B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İade Başvurusundan Sonra Alınan Velayet Kararı Çocuğun İadesini Engeller mi? 5717 m.13 | 2026

Kısa ve net cevap

Hayır. 5717 sayılı Kanun m.13 uyarınca, çocuğun iadesi için başvuru yapıldıktan sonra verilen bir velâyet kararı, tek başına iade talebinin reddedilmesine gerekçe oluşturmaz. Uluslararası çocuk kaçırma sisteminin amacı, çocuğu başka ülkeye götüren veya orada alıkoyan tarafın sonradan aldığı bir velâyet kararıyla kaçırmanın doğurduğu fiilî durumu kalıcılaştırmasını önlemektir. Mahkeme iade talebini 1980 Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesindeki şartlara göre inceler; sonraki velâyet kararının varlığı ancak dosyanın ilgili hukuki unsurları bakımından değerlendirilir.

İade başvurusundan sonra alınan velayet kararının etkisi 5717 madde 13
Photo by Kelli McClintock on Unsplash

5717 m.13 neden gerekli?

Çocuk başka ülkeye götürüldükten sonra götüren ebeveyn yeni ülkede velâyet davası açıp hızlı bir karar alabilse ve bu karar iade talebini kendiliğinden engellese, 1980 Lahey Sözleşmesinin sistemi kolayca etkisiz hâle gelirdi. Kaçırma veya haksız alıkoyma yoluyla yargı yeri değiştirilmiş olurdu. 5717 m.13 bu sonucu önler.

Kanun bu nedenle iade başvurusundan sonra verilen velâyet kararına “otomatik üstünlük” tanımaz. İade mahkemesi önce çocuğun mutat meskenini, velâyet hakkının ihlal edilip edilmediğini, hakkın fiilen kullanılıp kullanılmadığını, başvurunun zamanını ve Sözleşmedeki ret nedenlerini inceler.

Velâyet kararı tamamen önemsiz mi?

Hayır. Sonraki velâyet kararı tek başına iade talebini reddettirmez; fakat kararın içeriğindeki bazı maddi tespitler dosyanın ilgili unsurları bakımından değerlendirilebilir. Örneğin karar çocuğa yönelik şiddet, koruma tedbiri veya tarafların daha önceki rızası hakkında doğrulanabilir tespit içeriyorsa, bu olgular Lahey Sözleşmesindeki belirli bir istisna bakımından ayrıca incelenebilir.

Önemli ayrım şudur: mahkeme “velâyet kararı var, o hâlde iade yok” diyemez. Buna karşılık “kararda yer alan ve bağımsız delillerle desteklenen şu olgu, Lahey m.13’teki ağır risk veya rıza değerlendirmesi bakımından önemlidir” diyebilir.

İade başvurusu hangi tarihte yapılmış sayılır?

5717 ve Lahey Sözleşmesi bakımından başvurunun zamanlaması kritik olabilir. Özellikle Sözleşme m.12’deki bir yıllık sürenin hesabında, iade sürecinin yetkili yargısal veya idarî makam önünde ne zaman başlatıldığı önem taşır. Başvurunun merkezî makam üzerinden ilerlediği dosyalarda dosyanın hangi tarihte hangi makama ulaştığı belgelenmelidir.

Sonraki velâyet kararının m.13 kapsamındaki niteliğini belirlemek için de karar tarihi ile iade başvurusunun tarihi açıkça karşılaştırılır.

Önce velâyet kararı, sonra iade başvurusu varsa ne olur?

5717 m.13’ün özel cümlesi iade başvurusundan sonra verilen velâyet kararını hedefler. İade başvurusundan önce verilmiş karar ise dosyada hakkın kaynağı, fiilî kullanım ve yabancı kararın hukuki etkisi bakımından incelenir. Ancak önceki kararın varlığı dahi iade testinin bütün diğer unsurlarını gereksiz hâle getirmez.

Velâyet kararı hangi ülkede verilmiş olursa olsun, kararın tarihi, kesinleşme durumu, çocuğun o tarihteki mutat meskeni ve kararın Türkiye’deki hukuki etkisi ayrı ayrı belirlenmelidir.

Türkiye’de sonradan velâyet kararı alınmışsa

Çocuk Türkiye’ye getirildikten sonra yanında bulunduran ebeveyn Türk aile mahkemesinden velâyet kararı almış olabilir. İade başvurusu bu karardan önce yapılmışsa 5717 m.13 doğrudan önem kazanır. Sonraki Türk velâyet kararı iade mahkemesini “çocuk artık Türkiye’de velâyet sahibinde” gerekçesiyle bağlamaz.

Üstelik 5717 m.14, iade başvurusu sırasında velâyet davasının bekletilmesini düzenler; m.15 ise birleştirilmiş davaların ayrılması ve iade davasının önce görülmesi kuralını getirir. Bu hükümler birlikte, sonradan yaratılan velâyet statüsünün iade sürecini gölgelemesini engeller.

Yabancı ülkede sonradan velâyet kararı alınmışsa

Başvuru sahibi ebeveyn de mutat mesken ülkesinde iade başvurusundan sonra yeni velâyet kararı alabilir. Bu karar da tek başına Türk iade mahkemesinin “iade şartları oluştu” sonucuna varmasını sağlamaz. İade davasının kendi testleri yine uygulanır.

Karar, başvuru sahibinin velâyet hakkının kaynağını veya yabancı hukuktaki durumu açıklayabilir; fakat haksız götürme, fiilî kullanım, süre ve istisnalar yine ayrıca incelenir.

Lahey Sözleşmesi m.17 ile bağlantı

1980 Lahey Sözleşmesi m.17 de benzer ilkeden hareket eder: talep edilen devlette velâyet hakkında verilmiş bir kararın bulunması, iadenin reddi için tek başına gerekçe değildir. Bununla birlikte mahkeme kararın altında yatan nedenleri Sözleşmenin uygulanmasında dikkate alabilir. 5717 m.13, bu yaklaşımı Türk uygulamasında açıklaştırır.

Neden “velâyet kararını tanıma” ile “çocuk iadesi” karıştırılmamalı?

Yabancı velâyet kararının Türkiye’de tanınması veya uygulanması, uluslararası çocuk iadesinden farklı bir hukuki mekanizmadır. Tanıma sürecinde yabancı kararın Türkiye’de hukuki etki doğurması incelenirken, Lahey iade sürecinde haksız yer değiştirme veya alıkoyma sonrası çocuğun mutat mesken ülkesine dönmesi değerlendirilir.

Bu nedenle yabancı kararın apostilli olması, tercümesinin bulunması veya tanıma şartlarını taşıması iade şartlarının tamamının oluştuğu anlamına gelmez. Tersine iade kararı verilmesi de yabancı velâyet kararının Türkiye’de bütün sonuçlarıyla tanındığı anlamına gelmez.

Apostil neyi çözer, neyi çözmez?

Apostil, 1961 Lahey Apostil Sözleşmesine taraf ülkeler arasında resmî belgenin imza ve makam doğrulamasını kolaylaştırır. Apostil, kararın içeriğini doğru veya bağlayıcı hâle getiren bir “üst karar” değildir. Dolayısıyla sonradan alınan velâyet kararının apostilli olması 5717 m.13 kuralını ortadan kaldırmaz.

Mutat mesken neden belirleyici?

Lahey sisteminin temel yaklaşımı, velâyetin esası hakkındaki uyuşmazlığın kaçırma yoluyla başka ülkeye taşınmamasıdır. Çocuğun haksız yer değiştirmeden hemen önceki mutat meskeni bu nedenle merkezî kavramdır. Sonradan yeni ülkede elde edilen kararın otomatik üstünlüğünün reddedilmesi bu mantığın doğal sonucudur.

Mutat mesken belirlenirken yalnız nüfus kaydı veya vatandaşlık değil, çocuğun fiilî yaşam merkezi, okul, aile ve sosyal düzeni gibi olgular değerlendirilir.

Sonraki karar “geçici velâyet” ise

Kararın geçici tedbir niteliğinde olması da temel kuralı değiştirmez. İade başvurusundan sonra verilen geçici velâyet veya tedbir kararı tek başına iade talebinin reddi nedeni değildir. Ancak çocuğun güvenliğini koruyan tedbir hükümleri, iade süresince uygulanması gereken koruma önlemleri bakımından önem taşıyabilir.

Sonraki karar kesinleşmişse

Kararın kesinleşmiş olması, 5717 m.13’teki koruyucu ilkeyi ortadan kaldırmaz. Hükmün amacı zaten sonradan alınan velâyet kararının iade sürecine otomatik üstünlük sağlamasını engellemektir. Kesinleşme, kararın kendi hukuk düzenindeki statüsünü gösterir; Lahey iade testinin yerine geçmez.

Şiddet bulgusu içeren sonraki karar nasıl değerlendirilir?

Sonraki velâyet kararında çocuğa veya diğer ebeveyne yönelik şiddet hakkında somut, doğrulanabilir bulgular varsa bunlar Lahey m.13/1-b ağır risk incelemesinde değerlendirilebilir. Ancak mahkeme yalnız “velâyet şu ebeveyne verildi” sonucuna değil, risk tespitinin dayandığı delillere bakmalıdır.

Bu ayrım savunma hakkı bakımından da önemlidir. Karşı taraf, yabancı veya yerli karardaki risk bulgularına karşı kendi delillerini sunabilmelidir.

Rıza tespiti içeren karar

Sonraki velâyet kararında diğer ebeveynin yer değiştirmeye önceden rıza verdiği veya sonradan açıkça kabul ettiği yönünde tespit varsa, bu olgu Lahey m.13/1-a bakımından tartışılabilir. Yine sonuç kararın “velâyet hükmü” olmasından değil, rıza olgusunun kanıt değerinden kaynaklanır.

İade başvurusu sırasında Türkiye’de yeni velâyet davası açılırsa

5717 m.14 gereği, iade başvurusu sırasında velâyete ilişkin davanın görülmesi iade süreci sonuçlanıncaya kadar bekletilir. Böylece iki mahkemenin aynı anda çelişkili yönlere gitmesi önlenir. Velayet ve iade talepleri bir dosyada birleştirilmişse m.15 uyarınca ayrılır ve iade davası öncelikle görülür.

Bu konuya ilişkin ayrı rehberler, uluslararası aile dosyalarında usul hatasını azaltmak bakımından önemlidir.

İade talebi kabul edilirse sonradan alınan velâyet kararına ne olur?

İade kararı çocuğun mutat mesken ülkesine dönmesini sağlar; sonraki velâyet kararının hukuki statüsü kendi usul ve hukuk düzeni içinde ayrıca ele alınır. İade mahkemesi m.12/1 gereği aynı hükümde velâyetin esasını belirlemez. İade sonrası yetkili makam, velâyet uyuşmazlığını güncel koşullara göre çözebilir.

İade reddedilirse sonraki karar önem kazanır mı?

İade talebi Lahey Sözleşmesine uygun bir nedenle reddedilirse 5717 m.12/2 uyarınca velâyet hakkında karar verilebilmesi mümkündür. Bu aşamada mevcut yerli ve yabancı velâyet kararları, milletlerarası yetki ve tanıma rejimi bakımından ayrıca incelenir. Sonraki karar artık velâyet uyuşmazlığının delillerinden biri olabilir; fakat ret kararının gerekçesi ve çocuğun güncel üstün yararı da belirleyicidir.

Bu ayrıntı için iade reddi sonrası velâyet rehberimize bakılabilir.

İade kabulünde velâyet hakkında hüküm kurulabilir mi?

Hayır. 5717 m.12/1 rehberimizde açıkladığımız üzere, iade kararı verilen hükümde velâyetin esasına ilişkin karar kurulamaz. M.13 de bu ayrımı koruyan tamamlayıcı hükümdür.

Dosyada hangi tarihleri tablo hâlinde çıkarmak gerekir?

  • Çocuğun haksız götürüldüğü veya alıkonulmaya başlandığı tarih,
  • merkezî makama veya mahkemeye iade başvuru tarihi,
  • velâyet davasının açıldığı tarih,
  • geçici velâyet kararının tarihi,
  • nihai velâyet kararının tarihi,
  • kararın kesinleşme tarihi,
  • tebligat tarihleri,
  • çocuğun ülke değişikliklerinin tarihleri.

Bu kronoloji m.13’ün uygulanıp uygulanmadığını ve m.12’deki süre hesabını doğrudan etkiler.

Yabancı karar nasıl sunulmalı?

Kararın tam ve okunaklı örneği, kesinleşme veya yürürlük bilgisi, gerektiğinde apostil/tasdik ve Türkçe tercüme hazırlanmalıdır. Yalnız ekran görüntüsü veya kararın birkaç sayfası yerine, gerekçeyi de içeren bütün belge sunulması hukuki tespitlerin doğru anlaşılması bakımından önemlidir.

İçeriği çelişkili iki velâyet kararı varsa

Farklı ülkelerde birbirine aykırı velâyet kararları bulunması, iade dosyasının temel testlerini ortadan kaldırmaz. Hangi kararın ne zaman ve hangi yetki temelinde verildiği, uygulanabilir uluslararası sözleşmeler ve çocuğun mutat meskeni belirlenir. Çelişkinin çözümü iade talebini basitçe “son tarihli karar kazandı” mantığıyla sonuçlandırmaz.

Başvuru sahibinin yapması gerekenler

  1. İade başvuru tarihini resmi belgeyle sabitleyin.
  2. Sonraki velâyet kararının tam örneğini temin edin.
  3. Kararın hangi delil ve olgulara dayandığını ayırın.
  4. Velâyet hükmünün kendisi ile Lahey istisnasına ilişkin maddi olguları birbirinden ayırın.
  5. Mutat mesken ve fiilî velâyet kullanımına ilişkin kayıtları tamamlayın.
  6. Sonraki kararın tanınması/etkisi gerekiyorsa bunu iade talebinden ayrı hukuki başlıkta değerlendirin.

Karşı tarafın yapması gerekenler

Sonradan alınan velâyet kararına dayanılacaksa yalnız karar sonucunu sunmak yeterli değildir. Karardaki hangi olgunun Lahey Sözleşmesinin hangi ret şartını desteklediği açıkça gösterilmelidir. Örneğin ağır risk iddiası varsa somut risk delilleri, rıza iddiası varsa rıza beyanı veya davranışları, fiilî kullanım tartışılıyorsa bakım ve gözetim kayıtları ayrı sunulmalıdır.

Resmî kaynaklar

Uluslararası metin için HCCH 1980 Çocuk Kaçırma Sözleşmesi; Türkiye uygulaması için Adalet Bakanlığı Lahey Sözleşmeleri sayfası ve Adalet Bakanlığı uygulama rehberi temel kaynaklardır.

Sık sorulan sorular

İade başvurusundan sonra velâyeti aldıysam çocuk Türkiye’de kalır mı?

Karar tek başına iade talebini engellemez. Lahey şartları ayrıca incelenir.

Sonraki velâyet kararı hiç dikkate alınmaz mı?

Kararın kendisi otomatik ret nedeni değildir; altında yatan ilgili olgular Sözleşme testleri bakımından değerlendirilebilir.

Karar kesinleşmişse sonuç değişir mi?

Kesinleşme m.13 kuralını ortadan kaldırmaz.

Apostilli karar iadeyi durdurur mu?

Hayır. Apostil belgenin şekli doğrulamasına ilişkindir; iade testinin yerine geçmez.

Türkiye’de açılan velâyet davası iade davasından önce sonuçlanabilir mi?

5717 m.14 ve 15, iade sürecinin önceliğini koruyan özel kurallar getirir.

İade reddedilirse velâyet kararı verilebilir mi?

5717 m.12/2 uyarınca mümkün olabilir; yetki ve diğer şartlar ayrıca incelenir.

İade kabul edilirse velâyet aynı hükümde verilebilir mi?

Hayır. 5717 m.12/1 bunu engeller.

Yabancı kararı Türkçeye çevirmek gerekir mi?

Türk mahkemesine sunulan yabancı dilde kararın usulüne uygun Türkçe tercümesi gerekir; belge niteliğine göre apostil veya tasdik de aranabilir.

Sonuç

5717 m.13’ün kuralı nettir: iade başvurusundan sonra alınan velâyet kararı, tek başına çocuğun iadesinin reddedilmesi sebebi değildir. İade mahkemesi velâyet kararının sonucunu değil, Lahey Sözleşmesinin kendi koşullarını uygular. Sonraki kararın altındaki olgular ilgili bir istisnayı destekliyorsa bunlar ayrıca değerlendirilebilir. Böylece kaçırma veya haksız alıkoyma sonrasında yeni ülkede karar alınarak Lahey sisteminin etkisizleştirilmesi önlenir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp