İstanbul Savcılık İfadesinde Avukat: Susma Hakkı ve İfade Usulü 2026
İstanbul savcılık ifade avukatı: İstanbul savcılık ifade avukatı hakkında CMK m.147, 148, 149 ve 150 dayanakları, görev, süre, delil, savunma ve İstanbul uygulaması için 2026 güncel rehber.
İfade ve Savunma • İstanbul • 2026
İfadeye hazırlık, ezberlenmiş bir savunma metni oluşturmak değildir. Kişinin hangi sıfatla dinlendiğini, kendisine yöneltilen fiili ve haklarını öğrenmesi; açıklamalarını gerçek olay ve belgelerle uyumlu biçimde sunması gerekir.

İlk soru: Hangi sıfatla dinleniyorsunuz?
Bir adli birim tarafından çağrılan herkes şüpheli değildir. Kişi tanık, mağdur, şikâyetçi veya şüpheli olarak dinlenebilir. Sıfat, uygulanacak hak ve yükümlülükleri değiştirir. Bu nedenle ifade öncesinde dosya numarası ve kişinin hangi nedenle çağrıldığı öğrenilmelidir. “Sadece birkaç soru sorulacak” biçimindeki genel açıklama, hukuki sıfatın belirlenmesinin yerine geçmez.
CMK’daki ifade alma ve sorgu kavramları da ayrıdır. Şüphelinin kolluk veya savcı tarafından dinlenmesi ifade alma; şüpheli ya da sanığın hâkim veya mahkeme tarafından dinlenmesi sorgudur. Halk arasında her ikisine ifade denilse de işlem yapan makamın yetkisi ve sonrasındaki kararlar farklıdır.
Bu rehber esas olarak şüpheli sıfatıyla savcılıkta veya kollukta verilen ifadeyi ele alır. Tanıkların çekinme hakları ve doğru beyanda bulunma yükümlülükleri, şüphelinin susma hakkıyla birebir aynı değildir. İfadenin ilerleyen bölümünde kişinin sıfatını değiştiren bir isnat ortaya çıkarsa, buna uygun hak bildirimi ve usul güvenceleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Bir kişi olayda hem şikâyetçi hem şüpheli olabilir. Karşılıklı iddialar içeren dosyalarda kendi şikâyetini anlatmak ile kendisine yöneltilen isnada cevap vermek ayrı bölümlerdir. Tutanakta bu sıfatların ve açıklamaların karıştırılmaması gerekir.
İfade çağrısında ne kontrol edilir?
CMK m.145, ifadesi alınacak kişinin davetiye ile çağrılmasını, nedenin açıkça belirtilmesini ve gelmezse zorla getirileceğinin yazılmasını düzenler. Çağrının gerçekliği, ilgili savcılık veya kolluk biriminin resmî iletişim kanalı üzerinden doğrulanır. Arayan kişinin bildirdiği hesap numarasına para gönderilmesi veya kimliği belirsiz kişilere şifre verilmesi, ifade işleminin bir parçası değildir.
Dosya numarası, çağıran birim, tarih, saat ve kişinin sıfatı kaydedilir. İfade alınacak yer ile soruşturmayı yürüten savcılık aynı şehirde olmak zorunda değildir; talimatla yapılan işlemlerde asıl dosya ve işlemi yapan birim bilgileri ayrı gösterilir. İstanbul’daki bütün ifadelerin tek bir adliyede alınacağı varsayılmaz.
Çağrı gününde haklı bir engel varsa, mazeret ilgili makama belgesiyle ve zamanında bildirilir. Hastane yatışı veya başka bir zorunlu durum ileri sürüldüğünde tarihlerin çağrıyla ilişkisi açıklanır. Mazeret dilekçesi verilmiş olması, kabul edildiği veya çağrının kendiliğinden kalktığı anlamına gelmez.
CMK m.146’daki zorla getirme ve m.98’deki yakalama emri, sıradan çağrıdan farklıdır. Hangi belge bulunduğu görülmeden “ifadeye gitmezsen her durumda aynı işlem yapılır” şeklinde genelleme yapılmamalıdır. Mevcut bir yakalama emri varsa emrin amacı ve yetkili makam ayrıca incelenir.
İfade öncesi hazırlık: Kronoloji ve belge bağlantısı
Hazırlığın ilk adımı olayları zaman sırasına koymaktır. Kiminle ne zaman görüşüldüğü, hangi işlemin yapıldığı, hangi belgenin düzenlendiği ve hangi kısmın doğrudan bilindiği ayrılır. Kişinin görmediği bir olayı başkasından duyduğu hâlde bizzat görmüş gibi anlatması, ifadenin güvenilirliğini ve soruşturmanın doğruluğunu zedeler.
Belgeler, açıklanan olayla ilişkilendirilir. Banka dekontu bir transferi; mesaj dizisi iletişimin içeriğini; teslim belgesi eşyanın teslimini gösterir. Her belgenin tek başına bütün suçlamayı çözdüğü varsayılmaz. Savunmada belgenin hangi iddiayı doğruladığı veya çürüttüğü açıkça belirtilmelidir.
CMK m.147/1-f, kişinin şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını istemesini ve lehine hususları ileri sürmesini güvenceye alır. Kişinin kendisinde bulunmayan bir kayıt gerekiyorsa, kaydın hangi kurumda ve hangi tarihe ilişkin olduğu anlatılır. Örneğin belirli saat aralığındaki kamera kaydı için yalnız “kameralar incelensin” demek yerine yer ve zaman bilgisi verilir.
Önceki ifadeler ve dilekçeler de okunmalıdır. Amaç geçmişte söylenen yanlış bir bilgiyi tekrarlamak değil, gerçek bir çelişki varsa nedenini dürüstçe açıklamaktır. Tarih yanılgısı, yanlış anlaşılma veya tutanağa eksik geçirme iddiası belge ve bağlamıyla ortaya konur. Yeni bir savunma oluşturmak için kayıt silmek, mesaj değiştirmek veya tanıklarla ortak anlatım üretmek hukuka uygun bir hazırlık yöntemi değildir.
Hatırlanmayan hususlarda tahminin gerçek bilgi gibi aktarılmaması gerekir. “Hatırlamıyorum” açıklaması ancak gerçekten hatırlanmayan konu için kullanılır; hazır bir savunma kalıbı değildir. Kesin bilinmeyen zaman veya tutar, mevcut belgeyle doğrulanmadan kesin rakama dönüştürülmemelidir.
Susma hakkı ve doğru kimlik bilgisi verme yükümlülüğü
CMK m.147/1-a gereğince kimlik tespit edilir ve kişi kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplandırmakla yükümlüdür. Aynı maddenin (e) bendi ise yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkının bildirilmesini ister. Kimlik soruları ile olayın esasına ilişkin soruların aynı yükümlülük kapsamında görülmesi doğru değildir.
Susma hakkının kullanılması, suçun kabul edildiği anlamına gelmez. Kişinin konuşmaması tek başına eksik suç unsurunu tamamlayan bir ikrar gibi değerlendirilemez. Buna karşılık susma, dosyadaki diğer delillerin araştırılmasını durdurmaz. Soruşturma, hukuka uygun elde edilen mevcut ve yeni deliller üzerinden devam eder.
Kişi isnadı ve dosyadaki erişilebilir bilgileri öğrendikten, müdafiyle görüştükten sonra açıklama yapıp yapmamaya karar verir. Susma hakkı konusunda baskı kurularak “konuşursan kesin bırakırsın” veya “susarsan mutlaka tutuklanırsın” şeklinde sonuç garantileri verilmesi doğru bir hukuki açıklama değildir. Tutuklama ve serbest bırakma kendi kanuni koşullarına tabidir.
Susma hakkı, başkasına gerçeğe aykırı suç isnat etme veya sahte belge sunma hakkı değildir. Açıklama yapılacaksa kişinin kendi bilgisi, değerlendirmesi ve duyumu birbirinden ayrılmalıdır. Müdafiin görevi de gerçek dışı olay üretmek değil, hukuka uygun savunmanın kurulmasına yardım etmektir.
Müdafiyle görüşme ve ifade sırasında hukuki yardım
CMK m.147/1-c, müdafi seçme ve ifade sırasında yardımından yararlanma hakkının bildirilmesini düzenler. CMK m.149 ise bu hakkı soruşturma ve kovuşturmanın her aşaması için tanır. Müdafi seçebilecek durumda olmadığını belirten kişinin talebi üzerine m.150/1 kapsamında görevlendirme yapılır; zorunlu müdafilik hâllerinde talep aranmaz.
CMK m.154/1 gereğince müdafiyle görüşmede vekâletname şartı aranmaz ve konuşmaların başkaları tarafından duyulmaması gerekir. Görüşmenin amacı, isnadın anlaşılması ve kişinin haklarını kullanabilmesidir. Müdafiin yalnız ifade bittikten sonra tutanağı imzalaması, ifade sırasındaki yardımın yerine geçmez.
Kanunun belirli suçlar için düzenlediği m.154/2 kapsamındaki 24 saatlik görüşme kısıtlaması, savcı istemi ve hâkim kararı gerektirir; bu süre içinde ifade alınamaz. Her soruşturmanın gizli olduğu söylenerek bu istisna bütün kişilere uygulanamaz. Kısıtlamanın dayanağı ve süresi dosya kararından görülmelidir.
Dosya incelemesinde CMK m.153 uygulanır. Kısıtlama kararı varsa kapsamı ve kanuni istisnalar kontrol edilir. Şüphelinin kendi ifade tutanağı ve bilirkişi raporları gibi m.153/3’te gösterilen belgeler bakımından özel güvence bulunur. İfade öncesinde hangi isnadın açıklanmadığı veya hangi temel kayda erişilemediği somut biçimde tutanağa geçirilmelidir.
Müdafi, kişinin yerine olayı yaşamış gibi ifade vermez. Hukuki açıklamada bulunur, hakların kullanılmasını sağlar ve tutanaktaki eksikliklere dikkat çeker. Kişinin beyanı ile avukatın hukuki değerlendirmesi tutanakta birbirinden ayrılmalıdır.
CMK m.148: Hangi yöntemlerle ifade alınamaz?
İfade özgür iradeye dayanmalıdır. CMK m.148/1; kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir, tehdit ve iradeyi etkileyen benzeri bedensel veya ruhsal müdahaleleri yasaklar. Kanuna aykırı yarar vaat edilmesi de ikinci fıkrada ayrıca yasaklanmıştır.
Yasak yöntemlerle alınan ifade, kişi sonradan rıza gösterse bile geçerli delile dönüşmez. CMK m.148/3 bu sonucu açıkça düzenler. Dolayısıyla yalnız tutanakta imza bulunması, ifade alma koşullarına ilişkin bütün itirazları ortadan kaldırmaz.
Bir ihlal iddiası varsa işlem yeri, tarih, saat, katılan görevliler ve yaşanan olay mümkün olduğunca somutlaştırılır. Mevcut sağlık kayıtları, kamera veya görev kayıtları gibi ilgili belgelerin korunması ve getirtilmesi talep edilir. Her olayda belirli bir kayıt bulunduğu varsayılmaz; hangi delilin neden önemli olduğu açıklanır.
Uzun bekleme, kişinin sağlık durumu veya ilacını kullanamaması gibi hususlar da ifade verebilme koşulları bakımından bildirilmelidir. Burada amaç soyut bir itiraz listesi hazırlamak değil, kişinin özgür ve anlaşılabilir bir beyan verebilmesini engelleyen gerçek koşulları kayda geçirmektir. Sağlık ihtiyacı varsa uygun sağlık değerlendirmesi talep edilir.
İfade tutanağında hangi bilgiler kontrol edilir?
CMK m.147/1-i, ifade veya sorgunun tutanağa bağlanmasını düzenler. İşlemin yeri ve tarihi, hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları, kimlik bilgileri, hakların yerine getirilip getirilmediği, okunma ve imza işlemleri tutanakta gösterilir. İmzadan çekinme hâlinde nedeni de yazılır.
İçerik kontrolünde özellikle olumsuz ifadeler önemlidir. “Parayı almadım” cümlesinin “parayı aldım” olarak yazılması veya bir tarih aralığının yanlış geçirilmesi, anlamı tamamen değiştirir. Kişi söylemediği bir cümleyi kabul etmek zorunda değildir; yanlışlığın düzeltilmesini istemelidir.
Belge ve delil talepleri de açık biçimde kaydedilmelidir. “Lehe delillerim vardır” yerine hangi kaydın hangi kurumdan istenildiği yazılır. Sunulan eklerin sayısı, adı ve ilgili tarihleri belirtilirse daha sonra dosyada bulunup bulunmadığı denetlenir. Tutanaktaki ek listesi ile fiilen verilen belgeler karşılaştırılır.
CMK m.169, soruşturma işlemlerinin kayıt altına alınmasına ilişkin tamamlayıcı hükümler içerir. Başlangıç ve bitiş saatleri, katılanlar ve okunarak onaylama işlemleri önemlidir. İmzalı tutanak örneği ve sunulan evrakın kayıt bilgileri usulüne uygun biçimde alınmalı ve korunmalıdır.
İmza atmamak, yapılmış bütün işlemleri kendiliğinden geçersiz kılmaz. İtirazın hangi cümleye veya usul eksikliğine yönelik olduğu açıklanmalıdır. Aynı şekilde tutanağı imzalamış olmak da yasak yöntem veya yanlış kayıt iddiasını hiçbir zaman ileri sürememek anlamına gelmez; iddia somut delillerle değerlendirilir.
Sonradan düzeltme ve aynı olay için yeniden ifade
CMK m.148/5, aynı olayla ilgili yeniden ifade alınması ihtiyacı ortaya çıktığında bu işlemin ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılmasını düzenler. Kollukta ilk ifade verilmiş olması, aynı olay için sınırsız tekrar ifade alınabileceği anlamına gelmez. Yeni işlemin konusu ve hukuki niteliği belirlenmelidir.
Eksik kalan hususlar için savcılığa ek açıklama ve belge sunulur. Önceki tutanakta maddi hata varsa, hangi bölümün neden yanlış olduğu açıkça gösterilir. Bu yöntem, eski tutanağın hiçbir iz bırakmadan silinmesi anlamına gelmez; önceki ve sonraki açıklamalar dosyada birlikte değerlendirilir.
CMK m.148/4’teki müdafisiz kolluk ifadesi kuralı ayrıca hatırlanmalıdır: Bu ifade, kişi tarafından hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Kuralın yalnız savcılıkta tekrar beyan verilmesiyle otomatik karşılandığı söylenemez. Beyanın hangi makam önünde ve hangi haklar sağlanarak verildiği önemlidir.
Mahkeme aşamasında önceki beyanlarla çelişki ortaya çıkarsa CMK m.213 gibi ilgili hükümler çerçevesinde önceki açıklamalar tartışılır. Sonradan açıklama yapma hakkı, dosyadaki çelişkilerin göz ardı edileceği anlamına gelmez. Gerçek bir düzeltme varsa nedeni ve dayanağı belirtilmelidir.
İfade bittikten sonra dosya nasıl ilerler?
İfade alınması, soruşturmanın mutlaka aynı gün biteceği anlamına gelmez. Savcı CMK m.160 kapsamında gerekli araştırmayı sürdürür. Yeterli şüphe oluşursa m.170 uyarınca iddianame; yeterli şüphe elde edilemez veya kovuşturma olanağı bulunmazsa m.172 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı gündeme gelir. Özel usuller için kendi kanuni şartları ayrıca değerlendirilir.
Kişi gözaltındaysa veya tutuklamaya sevk edilmişse özgürlüğe ilişkin süre ve kararlar ayrı takip edilir. İfade vermiş olmak otomatik tutuklama nedeni olmadığı gibi, bir açıklamanın kabul edildiğinin düşünülmesi de kesin serbest bırakma güvencesi değildir. Tutuklama için CMK m.100–101; adli kontrol için m.109 ve devamı uygulanır.
İfade sonrası bildirilen adres, çağrı ve tebligatlar takip edilmelidir. Sonradan istenen bir belge varsa hangi dosyaya ve hangi süre içinde sunulacağı öğrenilir. Adli kontrol kararı verilmişse yükümlülükler karar metninden okunmalı, yalnız sözlü açıklamayla yetinilmemelidir.
İstanbul dosyasında doğru savcılık ve soruşturma numarası esas alınır. İlgili açıklamalar için zorunlu müdafilik, yakalama emriyle ifade işlemi, adli kontrol yükümlülükleri ve takipsizlik kararına itiraz rehberleri farklı aşamaları ele alır.
Sık sorulan sorular
Savcılıkta susmak suçun kabulü müdür?
Hayır. CMK m.147/1-e isnat hakkında açıklama yapmama hakkını düzenler. Susma tek başına ikrar değildir; diğer delillerin hukuka uygun araştırılması ise devam eder.
Susma hakkı kimlik sorularını da kapsar mı?
CMK m.147/1-a uyarınca kimliğe ilişkin sorular doğru cevaplandırılır. Kimlik tespiti ile suçlanan olay hakkında açıklama yapma konusu birbirinden ayrıdır.
İfade sırasında avukat benim yerime konuşur mu?
Müdafi hukuki yardım sunar ve açıklamada bulunur; kişinin yerine olayı yaşamış gibi ifade vermez. Kişinin beyanı ile müdafiin hukuki değerlendirmesi ayrı kaydedilmelidir.
Aynı olay için kollukta tekrar ifade alınır mı?
CMK m.148/5, aynı olayla ilgili yeniden ifade ihtiyacında işlemin ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılmasını düzenler. Yeni işlemin konusu ve önceki ifadeyle ilişkisi kontrol edilir.
Tutanakta yanlış yazılan açıklamayı düzelttirebilir miyim?
Tutanak okunmalı ve yanlış aktarılan bölümün düzeltilmesi istenmelidir. İşlem sonrasında fark edilen hata da hangi cümleye ilişkin olduğu ve dayanağı gösterilerek dosyaya bildirilir.
İmza varsa baskıyla alınan ifade geçerli hâle gelir mi?
Hayır. CMK m.148/3 yasak yöntemlerle alınan ifadelerin rıza bulunsa bile delil olarak değerlendirilmesini engeller. İhlal iddiası somut olay ve kayıtlarla açıklanmalıdır.
Savcılık ifadesi tamamlanınca soruşturma kapanır mı?
İfade, soruşturmanın işlemlerinden biridir. Savcı delilleri tamamlayarak CMK m.170, 172 veya ilgili özel hükümler çerçevesinde karar verir; dosya kendiliğinden kapanmaz.
İfade hazırlığında bütün belgeleri sunmak zorunlu mudur?
İlgili ve hukuka uygun belgeler, hangi olayı açıkladıkları belirtilerek sunulur. Konuyla ilgisiz belge yığını yerine somut delil talebi hazırlanır; mevcut kayıtlar silinmez veya değiştirilmez.
Kanuni dayanaklar ve resmî kaynak
Rehberin dayanakları CMK m.145–154, 160, 169–172, 202 ve 213’tür. Adalet Bakanlığının Ceza Muhakemesi Kanunu yayımında ifade, sorgu ve savunma hakları birlikte incelenebilir. İçerik denetimi: 8 Eylül 2026. Bu metin hazır bir ifade senaryosu değil, hukuka uygun işlem ve savunma haklarına ilişkin genel rehberdir.
Yazar ve hukuki inceleme
Av. Halil Bakırcı — Mersin Barosu, sicil 3472. Türkçe hizmet, ileri düzey İngilizce iletişim ve ihtiyaç hâlinde Arapça tercüman desteği sunulur. Son güncelleme: 8 Eylül 2026.
Fizikî ofis: Mersin
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir. İstanbul’da ofis bulunduğu yönünde beyan kullanılmaz.
İstanbul hukuk ve adliye rehberi
Ceza dosyasının genel yol haritası: Soruşturma, savunma, duruşma ve kanun yollarının birlikte ele alındığı İstanbul ceza avukatı rehberine ayrıca bakabilirsiniz.
Bu konudaki görevli ve yetkili merci; uyuşmazlığın türü, taraflar, işlem veya olay yeri ve özel yetki kuralları birlikte değerlendirilerek belirlenir. İstanbul’daki adliyeler, ilçeler ve resmî başvuru kaynakları için İstanbul avukat ve hukuk rehberini inceleyebilirsiniz.
Şeffaflık: Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosunun tek fizikî ofisi Mersin’dedir; İstanbul’da şube bulunduğu ileri sürülmez. Uygun dosyalar Türkiye geneli temsil ve yetki kuralları çerçevesinde Mersin’den koordine edilir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
