B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

Çocuğun İadesi Kararında Velayet Hakkında Karar Verilebilir mi? 5717 m.12/1 | 2026

Kısa ve net cevap

Hayır. 5717 sayılı Kanun m.12/1 uyarınca, çocuğun iadesine karar verilen hükümde velâyet hakkının esasına ilişkin karar verilemez. Uluslararası çocuk kaçırma yargılamasının görevi, hangi ebeveynin daha iyi anne veya baba olduğuna karar vermek değildir. Mahkeme öncelikle çocuğun 1980 Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi kapsamında haksız biçimde başka ülkeye götürülüp götürülmediğini veya alıkonulup alıkonulmadığını ve iade şartlarının oluşup oluşmadığını inceler. Velayetin uzun vadede kimde kalacağı, yetkili makam önünde ayrı hukuki incelemeye tabidir.

Çocuk iadesi kararında velayet kararı verilemez 5717 madde 12/1
Photo by Kelli McClintock on Unsplash

5717 m.12/1’in temel kuralı nedir?

5717 sayılı Kanun’un “İade davasında velâyet” başlıklı 12. maddesi, iade yargılaması ile velâyetin esasına ilişkin yargılamayı bilinçli biçimde ayırır. Birinci fıkra, iade kararı veren mahkemenin aynı kararda velâyet konusunda hüküm kurmasını engeller. Böylece iade prosedürü, kapsamı geniş bir velâyet davasına dönüştürülmez.

Bu ayrım 1980 Lahey Sözleşmesinin yapısına da uygundur. Sözleşmenin amacı, haksız yer değiştirme veya alıkoyma nedeniyle oluşan fiilî durumu kalıcı hale getirmemek ve çocuğu kural olarak mutat meskeninin bulunduğu ülkeye geri döndürmektir. Velayetin esasının hangi mahkemece ve hangi hukuka göre çözüleceği ise ayrı bir konudur.

İade davası neden velâyet davası değildir?

Velâyet davasında mahkeme çocuğun bakım, eğitim, sağlık, yaşam düzeni, ebeveynlerin kişisel koşulları, sosyal inceleme ve çocuğun üstün yararı çerçevesinde uzun vadeli ebeveynlik düzenini inceler. İade davasında ise sorular daha farklıdır: Çocuğun mutat meskeni hangi taraf devlettedir? Yer değişikliği veya alıkoyma velâyet hakkını ihlal etmiş midir? Bu hak fiilen kullanılmakta mıdır? İade talebi süresinde midir? Lahey Sözleşmesindeki sınırlı ret nedenlerinden biri kanıtlanmış mıdır?

Bu soruların cevaplanması için ebeveynlerin tüm yaşamının “kim daha uygun ebeveyn” karşılaştırmasına dönüştürülmesi gerekmez. 5717 m.12/1 bu sınırı korur.

Çocuk Türkiye’ye getirildiyse Türk mahkemesi neyi inceler?

Çocuk mutat mesken ülkesinden Türkiye’ye getirildiğinde ve 1980 Lahey Sözleşmesi kapsamında iade başvurusu yapıldığında, Türk aile mahkemesi iade koşullarını inceler. Başvuru 5717 sayılı Kanunun özel usulü üzerinden yürütülür. Mahkeme çocuğun Türkiye’de kalmasının velâyet bakımından “daha iyi” olup olmadığını genel bir menfaat karşılaştırmasıyla karara bağlamaz.

İade kararı verilirse hükmün sonucu çocuğun mutat mesken ülkesine geri dönmesidir. Bu sonuç, velâyetin otomatik olarak başvuru sahibine verildiği anlamına gelmez. Çocuk döndüğünde velâyetin esası yetkili makam önünde ayrıca tartışılabilir.

İade edilince çocuk mutlaka diğer ebeveyne mi teslim edilir?

Hayır. 1980 Lahey Sözleşmesi çocuğun iadesini, “velâyetin diğer ebeveyne verilmesi” ile aynı kavram olarak kurmaz. İadenin hedefi, çocuğun mutat mesken devletine dönmesidir. Çocuğun orada kimin yanında kalacağı mevcut velâyet kararları, geçici tedbirler ve yetkili makamların kararlarına göre belirlenir.

Bu ayrım özellikle yanlış anlaşılır. Başvuru sahibi baba Almanya’da ise ve Türk mahkemesi iade kararı vermişse bu, Türk mahkemesinin “velâyet babaya verildi” dediği anlamına gelmez. Mahkeme yalnız iade koşullarını kabul etmiş olur.

Velâyet kararı başka ülkede zaten varsa ne olur?

Yabancı ülkedeki mevcut velâyet kararı, iade dosyasında hakkın kaynağını ve fiilî kullanımını göstermek bakımından önemli olabilir. Fakat kararın varlığı iade mahkemesinin görevini değiştirmez. 5717 m.13 ayrıca, iade başvurusundan sonra verilmiş bir velâyet kararının tek başına iade talebinin reddi sebebi olmayacağını düzenler.

Yabancı velâyet kararının Türkiye’de bağımsız hukuki sonuç doğurması için uygulanabilir uluslararası sözleşmeler, tanıma rejimi ve kararın niteliği incelenir. Konuya ilişkin yabancı velâyet kararlarının Türkiye’de tanınması rehberimizden yararlanılabilir.

İade davasında ebeveynlerin bakım koşulları hiç mi incelenmez?

İncelenir, ancak velâyetin esası için değil; Sözleşmedeki iade şartları ve ret sebepleri bakımından gerektiği ölçüde incelenir. Örneğin Lahey Sözleşmesi m.13/1-b uyarınca iadenin çocuğu fiziksel veya psikolojik ağır tehlikeye maruz bırakacağı veya tahammül edilemez bir duruma sokacağı iddia ediliyorsa, mahkeme bu riskin gerçekten kanıtlanıp kanıtlanmadığını değerlendirmek zorundadır.

Bu inceleme “anne mi daha iyi, baba mı daha iyi?” şeklinde tam velâyet değerlendirmesi değildir. Amaç ağır risk istisnasının şartlarını denetlemektir.

“Çocuk Türkiye’de daha mutlu” savunması yeterli mi?

Tek başına yeterli değildir. Çocuğun Türkiye’de okulunun iyi olması, akraba çevresinin bulunması veya götüren ebeveynle iyi ilişki kurması, Lahey iade davasını genel velâyet davasına dönüştürmez. Sözleşme m.12’deki bir yıllık süre ve yeni çevreye yerleşme istisnasının şartları ayrıca mevcutsa bu farklıdır; ancak genel “burada daha iyi yaşar” iddiası m.12/1’deki ayrımı aşamaz.

Mutat mesken neden merkezî kavramdır?

Uluslararası çocuk kaçırma rejimi, velâyetin esasının kural olarak çocuğun kaçırılmadan önceki yaşam merkezinde ele alınmasını korumayı amaçlar. Bu nedenle “mutat mesken”, iade dosyasının temel kavramıdır. Vatandaşlık, nüfus kaydı veya pasaport tek başına mutat meskeni belirlemez; çocuğun fiilî yaşamının yerleşik merkezi değerlendirilir.

İade kararının velâyet kararı olmamasının mantığı da buradadır: kaçıran tarafın çocuğu başka ülkeye götürerek velâyet uyuşmazlığının yargı yerini fiilen değiştirmesi engellenir.

Türkiye’de ayrıca velâyet davası açılmışsa ne olur?

5717 m.14, iade başvurusu sırasında görülmekte olan velâyet davasının bekletici mesele yapılmasını düzenler. İade başvurusu ile velâyet davası aynı zamanda ilerleyerek çelişkili sonuçlar üretmemelidir. 5717 m.15 ise davalar birleştirilmişse ayrılmasını ve iade davasının öncelikle sonuçlandırılmasını sağlar.

Bu iki hüküm, m.12/1’deki “iade ile velâyeti ayırma” ilkesini usul yönünden tamamlar.

İade kararı velâyet davasında delil olur mu?

İade kararının içindeki maddi tespitler ilerideki velâyet uyuşmazlığında dosyanın niteliğine göre dikkate alınabilir; ancak iade kararı velâyeti kesin hükümle belirlemez. İade mahkemesinin görev alanı farklı olduğu için, “iade kararı çıktı, velâyet de otomatik olarak başvurana geçti” sonucu çıkarılamaz.

Velâyet mahkemesi, kendi görev alanındaki güncel koşulları ve çocuğun üstün yararını ayrıca inceler.

İade reddedilirse velâyet kararı verilebilir mi?

5717 m.12/2 bu konuda farklı bir düzenleme içerir. İade talebi reddedilirse mahkeme velâyet hakkına ilişkin bir karar verebilir. Bu, m.12/1’deki yasağın yalnız iade kararı verilen durum için öngörüldüğünü gösterir. Ancak m.12/2’nin uygulanması, yetki ve somut dosyanın diğer şartlarından bağımsız düşünülmemelidir.

İade reddi sonrası velâyet konusunu ayrı bir içerikte ayrıntılı olarak ele alıyoruz; iki fıkranın hukuki mantığı birbirine karıştırılmamalıdır.

İade hükmünde hangi konular yer alabilir?

Mahkeme iadenin kabul veya reddine, uygulanacak koruma tedbirlerine, gerekli görülen kişisel ilişki düzenine ve usule ilişkin hususlara karar verebilir. İade kararı verilmişse çocuğun fiilen teslimine ilişkin süreç 5717 m.18 ve 5395 sayılı Kanunun Dördüncü Kısmı uyarınca yürütülür. Buna karşılık kalıcı velâyetin anneye veya babaya verilmesi aynı hükümde karara bağlanamaz.

Geçici tedbir ile velâyet kararı arasındaki fark

Çocuğun korunması için dava süresince geçici tedbir alınması, velâyetin esasına ilişkin kalıcı karar verilmesi değildir. 5717 m.10 ve m.24, çocuğun yerinin değiştirilmesini engellemek amacıyla çeşitli geçici tedbirlere izin verir. Bu tedbirler çocuğun yurt dışına çıkışının durdurulması, pasaport işlemlerinin durdurulması veya çocuğun yerinin takibi gibi araçlardır.

Geçici tedbirler hakkında 5717 m.10 ve 24 rehberimiz ayrıntılı bilgi verir.

Şahsî ilişki kararı verilebilir mi?

Evet. İade davası sürerken 5717 m.11/2 uyarınca geçici şahsî ilişki kurulabilir. Bu da velâyetin esasını belirleyen bir karar değildir. Çocuğun yargılama boyunca diğer ebeveynle bağını korumaya yönelik geçici düzenlemedir.

Bu konuda çocuk iadesi davasında geçici görüşme kararı yazımıza bakılabilir.

İade kararından sonra icra nasıl yürür?

5717 m.18’in 2021’de değişen güncel halinde, iade ve kişisel ilişki kararları 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun Dördüncü Kısmı çerçevesinde yerine getirilir. Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü, uzman personel ve gerektiğinde kolluk desteğiyle işlemi yürütür.

Bu sistemin amacı çocuğun klasik cebrî icra ortamından çıkarılması ve teslim işleminin çocuğun üstün yararına uygun uzman desteğiyle yapılmasıdır.

İade kararına karşı kanun yolu var mı?

5717 m.17, iade ve şahsî ilişki kurulmasına dair kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirileceğini ve kanun yoluna kimlerin başvurabileceğini düzenler. Merkezî makam, başvuru sahibi ve davalı kanun yolu mekanizmasını kullanabilir. Bu nedenle iade hükmünün verilmesi ile fiilî teslimin aynı gün yapılacağı varsayılmamalıdır.

Yurt dışındaki ebeveyn Türkiye’de velâyet talep edebilir mi?

Yurt dışındaki ebeveynin Türkiye’de hangi davayı açabileceği, çocuğun mutat meskeni, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, uygulanabilir uluslararası sözleşmeler ve mevcut yabancı kararlar dikkate alınarak belirlenir. İade davasına “velâyeti de bana verin” talebi eklemek, m.12/1 nedeniyle iade kararı verilen senaryoda doğru yöntem değildir.

Velâyet talebi ayrı ve yetkili yargı merciinde kurulmalıdır.

Yabancı velâyet kararının apostilli olması yeterli mi?

Apostil, belgenin imza ve makam doğrulamasını kolaylaştırır; kararın Türkiye’de velâyet hükmü olarak doğrudan uygulanabilirliğini tek başına belirlemez. Kararın verildiği ülke, uygulanabilir sözleşme, tanıma veya tenfiz ihtiyacı ve kararın kesinliği ayrıca incelenir.

İade davasında hangi belgeler temel önemdedir?

Çocuğun doğum belgesi, mutat meskenini gösteren okul ve sağlık kayıtları, mevcut velâyet ve kişisel ilişki kararları, yer değiştirme tarihini gösteren seyahat kayıtları, diğer ebeveynin rıza verip vermediğine ilişkin belgeler, başvurunun zamanını gösteren evrak ve varsa ağır risk savunmasına ilişkin somut deliller temel dosya materyalidir.

Yabancı belgelerin Türkçe tercümesi ve gerektiğinde apostil/tasdik işlemleri tamamlanmalıdır. Belge sunumu HMK m.223-224 bakımından da düzenli kurulmalıdır.

Uygulamada yapılan temel hata: velâyet savunmasını iade savunmasına dönüştürmek

İade dosyalarında en sık görülen stratejik hata, tarafların uzun boşanma ve velâyet geçmişini iade hukukunun sınırlı sorularının önüne geçirmesidir. “Ben daha iyi bakarım”, “diğer ebeveyn çok çalışıyor”, “çocuk burada daha iyi okulda” gibi iddialar ancak Sözleşmedeki belirli bir şart veya istisnayla bağlantı kuruyorsa hukuki değer kazanır.

Dosyanın omurgası Lahey Sözleşmesinin m.3, 12, 13 ve ilgili hükümlerindeki testler olmalıdır.

Uygulama örneği 1

Çocuk Almanya’da doğmuş, yıllardır orada yaşamış ve anne tarafından Türkiye’ye getirildikten sonra geri götürülmemiştir. Baba süresinde iade başvurusu yapmıştır. Türk mahkemesi iade şartlarının oluştuğuna karar verirse çocuğun Almanya’ya iadesine hükmedebilir; aynı hükümde “velâyet babaya verildi” kararı kuramaz. Velayet konusu Almanya’daki yetkili makam önünde ayrıca ele alınır.

Uygulama örneği 2

Çocuğun mevcut yabancı mahkeme kararına göre velâyeti annededir; baba çocuğu Türkiye’ye getirip alıkoymuştur. İade davasında yabancı velâyet kararı hakkın kaynağını gösterebilir. Yine de Türk iade mahkemesinin hükmü “velâyet anneye verildi” şeklinde değil, şartları varsa “çocuğun iadesine” ilişkin olur.

Uygulama örneği 3

İade davası sürerken Türkiye’de ayrıca velâyet davası açılmıştır. 5717 m.14 gereği velâyet davası iade davası bakımından bekletilir; birleştirme yapılmışsa m.15 gereği ayrılır ve iade işi öncelikle görülür. Böylece kaçırma sonrası oluşan yeni fiilî durum velâyet yargılamasının merkezini değiştirmek için kullanılmaz.

Adım adım doğru hukuki çerçeve

  1. Çocuğun kaçırılmadan önceki mutat meskeni belirlenir.
  2. Velâyet veya kişisel ilişki hakkının kaynağı tespit edilir.
  3. Hakkın yer değiştirme anında fiilen kullanılıp kullanılmadığı belirlenir.
  4. Yer değiştirme veya alıkoymanın haksız olup olmadığı değerlendirilir.
  5. Lahey m.12 süre kuralı ve m.13-m.20 istisnaları incelenir.
  6. İade kararı verilirse velâyetin esasına ilişkin hüküm kurulmaz.
  7. Velâyet uyuşmazlığı yetkili makam önünde ayrı yürütülür.

Resmî kaynaklar

Temel uluslararası metin HCCH 1980 Çocuk Kaçırma Sözleşmesidir. Türkiye uygulaması için Adalet Bakanlığı Lahey Sözleşmeleri sayfası ve Adalet Bakanlığı uygulama rehberi incelenebilir.

Sık sorulan sorular

İade kararı verilince velâyet otomatik olarak diğer ebeveyne geçer mi?

Hayır. 5717 m.12/1 iade kararı ile velâyet kararını açıkça ayırır.

İade mahkemesi “anne daha iyi bakıyor” diye iade talebini reddedebilir mi?

Genel ebeveynlik karşılaştırması iade testinin yerine geçmez; ret ancak Sözleşmedeki şartlara dayanmalıdır.

Çocuk iade edilince kimin yanında kalır?

Bu konu mevcut velâyet düzeni ve mutat mesken ülkesindeki yetkili makamların kararlarına göre belirlenir.

Türkiye’de velâyet davası açılmışsa iade davası durur mu?

Hayır. 5717 m.14 velâyet davasının iade süreci karşısında bekletilmesini öngörür.

İade davasında geçici görüşme kararı verilebilir mi?

Evet. 5717 m.11/2 buna izin verir.

Yabancı velâyet kararı iade davasında kullanılabilir mi?

Evet, hakkın kaynağı ve dosyanın diğer unsurları bakımından delil niteliğinde kullanılabilir.

İade kararı kesinleşmeden çocuk teslim edilir mi?

5717 m.17 kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirilmesini düzenler.

İade reddedilirse velâyet kararı verilebilir mi?

5717 m.12/2 belirli çerçevede bu ihtimali ayrıca düzenler.

Sonuç

5717 m.12/1’in çizdiği sınır nettir: çocuğun iadesine karar veren mahkeme, aynı hükümde velâyetin esasını karara bağlayamaz. İade yargılaması kaçırma veya haksız alıkoyma sonucunda oluşan sınır aşan fiilî durumun düzeltilmesine yöneliktir; velâyetin uzun vadeli düzeni yetkili makam önünde ayrı incelenir. Bu ayrımı korumak, hem Lahey Sözleşmesinin amacına hem de çocuğun uyuşmazlıklar arasında araç haline gelmemesi ilkesine uygundur.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp