İstanbul’da Metro Kazısı Nedeniyle Binada Çatlak: Delil ve Tazminat
İstanbul’da metro kazısı sırasında komşu binada çatlak oluşması, yalnız yakınlık nedeniyle tazminat sorumluluğunu kesinleştirmez. Kazı faaliyeti, binanın önceki durumu, hasarın ortaya çıkışı ve teknik neden arasındaki bağlantı araştırılır. Kamu hizmetinin yürütülmesinden doğan zarar için sorumlu idareye yöneltilecek başvuru ile özel yüklenicinin fiiline dayanan talep ayrı değerlendirilir. İYUK m.13 kapsamındaki ön başvuru ve dava takvimi, teknik rapor hazırlığı devam ederken de izlenmelidir. Güvenlik riski bulunan binaya delil toplamak amacıyla girilmemelidir.
Bu rehber, metro tüneli, istasyon çukuru veya ilgili kazı faaliyeti yakınındaki taşınmazda çatlak, oturma ya da kullanım kaybı iddiasını ele alır. Her metro hattının aynı kurum tarafından yaptırıldığı varsayılmaz. Her çatlağın taşıyıcı sistem hasarı olduğu da fotoğraftan söylenemez. Hukuki inceleme, yetkili teknik değerlendirmeyi ikame etmez; güvenlik işlemleri ile tazminat dosyasının hazırlanması birbirini geciktirmeden yürütülmelidir.

İlk aşama: bina güvenliği ile zarar kaydı
Kapıların sıkışması, yeni çatlaklar veya gözlenen hareket hakkında yalnız apartman içi görüşmeyle karar verilmemelidir. Acil tehlike işareti bulunan durumda yetkili acil müdahale ve yapı güvenliği birimlerine başvurulur; verilen tahliye veya giriş yasağına uyulur. Fotoğraf çekebilmek, eşya almak veya ölçüm yapmak için tehlikeli alana dönülmez. Tazminat talebinin hazırlanması, insan güvenliğinin önüne konulamaz.
Güvenli yerden elde edilmiş görüntü, bildirim numarası ve görevlilerin düzenlediği tutanaklar saklanır. Görüntünün hangi bağımsız bölüme, kata ve yapı yüzeyine ait olduğu belirtilir. Yakın çekimde çatlak görülse bile binadaki konumu anlaşılmayabilir; mevcut güvenli kayıtlar açıklamayla eşleştirilir. Teknik niteliği bilinmeyen bir iz, kesin taşıyıcı hasar olarak isimlendirilmez. Görülen olguyla uzmanın değerlendirmesi ayrı yazılır.
İlk bildirimin amacı tehlikenin araştırılması veya acil önlem alınması olabilir. Bunun doğrudan parasal zarar giderme başvurusu olduğu kabul edilmemelidir. Acil inceleme talebi, tazminat ön başvurusu ve varsa idari karara itiraz ayrı kayıtlarla takip edilir. Bir görevliden sözlü olarak inceleme yapılacağının öğrenilmesi, başka hukuki başvuru için kalan sürenin durduğu anlamına gelmez.
Kazıyla hasar arasındaki bağlantı nasıl araştırılır?
Hasarın çalışma başladıktan sonra fark edilmesi önemli bir zaman bilgisidir; fakat tek başına teknik nedenin tamamını açıklamaz. Önceden mevcut çatlak, yapıdaki tadilat, zemin koşulu veya başka faaliyetlerle ilgili kayıtlar da değerlendirilir. İddiayı güçlendirmek amacıyla eski kusurların saklanması doğru değildir. Uzman incelemesi, yeni hasarın nerede başladığını ve önceki durumdan nasıl ayrıldığını gösterebilmelidir.
İnceleme soruları somutlaştırılır: Yapıda hangi hasarlar vardır, bunlar ne zaman belgelenmiştir, kazı aşaması ve konumuyla ilişkisi nedir, güvenli kullanım veya onarım açısından hangi işlemler gerekir? Uzmandan yalnız “metro yaptı” şeklinde sonuç cümlesi istenmez. Sonucun dayandığı gözlem, ölçüm ve teknik yöntem anlaşılabilir olmalıdır. Farklı uzmanlık alanları gerekiyorsa raporun kapsamı buna göre belirlenir.
Kazı öncesi yapı durum tespiti, yer değiştirme veya titreşim ölçümleri, çalışma günlükleri ve ilgili projeler teknik incelemeye yardımcı olabilir. Bunlar her dosyada mutlaka mevcut olduğu iddia edilen belgeler değildir. Varsa hangi kurum veya firmada tutuldukları araştırılır; yoklukları da açıklanır. Başvurucu, erişemediği kayıt varmış gibi değer veya ölçüm sonucu üretmemelidir.
İBB, başka idare, yüklenici ve işletmeci nasıl ayrılır?
Şantiye levhasında görülen proje adı, işi yaptıran idare ve yüklenici bilgileri ilk araştırma için kullanılır. Bunun yanında söz konusu kazı kesimini hangi işin kapsadığı, proje devri bulunup bulunmadığı ve olay tarihinde kimin görevli olduğu doğrulanır. Metroyu yolcu taşımacılığı için işleten şirket, inşaatı yaptıran kamu idaresiyle her zaman aynı hukuki kişi değildir.
2577 sayılı İYUK m.2/1-b, idari eylem veya işlem nedeniyle kişisel hakkı doğrudan ihlal edilenlerin tam yargı davasını düzenler. Kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanan zarar iddiası, ilgili idarenin sorumluluğu yönünden bu çerçevede incelenir. Başvuruda yalnız belediyenin adını yazmak değil, idareyle zarar verici faaliyet arasındaki bağı açıklamak gerekir.
Özel şirketin kusurlu fiiline dayanan talep ise TBK m.49–50 çerçevesindeki haksız fiil incelemesini gündeme getirir. Davalı sıfatı, fiilin niteliği ve görevli yargı bu talep için ayrıca belirlenir. İdare ile yüklenicinin birlikte anılması, bütün taleplerin her durumda tek mahkemede görüleceğini göstermez. İhale sözleşmesinin bulunması da zarar görenin kime başvuracağını tek başına çözmez.
Malik, kiracı ve apartman yönetiminin talepleri
Binanın fiziksel onarım zararı ile kiracının taşınma veya eşyasına ilişkin zararı aynı malvarlığı kalemi değildir. Talep sahibi, hangi hakkının ihlal edildiğini göstermelidir. Malik tapu ve bağımsız bölüm bilgisini; kiracı kira ilişkisini ve kendi giderlerini açıklayan kayıtları sunar. Aynı zarar için iki farklı kişinin aynı bedelin tamamını istemesi önlenmelidir.
Ortak alan hasarıyla bağımsız bölüm içindeki hasar ayrı gösterilir. Apartman yöneticisinin bina için teknik inceleme istemesiyle bütün maliklerin kişisel alacaklarını kendi adına dava etmesi aynı temsil yetkisi değildir. Başvurunun kimin adına yapıldığı ve hangi yetkiye dayandığı belirlenir. Ortak rapor kullanılacaksa raporun her başvurucunun zararına ilişkin bölümü işaretlenir.
Taşınmazın olaydan sonra devredilmesi veya kiracının çıkması halinde tarihler ayrıca kaydedilir. Hasar tarihinde kimin hak sahibi olduğu, onarımı kimin ödediği ve hangi zarar kaleminin kime ait bulunduğu araştırılır. Sadece bugünkü tapu veya ikamet kaydına bakılarak geçmişteki bütün zararların aynı kişiye ait olduğu söylenmez. Sonraki devir belgeleri önceki olay kayıtlarını ortadan kaldırmaz.
Zarar dosyasında hangi belge hangi soruyu cevaplar?
| Belge grubu | Açıkladığı konu | Tek başına kanıtlamadığı sonuç |
|---|---|---|
| Önceki yapı incelemesi ve tarihli görüntü | Çalışma öncesindeki bilinen durum | Sonraki bütün hasarın nedeni |
| Kazı kesimi ve çalışma tarihleri | Faaliyetin yer ve zaman bağlantısı | Binanın teknik olarak etkilenme derecesi |
| Teknik rapor ve ölçüm | Hasar türü, gelişimi ve neden değerlendirmesi | Her zarar kaleminin parasal tutarı |
| Onarım teklifi veya faturası | İşin kapsamı ve bedeli | O işin tamamının kazı nedeniyle zorunlu olduğu |
| Tahliye, kira ve ödeme kayıtları | Kullanım engeli ile gerçek gider veya kayıp | Talep edilen bütün sürenin makul olduğu |
Belgeler, tek bir uzun görüntü dosyasına dönüştürülmek yerine tarih ve içeriklerine göre numaralandırılır. Her fotoğrafın çekildiği yer biliniyorsa açıklanır; bilinmiyorsa kesin yer yazılmaz. Mesajlaşma kaydında şantiye görevlisinin söylediği söz, resmî kabul veya teknik rapor olarak adlandırılmaz. Kişinin görev ve temsil sıfatı belli değilse bu sınır da dosyada gösterilir.
Önceki ve sonraki onarımlar aynı çatlak üzerinde yapılmış olabilir. Bu durumda görüntülerin birbirini neden farklı gösterdiği açıklanmalıdır. Boya veya sıva müdahalesi sonrası çekilmiş fotoğraf, ilk tespitin yerine geçirilmez. Asıl kayıt korunur ve yapılan işlem ayrıca belgelenir. Teknik incelemenin değerlendireceği değişiklikler, tarihleriyle birlikte görünür halde tutulur.
Dava açılmadan ve açıldıktan sonra delil tespiti
HMK m.400, delilin kaybolması veya sonradan ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşması riski bulunan hallerde tespiti düzenler. M.401 uyarınca dava öncesi görev ve yetki ayrıca değerlendirilir. Talepte binanın konumu, tespit edilecek vakıa ve gecikmenin yaratacağı ispat güçlüğü açıklanır. Her hasar iddiası, bu şartlar gösterilmeden otomatik tespit kararı doğurmaz.
İdari dava açılmışsa İYUK m.58 gereğince o davaya ilişkin delil tespiti, davaya bakan mahkemeden istenir. Aynı maddenin ikinci fıkrası mahkemenin tespiti yerel idari veya adli yargı merciine yaptırabilmesini düzenler. Bu nedenle açılmış idari davayı belirtmeden başka yerde bağımsız tespit istemek doğru bir dosya yönetimi değildir. Davanın bulunduğu aşama başvuruda açıkça yazılır.
Delil tespiti bir tazminat hükmü değildir. Hasarın varlığı, teknik niteliği ve ilgili olguların korunmasını sağlar; sorumluluk ve ödenecek bedel esas incelemede değerlendirilir. Tespit raporu alındı diye idareye ön başvurunun veya dava açmanın artık gereksiz olduğu düşünülmemelidir. Teknik rapor hazırlığı ile hukuki süre takvimi birlikte yürütülür.
İdari eylem zararında ön başvurunun içeriği
İYUK m.13, idari eylemden doğan hak ihlalinde dava öncesi ilgili idareden hakkın yerine getirilmesini istemeyi düzenler. Metro kazısına bağlanan zarar talebinde başvurucu, faaliyetle zarar arasındaki iddiasını ve istediği parasal giderimi açıklamalıdır. Sadece “binaya gelip bakılsın” dilekçesi ile belirli zararın tazmini başvurusu aynı talep değildir. Belgenin başlığı kadar gerçek içeriği de önemlidir.
Başvuruda taşınmazın açık adresi, ada ve parseli biliniyorsa bu bilgiler, başvurucunun sıfatı, zararın öğrenildiği tarih, ilgili çalışma kesimi ve eldeki deliller bulunur. Onarım, kullanım kaybı ve diğer zararlar ayrı hesaplanır. Henüz kesinleşmeyen teknik hesap varsa bunun sınırı açıklanır; bilinmeyen tutar belgeye dayanıyormuş gibi gösterilmez. Parasal talebin hukuken uygun biçimde kurulması dosyaya göre değerlendirilmelidir.
Başvuru teslim edildiğinde tarih ve kayıt numarası korunur. İdare içindeki birime yönlendirme ile idareden gelen esas cevap birbirinden ayrılır. Telefonla bilgi verilmesi, yazılı ret veya başvurunun alındığı tarih gibi kayda geçirilmez. Ön başvurunun genel çerçevesi idari eylem tazminatında idareye başvuru rehberinde ayrıca ele alınmıştır.
Bir yıl, beş yıl, otuz gün ve dava süresi
İYUK m.13’te ön başvuru için eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her durumda eylemden itibaren beş yıl düzenlenir. Hasarın ve idari faaliyetle bağlantısının ne zaman öğrenildiği somut olay kayıtlarıyla değerlendirilmelidir. Yeni rapor tarihi her dosyada otomatik olarak yeni bir başlangıç oluşturmaz. Aralıklarla ilerleyen hasarda bütün olayların tek tarihe zorla bağlanması da doğru değildir.
İdare talebi tamamen veya kısmen reddederse ret bildirimi; cevap vermezse otuz günlük cevapsızlık süresinin bitimi dava takviminde esas alınır. Genel idare mahkemesi dava süresi İYUK m.7 uyarınca altmış gündür. 7331 sayılı Kanun m.3, m.13’teki eski altmış günlük cevap bekleme süresini otuz güne indirmiştir. Eski metindeki bekleme süresi kullanılmamalıdır.
Öğrenme, başvuru, cevap veya cevapsızlık ve dava son günü ayrı satırlarda tutulur. Aynı talebin yeniden gönderilmesiyle her defasında yeni bir dava süresi başladığı varsayılmaz. Yükleniciyle yapılan özel görüşme, ilgili idareye başvurunun yerine kendiliğinden geçmez. Bir ve beş yıllık başlangıçların ayrıntısı için İYUK m.13 süre rehberi incelenebilir.
Onarım bedeli, değer kaybı ve kullanım kaybı
Onarım hesabında hasarlı bölüm, gerekli müdahale ve bedel arasında bağlantı kurulmalıdır. Binanın tamamını yenileme isteği, yalnız belirli bir bölgedeki hasarla gerekçesiz şekilde eşitlenemez. Güçlendirme ihtiyacı teknik olarak belirlenmişse kapsamı açıklanır. Eskiyen malzemenin yenilenmesiyle zarar nedeniyle zorunlu gider ayrılır. Tekliflerin aynı iş kapsamını içerip içermediği görülmeden tutarlar karşılaştırılmaz.
Değer kaybı, onarımdan sonra taşınmazda kaldığı ileri sürülen ekonomik eksilmeyi açıklamalıdır. Aynı eksiklik hem onarım hem değer kaybı kalemiyle iki kez istenmemelidir. Kullanım kaybında da binanın hangi tarihler arasında neden kullanılamadığı gösterilir. Tahliye kararı, teknik rapor, fiilî taşınma ve yeniden kullanım tarihi birbirine bağlanır; yalnız endişe duyulduğunun söylenmesi bütün kira dönemini kanıtlamaz.
TBK m.50 bakımından özel hukuk talebinde zarar ve kusurun ispatı esas alınır; miktarın tam ispat edilemediği haller için hâkimin değerlendirme yetkisi bulunur. Bu düzenleme hiçbir belge sunmadan istenilen rakamın kabulü anlamına gelmez. Geçici konaklama, nakliye veya işyeri gelir kaybı talep ediliyorsa her birinin gerçekliği, gerekliliği ve olayla bağlantısı ayrı açıklanmalıdır.
Onarım yapılması veya kısmi ödeme alınması
Tehlikeyi azaltacak zorunlu müdahale sırf tazminat dosyası hazırlanıyor diye geciktirilmemelidir. Güvenli biçimde mümkün olan önceki durum kayıtları, yapılan müdahale ve ödeme belgeleri korunur. Teknik servisten veya yükleniciden alınan iş açıklaması, onarılan kısmı göstermelidir. Genel “tamirat” faturası, hangi hasarın hangi işlemle giderildiğini her durumda açıklamaz.
İdare veya şirket bir kısmı ödediğinde, alınan tutarın hangi zarar kalemine ait olduğu belirlenir. Kısmi ödemenin kabulü ile bütün taleplerden vazgeçme iradesi aynı şey değildir; imzalanan metnin kapsamı okunur. İbraname, sulh veya onarım kabul belgesi varsa sadece başlığına bakılmaz. Henüz araştırılmamış hasarın metinde nasıl ele alındığı da değerlendirilmelidir.
Birden fazla kişiden aynı zarar için tahsilat yapılması halinde tutarlar dosyada açıklanır. Sigorta ödemesi varsa poliçe, ödeme kalemi ve ilgili hak ilişkisi ayrıca incelenir. Tazminat cetveli güncellenmeden başlangıçtaki bütün tutarın tekrar istenmesi önlenir. Sonraki onarım veya ödemenin önceki delili değiştirmemesi için ilk rapor ve görüntüler ayrı saklanır.
İstanbul’daki başvurunun son kontrolü
Başvuru tamamlanırken üç bağlantı görünür olmalıdır: zarar ile faaliyet, faaliyet ile muhatap, talep edilen tutar ile gerçek kayıp. Bunlardan biri eksikse çok sayıda fotoğraf bulunması tek başına dosyayı tamamlamaz. Yanlış kurumun seçilmesi veya genel şikâyetle parasal başvurunun karıştırılması, teknik olarak ayrıntılı bir dosyanın usul yönünden eksik kalmasına yol açar.
Metro kazısı dışındaki belediye yol çalışması veya kot değişikliği farklı teknik nedenleri gerektirir. O konu için İstanbul’da yol kotu yükselmesinden doğan zarar rehberi kullanılmalıdır. Aynı şehirdeki bütün inşaat zararlarına tek sorumlu, tek rapor veya tek dava yolu atanamaz; somut iş ve ileri sürülen hukuki sebep esas alınır.
İdareye sunulacak tazminat talebinin kısa özeti
Başvurunun ilk sayfası, teknik dosyanın ne için sunulduğunu açıklamalıdır. Taşınmazın yeri, başvurucunun malik veya kiracı sıfatı, ilgili çalışma, zararın bilinen başlangıcı ve istenen giderim bir arada gösterilir. Ekler çok sayıda olsa bile idareden sadece inceleme mi yoksa belirli zararın karşılanması mı istendiği belirsiz bırakılmaz. İdari eylemden doğan zarar iddiası açıkça kurulurken, teknik nedene ilişkin henüz sonuçlanmamış meseleler kesinleşmiş bulgu gibi sunulmaz.
“[Taşınmaz bilgisi] için [hak sahipliği sıfatı] kapsamında başvuruyorum. [Çalışma kesimi ve tarih aralığı] sırasında ortaya çıktığını belirttiğim [hasar türü], ekli kayıt ve raporlarda gösterilmiştir. Faaliyet ile zarar arasındaki bağlantının ilgili proje ve ölçüm kayıtlarıyla incelenmesini; açıklanan onarım ve diğer zarar kalemlerimin karşılanmasını talep ediyorum. İstenen toplam [tutar] olup kalemler ekli hesapta ayrı gösterilmiştir. Başvurumun 2577 sayılı Kanun m.13 kapsamında değerlendirilerek tarafıma gerekçeli cevap verilmesini istiyorum.”
Bu metin zorunlu resmî şablon değildir; yalnız gerçek olay ve belgelerle uyarlanmalıdır. Tutar henüz belirlenmemişse boşluğu rastgele rakamla doldurmak doğru değildir. Hesabın tamamlanma yöntemi, talebin kapsamı ve sürelerin korunması dosya üzerinden değerlendirilir. Başvuruya teslim edilen ekler listesi saklanır. Sonradan eklenen raporun ilk başvurunun hangi iddiasını desteklediği gösterilir; yeni ek gönderiminin önceki başvuru tarihini değiştirdiği varsayılmaz.
Sık sorulan sorular
Metro çalışmasına yakın binadaki her çatlak kazıdan mı sayılır?
Hayır. Yapının önceki durumu, hasarın gelişimi ve kazıyla teknik neden bağlantısı incelenir. Yer ve zaman yakınlığı tek başına bütün sorumluluk koşullarını kanıtlamaz.
Delil toplamak için riskli binaya girmek gerekir mi?
Hayır. Can güvenliği önceliklidir; tahliye ve giriş yasağına uyulur. Güvenli biçimde elde edilen kayıtlar saklanır, teknik inceleme yetkili kişilerce yürütülür.
Tazminat başvurusu her durumda İBB’ye mi yapılır?
Projenin ve ilgili kazı kesiminin sorumlu idaresi doğrulanmalıdır. İşletmeci, işi yaptıran idare ve özel yüklenici aynı kişi olmayabilir. Muhatap somut faaliyet üzerinden belirlenir.
Binanın incelenmesini istemek tazminat ön başvurusu yerine geçer mi?
Her durumda geçmez. Güvenlik veya inceleme talebiyle zararın parasal olarak giderilmesini istemek farklıdır. İYUK m.13 başvurusunun içeriği ve sonucu açık kurulmalıdır.
İdari eylem için ön başvuru süresi nedir?
İYUK m.13, öğrenmeden itibaren bir yıl ve her durumda eylemden itibaren beş yıl düzenler. Öğrenme ve zarar bağlantısının somut tarihlerle değerlendirilmesi gerekir.
İdare cevapsız kalırsa altmış gün mü beklenir?
Hayır. 7331 sayılı Kanun değişikliğiyle İYUK m.13’teki cevap bekleme süresi otuz gündür. Cevapsızlığın ardından genel dava süresi ayrıca hesaplanır.
İdari dava açıldıktan sonra delil tespiti nereden istenir?
İYUK m.58 uyarınca o davaya ilişkin tespit, davaya bakan mahkemeden istenir. Mahkemenin yerel adli veya idari merci aracılığıyla tespit yaptırma yetkisi ayrıca bulunur.
Delil tespit raporu doğrudan ödeme kararı mıdır?
Hayır. Tespit ilgili vakıayı korur. Sorumluluk, zarar hesabı ve ödenecek bedel esas talep kapsamında ayrıca değerlendirilir; diğer başvuru süreleri izlenmeye devam eder.
Malik ve kiracı aynı zarar için ayrı ayrı tam bedel isteyebilir mi?
Her kişinin kendi zarar kalemi ve sıfatı belirlenir. Fiziksel yapı zararı, eşya zararı ve kiracının belgeli giderleri ayrılır; aynı kayıp iki kez hesaplanmaz.
Yüklenici onarım yaparsa bütün talepler sona erer mi?
Onarılan bölüm, kalan zarar ve imzalanan kabul veya sulh metni incelenir. Kısmi onarımın her durumda bütün haklardan vazgeçme olduğu sonucu çıkarılamaz.
Resmî kaynaklar ve kanuni dayanaklar
2577 sayılı İYUK: m.2/1-b, 7, 8, 13 ve 58. 7331 sayılı Kanun m.3: İYUK m.13 cevap süresinin otuz güne indirilmesi. 6100 sayılı HMK: m.400–401. 6098 sayılı TBK: m.49–52. Tarihsel kanun nüshaları kullanılırken sonraki değişiklikler ayrıca uygulanmalıdır.
İstanbul ofisi
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu, Mersin merkezli Türkiye geneli çalışmalarını İstanbul ve Mersin odaklı yürütür. Teknik rapor, başvuru kaydı ve zarar belgeleriyle İstanbul ofisi iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Maslak Ahi Evran Caddesi, Polaris Plaza No:21, Kat:9, 34475 Sarıyer/İstanbul
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
