İtirazın İptali Davası Görevli Mahkeme ve Süre 2026
Kısa ve net cevap: İtirazın iptali davasında görevli mahkeme, icra dairesine veya alacak miktarına göre değil alacağın dayandığı hukuki ilişkiye göre belirlenir. İİK m.67’deki bir yıllık süre ise borçlunun itirazının alacaklıya tebliğiyle başlar.
İcra ve alacak hukuku · 2026 güncel rehber
İtirazın iptali davasında görevli mahkeme, takibin açıldığı icra dairesine veya alacak miktarına göre değil, takip konusu alacağın dayandığı hukuki ilişkiye göre belirlenir. Kira alacağında sulh hukuk; iş ilişkisinde iş; tüketici işleminde tüketici; ticari davada asliye ticaret; bu özel görevlerden hiçbirine girmeyen malvarlığı uyuşmazlığında kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Güncel hukuki çerçeve: İİK m.67, HMK görev ve yetki hükümleri ile uyuşmazlığın türüne göre dava şartı arabuluculuk hükümleri birlikte uygulanır.

İtirazın İptali Davası Nedir?
Davadan önce geçerli bir ilamsız icra takibi, borçlu tarafından yapılmış geçerli bir itiraz ve bu nedenle durmuş takip bulunmalıdır. Alacaklı, takipte istemediği yeni bir alacağı itirazın iptali davasıyla aynı takip dosyasına ekleyemez. Dava, kural olarak takip talebindeki alacak ve ferileriyle bağlıdır; kısmi ödeme, faiz başlangıcı ve itirazın kapsamı ayrı ayrı incelenir.
İtiraz yalnız borcun tamamına değil bir kısmına yönelmiş olabilir. Borçlunun itiraz etmediği kısım yönünden takip kesinleşir; iptal davası itiraz edilen kısım için açılır. Borçlu “borcum yoktur”, “ödeme yaptım”, “imza bana ait değil”, “zamanaşımı doldu” veya “yetkisiz icra dairesinde takip açıldı” gibi farklı itirazlar ileri sürebilir. Dava dilekçesi, itiraz dilekçesinin tam içeriğine göre kurulmalıdır.
İtirazın İptali Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
Görev kamu düzenindendir. Mahkeme görevli olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden inceler. Tarafların anlaşması görevli mahkemeyi değiştiremez. Görev belirlenirken icra dosyasının bulunduğu daire değil, alacağın doğduğu sözleşme veya hukuki olay esas alınır.
| Alacağın kaynağı | Görevli mahkeme | Kanuni dayanak |
|---|---|---|
| Konut veya çatılı işyeri kira bedeli, aidat/yan gider ve kira sözleşmesinden doğan alacak | Sulh hukuk mahkemesi | HMK m.4/1-a |
| İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisi alacağı | İş mahkemesi | 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5 |
| Tüketici işlemi veya tüketiciye yönelik uygulama | Tüketici mahkemesi | 6502 sayılı Kanun m.73 |
| TTK m.4 anlamında ticari dava | Asliye ticaret mahkemesi | TTK m.4 ve m.5 |
| Aile hukukundan doğan ve aile mahkemesinin görevine giren alacak | Aile mahkemesi | 4787 sayılı Kanun m.4 |
| Özel görev kuralına girmeyen genel malvarlığı alacağı | Asliye hukuk mahkemesi | HMK m.2 |
Tarafların tacir olması tek başına asliye ticaret mahkemesini görevli yapmaz. Uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili nispi ticari dava olması veya TTK m.4’te sayılan mutlak ticari davalardan birine girmesi gerekir. Bir şirketin konut olarak kiraladığı taşınmazdan doğan uyuşmazlıkta dahi HMK m.4’teki kira görevi ayrıca değerlendirilir.
Tüketici kredisi, abonelik, ayıplı mal veya tüketici hizmetinden doğan alacak tüketici mahkemesine; işçinin ücret, prim, fazla çalışma veya işverenin iş ilişkisine dayalı rücu alacağı iş mahkemesine gider. Dava yanlış mahkemede açılırsa görev yönünden usul kararı verilir ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için HMK m.20’deki iki haftalık başvuru süresi doğar.
İtirazın İptali Davasında Yetkili Mahkeme
Görev “hangi tür mahkeme”, yetki ise “hangi yer mahkemesi” sorusunu cevaplar. Genel yetkili mahkeme HMK m.6 gereğince davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan davalarda HMK m.10 uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkili olabilir. Haksız fiilden doğan taleplerde HMK m.16; tüketici, iş ve sigorta uyuşmazlıklarında özel yetki hükümleri ayrıca uygulanır.
İcra dairesinin yetkisi ile mahkemenin yetkisi aynı inceleme değildir. İİK m.50, para ve teminat borcu takiplerinde HMK’nın yetki hükümlerine atıf yapar. Borçlu icra dairesinin yetkisine de itiraz etmişse ve alacaklı yalnız itirazın iptalini istiyorsa, mahkeme öncelikle takip yapılan icra dairesinin yetkisini inceleyebilir. Yetkisiz icra dairesinde geçerli biçimde sürdürülebilecek bir takip bulunmaması, davanın hukuki sonucunu etkiler.
İtirazın İptali Davası Açma Süresi
İİK m.67’deki süre, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıldır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. Takibin açıldığı tarih, ödeme emrinin borçluya tebliği veya borçlunun itiraz tarihi tek başına başlangıç değildir; başlangıç, itirazın alacaklıya usulüne uygun tebliğ edildiği tarihtir.
Dava şartı arabuluculuk gereken bir uyuşmazlıkta arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Buna rağmen başvuru son güne bırakılmamalı; itirazın tebliğ mazbatası, arabuluculuk başvuru tarihi ve son tutanak tarihi gün gün kaydedilmelidir.
Bir yıllık süre geçirilirse aynı takipte itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı imkânı kaybedilir. Alacağın tabi olduğu maddi hukuk zamanaşımı dolmamışsa genel alacak davası açılması ayrıca değerlendirilebilir; bu dava eski ilamsız takibi İİK m.67 sonucu ile devam ettirmez.
İtirazın İptali Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?
| Uyuşmazlık | Dava öncesi arabuluculuk | Dayanak |
|---|---|---|
| TTK m.4 ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan itirazın iptali davası | Zorunlu | TTK m.5/A |
| İşçi veya işveren alacağı ve tazminatı | Zorunlu | 7036 sayılı Kanun m.3 |
| Tüketici uyuşmazlığı; kanuni istisnalar hariç | Zorunlu | 6502 sayılı Kanun m.73/A |
| Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlık; ilamsız icra yoluyla tahliye hükümleri hariç | Zorunlu | 6325 sayılı Kanun m.18/B |
| Özel bir dava şartı bulunmayan genel alacak | Zorunlu değil | Genel hükümler |
Dava şartı olan dosyada son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenir. Arabuluculuk başvurusu, icra takibindeki taraflar ve talep edilen alacakla uyumlu olmalıdır. Başvurunun yalnız ana parayı içerip faiz, cezai şart veya başka alacak kalemlerini dışarıda bırakması dava şartı tartışması doğurabilir.
İtirazın İptali Davasının Şartları
- Geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
- Borçlu süresinde ve geçerli biçimde itiraz etmiş olmalıdır.
- İtiraz nedeniyle takip tamamen veya kısmen durmuş olmalıdır.
- Davacı takipte alacaklı, davalı itiraz eden borçlu olmalıdır.
- Dava, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.
- Uyuşmazlık için zorunlu arabuluculuk varsa son tutanak alınmalıdır.
- Takip konusu alacak ile dava talebi arasında hukuki ve miktar yönünden bağ kurulmalıdır.
- Görevli ve yetkili mahkeme doğru belirlenmeli; harç ve gider avansı yatırılmalıdır.
İtirazın iptali davasında mahkeme, alacağın doğup doğmadığını, muacceliyetini, ödeme, takas, zamanaşımı ve diğer maddi hukuk savunmalarını genel hükümlere göre inceler. Kabul kararı, itirazın takip bakımından iptalini sağlayarak durmuş takibin hüküm kapsamındaki alacak yönünden devamına imkân verir. İnceleme İİK m.68’deki sınırlı belge rejimine bağlı değildir; ancak HMK’daki ispat ve delil sınırlamaları aynen uygulanır.
İtirazın İptali ile İtirazın Kaldırılması Arasındaki Fark
Alacaklı, borçlunun itirazından sonra her dosyada aynı yola başvurmaz. Elinde İİK m.68’de sayılan imzası ikrar edilmiş borç ikrarını içeren senet, noterlikçe düzenlenmiş veya onaylanmış belge ya da kanunda belirtilen resmî belge varsa altı ay içinde icra hukuk mahkemesinden itirazın kesin kaldırılmasını isteyebilir. Borçlu adi senetteki imzayı açıkça inkâr etmişse İİK m.68/a’daki geçici kaldırma yolu değerlendirilir. Bu belge şartları yoksa veya alacağın tanık, bilirkişi, ticari defter ve kapsamlı sözleşme incelemesiyle ispatı gerekiyorsa İİK m.67 davası açılır.
| Ölçüt | İtirazın iptali | İtirazın kaldırılması |
|---|---|---|
| Merci | Alacağın kaynağına göre genel/özel hukuk mahkemesi | İcra hukuk mahkemesi |
| Süre | İtirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl | Kural olarak itirazın tebliğinden itibaren 6 ay |
| Delil | HMK’ya göre her türlü caiz delil | İİK m.68 ve 68/a’daki sınırlı belgeler |
| Kararın niteliği | Alacağın esası hakkında kesin hüküm oluşturur | Takip hukukuna özgü sınırlı inceleme yapılır |
| Sonuç | İtiraz iptal edilir ve takip karardaki tutar üzerinden sürer | İtiraz kaldırılır ve takip devam eder |
İki yol aynı itiraz bakımından rastgele ve birbirini tekrar edecek biçimde yürütülmemelidir. Altı aylık kaldırma süresinin geçmiş olması, bir yıllık itirazın iptali süresi henüz dolmamışsa İİK m.67 davasına engel değildir. Buna karşılık bir yıllık süre de geçirilmişse yalnız maddi hukuk zamanaşımı içindeki genel alacak davası gündeme gelir.
Dava Değeri, Harç ve Faiz Nasıl Gösterilir?
Dava değeri, borçlunun itirazı nedeniyle duran ve iptali istenen asıl alacak ile dava konusu yapılan ferilere göre belirlenir. Takibin 100.000 TL olduğu fakat borçlunun yalnız 30.000 TL’ye itiraz ettiği dosyada, itiraz edilmeyen 70.000 TL için iptal talebi kurulmaz. Harca esas değer ve tazminat talebi 30.000 TL’lik çekişmeli bölüm üzerinden değerlendirilir.
Takipten önce işlemiş faiz takip talebinde ayrı kalemse ve borçlu buna itiraz etmişse dava talebinde açıkça gösterilir. Takip sonrası faiz için faiz türü, oranı ve başlangıç tarihi talep sonucunda belirtilir. Ticari temerrüt faizi, kanuni faiz ve sözleşmesel faiz aynı değildir. Mahkeme tarafların talebiyle bağlı olduğundan takipte veya dava dilekçesinde hiç istenmemiş bir faiz kalemini kendiliğinden eklemez.
Dava açılırken nispi harç ve HMK m.120 gider avansı yatırılır. Talep sonradan artırılacaksa usul işlemi, zamanaşımı ve harç tamamlama birlikte ele alınır. İtirazın iptali davasının belirsiz alacak veya kısmi dava olarak açılabilmesi her dosyada otomatik kabul edilmez; alacağın başlangıçta belirlenebilirliği ve takipteki talep sınırı incelenir.
Borçlu İtirazını Geri Alır veya Borcu Öderse Ne Olur?
Borçlu icra dosyasındaki itirazını açıkça geri alırsa takip devam edebilir; dava açılmışsa davanın konusu, yargılama gideri ve tazminat talepleri bakımından mahkemeye derhâl bilgi verilir. İtirazın geri alınması ile davayı kabul aynı işlem değildir. Beyanın hangi dosyada, hangi tutar için ve hangi ferileri kapsayacak şekilde verildiği yazılı olmalıdır.
Borç dava sırasında tamamen ödenirse asıl alacak yönünden dava konusuz kalabilir; ancak faiz, icra gideri, yargılama gideri, vekâlet ücreti ve icra inkâr tazminatı bakımından uyuşmazlık sürebilir. Ödeme açıklamasında icra dosyası numarası ve hangi borç kalemine mahsup edildiği bulunmalıdır. Doğrudan alacaklıya yapılan ödeme icra dosyasına bildirilmezse dosya bakiyesi gerçeği yansıtmaz ve fazla tahsil riski doğar.
İcra İnkâr Tazminatı Şartları
İİK m.67/2 uyarınca borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi hâlinde, alacaklının talebi üzerine ve kanuni koşullar oluştuğunda borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilir. Kanundaki alt sınır, somut hükümde tazminata esas alınan hükmolunan meblağın yüzde yirmisidir; kısmi kabulde bütün takip tutarı değil, itirazın haksız bulunduğu ve hüküm altına alınan bölüm esas alınır. Tazminat otomatik değildir; uygulamada özellikle alacağın borçlu tarafından itiraz tarihinde belirlenebilir (likit) olup olmadığı incelenir.
Davanın reddinde borçlunun talebi üzerine alacaklı aleyhine tazminat için takibin haksız ve kötü niyetli olması gerekir. Davanın kaybedilmesi tek başına alacaklının kötü niyetli olduğunu göstermez. Mahkeme, tarafların talebini, alacağın belirlenebilirliğini ve takipteki davranışları somut gerekçeyle değerlendirir.
Tazminat hesabının tabanı, hüküm altına alınan ve itirazla duran takip alacağıdır. Faiz, takip gideri veya dava sırasında artırılan yeni taleplerin hesaba katılması somut hüküm ve talebe göre belirlenir. “Her kaybeden yüzde yirmi öder” ifadesi doğru değildir.
Deliller ve Dava Dilekçesi
Dilekçeye icra takip talebi, ödeme emri, tebliğ mazbatası, borçlunun itirazı ve itirazın alacaklıya tebliğ belgesi eklenmelidir. Alacağın kaynağına göre sözleşme, fatura, teslim tutanağı, banka dekontu, cari hesap, ihtarname, e-posta ve ticari defterler sunulur. Takipte istenen ana para ile işlemiş faiz ayrı gösterilir.
İspat yükü kural olarak alacağın doğduğunu ileri süren alacaklıdadır. Alacaklı sözleşme ve ifayı ispatladıktan sonra ödeme, ibra, takas veya borcu sona erdiren olguyu borçlu ispatlar. Senetteki imzaya açık itiraz varsa imza incelemesi; ticari defterlere dayanılıyorsa HMK m.222; elektronik kayıtlarda bütünlük ve kaynağın doğrulanması gündeme gelir.
Dava Kazanılırsa Takip Nasıl Devam Eder?
Mahkeme itirazı tamamen veya kısmen iptal ettiğinde, kararın kapsamına göre durmuş icra takibine devam edilir. Alacaklı karar ve kesinleşme durumunu icra dosyasına sunarak haciz aşamasını talep eder. Her itirazın iptali kararında kesinleşme beklenmesi gerektiği şeklinde tek bir kural kurulamaz; hükmün konusu ve icra hukuku kuralları dosya üzerinden kontrol edilir.
Dava yalnız takip konusu alacağın bir kısmı için kabul edilmişse takip o miktar ve hükmedilen feriler üzerinden devam eder. Mahkemenin yargılama gideri ve karşı vekâlet ücreti hükmü ayrı ilam kalemidir. İcra dosyası hesabında takip öncesi faiz, takip sonrası faiz, tahsil harcı, vekâlet ücreti ve yapılan ödemeler mükerrerlik yaratmayacak biçimde işlenmelidir.
İtirazın İptali Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
İtirazın iptali davasında görevli mahkeme nasıl belirlenir?
İtirazın iptali davası icra mahkemesinde mi açılır?
Dava açma süresi ne zaman başlar?
Bir yıl geçerse alacak tamamen sona erer mi?
Arabuluculuk her itirazın iptali davasında zorunlu mu?
İcra inkâr tazminatı oranı nedir?
İcra dairesi ile mahkeme aynı yerde olmak zorunda mı?
Kısmi itirazda ne olur?
Dava dilekçesine hangi icra evrakı eklenir?
Resmî Kaynaklar
Mersin ve Türkiye Geneli Dosya İncelemesi
İtirazın iptali davalarında maddi hukuk ve usul kuralları Türkiye genelinde aynıdır. Fizikî ofisimiz Mersin’dedir. Mersin’deki icra daireleri veya başka şehirlerdeki takipler bakımından ödeme emri, itiraz dilekçesi, tebliğ belgesi, sözleşme ve hesap dökümü birlikte incelenir. Dosya değerlendirmesi için iletişim sayfamıza ulaşabilirsiniz.
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi
İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin. Tek fiziksel ofis Mersin’dedir.
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
