B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İstanbul İftira Suçu Avukatı: TCK 267 ve Şikâyet Delili 2026

Asılsız isnat ile hukuki başvuru hakkının sınırı

Takipsizlik veya beraat, şikâyet eden kişinin kendiliğinden iftiracı olduğu anlamına gelmez. TCK m.267/1, kişinin işlemediğini bildiği bir fiili ona yükleyerek soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım uygulanmasını sağlama amacını arar. Temel yaptırım 1–4 yıl hapistir. Yanlış çıkan iddia ile bilerek uydurulan isnat ayrı değerlendirilmelidir.

İddianın ispatlanamaması ile yalan olduğunun bilinmesi farklıdır

Ceza yargılamasında bir isnadın mahkûmiyet için yeterli biçimde ispatlanamaması, isnadı ileri süren kişinin gerçeğe aykırılığı baştan bildiğini tek başına göstermez. CMK m.223/2’deki beraat nedenleri aynı değildir. Suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması ile sanığın işlediğinin sabit olmaması farklı gerekçelerdir. İftira incelemesinde önceki kararın yalnız sonuç bölümü değil, gerekçesi ve dayandığı deliller okunmalıdır.

CMK m.172 kapsamındaki kovuşturmaya yer olmadığı kararı da farklı sebeplerle verilir. Delil yetersizliği, kovuşturma imkânının bulunmaması ve fiilin gerçekleşmediğinin belirlenmesi aynı tespit değildir. TCK m.267’deki bilme ve amaç unsurları, önceki dosyanın sonucundan bağımsız olarak ispatlanmalıdır. Taraflar arasında husumet bulunması tek başına iftira suçunun bütün unsurlarının gerçekleştiği anlamına gelmez.

Buna karşılık başvuru hakkı, bilerek gerçek dışı suç isnat etmeye izin vermez. Anayasa m.36 ve 74 ile korunan hak arama ve dilekçe hakları, TCK m.267’nin koşullarını ortadan kaldırmaz. İddianın hangi kısmının gerçek dışı olduğu ve kişinin bunu bildiğini gösteren kayıtlar somutlaştırılır. Suçlamanın bir bölümünün doğruluğu, bilinçli olarak eklenen ayrı bir asılsız fiili otomatik biçimde hukuka uygun hâle getirmez.

İftira sadece savcılığa verilen dilekçeyle işlenmez

TCK m.267/1, yetkili makama ihbar veya şikâyet yanında basın ve yayın yoluyla isnadı da düzenler. Ancak her olumsuz açıklama iftira değildir. Belirli veya belirlenebilir kişiye hukuka aykırı bir fiil yüklenmeli; fail, kişinin bu fiili işlemediğini bilmeli ve hakkında soruşturma, kovuşturma ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamayı amaçlamalıdır.

İsnadın yalnız ceza kanunlarında suç sayılan bir davranışa ilişkin olması şart değildir; kanun idari yaptırım uygulanmasını sağlama amacını da kapsar. Diğer yandan sıradan eleştiri, değersizlik yargısı veya hakaretin hukuki niteliği kendi unsurlarıyla belirlenir. Hakaret ve tehdit ile iftira aynı suçun farklı adları değildir.

Başkasının kimliğini kullanma ve suç uydurma

TCK m.268, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasının kimliğini veya kimlik bilgilerini kullanmasını iftira hükümlerine bağlar. Burada başkasının gerçek kimliğinin kullanılması ve kişinin kendi suçuna ilişkin süreci engelleme amacı araştırılır. Her kimlik bildirme eksikliği bu maddeye sokulamaz.

TCK m.271’deki suç uydurmada ise işlenmediği bilinen bir suçu yetkili makama işlenmiş gibi bildirme veya işlenmeyen suçun delil ya da emarelerini soruşturmayı sağlayacak biçimde uydurma düzenlenmiştir. Belirli kişiye yönelen asılsız isnat ile kişi hedeflenmeden uydurulan suç arasında ayrım yapılır. Tanık sıfatıyla gerçeğe aykırı anlatım da TCK m.272’de ayrıca düzenlenmiştir; sıfat ve fiil açıklanmadan suç adları birleştirilemez.

Uydurulan delil ve uygulanan tedbir cezayı nasıl etkiler?

M.267/2: Fiilin maddi eser ve delillerinin uydurulması, temel cezayı yarı oranında artırır. İddianın yalnız sözle ileri sürülmesi ile onu desteklemek için sahte maddi iz veya belge oluşturulması aynı nitelikli hâl değildir. Belge sahteciliğinin ayrıca gerçekleşmesi hâlinde belgede sahtecilik hükümleri kendi koşullarıyla değerlendirilir.

M.267/3: Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen mağdura, bu fiil nedeniyle gözaltı ve tutuklama dışındaki başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa ceza yarı oranında artırılır. Tedbirin varlığı kadar asılsız isnatla bağlantısı ve önceki kararın gerekçesi de önemlidir.

M.267/4: Aynı koşullardaki mağdur gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa iftira eden ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu tutulur. Gözaltı ve tutuklama, üçüncü fıkranın genel tedbir artırımına gelişigüzel eklenemez; kanun dördüncü fıkrada özel sonuç öngörmüştür.

M.267/5–6: Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasına mahkûm edilmesi hâlinde yaptırım 20–30 yıl hapistir. Bu mahkûmiyetin infazına başlanması, beşinci fıkraya göre verilecek cezayı yarı oranında artırır. Beşinci fıkranın süreli hapis mahkûmiyetinde cezanın üçte ikisini esas alan eski bölümü Anayasa Mahkemesinin E.2013/14, K.2013/56 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Yedinci fıkra da E.2010/115, K.2011/154 sayılı kararla iptal edilmiştir; eski yaptırımlar yürürlükteymiş gibi aktarılamaz.

Bu düzenlemeler bütün iftira dosyalarının aynı ceza veya aynı görevli mahkemeyle sonuçlanmadığını gösterir. Temel suç bakımından genel görev asliye ceza mahkemesindedir; ağırlaşmış sonuçlar ve bağlantılı suçlar bakımından 5235 sayılı Kanun’un görev hükümleri ayrıca uygulanır.

TCK m.269’da zaman çizelgesi, iftira mağdurunun dosyasına göre kurulur

İftiradan dönmek, yalnız şikâyetten vazgeçmekle aynı değildir. Asılsız isnadın geri alınması ve gerçeğin ortaya çıkmasını sağlayan açıklama değerlendirilir. M.269’daki aşamalar, iftira suçundan açılan yeni dosyayla değil, iftiraya uğrayan kişi hakkındaki soruşturma, kovuşturma, hüküm ve infazla ilişkilidir.

Dönüşün zamanı Hüküm Kanundaki sonuç
Mağdur hakkında adli veya idari soruşturma başlamadan önce M.269/1 Ceza 4/5 oranında indirilir
Mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce M.269/2 Ceza 3/4 oranında indirilir
Kovuşturma başladıktan sonra, hükümden önce M.269/3-a Ceza 2/3 oranında indirilebilir
Mağdur mahkûm edildikten sonra M.269/3-b Ceza 1/2 oranında indirilebilir
Mağdurun cezasının infazına başlandıktan sonra M.269/3-c Ceza 1/3 oranında indirilebilir

“İndirilir” ile “indirilebilir” ifadeleri aynı değildir: son üç aşamada kanunun mahkemeye tanıdığı değerlendirme yetkisi korunur. Yalnız idari yaptırımı gerektiren fiilde iftiradan dönüş için m.269/4’te, idari yaptırım kararından önce yarı ve yaptırım uygulandıktan sonra üçte bir oranında indirim imkânı ayrıca düzenlenmiştir.

Basın ve yayın yoluyla yapılan iftirada m.269/5, dönüşün aynı yöntemle yayımlanmasını arar. Mahkûmiyet kararının aynı veya eşdeğer yayın organında ilanı ise m.267/9’un ayrı sonucudur. İftiradan dönüş, mahkûmiyetin ilanı ve mağdurun şikâyetten vazgeçmesi birbirinin yerine geçen işlemler değildir.

İftira iddiasını hangi dosya belgeleri açıklar?

İlk başvurunun tam metni, ekleri ve sonraki ifadeler, kişiye tam olarak ne yüklendiğini gösterir. Önceki dosyanın karar ve gerekçesi, isnadın hangi sebeple sonuçsuz kaldığını açıklar. Koruma tedbiri kararları ve infaz kayıtları ise varsa ağırlaşmış sonucun ispatına ilişkindir. Bu belgeleri aynı isim altında toplamak yerine her birinin gösterdiği olgu belirlenmelidir.

İsnadın bilerek yapıldığı iddiasında olay anındaki yazışmalar, kaynağı doğrulanmış kayıtlar, önceki çelişkili açıklamalar ve uydurulduğu ileri sürülen belgenin aslı önem taşır. Bir belgeyi sonradan değiştirmek veya tanığı belirli anlatıma yöneltmek hukuka uygun ispat yolu değildir. Deliller CMK m.206 ve 217 kapsamında elde edilme usulü, bütünlük ve ispat değeri yönünden denetlenir.

Şikâyet süresi ve dava zamanaşımı karıştırılmamalıdır

İftira şikâyete bağlı suç olarak düzenlenmemiştir; mağdurun vazgeçmesi kendiliğinden kamu davasını düşürmez. TCK m.267/8, dava zamanaşımının mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlayacağını özel olarak belirler. Bu nedenle yalnız ilk şikâyet tarihi üzerinden süre hesabı yapılamaz. Uygulanacak zamanaşımı uzunluğu ve kesilme veya durma nedenleri TCK m.66–67 ile birlikte ele alınır.

İstanbul’daki başvuru CMK m.158 uyarınca Cumhuriyet başsavcılığı veya kolluğa yapılır; yer yetkisi CMK m.12 ve devamına göre belirlenir. Takipsizlik kararına itiraz ile önceki şikâyetçiye karşı iftira isnadı farklı başvurulardır. Birincisinin süresi ve hukuki amacı, ikincisine ilişkin değerlendirmeyle karıştırılmamalıdır.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

Telefon WhatsApp