Karbon Ayak İzini Azaltmak Yasal Zorunluluk mu? 7552 İklim Kanunu m.5/4
Kısa ve net cevap: 7552 sayılı İklim Kanununun 5/4. maddesi; Ulusal Katkı Beyanında yer alan sektörlerde enerji, su ve ham madde verimliliği, yenilenebilir enerji, temiz teknoloji, elektrifikasyon, sıfır atık ve ürünlerin, işletmelerin, kurum ve kuruluşların karbon ayak izinin azaltılmasına yönelik önlemleri açıkça düzenler. Kanun bütün işletmelere tek bir sayısal azaltım oranı koymaz. İşletme bazındaki somut hedef, izin, raporlama ve teslim yükümlülüğü; sektör mevzuatı, ETS kapsamı ve yürürlükteki ikincil düzenlemelerle belirlenir.
Bu yazıyla ilgili genel bir sorunuz mu var? Anonim soru sor

7552 Sayılı İklim Kanununun 5. Maddesi Ne Düzenliyor?
7552 sayılı İklim Kanununun 5. maddesi sera gazı emisyonlarının azaltım faaliyetlerinin temel kanuni çerçevesini kurar. Maddenin birinci fıkrasına göre sera gazı emisyonlarının azaltımına yönelik faaliyetler, Ulusal Katkı Beyanı, net sıfır emisyon hedefi ve İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından yayımlanan veya güncellenen strateji ve eylem planları doğrultusunda yürütülür. İkinci fıkra, Ulusal Katkı Beyanında sektörel bazda yer alan emisyon azaltım faaliyetlerinin ilgili kurum ve kuruluşların mevzuattaki görev, yetki ve sorumlulukları çerçevesinde gerçekleştirilmesini öngörür.
Üçüncü fıkra kamu kurum ve kuruluşlarının orta ve uzun dönemli planlama araçlarını sera gazı emisyonlarının azaltımı doğrultusunda uyarlamasını, hazırlamasını, uygulamasını, izlemesini ve güncellemesini düzenler. Dördüncü fıkra ise azaltım araçlarını somutlaştırır. Enerji, su ve ham madde verimliliği; kirliliğin kaynağında önlenmesi; yenilenebilir enerji; ürünlerin ve işletmelerin karbon ayak izinin azaltılması; temiz veya düşük karbonlu yakıt ve ham madde; elektrifikasyon; temiz teknoloji ve sıfır atık sistemi aynı kanun hükmünde birlikte sayılmıştır.
Bu yapı karbon ayak izinin yalnızca gönüllü kurumsal sosyal sorumluluk beyanı olmadığını gösterir. Karbon ayak izinin azaltılması artık 7552 sayılı Kanunun emisyon azaltım araçlarından biridir. Bununla birlikte m.5/4, Türkiye’deki her işletmeye aynı tarihte yüzde 20, yüzde 30 veya başka sabit bir azaltım oranı koymaz. Sayısal veya teknik işletme yükümlülüğünün doğması için ilgili sektör düzenlemesi, ETS kapsamı, sera gazı emisyon izni, izleme-raporlama-doğrulama sistemi ve diğer ikincil mevzuat birlikte incelenir.
Karbon Ayak İzini Azaltma Yükümlülüğünün Hukuki Anlamı
Kanunda “karbon ayak izi azaltımı” tek başına yıllık bir rapor formatı veya tek bir sertifika olarak düzenlenmemiştir. Hükmün hukuki etkisi, şirketlerin faaliyetlerini net sıfır hedefi ve emisyon azaltım politikalarıyla uyumlu hâle getirecek önlemlerin mevzuatla somutlaştırılmasına kanuni dayanak oluşturmasıdır. Bir işletmenin hangi raporu hangi tarihte sunacağı, hangi teknik eşiğe tabi olacağı ve ETS’ye girip girmeyeceği ayrı düzenlemelerden belirlenir.
27 Ağustos 2026 tarihli ve 33353 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği bu somutlaştırmanın en önemli örneğidir. Yönetmeliğin 5. maddesine göre EK-1’de yer alan faaliyetleri yürüten Kategori B ve Kategori C tesisleri ETS kapsamındadır. Kategori B, yıllık emisyonu 50.000 ton CO2 eşdeğerinden fazla ve 500.000 ton CO2 eşdeğerine eşit veya daha az olan; Kategori C ise 500.000 ton CO2 eşdeğerinden fazla olan tesislerdir. Kategori A tesisler ETS kapsamına girmese de Yönetmelikteki izleme, raporlama ve doğrulama düzeni bakımından EK-1 kapsamı ayrıca önem taşır.
Dolayısıyla işletmenin karbon ayak izi çalışması iki katmanlı yürütülmelidir. Birinci katman, Kanunun 5. maddesindeki genel azaltım politikalarıdır. İkinci katman, işletmenin faaliyet türü ve emisyon düzeyine bağlı somut izin, raporlama, doğrulama, tahsisat ve piyasa yükümlülükleridir. Bu iki katmanı birbirine karıştırmak ya gereksiz yükümlülük varmış gibi davranmaya ya da gerçek bir yükümlülüğü gözden kaçırmaya neden olur.
Hangi Sektörler Bakımından Karbon Ayak İzi Özellikle Önemlidir?
7552 sayılı Kanun, azaltım faaliyetlerini Ulusal Katkı Beyanında yer alan sektörlerle ilişkilendirir. Enerji, sanayi, ulaştırma, binalar, tarım, atık ve arazi kullanımı gibi alanlar emisyon azaltım ve yutak politikalarının temel uygulama sahalarıdır. Her sektörün emisyon kaynağı ve hukuki uyum yöntemi farklıdır. Sanayi tesislerinde proses emisyonu, yakıt tüketimi ve enerji kullanımı öne çıkarken; lojistikte araç filosu, yakıt türü ve taşımacılık verileri; binalarda enerji performansı; tarımda enerji, gübre, su, toprak ve ürün deseni; atık sektöründe önleme, geri kazanım ve depolama süreçleri ayrı veri setleri doğurur.
Türkiye ETS Yönetmeliği bakımından EK-1 ayrıca kritik önemdedir. Petrol rafinasyonu, kok üretimi, demir-çelik, alüminyum, cam, seramik, alçı, selüloz, kağıt ve bazı kimyasal üretim faaliyetleri gibi Yönetmelik ekinde sayılan faaliyetlerde tesisin kategori ve emisyon eşiği ayrıca hesaplanır. Yönetmelik, araştırma-geliştirme faaliyetlerinin yürütüldüğü veya yeni ürün ve süreçlerin test edildiği tesis veya tesis bölümlerini, münhasır olarak biyokütle kullanan tesis ve tesis bölümlerini ve askeri unsurları kendi kapsamı dışında bırakır.
Okul, üniversite, hastane ve savunma sanayi kuruluşlarına ait tesisler Yönetmeliğin 5/2. maddesi uyarınca yerine getirdikleri faaliyetlerle sınırlı olarak ETS dışında tutulmuştur. Ancak 5/3 açık biçimde bu tesislerin EK-1 faaliyetlerinden doğan sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanmasına ilişkin yükümlülüklerinin devam ettiğini düzenler. Bu ayrım, “ETS dışında olmak hiçbir iklim yükümlülüğü taşımamak demektir” sonucunun yanlış olduğunu gösterir.
Kanunda Açıkça Sayılan Emisyon Azaltım Önlemleri
7552 m.5/4 kapsamındaki ilk önlem grubu enerji, su ve ham madde verimliliğidir. Şirketlerin aynı üretim miktarı için daha az enerji ve kaynak kullanması, hem maliyet hem emisyon bakımından doğrudan etki yaratır. İkinci grup kirliliğin kaynağında önlenmesi ve yenilenebilir enerji kullanımının artırılmasıdır. Üçüncü grup ürünlerin, işletmelerin, kurum ve kuruluşların karbon ayak izinin azaltılmasıdır.
Dördüncü grup alternatif temiz veya düşük karbonlu yakıt ve ham madde kullanımının artırılmasıdır. Beşinci grup elektrifikasyonun yaygınlaştırılması ile temiz teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanımının artırılmasıdır. Altıncı grup sıfır atık sisteminin kurulması, uygulanması ve izlenmesidir. Kanun bu araçları tek tek yazdığı için işletmelerin uyum dosyalarında yalnız sonuç hedefini değil, hedefe ulaşmak için uygulanan somut tedbirleri de belgelemesi gerekir.
Kanun ayrıca bu tedbirlerin adil geçiş gereklilikleri gözetilerek uygulanmasını ister. Adil geçiş, 2. maddede düşük karbonlu ekonomiye geçişin istihdamı, sektörel dönüşümü ve sosyal etkileriyle birlikte yönetilmesini ifade eden bir kavram olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla büyük dönüşüm yatırımlarında iş gücü etkisi yalnızca insan kaynakları planı değildir; 7552 sayılı Kanunun temel ilkeleriyle bağlantılıdır.
Karbon Ayak İzi ile Emisyon Ticaret Sistemi Aynı Şey mi?
Hayır. Karbon ayak izi, bir ürünün, hizmetin, işletmenin veya faaliyetin sera gazı etkisini ölçmeye ve azaltmaya yönelik geniş bir kavramdır. ETS ise 7552 sayılı Kanunun 2. maddesinde sera gazı emisyonlarına net sıfır hedefiyle uyumlu bir üst sınır konulmasına ve tahsisatların alınıp satılmasına dayanan piyasa temelli mekanizma olarak tanımlanır.
Türkiye ETS Yönetmeliğinin 6. maddesi ETS kapsamındaki işletmelerin sera gazı emisyonuna neden olan faaliyetlerini yürütebilmesi için İklim Değişikliği Başkanlığından sera gazı emisyon izni almasını zorunlu kılar. 7552 sayılı Kanunun 9/5. maddesi de işletmenin doğrulanmış yıllık sera gazı emisyonuna karşılık gelecek miktarda tahsisatı teslim etmesini emreder. Bu nedenle ETS’ye giren işletmenin yükümlülüğü yalnız “karbon ayak izini hesaplamak” değildir.
Karbon ayak izi danışmanlık sözleşmesi ile ETS uyum sözleşmesi de aynı kapsamda hazırlanamaz. İzleme planı, faaliyet seviyesi raporu, doğrulayıcı kuruluş, tahsisat hesabı, işlem kayıt sistemi, teslim yükümlülüğü ve emisyon izni ayrı hukuki ve teknik süreçlerdir. Hizmet sözleşmesinde hangi sürecin üstlenildiği açık biçimde yazılmalıdır.
Ürün ve Tedarik Zinciri Verileri Neden Önemli?
7552 sayılı Kanunun 2. maddesi “gömülü sera gazı emisyonları” kavramını tanımlar. Buna göre ürünün üretim sürecinde salınan doğrudan emisyonlar ile üretim sırasında tüketilen elektrik, ısı, buhar, soğutma ve basınçlı hava gibi enerji girdilerinden kaynaklanan dolaylı emisyonlar kapsam içindedir. Kanunun 8/1-ç maddesi de Türkiye Gümrük Bölgesinde ithal edilen malların gömülü sera gazı emisyonlarını ele almak üzere Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması kurulabilmesine kanuni dayanak verir.
Kanunun kullandığı “kurulabilir” ifadesi önemlidir. Bu bir yetki hükmüdür; tek başına bütün ithalat işlemlerinde uygulanmakta olan tamamlanmış bir ulusal SKDM bulunduğu anlamına gelmez. Kapsam, içerik, usul ve esasların ilgili ikincil düzenlemelerle belirlenmesi gerekir. İşletmeler hukuki uyum dosyasında yürürlükteki düzenlemeyi, kanunun gelecekte düzenleme yapılmasına izin veren hükümlerinden ayırmalıdır.
Ürün bazlı karbon verisinin doğrulanabilir olması, ihracatçı ve üretici şirketler için ticari sözleşme bakımından da önem taşır. Tedarikçinin verdiği enerji, yakıt, ham madde veya proses verisi şirketin raporuna girdiğinde veri kalitesinin sözleşmeyle güvence altına alınması gerekir. Yanlış veri; müşteri sözleşmesi, sürdürülebilirlik beyanı, kamu talebi ve ETS süreçlerinde ayrı sorumluluklara yol açabilir.
Yutak Alanların Korunması da Emisyon Politikasının Parçası mı?
Evet. 7552 sayılı Kanunun 5/5. maddesi net sıfır emisyon hedefinin sağlanması için orman, tarım, mera ve sulak alanlarda karbon yutağı kayıplarını engelleyecek tedbirler alınmasını ve yutak alanlar ile korunan alanların artırılmasını düzenler. Bu hüküm, iklim politikasının yalnız fabrika bacası ve enerji tüketiminden ibaret olmadığını gösterir.
Arazi kullanımı değişikliği, orman, mera, tarım alanı ve sulak alanlarla ilişkili yatırımlar bakımından 7552 sayılı Kanun mevcut özel mevzuatı ortadan kaldırmaz. Orman Kanunu, Mera Kanunu, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, Çevre Kanunu ve ilgili izin rejimleri yürürlükte kalır. İklim Kanunu bunların üzerine net sıfır ve yutak alan yaklaşımını ekler.
Şirketler İçin 2026 Karbon Ayak İzi Uyum Dosyası
İlk adım faaliyet ve tesis envanterinin çıkarılmasıdır. Hangi tesisin hangi üretimi yaptığı, EK-1 faaliyeti bulunup bulunmadığı ve kurulu kapasitesi belirlenmelidir. İkinci adım enerji, yakıt, ham madde ve üretim verilerinin kaynağının yazılı hâle getirilmesidir. Üçüncü adım, kullanılan emisyon faktörleri ve hesap metodolojisinin kayıt altına alınmasıdır.
Dördüncü adım, tesisin Türkiye ETS Yönetmeliğine göre Kategori A, B veya C olup olmadığının teknik verilerle belirlenmesidir. Beşinci adım, ETS kapsamına giren Kategori B ve C tesisler bakımından sera gazı emisyon izni, izleme planı, doğrulama, yıllık raporlama, faaliyet seviyesi ve tahsisat teslim takviminin oluşturulmasıdır. Altıncı adım, Başkanlığın bilgi ve belge taleplerine cevap verecek kurumsal veri sorumlusunun belirlenmesidir.
Yedinci adım, gönüllü karbon kredisi projesi varsa 7552 m.11/5 kapsamındaki kayıt yükümlülüğünün takip edilmesidir. Sekizinci adım, tedarikçilerle yapılan sözleşmelerde emisyon verisinin doğruluğu, denetim hakkı, belge saklama ve hatalı veriden sorumluluk hükümlerinin düzenlenmesidir. Dokuzuncu adım, yönetim organına düzenli uyum raporu sunulmasıdır.
Karbon ayak izi azaltım planında soyut hedef cümlesi yerine başlangıç verisi, azaltım tedbiri, sorumlu birim, yatırım takvimi, ölçüm yöntemi ve doğrulama belgesi bulunmalıdır. Böylece kamu talebi, doğrulama veya denetim geldiğinde şirket uyguladığı tedbiri belgeleyebilir. Kanunun 15. maddesi denetimde kullanılan ham madde ve yakıtlar, çıkarılan ürün ve atıklar, emisyon miktarları, acil durum planları, izleme sistemleri ve emisyon raporları hakkında bilgi sunma yükümlülüğünü açıkça düzenler.
Türkiye Geneli ve Mersin Uygulaması
7552 sayılı İklim Kanunu ve Türkiye ETS Yönetmeliği ülke genelinde uygulanır. Mersin’de faaliyet göstermek tek başına farklı bir emisyon eşiği yaratmaz. Mersin’de sanayi, liman, lojistik, enerji, tarım-gıda ve ihracat faaliyetleri bakımından belirleyici unsur faaliyetin EK-1 kapsamına girip girmediği, tesis kategorisi ve yürürlükteki sektörel düzenlemelerdir.
Mersin’de ihracat yapan işletmeler Türkiye’deki iklim mevzuatıyla Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasını ayrı takip etmelidir. Türkiye İklim Kanununun 8/1-ç hükmü ulusal bir SKDM kurulabilmesine yetki verir. AB’nin ithalat rejimindeki CBAM yükümlülükleri ise AB mevzuatından doğar. Aynı ürün için iki farklı hukuki sistemin veri gereksinimleri kesişebilir; ancak dayanakları ve muhatap idareleri farklıdır.
Sık Sorulan Sorular
Her şirket karbon ayak izi raporu hazırlamak zorunda mı?
7552 m.5/4 karbon ayak izinin azaltılmasını kanuni emisyon azaltım araçlarından biri olarak sayar. Her şirket için tek tip, aynı tarihli ve aynı formatlı rapor zorunluluğu bu maddede yoktur. Somut rapor yükümlülüğü faaliyet, sektör, ETS ve ikincil düzenlemelere göre belirlenir.
Karbon ayak izi ile ETS aynı mı?
Hayır. Karbon ayak izi geniş bir ölçüm ve azaltım alanıdır. ETS ise izin, tahsisat, piyasa ve yıllık teslim yükümlülüğüne dayalı ayrı bir hukukî rejimdir.
Hangi tesisler Türkiye ETS kapsamına giriyor?
27 Ağustos 2026 tarihli Yönetmeliğin 5. maddesine göre EK-1 faaliyetlerini yürüten Kategori B ve Kategori C tesisler ETS kapsamındadır. Kategori B 50.000 ton CO2 eşdeğerinden fazla ve 500.000 tona kadar; Kategori C 500.000 tonun üzerindedir.
Kategori A tesis hiç yükümlü değil mi?
Hayır. Kategori A’nın ETS dışında olması, EK-1 faaliyeti bakımından izleme, raporlama ve doğrulama yükümlülüklerinin bulunmadığı anlamına gelmez.
Kanun yenilenebilir enerji kullanımını düzenliyor mu?
Evet. 7552 m.5/4 yenilenebilir enerji kullanımının artırılmasını açıkça emisyon azaltım önlemleri arasında sayar.
Sıfır atık sistemi İklim Kanununda yer alıyor mu?
Evet. m.5/4 sıfır atık sisteminin kurulması, uygulanması ve izlenmesini açık biçimde düzenler.
Karbon ayak izi verisi Başkanlığa verilmek zorunda mı?
İklim Değişikliği Başkanlığı 7552 m.4/4 kapsamında Kanunun uygulanması için gerekli bilgi, belge ve veriyi isterse talep edilen kayıtlar belirtilen sürede ve bedelsiz sunulur. Kişisel veriler yönünden 6698 sayılı Kanun hükümleri korunur.
İklim Kanununa aykırılık yalnız para cezası mı doğurur?
Hayır. Kanun para cezalarının yanında belirli ihlallerde faaliyet durdurma, sera gazı emisyon izninin iptali ve belirli süre yeni izin verilmemesi gibi sonuçlar da düzenler.
İlgili İçerikler ve Resmî Kaynaklar
7552 Sayılı İklim Kanunu Kimleri Kapsar? · İklim Kanununda Bilgi ve Belge Verme Zorunluluğu · İklim Hukuku ve Karbon Piyasaları
Resmî mevzuat için 27 Ağustos 2026 tarihli Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği, 7552 sayılı İklim Kanunu ve İklim Değişikliği Başkanlığı esas alınmalıdır.
Hukukçu İncelemesi ve E-E-A-T
İçerik, 7552 sayılı İklim Kanununun özellikle 2, 4, 5, 8, 9 ve 15. maddeleri ile 27 Ağustos 2026 tarihli Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliğinin yürürlükteki hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır.
Yazar: Av. Halil Bakırcı – Mersin Barosu Sicil No: 3472
İnceleyen: Av. Emirhan Keskin – Mersin Barosu Sicil No: 5507
Son hukuk kontrolü: 11 Eylül 2026
Bakırcı & Keskin Hukuk Bürosu – Mersin Ofisi: İhsaniye, 4903. Sk. Profit İş Merkezi No:23 Kat:3 Daire:14, 33070 Akdeniz/Mersin · +90 552 224 43 66
Hukuki konu hakkında iletişim
İlk iletişimde konuyu, bulunduğunuz ülke veya ili ve varsa tebliğ ya da son işlem tarihini kısaca belirtebilirsiniz. T.C. kimlik numarası, sağlık verisi veya kişisel belge göndermeyiniz. Mesajlaşma tek başına hukuki görüş veya avukatlık ilişkisi oluşturmaz.
BAKIRCI & KESKİN HUKUK BÜROSU sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
