B&KBakırcı & KeskinHUKUK BÜROSU
TR
TürkçeEnglishDeutschРусскийالعربية中文
Menü

İsviçre’de Tescilli Marka Türkiye’de Korunur mu? IPI, Madrid ve SMK 12–18 Rehberi

İsviçre’de yaşayan Türk girişimciler, İsviçre AG/GmbH yöneticileri ve Türkiye distribütörleri için marka korumasının somut adımları.

Kısa ve net cevap: İsviçre’de IPI tarafından tescil edilmiş marka Türkiye’de kendiliğinden koruma kazanmaz. Türkiye’de TÜRKPATENT başvurusu veya Türkiye’yi kapsayan Madrid uluslararası marka koruması araştırılır. İlk İsviçre başvurusuna dayanarak rüçhan isteniyorsa 6769 sayılı SMK m.12’deki altı ay, m.13’teki başvuruyla birlikte talep ve üç aylık belge koşulu önemlidir. Başkasının yayımlanan Türk marka başvurusuna itiraz süresi SMK m.18’e göre iki aydır.

Kısa özet: İsviçre markası Türkiye’de nasıl korunur?

İşlemKanun veya makamSomut kontrol
İsviçre marka kaydıIPI / SwissregHak sahibi, tarih, işaret, mal-hizmet
Türkiye’de korumaSMK 7, 14; TÜRKPATENT ve WIPOUlusal başvuru veya Türkiye belirlemesi
RüçhanSMK 12–13İlk başvurudan 6 ay; belge 3 ay
Yayıma itirazSMK 18Bülten yayımından itibaren 2 ay
Kullanım ve yenilemeSMK 9 ve 235 yıllık kullanım denetimi; 10 yıllık koruma
İsviçre marka tescili ile Türkiye marka koruması için iki sicil belgesini gösteren özgün çizim

İsviçre IPI kaydı Türkiye’de niçin kendiliğinden koruma sağlamaz?

İsviçre Federal Fikrî Mülkiyet Enstitüsü (IPI/IGE) nezdinde yapılan marka tescili, kural olarak İsviçre ülkesindeki korumayı gösterir. Bu kayıt, marka sahibinin kimliği, işaretin biçimi, mal veya hizmetleri ve tarihleri bakımından ciddi bir başlangıç belgesidir; buna rağmen Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) sicilinde aynı hakka sahip olunduğunu otomatik olarak kanıtlamaz. IPI’nin resmî açıklaması marka korumasının ülkesel niteliğini açıkça belirtir.

Türkiye’de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.7/1 uyarınca marka koruması tescille elde edilir. İsviçre’deki kayıt, Paris Sözleşmesi kapsamındaki rüçhan, ticaret sırasında önceki kullanım, tanınmışlık veya kötü niyet itirazlarında ayrı ayrı önem taşıyabilir. Bu ihtimalleri Türkiye’de geçerli bir tescille aynı sonuç saymak yanlış olur. İlk kontrol, markanın Türkiye’yi kapsayan ulusal veya uluslararası kaydının gerçekten var olup olmadığıdır.

Swissreg, IPI ve şirket belgeleri hangi bilgileri ispatlar?

İsviçre sicilindeki işaretin tam görünümü, tescil veya başvuru numarası, başvuru tarihi, mevcut hak sahibi, korunan sınıflar, yenilemeler ve varsa devirler ayrı alanlardan kontrol edilmelidir. Sadece marka logosunun internet sitesinde bulunması, sicil statüsü yahut gerçek hak sahibi hakkında yeterli değildir. İsviçre şirketi AG veya GmbH olduğunda Zefix ticaret sicili ile marka sicilindeki hak sahibinin aynı olup olmadığı ayrıca karşılaştırılır.

Bir AG’nin unvan değiştirmesi, birleşmesi yahut marka portföyünü farklı bir grup şirketine devretmesi halinde eski sicil görüntüsü güncel yetkiyi göstermeyebilir. Tescil numarası, dayanak başvuru tarihi ve hak sahibi sıralaması bir dosya çizelgesine işlenir. Sonra IPI marka bilgi sayfası, WIPO Global Brand Database ve TÜRKPATENT kayıtları karşılaştırılır. Bu üç taramanın kapsamları ve güncellenme zamanları farklıdır; tek veritabanındaki sonuç bütün riskleri bertaraf etmez.

Türkiye’de koruma için iki temel başvuru yolu

İsviçreli marka sahibi Türkiye’ye özel başvurusunu doğrudan TÜRKPATENT’e sunabilir. Birden çok pazara açılıyorsa Madrid Sistemi üzerinden uluslararası başvuru yaparak Türkiye’yi belirleyebilir. IPI, ülke dışında koruma için bu iki ana yolu resmî olarak açıklamaktadır. Seçim yapılırken işaretin İsviçre’deki temel başvuru veya tescil kapsamı, hedef ülkeler, vekillik, işlem dili, harçlar ve iş planı birlikte değerlendirilir.

Bir şirket yalnız Türkiye’de satışa başlayacaksa ulusal başvuru operasyonel açıdan sade olabilir. Türkiye yanında başka Madrid üyesi pazarlara da eşzamanlı açılacaksa uluslararası yol dosya yönetimini kolaylaştırabilir. Ancak Madrid sistemi tek bir dünya markası yaratmaz: Koruma istenen her ülke kendi hukukuna göre inceleme yapar. Bu ayrım bütçe hazırlanırken ve karşı taraftan gelen “WIPO belgeniz var, artık her ülkede güvendesiniz” açıklaması değerlendirilirken korunmalıdır.

Doğrudan Türk marka başvurusunda hangi hazırlık gerekir?

Doğrudan başvurunun sahibi gerçek kişi veya tüzel kişi olarak doğru gösterilmelidir. Marka örneği, mal ve hizmet listesi, gerekli kimlik ve şirket temsil bilgileri ile işlem ücreti birbirine uygun hazırlanır. SMK m.11 başvurunun temel unsurlarını düzenler. Başvuru yapılmadan önce aynı yahut benzer işaretlerin Türkiye sicilinde hangi sınıflarda bulunduğu incelenir; ticaret unvanının başka bir ülkede tescilli olması tek başına bu taramanın yerini tutmaz.

İsviçre AG’nin hukukî unvanı ile pazarlama markası farklıysa başvurunun hangi tüzel kişiye ait olacağı açıkça kararlaştırılır. Grubun Türkiye’deki distribütörü tarafından “kolaylık olsun” diye kendi adına yapılacak tescil ileride ciddi mülkiyet uyuşmazlığı yaratabilir. Ticari temsilcinin izinsiz tescili hakkında SMK m.10 ve m.6/2 farklı başvuru ve dava olanakları öngörür. Bu nedenle distribütör sözleşmesi, lisans sözleşmesi ve marka başvurusu birbirinden kopuk belge paketleri olarak düşünülmemelidir.

Madrid yolunda İsviçre temel markası ve Türkiye belirlemesi

Madrid Sistemi üzerinden İsviçre kaynaklı başvuruda temel marka başvurusu veya tescili ile uluslararası dosyanın kapsamı karşılaştırılmalıdır. IPI’nin çevrimiçi uluslararası başvuru hizmeti, İsviçre marka sicilindeki temel kayıt bilgilerinin başvuruya aktarılabildiğini açıklamaktadır. Türkiye’nin uluslararası başvuruda belirlenmesi, markanın Türkiye’de hiç incelenmeden kabul edildiği anlamına gelmez. SMK m.14, Madrid Protokolü kapsamındaki uluslararası başvurunun Türkiye’de doğrudan yapılan başvuruyla bağlantılı hukukî sonuçlarını düzenler.

Somut inceleme için uluslararası tescil numarası, belirlenen taraflar, işlem tarihleri, WIPO sicil bildirimleri ve Türkiye’ye ilişkin koruma durumu istenir. Sonradan Türkiye belirlemesi yapılmışsa yalnız uluslararası tescilin ilk tarihine bakılmaz; Türkiye bakımından ilgili belirleme ve varsa rüçhan bilgileri incelenir. Başvuruda Türkiye hiç belirlenmemişse İsviçre tescili ve WIPO numarası bulunması Türkiye marka korumasının kurulduğunu göstermeye yetmez.

SMK m.12: İsviçre’deki ilk başvurudan başlayan altı ay

SMK m.12/1, Paris Sözleşmesi veya Dünya Ticaret Örgütü koşullarını karşılayan kişilerin uygun ilk marka başvurusundan itibaren altı ay içinde Türkiye’de aynı marka ve aynı mal veya hizmetler için rüçhan talep etmesine imkân verir. Önemli tarih İsviçre markasının bugün piyasada tanındığı gün değil; usulüne uygun ilk başvuru tarihidir. Şirketin daha eski logo tasarımı, alan adı kaydı veya ticaret sicili kuruluş tarihi altı aylık marka rüçhan süresinin yerine geçmez.

Örneğin İsviçre’de 10 Nisan tarihinde usulüne uygun marka başvurusu yapılmışsa altı aylık sürenin takvimi ilk başvurudan itibaren hesaplanır; marka sahibinin Türkiye lansmanını ertelemesi süreyi dondurmaz. Aynı işaretin kapsamındaki mal ve hizmetlerin Türkiye dosyasında genişletilmesi de rüçhan etkisinin kapsamını değiştirebilir. Dosyada hem tarih hem sınıf hem işaret ayniyeti birlikte kontrol edilerek, rüçhanın hangi mal ve hizmetler için ileri sürüldüğü açıkça yazılmalıdır.

SMK m.13: Rüçhan talebi ve üç aylık belge şartı

Rüçhanın altı ay içinde kullanılabilmesi, Türkiye başvurusunda rüçhan iddiasının kendiliğinden kabul edildiği anlamına gelmez. SMK m.13/1’e göre başvuru sahibi rüçhan talebini başvuruyla birlikte belirtir ve talep ücretini öder. Rüçhan hakkı belgesinin de Türkiye başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde sunulması gerekir; aksi halde rüçhan talebi yapılmamış sayılır. Bu iki ayrı süre dosya kontrol listesinde karıştırılmamalıdır.

İsviçre IPI belgesindeki başvuru sahibi unvanı, markanın görseli ve mallar/hizmetler açıklaması, Türkiye başvurusuyla eşleştirilir. Devir varsa ilk başvuru sahibinden güncel hak sahibine kadar belge zinciri kurulur. Belgelerin doğrulanabilir örnekleri, gerekirse tercümeleri ve yetkili makam kayıtları dosyaya alınır. “İsviçre tescil sertifikası zaten elimizde” düşüncesi, rüçhanın Türkiye’de usulünce talep ve belgelendirilmesi gereğini ortadan kaldırmaz.

Mal ve hizmet sınıfı seçimi neden ticari davanın merkezindedir?

Bir markanın işareti aynı olsa bile hangi mal ve hizmetler için korunduğu uyuşmazlığın yönünü belirler. İsviçre’de yalnız yazılım hizmetlerinde tescilli bir işaretin Türkiye’de giyim eşyasında kullanılması, koruma kapsamı bakımından ayrıca inceleme gerektirir. Nice sınıflandırması başvuru yönetimine yardımcıdır; hukuki benzerlik incelemesi yalnız iki sınıf numarasının aynı veya farklı olmasına indirgenemez. Somut mal veya hizmetin niteliği, alıcı kitlesi ve ekonomik bağlantı önemlidir.

İsviçre şirketinin Türkiye distribütörlüğü ile e-ticaret operasyonu birlikte yürüyorsa fiilî satış belgeleri üzerinden kapsam planı hazırlanmalıdır. Bugün satılmayan fakat yakın dönemde sunulacak hizmetler için gereksiz genişlik yerine makul ve somut ticari plan esas alınır. Yanlış sınıf seçimi sonradan taklit ürün şikâyeti, itiraz yahut lisans sözleşmesinde beklenmeyen koruma boşluklarına yol açabilir. Marka dosyasındaki mal/hizmet listesi şirketin tedarik, distribütörlük ve satış belgeleriyle birlikte incelenmelidir.

Türkiye’de önceki marka taraması ve karıştırılma ihtimali

SMK m.5 mutlak ret nedenlerini, m.6 nispi ret nedenlerini düzenler. TÜRKPATENT sicilinde aynı adla birden çok başvuru bulunması koruma değerlendirmesini yalnız birebir eşleşmeye indirmez. SMK m.6/1 uyarınca işaretler ile mal veya hizmetlerin aynılık veya benzerliği ve halk bakımından ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimali birlikte değerlendirilir. Yazılış, okunuş, görsel izlenim, ayırt edicilik ve işaretin bütünsel algısı dosyaya göre ele alınır.

İsviçreli marka sahibi Türkiye’de faaliyet göstermese de önceki tescillerle çatışma ihtimali araştırılmalıdır. Google aramasında ilk sırada çıkmak, TÜRKPATENT bültenindeki hak sahipliğini ispatlamaz. Ticaret unvanı, alan adı, sosyal medya hesabı ve marka sicili farklı kayıtlardır. Olası engel saptandığında mal ve hizmet listesini daraltmak, işaret tasarımını değiştirmek veya taraflarla hukukî çözüm görüşmek gündeme gelebilir; fakat bunların hiçbiri somut hak incelemesinin yerine geçen otomatik reçete değildir.

TÜRKPATENT bültenine itiraz: iki aylık süre

SMK m.18/1 uyarınca bültende yayımlanan bir marka başvurusuna, m.5 veya m.6 nedenlerine dayanılarak ilgili kişilerce yayım tarihinden itibaren iki ay içinde itiraz edilebilir. Süre, İsviçre şirketinin Türkiye’deki distribütöründen haberi öğrendiği günden başlamaz. Başvuru numarası, bülten tarihi, gerekçeler, varsa önceki hak belgeleri ve ücret bilgisi süresinde tamamlanmalıdır. Süresi içinde sunulmayan itiraz gerekçeleri bakımından m.18’in sonuçları özellikle dikkate alınır.

İtiraz konusu eski markanın Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması gibi koşullar bulunduğunda, karşı taraf m.19 kapsamında kullanım ispatı talebinde bulunabilir. Bu sebeple itiraz dilekçesinde yalnız İsviçre reklam broşürüne güvenmek yerine Türkiye bakımından kullanılabilecek delil stratejisi kurulmalıdır. Yayım takvimi bir kez kaçırıldığında başka hukukî yolların bulunup bulunmadığı ayrıca incelenebilir; ancak bunlar süresinde yayıma itirazın aynısı değildir.

Türkiye’de ciddi kullanım ve beş yıllık risk

SMK m.9, markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı sebep olmadan Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmaması veya kullanıma beş yıl kesintisiz ara verilmesi halinde iptal gündemini düzenler. İsviçre’de mağaza sahibi olmak, Türkiye’deki kullanım şartının her durumda karşılandığını göstermez. Kullanımın hangi mallar veya hizmetler için, hangi markasal biçimde, hangi tarihlerde ve hangi pazarda gerçekleştirildiği belgelenmelidir.

Türkiye’ye satış yapan İsviçreli şirket açısından fatura, sevkiyat, gümrük kaydı, sözleşme, pazaryeri satışı, reklam ve ürün ambalajları kronolojik saklanmalıdır. Kanun bazı kullanım biçimlerini de kullanım olarak kabul eder; örneğin SMK m.9/2 uyarınca yalnız ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanım belirli koşullarda önem taşır. Kullanım ispatı ile İsviçre’deki vergi faturası aynı şey değildir: Delilin Türkiye’de korunan işaret, ilgili mal ve hizmetler ve doğru dönemle bağlantısı açık kurulmalıdır.

İsviçre şirketi Türkiye’de yetkisiz distribütör tesciline karşı ne yapar?

Türk distribütörün İsviçre markasını kendi adına başvurması, her olayda aynı hükümle çözülecek bir anlaşmazlık değildir. SMK m.6/2, ticari vekil veya temsilcinin marka sahibinin izni olmadan ve haklı sebep bulunmaksızın aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer markayı kendi adına tescil ettirmek için yaptığı başvurunun itiraz üzerine reddedilebilmesini düzenler. Tescil tamamlanmışsa SMK m.10 kapsamında belirli talepler mahkeme önüne getirilebilir.

İspatta tarafların distribütörlük sözleşmesi, e-posta yazışmaları, ürün etiketi onayları, pazarlama izni, önceki sevkiyat ve satış anlaşmaları önemlidir. İsviçre şirketi markayı distribütöre gerçekten devretmiş mi, yalnız kullanım lisansı mı tanımış, başvuruyu açıkça onaylamış mı soruları ayrılmalıdır. Sözleşmenin sona ermesi, geçmişte verilen marka tescil izninin varlığını veya yokluğunu tek başına açıklamaz. Hak sahipliği belgeleri ve temsil ilişkisinin kapsamı hukukî değerlendirmeyi belirler.

Tanınmışlık veya önceki ticari kullanım iddiasının sınırları

İsviçre’de güçlü pazar payına sahip bir markanın Türkiye’de doğrudan tescil edilmemiş olması, her tür itiraz hakkının kesin biçimde bulunmadığı anlamına gelmez. SMK m.6/3, başvuru veya rüçhan tarihinden önce ticaret sırasında kullanılan işaretlerden doğan hakları; m.6/4–5 ise kanunda öngörülen tanınmışlık koşullarını düzenler. Ancak bu hükümleri ileri süren kişinin ilgili koşulları ve koruma kapsamını somut delillerle göstermesi gerekir.

İsviçre reklam harcamaları, yerel basın, ihracat faturaları, Türkiye’den erişilen web sitesi ve fuar katılım belgeleri ayrı olguları ispatlar. Bir markanın Zürih’te ünlü olması, Türkiye’de bütün sınıflarda ve sınırsız süreyle aynı derecede tanındığı sonucunu doğurmaz. Dava veya itiraz dilekçesinde hangi hükme hangi olgunun bağlandığı açık kurulmalıdır. Birbiri yerine kullanılmaya elverişli olmayan bu hak yollarının gelişigüzel sıralanması dosyayı güçlendirmek yerine ispat sorunları yaratabilir.

Türkiye’de taklit ürün satışı ve marka tecavüzü

Türkiye’de koruma sağlayan geçerli bir marka hakkı mevcutsa SMK m.7 ve m.29 çerçevesinde yetkisiz kullanımlar incelenir. Karıştırılma ihtimali, aynı işaretin ilgili mal veya hizmetler üzerinde kullanımı, işaretin ticari belgelerde veya internet reklamlarında yer alması ayrı olgulardır. İzinsiz olduğu düşünülen her satış otomatik marka tecavüzü sayılmaz; malın menşei, hak sahibinin rızası, ürünün gerçekliği, piyasa sürümü ve ilgili istisnalar olay bazında değerlendirilir.

İsviçreli AG şikâyet öncesinde kendi Türkiye tescil numarasını, uluslararası tescilde Türkiye belirlemesini ve güncel hak sahibi kaydını ortaya koymalıdır. Sonra şüpheli ürün ilanları tarihli biçimde saklanmalı, numune satın alma ve fatura gibi delillerle satıcı kimliği doğrulanmalıdır. Taklit olduğu ileri sürülen ürün ile orijinal ürünün görsel farklılıkları teknik raporla incelenebilir. Sadece sosyal medya ekran görüntüsüne dayalı yaygın ve ağır iddialar yerine delil zinciri kurulması gerekir.

Dava, tedbir ve görevli mahkeme yolu

SMK m.149, sınai mülkiyet hakkı ihlal edildiğini ileri süren kişinin mahkemeden isteyebileceği hukukî taleplerin çerçevesini düzenler. SMK m.159 ihtiyati tedbir talebini, m.156 görevli ve yetkili mahkemeye ilişkin kuralları içerir. Marka uyuşmazlığının türü, hak sahibinin Türkiye’de yerleşik olup olmaması, davalı adresi ve ihlalin gerçekleştiği yer gibi unsurlar doğru yargı yolu ve yetki tespitinde önem taşır. Başvuru aşamasındaki itiraz usulü ile tescilli hakka tecavüz davası aynı işlem değildir.

İsviçre şirketinin vekili, öncelikle hangi hukuki menfaatin korunacağını belirler: Tescilin engellenmesi, hak sahipliğinin açıklığa kavuşturulması, ürün satışının durdurulması veya zarar talebi farklı ispat kalemleri gerektirir. İhtiyati tedbir için soyut risk değil, somut delil ve kanunun aradığı şartlar değerlendirilir. Mahkeme kararının sonucunu önceden garanti etmek mümkün olmadığı gibi önceki yargısal uyuşmazlığa ilişkin doğrulanmamış karar numarası kullanmak da güvenilir bir hukukî yöntem değildir.

İsviçre şirketine ait kurumsal temsil ve vekâlet belgeleri

Hak sahibi İsviçre AG veya GmbH ise işlemi yapacak yetkilinin hangi şirketi temsil ettiği, şirketin güncel hukukî varlığı ve imza düzeni belirlenmelidir. Zefix kayıtları, kuruluş belgeleri, imza yetkisi belgeleri ve marka sicili birlikte incelenir. Marka sahibi holdingin ayrı iştiraklerinden biriyse Türkiye’de şube açan şirketin otomatik olarak markanın maliki olduğu varsayılamaz. Hak sahibinin kimliği özellikle itiraz ehliyeti, vekil tayini ve mahkeme başvurusunda önem taşır.

İlgili yabancı belgelerin kullanılacağı Türk makamın aradığı şekil, doğrulama ve tercüme koşulları ayrıca belirlenmelidir. Bir başvuruda elektronik sicil kaydı yeterli olabilirken dava dosyasında onaylı belge, tercüme veya temsil zinciri istenebilir. Genel vekâletnamenin marka başvurusu, sicil değişikliği, sulh ve dava işlemlerini kapsayıp kapsamadığı metninden kontrol edilir. İsviçre AG/GmbH’nin Türkiye’de şube açması ayrı bir ticaret sicili işlemidir ve marka korumasının ön koşulu değildir.

Avrupa Birliği markası veya alan adı Türkiye bakımından neden farklıdır?

İsviçreli şirketin AB marka tescili yaptırması Avrupa Birliği koruması bakımından önem taşıyabilir; ancak Türkiye AB üyesi olmadığından AB tescili tek başına Türkiye ulusal marka tesciliyle aynı şey değildir. Benzer biçimde şirketin .ch veya .com uzantılı alan adı alması ve Türkiye’ye yönelik Türkçe web sitesi açması, TÜRKPATENT nezdinde koruma kapsamı oluşturmaz. Alan adı ve internet kullanımı uyuşmazlıkta delil olabilir; tescil ile eşdeğer görülmemelidir.

İsviçreli şirketin uluslararası portföy tablosunda her ülke için ayrı statü sütunu tutulması, “koruma var” ifadesinin belirsizliğini azaltır. Tescilli ülkeler, başvuru bekleyen ülkeler, reddedilmiş başvurular, yenileme tarihleri ve lisans verilen bölgeler ayrılır. Grup yöneticilerine yalnız marka sertifikasını göndermek yerine Türkiye’yi kapsayan sicil kaydının bağlantısı da iletilmelidir. İleride distribütöre doğrudan satış yetkisi verilmesi ile markanın mülkiyetinin devri de kesin biçimde ayrılmalıdır.

İsviçre’den Türkiye’ye marka hakkı ihlali delilleri nasıl hazırlanır?

Dosya önce zaman çizelgesine dökülür: İsviçre başvurusunun tarihi, Türkiye başvurusunun tarihi, varsa rüçhan talebi, bülten yayımı, itiraz başvurusu, Türkiye’de ilk satış ve şüpheli ihlalin tespit tarihi. Bu kronoloji aynı olayın hem marka tescili hem distribütör sözleşmesi hem de olası tazminat dosyasına konu olabildiği durumlarda özellikle önemlidir. Hak sahibi değişmişse devir zinciri sözleşme, sicil kaydı ve tescil tarihiyle birlikte gösterilmelidir.

Belge klasöründe IPI sicil kaydı, WIPO ülke belirleme özeti, TÜRKPATENT kayıt çıktısı, sınıf listesi, temsil belgeleri, satış ve fatura kayıtları, ilan görselleri, numune tespit tutanakları, ilgili yazışmalar ve ihtar metni ayrı dosyalanmalıdır. Belgelerin kaynağı ile oluşturulma tarihi korunmalıdır. Kişisel veriler, ticari sırlar ve müvekkile ait sözleşmeler gereksiz biçimde herkese açık paylaşıma açılmamalıdır. Somut uyuşmazlıkta HMK’nın belge ve ispat hükümleri ayrıca uygulanır.

Maliyet, süre ve süreç yönetiminde yapılmaması gereken hatalar

İsviçre’den Türkiye’de marka koruması arayan kişinin en pahalı hatası çoğu zaman bir başvuru harcını geç yatırması değil, Türkiye’de koruması bulunduğunu varsayarak ticari faaliyete başlamasıdır. Türkiye’deki önceki bir marka, yanlış seçilmiş mal/hizmet listesi veya temsilci adına yapılmış başvuru daha sonra dava ve yeniden markalaşma maliyetine dönüşebilir. Harçlar yıllara ve başvuru türüne göre değiştiğinden sabit bir tutarı uzun ömürlü hukuk rehberine yazmak yerine TÜRKPATENT’in yürürlükteki tarifesine bakılmalıdır.

Takvimde birbirinden farklı eşikler vardır: SMK m.12’deki altı aylık rüçhan, m.13’teki üç aylık belge sunma ve m.18’deki iki aylık yayıma itiraz süreleri aynı tarihten başlamaz. Tescil sonrası SMK m.23 uyarınca on yıllık koruma ve yenileme, m.9 kapsamında ciddi kullanım kontrolü ayrıca izlenir. Her dosyada süreler somut belge tarihine ve yürürlükteki mevzuata göre hesaplanmalıdır. Bu rehber kişiye özgü hukukî incelemenin yerini tutmaz.

İsviçreli hak sahibi için eylem planı ve başvuru kontrolü

İlk gün, İsviçre IPI kaydı ve hak sahibi bilgisi doğrulanır; aynı gün Türkiye’de mevcut ulusal veya Türkiye’yi kapsayan Madrid kaydı aranır. İkinci adımda ürün ve hizmetlerin gerçek listesi çıkarılır, önceki işaret taraması yapılır ve ilk İsviçre başvurusunun altı aylık rüçhan penceresi değerlendirilir. Üçüncü adımda doğrudan Türkiye başvurusu veya Madrid yolu seçilir; şirket temsil belgeleri, ücretler ve tercüme gereksinimleri netleştirilir.

Bir karşı başvuru mevcutsa bülten yayım tarihi, önceki haklar ve itiraz delilleri kayda alınır. Marka zaten Türkiye’de korunuyorsa sonraki aşamada lisans/distribütör sözleşmelerinin hak sahipliği, kullanım ve fesih hükümleri kontrol edilir. İsviçre şirketinin Türkiye’de limited şirket payı alması ve Türk limited genel kurul kararına karşı dava gibi kurumsal işler, marka başvurusundan ayrı hukuki dosyalardır. Bakırcı & Keskin, Mersin ve İstanbul ofisleri bulunan bir hukuk bürosudur; her somut dosyada belge ve süre denetimi önceliklidir.

İlgili resmî hukuk ve sicil kaynakları

Bu rehberde belirtilen kanun maddeleri ve idarî başvuru yolları için resmî ve birincil kaynak bağlantıları aşağıdadır. İşlem tarihindeki güncel metin ve ücret tarifesi ayrıca doğrulanmalıdır.

Aynı konunun genel çerçevesi için Madrid Protokolü marka tescili rehberi ile Türkiye’de menşe ibaresi sorunlarının farklı niteliğini açıklayan Swiss Made etiketinin hukukî sonuçları incelenebilir.

İsviçre markası ve Türkiye tescili hakkında 12 soru

İsviçre’deki marka sertifikam Türkiye’de doğrudan geçerli mi?

Hayır. İsviçre ulusal marka kaydı Türkiye’de kendiliğinden ulusal marka tescili yaratmaz. Türkiye tescili veya Türkiye’yi kapsayan geçerli uluslararası koruma ayrıca araştırılmalıdır.

Swissreg’de marka görünmesi Türkiye hakkını ispatlar mı?

Hayır. Swissreg, İsviçre korumasına ilişkin sicil kaynağıdır. Türkiye için TÜRKPATENT ve varsa WIPO Madrid ülke belirleme kayıtları kontrol edilir.

Türkiye’ye hiç satış yapmadan marka başvurusu mümkün mü?

Başvuru için Türkiye’de satış yapılmış olması genel bir ön koşul değildir. Ancak tescil sonrasındaki ciddi kullanım yükümlülüğü ve hak sahipliği koşulları ayrı değerlendirilir.

İsviçre’de marka başvurusu yaptıktan sonra rüçhan süresi kaç ay?

SMK m.12/1 uyarınca koşullar sağlanıyorsa usulüne uygun ilk başvurudan itibaren altı aydır; aynı marka ve aynı mal/hizmet kapsamı ayrıca önemlidir.

Türkiye’de rüçhan belgesini kaç ay içinde vermeliyim?

SMK m.13/1 uyarınca başvurudan itibaren üç ay içinde sunulmalıdır. Rüçhan talebi başvuruyla birlikte yapılır ve ilgili ücret ödenir.

Madrid tescil numarası Türkiye’de korumayı garanti eder mi?

Hayır. Türkiye’nin belirlenip belirlenmediği ve Türkiye yönünden koruma durumunun ne olduğu incelenir. Her belirlenen ülkede ilgili ulusal kurallar uygulanır.

AB marka tescili Türkiye’de otomatik geçerli olur mu?

Hayır. AB marka hakkı, Türkiye’de ulusal tescilin yerini kendiliğinden tutmaz. Türkiye açısından ayrı koruma yolu değerlendirilmelidir.

Türk distribütörüm markayı kendi adına tescil ettirmişse ne yapabilirim?

Temsil ilişkisi, izin ve haklı sebep koşulları araştırılır. SMK m.6/2 ve m.10 kapsamındaki itiraz veya mahkeme talepleri somut statüye göre değerlendirilir.

Türkiye’de başka kişinin benzer marka başvurusuna ne kadar sürede itiraz edilir?

SMK m.18/1 uyarınca bültende yayım tarihinden itibaren iki ay içinde gerekçeli yayıma itiraz yapılır.

İsviçre’de yoğun kullanım Türkiye’deki beş yıllık kullanım şartına yeter mi?

Tek başına yeterli olduğu varsayılamaz. SMK m.9 açısından Türkiye’de ilgili mal veya hizmetlere ilişkin ciddi kullanım ve kanunda kabul edilen kullanım biçimleri incelenir.

Türkiye’de taklit ürün satışı için hangi deliller saklanmalı?

Türkiye’de geçerli marka kaydı, satış ilanı, tarihli ekran kaydı, satıcı bilgisi, fatura, ürün örneği, karşılaştırma ve ticari yazışmalar somut olaya göre dosyalanmalıdır.

İsviçre AG Türkiye’de şube açmadan marka başvurusu yapabilir mi?

Türkiye’de şube açılması marka korumasının genel bir ön şartı değildir. Başvuru sahibinin SMK m.3 kapsamındaki hak sahipliği ve temsil koşulları incelenir.

Hukuki konu hakkında iletişim

İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.

Telefonla Araİletişim Bilgileri

tarafından hazırlanmış, Av. Emirhan Keskin tarafından incelenmiştir.

Yazar Bilgisi

, Mersin Barosu 3472 sicil numarasına kayıtlıdır. Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, aile, iş, gayrimenkul ve ticaret hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi sunmaktadır.

İnceleyen: Av. Emirhan Keskin · Mersin Barosu Sicil No: 5507

    İSTANBUL · MERSİN · ÇEVRİM İÇİ

    Hukuki görüşme talebi

    Konunuzu kısaca paylaşın. Görüşme için tercih ettiğiniz ofisi veya çevrim içi seçeneğini belirtebilirsiniz.

    * İşaretli alanlar zorunludur.




    Mesaj uzunluğu0 / 1000

    Kalan karakter: 1000Boşluklar dahildir.Sınıra yaklaşıyorsunuz.1.000 karakter sınırına ulaştınız.

    Kimlik numarası, banka bilgisi veya hassas belge paylaşmayın. KVKK Aydınlatma Metni

    İlk iletişim tek başına avukatlık ilişkisi kurmaz ve yasal süreleri durdurmaz. Acil süreli konularda telefonla ulaşın.

    Bu Yazıyla İlgili Soru Sor

    Gerçek sorular yönetici incelemesinden sonra anonim olarak yayımlanabilir. İsim, telefon, kimlik numarası, dosya numarası veya özel bilgi paylaşmayın. Bu alan hukuki danışmanlık değildir.

    Gizlilik ve KVKK bilgilendirmesi

    Telefon WhatsApp