İngiltere Trustee Act Section 27 Türkiye’de Miras Borcunu Siler mi?
Kısa ve net cevap
Hayır. İngiltere ve Galler’de Trustee Act 1925 section 27 kapsamında yayımlanan ilan Türkiye’deki miras borçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kanun, süresinde haberdar olunmayan taleplere karşı belirli tereke temsilcilerinin dağıtım sonrası sorumluluğunu sınırlandırır; hak sahibinin malı izleme hakkını da bazı koşullarda saklı tutar. Türk hukukunda MÖHUK m.20–21, TMK m.599, 605–610, 641 ve 681 ayrı değerlendirilir.
Bu inceleme yalnız İngiltere ve Galler’deki section 27 uygulamasına ilişkindir. İskoçya ve Kuzey İrlanda’nın tereke kuralları aynı düzenlemeymiş gibi ele alınmaz.
| Konu | Hukukî sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Section 27 ilanı | Bilinmeyen talep ve dağıtım öncesi duyuru | Trustee Act 1925 s.27(1)–(2) |
| Asgari İngiliz bildirim süresi | En az iki ay; Türk hak düşürücü süresi değildir | s.27(1) |
| Türkiye’de taşınmaz mirası | Türk hukuku uygulanır | MÖHUK 20–21 |
| Mirasçının kişisel borç sorumluluğu | Mirasın kazanılması, ret ve teselsül ayrı incelenir | TMK 599, 605–610, 641 |
| Paylaşma sonrası borç | Alacaklıya karşı devam eden sorumluluk ve beş yıl kuralı | TMK 681 |
Trustee Act 1925 Section 27 ilanının hukuki amacı
İngiltere ve Galler hukukunda Trustee Act 1925 section 27, ölen kişinin malvarlığını tasfiye eden personal representative veya ilgili trustee bakımından, dağıtım öncesi bilinmeyen taleplerin öğrenilmesini sağlayan özel bir ilan mekanizmasıdır. Düzenleme, terekeye karşı bir borç veya hak iddia eden kişilerin belirlenen süre içinde talep ayrıntılarını bildirmesini hedefler. Bu mekanizma, bütün miras borçlarının kamu ilanıyla ortadan kaldırıldığı bir genel af değildir. Kanunun lafzı, ilgilinin dağıtılan mal bakımından kendisine daha önce bildirilmeyen talepler nedeniyle şahsi sorumluluğunun sınırlanmasına odaklanır. Dolayısıyla önce hangi malın dağıtıldığı, sonra hangi talebin ilan tarihinde bilindiği, nihayet dağıtımın ne zaman yapıldığı belirlenmelidir.
Türkiye bağlantısı bulunan dosyalarda ilan metni ve İngiltere vasiyet dosyası tek başına sonuç vermez. Borç ilişkisinin dayandığı sözleşme, alacaklının sıfatı, borçlunun ölüm tarihi, ülkemizdeki malın niteliği ve mirasçılık ilişkisi birbirinden ayrılır. Section 27, Türk icra dairesince düzenlenen ödeme emri, Türk mahkemesinin verdiği kesin hüküm yahut mirasın reddi kararı değildir.
Gazette ilanı, yerel gazete ve iki aylık bildirim süresi
Section 27(1), ilgili temsilcilerin Gazette’te ilan vermelerini; İngiltere ve Galler’de arazi bulunması hâlinde taşınmazın bulunduğu bölgede dolaşıma giren bir gazetede de duyuru yapılmasını düzenler. Somut olayın özelliğine göre başka ilanların gerekli olup olmadığı da kontrol edilir. İlan, hak sahibi kişilerin claim particulars olarak nitelendirilen talep bilgilerini belirlenen sürede iletmelerini istemelidir. Kanundaki süre, ilan veya birden fazla ilan varsa son ilan bakımından en az iki aydır. İki aylık süre her borcu sona erdiren Türk hukukuna ait bir hak düşürücü süre olarak yorumlanamaz.
Özellikle Türk alacaklı bakımından Gazette’te bir kayıt görmek, İngiltere’de tamamlanmış bir dağıtım yapıldığını da kanıtlamaz. İlanın yayımlandığı tarih, son ilan, muhatap adresi, bildirilen son gün ve tereke temsilcisinin bilgisi belgelenmelidir. İlan çıkmadan önce kişiye yazılı olarak bildirilen borç, sonradan bilinmeyen borç gibi gösterilemez. Türkçe tercüme, asıl İngilizce ilan ve mümkünse resmî ilan kaydı bir arada incelenmelidir.
Bilinmeyen alacak ile önceden öğrenilmiş alacak arasındaki fark
Section 27(2), sürenin geçmesinden sonra yapılan dağıtım bakımından, temsilcinin dağıtım anında haberdar olmadığı taleplere yönelik koruma öngörür. Buna karşılık temsilciye ulaşmış yazılı ihtar, muhasebe kaydı, dava evrakı, banka dekontu veya başka güvenilir bilgi, talebin gerçekten bilinip bilinmediği konusunda önem taşır. Kanun yalnız biçimsel dava dilekçelerine değil, temsilcinin haberdar olduğu taleplere de dikkat çeker. Bu sebeple bir alacaklı, İngiltere’de dava açmamış olsa bile bildirimini belgelendirmeyi önceliklendirmelidir.
Uygulamadaki kritik ayrım, alacağın varlığı ile alacağın temsilci tarafından bilinmesidir. Bir borcun mirasbırakanın defterinde yazılı olması, bildirim kayıtlarıyla birlikte değerlendirilecek olgudur; tek başına her zaman temsilcinin fiilen gördüğü anlamına gelmez. Öte yandan temsilcinin belli bir uyuşmazlığı bilmesine rağmen onu göz ardı etmesi hâlinde ilanın kendisine otomatik koruma sağladığı kabul edilemez. Teslim teyidi, e-posta başlıkları, posta takip raporu ve gönderilen eklerin dökümü bu nedenle önemlidir.
Section 27(2) kapsamındaki koruma alacak hakkını tamamen söndürür mü?
İngiliz kanununun koruduğu kişi ile alacağın kendisi aynı şey değildir. Section 27(2)(a), talep sahibinin malı veya onun yerine geçen değeri, alıcı sıfatını taşıyan purchaser dışındaki uygun kişilerin elinde takip edebilmesine ilişkin hakkını açıkça saklı tutar. Dolayısıyla usule uygun ilan sonrasında sorumluluğu tartışılan personal representative ile dağıtılmış malı elde etmiş beneficiary arasında hukukî sonuçlar farklılaşabilir. Bunun hangi mal, hangi hak ve hangi kişiye karşı ileri sürülebileceği İngiliz hukukunun ayrı değerlendirmesidir.
Kanunun section 27(2)(b) bendi, normalde yapılması gereken arama ve resmî araştırma işlemlerini de bütünüyle ortadan kaldırmaz. Bir vasiyet yöneticisi ilan verdiği için gerekli taşınmaz veya diğer kayıt kontrollerinden muaf olduğunu ileri süremez. İngiltere’deki koruma Türkiye’de bir alacağın kendiliğinden sona erdiğini göstermediği gibi, Türk hukukunda mahkeme hükmü veya zamanaşımı def’i yerine de geçmez. Türkiye’de takip veya dava söz konusu olduğunda taraf sıfatı, uygulanacak hukuk ve mevcut delil birlikte değerlendirilir.
Personal representative, executor ve administrator sıfatları neden önemli?
Vasiyetname üzerine görev yapan executor ile vasiyetname bulunmaması yahut diğer nedenlerle Letters of Administration kapsamında görevlendirilen administrator aynı soruları doğurmayabilir. Her iki durumda da ilgili kişinin somut yetki belgesi, hangi terekeyi yönetmeye yetkili olduğu ve dağıtım işlemini hangi sıfatla yaptığı kontrol edilmelidir. Section 27’de geçen personal representative kavramı, Türkiye’deki her mirasçının otomatik temsilcisi olmak anlamına gelmez. İngiltere’deki grant belgesiyle Türk tapu dairesinde işlem yapma yetkisi arasında doğrudan özdeşlik kurulamaz.
İngiltere’de verilen yetki belgesinin Türkiye’de hangi şekilde delil olarak kullanılabileceği, belgeyi veren makamın niteliği ve belgenin içeriğine göre incelenir. Belgenin apostil ve tercüme işlemleri, temsil yetkisinin kapsamı sorununu tek başına çözmez. Bu ayrımı ayrıntılı işleyen Letters of Administration ve Türk mirasçılık belgesi rehberi ile mirasçılık belgesinin Türk hukukundaki işlevini ayrı okumak gerekir. İlk iş, adı geçen kişinin hem İngiltere hem Türkiye bakımından hangi sıfatı taşıdığını belgelendirmektir.
Türkiye’deki alacağa hangi hukuk uygulanır? MÖHUK m.20, 21 ve 24 ayrımı
5718 sayılı MÖHUK m.20/1 mirası kural olarak ölenin millî hukukuna bağlar; Türkiye’de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukukunun uygulanacağını açıkça düzenler. Aynı maddenin ikinci fıkrasında mirasın açılması sebepleri, iktisabı ve taksimi bakımından terekenin bulunduğu ülke hukukuna özel bağlama kuralı vardır. MÖHUK m.21, taşınmazlar üzerindeki aynî haklarda malın bulunduğu ülke hukukunu esas alır. Bu hükümler birlikte okunmadan yalnız Londra’da yapılan bir ilanla Türkiye’deki taşınmazın veya borcun hukukî kaderi belirlenemez.
Ancak her tereke alacağı miras hukukuna özgü değildir. Örneğin mirasbırakanın ticari satış sözleşmesinden doğan borcuna uygulanacak hukuk, MÖHUK m.24 ve varsa ilgili özel bağlama kuralları çerçevesinde ayrıca belirlenebilir. İngiliz mahkeme kararı bulunması hâlinde tanıma-tenfiz ve yetki konuları da gündeme gelebilir. Bu nedenle ölümün gerçekleştiği ülke, pasaport, vatandaşlık ve tereke taşınmazının ülkesi tek veri altında birleştirilmez. Türk vatandaşının İngiltere’de ikamet etmesi, tek başına mirasın bütün unsurlarına İngiliz hukukunun uygulanmasını sağlamaz.
TMK m.599: Mirasın kendiliğinden kazanılması ve kişisel sorumluluk
Türk Medenî Kanunu m.599, mirasçıların mirasbırakanın ölümüyle mirası kanun gereği bir bütün olarak kazanmalarını düzenler. Kanundaki ayrık durumlar saklı olmak üzere mirasçılar aynî hakları, alacakları, diğer malvarlığı haklarını ve zilyetlikleri doğrudan kazanırken mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak da sorumlu olur. Böylece mirasçıya yalnızca banka hesabı ve taşınmaz değil, belirli koşullarda borç ilişkileri de geçebilir. Bu kural İngiliz ilanının tüm Türk tereke borçlarını otomatik silmediğini gösteren temel noktalardan biridir.
Yine de sırf bir kişinin ölüm belgesinde mirasçı olarak gözükmesi, her somut alacağın ispatlandığı anlamına gelmez. Alacağın doğumu, miktarı, ifa durumu, zamanaşımı, mirasın reddi, resmî tasfiye veya diğer sınırlamalar tek tek incelenir. Mahkeme, borcu kanıtlanmamış bir kişiyi yalnız mirasçı sıfatı nedeniyle kayıtsız şartsız sorumlu tutamaz. Bu yüzden mirasçı adına hareket eden kişi önce alacağın temel belgelerini ve miras hukuku yönünden yapılmış işlemleri bir araya getirmelidir.
TMK m.641: Tereke borçlarında müteselsil sorumluluk
TMK m.641’in ilk fıkrası, mirasçıların tereke borçlarından müteselsilen sorumlu olduklarını açıkça düzenler. Müteselsil sorumluluk, geçerli ve muaccel bir borç bakımından alacaklının kanunî koşullarda borcun tamamını sorumlu mirasçılardan talep edebilmesi anlamına gelir. Bu kurum, İngiltere’deki section 27 korumasından farklı bir hukukî mekanizmadır. Section 27 belirli bir İngiliz tereke yöneticisinin bilinmeyen taleplere karşı dağıtım sonrası korunmasını konu alırken TMK m.641 Türk tereke borçlarına karşı sorumluluğun dış ilişkisini ele alır.
Bu nedenle alacaklı, Türk hukukunun uygulanacağı bir borç bakımından sırf İngiltere’de Gazette ilanı yayımlandı diye alacağından vazgeçmiş sayılmaz. Buna karşılık alacaklının iddia ettiği alacak miktarı, tahsil edilmiş ödemeler ve borcun kaynağı dikkatle incelenmelidir. İlgili genel ilke için TMK 641 gereğince mirasçıların borç sorumluluğu hakkındaki mevcut rehber, İngiltere ilanından bağımsız Türk hukuku boyutunu açıklar. Alacaklı ile mirasçı arasındaki sözleşme ve kanunlar ihtilafı soruları bu genel kuralın somut dosyaya uygulanmasından önce çözülür.
TMK m.681: Paylaşım borçları bitirir mi ve beş yıl neyi ifade eder?
TMK m.681, paylaşma sırasında bölünmüş veya üstlenilmiş tereke borçlarından alacaklıya karşı devam eden müteselsil sorumluluğu düzenler. Alacaklı, borcun bölünmesine veya nakline açık ya da örtülü biçimde razı olmadıkça, mirasçıların kendi aralarında paylaşma yapması kendiliğinden alacaklıyı bağlamaz. Düzenleme, paylaşmanın gerçekleştiği tarihten veya daha sonra muaccel olacak borçlar bakımından muacceliyet tarihinden başlayan beş yıllık süreyi esas alır. Bu süre, bütün Türk alacaklarının beş yıl sonra zamanaşımına uğradığı anlamına gelmez; kanunda düzenlenen paylaşma sonrası müteselsil sorumluluğa ilişkindir.
İngiltere’de iki aylık Gazette süresi ile Türkiye’de TMK m.681 kapsamındaki beş yıllık sorumluluk birbirinin yerine geçmez. Birinin başlangıcı ilan ve dağıtım, diğerinin başlangıcı paylaşma veya belirli borcun muacceliyetidir. Somut olayda paylaşma belgesi, mirasçılara yapılan aktarımlar, borcun vadesi ve alacaklının rızası araştırılmalıdır. Türk hukukundaki paylaşma-sonrası ilişki için TMK 681 ve beş yıllık müteselsil sorumluluk rehberi incelenebilir; bu ayrı konuya sahip sayfanın arama niyeti Section 27 duyurusundan farklıdır.
TMK m.605–610 kapsamında mirasın reddi ile İngiliz ilanı karıştırılmamalı
Mirasın reddi, Türk Medenî Kanunu m.605 ve devamında ayrıca düzenlenen bir miras hukuku kurumudur. TMK m.606 uyarınca yasal mirasçılar yönünden kural olarak üç aylık ret süresi vardır; sürenin başlangıcı mirasçılığın ve ölümün öğrenilmesi gibi somut olgulara göre hesaplanır. Ret beyanının yapılacağı merci ve usul TMK m.609 çerçevesinde değerlendirilir. TMK m.610, belirli davranışların ret hakkının kaybedilmesine neden olabileceğini düzenlediğinden miras mallarıyla ilgili tasarrufların zamanlaması ayrıca önem taşır.
İngiltere’deki bir executor tarafından çıkarılan section 27 ilanı, Türk mirasçının sulh hukuk mahkemesine yaptığı ret beyanının yerine geçmez. İlan süresi doldu diye mirasın reddedilmiş olduğu da kabul edilemez. Mirasçı İngiltere’de yaşıyor, Türkiye’de mal bulunuyor ve borçtan çekiniyorsa ret süresi ile İngiltere ilanı birbirinden bağımsız takip edilmelidir. Ret işleminin Türkiye’deki taşınmaz ve borçlar yönünden etkisi için yurt dışından mirasın reddi ve süreler sayfası da ayrıca incelenebilir.
Tereke yöneticisi ilan verdiğinde Türk tapusundaki taşınmaz ne olur?
Türkiye’de kayıtlı bir arsa veya konut, yalnızca İngiltere ve Galler’de verilmiş section 27 ilanı nedeniyle üçüncü kişiye tescil edilmiş sayılmaz. Tapu mülkiyeti, miras yoluyla kazanım ve tescil bakımından Türkiye’nin aynî hak kuralları ile MÖHUK m.20–21 bağlantısı öncelikle dikkate alınır. Mirasçıların kim olduğu ve hangi paya sahip bulunduklarıyla taşınmaz üzerindeki bir aynî hakkın kurulma şekli aynı soru değildir. İngiliz temsilcinin Türkiye’deki malı devredebilmesi için ayrıca yetki, malik sıfatı ve gerekli Türk hukukî işlem koşulları gerekir.
Alacaklılar açısından da aynı ayrım önemlidir. Gazette ilanı Türkiye’deki taşınmaza haciz konulduğu anlamına gelmez; taşınmazın satışını yasaklayan bir Türk tedbir kararı da değildir. Bir alacaklı Türkiye’de güvence veya tahsil istemekteyse ilgili dava ve icra hukukunun koşullarına başvurmalıdır. Türkiye’de tescil edilen hakların varlığı tapu kayıtları üzerinden araştırılmalı; kişisel tahsil talebi ile aynî hak iddiası aynı dilekçede birbirine karıştırılmamalıdır.
İngiltere’de alacaklı olan Türk vatandaşının ilk bildirim dosyası
Londra Gazette kaydını bulan bir alacaklı önce mirasbırakanın tam adını, ölüm tarihini, ilan numarasını, ilan edilen temsilciyi ve claim gönderilecek adresi doğrulamalıdır. Daha sonra sözleşme, fatura, ödeme dekontu, teslim belgesi, hesap ekstresi veya borç ikrarı gibi alacak temeline ilişkin belgeleri düzenlemelidir. Bildirimde yalnız “alacağım var” denilmesi yerine borcun hangi işlemden doğduğu, tutarının nasıl hesaplandığı, vade ve varsa faiz dayanağı gösterilmelidir. Alacağın tartışmalı olduğu dosyada taleplerin hangi kalemlerden oluştuğu da ayrılmalıdır.
Bildirim İngiltere’deki yetkili kişiye gönderilirken teslimin ispatlanabilirliği gözetilmelidir. İlanın iki aylık asgari süresinin son günü, posta veya elektronik iletim süresine ilişkin somut riskler dikkate alınmadan beklenmemelidir. Karşı tarafın teslim aldığı eklerin listesi korunmalıdır. Türk alacaklının Türkiye’de ayrıca dava veya takip açmayı düşünmesi hâlinde bu planın yerel mahkeme yetkisi, delil, tebligat ve zamanaşımı kurallarıyla uyumu ayrıca denetlenir. İlan başvurusu, Türk hukukundaki bütün dava sürelerini durduruyormuş gibi hareket edilmez.
İngiltere’de hak sahibi olduğunu söyleyen mirasçının incelemesi
Alacaklı gibi mirasçı da section 27 ilanından haberdar olduğunda hangi hakkı ileri sürdüğünü açıkça belirlemelidir. Hak vasiyetnameden, yasal mirasçılıktan, belirli bir malın kendisine verilmesinden veya başka bir hukuki ilişkiden doğabilir. Türk mirasçılık belgesi, İngiltere’de verilmiş grant ve varsa vasiyetname aynı belge değildir. Bunlardan birinin bulunması diğer ülkenin bütün işlemlerini bitirmez. Vasiyet, ölüm ve kimlik belgelerinin aynı kişiye ait olduğunun gösterilmesi önemlidir.
Bir mirasçı İngiltere’de tereke yöneticisine hak bildirdiyse bu bildirimin varlığı ve içeriği saklanmalıdır. Türkiye’deki mirasçılık belgesinin hangi sonuçlar doğurduğu, Türkiye malvarlığında kimin hak sahibi sayıldığı ve İngiltere’deki ödeme dağılımının Türk hukukundaki etkisi ayrı sorulardır. Türkiye taşınmazı bulunduğunda taşınmazın hukukî statüsü özellikle incelenir. Zaten İngiltere probate caveat ile Türkiye’de miras işlemleri başlıklı mevcut içerik, İngiliz probate ihtilafının Türkiye’deki miras işlemlerini doğrudan durdurup durdurmadığına ilişkin ayrı arama niyetini ele alır.
İlan sürelerinin sözleşme alacağına ve zamanaşımına etkisi
Section 27 süresi ile alacağa uygulanacak maddi hukukta öngörülen zamanaşımı aynı kurum değildir. Bir Türk şirketinin İngiltere’de ölen kişiden satış bedeli alacağı olabilir; bu durumda satış sözleşmesinin tabi olduğu hukuk, taraflar arasındaki yetki ve hukuk seçimi, borcun vadesi ve varsa icra takibi ayrıca araştırılır. Bir ilan iki ay içinde bildirim istemiş olabilir; bu durum Türkiye’deki Türk Borçlar Kanunu veya başka uygulanabilir hukuk uyarınca hesaplanacak zamanaşımı süresini kendiliğinden belirlemez.
MÖHUK m.8, zamanaşımını hukukî işlem ve ilişkiye uygulanan hukuka bağlar. MÖHUK m.24 sözleşmeden doğan borç ilişkilerinin uygulanacak hukukunu belirlerken hukuk seçimi ve diğer bağlama kuralları önem taşır. Bu nedenle bir alacaklı yalnız “İngiltere’de ilan süresi doldu” gerekçesiyle Türk davasından vazgeçmemeli, mirasçı da yalnız “ilan süresini kaçırdı” gerekçesiyle bütün itiraz ve savunmaların bittiğini varsaymamalıdır. Dava türüne göre zamanaşımının kesilmesi, durması veya defi ayrıca belgelendirilir.
HMK m.199, 219–221: İlan ve e-posta kayıtlarının delil değeri
Türk hukukunda yabancı ilanın dosyaya sunulması, belgenin hukuken neyi ispat ettiğine göre sonuç doğurur. 6100 sayılı HMK m.199 belge kavramını geniş çerçevede düzenler; elektronik veri, kayıt ve yazışmalar somut niteliğine göre delil olarak değerlendirilebilir. HMK m.219 ve devamındaki belge ibrazına ilişkin kurallar da tarafların elindeki belgelerin temininde önemlidir. Ancak İngiltere’deki Gazette kaydının gerçek olması, onun ileri sürülen Türk borcunu sona erdirdiğini hukuken kanıtladığı anlamına gelmez. Belgenin ispat ettiği ilk husus ilan içeriği ve yayımlanma tarihidir.
Türk mahkemesinde ileri sürülecek iddia için İngilizce ilan, gerektiğinde usulüne uygun tercüme, alacak bildirim yazışması, dağıtım tarihi ve mirasın kimlere geçtiği gibi kayıtlar ayrı ayrı sunulmalıdır. Bilgisayar ekran görüntüsüyle resmî kurumdan alınmış kayıt aynı kanıt gücünde olmayabilir. İngiltere’deki belgelerin tasdik, apostil ve tercüme ihtiyacı belge türüne ve kullanılacağı işleme göre değerlendirilir. Eksik delille kesin sonuç vaat etmek yerine hangi olayın hangi belgeyle desteklendiği gösterilmelidir.
Türkiye’de icra takibi veya dava düşünülüyorsa yetki ve taraf sıfatı
İngiltere’deki tereke yöneticisinin adı bilinmesi, Türkiye’de otomatik olarak doğru davalı bulunduğu anlamına gelmez. Dava açılacak kişinin mirasçı, tereke temsilcisi, borçlu sıfatıyla bağlı kişi veya sadece İngiliz yöneticisi olup olmadığı belirlenmelidir. Görevli ve yetkili Türk mahkemesi ile icra dairesi, talebin türüne ve uluslararası yetki kurallarına bağlıdır. MÖHUK m.40 ve ilgili özel yetki hükümleri, yabancılık unsurlu uyuşmazlıklarda kontrol edilmesi gereken çerçeveyi oluşturur. Miras işlerinde MÖHUK m.43 ayrıca dikkate alınabilir; ticari sözleşme alacaklarında farklı hükümler devreye girer.
Yalnızca İngiliz ilanını eklemekle icra takibi için gereken borçlu, alacak miktarı ve dayanak belge sorunları ortadan kalkmaz. İngiliz mahkeme ilamı bulunuyorsa MÖHUK m.50 ve devamındaki tenfiz şartları ayrıca gündeme gelir; bir ilan veya idari kayıt ilamla aynı şey değildir. Her dosyada önce hukuki nitelendirme, sonra uygulanacak hukuk, daha sonra usul ve delil planı kurulmalıdır. Hatalı davalı seçimi veya yanlış yetki değerlendirmesi hak kaybı ve gereksiz masrafa yol açabilir.
Vasiyet yöneticisinin sorumluluğu, yararlanıcının durumu ve çifte ödeme riski
Section 27 korumasını değerlendiren mirasçı veya alacaklı, kimin hangi tarihte ne kadar mal aldığını bilmeden sonuca varamaz. İngiltere’de kişisel temsilcinin sorumluluğunun sınırlandığı bir senaryoda, section 27(2)(a) uyarınca dağıtılmış malı alan uygun kişilere karşı başvuru ihtimali tümüyle kapanmış değildir. Bunun kapsamı, alıcının purchaser olup olmadığına, malın izlenebilirliğine ve İngiliz hukukunun diğer kurallarına bağlıdır. Türkiye’de ise kişinin mirasçı sıfatı, alacaklıya karşı mevcut sorumluluğu ve paylaşma işlemleri ayrıca araştırılır.
İki ülkede aynı borç için işlem yapılması çifte tahsil hakkı doğurmaz. Bir tarafta ödeme, ibra, mahsup veya kesinleşmiş hüküm varsa diğer tarafta sürdürülmek istenen işlem bakımından etkisi ele alınmalıdır. Başvuruda yapılan her ödemenin tarihi, para birimi ve alacak kalemine tahsis edilme şekli açık tutulmalıdır. Alacaklı açısından tahsil imkânı, mirasçı açısından haksız mükerrer ödeme riskini önleyen ortak yöntem karşılıklı hesap dökümü ve belgeli ödeme geçmişidir.
Somut örnek: Türkiye’de borcu bulunan İngiltere tereke dosyası
Örneğin İngiltere’de ölen bir kişinin Türkiye’deki bir firmadan aldığı malın bedelini ödemediği, Londra Gazette’te section 27 ilanı yayımlandığı ve borçlunun Türkiye’de bir taşınmaz bıraktığı düşünülsün. Önce satış sözleşmesi ile borcun varlığı ve uygulanacak hukuk belirlenir. Ardından İngiltere temsilcisinin ilandan ve alacaktan haberdar edilip edilmediği, dağıtımın yapılıp yapılmadığı incelenir. Türkiye’deki taşınmazın miras yoluyla geçişi ve tapu işlemleri MÖHUK m.20–21 ve ilgili Türk hükümleri altında değerlendirilir. Bu adımların hiçbirinde ilan tek başına Türk icra takibi sonucu üretmez.
Aynı olayda bir mirasçının Türk hukukunda mirası usulüne uygun reddettiği, bir diğerinin ise malvarlığını devraldığı anlaşılırsa taraf sıfatı ve sorumluluk sonuçları farklılaşabilir. İngiliz temsilci ile Türk mirasçının aynı kişi olup olmadığı ayrıca araştırılır. Tam tersine, ortada muaccel bir alacak veya mirasbırakana yöneltilebilir geçerli borç yoksa yalnız “tereke var” denilerek sorumluluk kurulamaz. Bu örnek, sonucun neden ilan tarihine tek başına bağlanamayacağını gösterir.
Belge kontrol listesi ve süre kronolojisinin kurulması
Dosya açılırken ölüm kaydı, vatandaşlık bilgisi, İngiltere’deki probate veya administration belgesi, vasiyetname varsa ilgili kısımlar, section 27 ilanının tam metni ve bağlantısı, Gazette yayın tarihi, yerel gazete ilanı, son bildirim tarihi, malvarlığı listesi, Türkiye tapu kayıtları, alacak dayanakları, yapılan bildirimler ve teslim kanıtları birlikte istenmelidir. Her belgenin amacı ayrı yazılmalıdır. Örneğin ölüm belgesi ölüm olgusunu; ilan kaydı bildirim fırsatını; alacak sözleşmesi borç ilişkisini; tapu sicili aynî hak durumunu gösterir. Hiçbiri diğerinin tüm işlevini üstlenmez.
Ardından ölüm, mirasçılığın öğrenilmesi, borcun muacceliyeti, ilan yayını, alacağın temsilciye bildirimi, dağıtım, Türkiye’de başvuru ve varsa paylaşma tarihleri tek kronolojiye yerleştirilir. Hem İngiliz minimum iki aylık süre hem Türk ret, zamanaşımı ve paylaşma sorumluluğu süreleri bağımsız sütunlarda izlenir. Belgeler tamamlanmadan muhataba “alacağınız kesin silindi” veya “tüm mirasçılar sınırsız sorumludur” gibi dosyanın bütün koşullarını aşan ifadeler kullanılmaz.
Uygulanacak resmî kaynaklar ve başvuru stratejisi
İngiltere ve Galler bakımından doğrudan kaynak Trustee Act 1925 section 27 metnidir. İlanın işlevi için The Gazette resmî açıklaması ve vergi alacağı açısından HMRC TSEM7256 birlikte kontrol edilir. Türk hukukunda 4721 sayılı TMK, 5718 sayılı MÖHUK, 6100 sayılı HMK ve alacağın niteliğine uygun borçlar hukuku hükümleri için T.C. Mevzuat Bilgi Sistemi esas alınmalıdır. Resmî kanun metinleri işlem tarihindeki yürürlük sürümü bakımından ayrıca gözden geçirilir.
Başvuru stratejisi önce hangi ülkede hangi kişiye hangi hakla yönelineceğini belirlemek, sonra bildirimi ispatlamak, nihayet tahsil veya tereke paylaşımı bakımından en az hak kaybı doğuran yolu seçmektir. İngiltere’deki alacak kaydını güvenceye almak Türk hukukundaki hakların ayrıca korunması gereğini ortadan kaldırmaz. İngiliz miras idaresi, Türk tereke ve tapu statüsü ile sözleşmesel alacakların kesiştiği bu tür dosyalarda işlem planı tek bir ilan üzerinden değil belgeye dayalı hukukî nitelendirme üzerinden oluşturulur.
Sıkça Sorulan Sorular
Trustee Act 1925 Section 27 ilanı Türkiye’deki borcu siler mi?
Hayır; ilan, İngiltere ve Galler hukukunda belirli tereke temsilcilerinin bilinmeyen taleplere karşı dağıtım sonrası sorumluluğunu ele alır. Türk hukukundaki borcun varlığı ve mirasçı sorumluluğu ayrıca incelenir.
Section 27 ilanında alacaklıya en az kaç ay süre verilir?
Section 27(1) kapsamında belirtilen başvuru süresi, ilgili ilandan veya birden fazla ilan varsa son ilandan itibaren en az iki aydır.
Gazette ilanı Türk icra ödeme emri midir?
Hayır. İngiliz tereke duyurusu Türk icra dairesinin ödeme emri veya Türk mahkemesi kararı değildir.
İngiliz personal representative Türkiye’deki tapuyu tek başına satabilir mi?
Section 27 ilanı veya İngiliz yönetici sıfatı tek başına Türkiye tapusunda satış yetkisi doğurmaz; MÖHUK m.20–21 ve Türk aynî hak kuralları belirleyicidir.
Tereke yöneticisinin önceden bildiği borç için ilan koruma sağlar mı?
Section 27 korumasının odağı dağıtım anında bilinmeyen taleplerdir. Önceden alınan bildirimin tarihi ve kapsamı bu nedenle ayrıca ispatlanmalıdır.
İlan süresi geçince mirasçı daima sorumluluktan kurtulur mu?
Hayır. İngiliz kişisel temsilcinin korunması ile malı alan yararlanıcının durumu ve Türk hukukundaki mirasçı sorumluluğu farklıdır.
Türk mirasçılar tereke borçlarından hangi maddeye göre sorumludur?
TMK m.599 kişisel sorumluluğu, m.641 ise tereke borçlarından müteselsil sorumluluğu düzenler; ret ve diğer istisnalar ayrıca değerlendirilir.
TMK m.681’deki beş yıl Gazette iki aylık süreyle aynı mı?
Hayır. TMK m.681 paylaşmadan sonra dış ilişkideki müteselsil sorumluluğa ilişkin özel süreyi; section 27 ise İngiliz tereke ilanını düzenler.
İngiltere’deki ilan Türkiye’de mirasın reddi yerine geçer mi?
Hayır. Türk mirasın reddi TMK m.605–610 kapsamındaki usul ve süre hükümlerine göre ayrı değerlendirilir.
Alacaklı hangi belgeleri göndermelidir?
Alacağın dayanağı, tutarı, vadesi, ödeme kaydı, ilan numarası ve temsilciye yapılan bildirimin teslim kanıtı birlikte hazırlanmalıdır.
Türkiye’de taşınmaz varsa hangi hukuk uygulanır?
MÖHUK m.20 Türkiye’deki taşınmaz mirasına Türk hukukunu bağlar; m.21 aynî haklarda malın bulunduğu yer hukukunu esas alır.
Bildirimi kaçıran alacaklı Türkiye’de hiç dava açamaz mı?
Böyle kesin bir sonuç çıkarılamaz. Alacağın tabi olduğu hukuk, taraf sıfatı, zamanaşımı, İngiliz ilanının sınırı ve Türk usul koşulları ayrı incelenmelidir.
İstanbul ve Mersin ofislerinden hukuki inceleme
Mersin ofisi: İhsaniye, 4903. Sokak, Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin. İstanbul ofisi: Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21 Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul.
İngiltere ve Galler’de bulunan alacaklı, mirasçı veya şirketler Türkiye’deki somut konuları için iletişim ve randevu sayfasına başvurabilir. Hemen telefon aç: +90 552 224 43 66 · WhatsApp ile iletişim. E-posta: bakircipartners@gmail.com. İlk görüşme tek başına vekâlet ilişkisi oluşturmaz; kişisel ve hassas verileri ilk mesajda göndermeyiniz.
Mersin ofisi haritası
İstanbul Ofisi – Polaris Plaza, Maslak / Sarıyer
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
İstanbul ve Mersin’deki fiziksel ofislerimizden Türkiye genelindeki dosyalar, görev ve yetki kuralları ile gerekli yerel işlemler dikkate alınarak koordine edilir. Yüz yüze görüşme için randevu sırasında tercih ettiğiniz ofisi belirtiniz.
İstanbul ofisini Google Haritalar’da açın · İletişim ve randevu
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

