilekçesi Word dosyasını indirin. Dosya düzenlenebilir DOCX biçimindedir; mahkeme, taraf, süre, vakıa ve ek alanları gerçek dosya kayıtlarıyla doldurulmalıdır.

Resmî kanun kaynağı

HMK m.304, 305, 305/A ve 306, Adalet Bakanlığı güncel Hukuk Muhakemeleri Kanunu tam metninden 11 Ekim 2026 tarihinde doğrulanmıştır.

Sık sorulan sorular

Tamamlama talebine cevap süresi kaç gündür?

HMK 306 sabit bir gün sayısı öngörmez; cevap süresi mahkemece belirlenir ve tebliğ/ara karar kaydından kontrol edilir.

Cevap verilmezse talep otomatik kabul edilir mi?

Hayır. Mahkeme cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinden karar verebilir; kabul şartları HMK 305/A'ya göre incelenir.

Daha önce reddedilmiş talep için tamamlama istenebilir mi?

Hakkında hüküm kurulmuş bir talep kural olarak kararsız bırakılmış sayılmaz; yanlış olduğu iddiası uygun kanun yolu kapsamında değerlendirilir.

Yeni bir talep ek karar yoluyla ileri sürülebilir mi?

Kural olarak tamamlama, yargılamada ileri sürülmüş veya resen karara bağlanması gereken fakat kararsız bırakılmış hususlarla sınırlıdır.

Bir aylık süre ne zaman başlar?

HMK 305/A'ya göre nihai kararın talepte bulunan tarafa tebliğinden itibaren başlar; resmî tebliğ kaydı esas alınmalıdır.

Mahkeme duruşma yapmak zorunda mı?

Hayır. HMK 306 uyarınca dosya üzerinden karar verebilir; gerekli görürse tarafları sözlü açıklama için çağırabilir.

Tavzih ile tamamlama aynı mıdır?

Hayır. Tavzih belirsizlik ve çelişkiyi açıklamaya, tamamlama ise kararsız bırakılan hususta ek karar verilmesine yöneliktir.

Maddi hata için tamamlama mı istenir?

Yazı, hesap ve benzeri açık hatalar HMK 304 tashih kapsamında değerlendirilir; talebin gerçek niteliği incelenmelidir.

Ek karara karşı kanun yolu var mı?

HMK 305/A, tamamlama kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceğini belirtir; somut süre ve yol tebliğ edilen karardan kontrol edilir.

Word örneği doğrudan mahkemeye sunulabilir mi?

Hayır. Mahkeme, taraf, tebliğ, önceki talep, hüküm fıkrası, gerçek vakıa ve ek alanları dosya kayıtlarıyla doldurulmalıdır.

Yazar ve değerlendirme kapsamı

Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu, sicil 3472. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu.

Bu içerik, HMK m.305/A ve 306 kapsamında hükmün tamamlanması talebine cevap verilmesini açıklar.

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun Mersin ve İstanbul ofisleri bulunmaktadır. Mersin ofisi: İhsaniye Mah. 4903 Sk. Profit İş Merkezi 3/14, Akdeniz/Mersin. İstanbul ofisi: Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, Sarıyer/İstanbul. İstanbul ofisi ve iletişim bilgileri.

İstanbul ve Mersin ofisleri

İstanbul · Polaris Plaza

Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul

İstanbul ofisi ve iletişim

Mersin · Profit İş Merkezi

İhsaniye Mahallesi, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23, Kat:3, Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin

Mersin ofisi ve iletişim

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri
Telefon WhatsApp