B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İstanbul Resmî Belgede Sahtecilik: TCK 204 ve Belge İncelemesi 2026

Belgenin niteliği, düzenleyen kişi ve kullanım işlemi

Üzerinde kaşe bulunan her kâğıt resmî belge değildir

Belgenin resmî niteliği, yalnız antet, kaşe veya resmî görünümlü bir tasarımdan çıkarılmaz. Düzenleyen kişinin kamu görevlisi sıfatı, görevi gereği belge düzenleme yetkisi ve belgeye ilişkin kanuni şekil birlikte incelenir. Bir özel şirketin hazırladığı yazıya kaşe basılması, onu kendiliğinden kamu görevlisinin düzenlediği belgeye dönüştürmez.

Ceza hukukunda belge, hukuken anlam taşıyan bir olguyu ispatlamaya elverişli ve düzenleyeni belirlenebilir bir açıklamayı içerir. Belgenin mevcut işlem bakımından neyi kanıtladığı gösterilmelidir. Bir taslak, fotokopi veya elektronik dosyanın hukuki değeri, yalnız adından hareketle kabul veya reddedilemez; işlemde kullanılan biçimi ve aslının bulunup bulunmadığı araştırılır.

TCK m.210’daki belgeler ayrı bir istisnadır

Kanun, bazı özel belgeleri sahtecilik yönünden resmî belge hükümlerine bağlamıştır. M.210/1’de emre veya hamile yazılı kambiyo senetleri, emtiayı temsil eden belgeler, hisse senetleri, tahviller ve vasiyetnameler sayılır. Burada her borç senedinin otomatik biçimde kambiyo senedi sayılması söz konusu değildir; ilgili belgenin kanuni unsurları denetlenir.

M.210/2 ise gerçeğe aykırı belge düzenleyen sağlık mesleği mensupları için özel düzenleme içerir. Belgenin haksız menfaat sağlaması veya kamu ya da kişiler bakımından zarar doğurucu nitelik taşıması, aynı fıkradaki resmî belgede sahtecilik hükümlerine geçiş koşuludur. Bu nedenle sağlık raporunun sahte olduğu iddiasında düzenleyenin sıfatı ve raporun işlevi açıklanmadan yalnız m.204 yazılması yeterli değildir.

TCK m.204’te üç hareketin de birlikte yapılması aranmaz

Birinci fıkradaki düzenleme, değiştirme ve kullanma seçimlik hareketlerdir. Sahte belgeyi bizzat üretmeyen kişinin bilerek kullanması da suçun inceleme konusudur. Buna karşılık yalnız belgenin bir kişinin elinde bulunması, onun sahte olduğunu bildiğini veya belgeyi kullandığını tek başına ispatlamaz. TCK m.20 ve 21 gereğince kişisel fiil ile kast ayrı belirlenir.

Resmî belgeyi sahte düzenleme, belgenin gerçek düzenleyeni veya kaynağı konusunda yanıltıcı bir görünüm oluşturmayı; gerçek belgeyi değiştirme, mevcut belge üzerinde aldatıcı değişiklik yapmayı; kullanma ise sahte belgenin hukuki işlemlerde değerlendirmeye sunulmasını ilgilendirir. İddianame bu hareketlerden hangisinin, hangi tarihte ve hangi belge üzerinde gerçekleştirildiğini göstermelidir.

Özel belgede sahteciliği düzenleyen TCK m.207’nin kuruluşu farklıdır: sahte düzenleme veya değiştirme yanında kullanma da birinci fıkrada aranır. Resmî belge suçunun tamamlanması için her durumda ayrıca kullanım şartı koymak, m.204’ün seçimlik hareket yapısıyla bağdaşmaz. Aynı kişi ve aynı belge bakımından birden fazla seçimlik hareket bulunması da otomatik olarak her hareket için ayrı sahtecilik cezası verilmesi anlamına gelmez.

Kamu görevlisi olmak, m.204/2 için tek başına yeterli değildir

İkinci fıkra, kamu görevlisinin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî belgeyi esas alır. Görev tanımı, imza yetkisi ve belge türü bu nedenle incelenir. Yetkili görevlinin belgeyi gerçeğe aykırı içerikle düzenlemesi de açıkça bu fıkrada yer alır. Kamu görevlisinin görevi ve yetkisiyle ilgisiz her belge suçunu aynı fıkraya yerleştirmek doğru değildir.

İmzanın kime ait olduğu ile aldatma kabiliyeti aynı soru değildir

İmza ve yazı incelemesi, belirli işaretlerin hangi kişinin elinden çıktığını araştırır. Aldatma kabiliyeti ise belgenin bütününün, hukuki işlemde gerçek belge izlenimi oluşturmaya elverişliliğini ilgilendirir. Bir imzanın farklı kişiye ait olduğunun saptanması bütün hukuki unsurları kendiliğinden tamamlamaz. Belgenin şekli, zorunlu unsurları, düzenleyeni ve işlemdeki görünümü birlikte değerlendirilir.

CMK m.63 ve 67 kapsamında teknik inceleme yapılırken suça konu belgenin aslı, karşılaştırmaya elverişli örnekler ve inceleme konusu açıkça gösterilmelidir. Fotokopi üzerinde ulaşılamayan teknik sonuçlar raporda belirtilmelidir. “Fotokopi varsa her durumda beraat” veya “bilirkişi sahte dediğinde bütün tartışma biter” şeklindeki genellemeler doğru değildir. Teknik raporun sınırları ve diğer deliller gerekçeli kararda tartışılır.

Karşılaştırma imzalarının aidiyeti, tarih aralığı ve yeterliliği önemlidir. Tartışmalı bir imzayı başka bir tartışmalı örnekle karşılaştırmak, sorunu çözmez. Belgenin hangi kurumdan alındığı, emanet veya dosya numarası ve gönderilme zinciri de aynı nüshanın incelenip incelenmediğini denetlemeye yarar. CMK m.217 uyarınca hukuki değerlendirme mahkemeye aittir.

TCK m.204/3, kanun hükmü gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerde cezayı yarı oranında artırır. Her resmî belgeye bu artırım uygulanmaz. Belgeye bu özel ispat gücünü veren kanun hükmü gösterilmelidir; yalnız “resmî evrak” denilmesi yeterli değildir.

Noter belgesi ve elektronik imzada hangi kayıt aranır?

Noter işleminin tarihi ve yevmiye numarası, düzenleme veya onaylama işleminin türü, işlem tarafları ve noterlikte saklanan asıl ya da örnek karşılaştırılır. Noterin imza onayı ile belgenin bütün içeriğini düzenleme şeklinde oluşturması aynı işlemler değildir. Sahtecilik iddiasının hangi bölüme yöneldiği açıkça belirtilmelidir.

31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun m.2, Noterlik Kanunu m.55’teki belge inceleme usulünü değiştirmiştir. Cumhuriyet savcılığı, sulh ceza hâkimliği veya mahkeme, ilgili noterlik defter ve evrakının aslını isteyebilir; noterlikte aslına uygun onaylı örnek saklanır. İnceleme için aslına uygun onaylanmış elektronik örnek de güvenli elektronik imzayla gönderilir. Böylece “noterlikteki kayıtların aslı hiçbir şekilde getirilemez” biçimindeki eski genelleme kullanılmamalıdır.

Elektronik belgede güvenli elektronik imza, imza doğrulama sonucu ve belgenin bütünlüğü ayrıca değerlendirilir. Ekrana yapıştırılmış imza resmi ile güvenli elektronik imza aynı şey değildir. 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu m.5’in hukuki sonuçları ile özel şekil ve istisna hükümleri birlikte dikkate alınır. Sistemin işlem kaydı, imza sahibinin yetkisi ve somut işlemde fiilen kimin hareket ettiği ayrı sorulardır.

Gerçek belgeyi yok etmek, yalan beyanda bulunmak ve gerçek alacak için sahtecilik

TCK m.205, gerçek resmî belgeyi bozma, yok etme veya gizlemeyi; m.206, resmî belgeyi düzenlemeye yetkili kamu görevlisine yalan beyanda bulunmayı düzenler. Belgenin içeriğiyle ilgili her uyuşmazlık doğrudan sahte belge üretme fiili değildir. Yalan beyanın belge düzenlenmesiyle bağlantısı ve belgenin oluşumunda kamu görevlisinin görevi araştırılır.

TCK m.209‘daki açığa atılan imzanın kötüye kullanılması, belirli biçimde doldurulmak üzere teslim edilmiş imzalı boş kâğıdın teslim amacına aykırı doldurulması bakımından önemlidir. Kâğıdın rızayla teslim edilmesi ile hukuka aykırı ele geçirilmesi aynı fıkranın konusu değildir. “İmza bana ait” açıklaması, belgenin sonradan nasıl tamamlandığına ilişkin tartışmayı her durumda bitirmez.

TCK m.211, hukuki ilişkiye dayanan alacağı ispat veya gerçek bir durumu belgeleme amacıyla sahtecilikte cezayı yarı oranında indirir. Bu hüküm sahtecilik yapma izni veya cezasızlık değildir. Gerçek alacak ya da durum ve bu amaçla hareket edildiği somut olarak belirlenmelidir. Borcun bulunması, karşı tarafın imzasını kullanmaya sınırsız yetki vermez.

TCK m.212, sahte resmî veya özel belgenin başka suçun işlenmesinde kullanılması hâlinde hem sahtecilik hem ilgili suçtan ayrı ceza öngörür. Bu nedenle dolandırıcılık veya kaçakçılık incelemesinde belge fiili gözden çıkarılamaz. Vergi belgelerinde ise VUK m.359’un özel düzenlemesi ayrıca değerlendirilir.

İstanbul’da bütün sahtecilik dosyaları ağır cezada görülmez

5235 sayılı Kanun m.11–12 uyarınca m.204/1 kapsamındaki temel suçun genel görevli mahkemesi asliye ceza mahkemesidir. M.204/2 kapsamındaki kamu görevlisinin sahteciliği ise ağır ceza mahkemesinin görev alanında açıkça sayılmıştır. Bağlantılı suçlar, özel görev hükümleri ve çocuk yargılaması ayrıca saklıdır.

Şikâyet veya ihbar CMK m.158 uyarınca savcılığa ya da kolluğa yapılır. Başvuruda belge türü, tarih, işlem numarası, aslın bulunduğu yer, iddia edilen değişiklik ve bilinen düzenleyici veya kullanıcı gösterilmelidir. İstanbul içindeki yer yetkisi CMK m.12 ve devamına göre belirlenir. M.204 şikâyete bağlı düzenlenmediğinden vazgeçme tek başına kamu davasını düşürmez; buna karşılık başka belge suçlarının şikâyet rejimi ayrıca incelenir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp