B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İstanbul Güveni Kötüye Kullanma Suçu: TCK 155 ve Sözleşme Delili 2026

Malvarlığı Suçları • İstanbul • 2026

Bir borcun ödenmemesiyle teslim edilen malın amacı dışında kullanılması aynı uyuşmazlık değildir. Güveni kötüye kullanmada öncelikle malın kime ait olduğu, zilyetliğin hangi amaçla devredildiği ve bu amaca aykırı hangi davranışın gerçekleştiği belirlenir.

Kısa ve net cevap: TCK m.155/1, muhafaza veya belirli şekilde kullanma amacıyla teslim edilen başkasına ait mal üzerinde devir amacı dışında tasarruf etmeyi ya da teslimi inkâr etmeyi düzenler. Temel ceza altı ay–iki yıl hapis ve adli para cezasıdır. Meslek, ticaret, hizmet veya başkasının mallarını idare yetkisiyle bağlantılı ikinci fıkrada ceza bir–yedi yıl hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır. 25 Aralık 2025’te eklenen üçüncü fıkra, konunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hâlinde ilgili cezayı bir kat artırır; bu araç nitelikli hâli uzlaştırma dışında bırakılmıştır.

Başkasına ait mal hangi amaçla teslim edilmiştir?

TCK m.155’in başlangıç noktası, malın başkasına ait olması ve zilyetliğin muhafaza veya belirli kullanım amacıyla devredilmesidir. Malın mülkiyetinin tamamen devredildiği satış veya ödünç para ilişkisi ile belirli amaçla saklanmak ya da kullanılmak üzere teslim farklıdır. Sözleşmenin başlığına değil gerçek ilişkiye bakılır.

Örneğin tamir için bırakılan eşya, emanet edilen mal veya belirli iş için tahsil edilip teslim edilmesi gereken para bakımından, kişinin malı hangi yetkiyle elinde tuttuğu araştırılır. Bir kişinin malı fiilen görmüş olması veya ona kısa süre dokunması, her durumda kanundaki zilyetlik devriyle aynı değildir.

Teslim tarihi, malın ayırt edici özellikleri, teslim eden ve alan kişi ile iade veya kullanım koşulları kayda bağlanır. Yazılı sözleşme önemli bir delildir; fakat yazılı sözleşmenin yokluğu, gerçekleşmiş teslimin başka hukuka uygun delille araştırılmasını engellemez. Tarafların yazışmaları, teslim tutanağı ve fiilî uygulama birlikte değerlendirilir.

Malın sahibinden başka kişi tarafından teslim edilmesi hâlinde, bu kişinin teslim yetkisi ve sanığın ilişkiyi nasıl bildiği de incelenir. Ceza sorumluluğu, yalnız bir belgede adın geçmesinden değil kişinin kendi fiilinden doğar. TCK m.20–21 uyarınca teslim, tasarruf ve kast bağlantısı kişi bazında kurulmalıdır.

İade gecikmesi ile suç oluşturan tasarruf nasıl ayrılır?

Kanun iki hareket grubunu düzenler: Devir amacı dışında, kendisi veya başkasının yararına tasarruf etmek ve zilyetliğin devredildiğini inkâr etmek. İddianamede hangi hareketin işlendiği açıklanmalıdır. “Güvenimi sarstı” şeklindeki gündelik değerlendirme, suçun kanuni unsurunun yerine geçmez.

Malın izin dışı satılması, başkasına devri veya kararlaştırılan amaçla bağdaşmayan biçimde kullanılması iddiasında işlemin niteliği araştırılır. Buna karşılık tarafların iade tarihi veya masraf hesabı hakkında uyuşmazlığı bulunması, suçun bütün unsurlarını kendiliğinden göstermez. Davranışın teslim amacı dışındaki tasarrufu nasıl ortaya koyduğu açıklanmalıdır.

İade talebi ve verilen cevap, kişinin malı hangi gerekçeyle elinde tuttuğunu göstermesi bakımından önemlidir. Noter ihtarı her olayda suçun oluşmasının zorunlu şartı değildir; mevcut ilişkiyi ve inkârı belgeleyen araçlardan biridir. Suç tarihi yalnız ihtar tarihi olarak otomatik kabul edilmemelidir.

Teslimin inkârında hangi malın hiç alınmadığının söylendiği ve bu beyanın hangi kayıtla çeliştiği belirlenir. Bir muhasebe kaleminin miktarını tartışmakla malın teslim edildiğini bütünüyle reddetmek aynı değildir. Savunma, bu ayrımı kayıt ve açıklamalarla somutlaştırmalıdır.

TCK m.155/2: Her ticari uyuşmazlık nitelikli suç değildir

İkinci fıkra, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi ya da başkasının mallarını idare yetkisi nedeniyle teslim edilmiş eşya üzerinde işlenen fiilleri ağırlaştırır. İlişkinin varlığı yanında, eşyanın o ilişkinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş olması aranır.

Bir işyerinde çalışan kişinin yaptığı her davranış, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma değildir. Hangi malı hangi görevle teslim aldığı belirlenmelidir. Görevi gereği hiç teslim edilmeyen malın alınması başka suç tipini gündeme getirir. Çalışan sıfatı, teslim unsurunu tek başına karşılamaz.

Şirket yöneticisi veya tahsilat görevlisi bakımından yetki kapsamı, para hareketi, kasa teslimi ve talimatlar önem taşır. Muhasebe açığı tespit edilmesi, açığın tamamının belirli kişi tarafından suç kastıyla yaratıldığını kendiliğinden kanıtlamaz. Yanlış kayıt, yetkili ödeme ve açıklanamayan tasarruf birbirinden ayrılır.

Nitelikli hâlin temel yaptırımı bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır. Hapis ve para cezası birlikte öngörülür. Fiil, temel fıkra yerine ikinci fıkradan nitelendiriliyorsa ağırlaştıran ilişkinin ne olduğu gerekçede gösterilmelidir.

Motorlu taşıtlar için yeni üçüncü fıkra

7571 sayılı Kanunun 18. maddesiyle TCK m.155’e eklenen üçüncü fıkra, suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hâlinde önceki fıkralara göre verilecek cezayı bir kat artırır. Düzenleme yalnız otomobille sınırlı değildir; fakat kanunda belirtilen taşıt niteliğinin gerçekten bulunması gerekir.

Araç kiralama, servis teslimi veya belirli kullanım amacıyla bırakılan araçlarda teslimin amacı, kullanım süresi ve iade koşulları somutlaştırılır. Aracın hiç iade edilmemesiyle birkaç günlük gecikme, aynı delil durumu varsayılarak değerlendirilmez. Aracın nerede bulunduğu, kim tarafından kullanıldığı ve hakkında hangi tasarrufun yapıldığı araştırılır.

CMK m.253/1-b’deki güncel kapsam, TCK m.155’in üçüncü fıkrasını uzlaştırma dışında bırakır. Bu istisna bütün güveni kötüye kullanma dosyalarına yayılmaz. Aynı şekilde uzlaştırma dışında olma ile şikâyet koşulu aynı soru değildir; uygulanacak temel fıkra ve nitelikli durum ayrı belirlenmelidir.

Daha ağır yeni ceza, eski fiile sırf yargılama 2026’da sürüyor diye uygulanmaz. TCK m.7 gereğince suç tarihi ve lehe kanun değerlendirmesi yapılır. Teslim, amaç dışı tasarruf ve iade tarihlerinin farklı olması, fiil tarihinin dosyadan dikkatle belirlenmesini gerektirir.

Güveni kötüye kullanma neden her ödenmeyen borç değildir?

Satış bedelinin ödenmemesi veya ticari hesabın kapatılmaması, başkasının malının belirli amaçla tesliminden farklıdır. Borçlunun mali güçlüğü, tek başına güveni kötüye kullanmanın veya dolandırıcılığın bütün unsurlarını oluşturmaz. Başvuru, borç miktarından ayrı olarak suç teşkil ettiği ileri sürülen davranışı göstermelidir.

Hırsızlıkta TCK m.141 ve ilgili hükümler uyarınca rıza dışı alma; güveni kötüye kullanmada ise önceden belirli amaçla devredilmiş zilyetliğe aykırı tasarruf tartışılır. Malın başlangıçta nasıl elde edildiği bu ayrımda belirleyicidir. Sadece sonuçta mal sahibinin zarar görmesiyle suç seçilemez.

Dolandırıcılıkta başlangıçtaki hileli davranış ve buna bağlı malvarlığı işlemi incelenir. Sonradan sözleşmeye uymamak, başlangıçta hile bulunduğunu otomatik kanıtlamaz. Buna karşılık teslim baştan aldatmayla sağlanmışsa hukuki nitelendirme buna göre yapılır.

İlgili suçlar için hırsızlık ve dolandırıcılık şikâyeti rehberleri farklı unsurları açıklar. Aynı olay hakkında birden fazla suç adı yazmak yerine teslim ve davranış kronolojisi kurulmalıdır.

Sözleşme, teslim ve iade belgeleri birlikte okunur

Öncelikli belgeler malın kimliğini, teslimini ve kullanım amacını gösteren kayıtlardır. Araçta plaka ve sözleşme; eşyada marka, seri veya teslim listesi; parada tutar, tahsilat amacı ve teslim yükümlülüğü belirlenir. Malın ayırt edici bilgisi olmadan başka bir malın iadesiyle uyuşmazlık karıştırılmamalıdır.

Kurumsal dosyada görev tanımı, yetki belgesi, kasa hareketi, tahsilat makbuzu ve teslim tutanakları karşılaştırılır. Şirketin genel zarar toplamı ile kişinin fiiline bağlanan zarar aynı değildir. Bilirkişi raporu bu ayrımı kurmuyorsa, hangi hesap veya belgenin yanlış değerlendirildiği gösterilerek ek inceleme istenir.

İade edildiği savunuluyorsa teslim alan kişi, tarih, yer ve belge belirlenir. İmza inkârı varsa asıl belge üzerinde inceleme talep edilir. Eşyanın geri verilmesiyle bütün yan zararların giderildiği de otomatik kabul edilmez; zarar ve etkin pişmanlık değerlendirmesi kendi şartlarına tabidir.

CMK m.206 ve 217 uyarınca deliller hukuka uygun biçimde toplanıp tartışılmalıdır. Kişinin kendi yazışmalarını sunmasıyla başka kişinin hesabına izinsiz girerek delil araması aynı değildir. Yetkili makamdan getirtilmesi istenen kayıtlar, kurum ve dönem belirtilerek tanımlanır.

Temel hâl, hizmet nedeniyle suç ve uzlaştırma

TCK m.155/1 temel suçu şikâyete bağlar. TCK m.73’teki altı aylık süre, fiil ve failin öğrenilmesi dikkate alınarak hesaplanır. Sözleşmenin imza tarihi, malın teslim tarihi ve suç oluşturan tasarrufun öğrenildiği tarih birbirinin yerine kullanılmamalıdır.

İkinci fıkradaki nitelikli hâlin soruşturulması şikâyet koşuluna bağlı değildir. Bu nedenle aynı olayın hangi fıkra kapsamında değerlendirildiği, vazgeçmenin etkisini de değiştirir. Sadece dilekçenin başlığına “şikâyet” yazılması, kanuni takip rejimini belirlemez.

Güncel CMK m.253, üçüncü fıkra hariç güveni kötüye kullanmayı uzlaştırma kapsamına alır. Diğer suçlarla aynı mağdura karşı birlikte işlenme ve geçiş hükümleri ayrıca kontrol edilir. Uzlaşma görüşmesinin yapılması, raporun tamamlanması ve edimin yerine getirilmesi farklı aşamalardır.

TCK m.167’deki belirli yakınlık ilişkilerine bağlı şahsi cezasızlık veya indirim hükümleri de koşulları varsa değerlendirilir. Bu hükümler her iş ortaklığına veya uzak akrabalığa uygulanmaz. Kanunda sayılan ilişki ve suç tarihindeki durum belgelenmelidir.

TCK m.168: Tam giderim, aşama ve kısmi ödeme

Güveni kötüye kullanma, TCK m.168’in açıkça saydığı suçlardandır. Suç tamamlandıktan sonra, kovuşturma başlamadan önce bizzat pişmanlık gösterilerek zarar tamamen giderilirse cezada üçte ikisine kadar indirim öngörülür. Kovuşturma başladıktan sonra fakat hükümden önceki giderimde indirim yarıya kadardır.

Kovuşturmanın başlangıcı, CMK m.175’e göre iddianamenin kabulüdür. İade veya ödeme tarihi bu kayıtla karşılaştırılır. İndirim, her dosyada en yüksek oranla uygulanacağı garanti edilen bir sonuç değildir; mahkeme kanuni koşulları ve somut davranışı değerlendirir.

Kısmi geri verme veya tazminde mağdurun rızası ayrıca gerekir. TCK m.168/4’teki bu koşul, yalnız ödeme belgesinin dosyaya konulmasıyla tamamlanmaz. Hangi zararın ne kadar giderildiği ve kalan bölümün ne olduğu açık olmalıdır.

Hacizle veya cebri işlemle malın geri alınmasıyla kişinin bizzat pişmanlık göstererek giderime katkı vermesi aynı olgu değildir. Olayın tamamı incelenir; yalnız “mal geri döndü” cümlesi yeterli açıklama oluşturmaz. Etkin pişmanlık, uzlaştırma veya beraatle aynı sonuç değildir.

İstanbul dosyasında ayrı ve belirli talepler

Başvuruda malın sahibi, teslim alan, teslim amacı, suç oluşturduğu ileri sürülen tasarruf, öğrenme tarihi ve zarar belirtilir. Ceza soruşturmasıyla malın iadesine veya bedeline ilişkin özel hukuk talebi ayrılır. Suç duyurusu yapılması, alacağın icra yoluyla tahsil edildiği anlamına gelmez.

İstanbul, İstanbul Anadolu, Bakırköy veya başka yetkili birimdeki mevcut dosyanın bilgisi esas alınır. Her İstanbul uyuşmazlığı aynı adliyeye ait değildir. Dilekçede görev ve yetki sorunu varsa somut olay adresi ve fiilin gerçekleştiği yer açıklanır.

Uzlaştırma veya takipsizlik kararına itiraz hazırlanırken, ilgili dosyanın aşaması ve karar türü kontrol edilir. Uzun bir genel şablon yerine teslim unsurundaki veya araştırılmamış kayıttaki belirli eksiklik gösterilmelidir.

Sık sorulan sorular

Her ödenmeyen borç güveni kötüye kullanma mıdır?

Hayır. TCK m.155 belirli amaçla devredilmiş zilyetlik ve buna aykırı tasarruf veya teslimi inkâr arar. Borç ilişkisi tek başına bu unsurları karşılamaz.

Suç için noter ihtarı zorunlu mudur?

Her olayda zorunlu suç unsuru değildir. İhtar, iade talebini ve cevabı belgeleyen araçlardan biridir; fiilin tamamı değerlendirilir.

Çalışan olması nitelikli hâl için yeterli midir?

Hizmet ilişkisi yanında malın bu ilişkinin gereği olarak teslim edilmiş olması gerekir. İşyerindeki her mal hakkında aynı teslim yetkisi varsayılmaz.

Araçlara ilişkin cezada ne değişti?

25 Aralık 2025’te eklenen m.155/3, motorlu kara, deniz veya hava taşıtı bakımından ilgili cezayı bir kat artırır. Önceki fiillerde TCK m.7 ayrıca uygulanır.

Bütün güveni kötüye kullanma dosyaları uzlaştırmada mıdır?

Güncel CMK m.253, TCK m.155/3’ü kapsam dışında tutar. Diğer fıkralar ve birlikte işlenen suçlar kendi koşullarıyla değerlendirilir.

Mal geri verilince suç hiç oluşmamış mı sayılır?

Sonraki iade, önceki fiili kendiliğinden ortadan kaldırmaz. TCK m.168’deki pişmanlık, giderim ve zaman koşulları varsa ceza indirimi incelenir.

Kısmi giderimde mağdurun kabulü gerekir mi?

TCK m.168/4 kısmi geri verme veya tazminde etkin pişmanlık için mağdurun rızasını ayrıca arar.

Şikâyet süresi sözleşme tarihinden mi başlar?

Şikâyete bağlı temel hâlde TCK m.73 gereğince fiil ve failin öğrenilmesi esas alınır. Sözleşme, teslim ve suç oluşturan tasarruf tarihleri ayrılmalıdır.

Kanuni dayanaklar ve resmî kaynaklar

TCK m.7, 20–21, 73, 155, 167–168 ile CMK m.175, 206, 217 ve 253 esas alınmıştır. Adalet Bakanlığının Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu resmî metinlerdir. İçerik denetimi: 9 Eylül 2026. Teslimin amacı ve gerçekleşen tasarruf görülmeden hukuki uyuşmazlıkla suç arasındaki ayrım kesinleştirilmemelidir.

Fizikî ofis: Mersin

Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir. İstanbul’da ofis bulunduğu yönünde beyan kullanılmaz.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp